27 Nisan 2007 Cuma

MucIzenIn Adi : ZeytInyaGi

Dunyada mevcut zeytin agaci miktarinin 900 milyon oldugu tahmin edilmektedir. Bu agaclarin %65'i dort ulkeye yayilmistir. Geriye kalan butun ulkeler zeytin agaci sayisinda ancak %35'lik orani paylasmaktadirlar.

Guzel Turkiye'miz %65'lik payin icinde yaklasik 95 milyon agacla dorduncu ulke konumundadir. (En cok agac Ispanya'da; 218 milyon...)

Ulkemizdeki zeytin agaclarinin %75'i Ege'de bulunuyor. Ayrica %10 Marmara, %10 Akdenizde mevcut. Biraz da Guneydogu Anadolu da var. Diger bolgelerimizde yok kabul edebiliriz.

Pek cogumuzun, zeytinyaginin Ege'de pek yaygin uretildiginin, Ege bolgemizin guzel zeytinyagi yemeklerini (diger bolgelerimize haksizlik etmeyelim; her kosesinde ayri lezzetler sakli memleketimizin!) bildigini soyleyebiliriz.

Zeytinyagini biraz bilenler, asitlik orani diye bir seyi duymuslardir. Zeytinyagi'nin kalitesini belirleyen bu oran, esasen zeytinyagini olusturan gliserin ve oleik ait organik maddelerinden, zeytinyaginin icerdigi oleik asit miktarinin yuzde olarak ifadesidir.

Zeytinin yetistigi bolgenin iklimi, arazi ozellikleri, topragin verimi, yetisen zeytinin turu, zeytin agaclarinin bakimliligi, kullanilan gubrenin cesidi, zeytin zararlilari ile mucadele sekli, zeytinin toplama metodu, tasima sekli, yikanan zeytinin yikanip yikanmadigi, zeytinyagi eldesi icin zeytinin ezme metodu gibi pek cok faktor, elde edilen yagin asitlik orani uzerinde etkilidir.

Yikanan, ezilen, hamur haline getirilen ve kara suyundan ayristirilarak suzulen zeytin, asitlik derecesi %3.3'un altinda ise biyolojik acidan degerli kabul edilir.

Zeytinyaglari icerdigi oleik asit miktari, yani asitlik derecesine gore dort ayri turde degerlendirilmektedir;

1. Sizma Zeytinyagi (Extra Virgin Olive Oil)
2. Naturel Zeytinyagi (Virgin Olive Oil)
3. Naturel Birinci Zeytinyagi (Ordinary Virgin)
4. Lampant

Bu siralamada en yuksek kaliteli, yani en dusuk asit orani iceren zeytinyagi sizma turu olup, lampant turu zeytinyaglari sofra ve yemeklerimizle tuketemeyecegimiz oranda yuksek asit iceren, dolayisiyla en dusuk kaliteli zeytinyaglaridir.

Sizma Zeytinyagi; zeytinin tam olgunlasmadan (erken hasat) toplanmasi sonrasinda herhangi bir isil isleme tabi tutulmadan sikilmasiyla elde edilir. Bu tur yagda, zeytinin tat, koku ve vitaminleri aynen korunmaktadir. Asit orani genellikle %1'in altinda olur. Hem meyvemsi, hem de acimtrak tadi olan sizma yaglar, genellikle cig (salatalar, mezeler, vb.) tuketilir. Turkiye'de uretilen zeytinyaglarinin sadece %3 gibi kucuk bir orani bu yuksek kaliteye erismektedir. Dolayisiyla fiyatlari da diger tur zeytinyaglarina gore yuksektir.

Naturel Zeytinyaglari; asit orani %1-2 civarinda olan ve Sizma yaglara gore daha yogun tadi olan yaglardir. Ulkemizde uretilen zeytinyaglarinin %12'si bu bu tur yaglardandir.

Asit orani %2-3.3 arasinda olan Naturel Birinci zeytinyaglari, ulkemizdeki uretimin %15'ini olusturmaktadir.

Lampant; asit orani %3.3'un uzerinde olan yag turudur. Tuketilebilmesi icin rafinasyon gerektirir. rafinasyon islemi sirasinda fazla asit miktari, hos olmayan koku ve tadi arindirilarak tuketim acisindan kabul edilebilir seviyeye yukseltilmektedir. Ulkemizde uretilen yaglarin %70'i bu kategoriye girmektedir. Rafinasyon isleminin tatamen dogal yollarla yapilabilmekte oldugu, rafinasyonun herhangi bir isil veya kimyasal islem gerektirmedigi ve dolayisiyla rafine zeytinyaglarinin da tuketim icin saglikli bir secim oldugunu hatirlatmak istiyoruz. Rafine zeytinyaglari, genellikle yemeklik olarak tuketilmektedir.

Bu temel zeytinyagi turlerinin disinda kalan ve halen bahsetmedigimiz ancak pek cogumuzun kulaktan asina oldugu diger bir yag turu de var... Riviera Zeytinyagi... Yukarida acikladigimiz naturel zeytin yagi ile rafine zeytinyagini karistirdiginizda elde edilen yaga Riviera denilmekte. Riviera yagin %80-90'ini rafine zeytinyagi, kalanini ise naturel yag olusturmakta. Dolayisiyla bu yag da kizartmalarda ve yemeklik olarak tuketilmektedir.

Ayrica, zeytin agaci iki yilda bir zeytin verir. Gectigimiz sezon (2001 Eylul-2002 Mayis donemi icinde) bazilariniz "Bu yil zeytinyagi yok, dolayisiyla pahali" gibi seyler duymus olabilirsiniz. Bunun sebebi, gectigimiz sezon beklenmedik doga olaylari olmasi, zeytin yetismemesi gibi bir sebepten kaynaklanmamaktadir. Bu zaten normaldi. Gecen sezon zeytinin az oldugu sezondu... Bu yil ise urunun bol elde edilecegi sezona giriyoruz. Bu yil ekim-aralik doneminde zeytin yetisen bolgelerimizde insanlarimiz haril haril calisip zeytin toplayacaklar. Onlar yikanacak, ezilecek, ....sonda da soframiza gelecek. Peki bu yil zeytin bol, dolayisiyla ucuz mu olacak diye sorarsaniz, cevabimiz kocaman bir HAYIR! olacak? Zeytinyagi ile sabun urettigimiz icin bundan biz de sikayetciyiz ama, ne yapalim. Biz zeytinyagi ile devam edecegiz. Size de tavsiye ederiz. Ister yagi, ister sabunu... Bu topraklarin bir mucizesi bize zeytinyagi...

Sifir beden nelere yol aciyor?

Sifir bedene ulasmak icin yapilan diyetler kalp ritm bozukluklarina, tansiyon dusuklugune, kabizliga, adet duzensizliklerine, kansizliga, sac dokulmesine ve cilt kuruluguna yol aciyor.

ANKARA - Saglik Bakanligi Temel Saglik Hizmetleri Genel Mudurlugu yetkililerinden alinan bilgiye gore, guzelligin “sifir beden” anlayisina indirgenmesi, ozellikle gelisme cagindakiler uzerinde psikolojik ve fizyolojik olumsuzluklar yaratiyor.


“Manken diyeti”, “mucize diyet” ve “sok diyet” diye lanse edilen ve hizli kilo kaybina neden olan, ancak uzun vadede onemli saglik sorunlarina yol acan diyetler, pek cok genc tarafindan “Sifir beden” olma istegiyle bilincsizce uygulaniyor.

Ergen yastakiler arasinda moda haline gelen sifir beden tutkusu sagligi onemli olcude tehdit ediyor.

Ozellikle 11-16 yaslari arasinda boy uzunlugunun hizla arttigini ifade eden yetkililer, 2-3 yil suren bu buyume atagi sirasinda eriskinlikte sahip olunacak agirligin yaklasik yarisi ile total kemik kitlesinin yuzde 37’sinin kazanildigini belirtti.

Genclerin vucutlarina odaklandiklari bu donemde, yeterli ve dengeli beslenmeyle duzenli fiziksel aktivitenin buyume hizini yakindan etkilediginin alti cizildi.

SAGLIK SORUNLARINA YOL ACIYOR

Yetkililer, “Ozellikle genc kizlar, begenilen ince bir vucuda sahip olma istegiyle bilincsizce ve kontrolsuzce cevreden duydugu cok dusuk kalorili zayiflama diyetlerini uygulayabiliyor. Ancak, bu durum buyume ve gelismede duraklama, adet yasinda gecikme, adet duzensizlikleri, iskelet sisteminin gelisiminde anormallik gibi pek cok saglik probleminin ortaya cikmasina neden olabiliyor” seklinde konustular.

Yetkililerden alinan bilgiye gore, bilincsizce yapilan sagliksiz zayiflama diyetleri su saglik sorunlarina yol aciyor:
Bas agrisi,
Konsantrasyon bozuklugu,
Yorgunluk,
Kalp ritminde bozukluk,
Tansiyon dusuklugu,
Adet duzensizlikleri,
Kabizlik,
Kansizlik,
Ciltte kuruluk,
Sac dokulmesi.

Bu diyetlerin bazal ����bolizma hizinin dusmesine neden oldugu, diyet birakildiktan sonra, verilen kilolarin tekrar hizla alinmasi nedeniyle de bu kisilerin surekli olarak zayiflama diyeti uygular hale geldigi uyarisinda bulunuldu.

YEME BOZUKLUGU-ANOREKSIYA NERVOZA

Sifir beden olma istegiyle gelisebilecek en tehlikeli saglik sorunlarindan birinin de halk arasinda “manken hastaligi” olarak bilinen “anoreksiya nervoza” oldugu bildirildi.

Yeme bozukluguyla kendini gosteren bu ruhsal rahatsizliga sahip kisilerin surekli kilo vermek istedikleri, kilo almaktan korktuklari, normal vucut agirliginin cok altinda olmalarina ragmen bilinc altlarina “ne kadar zayif olursam o kadar guzel olurum” anlayisinin yerlestigi ve yemeyi reddettikleri belirtildi.

Asiri zayifligin bagisiklik sistemini zayiflattigi, hastaliklara karsi direnci azalttigi, vucut fonksiyonlarini bozdugu, kronik yorgunluk ve halsizlige, calisma verimi ve yasam kalitesinde azalmaya neden oldugu kaydedildi.

BEDEN KITLE INDEKSINE DIKKAT

Saglik Bakanligi yetkilileri, vucut agirliginin boy uzunlugunun karesine bolunerek hesaplanan Beden Kitle Indeksinin (BKI) onemine isaret etti.

Dunya Saglik Orgutune (WHO) gore yetiskin ve saglikli bir insanin en az 18.5 BKI’ye sahip olmasi gerektigi bildirildi.

Yetiskin kadinlarda en kucuk beden olarak bilinen 36’dan cok daha dusuk olan ve “sifir beden” olarak adlandirilan 32 bedene sahip kisilerin BKI’nin 14-16 arasinda olduguna isaret eden yetkililer, “Bu, son derece sagliksiz bir vucut agirligina sahip olunmasi anlamina gelir” diye konustu.

SAGLIKLI BIR VUCUT ICIN ONERILER

Saglik Bakanligi yetkililerinin verdigi bilgiye gore, saglikli ve ideal bir vucut agirligina ulasmak ve bu kiloyu korumak icin sunlara dikkat etmek gerekiyor:
BKI’nin 20-24.9 olmasina ozen gosterilmeli,
Kisa surede kilo kaybini sagladigi one surulen ve pek cok yan etkisi bulunan cesitli ilaclarla gercek kilo kaybi yerine vucuttan sadece su kaybina neden olan idrar sokturucu ilaclar bilincsizce kullanilmamalidir,
Saglikli ve kalici kilo kaybi icin genel vucut kontrolunden gectikten sonra diyetisyen tarafindan yas, kilo, boy, fiziksel aktivite duzeyi ve beslenme aliskanliklarina gore hazirlanan zayiflama diyetleri uygulanmalidir,
Saglikli ve kalici agirlik kaybinin haftada en fazla 0.5-1 kilogram olmasi gerektigi unutulmamalidir,
Ogunler atlanmamalidir. Duzenli araliklarla gunde 3 ana, 3 ara ogun tuketilmelidir,
Yemeklerde hayvansal yaglar yerine bitkisel sivi yaglari ve zeytinyag tercih edilmelidir,
Yemekler haslama, izgara ve firinda pisirme yontemleriyle hazirlanmalidir,
Mevsimine uygun taze sebze ve meyve tuketilmelidir,
Yemekler acele yenilmemeli, iyice cignenmelidir. Tokluk hissinin mideden beyne 20 dakikada ulastigi unutulmamalidir,
Yemek yerken televizyon seyretmek ya da kitap okumak gibi islerle ugrasilmamalidir,
Yemekler kucuk tabaklarda yenilmelidir,
Gunde en az 2 litre su icilmelidir,
Kan sekerini hizla yukseltip dusuren besinler tercih edilmemelidir,
Haftada en az 3 kez ve 30 dakika duzenli fiziksel aktivite yapilmalidir.

Cocuk yogasi hakkinda her sey...

Cocuklar da en az yetiskinler kadar stres altinda. Onlar da huzuru yogada buluyor!

Gunumuzde is ve sehir yasaminin gerginligi altinda bogulan yetiskinler huzuru yogada buluyor.


Peki ya cocuklar? Onlar da en az yetiskinler kadar stres altinda. Apartmanlarda yetisen, kendilerine oyun alani bulamayan, kucuk yaslardan itibaren ders ve sinav stresiyle bogusan, erken yaslarda rekabetle tanisan ve yalnizlasan cocuklar da artik tum bu gerginliklerden yoga sayesinde kurtuluyor.

Giderek daha cok aile tarafindan ilgi goren cocuk yogasini isin uzmani, YogaMini Projesi'nin kurucusu Beste Dolanay'la konustuk.

Ne zamandir yoga yapiyorsunuz?
7 yildir yoga yapiyorum. 2004 yilinda Swami Vivekananda Yoga Terapi Universitesi'nden (sVyasa) Yoga Egitmenlik Sertifikasi aldim ve profesyonel olarak yoga dersleri vermeye basladim.

Yoga yapmaya nasil basladiniz?
Istanbul'da calisirken stresimi azaltip biraz rahatlamak ve bedensel sagligimi korumak amaciyla basladim. Bunun icin nefes tekniklerini ogrendim. Ama sonra yogada cok daha fazlasini buldum: Kendimi!

YogaMini'den bahsedebilir misiniz? Bu proje nasil dogdu?
2000-2002'de is hayatim suresince cesitli gonulluluk projelerinde, ozellikle ilkokul cagindaki cocuklarla calistim. 2003 yilinda kizim dogdu.

O siralarda yegenime yoga yaptiriyordum ve bundan cok zevk aldigimi gordum. Yoganin yararlarini cocuklarla da paylasmak istedim ve bu amacla yaptigim arastirmalar sonucunda cocuk yogasiyla ilgili calismalari derledim.

2004 yilinda da 5-12 yas icin uygulanabilecek yOgaMini Projesini olusturdum. Turkiye'nin ilk ve tek cocuk yogasi websitesini kurdum.


Bu projeyle yogayi cocuklara okullarda, cocuk gelisim merkezlerinde ve cocuk kuluplerinde dogru ve sistematik bir sekilde tanitmayi ve sevdirmeyi hedefliyorum.

Yoganin cocuklara ne gibi faydalari var?
Yoga, cocuklara erken yasta baslandigi ve duzenli bir sekilde yaptirtildigi taktirde bircok sey ogretiyor. Daha sakin olmayi, ahengi, huzuru, kendilerini taniyip guvenmelerini saglamayi ogretiyor.

Cesitli zihinsel ve fiziksel rahatsizliklara onleyici bir faktor olusturuyor. Sorunlarina bile baska bir aciyla bakmayi ogretebiliyor yoga. Ayrica, cocuk yogasinin en onemli ozelligi cok eglenceli olmasi.

Cocuklar, icinde hayvan taklitleri yapilan, hikayeler anlatilan, oyunlar oynanip sarkilar soylenen, arkadaslariyla ortak bir seyler paylasarak sadece kosulsuz sevgi ve anlayis gordukleri bir yoga dersine neden gelmesinler?

Cocuk yogasinin yetiskin yogasindan farki ne?
Cok daha eglenceli! Muzik, hikayeler, oyunlarla dolu bir macera. Hayal guclerini calistirmalarina yardimci olarak cabuk sikilmamalarini saglamak gerekiyor.

Hareketler arasinda gecisler ve bir pozisyonda durma suresi buyuk yogasina gore daha hizli. Her turlu surprize acik olmak gerek cocuklarla... Yani yetiskin yogasi gibi kesin cizgiler yok cocuklarla yoga yaparken.

3 yasindan itibaren her yas grubuna cocuk yogasi dersleri veriyoruz. 6-7 yas, bedensel ve zihinsel olarak idealdir.

Ancak yine de yogaya ne kadar erken baslanir ve bir farkindalik yaratilirsa onlar icin o kadar iyi olur.

Yoga Mini'ye gelen aileler en cok hangi nedenle cocuklarina yoga uygulatiyor?
Aileler konsantrasyon, dikkat bozuklugu ve hiperaktivite gibi sorunlari cozmek icin ya da bedensel esneklik ve denge saglamak icin cocuklarina yoga yaptiriyorlar.

Yoga'nin ogrenmeye katkisi nedir?
Aslinda bircok faydasi var. Yoga sayesinde cocugun konsantrasyonu ve dikkatini toplamasi saglaniyor.

Bu da ogrenme becerilerini gelistirmesine yardimci oluyor. Ayrica, daha kolay ogrenme ve yeni sekillerde ogrenme yollari icin olumlu dusunce ve motivasyonu kazanmak acisindan faydali.

Gunumuzde cocuklarda hiperaktivite cok yaygin. Bunun tedavisinde yoga uygulaniyor mu? Faydasi var mi?

Evet, faydasi var. Hemen olmasa da bir sure sonra konsantrasyon ve dikkat saglamalarina yardimci oluyor.

Hiperaktif cocuklar bile oyunla, sarkilarla yerlerinde daha uzun bir sure oturmaya alisabiliyorlar!

Cocuklar ne siklikta yoga yapmali?
Baslangic icin haftada 1 ya da 2 kez yeterli. Yas grubuna bagli olarak 20-25 dakikadan baslayarak, sonra sure uzatilarak uygulanabilir. Bir sure sonra her an ve her yerde hareketleri aniden yapmaya baslayabiliyorlar zaten!

Yoga nerelerde yapilmali? Evde de yoga yapilabilir mi?
Ozellikle kucuk cocuklar icin en uygun yer okullar ve cocuk kulupleri. Okulda, ders oncesi konsantrasyon ve enerjilerini dogru yone kanalize etmeleri acisindan cok yararli oluyor.

Eger kendi evlerinde yapacaklarsa mutlaka ebeveynleriyle birlikte yapmalilar. En onemlisi, cocuklariyla kaliteli zaman gecirmek, hicbir hareket veya durus icin onlari zorlamamak, birlikte eglenceli bir yolculuga cikmak...


Kaynak: Diyet Dergisi

Anne SUtU Ve SUttUn Sagilmasi....

Anne sutunun bazi durumlarda sagilarak bebege verilmesi gerekebilir. Ozellikle sutu oldugu halde bebeginden ayri kalmasi gereken anneler, calisan anneler ya da herhangi bir nedenle sutunu bebegine veremeyen annelerin desteklenmesi ve bilgilendirilmesi gerekir.



Sut sagilmasi su durumlarda yararlidir:
  • Tikanik (sis) memeyi rahatlatmak,
    Kanal tikanikligini ya da sut birikmesini tedavi etmek,
    Cokuk bir meme basindan emmeyi ogrenene kadar bebegi beslemek,
    Emmeyi duzenlemede zorluk ceken bir bebegi besleme,
    Memeyi istemeyen bir bebegi emmekten hoslanmayi ogreninceye kadar beslemek,
    Dusuk dogum agirlikli ve ememeyen bir bebegi beslemek,
    Yeterli ememeyen bir hasta bebegi beslemek,
    Anne ya da bebek hasta ise sutun kalanini saklamak,
    Annesi ise gittiginde bebegi icin sut birakacagi zaman, Anne bebeginden uzakta iken sut akmasini onlemek,
    Bebegin cok dolu bir memeyi almasini kolaylastirmak,
    Sutu dogrudan bebegin agzina sagmak,
    Meme ucu ve meme cevresindeki kahverengi bolgeyi kurutmak ve yara olmaktan korumak.
Sutun sagilmasi, annenin emzirmeye baslamasina ya da bunu surdurmesine yardim gereken pek cok durumda yararlidir. Butun emziren annelerin sut sagmayi ogrenmesi gereklidir. Boylece gereksinim duyduklarinda anneler ne yapacaklarini bilecekler ve gerek ise gittiklerinde gerekse bebeklerinden ayri kalmalari gerektiginde ve yukaridaki gibi pek cok nedenle karsi karsiya kaldiklarinda sutlerini sagarak, sut olusumunun ve emzirmenin surekliligini saglayacaklardir.



Elle sagma, sutu sagmak icin en iyi yoldur.
Herhangi bir alet gerektirmez ve anne her yerde, her zaman yapabilir. Sut sagilmadan once ellerin iyice yikanmasi cok onemlidir.
Temel nokta her kadinin sutunu kendisinin sagmasidir. Cunku baska birisi denerse agriyabilir.
Sagilan anne sutu, iyice yikanmis ve kaynatilmis suda bekletilen temiz bir genis agizli fincan ya da bardaga sagilabilir.


Sutu sagmak icin "elle sagma" disinda birkac yontem daha vardir. Bunlardan siringa pompasi ile sagma da yine annelere gosterebileceginiz ve kolayca uygulanabilecek bir yontemdir. Siringa pompasi lastik hazneli pompadan daha kullanislidir, temizlenmesi ve sterilize edilmesi de daha kolaydir. Elektrikli pompalar ise genellikle hastanelerde yeglenir.

Enjektor Pompa Ile Sut Sagma
Agiz kismindaki lastigin iyice bukulebilir durumda oldugundan emin olun,
Huni kismini meme ucunun ustune yerlestirin,
Hava sizintisi olmayacak sekilde tum cevre derisine sikica temas ettiginden emin olun,
Dis silindir asagiya cekin, meme ucu huninin icine dogru cekilecektir,
Dis silindiri birakip sonra yeniden asagiya cekin, 1-2 dakika sonra sut akmaya baslar ve dis silindirde birikir,
Sut akmasi durunca, lastigi gevsetin, sutu bosaltin ve olayi yineleyin.


Bir anne ne siklikla sutunu bosaltmali?
Sutun sagilma nedenine baglidir ama genellikle cocuk emmek istedikce yapilmalidir.
  • Anne sutunun olusumunu ve devamini saglayarak dusuk dogum agirlikli ya da yeni dogmus bir bebegi beslemek icin,
    Sut ilk gunde, olanakli ise dogumdan ilk alti saat icinde sagilmaya baslanmali,
    Sut, bebek istedikce verebilecek miktarda sagilmali,
    Hasta bir bebege yeterli sutu saglamak icin en az her uc saatte bir sagma yapilmali,
    Sut bir iki hafta sonra aziliyor gibi ise sut uretimini arttirmak icin sut bir iki gun sik (her yarim saatte bir ya da saatte, geceleri ise en az her uc saatte bir) sagilmali,
    Anne ise gittiginde bebegine sut birakmak istiyorsa, ise gitmeden once oldugunca cok memeyi bosaltmali, ayrica iste de sagmali,
    Is yerinde sut akmasi ya da tikanik meme olusumunu onlemek icin gerektigi kadar bosaltmali.
Sagilmis Sutun Saklanmasi
  • Sagilmis sut bardaginin ya da kabinin ustunu kapatilir. Evin en soguk yerine konulur.
    Sut bebege verilmeden once kaynatilmaz ya da isitilmaz. Isi sutteki bircok anti-mikrobik etmenleri yok eder.
    Sagilmis anne sutu disarida inek sutunden daha uzun dayanabilir, cunku icinde antimikrobik etmenler vardir.
    Sicak iklimde ve buzdolabi disinda bile mikroplar sagilmis anne sutunde en azindan 8 saat uremezler. Bebege bir is gunu boyunca verilebilir. Buzdolabinda ise 24 saat bozulmadan anne sutu saklanabilir.

Premature Bebegin Bakimi - II

Premature dogan bebeklerde en sik rastlanan sorunlar nelerdir ?



Erken dogan bebeklerin akcigerlerinde surfaktan denen bir maddenin yeteri kadar yapilamamasina bagli olarak, dogumundan sonraki saatlerde inleme, solunum sikintisi gelisebilir. Bu hastaliga respiratuar distres sendromu denir. Bu bebekler, eksik olan maddenin solunum yolu ile verilmesiyle tedavi edilebilebilmektedirler.

Erken dogan bebeklerin beyinlerindeki solunum merkezinin yeteri kadar olgunlasmamasina bagli olarak solunumlari zaman zaman duraksayabilir. Bu 20 saniyeyi asan solunum duraksamasina apne denir. Bebek buyudukce kendilinden duzelir ancak bebek yogun bakim unitesinde izlenirken cok sik apne gelisirse once ilac tedavisine baslanir. Ilac etkili olmazsa solunum makinesine baglamak gerekebilir.

Premature bebeklerin sindirim sistemi yeteri kadar olgunlasmadan dogduklari icin beslenmeye baslandiktan kisa sure sonra nekrotizan entrokolit denen barsak hastaligi gelisebilir. Bu hastalik besin intoleransi, safrali kusma veya safrali mide icerigi, karninda sisme seklinde baslar, bebegin hayatini tehlikeye sokabilir. Bu durumda hemen beslenme kesilerek bebek damar yoluyla beslenmeye baslanir. Bu asamada tespit edilen bebeklerin cogu iyilesir. Bazen de cerrahi girisim gerekebilir, hayatin daha sonraki doneminde baska barsak sorunlari da ortaya cikabilir.

Sarilik yenidoganlarin cogunda gorulen fizyolojik bir durumdur. Bebeklerin kirmizi kan hucrelerinin bir kisminin parcalanmasina baglidir. Bu sarilik bazen fizyolojik sinirlari asabilir, fototerapi (isin tedavisi), kan degisimi gerekebilir.
Premature retinopatisi premature dogan bebeklerin goz damarlarinda gelisen, korluge yol acabilen bir sorundur. Yenidogan yogun bakim unitelerinde izlenen cok erken dogan bebekler premature retinopatisi acisindan yakindan izlenirler.
Anne karnindaki bebeklerin akcigerleri islevsizdir. Bunun icin sag kalpten akcigerlere gonderilen kan duktus arteriozus denen bir baglanti ile ana atar damara gecer. Bu kanalin dogumdan sonra hemen kapanmasi gerekir. Cok kucuk prematurlerde bu kapanma gerceklesmeyebilir. Bu durum bebegin kalbini yordugu icin ilacla kapatilmaya calisilir. Kapanma gerceklesmezse cerrahi girisimle kapatilir.


Premature bebek ne zaman beslenir ?
Premature bebekler bir takim sorunlari nedeniyle agiz yoluyla veya sonda ile bir sure beslenemeyebilirler. Bu sure boyunca anne sutu salgisinin devam etmesi icin sut sagma pompalarindan faydalanilabilir. Sagilan sut daha sonra verilmek uzere dondurularak saklanabilir. Sagilan anne sutu daha sonra bebegin durumuna gore agizdan veya burundan yerlestirilen bir sonda araciligi ile bebege verilebilir.


Premature bebek ne ile beslenmeli ?
Premature bebekler icin en uygun besin kendi annelerinin sutudur. Premature dogum yapan annelerin sutleri zamaninda dogum yapan annelerin sutlerine gore daha fazla protein icerir. Bebeklerin buyume ve gelismeleri yakindan takip edilerek yeteri kadar beslenip beslenmedigi anlasilabilir. Bu bebeklerin kemik gelisimlerinin normal olmasi icin D vitamini , kansizlik gelismesini onlemek icin de demir almalari gerekmektedir. D vitaminini yeteri kadar almazlarsa premature bebeklerde kolayca rasitizm gelisebilir.


Bebek ne zaman evde bakilabilecek duruma gelir ?
Kuvozde izlenirken belli agirliga ulasan, annesini emen veya biberonla beslenen bebekler bir sure kuvoz disinda izlenmeye baslanirlar. Vucut isisini dis ortamda koruyabilen, solunumlari duzenli olan, oksijen tedavisine ihtiyac gostermeyen bu bebeklerin yavas yavas eve gitme zamani geliyor demektir.


Premature bebeklerin asilari ne zaman baslanir ?
Premature dogan bebekler tipki zamaninda dogan bebekler gibi iki aylik olunca asilarina baslanmali ve duzenli olarak yapilmalidir.


Premature dogan bebek akranlarinin boy ve kilosuna ne zaman ulasir ?
Bircok erken dogan bebek iki ya da uc yasinda boy ve kilo olarak yasitlarini yakalarlar. Bazilari ise daha yavas buyur ve kucuk yapili eriskinler olarak kalirlar.
Premature bebegin evde bakiminda nelere dikkat edilmeli ?
Bu bebekler yenidogan yogun bakim unitelerinin hareketli, sesli, isikli ortamina aliskin olduklarindan bir sure evlerini yadirgayabilir, huzursuz olabilirler. Ama kisa surede evlerine alisirlar.
Kaldiklari oda sicak olmalidir. Giysileri de yasadiklari ortama uygun olmalidir.
Bu bebekler enfeksiyonlara cok yatkindirlar. Onun icin odasina fazla ziyaretci kabulu uygun degildir. Ozellikle kis aylarinda kalabalik, hele hele sigara icilen ortamlardan uzak tutulmalidir. Cok kolaylikla ust veya alt solunum yolu enfeksiyonu gelisebilir.
Bebeklerde ates, beslenme azligi, aktivitesinde azalma, cok sik diskilama gibi normalden farkli bir durum gozlendiginde hemen doktorunun aranmasi bilgi verilmesi uygun olur.

26 Nisan 2007 Perşembe

Premature Bebegin Bakimi

Premature bebek, zamansiz gelen misafir !
Insan yavrularinin , buyumesi ve organlarinin dis ortama uyum saglayacak sekilde gelismesi icin belli bir sureyi anne karninda gecirme zorunlulugu vardir. Bu sureden once, yani 37. haftasini tamamlamadan once dogan bebeklere premature bebek denir. Premature bebeklerin yasayabilme sanslari bilim ve teknolojideki ilerlemelerle artmistir.
Anne adayinin premature bir bebek dogurma riski varsa, dogumun yenidogan yogun bakimi verebilecek bir merkezde gerceklesmesi bebegin yasama ve yasamini saglikli devam ettirme sansini artiracaktir. Hasta bebeklerin , premature bebeklerin yogun bakiminin ve tedavisinin yapildigi unitelere yenidogan yogun bakim unitesi denir.


Yenidogan yogun bakim unitesinde neler vardir ?
Kuvozler (inkubatorler) bu unitelerin temel unsurlaridir. Burada bebekler tipki anne karninda oldugu gibi isitilir, nemli bir ortamda tutulur, enfeksiyonlardan korunur. Yine bu unitelerde bulunan ventilatorler, solunumu yetersiz olan bebeklerin solunumuna yardim eden, gelismis teknoloji urunleridirler. Boylece akcigerleri olgunlasmadan dogan bebekler yasam sansi kazanirlar.


Kuvozlere yerlestirilen minik bebeklerin solunum, kalp atislari ve vucut isilari gibi hayati fonksiyonlarini takip etmek icin bebeklerin vucutlarinin cesitli yerlerine problar baglanir. Bu baglantilar sayesinde bebekler daha guvenli bir sekilde izlenebilecek, sik sik dokunularak rahatsiz edilmeleri onlenecektir.
Annelerin, babalarin bebeklerine dokunmalari bebekler ve ebeveynler acisindan son derece onemlidir. Boylece bebek ile anne ve baba arasinda duygusal bir bag olusacak, bebegin yasam sansi daha da artacak. Yogun bakim personeli annelerin uygun sekilde giyinip uniteye girmeleri icin cesaretlendirmeli, hatta bebeklerinin bakimina katilabilmelidir. Bu katilim annenin stresini azaltacak, bebegine baglanacak, evdeki bakimi daha da kolaylasacaktir.
Neonatolog ne demektir ?
Yenidogan bebeklerin bakimi ve tedavisi ile ilgilenen uzman doktorlara neonatolog denmektedir. Yine bu unitelerde calisan hemsireler de konulariyla ilgili ozel egitim almislardir.
Yenidogan unitelerinde premature bebegi yatan ebeveynler ve yakinlari oncelikle bebegim yasayacak mi ? endisesini tasirlar ve stres altindadirlar. Ozellikle anne ve babalarin stresleri ile bas edebilmeleri icin olusmus sosyal destek gruplari onlara yardimci olmaktadirlar.

BIberon.....

Bebeklerimizin yalnizca yarisi ilk bir saat icinde emzirilmektedir. 0-3 aylik bebeklerimizden yalnizca %9,4'u tek basina anne sutu almaktadir.
Biberon emmesi ile anne memesinin emzirilmesi farklidir. Biberonun icindeki mama/su biberonun emziginin emilmesi ile bebegin agzina dolar. Biberon emen cocugun bir caba sarf etmesine gerek yoktur. Anne memesini emen cocuk yalnizca meme ucunu degil, areolanin buyuk bir kismini agzinin icine alir ve dilini areolanin altina uzatir. Ici sutle dolu lakteferoz sinuslerin cogu areola bolgesindedir. Bebek dili ile bu kanallari sagar ve agzina dolan sutu yutar. Icinde ister mama, ister su olsun yasamin ilk gunlerinde biberon verilen bebekler (bir kez bile verilse) memeden de biberon gibi emmeye calisirlar. Bu bebekler yalnizca meme basini emerler ve dilleri ile sagma islemi yapmazlar. Bu duruma meme basi saskinligi denilmektedir. Cocuk yalnizca annenin meme basini emdigi icin memeyi bosaltamaz, sut gelmedigi icin huzursuz olur. Cocugun huzursuz olmasi anneye yeterli sutunun olmadigini (yalanci sut yetersizligi) dusundurur. Bebegin etkisiz emdigi durumlarda memeler surekli sis ve gergindir. Yalnizca meme basinin emilmesi nedeni ile meme ucunda zedelenme ve catlaklar da olusur. Daha cok biberon kullanilmaya baslanir. Bebek rahata alistigi icin anne memesini bir daha almak istemez. Anne de sutunun yetersiz oldugunu dusunerek ve meme basi sorunlari nedeni ile emzirmeyi surdurmek istemez.
Anne sutu ise her zaman ve her yerde hazir durumdadir. Bebegin beklemesine gerek yoktur. Bu nedenle emzirilen cocuklar huzurludur. Bebek icin "emme" yalnizca karninin doyurmasi degildir. Ayni zamanda anne ve bebek arasindaki ikili iliskinin tam olarak gelismesini saglar. Ilk bir yas icinde her istedigi anda annesini yaninda bulan ve emzirilen cocuklarda, temel guven duygusu gelisir.
Biberon ile beslemede, beslenme suresi boyunca verilen mamanin icerigi aynidir. Bununla birlikte anne sutunun en onemli ozelligi yasayan bir sivi ozelligi gostermesidir. Icerigi sabit olmayip cocugunun yasina, fizyolojik durumuna uygun bir degisim gosterir. Emzirme doneminin basinda ya da sonunda olmasina gore anne sutunun icerigi degisir. Emzirme doneminin basindaki sut suludur. Emzirme doneminin sonundaki sut ise yaglidir, bebege doygunluk hissi verir. Bebek anne gogsunu gereksinimi kadar emer, biberon ile beslemede ise annesinin almasini dusundugu kadar almak zorundadir. Anne sutu ile beslenen bebeklerde obezite daha az goruldugu bilinmektedir. Anne sutu ile beslenmede ileri yaslarda obezite, koroner kalp hastaliklari, tip I diyabet mellitus, celiac hastaligi gelisme riski daha azdir.
Anne sutu yalnizca en ideal besleyici degil ayni zamanda en ekonomik beslenme yoludur. Biberonun temizlenmesi cok zordur ve bebekler icin enfeksiyon kaynagi olusturur. Biberon ile beslenen bebeklerde ishalli hastaliklar sik gorulmektedir. Emzirmeden once anne gogsunun temizlenmesine gerek yoktur. Her kosulda verilebilir, Mikrop bulasmasi sorunu yoktur. Emzirdikten sonra da annenin bir miktar sutunu sikip gogus uclarina surmesi temizlik icin yeterlidir. Herhangi bir pomat kullanmaya gerek yoktur. Emzirme oncesi annenin yalnizca el yikamasi gerekmektedir. Calisan anneler, anne sutunu sagarak eve birakilabilir ve anne evde olmadigi zaman bebege kendi anne sutu verilebilir. Anne sutu buzdolabinda 24 saat, oda isisinda sekiz saat saklanabilir. Inek sutu ise oda isisinda iki saatte bozulur. Bu sagilan anne sutunun de biberonla degil, kasik ile verilmesi gerekmektedir. Kasigin temizlenmesi kolaydir ve meme basi saskinligi yaratmaz. Bebeklerin kasik ile almadigi durumlarda fincan kullanilabilir. Bebek yari oturur pozisyonda iken, bebegin alt dudagina icinde mama bulunan fincan yaklastirilir. Bebek dili ile fincanin kenarindan mamayi alir. Bebegin agzina hicbir zaman mama dokulmemelidir.
Emzirmenin ustunlukleri tartisilmaz oldugunun bilinmesine karsin biberon kullaniminin halen yaygin olmasi dusundurucudur. Hastanelerimizin tamaminin "bebek dostu hastane" olmasi emzirmenin yayginlasmasini saglayacaktir.