5 Ağustos 2009 Çarşamba

Rafet'in kilolarıyla başı dertte

Konser sonrası 'Mehtap Turu'na konuk olan Rafet El Roman ve ekibi körfez açıklarından İskenderun'un ışıldayan muhteşem manzarasına hayran kaldı.

HALİT SAPMAZ / İSKENDERUN / AHT

İskenderun'a bağlı Madenli Beldesinde konser verdikten sonra ( ileri, ahir, bilahare ) gece körfezde tekne turuna davet edilen Rafet El Roman, Yusuf Güney keyifli anlar yaşadı. Balıkçı Barınağından Yelken Kulübü arasında tur atılan tekneden sanatçı ile beraberindekiler İskenderun'un ışıl ışıl muhteşem manzarası karşısında adeta büyülendiler. İskenderun'a 2001 yılında geldiğini belirten Rafet El Roman, konser sonrası tekne sahibi Orhan Berak'ın davetini kırmadıklarını, bu vesileyle kentin çok güzel ve romantik manzarasına hayran kaldığını söyledi.

2001 yılında verdiği konser verdiğini ancak Madenli Beldesindeki konserle onu katladıklarını itiraf eden Rafet El Roman "Güzelliklerle ilgili. Sanatçı kadrosu, repertuarı daha genişti. Çok güzel bir konser oldu. Sonrasında çok güzel bir yemek yedik. Daha sonra arkadaşımız bizi teknesinde bizi misafir etti. Şimdi körfezin en güzel en romantik anlarından birini yaşıyoruz. Bu anları ben unutmayacağım. Umarım arkadaşlarımız da bizi unutmaz. Bir dahaki İskenderun gezimizde görüşmek ümidiyle esen kalın" dedi.

Rafet El Roman 2001 yılındaki İskenderun'u hatırlatarak o günleri şöyle anlattı: "2001 yılında hiç unutmuyorum o zaman turne otobüsümüz vardı. Yolların hiç bitmek bilmezdi. İskenderun'dan Arsuz'a, Antakya'ya veya başka bir yere Adana'ya Gaziantep'e ama şimdi bakıyorum yıllar sonra her şey, yollar güzel, havaalanı yapılması çok güzel" dedi.

Hatay havaalanına inişte hava şartlarının biraz rüzgarlı olduğunu, zorlu bir iniş yaptıklarını ancak duyduğuma göre teknolojisi en donanımlı Havaalanı olduğunu vurgulayan Rafet El Roman pilot ve birkaç kabin amiri de bunu söylemesi üzerine rahatladıklarını ifade etti.

FAZLA KİLOLAR KÜNEFEDEN UZAK TUTTU

Hatay'a geldiğinde meşhur künefeyi ve hiçbir tatlıyı yiyemediğini de anlatan Rafet El Roman "2001'de buraya geldiğimde kilom hatırladığım kadarıyla 72'ydi. Şimdi kilo ( kilogram ) 82 oldu, o yüzden künefeyi de diğer tatlıları da böyle yiyelim mi yemeyelim mi diye ( sanarak, diyerek, niteleyerek ) düşünüyoruz. Ama başka güzellikler oldu, çok güzel mezeler, Burbun yedik. Çok özlemiştik İskenderun Barbun'unu. Unutulmaz gün oldu, teşekkür ediyoruz bize yaşatanlara" diye ( niteleyerek, diyerek, sanarak ) konuştu.

Yusuf Güney de, Rafet El Roman'ın kendisinin bugünlere gelmesindeki payının tartışılmaz olduğunun altını çizerek şunları söyledi: "İlk albümü çıktığı zaman ben Trabzon'dayım 11 yaşındaydım ve o an arayış içerisindeydim. Müslüm, Ferdi dinleye dinleye bir acayip olmuştuk. Albümlerini kaçırmadan alırdık. Şarkılarını ezberlerdim. Çok güzel tesadüf, çok güzel bir yazı yazıldı bizim için. Bu işi daha da ilerletip, profesyonel olarak Erevizyondan tutunda her yere adım atmak, güzel bir film de oynamak, onu da yapacağız inşallah"

Mavi Tur Tekne sahibi Orhan Berrak ise, İskenderun'un eksi olarak, denizi var olup yararlanılamadığını gördüğünü belirterek o anlamda yatırım yaptıklarını, inşallah hep beraber, halkın isteğiyle geliştireceklerini, tek ( hiç, vahit, birlik ) tekne yetmeyeceğini, daha da arttırmayı düşündüklerini sözlerine ekledi.

Mehtap Turunda Rafet El Roman ile beraberindekiler şarkı söylediler, dans ettiler ve keyifli dakikalar yaşadı


Bunu 'SAY'mam takside buluşalım

ÜNLÜ piyanist Fazıl Say önceki akşam iki kadın arkadaşıyla
Asmalımescit’te yemek ( aşındırmak, kaşındırmak, ziftlenmek ) yedi.

Çıkışta gazetecileri görünce kadınlardan ayrılıp bir taksiye binen Say, az ileride iki ( dü ) arkadaşını taksiye alıp mekândan uzaklaştı.

GAZETE HABERTÜRK-HT MAGAZİN-İSMAİL BAYRAK


Issız Adam sitemi!

Tuluhan Tekelioğlu'nun sunduğu 'Boğaziçi'nden' programına şarkıcı Nil Burak ve Issız Adam filminin müzik danışmanı Hakan Eren birlikte konuk oldu.

Issız Adam filminin yönetmeni Çağan Irmak'ın filmden önce kendisini arayarak 'Yalnızım Ben' şarkısını kullanmak için izin ( ruhsat, onay, destur ) istediğini belirten ( tamlayan ) Nil Burak, canlı yayında bir sitemde bulundu.

Televizyon gazetesinin haberine göre, "Özellikle sevgili ( yavuklu, dost, muazzez ) Çağan Irmak'ın benim şarkımı koyduğu ve seçtiği bölüm çok etkileyiciydi. Beni de ( dahi, bile ) çok etkiledi" diyen Nil Burak, sitemini ise şöyle dile getirdi:

"Beni onore etti. Çünkü o sahnede aynen kulağını ver sanki yanında söylüyormuş gibi... Ben böyle olacağını bilseydim para isterdim. Hiç para ( kazanç, varlık, mangır ) almadım."

Nil Burak, hiç para kazanmasa bile ( üstelik, dahi, da ) filmin kendisine olumlu yansıdığını vurguladı ve film sayesinde yeniden gündeme geldiğini, 8 tane üniversite konseri yaptığını, kültür merkezlerinde söyleşilere katıldığını ifade etti.

Nil Burak, Issız Adam filminin kendisini de çok etkilediğini, ancak ağlamadığını da sözlerine ekledi.


Yok devenin Gizem'i

GİZEM ÖZDİLLİ, 22 Temmuz’daki tam Güneş tutulması sırasında büyük felaketler olacağı söylentilerinden etkilenip, aynı tarihe denk gelen doğum gününde pasta yerine DEVE kesti.

GAZETE HABERTÜRK-HT MAGAZİN-UĞUR SOYSAL'IN ÖZEL HABERİ

DİYARBAKIR’DAN GETİRTTİ

YÜZYILIN Güneş tutulması, yüzyılın doğum günü ‘pastası’na denk geldi. 22 Temmuz’da gerçekleşen ve 6 dakika ( an, zaman ) 39 saniye süren tam Güneş tutulması sırasında büyük felâketler yaşanacağı haberleri, manken Gizem
Özdilli’yi çok etkiledi. Aynı tarihe denk gelen 36’ncı doğum günü için farklı bir kutlama ( tesit, tebrik ) yapmak isteyen Özdilli, deve kesmeye karar verdi. İstanbul’da çeşitli yerlere soran güzel manken aradığı deveyi bir arkadaşının yardımıyla Diyarbakır’dan 4 bin liraya aldı.

ALLAH RIZASI İÇİN YAPTIM

DİYARBAKIR’DAN İstanbul’a kamyonla getirilen Gizem Özdilli’nin devesi, 22 Temmuz günü öğle üzeri Kartal’da bir kesimhanede kesildi. Devenin eti fakirlere dağıtıldı. Bunu Allah rızası için yaptığını söyleyen Özdilli şöyle
konuştu: “22 Temmuz’da depremler, seller olacak diye çıkan söylentiler yüzünden aklıma böyle bir fikir geldi. Bir yıl önce babamı kaybettim. Allah annem, kardeşim ve bana sağlık versin diyerek dua ettim. Pasta yerine deve kesip hayır işledim.”


Onu yatakta bir dakika bile yalnız bırakmıyorum

Dördüncü çocuğuna hamile ( iki canlı, gebe ) olan ( vaki, hasıl, kâin ) seksi model Heidi Klum ABD'de katıldığı bir TV programında "Kocam Seal'ı başka bir kadına kaptırmamak için onu yatakta bir dakika bile ( de, birlikte, da ) rahat ( hafif, geniş, keyif ) bırakmıyorum" dedi. Mutlu evliliğin sırrının yataktan geçtiğini belirten ( tamlayan ) Victoria's Secret meleği, dördüncü çocuğunu doğurmasının ardından bir ( birleşik, yalnız, aynı ) daha hamile ( iki canlı, gebe ) kalmayacağını açıkladı.


Beyaz en sonunda patladı

Beyazıt Öztürk, önceki akşam Bebek'te bir mekanda balık yedi. Günyadın'ın haberine göre, bir süre Bodrum'da tatil yaptıktan sonra ( ahir, bilahare, ileri ) İstanbul'a geri dönen ünlü şovmen, mekan çıkışı karşısında gazetecileri görünce, "Çekmeyin artık, çok sıkıldım" diyerek sitem etti.

Daha sonra Bebek Posh'a geçerek eğlencesine kaldığı yerden devam eden ( fail ) Öztürk'ü görenler, "Yeni sezonda sunacağı yarışma programı için enerji topluyor" demekten kendini alamadı.


Eylül'de vizyonda

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde çekimleri tamamlanan ''Konak'' adlı korku-gerilim filminin, eylül ayında vizyona gireceği bildirildi.

Filmin yapımcısı Gonca Elmas Akay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çok iddialı çektikleri filmde rol alan oyuncuların övgüler alacak ( matlup, algı, takanak ) performans sergilediklerini söyledi.

Filmde Paşhan Yılmazel, Ogün Kaptanoğlu, Kerem Fırtına, Sevil Uyar, Damla Debre ve Öykü Akay'ın yanı sıra dünyanın en ( arz, işaret, genişlik ) genç kainat güzeli Almeda Abazi'nin de rol aldığını ifade eden Akay, şöyle konuştu:

''Filmin yönetmeni Cem Akyoldaş profesyonel, işini iyi yapan birisidir. Genç oyuncularımız da çok başarılı. Bu isimler filmden sonra ülkemizde çok konuşulacak. Abazi'nin bu ilk filmi olmasına rağmen profesyonel oyunculara taş çıkartırcasına performans sergiledi. Abazi, çoğu tehlike ( korku, muhatara, ateş ) dolu sahnelerde dublör kullanmayarak kendisi oynamayı tercih etti. Filmin İstanbul ve Safranbolu'daki çekimleri tamamlandı, şimdi montaj ve tanıtım işleri yapılıyor. Cin, peri, şeytan veya psikopat katiller olmadan da gerilim korku filminin yapılabildiğini gösterdiğimiz filmimiz, eylül ayında vizyona girecek.''

-FİLMİN KONUSU-

'Bedelini ödeyebileceksen suç işleyebilirsin'' önermesinden yola çıkan filmin konusu şöyle:

''6 üniversite öğrencisi, kültür mirası projesi için Safranbolu'ya gelir. Araçları kentin girişinde arızalanınca bir çekici vinç tarafından tamir için götürülür. Gençler rezervasyon yaptırdıkları otele giderler, ancak rezervasyonları iptal edilmiştir. Başka otellerde de ilginç bir şekilde yer yoktur. Bu arada çekicinin şoförü, tamirhaneye götürmek yerine aracı bir uçurumdan aşağı atmıştır. 6 genç kalacak yer bulmaktan umutlarını kestiği bir ( yalnız, ancak, tek ) anda ( tam ) çekicinin şoförüyle karşılaşır ve onun gösterdiği konağa yerleşir. Konakta geçirecekleri bir gece hepsi için hayatlarının en korkunç gecesi olacaktır.''