Doğan Grubu, SPK raporundaki suçlamaları özünden saptırma ve konuyu karmaşıklaştırma çabası içinde. Ama gerçek son derece basit: 1- Aydın Doğan ve üç yöneticisiyle ilgili soruşturma sürüyor. 2- Ne Üsküdar, ne de İstanbul Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından SPK'ya aykırılık sebebiyle verilmiş bir takipsizlik kararı var. Hürriyet, belgelere dayanarak hazırladığımız "Doğan'ın kâğıt dosyası" başlıklı yazı dizimizde yer alan bilgileri temelsiz ( batıl, boktan, asılsız ) iddialarla yalanlarken kendi okuyucusunu yanılttı. Aynı Hürriyet, tabela şirketleri üzerinden yapılan ithalatlarla 36,5 milyon lira haksız kazanç elde ederek küçük ortaklarını zararı uğrattığını da gizlemişti. Gündeme getirdiğimiz dosyanın önemini daha iyi anlamak için aynı suçtan mahkûm olan Kanadalı medya patronu Conrad Black'i anımsamak yeterli. Conrad Black, The Telegraph ve Jerusalem Post başta olmak üzere 400 gazeteye sahip bir medya holdinginin patronuydu. Black'in, tıpkı Doğan gibi ( üzere, kadar, kabilinden ) vergi cenneti olarak bilinen Barbados Adaları'nda kurduğu Argent News ve Sugra Bermuda adlı tabela şirketleri aracılığıyla kendi medya şirketlerini zarara uğrattığı için milyonlarca dolar haksız kazanç elde ettiği saptanmıştı. Florida Mahkemesi, Black'i 25 yıl hapse mahkûm etti. Cezası 6.5 yıla indirilen Black halen hapiste. SABAH, Aydın Doğan'ın da aynı yöntemlerle haksız kazanç elde ettiğini ortaya çıkardı. Bu yüzden telaşlanan Doğan Grubu şimdi gerçekleri saklamaya çalışıyor. İşte Hürriyet'in yalanları ve işte gerçekler: Hürriyet: Yeni bir soruşturma yapılmıyor GERÇEK: Soruşturma sürüyor HÜRRİYET Gazetesi haksızlığının vermiş olduğu telaş içinde "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır" atasözünü hatırlatacak şekilde gerçekleri kamuoyuna açıklayan SABAH Gazetesi'ne haksız saldırılarda bulunuyor. Oysa Hürriyet Gazetesi'nin konuyu karmaşıklaştırma gayretine girerek özünden saptırma çabasına karşın konunun aslı gayet basit. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı tarafından yazı dizimizde anlatılan ve küçük yatırımcıları zarara sokan Doğan Grubu'nun bu eylemlerine yönelik olarak Üsküdar Cumhuriyet Savcılığı'na hem Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen güveni kötüye kullanmak hem de Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçundan dolayı suç duyurusunda bulunuldu. Üsküdar Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda güveni kötüye kullanma suçunun yasal ( legal, meÅ
 Ferhat Göçer KKTC'nin turizm başkenti Girne'deki Jasmine Court otelde düzenlenen yaz balosunda bin kişilik davetli ( çaÄ
Erol ŞENNUR / MERSİN (AHT) Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın asıl hedefinin cumhurbaşkanlığı olduğunu savundu. Partisinin Mersin il ( ülke, vilayet, el ) kongresine katılan Bahçeli'nin burada yaptığı konuşmasında hedefinde yine Başbakan Recep Tayip Erdoğan vardı. Konuşmasında iktidarı ağır dille eleştiren Bahçeli, "Ülkeyi yönetmekte olan AKP zihniyeti Türkiye'mizi çok büyük sosyal ekonomik sıkıntılara bırakmıştır" dedi. MHP'yi geleceğe hazırlayacak olan 9. Olağan Büyük Kurultayı 19 Kasım 2009 tarihinde yapacaklarını hatırlatan Bahçeli, "Bu kongrelerim Türk siyasi partilerine güzel bir olgunluk ve güzellik göstermektedir. 9 Kasım'daki bu kurultay 2011 yılı milletvekili seçimlerinde partimizi iktidara hazırlayan kurultay olacaktır. Önümüzdeki seçimlerde arkadaşlarımızın gayretiyle bu bayrağımız daha da yükseklerde dalgalanacaktır. MHP varlığı milletin, ülkemin varlığı demektir. Bu birlikteliği varlığımızı gölgelemek isteyenleri bu davadan uzaklaştırırız. Arkadaşlar uyanık olarak davanıza sahip çıkın. Fitne fesat hesapları yapmayın, hizmet edin. Böyle şeyler sezdiğim anda bu davadan sizi uzaklaştırırım. Mersin'de bütün oylara talip olun. Belediye ve milletvekili sayılarını artırmanızı istiyorum" şeklinde konuştu. "AKP ÜLKEYİ YOKSUL ETTİ" ''Türkiye'miz çok büyük sosyal ekonomik ( kazançlı, soylu erki, konuşu ) sıkıntılar içerisinde'' diyen Bahçeli, şöyle konuştu: "Türkiye 21. yüzyıldaki lider olma fırsatını bu iktidar yüzünden kaçırıyor. Ülkeyi yönetmekte olan AKP zihniyeti ülkeyi yoksul hale getirmiştir. Onun için AKP zihniyetinden Türkiye'yi MHP kurtarabilir. Onun için MHP başarısı gölgelemekte ve partimizle uğraşmaktadırlar. Partimizi tahrip edip parçalamak istiyorlar. MHP iktidarından korkanlar var. Türkiye'nin arkasından çatışma ve bölme faaliyetleri yürütülmektedir. Bu ülkeyi yok etmek istiyorlar. Buna çok dikkat etmeliyiz. Buna fırsat vermemeliyiz. Bu yüce millet kavga, cebelleşme, kamplaşma, çatışma, kardeşliğin bozulmasını istemiyor. Bu millet kardeşçe yaşamak rüyasıyla yaşıyor. MHP kavga ve çatışmadan, parçalaşmadan yana değil. Barıştan kardeşlikten yanadır." BAŞBAKAN'I HESABI ÇANKAYA Başbakan Erdoğan'ın milleti aldattığını, kandırdığını öne süren Devlet Bahçeli, sık sık öksürerek sürdürdüğü konuşmasında "AKP'nin inandırıcılığı kalmamıştır. Küçülen ekonomi, var olan ( kâin, vaki, hasıl ) işsizlik sürekli artıyor. Şu anda 6,5 milyon işsiz var. Her gün kapanan işyerleri artıyor. İşsizlik her geçen gün daha da artıyor. Ekonomideki bütçe açıkları yüzünden zamların ardı arkası kesilmiyor. Bütçe açığı 23 milyar TL'yi buldu. Böyle bir açığı kapatmak isteyen iktidar için zam ve vergiye yüklendi. Bu yüzden de yoksullaşma arttı. Tüm bunlar yaşanırken Başbakan, 2011 yılında milletvekili ( vekil, saylav, parlamenter ) olmaktan vazgeçiyor. Niye vazgeçiyor, çünkü Erdoğan can ( emanet, birey, sevimli ) arkadaşı olan Abdullah Gül'ün yerine gözüne dikiyor. Şayet Başbakan'ın böyle bir hesabı yoksa çıkar 'Cumhurbaşkanlığı hesabım yok' der" dedi. Bahçeli'nin salondan ayrılmasının ardından, İl Başkanlığına aday olan mevcut başkan Mahmut Tat ile birlikte Metin Men ve Aytuğ Gezer için delegeler oylamaya geçti.
|
Türkiye genelinde bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, bütün bölgelerde sosyo ekonomik kalkınma girişimlerini başlatmak ve desteklemek, bölgesel gelişmişlik farklarını azaltarak, bölgelerin ulusal kalkınma ve rekabet gücüne katkılarını artırmak amacıyla ülke genelinde kurulması planlanan 26 kalkınma ajansının kuruluşunun tamamlandığı bildirildi. Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'ın basın müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamada, 16 yeni kalkınma ajansının kuruluşunu düzenleyen Bakanlar Kurulu kararının dünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, böylece daha önce kurulan 10 kalkınma ajansına ilave olarak, kurulan 16 kalkınma ajansıyla ülke genelinde kurulması planlanan 26 kalkınma ajansının kuruluşunun tamamlandığı kaydedildi. Kurulan 16 yeni kalkınma ajansının merkezlerinin Tekirdağ, Balıkesir, Denizli, Kütahya, Bursa, Kocaeli, Ankara, Isparta, Hatay, Nevşehir, Kayseri, Zonguldak, Kastamonu, Trabzon, Kars ve Malatya olduğu ve 55 ili kapsadığı belirtildi. Açıklamaya göre, bölgede bulunan illerin ajans hizmet ve imkanlarından adil şekilde yararlanmasını sağlamak için kanunda yer alan hükümler çerçevesinde, yönetim kurulunda illerin eşit sayıda temsilci bulundurması, yönetim kurulu başkanlığının her il ( yurt, el, ülke ) valisi tarafından 1'er yıl dönüşümlü olarak yapılması, yönetim kurulu toplantılarının farklı il merkezlerinde yapılması, danışma işlevi gören kalkınma kurulunda her ilden yeterli sayıda temsilci bulundurulması gibi düzenlemeler yapıldı. Ajansın mali ve teknik desteklerinden yararlanma konusunda ( dair ) adil, objektif, şeffaf ve yarışmaya dayalı kurallar getirildiğinden ve ajans personelinden bağımsız proje değerlendirme yöntemleri kullanılacağından desteklerden yararlanma düzeyi yararlanıcı kesimlerin çok sayıda ve nitelikli proje üretmesiyle doğrudan ilişkili olacak. Ajansıların aynı zamanda bütün il merkezlerinde yatırım destek ofisleri de bulunacak. KALKINMA AJANSLARININ KURULUŞ ÇALIŞMALARI Kalkınma ajanslarının kuruluş çalışmaları 2006 yılında çıkarılan kanunla başlatıldı. İlk olarak kurulan İzmir ve Çukurova kalkınma ajansları da 2006 yılında faaliyete geçmiş olmasına rağmen Danıştay ve Anayasa Mahkemesindeki davalar nedeniyle kalkınma Ajanslarının kuruluş faaliyetleri 1,5 yıla yakın bir ( tek, birleÅ
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Balıkesir eski merkez ilçe başkanı Ender Biçki ve 34 partilinin CHP'den toplu ( kombine, tıknaz, Å
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, üçüncü ''Ergenekon'' iddianamesinin incelenecek olması nedeniyle ikinci ''Ergenekon'' davasının duruşmasını 6 Ağustos Perşembe gününe erteledi. Duruşmada, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, verilen aranın ardından alınan kararları açıkladı. Başkan Şengün, bir kısım sanıklar ve müdafilerinin, mahkemenin bir üyesini ve mahkeme heyetinin tamamını reddettiklerinin anlaşıldığını belirterek, bu hususlar açıklığa kavuşuncaya kadar, bu oturumda gerek sanıklar ve müdafileri gerekse iddia makamı tarafından ileri sürülen beyan ve talepler hakkında ret konuları sonuçlandıktan sonra karar verileceğini açıkladı. Mahkeme, tutuklu sanıklar ile kimlik tespiti yapılamayan sanıkların mutlaka duruşmada hazır edilmeleri için yazı yazılmasını, iddianame tebliğ edilemeyen sanıklara da iddianamenin tebliğ edilmesini hükme bağladı. Bir kısım sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin, ret konusuna ilişkin ara karar yerine getirildikten sonra oturum arasında değerlendirilmesine karar veren mahkeme, ret konusuna ilişkin ara karar gereklerinin yerine getirilmesi süreci ile bugün mahkemelerine intikal eden ve 2009/94 iddianame değerlendirme numarası alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17 Temmuz 2009 tarihli düzenlemiş olduğu 2009/1498 soruşturma, 2009/565 nolu iddianamenin değerlendirme süreci dikkate alınarak, duruşmayı 6 Ağustos Perşembe günü saat 09.30'a bıraktı. Bu arada, duruşma sırasında tutuklu sanıklar salona getirilirken izleyicilerin bulunduğu bölümden alkış tutulduğu görüldü. AA
|
|
|
|