| Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'nce düzenlenen Şans Topu oyununun bu haftaki çekilişi yapıldı. 424. haftanın kazandıran numaraları 7, 9, 15, 19, 23 2 olarak belirlendi. Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'nce düzenlenen Şans Topu oyununun bu haftaki çekilişinde 5 artı 1 bilen 2 kişi, 259 bin 478 lira 10'ar kuruş ikramiye kazandı. Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, 5 bilen 21 kişi 2 bin 247 lira 15'er kuruş, 4 artı 1 bilen 351 kişi 134 lira 65'er kuruş, 4 bilen 5 bin 112 kişi 12 lira 30'ar kuruş, 3 artı 1 bilen 8 bin 386 kişi 9 lira 50'şer kuruş, 3 bilen 127 bin 193 kişi 1 lira 75'er kuruş, 2 artı 1 bilen 73 bin 504 kişi 3 lira 5'er kuruş, 1 artı 1 bilen 224 bin 160 kişi de 1 lira 65'er kuruş ikramiye kazandı. Büyük ikramiyeyi kazanan talihlilerin kuponlarını, İstanbul-Şişli ve İzmir-Çiğli'deki bayilerden yatırdıkları bildirildi. Bu haftaki çekilişte toplam 1 milyon 572 bin 592 lira 9 kuruş ikramiye dağıtıldı. Hasılattan Türkiye'nin tanıtımı, Çocuk Esirgeme Kurumu, Olimpiyat Oyunları, Savunma Sanayii ile Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na toplam 943 bin 555 lira 26 kuruş, KDV olarak 626 bin 600 lira 90 kuruş, Şans Oyunları Vergisi olarak ( namına ) da ( dahi, bile ) 349 bin 464 lira 91 kuruş aktarılacak. AA |
8 Ağustos 2009 Cumartesi
Şans Topu çekildi
Muhtara otomobilinde silahlı saldırı
| Esra KOÇER / SAKARYA (AHT) Sakarya'nın Kaynarca İlçesi Topçu Köyü Muhtarı Hayri Çalık kendisine ait 54 VF 195 plakalı otomobil ile Karacalı Köyü istikametine giderken kimliği henüz tespit edilemeyen kişi ya da kişilerce tarafından silahlı saldırıya uğradı. Muhtar Çalık, otomobil direksiyonunda hayatını kaybederken saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişiler kanlı saldırı sonrasında kaçtı. Yoldan geçen vatandaşların görmesi üzerine durum ( kondisyon, gidişat, hâlet ) jandarmaya bildirildi. Olay yerine ( adına, alegori, namına ) gelen jandarma ( açıkgöz ) ekipleri geniş çaplı araştırma başlattı. İncelemede çok sayıda kurşun bulundu. Evli ve dört çocuk babası Çalık'ın 29 Mart seçimlerinde muhtarlığa seçildiği öğrenildi. Muhtar olmadan önce hayvan alım satım işiyle uğraşan Çalık'ın geçen yıl İstanbul'da bir ( müşterek, benzer, bir kez ) yaralama olayına karıştığı belirtildi. Bu arada Kaynarca Muhtarlar Derneği Başkanı Vecdi Candan, olaydan büyük üzüntü duyduklarını belirterek cinayeti kınadı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. |
Niğde'de vahşet
| Olay Yenice Mahallesi Huzurevler Sokak Akın Apartmanı bodrum katındaki evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabah erken saatlerde Yeşil Kart işlemlerini yaptırmak için evinden çıkan Nazan Payhan, öğle saatlerinde evine geri döndüğünde içeride bir ceset olduğunu fark ( üstelik, başkalık, nüans ) ederek durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen ( mevrut ) ekiplerin yaptığı ilk incelemede, Hazım Tepeyran İlköğretim Okulu 7. Sınıf öğrencisi olduğu belirlenen Onur Serin'i (12) cinsel ( cinsî, eşeysel, seksüel ) organı kesilmiş ve iç organları dışarıya çıkartılmış olarak buldu. Öldürülen çocuğun, Nazan Payhan'ın oğlu Atmaca Nidahi Payhan ile yakın arkadaş olduğu ve eve oyun oynamak için geldiği belirlenirken, ekiplerin incelemeleri sırasında evden bir ( yalnız, ancak, benzer ) çocuğun daha zorla götürüldüğünü ileri süren vatandaş ise polis ( aynasız, zabıta, kolluk ) ekipleri tarafından ifadesi alınmak üzere polis ( aynasız, kolluk, kollukçu ) merkezine götürüldü. Katil zanlısı olarak aranan Nazan Payhan'ın boşandığı eşi Mustafa Payhan (37) yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin akli dengesinin bozuk olduğu bildirildi. Cumhuriyet Savcılığının incelemelerinin tamamlanmasının ardından küçük çocuğun cansız bedeni ambulansa konularak Niğde Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. İHA |
Peçetedeki spermiyle yakayı ele verdi
| Edinilen bilgiye göre, 4 ay önce merkez ( biçim, tarz, özek ) Yıldırım ilçesi Yunus Emre mahallesi Yaprak sokak üzerinde başı kesildikten sonra cesedi çöp konteynırına atılan transseksüelin 38 yaşındaki Eda Yıldırım olduğu parmak izinden yola çıkarak belirlendi. Silikonları patlatılan travestinin otomobilindeki peçetede bulunan sperm ( meni ) örneklerinden yola çıkan cinayet masası ekipleri, bu kişinin DNA raporunu çıkardı. Bir barda sahneye çıkan transseksüel Yıldırım'ın tüm arkadaşlarını yakın takibe alan polis, bir su firmasında pompacı olarak çalışan 29 yaşındaki S.Ö.'ye ulaştı.Olayın faili olduğu iddiasıyla gözaltına alınan S.Ö., emniyette susma hakkını kullandı. Savcılıkta verdiği ifadesinde Eda Yıldırım'ı askerdeyken tanıdığını ifade eden S.Ö.'nün, "Olay günü onu otelden aldım. Pikniğe gittik. Arabayı benim kullanmamı istedi. Araç içinde ilişkiye girdik. Ter içinde kaldım. Spermlerin bana ait olduğu doğrudur. Çünkü onunla ilişkiye girdim. Ama onu kesinlikte öldürmedim. Daha sonra da ( bile, dahi ) otele bıraktım. Kendisini 9 yıldır tanırım. Suçsuzum" dediği öğrenildi. Şüpheli, sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. İHA |
Alman gelin Türk eşini böyle vurdu
| Esra KOÇER / SAKARYA (AHT) FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN VİDEO İÇİN TIKLAYIN Sarkarya'nın Karasu İlçesi'nde 21 Nisan 2009 tarihinde Atatürk Bulvarı'nda beyaz eşya dükkanı işleten Mehmet Yılmaz (68), ayrı yaşadığı çifte pasaportlu Jela Yılmaz (58) tarafından işyerinde tabanca ile vurularak öldürülmüştü. Çantasından çıkarttığı tabanca ile masada oturan resmi nikahlı eşinin kafasına önce bir el ateş eden, daha sonra art arda ateş ederek öldüren Jela Yılmaz, cinayetin ardından silahıyla polise teslim ( doğrulama ) olmuştu. İşlenen bu cinayetin iş yerinde bulunan güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendiği ortaya çıktı. 5 ayrı kameranın kaydettiği görüntülerde Jela Yılmaz'ın iş yerine ( adına, alegori, namına ) girer girmez çantasındaki tabancayı çıkartarak, masada oturan kocasına ateş etmesi, Mehmet Yılmaz'ın masanın altına yığılmasına rağmen ateş etmeye devam etmesi yer alıyor. Polisin el koyduğu güvenlik kameraları görüntüleri cinayet suçundan tutuklu bulunan Alman gelinin yargılandığı Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi'nde delil olarak yer alıyor. Jela Yılmaz polis merkezinde verdiği ifadesinde, ölen eşinden kalan tüm mirası ikinci evliliğini yaptığı ve daha ( henüz, elan ) sonra memleketi Karasu'ya yerleşen Mehmet Yılmaz´ın üzerine aldığını belirterek, "Türkiye'ye gelip yerleştikten sonra evliliğimizden dünyaya gelen 25 yaşındaki çocuğumuz ticaret hayatında başarılı olamayınca iflas etti. Yaklaşık 1 -1,5 milyon lira zarar etti. Eşim bu nedenle bana kızdı. Tartıştık ve 2 yıl önce beni terk etti. Resmi olarak ayrılmadık. Ben de Almanya'ya dönmek zorunda kaldım. Hiçbir şeyim yoktu. Ölen eşimden kalan mirastan para istiyordum vermedi. Bu yüzden çıkan tartışmada da onu vurdum" demişti. |
Sincan Ağır Ceza Mahkemesi
| Adalet Bakanlığı Sincan Ağır Ceza Mahkemesi ile ilgili soruşturma başlattı. Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, 3 Adalet Bakanlığı müfettişinin Sincan Adliyesi'nde teftişte bulunduğunu belirterek, ''Teftiş bizimle mi ilgili bilmiyorum, şu anda inceleme devam ediyor'' dedi. AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Kaçmaz, rutin teftişlerini geçen yıl geçirdiklerini kaydederek, ''Yapılan teftişin normal olmadığını'' öne sürdü. İzinde olduğu için Sincan Adliyesi'ndeki teftişin tam olarak ( namına ) kapsamını bilmediğini ifade eden Kaçmaz, ''3 müfettiş inceleme yapıyor. İzinde olduğum için sebebini bilmiyorum. Olağan teftiş olup olmadığını bilmiyorum. Bizimle ilgili ( ait, müteallik, alakadar ) mi, değil mi onu da bilmiyorum'' diye konuştu. Adalet Bakanlığı, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz hakkında başlatılan inceleme ile ilgili ( müteallik, dayalı, müntesip ) yaptığı açıklamada, söz konusu hakim hakkındaki bir kısım iddialara ilişkin olarak daha ( henüz, elan ) önce başlatılan bir inceleme kapsamında, müfettişlerce bugün mahkemede dosya incelemesi yapıldığını bildirdi. |
Çolakkadı: "Zekeriya Öz'ün kusuru yok"
| AHT Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan bazı sanık ve vekillerinin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarından Zekeriya Öz hakkında yaptığı şikayetler nedeniyle başlatılan inceleme kapsamında Adalet Bakanlığı'nın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı'dan görüş istediği ortaya çıktı. Üzerinde gizli olduğu belirtilen ( tamlanan ) 29 Temmuz 2008 tarihli 30 sayfalık fezlekede görüşünü açıklayan Turan Çolakkadı, Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün Ergenekon soruşturmasını hukuka uygun yürütmediği yönündeki iddialara ilişkin, kusurunun olmadığını belirtti. Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği fezlekede, Ergenekon soruşturmasının nasıl başladığını ve yapılan operasyonları da özetleyerek şu bilgilere yer verdi: "Ümraniye'de bir evin çatısında bombalar bulunduğu belirtilen evrakın, emniyet makamlarından Başsavcılığımıza verilmesi üzerine, 13 Haziran 2007 günü, diğer dosyalarda olduğu gibi UYAP sistemi üzerinden kaydedilerek, 2007-1636 soruşturma numarası alınıp, UYAP sistemiyle otomatik olarak Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'e verilmiştir. İleriki aşamalarda şüpheli sayısının artması, işlemlerin ve incelenecek dokümanların çoğalması nedeniyle aynı soruşturma evrakını yürütmek üzere Cumhuriyet Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın da görevlendirilmiştir. Soruşturma aşamasında ele geçirilen bazı belgeler ve deliller incelendiğinde olayla ilgili yeni kişiler hakkında tahkikat yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bunlar da ( dahi, bile ) soruşturma evresinin uzamasına neden olmuştur. Bu nedenle kısa aralıklarla dava açma imkanı bulunmamıştır. Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün, dilekçelerde ve ifadelerde iddia edildiği gibi 'tarafsızlık ilkesini ihlal ettiği, objektif davranmadığı, hukuk dışı uygulamalar yaptığı, soruşturmayı kasıtlı olarak geciktirdiği' yolunda, mevcut dosya kapsamına göre bir bilgi ve delile rastlanılmamıştır. Arama ve el koyma işlemlerinin yargıç kararlarına dayanılarak yerine getirilmiş, gözaltına alınan kişilerin bir kısmı mahkeme kararıyla tutuklanmıştır. Birçok soruşturma bilgisinin basın yayın organında yer aldığı tespit ( sabitleme, saptama, belirleme ) edilmişse de bu bilgilerin soruşturma savcılarınca sızdırıldığı yönünde herhangi bir ( tek, müşterek, sadece ) delil ve emare görülmemiştir. Çok sayıda emniyet görevlisinin soruşturmada görev alması nedeniyle bu bilgileri çok sayıda kişinin öğrenmesinden dolayı gizliliğin korunamadığı ve basın yayın organlarına bazı bilgilerin sızdırıldığı tahmin edilmektedir." Soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesi ve yargıyı etkileyecek nitelikte yayınlar sebebiyle Başsavcılık olarak, ilgili Cumhuriyet Savcılıklarına 400'ün üzerinde suç ihbarı, görevsizlik kararı gönderildiğini ifade eden Turan Çolakkadı, ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarınca gerekli soruşturmanın yapıldığını sızdıran kamu görevlileriyle ilgili bilgi ve belgeye rastlandığı takdirde ilgili mercilere gönderileceğini belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turhan Çolakkadı, "Sorgulamaların iyi yapılmadığı, şüpheli ve avukatlara iyi davranılmadığı, kararların ve tutuklama taleplerinin gerekçesinin hukuka uygun olmadığı" iddialarıyla ilgili olarak dosya kapsamında bir bilginin olmadığını kaydetti. Soruşturmanın yasa hükümlerine uygun olarak yürütüldüğünü ifade eden Turhan Çolakkadı, "Bu sebeple kararları yerine getiren Cumhuriyet Savcısına bir kusur izafe edilemeyeceği, soruşturma dosyasının çok kapsamlı olması, delillerin toplanmasındaki zorluklar nedeniyle zaruri olarak soruşturmanın uzun sürdüğü anlaşılmıştır. Dilekçede dile getirilen birçok konu yargılama yetkisiyle ilgilidir. Bu taleplerde yargılama aşamasında savunma yapılırken mahkemeye karşı dile getirilecek hususlar bulunduğu, bu durumda yapılacak başka bir işlem bulunmadığı mütalaa olunur" dedi. |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)