Dünya Sağlık Örgütü'nden "kuş gribi" alarmı... Örgüt, "kuş gribi virüsü küresel bir salgına neden olursa 1 ila 7 milyon insan ölebilir" uyarısında bulundu.
Bundan 2 yıl önce Çin'de başlayan ve daha sonra çok sayıda ülkeye yayılan SARS salgınının ardından dünya şimdi de "kuş gribi" tehlikesiyle karşı karşıya...
Virüsün henüz insandan insana bulaşmadığı tahmin ediliyor. Ancak mutasyon geçirerek insanlar arasında da salgına yol açabileceği belirtiliyor.
"1 İLA 7 MİLYON İNSAN ÖLEBİLİR"
Sri Lanka'da düzenlenen bir zirvede konuşan Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, "artık kuş gribi virüsü bir salgına neden olur mu diye değil, bu salgın ne zaman başlar diye sormamız lazım" diyor:
"Elimizdeki veriler küresel anlamda nüfusun yüzde 25'ine virüsün bulaşabileceğine ve belki de 1 ila 7 milyon insanın ölebileceğine işaret ediyor"
GÖÇMEN KUŞLARIN VİRÜSÜ YAYMASINDAN KAYGI DUYULUYOR
Dünya Sağlık Örgütü, kış yaklaşırken göçmen kuşların virüsü dünyaya yayma riskinden endişe ediyor. Dünyada olası bir kuş gribi salgınına hazır tek ülkeninse Tayland olduğu bildirildi.
Kuş gribi salgını son iki yılda yüzbinlerce kümes hayvanın itlaf edilmesine ve 63 kişinin ölümüne neden oldu.
24 Mayıs 2007 Perşembe
Dünya ‘kuş gribi’ tehdidinde
Dünya Sağlık Örgütü'nden "kuş gribi" alarmı... Örgüt, "kuş gribi virüsü küresel bir salgına neden olursa 1 ila 7 milyon insan ölebilir" uyarısında bulundu.
Bundan 2 yıl önce Çin'de başlayan ve daha sonra çok sayıda ülkeye yayılan SARS salgınının ardından dünya şimdi de "kuş gribi" tehlikesiyle karşı karşıya...
Virüsün henüz insandan insana bulaşmadığı tahmin ediliyor. Ancak mutasyon geçirerek insanlar arasında da salgına yol açabileceği belirtiliyor.
"1 İLA 7 MİLYON İNSAN ÖLEBİLİR"
Sri Lanka'da düzenlenen bir zirvede konuşan Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, "artık kuş gribi virüsü bir salgına neden olur mu diye değil, bu salgın ne zaman başlar diye sormamız lazım" diyor:
"Elimizdeki veriler küresel anlamda nüfusun yüzde 25'ine virüsün bulaşabileceğine ve belki de 1 ila 7 milyon insanın ölebileceğine işaret ediyor"
GÖÇMEN KUŞLARIN VİRÜSÜ YAYMASINDAN KAYGI DUYULUYOR
Dünya Sağlık Örgütü, kış yaklaşırken göçmen kuşların virüsü dünyaya yayma riskinden endişe ediyor. Dünyada olası bir kuş gribi salgınına hazır tek ülkeninse Tayland olduğu bildirildi.
Kuş gribi salgını son iki yılda yüzbinlerce kümes hayvanın itlaf edilmesine ve 63 kişinin ölümüne neden oldu.
Bundan 2 yıl önce Çin'de başlayan ve daha sonra çok sayıda ülkeye yayılan SARS salgınının ardından dünya şimdi de "kuş gribi" tehlikesiyle karşı karşıya...
Virüsün henüz insandan insana bulaşmadığı tahmin ediliyor. Ancak mutasyon geçirerek insanlar arasında da salgına yol açabileceği belirtiliyor.
"1 İLA 7 MİLYON İNSAN ÖLEBİLİR"
Sri Lanka'da düzenlenen bir zirvede konuşan Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, "artık kuş gribi virüsü bir salgına neden olur mu diye değil, bu salgın ne zaman başlar diye sormamız lazım" diyor:
"Elimizdeki veriler küresel anlamda nüfusun yüzde 25'ine virüsün bulaşabileceğine ve belki de 1 ila 7 milyon insanın ölebileceğine işaret ediyor"
GÖÇMEN KUŞLARIN VİRÜSÜ YAYMASINDAN KAYGI DUYULUYOR
Dünya Sağlık Örgütü, kış yaklaşırken göçmen kuşların virüsü dünyaya yayma riskinden endişe ediyor. Dünyada olası bir kuş gribi salgınına hazır tek ülkeninse Tayland olduğu bildirildi.
Kuş gribi salgını son iki yılda yüzbinlerce kümes hayvanın itlaf edilmesine ve 63 kişinin ölümüne neden oldu.
Dünya 'kuş gribi' tehdidinde
Dünya Sağlık Örgütü’nden “kuş gribi” alarmı... Örgüt, “kuş gribi virüsü küresel bir salgına neden olursa 1 ila 7 milyon insan ölebilir” uyarısında bulundu.
Bundan 2 yıl önce Çin’de başlayan ve daha sonra çok sayıda ülkeye yayılan SARS salgınının ardından dünya şimdi de “kuş gribi” tehlikesiyle karşı karşıya...
Virüsün henüz insandan insana bulaşmadığı tahmin ediliyor. Ancak mutasyon geçirerek insanlar arasında da salgına yol açabileceği belirtiliyor.
“1 İLA 7 MİLYON İNSAN ÖLEBİLİR”
Sri Lanka’da düzenlenen bir zirvede konuşan Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, “artık kuş gribi virüsü bir salgına neden olur mu diye değil, bu salgın ne zaman başlar diye sormamız lazım” diyor:
“Elimizdeki veriler küresel anlamda nüfusun yüzde 25’ine virüsün bulaşabileceğine ve belki de 1 ila 7 milyon insanın ölebileceğine işaret ediyor”
GÖÇMEN KUŞLARIN VİRÜSÜ YAYMASINDAN KAYGI DUYULUYOR
Dünya Sağlık Örgütü, kış yaklaşırken göçmen kuşların virüsü dünyaya yayma riskinden endişe ediyor. Dünyada olası bir kuş gribi salgınına hazır tek ülkeninse Tayland olduğu bildirildi.
Kuş gribi salgını son iki yılda yüzbinlerce kümes hayvanın itlaf edilmesine ve 63 kişinin ölümüne neden oldu.
Bundan 2 yıl önce Çin’de başlayan ve daha sonra çok sayıda ülkeye yayılan SARS salgınının ardından dünya şimdi de “kuş gribi” tehlikesiyle karşı karşıya...
Virüsün henüz insandan insana bulaşmadığı tahmin ediliyor. Ancak mutasyon geçirerek insanlar arasında da salgına yol açabileceği belirtiliyor.
“1 İLA 7 MİLYON İNSAN ÖLEBİLİR”
Sri Lanka’da düzenlenen bir zirvede konuşan Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, “artık kuş gribi virüsü bir salgına neden olur mu diye değil, bu salgın ne zaman başlar diye sormamız lazım” diyor:
“Elimizdeki veriler küresel anlamda nüfusun yüzde 25’ine virüsün bulaşabileceğine ve belki de 1 ila 7 milyon insanın ölebileceğine işaret ediyor”
GÖÇMEN KUŞLARIN VİRÜSÜ YAYMASINDAN KAYGI DUYULUYOR
Dünya Sağlık Örgütü, kış yaklaşırken göçmen kuşların virüsü dünyaya yayma riskinden endişe ediyor. Dünyada olası bir kuş gribi salgınına hazır tek ülkeninse Tayland olduğu bildirildi.
Kuş gribi salgını son iki yılda yüzbinlerce kümes hayvanın itlaf edilmesine ve 63 kişinin ölümüne neden oldu.
Anne adayları kimyasala dikkat
Anne adayları kimyasala dikkat
Temizlik ürünlerinden hazır gıdalara kadar her türlü tüketim maddesinde bulunan kimyasalların göbek bağından bebeğe geçtiği ortaya çıktı. Hatta kimyasallar anne karnındaki bebeğin cinsiyet değişimine neden olabiliyor!
Hollanda'da yapılan bir araştırma, tüketim maddelerindeki kimyasal maddelerin doğmamış bebeklerde ciddi sağlık sorunlarına neden olacak kadar etkili olduğunu gösterdi.
Hollanda'daki Groningen Üniversitesi'nin yaptığı araştırmada 35 yeni doğmuş bebeğin göbek bağından alınan kan örnekleri ve annelerinin kanı incelendi. Bebeklerin hepsinin kanında zararlı kimyasalların en az beşine rastlandı.
Bazılarında 14 madde birden olduğu görüldü. İki bebekte ise 35 kimyasalın 17'si görüldü. Uzmanlar bu maddelerin bebeklere göbek bağı yoluyla direkt olarak annelerinden geçtiğini belirtti. Kimyasalların bebeğin cinsiyet değişimini dahi etkilediği ifade edildi.(
Temizlik ürünlerinden hazır gıdalara kadar her türlü tüketim maddesinde bulunan kimyasalların göbek bağından bebeğe geçtiği ortaya çıktı. Hatta kimyasallar anne karnındaki bebeğin cinsiyet değişimine neden olabiliyor!
Hollanda'da yapılan bir araştırma, tüketim maddelerindeki kimyasal maddelerin doğmamış bebeklerde ciddi sağlık sorunlarına neden olacak kadar etkili olduğunu gösterdi.
Hollanda'daki Groningen Üniversitesi'nin yaptığı araştırmada 35 yeni doğmuş bebeğin göbek bağından alınan kan örnekleri ve annelerinin kanı incelendi. Bebeklerin hepsinin kanında zararlı kimyasalların en az beşine rastlandı.
Bazılarında 14 madde birden olduğu görüldü. İki bebekte ise 35 kimyasalın 17'si görüldü. Uzmanlar bu maddelerin bebeklere göbek bağı yoluyla direkt olarak annelerinden geçtiğini belirtti. Kimyasalların bebeğin cinsiyet değişimini dahi etkilediği ifade edildi.(
Her yaşa uygun gençlik sırları
Dünyanın önde gelen sağlık uzmanları, ilaç almadan, estetik ameliyat geçirmeden genç kalmanın sırlarını açıkladı. Buna göre, 60 yaşına merdiven dayadıktan sonra 35 yaşında gibi görünmek istiyorsanız, alkol ve sigaradan uzak durmanız, sebze, balık ve meyve yemeniz, yürüyüş yapmanız ve tansiyonunuza dikkat etmeniz gerekiyor.
Uzmanlar, 20-60 yaş arasındaki kişilere, "Alkol ve sigaradan uzak durun. Yediklerinize dikkat edin. 40 yaşından sonra 2 yılda bir kalp testi, her 3 yılda bir stres testi yaptırın. Tansiyonunuzu sık sık kontrol ettirin ve kilo almayın. Normal kilonuzun yüzde 10'unun üzerine çıkmayın. Depresyondan uzak durun. En iyi ilaç spor yapmak. Körlüğe yol açan glokom (göz tansiyonu) hastalığını önlemek için 40 yaşında göz kontrolünden geçin" önerisinde bulunuyor.
60-70 yaş grubundaki kadınların yüzde 60'ının, erkeklerin ise yüzde 40'ının ev kazalarında hayatını kaybettiğini belirten uzmanlar, bu kazaların çoğunun, aslında beynin, 'bedenin yaşlandığını kabul edememesinden' kaynaklandığına dikkat çekiyor. "Artık genç değilsiniz, bunu bilin" diyen uzmanlar, şunları kaydediyor:
"Duş alırken dikkat, sağlam ayakkabı giyin, ani hareket etmeyin. Nereye gideceğinizi bilmeden sokağa çıkmayın. Araba kullanıyorsanız mutlaka göz testi yaptırın. Yürüyüş, temiz havada kültür-fizik hareketleri eklem yerleri için çok faydalıdır. Yaşlandıkça az yemeyi öğrenin, balığa ağırlık verin. Vücudunuzu sıcak tutun. Yalnız kalmayın, arkadaşsızlık öldürür."
70 yaş üzerindeki kişilere, uzun ömür için tek ilaç olarak 'yürüyüş' ve 'meşgul edecek bir iş'i öneren uzmanlar, "Ancak, yiyeceklere dikkat. Sebze, balık ve meyve yiyin. Bu yaşta kemik erimesi kaçınılmazdır. Sigara içmeyin. Kalsiyum, balık yağı hapı ve günde yarım aspirin alın. Tansiyonunuzu sık sık ölçtürün. Altı ayda bir düzenli sağlık kontrolünden geçin" diye uyarmayı da ihmal etmiyor.
Hazımsızlıktan kurtulmak çok kolay
Hazımsızlık, en çok stresliyken ve yağlı gıdalar yendiğinde ortaya çıkıyor. Onunla baş etmek içinse birkaç küçük önlem yeterli
Bugün dünyada birçok insanın günlük hayatını cehenneme çeviren sorunlardan biri de hazımsızlık. Karnın üst kısmında oluşan bir yanma hissiyle kendini belli eden hazımsızlık, genellikle çok fazla yemek yendiğinde, çok hızlı yendiğinde, yağlı gıdalarla beslenildiğinde ya da stresliyken yemek yendiğinde ortaya çıkıyor. Başta sıradan bir sorun gibi görünse de, hazımsızlık nedeniyle çekilen ağrı zaman zaman o kadar şiddetleniyor ki, kişi kalp krizi geçirmek üzere olduğunu düşünebiliyor. Yine de bu rahatsızlıktan kurtulmak imkansız değil. İngiliz Daily Mail gazetesi, hazımsızlıkla savaşmakta etkili olduğu bilinen yöntemlerin birkaçını sıralamış:
Daha sık yemek yiyin: Hazımsızlıkla baş etmenin belki de en iyi yollarından biri, sık, ama küçük porsiyonlar halinde yemek yemek. Çünkü hazımsızlık midedeki asit düzensizliği nedeniyle meydana geliyor. Sık yemek yemek ise, midedeki asit oranını düzenleyen bir etken.
Sigarayı bırakın: 70 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırma, sigarayla hazımsızlık arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösteriyor. Buna göre, 20 yıl boyunca her gün sigara içenlerin reflü benzeri rahatsızlıklara
yakalanma riski, sigara içmeyenlere göre yüzde 70 daha fazla. Sigara ayrıca safra tuzlarının da olağandışı hareket etmesine neden olarak, mide asitlerini daha tehlikeli bir hale getiriyor.
Sakız çiğneyin: Sakız çiğnemek, ağızda salya salgılanmasını arttırır. Bu da, yemek borusuna kadar çıkmış mide asitlerinin nötralize edilmesine yardımcı olur.
Şifalı bitkileri
Hazımsızlığa iyi gelen birçok şifalı bitki var. Fakat University of Dresden Hastanesi doktorlarına göre; en etkilileri karaman kimyonu, nane, limon yağı ve meyankökü.
Talasemi (Akdeniz Anemisi)
Talasemi (Akdeniz Anemisi) dünyanın bir çok ülkesinde görülen anne ve babadan çocuklara geçen kalıtsal bir kan hastalığıdır. Bu hastalık Akdeniz ülkelerinde yaygın olduğu için, Akdeniz anemisi olarak da bilinir. Ağır hastalık tipi olan Talasemi Majörden, hiçbir belirtisi olmayan taşıyıcı bireylere kadar geniş bir yelpazeye sahiptir.
1- Talasemi Major (Hasta Tip): Akdeniz anemisi olarak da bilinir. 3-4 aylıkken başlayan, sürekli kan nakli gerektiren çok ciddi bir kan hastalığıdır. Bu çocuklar kendileri için gerekli hemoglobini yeterli miktarda yapamazlar. Halsizlik, solgunluk iştahsızlık, huzursuzluk, karaciğer-dalak büyümesi sonucu karın şişliği, sık sık ateşlenme iskelet sisteminde değişiklik, yüz ve kafa kemiklerinden başla***** kemiklerde değişiklik ve tipik bir yüz görünümü ortaya çıkar.Bu hastalar hayatları boyunca düzenli tedavi görmek zorundadırlar. Uygulanan tedaviler zor ve pahalıdır.
2- Talasemi İntermedia (Hafif Hastalık Tipi): Genellikle bir yaşından sonra tanı konulur. Taşıyıcılar gibi tamamen sağlıklı olmayan, kan gereksinimleri daha az olan hastalığın hafif tipidir.
3- Talasemi Minör (Taşıyıcı Tip): Bu bireyler tamamen sağlıklıdırlar. Eğer her iki ebeveyn Talasemi taşıyıcı ise her gebelikte %25 olasılıkla normal, %50 olasılıkla Talasemi taşıyıcısı, %25 olasılıkla Talasemi majör çocuk doğabilir. Eğer ebeveynlerden biri Talasemi taşıyıcısı ise doğacak her çocuk %50 ihtimalle taşıyıcı olabilir. Bu nedenle anne ve babaların çocuk sahibi olmadan önce Talasemi taşıyıcısı olup olmadıklarını bilmeleri önemlidir. Talasemi taşıyıcılarının büyük çoğunluğu bu hastalığı taşıdıklarını bilmezler. Ancak Talasemi majörlü bir çocuk sahibi olduklarında ya da özel kan testi yaptırdıklarında öğrenirler. Taşıyıcılık bulaşıcı değildir. Talasemi taşıyıcılığı bir hastalık değildir ve tedavi gerektirmez. Taşıyıcılık evlenmeye engel değildir. Ancak iki taşıyıcının evlenmesi halinde gebeliğin 10-11. haftalarında doğum öncesi tanı yapılabilir.
Akraba evlilikleri Talasemi gibi nadir görülen genetik geçişli hastalıkların toplumdaki sıklığını arttırır. Türkiye’de her 5 evlilikten biri akraba evliliğidir. Yakın akraba evliliklerinin oldukça yüksek olduğu ülkemizde bu gerçek bir toplumsal sorundur.
Evlenecek çiftlere danışmanlık hizmeti verilerek Talasemili bebek doğumunun engellenmesi hedeflenmektedir. Evlilik öncesi evlenecek olan çiftler ve sağlıklı bir çocuğa sahip olmak isteyen aileler bebek sahibi olmadan önce mutlaka Talasemi testi yaptırmalıdır.
Önlenmesi kolay ve ucuz olan bu hastalığın önüne geçebilmek için son 10 yıldan beri bütün dünyada 8 Mayıs “Dünya Talasemi Günü” olarak kutlanmaktadır.
1- Talasemi Major (Hasta Tip): Akdeniz anemisi olarak da bilinir. 3-4 aylıkken başlayan, sürekli kan nakli gerektiren çok ciddi bir kan hastalığıdır. Bu çocuklar kendileri için gerekli hemoglobini yeterli miktarda yapamazlar. Halsizlik, solgunluk iştahsızlık, huzursuzluk, karaciğer-dalak büyümesi sonucu karın şişliği, sık sık ateşlenme iskelet sisteminde değişiklik, yüz ve kafa kemiklerinden başla***** kemiklerde değişiklik ve tipik bir yüz görünümü ortaya çıkar.Bu hastalar hayatları boyunca düzenli tedavi görmek zorundadırlar. Uygulanan tedaviler zor ve pahalıdır.
2- Talasemi İntermedia (Hafif Hastalık Tipi): Genellikle bir yaşından sonra tanı konulur. Taşıyıcılar gibi tamamen sağlıklı olmayan, kan gereksinimleri daha az olan hastalığın hafif tipidir.
3- Talasemi Minör (Taşıyıcı Tip): Bu bireyler tamamen sağlıklıdırlar. Eğer her iki ebeveyn Talasemi taşıyıcı ise her gebelikte %25 olasılıkla normal, %50 olasılıkla Talasemi taşıyıcısı, %25 olasılıkla Talasemi majör çocuk doğabilir. Eğer ebeveynlerden biri Talasemi taşıyıcısı ise doğacak her çocuk %50 ihtimalle taşıyıcı olabilir. Bu nedenle anne ve babaların çocuk sahibi olmadan önce Talasemi taşıyıcısı olup olmadıklarını bilmeleri önemlidir. Talasemi taşıyıcılarının büyük çoğunluğu bu hastalığı taşıdıklarını bilmezler. Ancak Talasemi majörlü bir çocuk sahibi olduklarında ya da özel kan testi yaptırdıklarında öğrenirler. Taşıyıcılık bulaşıcı değildir. Talasemi taşıyıcılığı bir hastalık değildir ve tedavi gerektirmez. Taşıyıcılık evlenmeye engel değildir. Ancak iki taşıyıcının evlenmesi halinde gebeliğin 10-11. haftalarında doğum öncesi tanı yapılabilir.
Akraba evlilikleri Talasemi gibi nadir görülen genetik geçişli hastalıkların toplumdaki sıklığını arttırır. Türkiye’de her 5 evlilikten biri akraba evliliğidir. Yakın akraba evliliklerinin oldukça yüksek olduğu ülkemizde bu gerçek bir toplumsal sorundur.
Evlenecek çiftlere danışmanlık hizmeti verilerek Talasemili bebek doğumunun engellenmesi hedeflenmektedir. Evlilik öncesi evlenecek olan çiftler ve sağlıklı bir çocuğa sahip olmak isteyen aileler bebek sahibi olmadan önce mutlaka Talasemi testi yaptırmalıdır.
Önlenmesi kolay ve ucuz olan bu hastalığın önüne geçebilmek için son 10 yıldan beri bütün dünyada 8 Mayıs “Dünya Talasemi Günü” olarak kutlanmaktadır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)