13 Kasım 2007 Salı

Zihin saðlýðýna 'betakaroten'

Ispanak, lahana gibi yeşil yapraklı sebzeler, kavun, şeftali, kayısı gibi meyveler, havuç ve kabakta bol miktarda bulunan 'betakaroten'in en az 15 yıl boyunca alınmasının zihin sağlığını koruyabileceği ortaya çıktı.

Harvard Tıp Fakültesi ve Eğitim Hastanesi'nce yapılan klinik deneyde, A vitamininin yapıtaşı olan ve vücutta A vitamini haline dönüştürülen antioksidan betakaroten'in uzun süreli alınmasının zihin sağlığı için faydalı olduğu sonucuna ulaşıldı.
 
İki grubu inceleyen araştırmacılar, ilk grupta bulunan 4 bin 52 kişinin rasgele seçilen bir kısmına ortalama 18 yıl boyunca, iki günde bir 50 miligram betakaroten, diğer kısmına placebo, ikinci gruptaki bin 904 kişinin yarısına ortalama bir yıl boyunca düzenli olarak 50 miligram betakaroten, diğer yarısına ise placebo verdi.
 
2003'e kadar her yıl sağlık durumları ve betakaroten'i ya da placebo'yu düzenli alıp almadıkları araştırılan her iki gruptaki katılımcılar, 1998-2002'de en az bir kez de telefonla arandı.
 
Uzun vadede betakaroten alanların zihinsel testlerdeki başarılarının, placebo alanlara oranla çok yüksek olduğu ortaya çıkarken, kısa vadeli araştırmaya katılanların bilişsel yeteneklerinde hiçbir farklılık görülmedi.
 
Araştırma, "Archives of Internal Medicine" dergisinde yayımlandı.


Kolestrol sigara kadar zararlý

Kalp krizi açısından önde gelen risk faktörlerinden biri olan kolestrol, sigara kadar zararlı.

Be Better Sağlık Merkezi kurucusu Dr. Burak Başarır, kolestrolden korunmanın  yollarını anlattı:

"Kolesterol problemi olan kişilerin sayısı 30'lu yaşlardan itibaren sıklıkla ve artarak gündeme gelmektedir. Medikal yönden ise kolesterol yüksekliği neredeyse sigara ile eşdeğerde tutulmaktadır.

Kolesterol aldığımız besinlerle, genetik faktörlere ve yaşam tarzına bağlıdır. Görüldüğü gibi genetik dışındaki faktörler insanların elindedir.

Kolesterolün sık rastlanan sağlık sorunlarından biri olmasında, giderek artan hazır gıda, fast food ve bisküvi, çikolata, şekerli gıda tüketimi en önemli etkendir."
 
Yüksek lif tüketin!

Kolesterol düzeyini düşürmek için ilaç ve beslenme düzenlemesine ihtiyaç olduğuna değinen Dr. Burak Başarır, "Kolesterol seviyesinin düşürmenin anahtarı yüksek lif tüketmektir" dedi.
 
Dr. Burak Başarır, kolestrolü düşürmek için neler tüketmek gerektiğini anlattı:

"Lif oranı yüksek gıdalar ise entegral ekmek, makarna ve buğday ürünleri, sebze ve meyveler, kuru baklagiller olarak özetlenebilir.

Özellikle baklagiller (mercimek, nohut, kurufasulye, bezelye, barbunya) içindeki bazı maddeler kolesterol karşıtı çalışırlar ve hızla kolesterol seviyesini düşürürler.

Sportif aktivite ve egzersiz iyi kolesterol olarak bilinen HDL'nin yükselmesine yardımcı olarak çok önemli bir rol oynar.

Bayanlarda menapoz sonrası iyi kolesterol hormonal sebeplerle hızla düşmeye başlar ki bu da bayanların kalp krizi riskinin en çok arttığı dönemdir.

Bitkisel ve hayvansal Omega 3 tüketimi kolesterol seviyesinin düşmesine yardımcıdır fakat tek başına yeterli değildir.

Bir başka faktör yemeklerin hazırlanış şeklidir, tercih edilmesi gereken, sadece bitkisel yağların tüketilmesi (özellikle zeytinyağı), kızartmalardan uzak durulması, yemeklere, yağı yemek piştikten sonra eklenmesi, buğulama fırın ve haşlamanın tercih edilmesi olmalıdır.

Tekli (zeytinyağı, badem, ceviz, avokado, fındık) ve çoklu doymamış yağ asitleri(mısır, soya, balık, ayçiçeği) ile doymuş (hayvansal yağlar, süt ve süt ürünleri, çikolata) ve transyağlar (margarin, fast food, bisküvi, şekerleme) tüketimi dışardan alınan kolesterol miktarını kontrol için ana kriteri teşkil etmektedir.
 
Tekli ve çoklu doymamış yağlar kolesterol seviyesini olumlu yönde etkiler. Trans ve doymuş yağlar ise olumsuz etkirler ve kolesterolü yükseltirler. Besinlerdeki gizli kolesterol süt ürünleri, hazır gıdalar ve bisküvi ve türevlerinde saklıdır. Sadece kırmızı eti keserek çözüme ulaşmak mümkün değildir."
 
Kahvaltıda:

Peynir tercihleri her zaman az yağlı olanlardan yana yapılmalıdır. Lor peyniri ve keçi peyniri doğru tercihlerdir.

Şarküteri tutkunu iseniz  vazgeçemiyorsanız, en masumları hindi füme ve rozbif denebilir.

Sucuk, salam, sosis ve benzerlerinden kolesterol sıkınıtınız var ise uzak durmanız gerekir.
 
Balıkçıda:

Deniz ürünleri karides, kalamar, istiridye yoğun kolesterol kaynaklarıdır. Balık tercihi büyük balıklardan ve ızgara olarak yapılmalı.
 
Kebapçıda:

Kebap yerine terbiyeli dana şiş, tavuk şiş, tavuk göğüs ızgara gibi tercihler daha doğrudur. Tavuk derisi de en az kuzu eti kadar sakıncalıdır ve yenmemelidir. Burada gözden kaçanlar genellikle tulum peynir ve süzme yoğurttur.
 
Kafede:

Karışık soslardan özellikle mayonezden sakınmak gerekir. Yağ, balzamik ve limon dışında sos kullanmamanız doğru olacaktır. Yemek tercihlerinde balıklı, tavuklu salatalar en iyi tercihlerdir. Makarna için sebze veya domates sosluları tüketmeniz tavsiye edilir.
 
Kolestrol Diyeti:

Haftada en az 2 öğün baklagil tüketilecek, mümkün is etsiz hazırlanacak.

Her gün 2 porsiyon meyve ve 2 porsiyon sebze türevleri, aralarda 5-10 adet fındık veya ceviz veya badem alınabilir. Çerez, cips ve tatlılardan uzak durulmalı.

12 Kasım 2007 Pazartesi

Kolestrolle savaþ için...

Kalp krizi açısından önde gelen risk faktörlerinden biri olan kolestrol, sigara kadar zararlı.

Be Better Sağlık Merkezi kurucusu Dr. Burak Başarır, kolestrolden korunmanın  yollarını anlattı:

"Kolesterol problemi olan kişilerin sayısı 30'lu yaşlardan itibaren sıklıkla ve artarak gündeme gelmektedir. Medikal yönden ise kolesterol yüksekliği neredeyse sigara ile eşdeğerde tutulmaktadır.

Kolesterol aldığımız besinlerle, genetik faktörlere ve yaşam tarzına bağlıdır. Görüldüğü gibi genetik dışındaki faktörler insanların elindedir.

Kolesterolün sık rastlanan sağlık sorunlarından biri olmasında, giderek artan hazır gıda, fast food ve bisküvi, çikolata, şekerli gıda tüketimi en önemli etkendir."
 
Yüksek lif tüketin!

Kolesterol düzeyini düşürmek için ilaç ve beslenme düzenlemesine ihtiyaç olduğuna değinen Dr. Burak Başarır, "Kolesterol seviyesinin düşürmenin anahtarı yüksek lif tüketmektir" dedi.
 
Dr. Burak Başarır, kolestrolü düşürmek için neler tüketmek gerektiğini anlattı:

"Lif oranı yüksek gıdalar ise entegral ekmek, makarna ve buğday ürünleri, sebze ve meyveler, kuru baklagiller olarak özetlenebilir.

Özellikle baklagiller (mercimek, nohut, kurufasulye, bezelye, barbunya) içindeki bazı maddeler kolesterol karşıtı çalışırlar ve hızla kolesterol seviyesini düşürürler.

Sportif aktivite ve egzersiz iyi kolesterol olarak bilinen HDL'nin yükselmesine yardımcı olarak çok önemli bir rol oynar.

Bayanlarda menapoz sonrası iyi kolesterol hormonal sebeplerle hızla düşmeye başlar ki bu da bayanların kalp krizi riskinin en çok arttığı dönemdir.

Bitkisel ve hayvansal Omega 3 tüketimi kolesterol seviyesinin düşmesine yardımcıdır fakat tek başına yeterli değildir.

Bir başka faktör yemeklerin hazırlanış şeklidir, tercih edilmesi gereken, sadece bitkisel yağların tüketilmesi (özellikle zeytinyağı), kızartmalardan uzak durulması, yemeklere, yağı yemek piştikten sonra eklenmesi, buğulama fırın ve haşlamanın tercih edilmesi olmalıdır.

Tekli (zeytinyağı, badem, ceviz, avokado, fındık) ve çoklu doymamış yağ asitleri(mısır, soya, balık, ayçiçeği) ile doymuş (hayvansal yağlar, süt ve süt ürünleri, çikolata) ve transyağlar (margarin, fast food, bisküvi, şekerleme) tüketimi dışardan alınan kolesterol miktarını kontrol için ana kriteri teşkil etmektedir.
 
Tekli ve çoklu doymamış yağlar kolesterol seviyesini olumlu yönde etkiler. Trans ve doymuş yağlar ise olumsuz etkirler ve kolesterolü yükseltirler. Besinlerdeki gizli kolesterol süt ürünleri, hazır gıdalar ve bisküvi ve türevlerinde saklıdır. Sadece kırmızı eti keserek çözüme ulaşmak mümkün değildir."
 
Kahvaltıda:

Peynir tercihleri her zaman az yağlı olanlardan yana yapılmalıdır. Lor peyniri ve keçi peyniri doğru tercihlerdir.

Şarküteri tutkunu iseniz  vazgeçemiyorsanız, en masumları hindi füme ve rozbif denebilir.

Sucuk, salam, sosis ve benzerlerinden kolesterol sıkınıtınız var ise uzak durmanız gerekir.
 
Balıkçıda:

Deniz ürünleri karides, kalamar, istiridye yoğun kolesterol kaynaklarıdır. Balık tercihi büyük balıklardan ve ızgara olarak yapılmalı.
 
Kebapçıda:

Kebap yerine terbiyeli dana şiş, tavuk şiş, tavuk göğüs ızgara gibi tercihler daha doğrudur. Tavuk derisi de en az kuzu eti kadar sakıncalıdır ve yenmemelidir. Burada gözden kaçanlar genellikle tulum peynir ve süzme yoğurttur.
 
Kafede:

Karışık soslardan özellikle mayonezden sakınmak gerekir. Yağ, balzamik ve limon dışında sos kullanmamanız doğru olacaktır. Yemek tercihlerinde balıklı, tavuklu salatalar en iyi tercihlerdir. Makarna için sebze veya domates sosluları tüketmeniz tavsiye edilir.
 
Kolestrol Diyeti:

Haftada en az 2 öğün baklagil tüketilecek, mümkün is etsiz hazırlanacak.

Her gün 2 porsiyon meyve ve 2 porsiyon sebze türevleri, aralarda 5-10 adet fındık veya ceviz veya badem alınabilir. Çerez, cips ve tatlılardan uzak durulmalı.

Diyabet hastasýna 'etkin kontrol' yok

Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası diyabet araştırmasına göre diyabet hastaları tedavi süresince etkin biçimde kontrol edilmiyor. Hastalar için güvenli ve kaliteli yaşam hedefi tutturulamıyor.

Sonuçlar, 5 yıl boyunca Türkiye, Çin, Hindistan gibi gelişmekte olan 28 ülkede yapılan çalışmaya dayanıyor.
 
Dünyada yaklaşık 180 milyon diyabet hastası bulunuyor ve tahminler, hasta sayısının, 2025 yılı itibariyle 300 milyona ulaşacağını öngörüyor.
 
Türkiye'de ise şeker hastalarının sayısı yaklaşık 5 milyon.  Her 100 kişiden 7'si şeker hastası.

Bin 200 hasta izlendi, yaklaşık yüzde 80'inde kan şekeri ortalama değerlerin üzerinde çıktı.

Oysa tedavideki hastalarda kandaki şeker düzeyinin en fazla yüzde 7 olması gerekiyor.
 
İnsülin başlama zamanı gecikiyor

Tedavide insülin çok etkili ve erken insülin tedavisi son derece önemli ancak Türkiye'de insülin başlama zamanı gecikiyor.
 
Cerrahpaşa Tıp Endokrinoloji Öğretim Üyesi Prof. Hasan İlkova, "Diyabetli bir hastayı iyi tedavi etmekse amacınız, fazla zaman ayırmak zorundasınız. Sağlık Bakanlığı mantığıyla diyabetli bir hastaya 5 dakikada birşey yapamazsınız.
Türkiye'de hastaların yaşam biçimi ve beslenme alışkanlıkları da diabetin kontrolünü güçleştiriyor" dedi.

11 Kasım 2007 Pazar

Merck 5 milyar dolar tazminat ödeyecek

ABD'li ilaç üreticisi Merck, yan etkileri yüzünden piyasadan çektiği ağrı kesici hapı Vioxx ile ilgili açılan davalardan vazgeçmeleri karşılığında, binlerce davacıya toplam 4.85 milyar dolar ödemeyi kabul etti.

Şirkete karşı, özellikle romatizma vakalarında ağrı kesici olarak kullanılan Vioxx'ın bazı kullanıcılarda 'kalp krizi ve inmelere' yolaçtığı gerekçesiyle, 47 bin şikayetçiyi temsil eden 26 bin civarında tazminat davası açılmış bulunuyor.
 
Merck avukatları ile açılan davalara bakan dört hakimden üçü arasında varılan uzlaşmanın bağlayıcı olabilmesi için, davacılardan yüzde 85'inin rızasını alması gerekiyor.
 
Merck, yan etkilerinin ortaya çıkması üzerine Vioxx'ı 2004 yılında piyasadan çekmişti.

Doðum kontrol hapýna dikkat!

İngiltere'de yapılan yeni bir araştırma, doğum kontrol hapının rahim ağzı kanserine yakalanma riskini artırdığını ortaya koydu. İlaç bırakıldığında ise risk azalıyor.

Lancet tıp dergisinde yayımlanan ve 52 bin kadın üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, rahim ağzı kanserine yakalanma riski, doğum kontrol haplarının kullanım süresiyle artıyor.
 
Bu hapları en az 5 yıl kullananlarda, rahim ağzı kanseri riski hiç kullanmayanlara oranla 2 kat artıyor. Ancak hap bırakıldıktan 10 yıl sonra bir kadının bu hastalığa yakalanma riski bu hapı hiç kullanmayanla aynı oluyor.
 
Uzmanlar, doğum kontrol hapı kullanan kadınlara düzenli sağlık kontrolü yaptırmalarını tavsiye ediyor.
 
Uzmanlar, araştırmanın, bir kadının doğum kontrol hapını kullanmayı bırakmasından sonra ne olabileceğini göstermesi açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor.
 
Geçmişteki araştırmalar, doğum kontrol hapı kullananlarda meme kanseri riskinin yüksek olduğunu, ancak yumurtalık ve rahim kanseri riskinin düşük olduğunu ortaya koymuştu.

9 Kasım 2007 Cuma

Merck 5 milyar dolara yakýn tazminat ödeyecek

ABD'li ilaç üreticisi Merck, yan etkileri yüzünden piyasadan çektiği ağrı kesici hapı Vioxx ile ilgili açılan davalardan vazgeçmeleri karşılığında, binlerce davacıya toplam 4.85 milyar dolar ödemeyi kabul etti.

Şirkete karşı, özellikle romatizma vakalarında ağrı kesici olarak kullanılan Vioxx'ın bazı kullanıcılarda 'kalp krizi ve inmelere' yolaçtığı gerekçesiyle, 47 bin şikayetçiyi temsil eden 26 bin civarında tazminat davası açılmış bulunuyor.
 
Merck avukatları ile açılan davalara bakan dört hakimden üçü arasında varılan uzlaşmanın bağlayıcı olabilmesi için, davacılardan yüzde 85'inin rızasını alması gerekiyor.
 
Merck, yan etkilerinin ortaya çıkması üzerine Vioxx'ı 2004 yılında piyasadan çekmişti.