12 Nisan 2007 Perşembe

Sinuzit hakkinda her sey...

Yuzun her bir yarisinda yerlesen dort tipi vardir. Her sinus bir kanal ile burun ici ile irtibatlidir ve ici hava ile doludur. Bu hastalik, sinuslerin burun ici ile irtibatini saglayan kanallarin tikanmasi sonucu olusur.Kanal tikaninca sinus havalanamaz havalanmayan yerde bakteri ve virusler urer ve enfeksiyon gelisir.

Gorulme sikligi nedir?

Eriskin insanlarin yaklasik %16 sini etkileyen bir rahatsizliktir.Amerikada yapilan bir arastirmada 30 milyon insani etkiledigi tesbit edilmistir.VE bu ulkede en sik rastlanilan kronik hastalik oldugu gorulmustur.Ulkemizde boyle bir arastirma yapilmamakla beraber ordan cok farkli olmadigi tahmin edilmektedir.

Daha cok kimlerde rastlanir?

Sinuzit aktif veya pasif sigara icenlerde sik rastlanir.Calisma ortamindaki hava kalitesi dusuk olan insanlarda da sinuzit rastlanir.Ornegin devamli klimali kuru ortamda calisanlar veya tozli dumanli ortamda calisanlar gibi.Alerjik bunyeye sahip olanlar veya burun icinde kemik egikligi veya baska anatomik bozukluklar olan insanlarda kronik sinuzit adayidir.Yogun tempoda calisan bu sebeple vucut direnci dusuk olan insanlar kolaylikla sinuzit olabilir.Banyo sonrasi sacini kurutmayan,ruzgarli ortamlarda sik bulunan veya kendini korumayan kisilerde sik sik sinuzit olurlar.

Sinuzitin belirtileri nelerdir?

Sinuzit ilk once yuzde agri,basinc veya dolgunluk hissi vererek kendini gosteriri.Agri genellikle yeni baslamis sinuzitlerde olur. Hastalik kroniklestikce, agrinin yerini basta agirlik veya dolgunluk hissi alir.

Baslangic devresindeki sinuzitlerde burundan cerahatli akinti on planda iken rahatsizlik ilerledikce bu akinti genizden sinsi sinsi devam eder. ozellikle bu akintinin yutulmasi ile farenjit ve mide rahatsizliklari gibi sindirim sitemine ait belirtiler kendini gosterir.

Sinuzit burun tikanikligina yol acar.devamli Tikali burun ise ozellikle ileri yastaki hastalarda baska hastaliklara zemin hazirlar.tansiyon,kalp ve akciger hastaliklari gibi, Sinuzit agiz kokusu yapabilir. Ozellikle geceleri kendini belli eden oksuruklere yol acar.
Sinuzit Halsizlik ,keyifsizlik,isteksizlik gibi depresyon belirtilerine benzer sikayetlere yol acar.Aslinda kronik sinuzit sebebi ile bu tip sikayetleri olan hastalarin hastaliklarini bilmediklerinden psikiyatristlere bile gittigini gormekteyiz.
Sinuzit koku kaybi yapabilir.

Ses kalitesi bozulur ve burundan konusma gelisir

Neden basagrisina yol acar?

Sinuslerin icindeki iltihabin etkisi ile sinuse komsu dokularin hepsinde agri olabilir.Bu bas agrisi seklinde olacagi gibi ,goz ,dis ve kulak agrisi seklindede olabilir.Bunun disinda sinuzit sebebi ile olusan burun tikanikligida basli basina bir agri sebebidir.

Sinuzit hastalarinin en cok dile getirdikleri yakinmalar nelerdir?

En sik basta agirlik hissi.burun tikanikligi ,gece oksurukleri,halsizlik,yorgunlik keyifsizlik,geniz akintisi ve agiz kokusu sikayetleri ile bize basvururlar.

Hastalik nasil teshis ediliyor?

Kendi kendine uygulanabilen bir test ile sinuzit olup olunmadigi hakkinda fikir sahibi olunabilir.

1. Yuzunuzde basinc hissi ,dolgunluk veya agirlik hissi var mi?
2. Burnunuz tikali mi?
3. Koyu ,sari -yesil burun akintiniz var mi?
4. Geniz akintiniz var mi?
5. Koku duyunuz da azalma varmi?
6. Bas agriniz varmi?
7. Nefes darligi hissi ve oksuruk varmi

Yukaridaki sorularin uc veya fazlasina evet diyen birisinde sinuzit olma ihtimali yuksektir. Bir kbb doktoruna gidilmesi tavsiye edilir. Hekim rutin kbb muayenesi ile taniyi koyabilir. Supheli durumlarda bilgisayarli sinus tomografisine basvurmak gerekebilir.

Kalp krizi ve felc hakkinda bilmedikleriniz!

KALP KRIZI NEDIR?

Eger belirtiler 10 dakikadan fazla suruyorsa her hangi bir durumda kalp krizinden suphelenilmelidir. Kalp krizi kalp kasina giden hastalikli coronary arterde kanin pihtilasmasi sebebiyle olusur.

KALP KRIZININ BELIRTILERI

Sayiklama ile birlikte goguste olan rahatsizlik
Gogusun ortasinda bir iki dakikadan fazla suren rahatsizlik veren bir basinc, sikisma, doluluk veya aci varsa
Omuzlara, boyna veya kollara yayilabilen bir aci
Bulanti, terleme, ve/veya kisa kisa nefes
Solgunlasmak veya derinin morarmasi
Eger belirtiler ortaya cikarsa: Hasta fiziksel olarak yaptigi herhangi bir hareketi birakmalidir. Vucudun ust bolumunu hafifce kaldirarak oturmali veya uzanmalidir.

Eger belirtiler bir kac dakikadan fazla devam eder veya kotulesirse ACIL AMBULANS SERVISI (112) veya diger yerel acil numaralari derhal arayin. Yukarida gosterilen belirtilerin hepsi her kalp krizinde olmaz. Eger yukaridaki belirtilerden bazilari olusursa, derhal hizli bir sekilde yardim cagirin. Bu belirtiler kalp krizinin sinyalleridir, ve ne kadar fazla beklerseniz o kadar cok kalp zarar gorur. Kalp krizinden kurtulmanin yolu belirtilerin hizla gorulmesi ve hizli bir sekilde ACIL AMBULANS SERVISI (112)’den yardim istenmesidir. Eger nabiz ve nefes alma durursa, ACIL AMBULANS SERVISI (112) gelip hastaya tam bir tibbi yardim saglayana kadar CPR uygulamasina baslayarak hayati organlari korumalisiniz. Unutmayin ki, hastalar genellikle belirtileri red ederler.

Kalp krizinden ve felcten korunmaliyiz. Bazi risk faktorleri genetiktir ve bazilari da yasam tarzinizla ilgilidir. Genetik olan risk faktorleri yasam tarzinizdan dolayi olan risk faktorleri ile birlesmesiyle, kisinin kalp krizi ve/veya felc gecirme sansi bir hayli yukselir.

FELC (Beyin Nedenli)

Felc kan damarlarinin tikanmasi veya kopmasi neticesinde olusur.Arterlerdeki kan pihtilasmasi ile olusur. Felc durumu yapay solunum,gogus kompresi(basinci) veya her ikisini birlikte yapmayi gerektirebilir.Felc genellikle yasin ilerlemesiyle ortaya ciksa da, her yastan kisilerde de olabilir. Felc belirtilerini onceden belirlemek cok onemlidir, boylece tam bir tibbi yardim aninda verilebilir.

FELC ISARETLERI VE BELIRTILERI

Siddetli bas agrisi
Yuzde, kolda veya bacakta ani hissizlesme veya zayiflama
Aciklanamayan bas donmesi veya dengesizlik
Konusamama, bozuk veya kelimeleri birbirine karistirarak konusma
Genellikle bir gozde kararma veya gorus kaybi
Suur kaybi
DEGISTIRILEMEZ RISK FAKTORLERI

Yas
Erkekler yuksek risk altindadir.
Irk....zenciler beyazlardan daha fazla felc riski altindadir.
KONTROL EDEBILECEGINIZ VE DEGISTIREBILECEGINIZ RISK FAKTORLERI

Kan basinci
Sigara icmek
Obesitiy (sismanlik)
Yuksek kan kolesterolu
Diabetik (seker hastaligi)
Kalp hastaligi
Bu isaret ve belirtiler sadece kisa bir sure devam edebilir. Boyle bir durumda, bu belirtiler Transient Ischemic Krizi'nin (TIA) belirtileri olabilir. TIA'nin felc gibi belirtileri vardir, fakat kisa bir surede kaybolabilir. TIA'lar ilerde olacak felc icin uyari isaretidir. Eger yukarida belirtilen isaretlerden herhangi biri mevcutsa derhal bir doktora gozukulmelidir.

Excimer lazer nedir? Riskleri var mi?

> Laser nedir? Goz hastaliklari icerisinde oldukca sik karsilasilan kirilma kusurlari tedavisinde kac yildir kullanilmaktadir?
> Laser aslinda bir isik kaynagidir. Isigi olusturan dalga boylarindan yalnizca 1 tanesi ozel sistemler yardimiyla guclendirilir, belirli bir yone yonlendirilir ve siddeti arttirilirsa laser elde edilmektedir. Excimer laser de boyle elde edilmekte olup, gozle gorulemeyen mor otesi dalga boyunda yer almaktadir. Kirilma kusuru dedigimiz, gozluk veya lens kullanmayi gerektiren goz bozukluklarini tedavi ettigimiz laser sisteminin adi da excimer laserdir.
> Excimer laser ne zamandir kullaniliyor?
Excimer laser 20 yil once kesfedilmistir. 15 yildan beri de goz hastaliklarinin tedavisinde aktif olarak kullanilmaktadir. Ozellikle 1995 yilindan beri goz cerrahlari tarafindan cok fazla uygulanmaktadir.

>Laser tedavisine Amerika ve Avrupa ulkelerinde musaade olmadigi, Turkiye’de deneme gibi yapildigi soylentileri ne kadar dogru?

> Laser tedavisi uygulanmis goz sayisi dunya capinda 15 milyona yaklasmis durumda. Amerika Birlesik Devletlerinde yilda 1 milyon goze bu tedavi uygulaniyor. Turkiye’deki rakamlari tam bilmek zordur. Ancak tedavi gormus goz sayisinin 400–500 bin civarinda oldugu tahmin ediliyor. Bu rakamlar laser tedavisinin uluslararasi planda ne kadar kabul gormus oldugunun saglam bir gostergesidir. Zaten tedavi icin kullandigimiz laser cihazlari da Amerika veya Avrupa’da yapilmaktadir.

> Laser tedavisi hangi gozlere uygulanmaktadir?

> Oncelikle sunu bilmek gerekir. Laser tedavisi cerrahi bir uygulamadir. Her cerrahi her hastaya uygulanamayacagi gibi, laserin de her hastaya yapilamayacagi bilinmelidir. Tedavi oncesinde hastanin ayrintili olcumleri yapilmali ve sonuclari tecrubeli goz cerrahi tarafindan titizlikle degerlendirilmelidir. Bu olcumlerde laser icin herhangi bir sakinca saptanmazsa, tedavinin de detaylari hastaya anlatilarak laser islemi uygulanabilir. Tedaviye engel herhangi bir supheli durum ortaya cikarsa islem mutlaka ertelenmelidir.
Gunumuzde laser tedavisi miyop, hipermetrop ve astigmatlar d�hil tum kirilma kusurlari icin uygulanabilmektedir. Eger goz yapisi uygunsa miyoplarda -10,00, hipermetroplarda +4,00 ile +6,00 ve astigmatlarda 6,00 numaraya kadar basarili sonuclar alinabilmektedir.
Laser tedavisi icin kornea dedigimiz seffaf tabakanin muntazam yapida olmasi, kalinliginin emniyetli sinirlarda olmasi, goz tansiyonunun normal olmasi, goz icerisinde iltihap olmamasi, katarakt olmamasi ve arkadaki retina dedigimiz sinir tabakasinin normal olmasi gereklidir.
Keratokonus dedigimiz kornea hastaliginda seffaf tabakada ileri derecede duzensizlik ve incelme olmaktadir. Boyle hastalarda laser tedavisi yapilmamalidir. Laser oncesinde kornea topografisi dedigimiz haritalama yonteminin dikkatli bir sekilde uygulanmasi ve tecrubeli bir cerrah tarafindan yorumlanmasi, keratokonus hastaliginin saptanmasini kolaylastiracaktir.
Laser tedavisinde hastanin yasi oldukca onemlidir. Miyop hastaligi genellikle 10–15 yaslari arasinda ortaya cikmakta ve 20–22 yaslarina kadar ilerlemektedir. Bu sebeple miyop laser tedavisi yapilacak kisilerde hastaligin duraklama devresinin beklenmesi sarttir. Miyopinin ilerledigi bir zamanda yapilan laser tedavisinden sonra hastaligin yeniden ortaya cikacagi unutulmamalidir. Hipermetrop ve karisik astigmatlar cogu defa dogustan gelen kirilma kusurlari oldugu icin ilerleme gostermeyen hastaliklardir. Bu sebeple daha erken yaslarda da laser tedavisi uygulanabilir. Bir gozun ileri derecede bozuk ve diger gozun saglam oldugu cocuklarda goz tembelligini engellemek icin 3–4 yaslarinda bile laser yapilabilmektedir.
Miyop hastalarda goz tansiyonu normal insanlara gore daha fazla gorulebilmektedir. Bu sebeple laser tedavisi oncesinde goz tansiyonu olup olmadigi ayrintili arastirilmis olmalidir. Ailesinde goz tansiyonu olup, olcumlerde kendisinde goz tansiyon suphesi saptanan hastalarda da laser tedavisi yapilmamalidir.
Seker hastaligi olanlarda excimer laser tedavisi yapilmamalidir. Bu hastalarda ileriki yillarda seker hastaligina bagli olarak goz arkasinda kanama, katarakt veya goz tansiyonu gelisebilmektedir. Excimer laser bu hastaliklari dogrudan etkilemese de tedavilerinde bazi zorluklar cikartabilmektedir. Bu sebeple tercih edilmemesi gereken bir tedavidir.
Katarakt baslangici olan hastalarda da excimer laser uygulanmamalidir. Cunku katarakt ameliyatinda goz mercegi alinirken ayni seansta goz icerisine yerlestirdigimiz yeni goz mercegi gozluk kusurunu da duzeltmektedir. Boylece hastaya ikinci bir ameliyat uygulama ihtiyaci ortadan kalkmaktadir.

Miyopla iliskili olarak goz arkasinda delik veya yirtik bulunan hastalarda, excimer laser tedavisinden once argon laser dedigimiz kaynak yapan laserin uygulanmasi gereklidir. Bu laserden ancak 1–2 ay sonra gozlugu ortadan kaldiracak laser uygulanabilir.
> Laser tedavileri her hastaya ayni sekilde mi uygulanmaktadir? Cesitleri nelerdir?
> 15 yil once laser tedavisi ilk basladigi zamanlarda PRK dedigimiz sadece 1 yontemle her hastaya ayni sekilde uygulanmaktaydi. PRK tedavisinde seffaf tabakanin uzerindeki epitelyum dedigimiz zar kazinmakta ve altindaki tabakaya laser dogrudan uygulanmaktaydi. Ancak tedaviden sonra hastanin gozu 3–4 gun kapatilmakta ve siddetli agri gorulebilmekteydi. Goruntunun netlesmesi 1–2 ayi buluyordu. Ayrica yuksek numaralara uygulandigi zaman, derecede geriye donme ve seffaf tabakada bulaniklik gelisebiliyordu.
PRK’dan 3–4 yil sonra, gunumuzde de oldukca yaygin kullandigimiz LASIK tedavisi ortaya cikti. Oldukca kisa suren bu tedavide otomatik calisan bicakli bir sistem seffaf tabakadan cok ince bir kapak kaldirmakta ve laser tedavisi kapagin altinda kalan bolgeye uygulanmaktadir. Tedavi bitince kapak yerine yapistirilmaktadir. Laserden sonra siddetli bir agri olmayip, yalnizca 3–4 saat batma ve sulanma gorulmektedir. Gorme hemen netlesmeye baslamakta ve 1–2 gunde tamamen iyilesmektedir. 10 numaraya kadar miyoplarda bile cok basarili sonuclar vermektedir. Seffaf tabakanin dogustan cok ince oldugu veya goz arkasinin ileri derecede zayiflamis oldugu hastalarda LASIK tedavisi uygulanmamaktadir.
2000 yilindan sonra laser programlarinda da ciddi gelismeler olmustur. Ilk laser cihazlarinda tedavi capinin kucuk olmasina bagli olarak alaca karanlikta isik sacilmalari ciddi problem olusturuyordu. Bircok hasta ozellikle gece araba kullanirken sikinti cekiyordu. 1996-2000 yilari arasinda kullanilan excimer laser cihazlarinda bu problem kismen cozuldu. 2000 yilindan sonra gelistirilen ‘’wavefront sistemi’’ ise bu alanda buyuk bir cigir acmistir. Wavefront cihazi goz icerisindeki isik sacilmalarini gelismis bir yontemle olcmekte ve laser tedavisini buna gore ayarlamaktadir. Boylece her hastaya ayni sekilde uygulanan standart laser tedavisi yerine her goze ozel ayarlanan bir tedavi uygulanmaya baslanmistir. Wavefront sistemi gece gorus problemlerini neredeyse tamamen ortadan kaldirmistir.
Son 3 yilda epi-LASIK ve Intralase adlari altinda 2 laser yontemi daha gelismistir:
Epi-Lasik sistemi, 15 yil once kullanilmis olan PRK, yani yuzey tabakasinin kazinmasiyla yapilan isleminin gelismis seklidir. Burada, ozel bir otomatik sistemle seffaf tabakanin uzerinde yer alan epitelyum zari kaldirilmakta ve excimer laser tedavisi uygulandiktan sonra zar tekrar yayilmaktadir. Herhangi bir kesme islemi yapilmadigi icin oldukca basit bir uygulamadir. Kisa surmektedir. Islemden sonra asiri bir agri olmamaktadir. 3–4 gun icerisinde gorme iyilesmeye baslamakta ve 1–2 haftada netlige kavusmaktadir. Seffaf tabaka butunlugunu korudugu icin ileriki yillarda da problem gelismemektedir. Seffaf tabakanin ince oldugu hastalarda epi-Lasik ozellikle tercih edilmelidir. Yine goze darbe gelme riskinin yuksek bulundugu sporcularda, itfaiyecilerde veya askeri personelde tercih edilmesi gereken bir yontemdir.
Intralase laser sistemi, laser tedavisinde gunumuz icin varilmis olan son noktadir. Standart lasik tedavisinde otomatik bir bicakla yapilan kapak kaldirma islemi burada laserle yapilmaktadir. Boylece 2 ayri laser yardimiyla tedavi tamamlanmaktadir. Bicakli sisteme gore onemli avantajlari bulunmaktadir. Bicakli kesme isleminde karsilasilabilen nadir riskler Intralase lasik tedavisinde ortadan kalkmaktadir. Boylece tedavinin daha guvenli bir sekilde yapilabilmesi imk�ni ortaya cikmaktadir. Ayrica seffaf tabakanin asiri duz veya ince olmasi sebebiyle lasik yapilamayan hastalara da tedavi imk�ni sunmaktadir. Intralase ile kaldirilan kapagin kalinligi daha guvenilir oldugu icin seffaf tabaka dayanikliligi daha fazla olmaktadir. Intralase tedavisi her hastaya uygulanabilmekte olup, ozellikle yuksek miyop, hipermetrop ve karisik astigmati olan hastalarda mutlaka tercih edilmelidir.
> Laser tedavisinin riskleri yok mudur?
> Excimer laser tedavisi sonucta bir cerrahi tedavidir. Her cerrahi tedavinin nadir de olsa bazi riskleri mutlaka bulunmaktadir. Burada onemli olan riskin gorulebilme orani ve buyuklugudur. Gunumuzdeki gelismis laser teknolojileri sayesinde tedaviye bagli problem gelisebilme ihtimalleri oldukca azalmistir. Ozellikle Intralase tercih edildiginde emniyet daha fazla olmaktadir. Tedaviyi yapan hekimin tecrubesi, riskleri belirleyen ikinci onemli faktordur. Ileri derecede tecrubeli bir cerrahin elinde laser tedavisine bagli problem gelisebilme olasiligi yok denecek kadar az olmaktadir.

> Laser tedavisi 15 yildir kullaniliyor. Ileriki yillarda tedaviye bagli problem cikabilir mi?
Tipta kullanilan butun tedavilerde uygulamadan sonraki ilk 5 yil oldukca onemlidir. Eger bir sikinti olacaksa bu surede kendisini gostermektedir. Laser tedavisi uygulanan milyonlarca hastada bu sure coktan asilmistir. Daha sonraki yillarda ortaya cikabilecek problemleri bu tedaviye baglamak mumkun degildir.

Beyinle nikotin bagimliligi arasinda iliski

Beyindeki insula adli bolumun nikotin bagimliligiyla iliskili oldugu, bu nedenle beyinlerinin bu bolumu zarar gormus kisilerin sigarayi biraktiktan sonra bir daha sigara icme istegi duymadiklari ortaya cikti.

Arastirmacilar, gecmiste sigara icmis ve beyinlerinde bu nedenle bazi hasarlar olusmus 69 kisiyi inceledi. Bu kisilerden 19'unun beyninde meydana gelen hasarlar duygusal deneyimlerde anahtar rol oynayan insulayi etkiliyordu.

Bu kisilerden 13'u (yuzde 68,4) sigarayi birakmis, bunlardan 12'si sigarayi kolay ve hizli bir sekilde biraktiktan sonra yeniden sigaraya baslamak icin asla guclu bir istek duymamisti.

Bu arastirmayla artik beyinde yeni bir arastirma alani bulduklarini soyleyen bilim adamlari, insulayi etkileyecek ve tiryakilerin sigarayi birakmasina yardimci olacak ilaclarin hayal olmadigini, ancak daha kisa vadede beynin bu bolumunun isleyisini degerlendirerek, mevcut tedavilerin basarisinin saptanabilecegini vurguladilar.

Johann Christian Reil tarafindan bulunan, bu nedenle Reil Adasi da denilen insula, aci, ofke, mutluluk, igrenme gibi duygusal deneyimleri yonetiyor.

Stres insani boyle mahvediyor

Stres insani boyle mahvediyor
Cagin hastaligi stres, her turlu hastaliga zemin hazirliyor. Bilim adamlari stres altindaki vucutta neler yasandigini acikladi. Iste sinir sisteminden ureme sistemine uzanan liste:

1-Sinir sistemi: Vucut, bir anda butun enerji kaynaklarini bu dis tehditle mucadele etmeye yonlendirir. “Savas ya da kac” tepkisi olarak adlandirilan bu durumda sempatik sinir sistemi, bobrekustu bezlerine “Adrenalin ve kortizol salgila” talimati verir. Bu hormonlar kalp atislarini hizlandirirken, tansiyon ve kandaki seker orani da yukseltir. Tehdit gecince ise vucut dengesi tekrar saglanir.

2-Kas ve iskelet sistemi: Kaslar gerilip katilasir. Bu durumun uzun surmesi bas agrisina zemin hazirlayabilecegi gibi kas ve iskelet sisteminde cesitli rahatsizliklara yol acabilir.

3-Solunum sistemi: Stresli durumlarda daha sik araliklarla ve daha zor nefes alinir. Bu da kimi insanlarda panik ataklari tetikleyebilir.

4-Kalp-damar sistemi: Trafik sikistiginda yasanan turden gecici (akut) stres, kalp atislarini hizlandirir ve kalp kaslarinin buzulmesine yol acar. Daha buyuk kaslara kan tasiyan damarlardaki kan seyrelir ve vucudun bu bolgelerine daha fazla kan pompalanmasina neden olur. Sik tekrarlanan akut stres, kalp damarlarinda iltihaplanmalara ve dolayisiyla kalp krizlerine neden olabilir.

5-Endokrin (ic salgi) sistemi: Beynin gonderdigi sinyaller dogrultusunda bobrekustu bezleri “kortizol” ve “epenifrin” salgilar. Her ikisi de “stres hormonu” olarak tanimlanmaktadir. Bu iki hormon salgilandiginda, karaciger de glikoz salgisini artirir. Aslinda bu, vucudun savunma yontemidir ve stresli durumlarda “savas ya da kac” stratejisini uygulamak icin gereken enerjiyi saglar.

6-Mide - bagirsak sistemi: Her zamankinden daha az ya da daha cok yenir. Daha fazla yemeniz, alkol ya da sigara tuketimini artirmaniz durumunda reflu ya da kalp yanmasi gibi hastaliklar ortaya cikabilir. Stres ayrica, yemekteki besleyici maddelerin normal emilim seklini ya da besinin vucuttaki dolasim hizini degistirerek sindirim sisteminizi de vurabilir. Bunun sonucunda kabizlik ya da ishal ortaya cikar.

7-Ureme sistemi: Kronik stres, sperm ve testosteron duzeyini azaltabilir, iktidarsizlik yaratabilir. Kadinlarda adet duzeni bozulur, kimi zaman tamamen kesilir ya da sancili adetler baslar. Stres cinsel istegi de azaltabilir

Ilac kullanima dikkat

Pek cok insan rahatsizlandiginda arkadas veya komsu tavsiyesiyle ilac kullaniyor. Ancak bir kiside faydali olan ilac, ayni rahatsizligi bulunan baska birinde ters sonuclar dogurabiliyor.

Bazen de doktor kontrolunde verilen ilaclar bile farkli insanlarda degisik etkilere yol acabiliyor. Gelisen teknolojiyle ilaclarin kisisel etkilerini tespit etmek mumkun hale geldi. Agiz ici dokusu veya kucuk bir tup kan ornegiyle 'kisisel ilac profili' cikarilmaya baslandi. Uzmanlar, yontemin yayginlasmasiyla gelecekte gereksiz veya yanlis ilac kullaniminin onune gecilecegini belirtiyor.

Tibbi Biyoloji ve Genetik Uzmani Dr. Nesrin Ercelen, ilaclarin kisilerin ortalama yuzde 70'ine etkili olacak sekilde uretildigini soyledi. Ayni ilacin her 100 kisiden ortalama 30'unda farkli etkiler dogurdugunu belirten Ercelen, "Farmakogenetik analizle kisinin DNA'sina bakarak hangi grupta yer aldigini belirleyebiliyoruz. Ayrica elde ettigimiz verilerle ilacin yan etkilerinin verecegi zararlari da onleyebiliyoruz." dedi. Hekimlerin genetik analiz sonuclarina bakarak dogru ilaci ve doz ayarlamasi yapabildiklerini dile getiren Ercelen, bu sayede gereksiz ilac kullaniminin onlenecegini kaydetti. Ercelen, vucuda alinan ilaclari enzim tabir edilen salgilarin parcaladigini hatirlatarak, "Enzimler, gen tarafindan sentezleniyor. Goz renklerimiz nasil farkliysa bu tur genlerin de tipleri var. Ilaci parcalayan mekanizmaya yani genlere bakarak ilaci yararli, yararsiz ve az yararli olarak gruplandirabiliyoruz." diye konustu. Dr. Ercelen, bu gruplandirmanin simdilik kanser, diyabet ve kalitimsal kan hastaliklari gibi onemli rahatsizliklarda kullanildigini sozlerine ekledi.

Yilda 2 milyondan fazla kisi gereksiz ilac kullanimi kurbani

Saglik portali 'ailem.com' tarafindan yapilan 'en sik kullanilan ilaclar' anketinde katilimcilarin yuzde 66'si agri kesici, yuzde 20'si vitamin, yuzde 9'u antibiyotik, yuzde 5'i de diger ilaclari kullandiklari cevabini verdi. Anketi degerlendiren Dr. Nesrin Ercelen, gereksiz veya yanlis ilac kullaniminin hem ekonomiye hem de sagliga zarar verdigini bildirdi. Arastirmalara gore yilda ortalama 2 milyon kiside yanlis ilac kullanimina bagli ters reaksiyon sorunu olustugunu ifade eden Ercelen, "Bu kisilerin bazilarinda olumcul sonuclar yasanabiliyor." seklinde konustu.

kalp hastasi olmamak icin....

kalp hastasi olmamak icin:

-Diyet - saglikli beslenmeye cocuk yaslarda baslanacagini unutmayin.

-Boy – kilo oranina cok dikkat edin.

-Kadinlar, menopozunuzu mutlaka geciktirin.

-Fizik aktivitenizi arttirin, tembellik ve asiri stresten uzak durun.

-Is ve meslek konusunda hicbir zaman beceri ve olanaklarinizi zorlamayin.

-Aile hikayenizde varsa, diyabet veya yuksek tansiyon hastasi iseniz 30, degilseniz 40 yasindan itibaren kan yaglarinizi takibe alin.

-Aile hikayenizde varsa, diyabet veya yuksek tansiyon hastasi iseniz 30, degilseniz 40 yasindan itibaren her yil efor testi yaptirin.

-Kendinizle, yasamla, ailenizle, esinizle, dostlarinizla barisik olun, A tipi kisiliginiz varsa yavaslayin.

-Hastaliginizi, aileniz veya cevrenizle ilgili sorunlarinizi bir Liyezon Psikiyatri uzmani ile gorusun.


Kalp hastasi olanlar icin:

-Sigara icmeyin, sigara icilen ortamda bile bulunmayin.

-Duzenli olarak bir kardiyologun kontrolune girin.

-Tedaviniz ilac, balon veya ameliyat olabilir, hepsinin olumlu, olumsuz yanlarini, uzun donem sonuclarini doktorunuzla tartisin.

-Abartilmis fizik aktivitelerden kacinin, bir kardiyak rehabilitasyon programina baslayin.

-Seks konusunda sevgilinizi degil esinizi, otel odasini degil evinizi tercih edin.

-Devamli kullanmaniz gereken ilaclarinizi ihmal etmeyin, ozellikle yuksek tansiyon ilaclarinizin yedegini bulundurun.

-Kan yaglarinizi 3 ayda bir kontrol ettirerek tahlil raporunda yazan normal sinirinin altinda tutun.

-Kan yaglarinizi kontrol icin diyetin yetmedigi durumlarda surekli ilac kullanin.

-Aile ve sosyal yasaminizi bir kez daha gozden gecirip hayatinizdaki olumsuzluklari en aza indirin.

-Hastaliginiz icin ailenizi ve cevrenizi suclamayin, sorunlariniz icin bir Liyezon Psikiyatri uzmanindan yardim alin.


Kalp hastasi olan ailelere:

-Hicbir zaman onu hasta oldugu icin suclamayin.

-Tetkik ve tedavinin her asamasinda onu destekleyin, tesvik edin.

-Hastaligin olusmasinda kendinizi de hatali buluyorsaniz, bunu abartili sekilde telafi etme telasina girmeyin.

-Onun hastaligini siz hep aklinizda tutun, fakat ona unutturmaya calisin.

-Cinsel konularda olabilecek yetersizlik veya isteksizliklerde anlayisli davranin.

-Diyetinde bir aile programi olmasi gerektigini aklinizda tutun.

Esinizin ilaclarini ve kontrol gunlerini yakindan takip etmenizin ona yasama sarilma ve guven duygusu verecegini unutmayiniz.

-Bu hastaligin ekip calismasiyla, yani es, cocuk, kardes, yakin arkadasla daha kolay yenilecegine inanin.

-Esinize yardimci olabilmek icin SIGARA ICMEYIN.

-Hastanizla iyi bir iletisim kuramiyorsaniz bir Liyezon Psikiyatri uzmanindan yardim isteyin.