Cocuk ve Oyun’ konulu seminerde konusan egitimci-yazar Gulten Demircan, anne-babalara cocuklarin oyun aliskanliklari konusunda tavsiyelerde bulundu ve uyardi; ‘Dovmek mi? Asla yapmayin!”
Umraniye Belediyesi tarafindan duzenlenen ‘Cocuk ve Oyun’ konulu seminer, Umraniye Belediyesi Necip Fazil Kultur ve Egitim Merkezi’nde gerceklestirildi. Seminere konusmaci olarak katilan egitimci ve radyo programcisi Gulten Demircan, cocuklarin oyunla ilgili aliskanliklari uzerine tespitlerde bulundu ve aileleri bu konuda daha duyarli olmaya cagirdi.
‘Cocuklar icin oyun, hayatla aralarinda olusturduklari koPage Rankudur. Ilerde yasayacaklari sorunlari, mutluluklari cocukca yasamlarinda oyunlar sayesinde ogrenirler.’ diyen Demircan, sozlerini soyle surdurdu: “Her duygunun cocukca yureklerinde meydana getirdigi etki oyun sayesinde ogrenilir. Peki, oyun nedir? Bircok tanimi var. Ama ozu sudur: Oyun, cocuga hic kimsenin ogretemeyecegi konulari, kendi deneyimleriyle ogrenmesinin yoludur. Oyun, sonucu dusunulmeden eglenmek amaciyla yapilan hareketlerdir. Oyuncak ise bu eylemin bas aktorudur. Oyun hayatla arasinda cocuklarin koPage Ranku kurmasini saglar.”
Egitimci Gulten Demircan anne-babalara su uyarilarda bulundu:
� Saygi gormeyen bir cocuktan saygi, sevgi gormeyen bir cocuktan da sevgi beklemeyin.
� Kizmadan once bir kere daha dusunun.
� Dovmek mi?.. Asla yapmayin!..
� Bir cocugu yemek icin asla zorlamayin, aclik bu isi sizden daha iyi yapar.
� Kurallariniz varsa, nedenleriniz de olmali; bu nedenleri bilmek cocugunuzun hakkidir.
� Cocugunuzun arkadaslarini kendi arkadaslariniz gibi sicak karsilayin.
� Meraki, girisimciligi ve birey olma icgudusunu engellemeyin.
� Cocugunuzun dislerini fircalamasini istiyorsaniz siz de dislerinizi fircalayin.
� Cocugunuza verdiginiz sozu mutlak yerine getirin.
� Bir cocugun yasamindaki tum riskleri kaldirirsaniz, o cocugun yasamindaki tum canliligi da kaldirmis olursunuz.
� Onlara bir soru sordugunuzda cevabini mutlaka bekleyin.
� Cocugunuzun anlattiklariyla alay etmeyin.
� Cocuklarinizi baskalarinin yaninda kucuk dusurmeyin.
� Sinirsiz sevgiyi, sinirsiz ihtimamla karistirmayin. Kimi zaman cocuklari yalniz birakmak, daha olumlu sonuclar dogurur.
� Cocugunuzla konusun. Onun soylediklerine kulak verin.
Onun dusuncelerinin, sizin icin ve hatta herkes icin onemli oldugunu ona hissettirin.
30 Nisan 2007 Pazartesi
COCUKLARDA ETKILENME BELIRTILERI
Cocuklar travmatik bir olaydan yetiskinlere gore daha farkli etkilenirler.
COCUKLARDA ETKILENME BELIRTILERI
COCUKLARDA ETKILENME BELIRTILERI
- Bebeksi davranislar
- Altini islatmak
- Karanliktan veya hayvanlardan korkmak
- Gece yasanan korku nobetleri
- Konusmakta guclukler [kekeleme]
- Parmak emme
- Istahsizlik veya asiri istah
- Sinirlilik, aglama, agresiflik
- Asiri duyarlilik arasinda gidip gelen duyusal degisiklikler
- Asiri hareketlilik, dikkati toplamada guclukler
- Evde itaatsizlikler
- Sessizlesip icine kapanip yasananlar uzerinde konusmamak
- Okul basarisinda dusme
- Olayla ilgili tekrarlanan oyunlar oynamak
- Kendisinin daha once yaptigi herhangi bir olumsuz davranistan dolayi bunlarin oldugunu dusunup sucluluk duymak
- Ev ortaminda ve okulda degisken davranmak
- Bazi ergenlerde ofke isyan gibi ergenlik belirtilerinde artis bazilarinda ise ancak yetiskin bir insanin sergileyebilecegi davranislar gorulebilir.
Bebeklerde gaz sancilari............
Bebeklerde, ozellikle ilk aylarda durmak bilmeyen aglamalarin nedenlerinden biri de: Gaz sancilari
Bu sancilar hemen hemen butun bebeklerde gorulur. Karin bolgesinde gaz toplanmasi ve bunun yarattigi huzursuzlukla kendini gosterir. Bu bir hastalik gibi algilanmamali ve kucuk onlemlerle azaltilmaya calisilmalidir. Zira, gaz sancilari bebeklerde cok sik gorulen bir durumdur ve su ana kadar “gaz” nedeni ile zarar gormus bir bebek bulunmadiginin bilinmesi rahatlatici bir durumdur.
Gaz ve gaz sancilari, belirli bir sure ile sinirli fizyolojik bir olay olarak kabul edildiginden kesin tedavisi yoktur. Ancak onemli olan “gaz”in sebebini bulmak ve ona gore onlemler alarak bu sancilari ve dolayisiyla bebegin aglamasini azaltmaya calismaktir.
Burada tum aglamalarin sebebi “gaz” olarak dusunulmemelidir. Ornegin dis cikarma, ishal, kulak agrisi gibi nedenlerle de bebek uzun sureli aglama krizlerine girebilir. Ayrica en sik karsilasilan aglama nedeni aclik da bazen gaz sancisina verilen tepkilerle karsilastirilabilmektedir.
Gazin en onemli gostergelerinden biri bebegin bacaklarini karin bolgesinde toplamasi ve yuzunde kizarma ve morarmalar gorulmesidir. Buna gore, oncelikle bebegin gaz nedeniyle aglayip aglamadigini tespit etmek gerekir.
Bebeklerde gazin nedenleri
Beslenme: Ornegin bebek acliktan agliyorsa meme veya mama verildiginde susacaktir. Ancak bu durumda susmuyorsa ve yine de bebek beslenmeye devam ediyorsa bu da gazi artirici bir sebep olabilir.
Yanlis bilinen bazi uygulamalar da, bu rahatsizligi artiricidir. Ornegin emzigin bal veya recel gibi maddelere batirilmasi, bebege sekerli su icirilmesi, doktor tavsiyesi alinmadan ve erken donemde baslanan nisastali yiyecekler, meyve ve meyve sularinin gereginden fazla verilmesi gaz sancilarini fazlalastiracaktir.
Gereginden az veya fazla su verilmesi, bebegin gazini artiracak ve rahatsiz edecektir. Elbette eger bebek anne sutu aliyorsa, annenin de beslenmesinde bazi noktalara dikkat etmesi, bebegin “gaz” rahatsizligini azaltabilir. Nohut, fasulye, tursu gibi besinlerin ve ozellikle gazli iceceklerin tuketiminin azaltilmasi yararli olacaktir.
Hijyen: Uzun sure acikta birakilan yiyecek ve icecekler (mama veya iyi saklanmamis anne sutu), iyi temizlenmemis ve dezenfekte edilmemis kasik, emzik gibi malzemeler, kapagi kapatilmadan saklanmis surup ve ilaclar da basit mikrobik kirlenmelere sebep olur ve bunlar gaz sancilarini tetikler.
Uygulamalar: Bebegin fazla siki kundaklanmasi, hep ayni pozisyonda yatirilmasi, altinin uzun zaman islak birakilmasi, ayaklarinin sicak tutulmamasi ve bulundugu ortamin fazla sicak veya soguk olmasi da bebeklerde gaz problemini yaratan etkenler arasindadir.
Neler yapmali?
Oncelikle anne ve babanin bikmadan bebege sevkatle ve ozenle yaklasmasi cok onemlidir. Anneden ve babadan hissedecegi huzur onu sakinlestirecektir.
Bununla beraber bebegin ve annenin beslenmesine dikkat etmesi cok onemlidir. Bebek icin duzen ozellikle ilk aylarda cok onemli olur. Bu nedenle beslenme saatlerinin ve besinlerin ozenle belirlenmesi gerekir.
Bebegin beslenmesi sirasinda ozellikle burnunun acik olmasi cok onemlidir. Bebekler agizdan solunuma gecmediklerinden burun tikali beslenirken hem yorulacak hem de oldukca fazla hava yutacaktir.
Her beslenmeden sonra, bebegin sirti yavas hareketlerle sivazlanarak gazinin cikarilmasi gerekmektedir. Bu onu rahatlatacak ve tikanmalarini onleyecektir.
Besinler hazirlanirken hijyen kurallarina cok dikkat edilmelidir. Dezenfekte amaciyla biberonlar, emzikler, kasiklar her kullanimdan sonra kaynatilmalidir. Ayrica ozellikle hazir mamalar, taze olmali ve hazirlama kurallarina uygun olarak hazirlanmalidir.
Bebekler, hep ayni pozisyonda yatirilmamalidir. Bu “gaz” problemlerini artiracagi gibi fiziksel gelisim acisindan da sakincalar dogurabilir. Daha cok yan yatirma tavsiye edilmektedir.
Asiri sicak veya soguk ortamlar bebegi her acidan rahatsiz edecektir. Ayrica cok dar ve hareketini kisitlayici giysiler giydirilmemelidir.
Bebege mumkun oldugunca sakin bir ortam hazirlayip zaman zaman hafif masajlar yapmak da gaz toplanmasini azaltacak ve anneyle cocuk arasindaki bagi guclendirecektir.
Bebeginizin atesi mi var?
Ates, cocukluk caginda en sik rastlanan durumlardan biridir.
Ates bir hastalik degildir. Enfeksiyon, odem, doku hasari, asi gibi nedenlerle vucut isisini duzenleyen termoregulator merkezdeki dengenin bozulmasidir. Ayrica bazi hastaliklarla beraber de gelebilir.
Cocugun vucut isisini olcmenin 4 yolu vardir:
• Agizdan (oral)
• Makattan (rektal)
• Koltuk altindan (aksiller)
• Kulaktan (timponik)
Oncelikle cocugun vucut isisini olcmek icin uygun termometre secilmelidir. Eger cam termometre kullaniliyorsa agizda veya makatta kirilmamasina dikkat etmek gerekir. Cam termometreler iki tur olur; biri agizdan ve koltuk altindan olcum yapan ve digeri ise daha kalin uclu olup makattan olcum yapan tiptir.
Dijital termometreler ise makattan ve agizdan vucut isisini olcebilir. Kirilmaz plastikten yapilmis oldugundan, camdan yapilmis olan termometreden daha kolay okunabilir ve daha hizli sonucu verebilmektedir. Ozellikle son donemde cikan dijital kulaktan olcer termometreler hem iyi sonuc vermekte hem de kolaylik saglamaktadir.
Ates olcer bantlar, duzgun sonuc okuyamadiklarindan onerilmemektedir.
Saglikli bir olcumle alinan sonuclar:
- Oral (agizdan) olcum 38 C (100.4 F) veya daha yuksek
- Rektal (makattan) olcum 38,5 C (101.3 F) veya daha yuksek
- Aksiller (koltuk altindan) olcum 38 C (100.4 F) veya daha yuksek
- Timponik (kulaktan) olcum 38 C (100.4 F) veya daha yuksek ise cocugunuzun atesi oldugu soylenebilir.
Nasil kontrol altina alinabilir?
Cocuk veya bebekte ates goruldugunde evde alinacak basit onlemler buyuk onem tasir. Yalnizca ates dusurucu ilaclar degil bu onlemler de tedaviyi destekler ve sonuca ulastirir. Bazi durumlarda, vucut isisini dusurmek icin ilac kullanilmasi gerekmeyebilir.
Aslinda, cocugu ilacla tedavi etmenin nedeni atesi dusurmenin yani sira beraberinde eslik eden agrilarin ve acinin rahatlatilmasidir. Ancak yuksek ates durumunda bir doktora danisarak hareket etmekte fayda vardir.
Oncelikle bebek veya cocugun bulundugu ortam isisi 21-22 derece civarinda tutulmalidir. Bu isi saglandiktan sonra cocuk rahat ve gevsek giysiler giydirilerek rahatlatilmali, fazla giysileri cikarilmali, beslenme icin fazla zorlanmamali ancak ac birakmamaya ozen gosterilmelidir zira atesli cocugun kalori gereksinimi artar.
Vucutta ortaya cikan sivi ihtiyacina karsin bol miktarda sivi almasi saglanmalidir. Ancak verilen sivinin cok sicak veya cok soguk olmamasina dikkat edilmeli, ilik suyla (29-32 derece) dus yaptirilmali veya islak bezlerle vucut isisi dusurulmelidir.
Doktorun tavsiye ettigi bir ates dusurucu (antipiretik) varsa kullanarak, atesin seyri mutlaka sik araliklarla izlenmelidir. (Ates dusuruculer cocugun yasina ve kilosuna bagli olarak farkli miktarlarda kullanilirlar; bu nedenle mutlaka bir doktora danisarak kullanilmalidir.)
Neler yapilmamali?
Atesi yukselen cocukta bazi basit islemler tedavi edici olurken bazi yanlis uygulamalar ise tedaviyi geciktirici hatta engelleyici olabilmektedir. Bu uygulamalardan bazilari:
• Vucudu alkol veya sirke ile silmek
• Giysilerini usuyebilir korkusu ile cikarmamak veya daha cok giydirmek
• Cok sicak veya cok soguk icecekler vermek
- Asiri dozda veya eksik dozda ilac kullanmak
- Ates dusurucuyu uygun araliklarda kullanmamak (Doktor tavsiyesiyle hareket edilmelidir.)
• Atesli bir cocuk veya adolesana (gelisme donemindeki genc) ates tedavisinde aspirin onerilmemektedir.
• Ates, sucicegi, influenza veya diger viral enfeksiyonlara bagliysa, ASA (aspirin ve muadili ilaclar) REYE sendromu adi verilen bir hastaliga yol acabilir. Bu hastalik beyin ve karacigere hasar veren oldukca onemli bir rahatsizliktir.
Acil durum kabul edilen gostergeler
Ates tespit edilen cocuklarda ve ozellikle bebeklerde:
• Ates 40 derecenin uzerinde goruluyorsa,
• Cocuk 2 yas altinda ise,
• Cocukta, atesle beraber aglama, inleme ve dokunuldugunda huzursuzlanma varsa,
• Atesle beraber yogun uyku egilimi varsa,
• Ciltte mor dokuntuler gorulurse,
• Nefes alip vermede gucluk varsa,
• Yutkunmada gucluk yasaniyorsa,
• Bebek daha once "havale" gecirmis ise,
• Genel gorunusunde anormallik varsa,
• Boyun kisminda sertlesme hissedilirse,
• Devamli kusma, diyare (ishal) durumu soz konusu ise, vakit kaybetmeden doktora basvurulmalidir.
Topuk testini ihmal etmeyin
Dogumdan yaklasik 3 gun sonra bebeklere uygulanan topuk kani testi ile teshis edilebilen fenilketonuri hastaliginda perhiz tedavisiyle zihinsel ozur onlenebiliyor.
Hacettepe Universitesi Cocuk Hastaliklari ����bolizma Bolumu Ogretim Uyesi Doc. Dr. Serap Sivri, AA muhabirine yaptigi aciklamada, zihinsel ozure neden olan fenilketonuri hastaliginin, basit bir perhiz tedavisiyle engellenebildigini soyledi. Hastaligin ''fenilanin'' adli bir amino asit eksikliginden kaynaklandigini belirten Sivri, ''Fenilketonuri hastaliginda uygulanan perhiz tedavisinde amac, besinlerle alinan fenilaninin kisitlanmasidir'' dedi.
Sivri, hastalikta zihinsel ozur gelismeden uygun tedaviye baslanmasi gerektigini ifade etti. Fenilketonurinin kalitsal ozellikler tasidigini soyleyen Sivri, akraba evliliklerinin yogun olmasi nedeniyle de Turkiye'de cok sik goruldugunu belirtti.
Hastaligin, Amerika'da 15 binde bir, Avrupa'da 10-12 binde bir, Japonya'da ise 60 binde bir goruldugune isaret eden Sivri, 3 bin 500-4 bin canli dogumda bir gorulme sikligiyla Turkiye'nin, dunyada en sik gorulen ulkeler arasinda bulundugunu soyledi.
BIR DAMLA KANLA TANI
Dogan her bebegin beslendikten 2-3 gun sonra topugundan bir damla kan alinmasiyla tani konulabildigini vurgulayan Sivri, bu andan itibaren hizla, diyetten olusan tedaviye baslanmasi gerektigini bildirdi. Sivri, hastalarin erken teshis ve uygun tedaviyle tamamen normal zekaya sahip olabildigini anlatti. Hastalikta beslenmenin onemine isaret eden Sivri, hastanin ihtiyaci olan protein, enerji, yag ve fenilanin belirlendikten sonra hastaya ozel diyet programi hazirlanmasi gerektigini soyledi. Hayvansal kaynakli gidalar, tahillar ve baklagillerin icinde fenilanin bulundugunu hatirlatan Sivri, bu nedenle diyetin temelini hayvansal olmayan gidalarin olusturdugunu soyledi. Sivri, hastalarin genellikle sebze ve meyve agirlikli beslendiklerini belirtti.
UYGUN BESLENME ICIN OZEL EKMEK VE DIGER URUNLER
Sivri, hastalar icin ozel diyet unlari gelistirildigini, Ankara Buyuksehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikasinin da Hacettepe Universitesinin gelistirdigi formulle ozel ekmek uretimi yaptigini ifade etti. Fenilketonuri ve Diger Kalitsal ����bolik Hastalikli Cocuklar Vakfi (METVAK) tarafindan bu ekmeklerin Turkiye genelinde ailelere dagitildigini bildiren Sivri, vakfin, kendi imkanlariyla bu diyet urunlerine ulasamayan fakir cocuklara da yardim ettigini soyledi. Sivri, ayrica ozel undan uretilmis makarna, sehriye, gofret, biskuvi ve pasta gibi urunlerin piyasada satildigini kaydetti. Hastaliga uygun beslenme icin Ailelerin kurdugu Fenilketonuri Dayanisma ve Yardimlasma Dernegi'nin mutfaginda bir takim yeni tarifler uretildigini ve bunlarin ailelere ogretildigini anlatan Sivri, burada Turk damak tadina uygun yeni lezzetler gelistirilmeye calisildigina dikkati cekti. Sivri, ailelerin fenilketonurili cocuklara yemek konusunda cok farkli alternatifler sunmalari gerektigini belirterek, aksi halde bu cocuklara kahvaltida yalnizca recel, pekmez, bal, zeytin ve kendi ozel diyet ekmekleri, oglen ve aksam yemeginde ise ancak zeytinyagli yemekler ve ozel diyet makarnasini sunabildigini ifade etti. Sivri, hastalar icin proteini azaltilmis ozel sut tozlari da gelistirildigini bildirdi.
FENILKETONURILI HASTALAR ICIN OZEL MAMALAR
Bitkisel kaynakli beslenen insanlarin gelisimlerinde bir takim sorunlar olabilecegine isaret eden Sivri, protein eksikligi olmamasi icin hastalarin omur boyu kullanacaklari ozel diyet urunlerinin bulundugunu ifade etti. Hastanin bu takviye besinleri almadigi takdirde, buyume ve organlarin fonksiyonlarini tam olarak yapabilmesi icin uygun olan besin ogelerini alamayacagini belirten Sivri, bebek ya da yetiskin butun hastalarin bu takviye besinden almasi gerektigini soyledi. Sivri, ''Bu urunlerin yetiskinler icin kutu kola ya da kutu sutler gibi paketlenmis olanlari var. Hatta tablet formuna gecirilmis olanlari bile bulunuyor. Boylece ergenler de gayet normal bir sekilde hayatlarini surdurebiliyorlar'' dedi.
DIYET NE KADAR SURMELI?
Diyetin omur boyu surmesinin en ideali oldugunu belirten Sivri, beynin hem hacim olarak hem de hucresel gelisiminin 8-10 yasina kadar devam ettigini ancak bundan sonra da bir takim beceriler, yeni uygulamalar, hafiza, bellek gibi duyularin gelismeyi surdurdugunu anlatti. Sivri, sunlari kaydetti: ''Diyeti kesilenlerin hafizada, bellekte, okul basarisinda, toplumsal ve kisisel uyumunda, aileleriyle iliskilerinde ciddi bozulmalar oluyor. IQ'da dusuklukler yasaniyor. Bunun icin simdi butun dunyada omur boyu diyet tedavisi benimseniyor.'' Yetiskinlerde diyetin ilk bebeklik yillarinda oldugu kadar siki olmadigini belirten Sivri, ����bolizma bolumunde bu hastalarin omur boyu takip edildigini soyledi.
Hacettepe Universitesi Cocuk Hastaliklari ����bolizma Bolumu Ogretim Uyesi Doc. Dr. Serap Sivri, AA muhabirine yaptigi aciklamada, zihinsel ozure neden olan fenilketonuri hastaliginin, basit bir perhiz tedavisiyle engellenebildigini soyledi. Hastaligin ''fenilanin'' adli bir amino asit eksikliginden kaynaklandigini belirten Sivri, ''Fenilketonuri hastaliginda uygulanan perhiz tedavisinde amac, besinlerle alinan fenilaninin kisitlanmasidir'' dedi.
Sivri, hastalikta zihinsel ozur gelismeden uygun tedaviye baslanmasi gerektigini ifade etti. Fenilketonurinin kalitsal ozellikler tasidigini soyleyen Sivri, akraba evliliklerinin yogun olmasi nedeniyle de Turkiye'de cok sik goruldugunu belirtti.
Hastaligin, Amerika'da 15 binde bir, Avrupa'da 10-12 binde bir, Japonya'da ise 60 binde bir goruldugune isaret eden Sivri, 3 bin 500-4 bin canli dogumda bir gorulme sikligiyla Turkiye'nin, dunyada en sik gorulen ulkeler arasinda bulundugunu soyledi.
BIR DAMLA KANLA TANI
Dogan her bebegin beslendikten 2-3 gun sonra topugundan bir damla kan alinmasiyla tani konulabildigini vurgulayan Sivri, bu andan itibaren hizla, diyetten olusan tedaviye baslanmasi gerektigini bildirdi. Sivri, hastalarin erken teshis ve uygun tedaviyle tamamen normal zekaya sahip olabildigini anlatti. Hastalikta beslenmenin onemine isaret eden Sivri, hastanin ihtiyaci olan protein, enerji, yag ve fenilanin belirlendikten sonra hastaya ozel diyet programi hazirlanmasi gerektigini soyledi. Hayvansal kaynakli gidalar, tahillar ve baklagillerin icinde fenilanin bulundugunu hatirlatan Sivri, bu nedenle diyetin temelini hayvansal olmayan gidalarin olusturdugunu soyledi. Sivri, hastalarin genellikle sebze ve meyve agirlikli beslendiklerini belirtti.
UYGUN BESLENME ICIN OZEL EKMEK VE DIGER URUNLER
Sivri, hastalar icin ozel diyet unlari gelistirildigini, Ankara Buyuksehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikasinin da Hacettepe Universitesinin gelistirdigi formulle ozel ekmek uretimi yaptigini ifade etti. Fenilketonuri ve Diger Kalitsal ����bolik Hastalikli Cocuklar Vakfi (METVAK) tarafindan bu ekmeklerin Turkiye genelinde ailelere dagitildigini bildiren Sivri, vakfin, kendi imkanlariyla bu diyet urunlerine ulasamayan fakir cocuklara da yardim ettigini soyledi. Sivri, ayrica ozel undan uretilmis makarna, sehriye, gofret, biskuvi ve pasta gibi urunlerin piyasada satildigini kaydetti. Hastaliga uygun beslenme icin Ailelerin kurdugu Fenilketonuri Dayanisma ve Yardimlasma Dernegi'nin mutfaginda bir takim yeni tarifler uretildigini ve bunlarin ailelere ogretildigini anlatan Sivri, burada Turk damak tadina uygun yeni lezzetler gelistirilmeye calisildigina dikkati cekti. Sivri, ailelerin fenilketonurili cocuklara yemek konusunda cok farkli alternatifler sunmalari gerektigini belirterek, aksi halde bu cocuklara kahvaltida yalnizca recel, pekmez, bal, zeytin ve kendi ozel diyet ekmekleri, oglen ve aksam yemeginde ise ancak zeytinyagli yemekler ve ozel diyet makarnasini sunabildigini ifade etti. Sivri, hastalar icin proteini azaltilmis ozel sut tozlari da gelistirildigini bildirdi.
FENILKETONURILI HASTALAR ICIN OZEL MAMALAR
Bitkisel kaynakli beslenen insanlarin gelisimlerinde bir takim sorunlar olabilecegine isaret eden Sivri, protein eksikligi olmamasi icin hastalarin omur boyu kullanacaklari ozel diyet urunlerinin bulundugunu ifade etti. Hastanin bu takviye besinleri almadigi takdirde, buyume ve organlarin fonksiyonlarini tam olarak yapabilmesi icin uygun olan besin ogelerini alamayacagini belirten Sivri, bebek ya da yetiskin butun hastalarin bu takviye besinden almasi gerektigini soyledi. Sivri, ''Bu urunlerin yetiskinler icin kutu kola ya da kutu sutler gibi paketlenmis olanlari var. Hatta tablet formuna gecirilmis olanlari bile bulunuyor. Boylece ergenler de gayet normal bir sekilde hayatlarini surdurebiliyorlar'' dedi.
DIYET NE KADAR SURMELI?
Diyetin omur boyu surmesinin en ideali oldugunu belirten Sivri, beynin hem hacim olarak hem de hucresel gelisiminin 8-10 yasina kadar devam ettigini ancak bundan sonra da bir takim beceriler, yeni uygulamalar, hafiza, bellek gibi duyularin gelismeyi surdurdugunu anlatti. Sivri, sunlari kaydetti: ''Diyeti kesilenlerin hafizada, bellekte, okul basarisinda, toplumsal ve kisisel uyumunda, aileleriyle iliskilerinde ciddi bozulmalar oluyor. IQ'da dusuklukler yasaniyor. Bunun icin simdi butun dunyada omur boyu diyet tedavisi benimseniyor.'' Yetiskinlerde diyetin ilk bebeklik yillarinda oldugu kadar siki olmadigini belirten Sivri, ����bolizma bolumunde bu hastalarin omur boyu takip edildigini soyledi.
Bebeginizle Nasil Iletisim Kuracaksiniz
Bebeklerle iletisim kurmak kimi ebeveynler icin son derece
dogalken kimileri icin cok zordur. Cok ciddi biriyseniz, daha
evvel pek bebeklerle vakit gecirmediyseniz ya da onlarla pek
ilgili degilseniz bebeginizle iletisim kurmak sizin icin
imkansiz gibi gorunebilir. Ancak bebeklerle anlasmak sanilanin
aksine cok kolaydir.
Oncelikle takindiginiz ciddiyet maskesini yuzunuzden atin.
Bebeginize her zaman gulumseyin . Bebeginiz gulmeyi ve daha
pek cok seyi sizi taklit ederek ogrenecek. Bebek dilinde
konusmaktan asla utanmayin. Bazi anne-babalar kendilerini
aptal gibi hissettiklerini soyluyorlar ama bebeginizle ne
kadar erken iletisim kurarsaniz o kadar iyidir. Eger kendinizi
bu sekilde konusmak kendinizi kotu hissettiriyorsa bebeginizle
yalniz kaldiginizda sik sik onunla konusun. Boylece bebek
diline alisacak baskalarinin yaninda utanmayacaksiniz. Bir
sure sonra bu o kadar dogal bir hal alacak ki farkina bile
varmayacaksiniz.
Yaptiginiz her seyi bebeginize anlatin. Evisleri yaparken,
yemek yaparken neler yaptiginizi ona anlatin. Yuruyus yaparken
etrafinizda gordukleriniz anlatin. Simdi sizi anlamamasina
ragmen duydugu sesler ve gordugu her sey onun dunyaya adapte
olmasini hizlandiracak, iletisim kabiliyetinin gelismesine
yardimci olacaktir. Bebeginizle konusurken her seye bir isim
verin. Nesneleri tek tek tanitin. Vucudun bolumlerini sayin.
Bebeginizin cikardigi sesleri taklit edin.
Her gun bir kac kez bebeginize evi gezdirin. Her odayi
anlatin. Her seyi tek tek gosterin. Yasadigi evi ona tanitin.
Bebeginizi sik sik kucaklayin, sarilin, opun. Onu kucaginiza
alarak dansedin. Kucaga alismasindan asla korkmayin. Bu onun
en buyuk ihtiyaci. Onu sik sik kucaginiza alin. Ona dokunun,
masaj yapin. Dokunulmayan bebekler gelisim bozukluklari
gosterirler.
Bebege zaman zaman oyuncaklariyla yalniz kalmasi icin firsat
verin. Bu sekilde kendi kendine vakit gecirmeyi de ogrenmeli.
Ancak oyuncaklariyla birlikte de oynayin. Bebeginize kitap ve
dergileri gosterin. Buradaki resimleri anlatin. Sayfalari
cevirmesine izin verin. Degisik objeleri eline verin. Parlak
renkler gosterin.
Bebekler ilk aylarda yuz hareketlerini cok ilginc bulurlar.
Yuzunuzu degisik sekillere sokarak onun ilgisini
cekebilirsiniz. Bebeginize degisik yerler gosterin. Otobuse,
vapura, trene gidin. Muzeleri gezin. Ne kadar farkli ortamda
bulunursa entellektuel olarak o kadar hizli gelisecektir.
Bebeginizi sik sik yuz ustu koyun. Emeklemeye tesvik edin.
Genis alanlar yaratin. Hareket imkanlari saglayin. Her zaman
anakucagina hapsetmeyin. Bebeginizin yasina uygun oyuncak
verin. Etrafinda cok oyuncak bulundurmayin. Bir kac oyuncak
onu yormayacaktir. Bebeginizi her gun disari cikarin. Ona
yagmuru, kari, ruzgari hissettirin. Sadece iyi havalarda degil
kotu havalarda da disari cikin. Her gun disari cikan bebekler
degil, uzun sure disari cikarilmayan bebekler daha cok
hastalanir.
dogalken kimileri icin cok zordur. Cok ciddi biriyseniz, daha
evvel pek bebeklerle vakit gecirmediyseniz ya da onlarla pek
ilgili degilseniz bebeginizle iletisim kurmak sizin icin
imkansiz gibi gorunebilir. Ancak bebeklerle anlasmak sanilanin
aksine cok kolaydir.
Oncelikle takindiginiz ciddiyet maskesini yuzunuzden atin.
Bebeginize her zaman gulumseyin . Bebeginiz gulmeyi ve daha
pek cok seyi sizi taklit ederek ogrenecek. Bebek dilinde
konusmaktan asla utanmayin. Bazi anne-babalar kendilerini
aptal gibi hissettiklerini soyluyorlar ama bebeginizle ne
kadar erken iletisim kurarsaniz o kadar iyidir. Eger kendinizi
bu sekilde konusmak kendinizi kotu hissettiriyorsa bebeginizle
yalniz kaldiginizda sik sik onunla konusun. Boylece bebek
diline alisacak baskalarinin yaninda utanmayacaksiniz. Bir
sure sonra bu o kadar dogal bir hal alacak ki farkina bile
varmayacaksiniz.
Yaptiginiz her seyi bebeginize anlatin. Evisleri yaparken,
yemek yaparken neler yaptiginizi ona anlatin. Yuruyus yaparken
etrafinizda gordukleriniz anlatin. Simdi sizi anlamamasina
ragmen duydugu sesler ve gordugu her sey onun dunyaya adapte
olmasini hizlandiracak, iletisim kabiliyetinin gelismesine
yardimci olacaktir. Bebeginizle konusurken her seye bir isim
verin. Nesneleri tek tek tanitin. Vucudun bolumlerini sayin.
Bebeginizin cikardigi sesleri taklit edin.
Her gun bir kac kez bebeginize evi gezdirin. Her odayi
anlatin. Her seyi tek tek gosterin. Yasadigi evi ona tanitin.
Bebeginizi sik sik kucaklayin, sarilin, opun. Onu kucaginiza
alarak dansedin. Kucaga alismasindan asla korkmayin. Bu onun
en buyuk ihtiyaci. Onu sik sik kucaginiza alin. Ona dokunun,
masaj yapin. Dokunulmayan bebekler gelisim bozukluklari
gosterirler.
Bebege zaman zaman oyuncaklariyla yalniz kalmasi icin firsat
verin. Bu sekilde kendi kendine vakit gecirmeyi de ogrenmeli.
Ancak oyuncaklariyla birlikte de oynayin. Bebeginize kitap ve
dergileri gosterin. Buradaki resimleri anlatin. Sayfalari
cevirmesine izin verin. Degisik objeleri eline verin. Parlak
renkler gosterin.
Bebekler ilk aylarda yuz hareketlerini cok ilginc bulurlar.
Yuzunuzu degisik sekillere sokarak onun ilgisini
cekebilirsiniz. Bebeginize degisik yerler gosterin. Otobuse,
vapura, trene gidin. Muzeleri gezin. Ne kadar farkli ortamda
bulunursa entellektuel olarak o kadar hizli gelisecektir.
Bebeginizi sik sik yuz ustu koyun. Emeklemeye tesvik edin.
Genis alanlar yaratin. Hareket imkanlari saglayin. Her zaman
anakucagina hapsetmeyin. Bebeginizin yasina uygun oyuncak
verin. Etrafinda cok oyuncak bulundurmayin. Bir kac oyuncak
onu yormayacaktir. Bebeginizi her gun disari cikarin. Ona
yagmuru, kari, ruzgari hissettirin. Sadece iyi havalarda degil
kotu havalarda da disari cikin. Her gun disari cikan bebekler
degil, uzun sure disari cikarilmayan bebekler daha cok
hastalanir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)