Alzheimer’a Picasso kürü
ABD'de alzheimer hastaları modern sanat ile tedavi edilmeye başlandı. Massachusetts Eyaleti'nde başlanan tedavi programında alzheimer hastaları her gün Boston kentindeki Modern ve Güzel Sanatlar Müzesi MOMA'ya götürülüyor. Burada tur rehberleri gelen hastalara tablolar ile ilgili bilgiler veriyor. Alzheimer hastalığının şu an kesin bir tedavisi yok, ancak yapılan deneme güzel sanatların beyin aktivitelerini hızlandırdığını ve alzheimer hastalığının etkilerini hafiflettiğini ortaya koydu. Picasso tedavisi gören hastalar, çevrelerine daha fazla ilgi gösteriyor ve hafıza sorununda hafifleme yaşıyor. Tedavide özellikle simgeci ressamların tabloları seçiliyor. Hastalar gördükleri semboller ile kendilerine anlatılanlar arasında bağ kurarak zihinsel canlanma yaşıyorlar. Nörolog ve yazar Oliver Sacks, çevreyle bağlantısını kesmiş, konuşmalara kesinlikle ilgi göstermeyen, zihni karışık hastalarının bir tablo gördüğünde yeniden canlandığını ve tepki vermeye başladığını söyledi.
Mavi forum
30 Mayıs 2007 Çarşamba
Aþý olmak orucu bozmaz
İl Sağlık Müdür Vekili Dr. Ahmet Altıner, yazılı açıklamasında, müdürlüğe bağlı 1. basamak sağlık kuruluşlarında her yıl yapılan aşılama programlarının bu yılkı uygulamalarında, bir bölüm aşılamaların Ramazan ayında yapılmasının, bazı veli ve öğrencilerde "aşının orucu bozup bozmadığı yönünde tereddütler yarattığını" belirtti.
Aşının, çocukları ölüm veya sakatlıkla sonuçlanabilecek pek çok hastalıktan korumaya yarayan, genelde zayıflatılmış hastalık mikrobu veya hastalığa neden olan mikrobun parçacıklarını içeren, ağızdan damla şeklinde veya iğne ile uygulanabilen koruyucu maddeler olduğunu hatırlatan Dr. Ahmet Altıner, aşı ile korunabilir hastalıklardan her yıl ülke genelinde 1 yaşın altında 12 bin çocuğun öldüğünü vurguladı.
Altıner, Sağlık Bakanlığı tarafından, sağlık ocakları ve ana çocuksağlığı dispanserlerinde difteri, boğmaca, tetanos (DBT-Karma Aşı), çocuk felci, verem, kızamık ve Hepatit B hastalığına karşı aşı uygulamasının doğumdan sonraki 2. ayda başlamak üzere ücretsiz olarak yapıldığını ifade etti.
Bu hastalıklara karşı aşılanmayan çocuklarda, ağır hastalık tabloları veya ölümler görülebildiğini, bu nedenle çocukların aşılarının zamanın ve eksiksiz yaptırılması gerektiğini dile getiren Altıner, şunları kaydetti:
"Müdürlüğümüze bağlı 1. basamak kurumlarımızda her yıl olduğu gibi bu yıl da aşılama programları başladı. Program çerçevesinde ilköğretim 8. sınıflarda difteri, tetanos ve hepatit aşıları yapılmayabaşlandı. Her sağlık ocağının farklı zamanlarda yaptığı bu aşılamalar,8. sınıf ilköğretim okulu öğrencilerine aşı programının başlaması nedeniyle ramazan ayı içinde yapılmıştır ve halen aşılar yapılmaya devam etmektedir. Ancak, bazı velilerden ve öğrencilerden aşının orucu bozduğuna dair şikayetler almaktayız. Aşının ya da iğne yaptırmanın orucu bozmayacağına dair Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yazılı açıklamaları vardır. Açıklamada, (iğnenin orucu bozup bozmayacağı, kullanılış amacına göre değerlendirilebilir. Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar) denilmektedir. Öğrencilerimizin hastalıklardan korunması vedaha sağlıklı bir nesil için aşılarını yaptırması gerekmektedir."
Mavi forum
Aşının, çocukları ölüm veya sakatlıkla sonuçlanabilecek pek çok hastalıktan korumaya yarayan, genelde zayıflatılmış hastalık mikrobu veya hastalığa neden olan mikrobun parçacıklarını içeren, ağızdan damla şeklinde veya iğne ile uygulanabilen koruyucu maddeler olduğunu hatırlatan Dr. Ahmet Altıner, aşı ile korunabilir hastalıklardan her yıl ülke genelinde 1 yaşın altında 12 bin çocuğun öldüğünü vurguladı.
Altıner, Sağlık Bakanlığı tarafından, sağlık ocakları ve ana çocuksağlığı dispanserlerinde difteri, boğmaca, tetanos (DBT-Karma Aşı), çocuk felci, verem, kızamık ve Hepatit B hastalığına karşı aşı uygulamasının doğumdan sonraki 2. ayda başlamak üzere ücretsiz olarak yapıldığını ifade etti.
Bu hastalıklara karşı aşılanmayan çocuklarda, ağır hastalık tabloları veya ölümler görülebildiğini, bu nedenle çocukların aşılarının zamanın ve eksiksiz yaptırılması gerektiğini dile getiren Altıner, şunları kaydetti:
"Müdürlüğümüze bağlı 1. basamak kurumlarımızda her yıl olduğu gibi bu yıl da aşılama programları başladı. Program çerçevesinde ilköğretim 8. sınıflarda difteri, tetanos ve hepatit aşıları yapılmayabaşlandı. Her sağlık ocağının farklı zamanlarda yaptığı bu aşılamalar,8. sınıf ilköğretim okulu öğrencilerine aşı programının başlaması nedeniyle ramazan ayı içinde yapılmıştır ve halen aşılar yapılmaya devam etmektedir. Ancak, bazı velilerden ve öğrencilerden aşının orucu bozduğuna dair şikayetler almaktayız. Aşının ya da iğne yaptırmanın orucu bozmayacağına dair Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yazılı açıklamaları vardır. Açıklamada, (iğnenin orucu bozup bozmayacağı, kullanılış amacına göre değerlendirilebilir. Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar) denilmektedir. Öğrencilerimizin hastalıklardan korunması vedaha sağlıklı bir nesil için aşılarını yaptırması gerekmektedir."
Mavi forum
Hurma kan þekerini tetikliyor
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıklar Anabilim Dalı, Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Sert, hurmanın aşırı tüketimi halinde sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, diyabet hastalarına haftada sadece 3 adet hurma yeme izni verdiklerini kaydetti.
Doç. Dr. Murat Sert, bünyesindeki şeker oranı diğer meyvelere oranla daha fazla olan hurmanın gereğinden fazla tüketilmesi durumunda kan şekerini yükselttiğini anlatarak, "Örneğin, 100 gram elma içerisinde bulunan 12 gram karbonhidrat oranı, 20 gram hurma ile eşdeğer. Yani hurma, elmadan 5 kat daha fazla şeker içeriyor. Özellikle diyabet hastalarının hurmayı fazla yemesi, şeker komasına girmelerine neden olabiliyor" dedi.
Doç. Dr. Sert, hurmanın bilinçli tüketilmesi durumunda ise faydalı olduğunu, halsizliği ortadan kaldırdığını söyledi.
ÇÜ Tıp Fakültesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Serpil Ayyaz da, hurmanın diyabet hastaları için tatlı kadar zararlı olabileceğini belirterek, özellikle Ramazan'da aşırı hurma tüketimi nedeniyle hastanelerinin acil bölümleri ve servislerine gelen hastalar olduğunu bildirdi. Ayyaz, 100 gram hurmada 274 kalori bulunduğunun gözardı edildiğini, bu nedenle diyet programları bozulan hastalarına yeniden program hazırladıklarını söyledi.
Mavi forum
Doç. Dr. Murat Sert, bünyesindeki şeker oranı diğer meyvelere oranla daha fazla olan hurmanın gereğinden fazla tüketilmesi durumunda kan şekerini yükselttiğini anlatarak, "Örneğin, 100 gram elma içerisinde bulunan 12 gram karbonhidrat oranı, 20 gram hurma ile eşdeğer. Yani hurma, elmadan 5 kat daha fazla şeker içeriyor. Özellikle diyabet hastalarının hurmayı fazla yemesi, şeker komasına girmelerine neden olabiliyor" dedi.
Doç. Dr. Sert, hurmanın bilinçli tüketilmesi durumunda ise faydalı olduğunu, halsizliği ortadan kaldırdığını söyledi.
ÇÜ Tıp Fakültesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Serpil Ayyaz da, hurmanın diyabet hastaları için tatlı kadar zararlı olabileceğini belirterek, özellikle Ramazan'da aşırı hurma tüketimi nedeniyle hastanelerinin acil bölümleri ve servislerine gelen hastalar olduğunu bildirdi. Ayyaz, 100 gram hurmada 274 kalori bulunduğunun gözardı edildiğini, bu nedenle diyet programları bozulan hastalarına yeniden program hazırladıklarını söyledi.
Mavi forum
Lodosta sobanızı yakmayın
Lodosta sobanızı yakmayın
KIŞ aylarında çok sayıda insanın ölümüne yol açan soba zehirlenmeleri, karbonmonoksit gazının solunmasından kaynaklanıyor. Erciyes Üniversitesi’nden Uzm. Dr. Seda Özkan, “Soba zehirlenmelerinin önlenmesi için sobanın üstten yakılması, hava-duman kapaklarının kapatılmaması, yatmadan önce yanan sobaya kömür atılmaması, lodoslu havalarda soba yakılmaması gerekir” dedi
Mavi forum
KIŞ aylarında çok sayıda insanın ölümüne yol açan soba zehirlenmeleri, karbonmonoksit gazının solunmasından kaynaklanıyor. Erciyes Üniversitesi’nden Uzm. Dr. Seda Özkan, “Soba zehirlenmelerinin önlenmesi için sobanın üstten yakılması, hava-duman kapaklarının kapatılmaması, yatmadan önce yanan sobaya kömür atılmaması, lodoslu havalarda soba yakılmaması gerekir” dedi
Mavi forum
AIDS'i yenen Türk
Avustralya'da yaşayan Türk doktor Derya Unutmaz, kurbağaların terinden elde ettiği ilaçla AIDS'e neden olan HIV virüsünü yok etti. Dünya Türk doktorun mucize buluşunu konuşuyor.
AIDS'e Türk tokadı
Avustralya'da yaşayan Türk doktor, kurbağanın terinden ilaç yaparak AIDS virüsünü yok etmeyi başardı. Müthiş buluşla, çağın vebası tarihe karışacak!.
Türk doktorlar, adlarını tıp tarihine altın harflerle yazdırmaya devam ediyor. Doç. Dr. Derya Unutmaz da, bu müthiş Türkler'den biri.
Mikrobiyoloji konusunda çalışmalarını yürüten Avustralya'nın Vanderbilt Üniversitesi öğretim görevlilerinden Doç. Dr. Derya Unutmaz, aynı üniversitede görevli 2 bilimadamıyla birlikte kurbağalar üzerinde araştırmalarını yoğunlaştırdı. Türk doktorun araştırmasında, kurbağaların terlemeleri sırasında çok özel antibakteriyel peptidlerin (protein benzeri küçük moleküller) de salgılandığı ortaya çıktı. Bu terin içindeki kimyasal maddelerin AIDS hastalığına sebep olan HIV virüsünü yok edecek kadar güçlü olduğu belirlendi.
TAMAMEN YOK EDİYOR
Avustralya gazeteleri olayı, "HIV'e karşı savaşta çok güçlü yeni bir silah" diye manşetten verdi. Bu buluş, maymunlarda da denendikten sonra özellikle vajinada kullanılacak HIV öldürücü kremlerin yapılması planlanıyor. Her yıl dünyada 4 milyon kişinin HIV virüsüyle karşı karşıya geldiğini belirten Unutmaz, "Kurbağa teriyle yapılan deneylerde yüzde 99 oranında başarı elde ettik" diyerek müjdeli haberi verdi.
Mavi forum
AIDS'e Türk tokadı
Avustralya'da yaşayan Türk doktor, kurbağanın terinden ilaç yaparak AIDS virüsünü yok etmeyi başardı. Müthiş buluşla, çağın vebası tarihe karışacak!.
Türk doktorlar, adlarını tıp tarihine altın harflerle yazdırmaya devam ediyor. Doç. Dr. Derya Unutmaz da, bu müthiş Türkler'den biri.
Mikrobiyoloji konusunda çalışmalarını yürüten Avustralya'nın Vanderbilt Üniversitesi öğretim görevlilerinden Doç. Dr. Derya Unutmaz, aynı üniversitede görevli 2 bilimadamıyla birlikte kurbağalar üzerinde araştırmalarını yoğunlaştırdı. Türk doktorun araştırmasında, kurbağaların terlemeleri sırasında çok özel antibakteriyel peptidlerin (protein benzeri küçük moleküller) de salgılandığı ortaya çıktı. Bu terin içindeki kimyasal maddelerin AIDS hastalığına sebep olan HIV virüsünü yok edecek kadar güçlü olduğu belirlendi.
TAMAMEN YOK EDİYOR
Avustralya gazeteleri olayı, "HIV'e karşı savaşta çok güçlü yeni bir silah" diye manşetten verdi. Bu buluş, maymunlarda da denendikten sonra özellikle vajinada kullanılacak HIV öldürücü kremlerin yapılması planlanıyor. Her yıl dünyada 4 milyon kişinin HIV virüsüyle karşı karşıya geldiğini belirten Unutmaz, "Kurbağa teriyle yapılan deneylerde yüzde 99 oranında başarı elde ettik" diyerek müjdeli haberi verdi.
Mavi forum
Topuk dikeni nedir? Tedavisi nasıldır?
Tipik topuk ağrısı sabah kalkınca veya uzun süre oturma sonrası ilk basışta ortaya çıkar ve biraz yürüyünce azalır, gün içinde yorgunlukla yeniden artar. İleri durumlarda yürüme çok zor olabilir. Topuk ağrısı genel bir deyimdir ve hastalığın nedenini belirtmez.
Anatomi
Topuk bölgesinde ağrıya yolaçabilecek değişik yapılar vardır ve bunların hepsi topuk ağrısından sorumlu tutulmuşlardır. Tüm bu yapılar tek başlarına veya beraber ağrıya yol açabilirler. Topuğun yere basan kısmında özel bir yağ dokusu vardır ve yük taşımak için bölmeler halinde dizilmiştir. Zamanla bu yağ dokusu aşınabilir ve yük taşıma özelliğini kaybederek ağrılı hale gelebilir.
Topuk kemiğinden (kalkaneus) başlayıp ayağın önüne kadar uzanan bir bağ dokusu olan plantar fasya ayağın kavsini oluşturmakta önemli bir görev üstlenir. Bu dokuda oluşan ufak yırtıklar topuk ağrısı nedenidir. Aslında röntgen filmlerinde topuk kemiğinin altında görülen ve topuk dikeni de denilen kemik çıkıntı bu bağ dokusunun yapışma yeridir. Ancak genellikle bu kemik çıkıntının ağrı ile bir ilgisi yoktur.
Ayak bileğinden geçen sinirler topuğa doğru ince dallar gönderir. Bu ince sinir liflerinin dokular arasında sıkışması topuk ağrısının nedeni olabilir.
Sebepler
Topuk ağrısının gerçek nedeni yukarıda sayılan sebepler olabilir. Fazla kilolu ve kösele tabanlı ayakkabı giyen insanlarda daha sık görülür. Topuk ağrısı bazı romatizmal hastalıkların ilk belirtisi olabilir. Yine topuk kemiğinin stres kırıkları ağrıya yol açabilir.
Tanı
Tanı öykü ve muayene ile konabilir. Röntgen filmleri romatizmal testler ve gerekirse sinir iletim testleri ayırıcı tanıda yardımcıdır.
Tedavi
Topuk ağrısının tedavisinde birkaç modalite bir arada uygulanmalıdır. Tedavi genellikle uzun sürer ve sabırlı olamak gerekir.
Ayakkabı seçerken yumuşak tabanlı, topuk kısmı darbe emen ayakabılar giymek ağrıyı azaltır. Yürüyüş ve koşu ayakkabıları bu amaç için idealdir. Diğer ayakkabıların topuk kısmına ise silikon veya başka malzemelerden yapılmış destekler konması faydalıdır. Bu desteklerin orta kısmının delik olması gerekli değildir. Ağrı plantar fasyanın ön kısmına doğru yayılıyorsa ayak kavsini destekleyecek destekler kullanılabilir. Hasta günün büyük kısmını evde geçiriyorsa topuk desteklerinin terliğe yapışabilen çeşitleri kullanılmalı veya terliğin astarı kaldırılarak destek altına yerleştirilmelidir.
Ayak tabanını esnetecek egzersizler sabah ilk kalkışta yapılmalı ve gün içinde birkaç kez tekrarlanmalıdır. Ayak tabanını gece boyunca gergin tutabilmek için gece cihazları kullanılabilir. Ağrı kesiciler de tedaviye eklenebilir. Ayrıca ağrılı bölgeye hergün birkaç dakika yapılacak friksiyon masajı da etkili olabilir.
Tüm bu önlemlerle ağrı düzelmezse topuğa kortizon enjekte edilebilir. Kortizon ağrıyı gidermekte oldukça etkili olmakla birlikte topuk yağ yastığında bozulmaya yol açması riski vardır. Yine dirençli topuk ağrılarında böbrek taşı kırmakta kullanılan ESWL cihazı ve manyetik inervasyon cihazları da etkili olmaktadır.
Tüm bu yöntemlerle düzelmeyen ağrılarda cerrahi uygulanabilir. Cerrahide plantar fasyanın kesilmesi, alttaki kemik çıkıntının çıkarılması veya sinirlerin gevşetilmesi için değişik yöntemler vardır.
Mavi forum
Grip aşısı hakkında 30 soru ve yanıtı
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, grip aşısı hakkında merak edilenlerimynet okurları için yanıtladı.
1. Grip aşısı nasıl hazırlanır?
Grip aşısı, her yıl bir önceki mevsim en çok rastlanan grip virüslerinin türlerine göre yeniden hazırlanır. Bu amaçla, 80 ülkedeki 110 laboratuardan elde edilen bilgiler, Dünya Sağlık Örgütü'nde toplanarak her yıl dünyada en çok hastalık yapmış olan ikisi A ve biri B olmak üzere üç değişik virüs grubu belirlenir.
Mesela, bu yıl tüm dünyada uygulanmakta olan grip aşılarında, A tipi virüslerden H1N1 benzeri Yeni Kaledonya ve H3N2 benzeri Kaliforniya virüsleri ile B tipi Şanghay benzeri virüsler bulunmaktadır.
2. Aşı ne zaman yaptırılmalıdır?
Grip aşısı, grip salgınları başlamadan önce yaptırılmalıdır. Bunun için ideal dönem ekim-kasım-aralık aylarıdır.
3. Aşının etkisi ne zaman başlar?
Grip aşısının etkisi yapıldıktan 2-3 hafta sonra ortaya çıkar. Bu nedenle grip aşısının bir grip salgınından en az 2 hafta önce yapılmış olması gerekir.
4. Koruyuculuk ne kadar sürer?
Aşının koruyuculuğu, genellikle 6-12 ay kadardır.
5. Kimlere aşı yapılması sakıncalıdır?
Grip aşısı ateşli bir hastalığı veya akut bir enfeksiyon tablosunda olan hastalara yapılmamalıdır. Yumurtaya, tavuk proteinlerine, neomisine, formaldehite ve oktoksinole alerjisi olanlara da yapılması sakıncalıdır.
6. Gebeler aşı olabilir mi?
Gebeliğin ilk üç ayı içinde yapılmamalıdır. Grip nedeniyle yüksek risk altında olan gebelere ilk üç aydan sonra grip aşısı yapılabilir.
7. Süt veren anneler aşı olabilir mi?
Annenin süt vermesinin grip aşısı bakımından bir sakıncası yoktur.
8. Grip aşısının sık görülen lokal yan etkileri nelerdir?
Grip aşısı uygulanan yerde ağrı, şişlik, kızarma, morarma ve sertleşme gibi lokal reaksiyonlar görülebilir.
9.Grip aşısının sık görülen genel yan etkileri var mıdır?
Grip aşısının genel yan etkilerinin başlıcaları, ateş, kırgınlık, titreme, yorgunluk, baş, eklem ve kas ağrıları ile terlemedir.
10. Yan etkiler önemli midir?
Grip aşısının yukarda belirtilen lokal ve genel yan etkileri önemli değildir, 1-2 gün içinde kendiliğinden düzelir.Tedavi edilmeleri gerekmez.
11. Grip aşısı deri döküntülerine yol açar mı?
Grip aşısı olanların bazılarında seyrek olarak kaşıntı, kabartı ve kızarıklıklar görülebilir.
12. Grip aşısı anaflaksiye neden olabilir mi?
Grip aşısı çok seyrek olarak alerji komasına yani anaflaksiye de neden olabilir.
13. grip aşısının diğer önemli yan etkileri nelerdir?
Grip aşısı yapılanlarda çok ender olmakla beraber, nevralji (sinir ağrısı), uyuşmalar, havale nöbetleri, beyin iltihabı gibi nörolojik belirtiler olabileceği bildirilmiştir.
14. Başka aşılarla beraber yapılabilir mi?
Grip aşısı farklı yerlere enjekte edilmek şartıyla diğer aşılarla aynı zamanda da yapılabilir.
15. Aşı nereye yapılmalıdır?
Aşı kas içine veya deri altına derin olarak yapılabilir. Erişkinlerde kol kası, küçük çocuklarda bacak kası uygun yerlerdir. Aşı asla damar içine verilmemelidir.
16. Aşı yapılırken nelere dikkat edilmelidir?
Aşı yapılmadan önce oda sıcaklığına getirilmeli ve yapılmadan önce iyice çalkalanmalıdır.
17. Küçük çocuklar da aşı olabilir mi?
Grip aşısı 6 aylıktan büyük çocuklara yapılabilir.
18. Aşının dozu nasıldır?
Grip aşısı erişkinlere ve 3 yaşından büyüklere tek doz olarak 0.5 ml yapılır. 6 aylıktan 36 aylığa kadar olan çocuklara yarım doz aşı (0.25 ml) yapılır. İlk defa aşı yapılacak olan 8 yaşından küçük çocuklara 4 hafta sonra ikinci bir doz aşı yapılmalıdır.
19. Kimler mutlaka aşı olmalıdır?
Risk altındaki kişilerin ve topluma giren ve gribe yakalanmak istemeyen herkesin grip aşısı olması gerekir. Ayrıca, doktor, hemşire gibi sağlık personeli ile huzurevlerinde çalışanlar da grip aşısı olmalıdırlar.
20. Kimler risk altındadır?
65 yaşından yaşlı olanlar, huzur evlerinde yaşayanlar, kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlarda gribin riski daha yüksektir.
21. Grip aşısı ne kadar etkilidir?
Grip aşısının etkinliği, aşı içinde bulunan virüs tipleri ile salgına neden olan virüs tipleri arasındaki uygunluğa göre değişir. Grip aşısı ideal şartlarda %70-80 oranında koruma sağlar.
22. Grip aşısının etkinliği yaşa göre değişir mi?
Aşı yapılan kişinin yaşı önemlidir, aşının koruyuculuğu gençlerde yaşlılara göre daha fazladır.
23. Grip aşısının yaşlılardaki etkisi nasıldır?
Aşının yaşlılarda grip nedeniyle hastaneye yatışları %50, zatürree riskini %60 ve ölüm riskini de %70 oranında azalttığı bilinmektedir.
24. Grip aşısı alışkanlık yapar mı?
Grip aşısı alışkanlık yapmaz, aşının her yıl tekrarlanmasının nedeni koruyuculuğunu artırmak içindir.
25. Grip aşısı kuş gribine karşı da etkili midir?
Halen piyasada satılmakta olan grip aşısının kuş gribine karşı hiçbir koruyuculuğu yoktur.
26. Kortizon grip aşısını etkiler mi?
Kortizon ve bağışıklığı etkileyen ilaç (immunsüpresif) kullananlarda aşının etkinliği daha düşüktür.
27. Piyasada satılan çeşitli markalar arasında fark var mıdır?
Grip aşıları arasında fark yoktur. Piyasada satılan tüm aşılarda bulunan virüsler Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği virüslerdir.
28. Kanserli hastalar grip aşısı olabilirler mi?
Kanserli hastalar da grip aşısı olabilirler.
29. Grip aşısı gribe neden olur mu?
Grip aşısı gribe neden olmaz, çünkü aşıda virüsün kendisi değil onun antijenleri vardır. Aşı olduktan sonra ateş çıkması enfeksiyona değil, bağışıklık sisteminin tepkisine bağlıdır.
30. Bu grip aşısı olan gelecek sene aşı olmazsa ne olur?
Grip aşısı her yıl olunmalıdır, çünkü aşı içindeki virüs türleri yıldan yıla farklıdır. Bir yıl aşı olup gelecek sezon aşı olmayanlarda grip riski yüksektir.
Mavi forum
1. Grip aşısı nasıl hazırlanır?
Grip aşısı, her yıl bir önceki mevsim en çok rastlanan grip virüslerinin türlerine göre yeniden hazırlanır. Bu amaçla, 80 ülkedeki 110 laboratuardan elde edilen bilgiler, Dünya Sağlık Örgütü'nde toplanarak her yıl dünyada en çok hastalık yapmış olan ikisi A ve biri B olmak üzere üç değişik virüs grubu belirlenir.
Mesela, bu yıl tüm dünyada uygulanmakta olan grip aşılarında, A tipi virüslerden H1N1 benzeri Yeni Kaledonya ve H3N2 benzeri Kaliforniya virüsleri ile B tipi Şanghay benzeri virüsler bulunmaktadır.
2. Aşı ne zaman yaptırılmalıdır?
Grip aşısı, grip salgınları başlamadan önce yaptırılmalıdır. Bunun için ideal dönem ekim-kasım-aralık aylarıdır.
3. Aşının etkisi ne zaman başlar?
Grip aşısının etkisi yapıldıktan 2-3 hafta sonra ortaya çıkar. Bu nedenle grip aşısının bir grip salgınından en az 2 hafta önce yapılmış olması gerekir.
4. Koruyuculuk ne kadar sürer?
Aşının koruyuculuğu, genellikle 6-12 ay kadardır.
5. Kimlere aşı yapılması sakıncalıdır?
Grip aşısı ateşli bir hastalığı veya akut bir enfeksiyon tablosunda olan hastalara yapılmamalıdır. Yumurtaya, tavuk proteinlerine, neomisine, formaldehite ve oktoksinole alerjisi olanlara da yapılması sakıncalıdır.
6. Gebeler aşı olabilir mi?
Gebeliğin ilk üç ayı içinde yapılmamalıdır. Grip nedeniyle yüksek risk altında olan gebelere ilk üç aydan sonra grip aşısı yapılabilir.
7. Süt veren anneler aşı olabilir mi?
Annenin süt vermesinin grip aşısı bakımından bir sakıncası yoktur.
8. Grip aşısının sık görülen lokal yan etkileri nelerdir?
Grip aşısı uygulanan yerde ağrı, şişlik, kızarma, morarma ve sertleşme gibi lokal reaksiyonlar görülebilir.
9.Grip aşısının sık görülen genel yan etkileri var mıdır?
Grip aşısının genel yan etkilerinin başlıcaları, ateş, kırgınlık, titreme, yorgunluk, baş, eklem ve kas ağrıları ile terlemedir.
10. Yan etkiler önemli midir?
Grip aşısının yukarda belirtilen lokal ve genel yan etkileri önemli değildir, 1-2 gün içinde kendiliğinden düzelir.Tedavi edilmeleri gerekmez.
11. Grip aşısı deri döküntülerine yol açar mı?
Grip aşısı olanların bazılarında seyrek olarak kaşıntı, kabartı ve kızarıklıklar görülebilir.
12. Grip aşısı anaflaksiye neden olabilir mi?
Grip aşısı çok seyrek olarak alerji komasına yani anaflaksiye de neden olabilir.
13. grip aşısının diğer önemli yan etkileri nelerdir?
Grip aşısı yapılanlarda çok ender olmakla beraber, nevralji (sinir ağrısı), uyuşmalar, havale nöbetleri, beyin iltihabı gibi nörolojik belirtiler olabileceği bildirilmiştir.
14. Başka aşılarla beraber yapılabilir mi?
Grip aşısı farklı yerlere enjekte edilmek şartıyla diğer aşılarla aynı zamanda da yapılabilir.
15. Aşı nereye yapılmalıdır?
Aşı kas içine veya deri altına derin olarak yapılabilir. Erişkinlerde kol kası, küçük çocuklarda bacak kası uygun yerlerdir. Aşı asla damar içine verilmemelidir.
16. Aşı yapılırken nelere dikkat edilmelidir?
Aşı yapılmadan önce oda sıcaklığına getirilmeli ve yapılmadan önce iyice çalkalanmalıdır.
17. Küçük çocuklar da aşı olabilir mi?
Grip aşısı 6 aylıktan büyük çocuklara yapılabilir.
18. Aşının dozu nasıldır?
Grip aşısı erişkinlere ve 3 yaşından büyüklere tek doz olarak 0.5 ml yapılır. 6 aylıktan 36 aylığa kadar olan çocuklara yarım doz aşı (0.25 ml) yapılır. İlk defa aşı yapılacak olan 8 yaşından küçük çocuklara 4 hafta sonra ikinci bir doz aşı yapılmalıdır.
19. Kimler mutlaka aşı olmalıdır?
Risk altındaki kişilerin ve topluma giren ve gribe yakalanmak istemeyen herkesin grip aşısı olması gerekir. Ayrıca, doktor, hemşire gibi sağlık personeli ile huzurevlerinde çalışanlar da grip aşısı olmalıdırlar.
20. Kimler risk altındadır?
65 yaşından yaşlı olanlar, huzur evlerinde yaşayanlar, kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlarda gribin riski daha yüksektir.
21. Grip aşısı ne kadar etkilidir?
Grip aşısının etkinliği, aşı içinde bulunan virüs tipleri ile salgına neden olan virüs tipleri arasındaki uygunluğa göre değişir. Grip aşısı ideal şartlarda %70-80 oranında koruma sağlar.
22. Grip aşısının etkinliği yaşa göre değişir mi?
Aşı yapılan kişinin yaşı önemlidir, aşının koruyuculuğu gençlerde yaşlılara göre daha fazladır.
23. Grip aşısının yaşlılardaki etkisi nasıldır?
Aşının yaşlılarda grip nedeniyle hastaneye yatışları %50, zatürree riskini %60 ve ölüm riskini de %70 oranında azalttığı bilinmektedir.
24. Grip aşısı alışkanlık yapar mı?
Grip aşısı alışkanlık yapmaz, aşının her yıl tekrarlanmasının nedeni koruyuculuğunu artırmak içindir.
25. Grip aşısı kuş gribine karşı da etkili midir?
Halen piyasada satılmakta olan grip aşısının kuş gribine karşı hiçbir koruyuculuğu yoktur.
26. Kortizon grip aşısını etkiler mi?
Kortizon ve bağışıklığı etkileyen ilaç (immunsüpresif) kullananlarda aşının etkinliği daha düşüktür.
27. Piyasada satılan çeşitli markalar arasında fark var mıdır?
Grip aşıları arasında fark yoktur. Piyasada satılan tüm aşılarda bulunan virüsler Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği virüslerdir.
28. Kanserli hastalar grip aşısı olabilirler mi?
Kanserli hastalar da grip aşısı olabilirler.
29. Grip aşısı gribe neden olur mu?
Grip aşısı gribe neden olmaz, çünkü aşıda virüsün kendisi değil onun antijenleri vardır. Aşı olduktan sonra ateş çıkması enfeksiyona değil, bağışıklık sisteminin tepkisine bağlıdır.
30. Bu grip aşısı olan gelecek sene aşı olmazsa ne olur?
Grip aşısı her yıl olunmalıdır, çünkü aşı içindeki virüs türleri yıldan yıla farklıdır. Bir yıl aşı olup gelecek sezon aşı olmayanlarda grip riski yüksektir.
Mavi forum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)