8 Ağustos 2009 Cumartesi

"OPERASYONLAR DERHAL DURDURULMALI"

TBMM Grubu'nda TÜSİAD temsilcileriyle bir araya gelen DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, gazetecilere açıklama yaptı:

TÜSİAD İLE GÖRÜŞME

"Grubumuzda bir görüşme yaptık TÜSİAD'la. Bu tamamen bölgedeki ekonomik kalkınma ile ilgili bir örüşme oldu. Biz de ( bile, dahi ) bu konuda görrüşlerimiz söyledik. Demokratik gelişmelerin olmadığı bir yerde ekonomik gelişmelerin yeterli olmadığını söyledik.

HÜKÜMETİN DEMOKRATİK AÇILIMI


Sayın İçişleri Bakanı çok dikkatli ve duyarlı bir dil kullandı. Herkesten katkı istedi. Bizler zaten bugüne kadar her türlü görevimizi yerine getirdik, katkı yaptık.
Hepimizi derinden ( etraflıca, içten, dikçe ) üzen bu çatışmalı sürecin ortadan kalkması gerekmektedir. Bunun için de mutlaka operasyonlar durdurulmalıdır. Operasyonlar durdurulmadan bu açılımlar güvenilir olmaz. Türkiye'nin bütün hassasiyetlerini göz önünde tutarak bu açılımları gerçekleştirmeliyiz. Sayın Bakan'ın açıklamasında bir proje yok, bir niyet açıklaması var. Bu niyet beyanı da haklkımızda olumlu olarak yankı bulacaktır.

2005 yılında sayın Erdoğan Diyarbakır'da bir konuşma yaptı. Çok önemsedik. Bugün de İçişleri Bakanı'nın aynı yöndeki açıklamasını çok önemsiyoruz. Ama bunu zamana yaymadan projelendirmek gerekir. Biz, bize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz.

ZAMANA YAYILMAMALI

Hassas bir konu. Provakosyonlar gerçekleşebilir. Bu nedenle hızlı davranmakta ve projeleri hayata geçirmekte fayda var. Zamana yayılması toplumda hayal kırıklığı yaratabilir.

ÖCALAN TARTIŞMALARI

Öcalan toplumda, kamuoyunda herkes tarafından merakla dinlenen bir insan. Nasıl bir yol ( maksat, hız, reçete ) haritası açıklayacağı merakla bekleniyor. Tabii ki ortaya koyacağı formüller önemlidir ve dikkate alınmalıdır. Göz ardı edemeyiz.

7 Ağustos 2009 Cuma

DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİ BAŞLIYOR

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ''demokratik açılım'' olarak adlandırılan çalışmaların henüz bir sonuca ulaşmadığını, bu konuda bir karar alınmadığını bakanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmaların içeriğine ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığını ifade ederek, ''Bu nedenle bakanlığımız kaynak gösterilerek yapılan haber ve yorumların gerçeği yansıtmadığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Zaten öze ilişkin açıklamalar yapmak konusunda daha çok erken'' dedi.

Atalay, İçişleri Bakanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, kamuoyunda ''demokratik açılımlar'' diye adlandırılan çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Atalay, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı doğrultusuna başlatılan çalışmaların yoğun ve kapsamlı bir şekilde sürdürüldüğünü söyledi.

''Konunun Türkiye'nin geleceği açısından ne kadar hayati olduğunu hepimiz biliyoruz'' diyen Atalay, şöyle devam etti:

''Ülkemize her açıdan kaybettiren ve milletçe çok ağır bedeller ödememize neden olan bu sorunun artık çözülmesi gerekiyor. Biz bu sorunu çözmek için kararlı, azimli, sabırlı ve cesur adımlar attık ve bundan sonra da atmaya devam edeceğiz.

Bugün, başlatmış olduğumuz çalışmaların üslup ve yöntemi konusunda sizler aracılığıyla kamuoyunu sağlıklı bir şekilde bilgilendirmek istiyorum. Zira üslup ve yöntemin en az işin özü kadar önemli olduğu bilinmektedir. Hele böyle hassas konularda bazen üslup ve yöntem işin özünden daha öne geçebilmektedir. Şu anda tabi çok hassasiyetleri olan bir konunun çalışmasını yürütüyoruz. Bakanlık olarak bu çalışmanın koordinasyonunun yürütüyoruz. Dolayısıyla bugün size işin özüyle ilgili bir şey söyleyecek değilim fazla... Ama yöntemiyle ilgili, süreçle ilgili zamanlamayla ilgili çalışma konusunda bilgiler vereceğim. Çünkü bu süreç içinde gördük ki çok değişik yorumlar yapılıyor. Söylentiler oluyor. Onun için doğru bilgilendirmek hem sizleri, değerli basınımızı hem de sizlerin aracılığıyla kamuoyumuzu... Bugün onun için bu yöntem ve üslubu öne almış oluyorum.

Öncelikle belirmek isterim ki, başlatılan çalışmalar henüz bir sonucu ulaşmamış, bu konuda bir karar alınmamış.... Ve bakanlığımızca koordinasyonu yürütülen bu çalışmanın içeriğine ilişkin hiçbir açıklama yapılmamıştır. Bu nedenle bakanlığımız kaynak gösterilerek yapılan haber ve yorumların gerçeği yansıtmadığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Zaten öze ilişkin açıklamalar yapmak konusunda daha çok erken.

Bazen görüyoruz, basınımızda bir söylenti bir haber şekline geliyor. Bunun bizimle ilgisi yok, biz bir açıklama yapmamışız. Ama bu söylenti haber üzerine siyasetçilerimiz, değişik partilerin temsilcileri çıkıyorlar, sanki biz o o konuyu gündeme getirmişiz veya açıklamışız gibi yorumlar ve değerlendirmeler yapıyorlar.

Hepimizin yakından takip ettiği gibi, biz bu konuda çok titiz, çok hassas ve kavramları da çok seçerek konuşuyoruz. Böyle olunması gereken bir çalışma bu. Onun için benim dileğim, istirhamımı... Herkes tabi yorumlar yapabilir, beklentileri değerlendirebilir ama bu söylenmedikçe, buradan açıklama yapılmadıkça, mümkün olduğunca söylentiye dayalı haberler yapılmaması.''

Atalay, ''Kürt meselesi olarak adlandırılan meselenin, vatandaşlarımızın demokratik haklarının genişletilmesi ve pekiştirilmesiyle, nerede yaşarsa yaşasın her vatandaşımızın kendisini devletin eşit ve hür ferdi olarak hissetmesini sağlamakla çözülebileceğine inanıyoruz'' dedi.

Beşir Atalay, şu günlerde terör sorununun sonlandırılmasına ve bu konuda toplumsal mutabakat sürecinin başlatılmasına yönelik olarak başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere siyasi parti liderlerinden, sivil toplum kuruluşlarına, medyadan akademisyen ve yazarlara, vatandaşlara kadar bütün çevrelerce olumlu bir yaklaşım sergilendiğini vurguladı.

''Yakalanan bu olumlu ivmeyi en iyi şekilde değerlendirerek kendi sorunumuzu kendimiz çözmeliyiz'' diyen İçişleri Bakanı Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Birlikte yaşadığımız acı tecrübeler göstermiştir ki geçmişe saplanıp kaldığımızda geleceği kaybederiz. Dolayısıyla yürütülen sürecin en önemli özelliği geçmişten ders alıp geleceği birlikte kurarak, çocuklarımıza güçlü ve müreffeh bir ülke bırakma azmidir. Bu konuda en büyük kazanç ve güvencemiz halkımızın yüzyıllardır her türlü olumsuzluklara ve kışkırtmalara rağmen bir arada yaşama ve ortak bir gelecek inşa etme iradesine sahip olmasıdır. Bu, gerçek çözüm sürecini kolaylaştıran altyapıyı hazırlamaktadır.''

Hükümet olarak siyasi meseleleri çözme yöntemlerinin belli olduğunu ifade eden Atalay, bunun bugüne kadar hep görüldüğünü söyledi.

''Daha fazla demokrasi, daha fazla hak ve özgürlükler sağlandığında bugün çözümsüz gibi ( kabilinden, üzere, kadar ) görünen birçok sorunun kolayca çözümlendiğini gördüklerini'' anlatan Bakan Atalay, hükümet programlarında, demokratikleşme ve insan hak ve özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılarak insana değer veren, insana ve topluma güveni esas alan politikaların hayata geçirilmesi noktasında önemli taahhütlerde bulunduklarını ve bunları bir bir uygulamaya koyduklarını kaydetti.

-''YENİ BİR SAFHA OLARAK BAKILABİLİR''-

İçişleri Bakanı Atalay, ''Yürüttükleri sürecin aslında başından beri kendi programlarının, sözlerinin ve icraatlarının bir devamı olduğunu'' vurgulayarak, bunun partilerinin ve hükümetin programlarından görülebileceğini belirtti. Beşir Atalay, ''Bugün farklı bir ivme kazanılmıştır ve bu ivmeyi biz ( tığ ) olumlu şekilde, iyi değerlendirmek istiyoruz. Belki daha olumlu, yeni bir safha olarak buna bakılabilir'' diye konuştu.

Hükümet programlarında, sürekli demokratikleşme ve insan hak ve özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılarak insan odaklı, insana ve topluma güveni esas alan ( saha, düz, kayran ) politikaların hayata geçirilmesi hususunda önemli taahhütlerde bulunduklarını ve bunların birçoğunu hayata geçirdiklerini yineleyen Bakan Atalay, şunları söyledi:

''Kürt meselesi olarak adlandırılan meselenin de vatandaşlarımızın demokratik haklarının genişletilmesi ve pekiştirilmesiyle, nerede yaşarsa yaşasın her vatandaşımızın kendisini devletin eşit ve hür ferdi olarak hissetmesini sağlamakla çözülebileceğine biz inanıyoruz. Bu nedenle çözüm sürecinin yönü demokratikleşmedir. Bu konuda daha önce yaptıklarımız bundan sonra yapacaklarımızın da bir göstergesidir. Demokratikleşme adımlarını toplumun tüm kesimleriyle birlikte atmak istiyoruz. Bu mesele sadece partimizin ya da hükümetimizin değil tüm toplumun meselesidir. Dolayısıyla herkesin bu süreçte lütfen yıkıcı değil yapıcı olması, çözüme katkı sağlayıcı bir tutum içinde olması gerekir ve biz bunu bekliyoruz. Bu sürece herkesi dahil etme yönünde çaba sarfediyoruz ve edeceğiz. Bunu bir devlet politikası olarak yürütme çalışması ve kararlılığı içindeyiz.''

''Çözümsüzlüğü savunarak negatif siyaset yapmanın hiç kimseye faydası olmadığını'' vurgulayan Atalay, ''Buradan tüm siyasi partilerimize, aydınlarımıza, yazarlarımıza, sivil toplum örgütlerimize, sendikalarımıza, medyamıza kısaca konuya kafa yoran tüm toplumsal ve siyasi aktörlere de seslenmek istiyorum, gelin bu sürece katılın. Milletimize çok ağır bedeller ödeten, soframızdan lokmalar eksilten ve geleceğimize ipotek koyan bu sorunu hep birlikte çözelim, diyoruz'' dedi.

Demokratik açılımları daha ileri bir noktaya taşımak amacıyla başlattıkları çalışmaların çerçevesini ve yöntemini biraz daha açmak istediğini, bu süreci yürütürken nelere öncelik, hangi üslup ve yönteme ağırlık verdiklerini de paylaşmak istediğini dile getiren Atalay, şöyle devam etti:

''Sayın Başbakanımızın 2005 yılında Diyarbakır konuşmasıyla başlattığı demokratik açılımları geliştirme hususunda azimli, sabırlı, cesur ve kararlı adımlar atmak niyetindeyiz. Bu konuda başlatılan çalışmalara tüm kurum ve kuruluşlarımızın katkısı sağlanmakta olup, alınacak tedbirlerin bir devlet politikası olarak hayata geçirilmesine büyük önem addediyoruz. Bu çerçevede ilgili kamu ( bütün, hep, halk ) kurum ve kuruluşlarımızdan katkılar istenmiş olup, alınan öneriler değerlendirilmeye başlanmıştır.''



-''TÜM KAMU KURUMLARININ GÖRÜŞLERİNİ ALDIK''-



Koordinasyonu bakanlık olarak kendilerinin sağladığını söyleyen Atalay, ilgili bakanlıkların ve bütün kamu kurumlarının görüşlerinin istendiğini anlattı. Atalay, ''Kendileriyle toplantılar yaptık, konuyu anlattık, paylaştık ve bu konuya verilebilecek katkılar istedik. Bu görüşler ve katkılar geliyor. Biz bunların hepsini derleyip, toplayıp değerlendiriyoruz'' dedi.

Bu konuda yazılan kitap, yapılan konuşma ve mülakatlar ile her türlü değerlendirmeyi göz önüne aldıklarını ve onlardan faydalanmaya çalıştıklarını dile getiren Atalay, ''Bu çalışmayı yürütürken mümkün olan en geniş katılımı ve mutabakatı sağlamayı hedefledik. Bu bağlamda başta ana muhalefet partisi olmak üzere bütün siyasi partilerin katkı ve destekleri istenecektir. Ziyaret edilecek, kendileriyle görüşülecektir. Bu noktada belirtmeliyim ki muhalefetin konuyla ilgili olumlu açıklamalarını mutabakat açısından çok önemsiyoruz'' diye konuştu.

Atalay, başta sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, akademisyenler, medya temsilcileri ve yazarlar olmak üzere ilgili tüm çevrelerin görüş ve katkılarını alma gayretinde olacaklarını vurguladı.

Atalay, ''Çalışmalarımızı büyük bir titizlik ve hassasiyet içerisinde, herkesi kucaklayacak ve ülkemizin her köşesini dostluk köprüsüyle bağlayacak bir zihniyet içinde yürütüyoruz, yürütme gayreti içinde olacağız. Bu çalışmamızın esasını ülkemizde herkesin ve her kesimin huzur ve güvenlik içinde müreffeh bir hayat sürdürmeye hakkı olduğu inancı oluşturmaktadır'' dedi.

Konunun, uluslararası boyutlarının da olduğuna işaret eden Atalay, açıklamasını şöyle sürdürdü:

''Çalışmalarımızda çeşitli ülkelerin bu konudaki tecrübelerini inceliyoruz. Benim kendi görüşmelerim oldu geçmiş süreç içinde. Daha geçen hafta İsveç'te, ispanya İçişleri Bakanı ile tekrar bazı konuları paylaştım. Tabii o ülkelerin birikimlerini, tecrübelerini de biz iyi inceledik, değerlendirdik ve değerlendiriyoruz. Ancak hiçbir ülkenin benimsediği yöntemi ülkemize aynen uygulamak gibi bir düşüncemiz yok zaten böyle bir şey de mümkün değil. Her ülkenin kendine özgü şartları var. Biz kendimize özgü, ülkemizin ve insanımızın şartlarına uygun kendi modelimizi uygulamaya çalışıyoruz. Türkiye'ye ve kendimize güveniyoruz ve lütfen güvenelim. Bu çalışmaların sonucunda inşallah çözüm konusunda dünyaya örnek olacak bir Türkiye modeli de biz oluştururuz.''

Atalay şöyle dedi:

''İnsanların en doğal hakkı olan demokratik açılımlar konusunda herkesin büyük bir özveri, dikkat ve kararlılık içerisinde hareket etmesi gerektiğini'' vurgulayan Atalay, ''Beklentilerle ilgili gereksiz ifadelerden kaçınmak durumundayız. Bütün kesimlerin bu süreci sabote edecek, baltalayacak tutum ve davranışlardan uzak duracağına inanıyoruz. Bu ivme, şu yaşadığımız süreç, böyle bir süreçtir'' dedi.

-''ACELEYE GETİRMEDEN...''-

Atalay, şunları kaydetti:

''Bizim çalışmalarımız herhangi bir tarihe endeksli olmadığı gibi tarih belirleyerek kendimizi bağlamak ve sınırlamak gibi bir düşünce içinde de değiliz. Çalışmalar ve süreç kendi şartları ve doğası içerisinde devam etmektedir ve edecektir. Sürecin hassasiyetini düşündüğümüzde aceleye getirmeden ama kararlı bir şekilde süreci yönetmek istiyoruz.

Ayrıca ifade etmeliyim ki bizim çözüm sürecine ilişkin çalışmalarımız yeni başlamış değil. İktidara geldiğimiz andan itibaren demokratikleşme adımlarımızın hedefi, ülkemizin kronikleşmiş sorunlarını çözmek olmuştur. Açıklayacağımız yeni demokratikleşme paketinde de kısa, orta ve uzun vadeli hayata geçirilecek adımlar olacaktır. Bu tasnifleri, bu ayrıntıları da ince ince çalışıyoruz, çalışacağız, hem mevzuat açısından hem de uygulama takvimi açısından.''

-''GÖRÜŞMELER YAPACAĞIZ''-

Önümüzdeki dönemde yazılı ve görsel basının temsilcileri ve bazı köşe yazarlarıyla da görüşmeler yapmayı planladıklarını ifade eden Atalay, bunun yanı sıra herkesin yazdığı, değerlendirdiği hususları takip ettiklerini dile getirdi. Atalay, şunları kaydetti:

''Sadece bugün değil, bugüne kadar yazılmış kitaplar, makaleler, yapılmış araştırmalar ne varsa hepsi arşivimizde. İnce ince hepsini değerlendiriyoruz. Şu günlerde basında bu konudaki güzel değerlendirmelere, çalışmalara bakarken katkı veren olumlu atmosfere bakarak şunu da söylüyorum, ülkemizde zengin, çoğulcu bir basın yapısı var. Büyük bir entelektüel birikimimiz var. Üretken, zengin basınımız ve entelektüel birikimimiz var. Biz bu birikimi bunun içinde değerlendirmeye çalışıyoruz. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Yazılan ve söylenen her şeye ilgi gösteriyoruz. Bu süreçte medyamızın her türlü yapıcı desteğini bekliyoruz. Bu konuda ülkemizin, insanımızın geleceğine, güzel Türkiye'ye hizmet için hepiniz katkı verin. Bu süreci hepimiz böyle görelim.

Hükümet olarak gelinen bu noktada olumlu ortamı geniş katılımlı ve en iyi şekilde değerlendirerek, insanımızın hak ettiği huzur ve güven ortamını tesis etmeye yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. Takdir edersiniz titiz yürütülmesi gereken bir süreçtir. Sizlerin soruları, açıklama beklentileri oluyor. Zaman zaman bu açıklamalar yapılacak ama erken açıklamalar yapmayacağız. Açıklamalarda titiz olacağız. Seçilecek her kavram önemlidir. Bu süreci büyük bir titizlikle yürütme çabası içinde olacağız. Gereksiz siyasi malzeme olarak kullanılmasını arzu etmiyoruz. Siyasi partilerimizden beklentimiz bu. Biz samimi, ülkemizin geleceği için bu konuya olanca dikkati göstereceğiz. Herkesten de bu dikkati bekliyorum.''

Bakan Atalay, ''çalışmanın özüne ilişkin birkaç ana başlık verip veremeyeceğinin'' sorulması üzerine, ''Söyledim, veremem. Her boyutu üzerinde çalışıyoruz. 'Demokratik açılım' genel ismi. O kadar da kolay değil, daha yeni başladık arkadaşlar. Hemen siz paketi istiyorsunuz. Kolay olsaydı birileri çoktan zaten bu işi çözerdi'' dedi.

İçişleri Bakanı Atalay, bir gazetecinin, ''bazı çevrelerce 15 Ağustos tarihinin telaffuz edildiğini'' belirterek, ''çalışmanın bitimine ilişkin tarih belirleyip belirlemediklerine'' ilişkin sorusunu şöyle yanıtladı:

''Çalışmanın koordinasyonu bize verildi, biz yürüteceğiz mümkün olabildiğince. Tabii bunun kısa, orta ve uzun vadeye dönük tedbir ve uygulamaları olabilir. O tasnif içinde bakacağız. 15 Ağustos gibi bir tarih bizim tarihimiz değil. İşte bakın medyadan tarihleri duyuyoruz ama bizim dileğimiz, çalışmayı çok da uzun bir süreye yaymamak. En azından benim şu andaki kendi düşüncem o. Biz bütün çalışan arkadaşlarımız, kurumdaki, kurumlardaki bu işlerle ilgilenen arkadaşlarımızla yaz tatilinde falan değiliz. Buradayız ve bu çalışmaları yürüteceğiz. Bu yaz döneminde inşallah bu konuda mesafeler almak istiyoruz.''

Atalay, bir başka soru üzerine, ''MGK gündemini belirleyenlerin takdir etmesi halinde çalışmayı, bitiminden sonra toplantıda sunacaklarını'' kaydetti.

İçişleri Bakanı Atalay, muhalefetle ne zaman temas kurmayı düşündüklerine ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:

''Zaten ben, şu veya bu şekilde bazı görüşmeler yaptım. Partilerimizin çoğunun hazırlıkları zaten var. Siyasi partilerimizin daha önce bu konulardaki çalışmalarını da derledik, topladık. Kim ne söylemiş bütün onları da değerlendiriyoruz. Zaten şu süreçte de bazı partilerimizin en azından çalışmaları var. Bu takvim içinde kendileriyle görüşülerek, o çalışmaları veya varsa başka olabilecek sözlerini mutlaka alacağız.''

-''AMAÇ POZİTİF SONUÇ''-

Bakan Atalay, bir gazetecinin, ''(Yeni açılımlar terörsüz bir ortamda daha kolay olacaktır) yorumları yapanlar var. 'Bunun ön şartı da terör örgütünün kayıtsız şartsız silah bırakmasıdır' şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu noktada siz DTP'yi terör örgütüne silah bıraktırabilecek bir iradeye sahip görüyor musunuz? DTP'den beklentileriniz nelerdir'' sorusu üzerine, şunları söyledi:

''Arkadaşlar, atmosferi biliyorsunuz. Bizim bütün çabamız, şu anda toplumumuzda oluşan bu konudaki olumlu atmosferi pozitif sonuçlara doğru götürmek, bu atmosferi iyi değerlendirmek. Bu yönde gayreti herkesten bekliyoruz. Bu manada siyasi partilerimizin katkılarını da bekliyoruz.''

-''HÜKÜMET İNİSİYATİF ALDI''-


Bir gazetecinin, ''15 Ağustos bizim tarihimiz değil dediniz ama sonuçta İmralı'dan bir çözüm önerisi gelecek. Sizin hazırladığınız demokrasi paketiyle İmralı'dan gelecek bu öneriler arasında bir örtüşme, bir paralellik olursa, özellikle af konusunda ( dair ) bir girişiminiz olacak mı?'' sorusunu şöyle yanıtladı:

''Biz kendi çalışmamızı yürütüyoruz. Hükümet inisiyatif aldı burada. Ben hükümetimiz adına bunun koordinasyonunu yürütüyorum. Şu konuşma metnimin içinde de başta gerekenleri söyledim. O tür bazı haberler çıkıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızla ve Başbakanımızla ilgili o tür haberler çıktı biliyorsunuz. Kendileri zaten net açıklamalarla bunu yalanladılar. Ben de aynı şeyi ifade edeyim buradan bu vesileyle, o tür bir şey sözkonusu değildir. Mesajlaşma vesaire gibi bir şey söz konusu olmamıştır. Yani o konuda benim de söyleyeceğim bir şey yok. Ben verilen çalışmayı en iyi şekilde inşallah yürüteceğim ve Türkiye'nin bu konuda bir bütün olarak, büyük bir mutabakat içinde bu sorunları yeneceğine inanıyorum. Buna ben kendim bireysel olarak çok inanıyorum ve o inançla da çalışmayı yürüteceğiz.''

Atalay, çalışmanın kurumlarla koordinasyon içinde yürütüldüğünü vurgulayarak, ilgili kurumların konuya ilişkin düşünceleri olduğunu belirtti. Atalay, ''Şunu burada memnuniyetle ifade ediyorum; toplum genelindeki bu olumlu atmosferin tabii kurumlarımıza da, bakanlıklarımıza da yansıması, devletin bütün kademelerinde, kurumlarında çözüme dönük büyük bir mutabakatın olduğunu sevinerek söyleyelim. Bu da büyük bir imkandır'' dedi.

Bir soru üzerine, ''terörle mücadele konusunda herhangi bir ülkeden görüş almadıklarını'' belirten Atalay, ''İngiltere ve İspanya gibi terörü yaşamış ülkelerin tecrübelerini değerlendirdiklerini'' yineledi.

-''TERÖR ÇİZGİSİ ÖNEMLİ''-

Atalay, ''DTP'yi muhatap olarak kabul edecek misiniz, yoksa sizin çalışmalarınızın dışında mı tutacaksınız?'' sorusuna karşılık, ''Arkadaşlar bakın 'çalışmamızın dışında tutma' diye ben burada hiçbir negatif unsur kullanmadım. Yani hiçbir negatif cümle de kurmak istemedim, istemiyorum da...'' dedi.

Olumlu bir atmosfer olduğunu ve pozitif yaklaşılması gerektiğini dile getiren Atalay, ''Bütün siyasi partilerimizin katkıları bizim için önemli ama Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi bizim önümüzde bir de terör sorunu var. O çizgileri de önemsiyoruz. Terör çizgisi önemli bir çizgidir arkadaşlar'' diye konuştu.

Beşir Atalay, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan DTP'ye randevu vermedi. Siz görüşecek misiniz?'' sorusunu, ''O Başbakanımızın kendi takdiri. Bundan sonra da öyle olacak tabii. O takdirinde değişme olabilir'' diye yanıtladı.

Bu konuda bazı gelişmeler yaşandığının hatırlatılması üzerine de Atalay, ''Sanıyorum Meclis açıldıktan sonra bu konuda hareketlilik olur'' dedi.

Süreçte Anayasa değişikliği hazırlığı olup olmadığına ilişkin soru üzerine, Atalay, ''Hazırlıkta her ihtimal göz önüne alınır. Kısa, orta, uzun... Hiçbir şey yapmadan, yasal düzenleme olmadan yapılacaklar vardır. Yasal düzenleme gerektirenler olabilir. Kısa, orta, uzun vadeyi bu şekilde anlamak gerekir'' diye konuştu.

Atalay, basın toplantısının sonunda, süreçle ilgili zaman zaman bilgilendirme yapılacağını kaydetti.

AA

Domuz gribi korkusu yaz tatilini uzattı

Latin Amerika'nın en ( arz, genişlik, işaret ) büyük ülkesi Brezilya'da domuz ( hınzır ) gribi korkusu nedeniyle ( hasebiyle, haysiyetiyle, dolayısıyla ) 9 milyon öğrencinin okul ( meslek, mektep, ekol ) tatili uzatıldı.

Yetkililer, 3 eyaletle bir federal bölgede, domuz gribi hastalığının yayılmasını önleme girişimleri kapsamında okul tatillerinin iki ( dü ) hafta uzatıldığını söyledi.

Brezilya Sağlık Bakanlığı, domuz ( hınzır ) gribi virüsü H1N1 yüzünden şimdiye kadar 56 kişinin öldüğünü, doğrulanmış vaka ( hadise, olay ) sayısının ise 1566'yı bulduğunu kaydetti.

AA

Milli Piyango çekildi

Milli Piyango'nun bugün yapılan çekilişinde 1,5 milyon liralık büyük ikramiye, ''369437'' numaralı bilete isabet etti.    

Milli Piyango İdaresi'nden yapılan açıklamaya göre, son rakamı iki (2) ve beş (5) olan biletler de amorti kazandı.    

Milli Piyango'nun 29 Temmuz çekilişinde ikramiye kazanan biletlerin numaraları ve ikramiye tutarları şöyle:

1.500.000 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARA

------------------------------------

369437

150.000 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARA

----------------------------------

209710

5.000 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARA

--------------------------------

463189

1.000 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARALAR

-----------------------------------

125170 208402 229327 365027 516593

500 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARALAR

---------------------------------

003951 105685 227648 305549 350825 421746 460002 535276

008161 110677 227672 306053 357664 422834 461113 555075

018780 114627 233027 312449 365035 423059 463780 560030

019580 123324 241258 313756 367271 429974 481980 560257

034163 135742 241979 314209 374239 435986 489193 561192

034587 139386 243243 314335 381493 444433 497383 562270

035470 144689 243676 315729 386577 445376 511618 573369

062067 145772 275412 320322 403235 445468 512316 583133

079745 148000 283575 325048 406498 448400 512579 587948

098201 175915 285359 331161 407036 456739 519612 592652

099910 199065 290714 333755 415723 458909 523244 595252

101661 200428 295454 340441 418589 459122 524290 599870

103017 223566 296452 346977 ------ ------ ------ ------

300 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARALAR

---------------------------------

004088 087902 158713 245172 306977 377196 454271 517478

005252 092881 158870 247686 311295 385104 455118 519784

010519 093870 162113 247719 316317 385389 455514 522903

011025 094862 162958 248494 316578 385464 459548 527702

020121 096194 164979 252031 319479 387651 474126 528886

024261 097182 169254 260871 324170 388967 481322 532892

032475 104474 175597 264509 325929 391443 483339 543597

033916 113946 180650 269151 326430 404651 491149 543939

034888 117229 193574 272015 332658 405331 498224 546862

047695 122271 195161 272070 338949 406674 502687 550374

054885 123934 201654 282979 344621 411849 503705 552591

055370 125943 210378 284285 355211 415674 505690 553480

059939 128882 214559 288239 356546 429255 506833 557626

066296 140139 215252 288507 358472 437458 507081 560085

069324 145453 216229 293807 359850 438140 508427 564441

070057 148102 223118 298457 362003 442379 508682 567536

076723 149905 235868 301969 365422 449306 516342 575301

077098 150790 236077 303741 371361 449714 517085 593827

084401 152581 240562 304873 376524 452218 ------ ------

SON 5 RAKAMINA GÖRE 150 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARALAR

-----------------------------------------------------

01175 11212 22903 46145 55075 79983 91083 94171

02468 11468 26645 47242 67285 81235 91194 94912

07203 12224 29516 47617 70256 81348 92716 95859

08409 13832 31498 51188 71272 83455 92765 96408

08558 18430 33207 51197 79143 87467 93819 98709

SON 4 RAKAMINA GÖRE 80 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARALAR

----------------------------------------------------

0058 2852 4018 5492 6713 7471 8738 9302

0310 3519 4561 5665 6737 8655 8794 9461

0328 3740 4886 6039 ---- ---- ---- ----

SON 3 RAKAMINA GÖRE 32 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARALAR

----------------------------------------------------

020  206  291  311  431  559  732  746  959   982

SON 2 RAKAMINA GÖRE 24 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARALAR

----------------------------------------------------

38     49     75     77     91

12 TL İKRAMİYE KAZANAN NUMARALAR

--------------------------------

SON RAKAMI (2) İKİ OLANLAR    SON RAKAMI (5) BEŞ OLANLAR

1500 TL TESELLİ İKRAMİYESİ KAZANAN NUMARALAR

--------------------------------------------

069437 349437 365437 369237 369431 369438 369487 369937

169437 359437 366437 369337 369432 369439 369497 379437

269437 360437 367437 369407 369433 369447 369537 389437

309437 361437 368437 369417 369434 369457 369637 399437

319437 362437 369037 369427 369435 369467 369737 469437

329437 363437 369137 369430 369436 369477 369837 569437

339437 364437 ------ ------ ------ ------ ------ ------

Otomobil Kelkit Çayı'na uçtu

Tokat'ın Reşadiye ilçesinde bir otomobilin Kelkit Çayı'na uçması sonucu ilk belirlemelere göre 5 kişi hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre, dün sabah ( sabahleyin ) Reşadiye ilçesine bağlı Beşdere köyünden Tokat'a hastaneye gitmek için yola çıkan Sırrı Şimşek(53) idaresindeki 60 RC 097 plakalı otomobil, akşam saatlerinde köye geri ( sonuç, aptal, gelişememiş ) dönüşte Reşadiye'ye 30 km kala kayboldu. Otomobilden haber alınamaması üzerine yakınları durumu jandarmaya bildirdi. Sabah saatlerinde Sivil Savunma ekiplerinin de katılımıyla çevrede arama çalışmalarına başlandı. D100 karayolu çevresinde yapılan arama çalışmaları saat 16.00 sıralarında sonuç verdi ve otomobile Kelkit Çayı'nda ulaşıldı. Yapılan incelemede otomobilde bulunan 5 kişinin hayatını kaybettiği anlaşıldı. Kazada hayatını kaybedenlerin isimleri şöyle: "Sırrı Şimşek(53), Dursun Çağlar(70), Zehra Çağlar (65), Yayla Çağlar (55) ve Cemal Kürden(70).

IHA

Alman gelin Türk eşini böyle vurdu

Esra KOÇER / SAKARYA (AHT)

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

VİDEO İÇİN TIKLAYIN

Sarkarya'nın Karasu İlçesi'nde 21 Nisan 2009 tarihinde Atatürk Bulvarı'nda beyaz eşya dükkanı işleten Mehmet Yılmaz (68), ayrı yaşadığı çifte pasaportlu Jela Yılmaz (58) tarafından işyerinde tabanca ile vurularak öldürülmüştü. Çantasından çıkarttığı tabanca ile masada oturan resmi nikahlı eşinin kafasına önce bir el ateş eden, daha sonra art arda ateş ederek öldüren Jela Yılmaz, cinayetin ardından silahıyla polise teslim olmuştu. İşlenen bu cinayetin iş yerinde bulunan güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendiği ortaya çıktı. 5 ayrı kameranın kaydettiği görüntülerde Jela Yılmaz'ın iş yerine girer girmez çantasındaki tabancayı çıkartarak, masada oturan kocasına ateş etmesi, Mehmet Yılmaz'ın masanın altına yığılmasına rağmen ateş etmeye devam etmesi yer ( yan, bucak, mevzi ) alıyor. Polisin el ( etki, pençe, aşiret ) koyduğu güvenlik kameraları görüntüleri cinayet suçundan tutuklu bulunan Alman gelinin yargılandığı Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi'nde delil olarak yer alıyor.

Jela Yılmaz polis merkezinde verdiği ifadesinde, ölen eşinden kalan tüm mirası ikinci evliliğini yaptığı ve daha sonra memleketi Karasu'ya yerleşen Mehmet Yılmaz´ın üzerine aldığını belirterek, "Türkiye'ye gelip yerleştikten sonra ( ileri, bilahare, ahir ) evliliğimizden dünyaya gelen 25 yaşındaki çocuğumuz ticaret ( tecim, kâr ) hayatında başarılı olamayınca iflas etti. Yaklaşık 1 -1,5 milyon lira zarar etti. Eşim bu nedenle bana kızdı. Tartıştık ve 2 yıl önce beni terk etti. Resmi olarak ayrılmadık. Ben de Almanya'ya dönmek zorunda kaldım. Hiçbir şeyim yoktu. Ölen eşimden kalan mirastan para istiyordum vermedi. Bu yüzden çıkan tartışmada da onu vurdum" demişti.

Başkentte elektirik kesintisi

Bakım, onarım ve tesis çalışmaları nedeniyle ( dolayısıyla, yüz, hasebiyle ) 1 Ağustos Cumartesi günü, Ankara'nın bazı yerlerinde elektrik kesintisi uygulanacak.

Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş'den yapılan açıklamaya göre, 1 Ağustosta kesinti yapılacak yerler ve saatleri şöyle:

''Çankaya'da 9.00-14.00 saatleri arasında, Mahmut Esat Bozkurt Caddesi, Mektep Sokağın bir kısımı, Halay Sokak ve civarı,

Beypazarı'nda 9.00-11.00 saatleri arasında, Ayvaşık Mahallesi, Oğuzkent, Yağızkent, Kayıkent Kooperatifleri,

Kazan'da 9.00-14.00 saatleri arasında, Atatürk-Satıkadın mahallelerinin bir ( aynı, sadece, eş ) kısımı; 9.00-12.00 saatleri arasında Satıkadın Mahallesinin bir kısımı.

AA