28 Mayıs 2007 Pazartesi

H5N1 virüsü ne kadar tehlikeli?

H5N1 virüsü ne kadar tehlikeli?

Bilimadamları, Asya’da çeşitli ülkelerdeki kümes hayvanları çiftliklerini harabeye çeviren kuş gribi virüsü H5N1’in Türkiye’ye muhtemelen Rusya üzerinden geçtiğini düşünüyor. Peki virüs ne kadar tehlikeli ve olası etkileri neler?


ETKİSİ: Bir yerde bu virüsün tespit edilmesiyle, hükümetlerin virüsün hızla yayılmasını önlemek için kümes hayvanlarını itlaf etmesi nedeniyle virüsün görüldüğü bölgelerde kümes hayvancılığı sektörü ağır darbe yiyor. Yetkililer ayrıca, virüsün değişime uğrayarak insanlar için tehlike yaratmasını ve grip salgınına yol açmasını önlemek için herhangi bir salgını süratle yok etmek istiyor. Virüs ayrıca ne kadar çok yayılırsa değişime uğrama olasılığı da o kadar çok artacaktır.

İNSANLAR İÇİN H5N1’İN TEHLİKESİ: Asya’da iki yol önce ortaya çıkan salgından bu yana kuş gribi virüsü bulaşan 117 kişiden 60’ı ölürken, uzmanlar H5N1 virüsünün kolayca insanlara bulaşmadığını söylüyor. Virüs bulaşan insanların çoğu, kümes hayvancılığı sektöründe çalışan kimseler gibi kanatlılarla çok yakın temasta bulunan kişilerden oluşuyor. Bir grup insana virüsün diğer insanlardan bulaştığına inanılıyor, ancak bu durumda da virüsün çok yakın temasla geçtiği düşünülüyor. Bilimadamları, virüsün insandan insana kolayca geçebilecek bir türe dönüşmesinden kaygılanıyorlar.

H5N1 VİRÜSÜ TÜRÜ DİĞER KUŞ GRİBİ VİRÜSÜ TÜRLERİYLE NASIL KARŞILAŞTIRILIR:
H5N1 virüsü, muhtemelen 100’den fazla kuş gribi virüsü türünden biri. Bazı kuş gribi virüsü türleri diğerlerine göre daha ölümcül nitelik taşıyor. H5N1 türü daha fazla ölümcül ya da daha az ölümcül bir tür olabilir. İngiltere’de 1992 yılında hindilerde bulunan H5N1 türünün, Asya’da ölümlere yol açan H5N1 ile ilgisi bulunmadı.

H5N1 VE GIDA GÜVENLİĞİ: Uzmanlar pişirilmiş tavuğun risk
taşımadığını söylüyor. Virüs, 70 derece ısıda saniyelerle ölçülebilen bir sürede ölüyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü’nde görevli hayvan sağlığı uzmanı Peter Roeder’e göre, virüsün dondurulmuş çiğ tavukta da yaşadığı düşünülmüyor. Ancak birçok ülke bu virüsün görüldüğü ülkelerden çiğ kümes hayvanı ithalatını yasaklıyor.

DÜZENLİ GRİP AŞILARI: Düzenli mevsimsel grip aşılarının insanları H5N1 virüsüne karşı koruduğu düşünülmüyor.

İstanbul depresyonda

İstanbul depresyonda

İstanbul'da yapılan bir araştırma şehrin ruhsal durumunu gözler önüne serdi Çalışma sonuçlarına göre Şişli, Bakırköy ve Kadıköylüler ağır depresyonda.... İşte veriler.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün 32 ilçede 500 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmaya göre Şişli, Bakırköy ve Kadıköy'de yaşayanların ruh sağlığı diğer ilçelere göre daha bozuk. Çalışmada araştırmaya katılan 500 bin kişiden 11 bin 507'sine hasta teşhisi konulduğu belirtilirken, ruhsal bozuklukların kadınlarda erkeklerden daha çok görüldüğü açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre psikolojik hastalık teşhisi konulanların yüzde 68.35'i kadın, yüzde 31.65'i erkek.

VERİLER İNCELENDİ
İstanbul İl Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Abdülkadir Tabo'nun yönetiminde yapılan çalışma için her ilçeyi temsilen birer sağlık ocağı seçildi. Bu sağlık ocaklarındaki bir yıllık poliklinik kayıtlarındaki veriler kullanıldı. Psikiyatrik tanı konulan kişilerin aldıkları tanılar, yaş, cinsiyet, tedaviye yaklaşım açılarından değerlendirildiği çalışma sonuçlarına göre kadın ve erkeklerde en çok depresyon görülüyor. Bu rahatsızlığa 5 bin 668 kadın, 2 bin 462 erkekte rastlandığı açıklandı. İlçelere göre yapılan değerlendirmede en çok Gaziosmanpaşa'da psikolojik sorunlar nedeniyle hekimlere başvuruluyor. Ancak bunların sadece yüzde 1.8'ine ruhsal bozukluk tanısı konuluyor.

ŞİŞLİ BİRİNCİ SIRADA
En çok hastalık teşhisi konulan ilçeler sıralamasında ise birinciliği yüzde 5.1 ile Şişli alıyor. Onu yüzde 4.4 ile Bakırköy takip ederken, Kadıköy yüzde 4 ile üçüncü sırada. En az ruhsal bozukluk tanısı ise araştırmaya göre Ümraniye ve Adalar'da yaşayanlara konuluyor. Çalışma sonuçlarında depresyonun en çok Bakırköy'de en az Silivri'de yaşayanlarda görüldüğü ortaya çıkıyor. Kaygı problemleri ise en çok Şişli ilçesinde hekimlere başvuranlarda görülüyor.

ERKEKLERDE ZEKA GERİLİĞİ
Psikolojik nedenlerle vücutlarında beliren hastalıklar nedeniyle hekimlere başvuran erkek hiç yok. Yalnız kadınlar bu ruhsal bozukluktan şikayet ediyor. Uyku bozuklukları de kadınlarda daha çok görülüyor. Aynı zamanda kadınlar panik atak hastalığına erkeklerden daha çok yakalanıyor. Bunlara karşın ruhsal sorunlar nedeniyle doktora başvuranlardan kişilik bozukluğu teşhisi erkeklere daha çok konuluyor. Kişilik bozukluğu tanısı konulan dört kişiden üçü erkek. Ayrıca ruhsal hastalığı bulunan kişiler içinde de zeka geriliğine daha çok erkeklerde rastlanıyor.

9 kişi gripten karantina altına alındı

9 kişi gripten karantina altına alındı

Manisa Turgutlu'da kuş beslenen bir evde 40 güvercin ölünce, ölen kuşlara dokunan 9 kişi, tedbiren 82. Yıl Devlet Hastanesi'nde karantina altına alındı.


Manisa İl Sağlık Grup Başkan Yardımcısı Osman Öztürk, Turgutlu İlçesi'nde kuş gribi şüphesiyle karantinaya alınan 9 kişinin, ölen kuşlarla temas ettikleri için gözlem altında.

Turgutlu'da güvercin beslenen bir evde 40 güvercinin toplu olarak ölmesi üzerine güvercinlerin sahibi durumu polise bildirdi. Polisin sağlık ekiplerine bilgi vermesi üzerine İlçe Sağlık Grup Başkanlığı'ndan bir ekip eve gelerek incelemelerde bulundu. Bu arada, evdeki ölen kuşlara dokunan 9 kişi, tedbiren 82. Yıl Devlet Hastanesi'nde karantinaya alındı.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Manisa İl Sağlık Grup Başkan Yardımcısı Osman Öztürk, gözlem altına alınan şahısların herhangi bir şikayetlerinin olmadığını, tedbir amacıyla karantinaya alındıklarını açıkladı.

Öztürk, "Gece saat 24:00 civarında kuşların toplu olarak öldüğü eve özel kıyafetli ekiplerimizce dezenfekte uygulandı. Kuşların örenkleri İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne gönderildi. Biz de bu evde kuşlarla temas ettikleri gerekçesiyle 9 kişiyi gözlem altına aldık. Vatandaşlarımızın herhangi bir şikayet ve rahatsızlıkları yok." dedi.

Öztürk, kuşların tahlil sonuçlarını beklediklerini belirterek, "Kuşların kuş gribinden öldüklerine ihtimal vermiyoruz. Ancak tedbirli olunması gerekiyor." şeklinde konuştu.

Soğuk duş gripten koruyor

Soğuk duş gripten koruyor

Haftada birkaç defa egzersiz yapmak, soğuk duş almak, soğan ve sarmısak yemek ve düzenli uyku, gribi önlüyor.
Uzmanlar, kış aylarının müzmin hastalığı gribe karşı uygulanacak 10 yöntemle önlem alınacağını belirtiyor.
Gribe yakalanmamak için soğuk suyla duş alma, sauna, egzersiz, diş etlerinin fırçalanması gibi basit yöntemler uygulanabilir. Sitede, griple savaşmak için tavsiye edilen 10 yöntem şöyle açıklanıyor:
"Soğuk duş: Sanılanın aksine, soğuk su ile duş almak hasta etmediği gibi solunum yollarındaki kan dolaşımını düzenliyor ve vücudun virüslere karşı savunmasını artırıyor.
Sauna: Saunanın buharlı ortamında yeterince terlenildiği zaman, soğuk su dolu bir küvetin içine girilmeli. Bu şekilde damarlar hareketleniyor ve metabolizma düzenleniyor.
Ayaklar için sıcak-soğuk su banyosu: Ayaklara uygulanacak sıcak-soğuk su banyosu, ağız ve gırtlak bölümündeki mukozanın sıcaklığının yükselmesini sağlayarak, hastalığa yol açan virüslerin yok olmasını sağlar.
Egzersizler: Haftada en az iki kez egzersiz yapmak, vejetatif sinir sistemini düzenliyor ve vücudun serbest radikallere karşı savunmasını artırıyor.
Beslenme: Sağlıklı beslenme kurallarına uyulmasında ve vitaminli besinler tüketilmesinde fayda var. Özellikle soğan ve sarmısak gripten koruyor.
Diş etinin fırçalanması: Uzmanlar, suyla gargara yapmanın, diş etlerinin, dilin ve damağın fırçalanmasının, mukozanın virüslere karşı savunma mekanizmasını kuvvetlendirdiğine dikkat çekiyor.
Giysiler: Soğuktan koruyan kalın bir kazak yerine, ince olan birkaç giysinin giyilmesi daha sağlıklı.
Sıcaklık: Uzmanlar, odanın çok fazla ısıtılmaması ve sürekli havalandırılması gerektiğini de ifade ediyor.
Uykusuz kalmayın: Kışın vücudun enerjiye ihtiyacı olduğu için, uzun süre uyumaya dikkat edilmesi gerekiyor.
Güneş ışınları: Güneşten gelen ültraviyole ışınlar, savunma mekanizmasını daha iyi çalıştırdığı için güneşten her mevsim yararlanılması öneriliyor."

Velilere beslenme mektubu

Velilere beslenme mektubu


Sağlık Bakanlığı’ndan öğrenci velilerine beslenme mektubu. Sağlık Bakanlığı 45 bin öğrenci velisine gönderdiği mektupta öğrencilerin başarılı olması için gereken besinleri sıraladı.


Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı işbirliğiyle gerçekleştirilen ‘Toplum Beslenmesi Eğitim Projesi’ kapsamında, Sağlık Bakanlığı 45 bin öğrencinin velilerine birer mektup gönderiyor. Mektupta velilere çocukların beslenmesi konusunda aşağıdaki uyarılara yer veriliyor.



Çocuğunuzu günde 3 ana 2 ara öğün olarak besleyin

Çocuğunuzu günde 3 ana 2 ara öğün olarak besleyin. ara öğünlerde meyve, ayran, süt, taze meyve suları, peynirli sandviç, küçük kek veya poğaça gibi besinleri tercih edin.



Çocuğunuza her gün süt ürünleri ve et yedirin

Her gün 2 -3 su bardağı süt veya yoğurt ve 1 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, ailelerin bütçeleri elverdiği ölçüde, her gün 2-3 köfte büyüklüğünde et, tavuk-hindi-balık veya haftada 3-4 kez 1 adet yumurta ya da 3-4 kez 1 porsiyon kuru baklagil yedirin.



Çocuğunuza her gün taze sebze ve meyve yedirin

Her gün 5 porsiyon taze sebze veya meyve, 4-6 orta dilim ekmek, 1 porsiyon pilav, makarna veya 1 orta dilim börek ve 1 kase çorba yedirin, oldukça önemlidir.

Çocuğunuzun beslenme çantalarına besin değeri yüksek yiyecekler koyun
Öğrencilerin okul beslenme çantalarına evde yapılmış bir tost, yumurta, kek, poğaça, börek, taze meyve, ayran, salatalık, domates ve havuç gibi yiyecekler koyun...

Sağlıkla İlgili Siteler ! ! !

http://www.saglikplatformu.com/
http://saglik.tr.net/genel_saglik.shtml

--Cilt Bakımı, Estetik Cerrahi, Zayıflama--
http://www.laraestetik.********/
http://www.mezoterapi.com
http://www.satrans2000.com/
http://www.kutlusevin.com/

---Diş Hekimliği & Diş Sağlığı-------

http://dentist.cjb.com/
http://www.dentorama.com/
http://www.dishekimi.net/
http://www.dishekimiforum.com
http://www.hekimim.com
http://www.soedental.com

----Diyet Ve Bitkiler------

http://www.derman.net/
http://www.diabservis.com
http://www.diyetimiz.com
http://www.doktorum.net/
http://www.yesilelma.com/


----Göz Sağlığı Ve Optik-----

http://www.isikgoz.com.tr
http://www.lensler.com
http://www.mikron.com.tr
http://www.optikrehberim.com/
http://www.turkisheye.net/
http://www.sembolmedikal.com/

----Kadın Hastalıkları ve Doğum Bilgileri-----

http://www.antalyatupbebek.com---Antalya Tüp Bebek Merkezinin web sitesi
http://erkfarma.com.tr.tc
http://gebelik.org/
http://jinekoloji.net/
http://kadindogum.********
http://rapidtest.sitemynet.com ----Gebelik Testi
http://www.dbest.urunleri.com
http://www.gebelikrehberi.com
http://www.geocities.com/~fertijin/
http://www.geocities.com/gebenet
http://www.irenbe.com
http://www.kadinsagligi.com/
http://www.maternakadinsagligimerkezi.com/
http://www.meme-kanseri.com
http://www.mumcu.com
http://www.silima.com
http://www.tupbebek.com/

Alıntı deildir.Kendim buldum Hepsini

Oruçluyken kan verilir mi?

Oruçluyken kan verilir mi?

Samsun Kızılay Kan Merkezi Müdürü Dr. İhsan Aytaçoğlu, özellikle iftardan yaklaşık bir saat sonra kan vermenin sağlık açısından faydalı olduğunu söyledi. Samsun Müftüsü Osman Şahin de meselenin dini yönüne açıklık getirdi.


Aytaçoğlu, yaptığı açıklamada, kan vermenin başta kan hücrelerinin yenilenmesi olmak üzere kalp krizi riskinin azalması, kanda yağlanmayı, kolesterolü düşürmesi, vücut direncini ve performansı artırması, ağrı eşiğini yükseltmesi gibi çok sayıda
faydaları olduğunu anımsattı.

Özellikle ramazan ayında kan bağışlarının azaldığına ve ihtiyaca cevap vermediğine işaret eden Aytaçoğlu, oruçluyken sabah saatlerinde kan bağışında bulunulabileceğini, ancak açlığın kan şekerini düşürmesi nedeni ile oruçlulardan kan almayı kendilerinin de tasvip etmediğini belirtti.

Aytaçoğlu, iftardan sonra, bütün gün aç kalındıktan sonra yemek yenilmesine bağlı olarak metabolizmanın daha hızlı çalışmaya başladığını ve kolesterol, yağ gibi kandaki bazı değerlerin arttığını anlattı.

İftardan sonra kan vermenin yararlı olacağını vurgulayan Aytaçoğlu, ''Özellikle teravih namazından sonra yani iftardan yaklaşık bir saat sonra kan vermek sağlık için son derece faydalı. Bu vücut direncini artıracağı için ramazan boyunca sağlıklı bir şekilde oruç tutulmasını da sağlayacaktır'' dedi.

Bazı din görevlilerinin bunu bildiğini ve ramazan ayının arifesinde çok sayıda din görevlisinin kan bağışında bulunduğunu kaydeden Aytaçoğlu, vatandaşların da ramazan ayında kan bağışı yapmayı sağlıkları açısından alışkanlık haline getirmelerinin yararlı olacağına işaret etti.

Yılda en az iki kere kan bağışı yapmanın son derece faydalı olduğunu da söyleyen Aytaçoğlu, vatandaşların kan bağışı konusunda duyarsız olmadıklarını, ancak bilgi eksikliği nedeniyle kan bağışına uzak kaldıklarını dile getirdi.

KAN BAĞIŞI YAPANLARA ÖZEL MÖNÜ

Dr. Aytaçoğlu, Samsun Kızılay Kan Merkezi olarak ramazan ayında kan bağışı sayısını artırmak için iftardan sonra halkın yoğun olduğu bölgelerde oluşturdukları kan alma merkezleri ile donörlere ulaşmaya çalıştıklarını söyledi.

Kan bağışının gönüllülük esasına dayandığını ifade eden Aytaçoğlu, gönüllü donörleri ulaşmak için Merkez olarak ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, söz konusu kan merkezlerinde kan verme işleminden sonra donörlere sunulmak üzere özel bir mönü hazırladıklarını kaydetti.

KAN VERMENİN ORUÇLA İLGİSİ

Samsun Müftüsü Osman Şahin de oruçluyken kan vermenin din açısından bir sakıncası olmadığını ve caiz olduğunu belirterek, ''Oruçluyken kan vermek, kişiyi zor durumda bırakmayacaksa orucu bozmaz. Oruç tutan kişi halsiz düşecekse, orucuna zarar gelecekse kaçınması lazım. Aksi takdirde bir can kurtarmak, bir insana yardım etmek dinimiz açısından son derece önemlidir ve kan vermek bu açıdan caizdir'' dedi.