31 Temmuz 2009 Cuma

Mahkeme, kadın tecavüzcüye acımadı

mahkeme-kadn-tecavzcye-acmad.jpg10 yaşındaki öğrencisine ve onun 15 yaşındaki abisine tecavüz eden öğretmene ömür boyu hapis cezası.

Amerika'da 10 yaşındaki öğrencisiyle onun 15 yaşındaki abisine tecavüz eden 33 yaşındaki kadın öğretmene ömür boyu hapis ( hapishane, mahpus, cezaevi ) cezası verildi!

Öğretmen mahkemede, "Yaptıklarım çok yanlış ve bencilceydi çok pişmanım ve çok üzgünüm" diyerek af dilese de mahkeme en ağır cezayı verdi. Öğretmenin ancak ( yalnızca, dar, fakat ) 25 yıl hapis yattıktan sonra şartlı tahliye olabileceği açıklandı.

33 yaşındaki Jennifder Rice adlı öğretmenin 3 çocuğu olduğu belirtildi. Kocası Amerikan gazetelerine, "Olanların yaşanmamış olması için her şeyden vazgeçmeye hazırız" açıklamasını yaptı. Ancak mahkeme tacizci öğretmene acımadı.

Eski sevgiliye üstü kapalı mesaj!

eski-sevgiliye-st-kapal-mesaj.jpg

Hülya Avşar, Saddettin Saran ile ayrıldığı yönündeki haberlerle basında bir süredir yer almakta.

NTV'de ekrana gelen Gülay Afşar'ın sunduğu programa telefonla bağlanan Avşar kızı, Afşar'ın, özel hayatının nasıl gittiği yönündeki sorusuna şöyle yanıt verdi. Televizyon gazetesinin haberine göre, Saddettin Saran'ın isminden hiç bahsetmeyen Avşar, "Keyfim yerinde. İnsanın özel hayatında değişikler çok kısa anlar içinde de ( dahi, bile ) olabiliyor. Anlayan anlar. Her şey yolunda" diye ( sanarak, diyerek, niteleyerek ) konuştu.

Ayvalık'ta tatilde bulunduğunu ve bu ortamda kendisini rahatsız edecek hiçbir şey olmadığını belirten Hülya Avşar, şu sözlerle canlı yayından sanki Saddettin Saran'a mesaj gönderiyordu:

"Mutuluyum. Her şeyden önce sağlıklıyız, sıhhatliyiz. Her şeyden önce işlerimiz yolunda. Severek yapacağım projeler var. Özel hayatımda da çok keyifliyim şu anda. "


"Camiada çok lezbiyen var"

camiada-ok-lezbiyen-var.jpg“Bakkal” polemiği yüzünden Demet Akalın’a tazminat ( ödence ) ödeyecek olan Yener bu kez daha iddialı konuştu

HANDE Yener ile Demet Akalın arasındaki buzlar erimeye başladı denilirken, yeni bir ( yalnız, tek, eş ) polemik ( söz dalaşı, kalem kavgası ) konusu gündeme geliyor.

“Bakkal” polemiği yüzünden Demet Akalın’a tazminat ödeyecek olan ( hasıl, vaki, kâin ) Yener, Akalın’ın “Aysun Kayacı’ya benim bile içim kaynıyor” sözünü yorumladı ve “Camiamızda da çok lezbiyen var” deyiverdi. Bakalım bu yeni yorum ( versiyon, değerlendirme, tefsir ) adresini bulacak mı?

Konserde yumruklu kavga

konserde-yumruklu-kavga.jpg

Konya'nın Beyşehir ilçesinde sahne alan Yusuf Güney sevilen şarkılarını seslendirirken konserin sonunda iki kişi arasında yumruklu kavga yaşandı.
Beyşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "6. Göl Festivali", Yusuf Güney'in konseriyle sona erdi. Festival meydanında coşkulu kalabalığı karşısında gören Yusuf Güney, yaklaşık 1.5 saat kaldığı sahnede hayranlarına müzik ziyafeti verdi. Sevilen parçalarını seslendiren Güney, sahneye davet ettiği bir grup genç kızla birlikte ( yanında, baş başa, yan yana ) kolbastı da oynadı. Güney, sahnede şarkı söylemek istediğini belirten bedensel engelli ( özürlü, sakat, mânialı ) hayranını da ( bile, dahi ) kırmadı. Bedensel engelli ( mânialı, sakat, özürlü ) Büşra Kaplan, sandalye üzerinden Hadise'nin Türkiye'yi
Eurovizyon'da temsil eden popüler şarkısı "Düm Tek Tek"i seslendirdi.
Beyşehir Belediye Başkanı İzzet Taşcı, konserin sonunda sanatçıya plaket ( onurluk ) verirken, Göl Festivali'nin artık bir marka haline geldiğini söyledi. Konser sırasında hayranlarının aşırı ilgisi nedeniyle izdiham yaşanırken, zabıta görevlileri ile gençler arasında tartışma yaşandı. Sahneye ulaşmak isteyenlerle görevlileri arasında konser boyunca kovalamaca yaşandı. Konser sonrasında sahnenin hemen arkasında yer alan bölgede iki kişi arasında yaşanan kavgada yumruklar konuştu. Nedeni bilinmeyen kavgayı araya
giren zabıta ekipleri ayırırken, taraflar güçlükle sakinleştirilebildi.
Festival gecesine konser programının ardından göl kıyısındaki havai fişek gösterileri renk kattı.

İHA


'Primer enerjilerin ithali dengeleri bozuyor'

primer-enerjilerin-ithali-dengeleri-bozuyor.jpg

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, primer enerji kaynaklarının yurtdışından ithal edilmiş olmasının Türkiye'de enerjiyle ilgili dengeleri olumsuz etkilediğini belirterek, ''Petrolün ve doğal gazın Türkiye'de en azından tükettiğimiz miktar kadar bulunmasıyla beraber ( bu arada ) bu denge lehimize inşallah çevrilecektir, lehimize çalışacaktır'' dedi.

Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak özellikle son dönemde yoğun bir çalışma temposu içinde bulunduklarını söyledi.

Özellikle primer enerji kaynaklarında, doğal gaz ve petrol girdilerini ilgilendiren önemli bir hareketlenmenin bulunduğunu anlatan Yıldız, bunun yanı sıra Nabucco, güney akımının gündeme gelmesi, Azerbaycan'dan gaz alışı, Irak'ta Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı vasıtasıyla petrol arama faaliyetlerine konsorsiyumla giriş gibi çok sayıda uluslararası projelerin olduğunu ifade etti.

Yıldız, bakanlığının, tüm AK Parti hükümetlerinde olduğu gibi halkın refah seviyesinin yükseltilmesine dair enerji sektörünün üzerine düşen görevi yapmasına yönelik çalışmalarını bu yoğun ortamda sürdürdüğünü bildirdi.

TÜRKİYE'DEKİ ENERJİ FİYATLARI 

Turistik tesislerde enerji fiyatlarının yükseltildiğine yönelik basında yer alan haberlerle ilgili olarak Yıldız, ''Elektrik fiyatlarında bir değişiklik yok. Yalnız turizm teşvikleriyle ilgili herkesin bildiği gibi yüzde 5'lik bir pay var. Bu payın alınmasıyla alakalı... Ben turizmci arkadaşlarla da konuştum. Onlar bu paranın kendilerine geç döndüğünü, bu yüzde 5'lik teşvikin geç döndüğüyle alakalı konuyu ilettiler. Yoksa tarifelerde herhangi bir ( birleşik, tek, sadece ) değişiklik şu an söz konusu değil'' diye konuştu.

Yıldız, ''Sanayiciler, Türkiye'nin dünyada en pahalı enerji tüketen ülkelerinden biri olduğunu dile getiriyorlar. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?'' sorusu üzerine, şunları kaydetti:

''Hepsine katılmak mümkün değil. Ancak, bir kere elektrik fiyatlarının daha düşük olmasını sanayicimizin istemesi çok normal ve doğru bir istek. Kesinlikle yadırgamıyoruz. Ancak gelişmekte olan ülkeler, Türkiye gibi özellikle ekonomisini büyüten, derinleştiren ve bununla alakalı yaptığı çalışmaları daha da ilerleten ülkelerde yatırımlardan doğan elektrik ( yalıtım, canlılık, cazibe ) tarifelerine yansıyan bir pay var. Yani bu yatırımlar vatandaşımızın faturasına mutlaka tarife yoluyla yansıyan rakamlar. O yüzden belli bir yatırım payı var. Yatırım payı gelişmiş ülkelerde yok. o yüzden o kadarlık bir payın yüksek olması gibi bir gerçek var.''

Yıldız, ''Önümüzdeki günlerde enerji fiyatlarında bir değişiklik olabilir mi?'' yönündeki soruyu ise şöyle yanıtladı:

''Şu anda otomatik fiyatlama mekanizmasıyla beraber bunlar yapılıyor ve biz buna müdahil olmuyoruz. Siyaset olarak da müdahil olmuyoruz. Kendi maliyetlerini bulması, kendi ( öz, zat ) ayakları üzerinde yürüyebilmesini sağlamamız gerekiyor. O açıdan önümüzdeki günlerde bu fiyat en azından ağustos ayına kadar belli değil. Bütün maliyetler bir ( benzer, yeksan, sadece ) havuza atılıyor. O havuzdan çıkan rakam neyse o uygulanıyor. Çünkü, Türkiye'de özellikle enerji sektörünün kendi ayakları üzerinde durabilmesi lazım. Bu çalışmalar da devam ediyor.''

Bakan Yıldız, Türkiye'nin enerji sektörünün dünyadaki yeriyle ilgili olarak da şunları söyledi:

''Primer enerji kaynakları dediğimiz doğal gaz ve petrolün yurtdışından ithal edilmiş olması bizim enerjiyle ilgili dengemizi olumsuz etkiliyor. Ama şu an ki vaka ( olay, hadise ) bu. Bir yandan arama çalışmalarımız hem sismik aramalar hem de bütün arama çalışmalarımız hem özel sektör hem de kamu kanadıyla devam ediyor. Petrolün ve doğal gazın Türkiye'de en azından tükettiğimiz miktar kadar bulunmasıyla beraber bu denge lehimize inşallah çevrilecektir, lehimize çalışacaktır. Ondan sonra da ülkemiz birçok sektör itibarıyla daha rahat edecektir diye ümit ediyorum.''

PETROL VE DOĞAL GAZ ARAMA ÇALIŞMALARI 

Türkiye'deki ilk 500 firmanın toplam aktif büyüklüğündeki Exxon Mobil firması ortaklığıyla Orta Karadeniz'de petrol ve doğal gaz arama çalışmalarının devam ettiğini belirten Yıldız, bu çalışmalardan ümitli olduklarını ifade etti.

''İnanmasak bu çalışmalara devam etmeyiz'' diyen Bakan Yıldız, şöyle konuştu:

''Bunlar yalnız bugünden yarına olacak şeyler değil. Orta ve uzun vadeli çalışmalar, Türkiye'nin özellikle geleceğine dönük çalışmalar. Çocuklarımıza iyi bir Türkiye bırakabilmek açısından yapılan çalışmalar. Sabırlı olmamız lazım. Ama hızlıca da işin üzerine yoğunlaşmamız lazım. Biz de öyle yapıyoruz. Arama faaliyetlerine ayırdığımız ödeneği son 6 yılda 9 katına çıkardık. Bu arada, karlılık açısında da Türkiye Petrol Anonim Ortaklığı özellikle yurt dışı operasyonlarıyla beraber karlı bir noktayı yakaladı. Bu karlılığı tabii ki yatırıma biz dönüştüreceğiz ve böyle bir gayretin içindeyiz. İnşallah Türkiye önümüzdeki 3'lü 5'li yıllarda şu andaki hakettiği yerden daha fazlasına gelebilme imkanını bulur. Bu da enerji sektöründeki yatırımlarımızdan kaynaklanacak. İnşallah iyi bir ( sadece, bir kez, birleşik ) şey elde edeceğimize inanıyorum. Çünkü, bu ülke çok güzel bir ülke. Daha güzel şeylere layık. Bu zenginliklerimizi harekete geçirmemiz halinde yeraltı kaynaklarımızın özellikle özkaynak olarak Türkiye'ye dönmesi halinde çok fazla Türkiye'de atılım ve yatırım yapacağımıza inanıyorum.''

AA

Samsung cep telefonunu ince saate dönüştürdü

samsung-cep-telefonunu-ince-saate-dntrd.jpg

Bir süredir saat ( sayaç, vakit, zaman ) gibi ( kadar, kabilinden, üzere ) kola takılan cep telefonu üretimine başlayan şirketler, şimdi incelikte yarışıyor. Sektörün iddialı isimlerinden Samsung Electronics 11,98 milimetre ile şimdiye kadarki en ( işaret, arz, genişlik ) ince ( çarliston, edepli, zarif ) saat-telefonu üretti.
Kol saati formunda geliştirilen Samsung S9110; 1,76 inch genişliğindeki tam ( ehliyetli, kesintisiz, katıksız ) dokunmatik ekranı ile pazara giriyor. Özellikleri ve tasarımıyla dikkat çeken 'saat-telefonu', kullanıcı hareket halindeyken bile iletişimde kalabiliyor. Samsung ayrıca kullanıcılarını kesintisiz olarak ( namına ) outlook ile elektronik postalarına ulaşma imkanı sağlıyor.

CİHAN

Almanlar Türk lokumunu sevdi

almanlar-trk-lokumunu-sevdi.jpg

Çorum'un İskilip ilçesinde 1953 yılında bölgedeki şeker ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan şekerleme fabrikasında üretilen lokum, Almanya'ya da ihraç ediliyor.

Ganik Şekerleme Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Genel Müdür Yardımcısı Suat Sarıaslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1953 yılında babaları Hacı Salih Sarıaslan tarafından kurulan Ganik'in, 56 yıl önce 20 metre karelik bir alanda başlayan üretimini bugün 7 bin metre karelik alanda sürdürdüğünü söyledi.

İskilip'in girişindeki fabrikada reçel, tahin helvası, lokum, kakaolu fındık kreması, tahin ve pekmez üretimi yaptıklarını belirten Sarıaslan, diyabet hastaları için de özel olarak tahin helvası ürettiklerini vurguladı. 100'e yakın kişinin istihdam edildiği fabrikada yıllık 2 bin 500 ton ( titrem ) reçel, 950 ton helva, 8 bin ton lokum, 600 ton kakaolu fındık kreması ürettiklerini dile getiren Sarıaslan, üretim kapasitesini her yıl artırdıklarını vurguladı.

Babalarından kalan fabrikayı 3 kardeşle birlikte bugünlere getirdiklerini anlatan Suat Sarıaslan, 1985 yılında şirketleştirdikleri Ganik'in, markalaşma yolunda hızla ilerlediğini aktardı.

''ALMANYA'YA YILLIK 1200 TON LOKUM GÖNDERİYORUZ'' 

İskilip'te üretilen ürünlerin ''Ganik'' markasıyla Türkiye'nin dört bir yanına gönderildiğini ifade eden Sarıaslan, şunları kaydetti:

''Şuanda İç Anadolu Bölgesinde bir numarayız diyebilirim. Ürünlerimiz çok ilgi görüyor. Bunun yanı sıra diğer bölgelere de satış yapıyoruz. Türkiye'nin yanı sıra 2 milyon'dan fazla Türk'ün yaşadığı Almanya'ya lokum gönderiyoruz. Almanya'dan müthiş bir talep var. 5 yıl önce başlattığımız ihracat kapsamında bugün Almanya'ya yıllık 1200 ton lokum gönderiyoruz. Almanlara Türk lokumunu sevdirdik. Sırada AB ülkeleri var.''

''Babamızın mesleğini yaşatmak ve devam ( parça, bitmeme, kesilmeme ) ettirmek istediğimizden dolayı bu sektörde ilerlemeyi seçtik'' diye konuşan Sarıaslan, üretim kalitesini Avrupa standartlarına çıkarmak için 2001 yılından itibaren yoğun bir şekilde çalıştıklarını söyledi.

Şuan ISO 9001: 2000 ve HACCP kalite belgelerine sahip olduklarını ifade eden ( fail ) Sarıaslan, ''Kaliteli ürünlerimizi Almanya'nın yanı sıra diğer AB ülkelerine de sunmak istiyoruz. Bu konuda çalışmalarımız sürüyor. Bulgaristan'da fabrika, Almanya'da da depo kurma girişimlerimiz var. Ayrıca her yıl uluslararası fuarlara katılıyoruz. Fuar aracılığıyla da bazı bağlantılar yaptık'' şeklinde konuştu.

''YAŞLI AMCA LOKUMUMUZU BEĞENİNCE ÜRETİMİMİZİ ARTTIRDIK'' 

Yıllar önce satılması için ilçedeki bir bakkala verdikleri lokumun beğenilmesiyle üretimi arttırdıklarını vurgulayan Suat Sarıaslan, yaşadığı olayı şöyle anlattı:

''O yıllarda ürünlerimizi İskilip'te genelde mahalle bakkallarına veriyorduk. Siparişleri de bizzat ben alıyordum. Bir mahalle bakkalı var olan diğer ürünlerin daha ucuz olduğunu ve bizim de aynı fiyattan vermemiz gerektiğini söyledi. (Sizin lokumun ne farkı var diğerlerinden) diye sordu. Tam o sırada yaşlı bir amca lokum almak için bakkala girerek dişine ve damağına yapışmayan lokum istedi. Fiyatı ucuz olan ( kâin, hasıl, vaki ) diğer ürünleri kabul ettiremeyen bakkal, en sonunda bizim lokumun kutusunu açıp yaşlı amcaya bir tane verdi. Yaşlı amca tattığı lokumdan çok memnun kaldı ve bir sandık satın aldı. Daha sonra ürünlerimiz beğenilmeye başlandı. Biz de üretimimizi arttırdık.''

AA