14 Nisan 2007 Cumartesi
Gribe karsi sulu gida ve sebze .........
Sinop Saglik Il Muduru Dr. Abdulkerim Koroglu, gripten korunmanin yolunun vucut direncinin dusmesini engellemekten gectigini belirterek, bunun icin sulu gida ve sebze tuketiminin cok buyuk onem tasidigini soyledi.
Sinop Saglik Il Mudurlugu tarafindan havalarin sogumaya baslamasi nedeniyle vatandaslar gribe karsi uyarildi. Saglik Il Muduru Dr. Abdulkerim Koroglu, ozellikle hava degisikliklerinin neden oldugu soguk alginligi ve gribe karsi vatandaslardan duyarli olmalarini isteyerek, "Gripten korunmanin baslica yolu vucut direncinin dusmesini engellemekten gecer. Bu nedenle mevsim ozelliklerine uygun giyinmeli, bol sulu gidalar, taze sebze ve meyve tuketilmelidir. Hastalarla yakin temastan, ortak esya kullanimindan kacinilmalidir. Grip hastaliginin tedavisi, ortaya cikan belirtilerin tedavisi seklindedir. Atesin dusurulmesi, burun akintisinin giderilmesi, halsizlik ve kirginligin giderilmesi seklinde tedavi duzenlenir. Yatak istirahati onerilir" dedi.
Dr. Koroglu, grip riski tasiyan ve bu kisilerle temas halinde bulunanlara da grip asisi olmalarini onerdiklerini sozlerine ekledi.
Kabul etmek, yenilmek degil saygi duymaktir!!!!
Tum mesajlar icerisinde, Cocuk Gelisimi ve Aile Sagligi Uzmani Birgul Hanim'dan gelen mesaj benim icin cok kiymetliydi. "Kabullenmek, kotu bir sey degildir" diyordu. "Kabullenmek, esini tanimaktir, onu oldugu gibi sevmektir, iliskilerde olmasi gereken saygi duyma gerekliligidir" Nasil rahatladim anlatamam.
Gecen haftaki yazim sebebiyle yakin cevremden cok tepki aldim, ozel hayata bu kadar girilir miymis, esimle gerceklestirdigim tartisma gazete sayfalarina tasinir miymis... Ayse'nin Ikizleri'nde 60 haftadir annelik deneyimlerimi yaziyorum, herkes bayiliyor. Bu kosede bir gun, her evlilikte olabilecek bir tartismayi yaziyorum ve ailemden veto yiyorum. Bakin her iste bir hayir varmis. Birgul Hanim'in yukarida son derece basit ifade ettigi cumleler, ben de sihirli degnek etkisi yaratti, evlilik felsefemi belirlememe neden oldu. Bazi seyler degistirilebilir. Karsilikli konusarak, savundugunuz gorusun faydalarini anlatarak, birbirinizi ve iliskinizi gelistirebilirsiniz. Ama bazi yapisal ozellikler degistirilemez. Bunlar uzerine kavga etmek yipraticidir ve zaman kaybidir. Sevdiginizi bu ozellikleriyle kabul etmek gerekir. Valla bu "kabul etmek" felsefesini edineli uc gun oluyor, simdiden daha rahat ve huzurluyum.
Ayse Hanim ve Elmas Hanim da tartismayi buyutmemenin, kavgaya donusturmemenin formulunu bulmuslar. Darisi butun evli ciftlerin basina!
Esimin kiskancligi neredeyse bizi ayiriyordu
17 yildir evli ve iki kiz cocugu annesiyim. Evliligimizin basinda, esimin kiskanc mizaci geregi cok siddetli kavgalarimiz olurdu. Ben yasantimi degistirmek istemez, kiskandigi arkadaslarimla gorusmeyi surdururdum. Simdi hatirlamak bile istemedigim sacma cekismeler ve cocukca inatlasmalardi onlar. Bu kavgalarin sonunda ya esim, ya ben aglaya aglaya evi terk eder, o geceyi bir arkadasimizda gecirirdik. Sevgimiz agir bastigi icin ertesi gun barisirdik. Daha bir yillik evliyken bosanmanin esigine geldik. Baktik ki hayatimiz zehir oluyor, "Ya bosanacagiz, ya birlikte yasamayi ogrenecegiz" dedik. Yavas yavas ofkemizden siyrilip, birbirimizi dinlemeye ve anlamaya basladik. Cocuklarimizdan sonra ise tam bir aile olduk. Simdi kocamin kiskancliklari kalmasa da, ara sira cocuklar yuzunden tartisiyoruz. Ama onceki deneyimlerimizin korkusuyla buyutmuyoruz, birbirimizi alttan aliyoruz. Bana gore saglikli bir evliligin sirri, tartisirken bile alttan almaya calismak, kendi dedigine takilmaktansa, onun dedigini anlamaya calismaktir. Kavga iliskileri yavas yavas bitiren bir zehirdir. "Kavga etmek sagliklidir" dusuncesiyle anlamadan evliliginiz bitme noktasina gelir. Ben yasadim. Aman dikkat! (Ayse Merzifon, 40, Ankara)
Kocama her gun soylenirim ama bir sey degismez
Kocamla, sigara kullerini haliya dokmesi, evin icine ayakkabiyla dalmasi, isten eve gelir gelmez ceketini, kravatini, hatta gomlegini salonun ortasinda cikarmasi gibi cok onemli olmayan meselelerden dolayi tartisiriz. Aslinda tartismayiz. Ben soylenirim, o da bana cevap vermez. Hergun ayni seyi yaparak, benim gibi titiz bir insani cileden cikarir. Ben de belki bir gun dediklerimi dikkate alir dusuncesiyle, soylenmeye devam ederim. (Elmas Yurdakul,47, Kutahya)
Yataga asla dargin girmiyoruz
16 yasinda bir oglum ve 12 yasinda bir kizim var. Evliligimin cocuksuz donemini neredeyse hatirlamiyorum (22 yil oldu) ama hatirladigim kadariyla biz hic kavga etmiyorduk.
Cocuklu olduktan sonra beraber karar vermemiz gereken konular arrti. Konu cocuklar olunca, ikimiz de onlar icin en iyisini istiyoruz. Ama "en iyi" den anladigimiz seyler farkli olabiliyor. Hangi okula gidecekleri, ozel ders alip almamalari, ozel derse ayrilan butce, 16 yasindaki oglumun gece arkadaslariyla disari cikmak istemesi, hatta kulagina kupe takmak istemesi gibi konular bizim gunluk tartisma nedenlerimiz... Sanki hayatimizin bir rutini gibi... Mutlu bir iliski icin en temel kurallardan birinin yataga dargin girmemek oldugu soylenir. O gun tartissak da, yataga yattigimizda sarilacagimizi biliriz. Kendimize bu davranisi ilke edindigimizden beri, evliligimiz cok daha mutlu ve huzurlu geciyor. (Gonca Karaca,44, Istanbul)
Uzman gorusu
Evliliklerde saygi onemli
Birgul U. Bayoglu, Cocuk Gelisimi ve Aile Sagligi Uzmani
"Kavga olmazsa kabullenme baslar, kavga yararlidir" dusuncesi biraz tartismali gibi. Kavga ve fikir tartismasi kavramlarini ayirmak gerekir. Danismanlik gorusmelerimizde, evlilikte-iliskide kavganin aile ve cocuklarin ruh sagligi acisindan tehlike olusturdugunu sik sik vurgulariz. Konunun ne oldugu onemli olmadan eslerin kavgasi her cocuk icin endise vericidir. Zaten kullandiginiz resim bunu cok iyi tanimlamis. Asil soru esler arasinda tartisma acaba nasil olmalidir?
Yanlizca esler arasinda degil butun yetiskinler icin fikir ve durum tartismalari yasanmasi dogaldir. Ancak kisilige ozgu ve yasamsal bakis acisi alanindaki tartismalarin kavgaya ve iletisimsizlige yol acacagi kesindir ki, bu gereksizdir. Bu alanlarda tartismaya girmemek beklentilerin azalmasi anlami tasimaz. Esini tanidigini ve oldugu gibi kabul ettigini gosterir. Bu da gunumuz evliliklerinde eksik olan, saglikli iliskilerde olmasi gereken "saygi duyma" gerekliligidir. Elbette ayni evde yasamaktan kaynaklanan gunluk basit konulardan soz etmiyorum. Camasirin ortada birakilmasi, masanin toplanmasi gibi gunluk rutinlerde cekisme yasanmasi her ev icin olagandir, buyutulmemelidir. Eger bunlar kavgaya donusuyorsa altta yatan daha buyuk bir problem var demektir. Dolayisiyla iliskilerde birakin bagira cagira kavga etmeyi, surat asmak, igneleyici sozlerle satasmak da iliskiyi zedeleyici ve yipraticidir. Kavgadan sonra barismanin guzel oldugu dusuncesi aldaticidir.
Acaba kac kisi kirici sozler duydugu kisiyle ayni ortami paylasmaktan zevk alir? Yasami paylasmanin surekliligi, ortak mutluluklarla ve karsilikli saygiyla mumkundur. Her iki tarafin egitimli kisiler oldugu durumlarda iliskilerini kavga etmeden de gelistirme ve birbirlerinin beklentilerini yerine getirebilme yollarini bulabilecegini unutmamak gerekir.
Kisa boylularin IQ'su dusuk!!!!!!!!!!
Ingiltere'deki Bristol Universitesi'nde 547 cocugun IGF-I buyume hormon seviyesi olculdu
Daha sonra cocuklar zeka testine tabi tutuldu. Cikan sonuclara gore, kisa boylularin IQ'sunun daha dusuk oldugunu one suren bilimadamlari, cocuklara belirli bir diyet uygulanip saglikli beslendiginde bunun hormonu artirarak IQ duzeyinin yukseltebilecegini soyledi.
Kolesterol kalbin sinsi dusmani!!!
Abant Izzet Baysal Univresitesi Tip Fakultesi Kardiyoloji Anabilim Dali Baskani Prof.Dr. Cihangir Uyan, kolesterol duzeyleri yuksek olan kisilerin kalp hastasi olma ihtimallerinin yuksek oldugunu soyledi
Kolesterolun vucudun butun hucrelerinde bulanan yag benzeri bir madde oldugunu belirten Prof. Dr. Uyan, "Hucre zariyla bazi hormonlarin yapiminda kullanilan kolesterolun kanda fazla miktarda bulunmasi son derece zararlidir. Karacigerde uretilen kolesterol, et ve sut urunleriyle yumurta gibi hayvansal kaynakli besinlerde de bulunur" dedi.
Kan kolesterol duzeyinin yuksek olmasinin kalp- damar hastaligi riskini arttirdigini soyleyen Prof.Dr. Uyan, kisinin kolesterol duzeyi ne kadar yuksekse, kalp hastasi olma ihtimalinin de o kadar yuksek oldugunu soyledi.
Prof. Dr. Uyan, "HDL, yani iyi kolesterol damarlardaki kolesterol birikimini onler. Turk Kardiyoloji Dernegi tarafindan yapilan arastirmaya gore, Turk toplumunda HDL kolesterol degerinin dusuk oldugu belirlenmistir. Kanda yuksek oldugu zaman damarlarin ic yuzune yapisarak burada plaklar olusumuna neden olan LDL yani kotu kolesterol, plaklar uzerinde olusan catlaklarda gelisen pihtilarin damarlari tikayarak kalp krizine ve felce neden olabiliyor" dedi.
Normal kolesterolun 200 mg LDL'den dusuk olmasi gerektigini belirten Prof. Dr. Uyan, "LDL yani kotu kolesterolun normal siniri 100 mg LDL'den dusuk olup, 130 mg LDL ve uzerinde bulunmamasi ise tehlike sinirlari demektir. HDL yani iyi kolesterol ise normalde 40- 65 mg LDL olup, ideali de 65 mg LDL'den yuksek olmasi gerekir" dedi.
20 yas uzerindeki tum bireylerin kan kolesterol duzeylerini bilmeleri gerektigini soyleyen Prof.Dr. Uyan, soyle devam etti:
"Ozellikle anne, baba veya kardeslerin de erken yasta kalp hastaligi oldugu bilinen kisiler ve seker hastalari mutlaka kan kolesterollerini olcturmeli ve gereken onlemleri almalidir. Kilo artisinin kolesterolu yukseltici bir faktor oldugu unutulmamali, sigara ve alkol icilmemeli, gunde en az 30 dakika surecek yuruyusler yapmaya ozen gosterilmelidir."
Kan kolesterol duzeyinin yuksek olmasinin kalp- damar hastaligi riskini arttirdigini soyleyen Prof.Dr. Uyan, kisinin kolesterol duzeyi ne kadar yuksekse, kalp hastasi olma ihtimalinin de o kadar yuksek oldugunu soyledi.
Prof. Dr. Uyan, "HDL, yani iyi kolesterol damarlardaki kolesterol birikimini onler. Turk Kardiyoloji Dernegi tarafindan yapilan arastirmaya gore, Turk toplumunda HDL kolesterol degerinin dusuk oldugu belirlenmistir. Kanda yuksek oldugu zaman damarlarin ic yuzune yapisarak burada plaklar olusumuna neden olan LDL yani kotu kolesterol, plaklar uzerinde olusan catlaklarda gelisen pihtilarin damarlari tikayarak kalp krizine ve felce neden olabiliyor" dedi.
Normal kolesterolun 200 mg LDL'den dusuk olmasi gerektigini belirten Prof. Dr. Uyan, "LDL yani kotu kolesterolun normal siniri 100 mg LDL'den dusuk olup, 130 mg LDL ve uzerinde bulunmamasi ise tehlike sinirlari demektir. HDL yani iyi kolesterol ise normalde 40- 65 mg LDL olup, ideali de 65 mg LDL'den yuksek olmasi gerekir" dedi.
20 yas uzerindeki tum bireylerin kan kolesterol duzeylerini bilmeleri gerektigini soyleyen Prof.Dr. Uyan, soyle devam etti:
"Ozellikle anne, baba veya kardeslerin de erken yasta kalp hastaligi oldugu bilinen kisiler ve seker hastalari mutlaka kan kolesterollerini olcturmeli ve gereken onlemleri almalidir. Kilo artisinin kolesterolu yukseltici bir faktor oldugu unutulmamali, sigara ve alkol icilmemeli, gunde en az 30 dakika surecek yuruyusler yapmaya ozen gosterilmelidir."
Haber: DHA
Erkek Tipi Sac Dokulmesi !!!!!!
Erkek tipi sac dokulmesi sacta androjenlerin etkilerine karsi kalitsal bir duyarlilik nedeniyle olusur. Insanlardaki, ozellikle erkeklerdeki sac dokulmelerinin %95 gibi buyuk bir bolumunu olusturur. Beyaz irkta diger irklara gore daha fazla gorulmektedir. Tum erkeklerin ucte ikisinde klinik olarak gozlenen bir erkek tipi sac dokulmesi oldugu varsayilmaktadir.
Erkek tipi sac dokulmesi klinik olarak ilerleyen yasla birlikte giderek artan bir seyir gosterir. 20 yastan sonra baslayan alin-sac cizgisinin giderek onden arkaya dogru ilerledigi ve acilma alanlarinda daginik, seyrek saclar bulundugu gorulur. Sac folikullerinin ilerleyen bicimde minyaturlesmesi sonucunda kafa derisinde gozle gorulur sac dokulmesi ortaya cikar.
Sacli deride testosteronun dihidrotestosterona donusumundeki hizlanma ve dihidrotestosteron miktarinin artisi normal sac killarinin, buyumeyen ciliz vellus tipi killara donusumunu saglar.
Testosteronun dihidrotestosterona donusumunu saglayan enzim reduktaz enzimi olup, muhtemelen erkek tipi sac dokulmesinden birincil olarak sorumludur. Gunumuzde erkeklerin en onemli kozmetik problemi olan erkek tipi sac dokulmesi nin onlenmesi veya giderilmesi ile ilgili arastirmalar insanlik tarihi kadar eskidir. Piyasada yuzlerce bitki ve yosun ekstrelerinden hazirlanan cesitli losyon, sampuan ve haricen kullanilan karisimlarin yaygin olarak kullanildigi erkek tipi sac dokulmelerinde etkinligi bilimsel olarak gosterilebilmis sadece iki preparat mevcuttur. Bunlardan ilki antihipertansif bir ilac olan minoxidilin %2 ve %5'lik solusyon seklindeki formlari erkek tipi sac dokulmelerinde kullanilabilir. Etki mekanizmasi kesin olarak bilinmemekle birlikte sacli derideki kan akimini arttirarak sac gelisimini sagladigi ileri surulmektedir. Erkek ve kadin hastalarda da kullanilabilen minoxidil, topikal formlarda oldukca guvenli bir ilactir. Nadiren gorulen kan basinci dusmesi, sacli deride irritasyon, kizariklik, yanma, kasinti ve kuruluk istenmeyen yan etkileri arasindadir. Son yillarda gelistirilen ve erkek tipi sac dokulmelerinde oldukca etkili oldugu bildirilen bir diger ajan ise finasterid etken maddeli agiz yoluyla alinan bir ilactir.Tip II -reduktaz enzimini inhibe ederek, testosteronun dihidrotestosterona donusmesini engelleyerek serum ve sacli derideki dihidrotestosteron duzeyini azaltir. Gunluk 1 mg. dozda finasterid'in 2 yildan uzun suren klinik calismalarda sac dokulmesini durdurdugu veya yavaslattigi ve sac buyumesini arttirdigi gozlenmistir. Tedaviye baslandiktan itibaren 3. ayda iyilesmenin gozlendigi ilac tedavisi sirasinda yapilan calismalarda ciddi bir yan etki olusmadigi bildirilmektedir. Tedavi sirasinda %1-2 oraninda ortaya cikabilecek cinsel isteksizlik, erektil disfonksiyon ve ejekulat volumunun azalmasi disinda yan etki gozlenmemekte ve istenmeyen tum etkilerin geri donusumlu oldugu vurgulanmaktadir. Finasterid gebe ve gebe olma olasiligi olan kadinlarda kontrendikedir. Ayrica yapilan calismalar finasteridin erkek tipi sac dokulmesi olan postmenapozal kadinlarda etkisiz oldugunu gostermistir.
Hazirlayan :Prof. Dr. Nilgun Atakan, Hacettepe Universitesi Tip Fakultesi
Dermatoloji Anabilim Dali Ogretim Uyesi
Erkek tipi sac dokulmesi klinik olarak ilerleyen yasla birlikte giderek artan bir seyir gosterir. 20 yastan sonra baslayan alin-sac cizgisinin giderek onden arkaya dogru ilerledigi ve acilma alanlarinda daginik, seyrek saclar bulundugu gorulur. Sac folikullerinin ilerleyen bicimde minyaturlesmesi sonucunda kafa derisinde gozle gorulur sac dokulmesi ortaya cikar.
Sacli deride testosteronun dihidrotestosterona donusumundeki hizlanma ve dihidrotestosteron miktarinin artisi normal sac killarinin, buyumeyen ciliz vellus tipi killara donusumunu saglar.
Testosteronun dihidrotestosterona donusumunu saglayan enzim reduktaz enzimi olup, muhtemelen erkek tipi sac dokulmesinden birincil olarak sorumludur. Gunumuzde erkeklerin en onemli kozmetik problemi olan erkek tipi sac dokulmesi nin onlenmesi veya giderilmesi ile ilgili arastirmalar insanlik tarihi kadar eskidir. Piyasada yuzlerce bitki ve yosun ekstrelerinden hazirlanan cesitli losyon, sampuan ve haricen kullanilan karisimlarin yaygin olarak kullanildigi erkek tipi sac dokulmelerinde etkinligi bilimsel olarak gosterilebilmis sadece iki preparat mevcuttur. Bunlardan ilki antihipertansif bir ilac olan minoxidilin %2 ve %5'lik solusyon seklindeki formlari erkek tipi sac dokulmelerinde kullanilabilir. Etki mekanizmasi kesin olarak bilinmemekle birlikte sacli derideki kan akimini arttirarak sac gelisimini sagladigi ileri surulmektedir. Erkek ve kadin hastalarda da kullanilabilen minoxidil, topikal formlarda oldukca guvenli bir ilactir. Nadiren gorulen kan basinci dusmesi, sacli deride irritasyon, kizariklik, yanma, kasinti ve kuruluk istenmeyen yan etkileri arasindadir. Son yillarda gelistirilen ve erkek tipi sac dokulmelerinde oldukca etkili oldugu bildirilen bir diger ajan ise finasterid etken maddeli agiz yoluyla alinan bir ilactir.Tip II -reduktaz enzimini inhibe ederek, testosteronun dihidrotestosterona donusmesini engelleyerek serum ve sacli derideki dihidrotestosteron duzeyini azaltir. Gunluk 1 mg. dozda finasterid'in 2 yildan uzun suren klinik calismalarda sac dokulmesini durdurdugu veya yavaslattigi ve sac buyumesini arttirdigi gozlenmistir. Tedaviye baslandiktan itibaren 3. ayda iyilesmenin gozlendigi ilac tedavisi sirasinda yapilan calismalarda ciddi bir yan etki olusmadigi bildirilmektedir. Tedavi sirasinda %1-2 oraninda ortaya cikabilecek cinsel isteksizlik, erektil disfonksiyon ve ejekulat volumunun azalmasi disinda yan etki gozlenmemekte ve istenmeyen tum etkilerin geri donusumlu oldugu vurgulanmaktadir. Finasterid gebe ve gebe olma olasiligi olan kadinlarda kontrendikedir. Ayrica yapilan calismalar finasteridin erkek tipi sac dokulmesi olan postmenapozal kadinlarda etkisiz oldugunu gostermistir.
Hazirlayan :Prof. Dr. Nilgun Atakan, Hacettepe Universitesi Tip Fakultesi
Dermatoloji Anabilim Dali Ogretim Uyesi
Sac Dokulmesi !!!!!!!!
Saclar hakkinda kisaca bilgi verir misiniz?
Her bir sacin yasam dongusu vardir. Bunlar yaklasik olarak uc yil ya da daha fazla suren aktif donem, hemen bunu izleyen ve birkac gun suren gecis donemi ve ardindan da uc ay kadar devam eden dinlenme donemidir. Saclar gunde yaklasik olarak 1/3 mm uzar. Fizyolojik olarak bir gun icinde ortalama 100 kadar sac dokulmesi soz konusudur.
Sac dokulmesini tanimlar misiniz?
Sac dokulmesine tip dilinde alopesi adi verilir. Saclarin insan yasami icin yasamsal onemi yoktur ancak cok onemli psikolojik islevleri bulunur. Ozellikle kadinlarda buyuk stres yaratabilir.
Sac dokulmesine yol acan etmenler nelerdir?
Sac dokulmeleri nedbesiz (skarsiz) veya nedbeli (skarli) olabilir.
Skarsiz olan alopesilerin en sik gorulen nedeni androgenetik alopesi lerdir. Saclarda incelmeyle baslayan hastalik erkeklerde daha siddetli seyreder. Zemininde irsi bir yatkinligin oldugu dusunulmektedir. Tedavisinde bazi hormonal ilaclar kullanilir. Halk arasinda yanlis olarak sackiran adiyla bilinen onemli bir skarsiz alopesi nedeni de alopesi areata dir. Bu hastaligin en sik gorulen seklinde sacli deride odaklar halinde sac dokulmeleri vardir. Vucudun savunma sistemlerindeki yetersizlik sonucunda bazi enfeksiyon odaklarinin tetiklemesiyle ortaya ciktigi dusunulmektedir. Kendiliginden de duzelebilen hastaligin siddetli sekillerinde kortizonlu ilaclar ve isik (PUVA) tedavisi kullanilabilir. Bu hastaliklar haricinde Telogen effuvium denilen aktif donemdeki saclarin bir anda ve cok sayida dinlenme donemine gecmesi ile gelisen bir tablo vardir. Burada yaygin bir sac dokulmesi olur. Saclar 3-4 ay icinde incelir ve seyreklesir. Yenidogan doneminde ve dogum sonrasinda fizyolojik olarak gorulebilir. Bundan baska siddetli enfeksiyon hastaliklari, agir seyirli muzmin hastaliklar, buyuk cerrahi girisimler, tiroid bezinin az calismasi, sara hastaligi icin kullanilan ilaclar, hormonlar ve agir ����ller boylesi bir tabloya neden olabilir. Tedavisinde bu tabloya yol acan etmenlerin ortadan kaldirilmasi esastir. Bunlardan baska demir, protein, cinko eksiklikleri, radyasyon tedavisi, frengi hastaligi ve mantar hastaliklari skarsiz sac dokulmelerine yol acabilmektedir. Ozellikle kadinlarda saclarin arkada topuz yapilmasi veya gunes gozluklerinin surekli olarak bir sac tutacagi gibi kafada tutulmasinin da gerginlik tipi alopesiye neden olabilecegi unutulmamalidir.
Skarli alopesilerde ise sac koku tahrip oldugundan skarsiz alopesilerdeki gibi saclarin yeniden gelme olasiligi soz konusu degildir. Siddetli yaygin kimyasal veya termal yaniklar, deri kanserleri, isin tedavileri, bazi siddetli mantar enfeksiyonlari ile bazi ciddi dermatolojik hastaliklar sonucunda gorulebilirler.
Sonuc olarak ne soylenebilir? Sac dokulmesi hangi nedene bagli olursa olsun eger bir kisi boyle bir durumdan yakiniyor ise hic panige kapilmadan bir Deri Hastaliklari (Dermatoloji=Cildiye) uzmanina basvurmalidir. Bazen cozumun cok basit olabilecegi unutulmamalidir.
Her bir sacin yasam dongusu vardir. Bunlar yaklasik olarak uc yil ya da daha fazla suren aktif donem, hemen bunu izleyen ve birkac gun suren gecis donemi ve ardindan da uc ay kadar devam eden dinlenme donemidir. Saclar gunde yaklasik olarak 1/3 mm uzar. Fizyolojik olarak bir gun icinde ortalama 100 kadar sac dokulmesi soz konusudur.
Sac dokulmesini tanimlar misiniz?
Sac dokulmesine tip dilinde alopesi adi verilir. Saclarin insan yasami icin yasamsal onemi yoktur ancak cok onemli psikolojik islevleri bulunur. Ozellikle kadinlarda buyuk stres yaratabilir.
Sac dokulmesine yol acan etmenler nelerdir?
Sac dokulmeleri nedbesiz (skarsiz) veya nedbeli (skarli) olabilir.
Skarsiz olan alopesilerin en sik gorulen nedeni androgenetik alopesi lerdir. Saclarda incelmeyle baslayan hastalik erkeklerde daha siddetli seyreder. Zemininde irsi bir yatkinligin oldugu dusunulmektedir. Tedavisinde bazi hormonal ilaclar kullanilir. Halk arasinda yanlis olarak sackiran adiyla bilinen onemli bir skarsiz alopesi nedeni de alopesi areata dir. Bu hastaligin en sik gorulen seklinde sacli deride odaklar halinde sac dokulmeleri vardir. Vucudun savunma sistemlerindeki yetersizlik sonucunda bazi enfeksiyon odaklarinin tetiklemesiyle ortaya ciktigi dusunulmektedir. Kendiliginden de duzelebilen hastaligin siddetli sekillerinde kortizonlu ilaclar ve isik (PUVA) tedavisi kullanilabilir. Bu hastaliklar haricinde Telogen effuvium denilen aktif donemdeki saclarin bir anda ve cok sayida dinlenme donemine gecmesi ile gelisen bir tablo vardir. Burada yaygin bir sac dokulmesi olur. Saclar 3-4 ay icinde incelir ve seyreklesir. Yenidogan doneminde ve dogum sonrasinda fizyolojik olarak gorulebilir. Bundan baska siddetli enfeksiyon hastaliklari, agir seyirli muzmin hastaliklar, buyuk cerrahi girisimler, tiroid bezinin az calismasi, sara hastaligi icin kullanilan ilaclar, hormonlar ve agir ����ller boylesi bir tabloya neden olabilir. Tedavisinde bu tabloya yol acan etmenlerin ortadan kaldirilmasi esastir. Bunlardan baska demir, protein, cinko eksiklikleri, radyasyon tedavisi, frengi hastaligi ve mantar hastaliklari skarsiz sac dokulmelerine yol acabilmektedir. Ozellikle kadinlarda saclarin arkada topuz yapilmasi veya gunes gozluklerinin surekli olarak bir sac tutacagi gibi kafada tutulmasinin da gerginlik tipi alopesiye neden olabilecegi unutulmamalidir.
Skarli alopesilerde ise sac koku tahrip oldugundan skarsiz alopesilerdeki gibi saclarin yeniden gelme olasiligi soz konusu degildir. Siddetli yaygin kimyasal veya termal yaniklar, deri kanserleri, isin tedavileri, bazi siddetli mantar enfeksiyonlari ile bazi ciddi dermatolojik hastaliklar sonucunda gorulebilirler.
Sonuc olarak ne soylenebilir? Sac dokulmesi hangi nedene bagli olursa olsun eger bir kisi boyle bir durumdan yakiniyor ise hic panige kapilmadan bir Deri Hastaliklari (Dermatoloji=Cildiye) uzmanina basvurmalidir. Bazen cozumun cok basit olabilecegi unutulmamalidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)