2 Ağustos 2009 Pazar

10 yıl sonra kanser azalacak

10-yl-sonra-kanser-azalacak.jpgTBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl, ''Sigara yasağının kapsamının genişletilmesinde halkımızın büyük bir ( yeksan, birleşik, eş ) kabuliyet ve memnuniyet oranı var. Bu oran sigara içenlerde de yüksek, içmeyenlerde de'' dedi.

Erdöl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''özgürlüklerin genişlemesi'' olarak nitelendirdiği sigara yasağının genişletilmesinin üzerinden 10 gün geçtiğini hatırlatarak, ''Halkımızın büyük bir kabuliyet ve memnuniyet ( sevinme ) oranı var. Sigara içenlerde de bu oran yüksek, içmeyenlerde de yüksek. Bunun yüzde 95'lerin üzerinde olduğunu görüyoruz. İnşallah sorunsuz bir şekilde dumansız hava sahası devam edecek'' dedi.

Erdöl, ''Geldiğimiz noktada insanlar birbirine saygılı, sigara içen dışarıda sigarasını içiyor. İçeride, kapalı ortamlarda kimse sigara içmiyor. Nadir ihlallere ait ( ilgili, ilişik, ilgilendiren ) bilgiler geliyor bize. Bu çok büyük mutluluk verici. Bu belki de toplum sağlığı bakımından en büyük sağlık projesi'' diye konuştu.

-''SEMERELERİNİ BİRKAÇ YIL SONRA GÖRECEĞİZ''-


Erdöl, kapsamı genişletilen uygulamanın semerelerinin birkaç yıl sonra görüleceğini dile getirerek, şunları söyledi:

''Yaklaşık 1 yıl sonra kalp ve astım hastalarında, astımlı bebeklerin krize girme sayılarında, kalp krizlerinde, bundan ölen insanların sayısında azalma göreceğiz. Yaklaşık 10 yıl sonra kanserlerde ciddi bir azalma göreceğiz. Onun için bu bir 'topluma sağlık aşısı'. Bunu halkımızın kabul etmemesi halinde yapacağımız bir şey olmaz ama halk kabul ettiği zaman büyük mutluluk duyuyorsunuz.

Örneğin otobüslerde ciddi bir denetleme yok ama hiçbir otobüste sigara içilmiyor. Neden, halk kabul ediyor bunu. Halkın kabuliyeti esas. Kahvehanelerde, lokantalarda, alışveriş merkezlerinde de insanlar gönül rızasıyla bu uygulamayı kabul ettikleri takdirde ki öyle oluyor, bu iş yürüyecek. Bundan da toplumumuzun hepsi karlı çıkacak.''

Bugün gelinen bu noktayı baştan beri planladıklarını anlatan Erdöl, her şeyin bu plan dahilinde sürdüğünü vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Ama hedefe ulaşıp ulaşamadığımızı ancak 1 yıl sonra göreceğiz. Planladığımız hedef doğrultusunda gayet iyi gidiyor. Çünkü kanun 2008 Ocak ayında çıktı ama 2003'ten beri hazırlığını yaptığım bir ( bir kez, vahit, yeksan ) kanundu. Hazırlayan ilk ( ön, evvel ) imza sahibiyim, hazırlayan kişiyim. Ama sayın Başbakanımızın çok kararlı tutumu, Sağlık Bakanımızın kararlı tutumu olmasa zaten ( zati, doğrusu, esasen ) olmazdı bu. Sayın Başbakan 'Terörden beter' diyerek sigarayı çok ciddi bir toplumsal sıkıntı veren durum olarak ilan etti.''

Erdöl, yılbaşından itibaren sigara paketlerine yazıların yanı sıra, neden olduğu zararları gösteren resim ve şekillerin koyulacağını vurguladı.

-'İSPANYA MODELİNİN UYGULANMASI SÖZ KONUSU DEĞİL''-


Komisyon Başkanı Erdöl, kamuoyunda ''İspanya modeli'' olarak bilinen ve kapalı alanlarda ''sigara içme alanı'' oluşturma sistemine dayanan modelin Türkiye'de uygulanmasının söz konusu olmadığını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Öyle bir şey olamaz. İspanya modeli hiç uygulanamayan bir model. Diyelim ki bir kahvehaneye siz bir bölüm yapacaksınız. Klima getireceksiniz filan. Karşılığında ciddi bir kanser riskini azaltmanız söz konusu olmayacak. Sadece göstermelik bir şey yapmış olacaksınız ve bundan da binlerce kahveciye bir mali yük gelecek, bölme masrafı, klima masrafı, filan. Orada çalışan veya gidip, gelen insanların kanser, kalp hastalığı veya felç olma riskini doğru dürüst azaltmayan ilave masraflar getirmiş olacaksınız. Böyle bir masrafın olmasını Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) istemiyor, biz de istemiyoruz. Dolayısıyla öyle bir planımız yok.''

AA

Kimsenin başına gelmesin!

kimsenin-bana-gelmesin.jpgKene, hanta virüsü, domuz gribi derken bir gerçeği unuttuk... Akrep sokması. Geçtiğimiz hafta akrep sokması nedeniyle hayatını kaybedeb 11 yaşındaki İrem'in acısı hala ailesini yakarken, akıllara bir kaç soru geliyor. Akrep sokması nedir? Böyle bir durumda neler yapılmalıdır? Ülkemizde kaç çeşit zehirli akrep var? Akrepler neden insanları sokar? Ve bu sorular uzayıp gidiyor. Biz de Türkiye'nin tek böcek uzmanı ve Ziraat Yüksek Mühendisi Derya Ulaşoğlu'na sorduk.

Ulaşoğlu'nın ilk olarak verdiği bilgiler şunlar: "Akrepler hayvanlar aleminin Arthropoda şubesi, Arachnida(örümceğimsiler) sınıfında yer alan, üzerleri kalın bir kitin tabakası ile kaplı morfolojik yapıları nedeniyle çok kolay tanınan eklem bacaklılardır. Varlığı ve zehirlilikleri çok eski çağlardan beri bilinen akrepler hastalık etkenlerini taşımazlar.

Dünyada 1500 akrep türü vardır.Bunlardan 20-25  tanesi öldürücü etkiye sahiptir.Türkiye’de bulunan 19 türden 8 tanesi zehirlidir.Bunlardan da 3 tanesi çok zehirli, 5 tanesi onlara göre daha az zehirlidir.Akrepler 3-8 yıl yaşar;ancak bazı türler 10-15 yıl yaşamaktadır."

Ülkemizdeki zehirli akrepler hakkında bilgi alabilirmiyiz?

Ülkemizdeki zehirli akrepler  Buthidea  familyasına bağlı  aşağıdaki türlerdir.

Leirus quinquestriatus (Death Stalker)
 
1) Adıyaman, Diyarbakır,Urfa (Birecik) ,Kahramanmaraş,Hatay,Antep (Kilis)’te görülmektedir.
2)  Ortalama 10 cm  uzunluğunda bulunan bu akreplerin  kuyruğunun 5.seğmenti siyahtır.Vücut rengi sarı renklidir.
3)    LD50 =0,16-0.50  mg/kg ‘dır.
4) Afrika (Cezayir,Chad,Mısır,Etopya,Libya,Mali,Niger,Somali,Sudan,Tunus)
  Asya (Mısır,İsrail,Ürdün,Kuveyt,Lübnan,Oman,Katar,Suudi Arabistan,
  Suriye,Türkiye,Yemen,Birleşik Arab Emirlikleri)

b) Androctonus crasscicauda 

1) Kalın kuyruklu akrep
2) 8cm uzunluğundaki bu akrep  düz siyah veya kahverengidir.
3) LD50 =  0,08-0.50 mg/kg)
4) Mardin,Diyarbakır,Batman ,Urfa ‘da görülmektedir.
5)Ölüm olaylarının % 50 ‘si bu türden kaynaklanmaktadır.
6) Azerbeycan,İran,Irak,Suriye,Ürdün,Suudi Arabistan’da görülmektedir.
7) Eve yakın yaşama eğilimindedir.

d) Hottentotta saulcyi


1)  Mardin  Akrebi.
2) Ortalama 13cm   uzunluğundaki  bu akrebin  kuyruğunun 5. ve 6. seğmenti siyahtır,Vücut rengi sarı renklidir.
3) LD50 = 1,01 mg/kg ‘dır.

d) Mesobuthus gibbosus


1)  Akdeniz,Ege,İç Anadolu,Doğu Anadolu’da Erzincan,Tunceli.Trakya’da da görülmüştür.
2) LD50= 10 mg/kg
3) Eve yakın yaşama eğilimindedir.


2) Akrep sokma vakalarındaki belirti ve bulguları öğrenebilirmiyiz?

Belirti ve Bulgular

Yanıcı ağrı, eritem (deride kızarıklık), şişlik ,tansiyon değişiklikleri, çift görme, bilinç kaybı,ağızdan köpük gelme,karın ağrısı,bulantı ,havale ,kusma ,kasılma sorunu, yerinde duramama , aşırı terleme ,koma,,bazı kişilerde alarjik reaksiyon olarak anaflaktik şok.

İlk Yardım:
Sokulan yer su ve sabun ile yıkanmalıdır.
Ağrıyı azaltma amaçlı kısa süreli buz kullanılabilir.
Turnike (bağlama),kesme,amanyok uygulama yapılmamalıdır.

Akrep sokmalarında akrebin zehirinin cinsine göre vucutta aşırı bir adrenalin deşarjı olmakta bu da damarlarda ani spazm (büzüşme) ve pıhtı oluşumuna yol açmaktadır.  damarlarda ani oluşan bu değişiklikler de etkiledikleri damara göre kalp krizi, inme, hatta ani ölümlere yol açabilmektedir. ayrıca yine akrebin cinsi ve zehiri ile de bağlantılı olarak kalpte ciddi hayati tehtid edici ritm bozuklukları oluşabilmektedir. Ülkemizde zehirli akrepler açısından önemli bir kuşakta yer aldığından halkın ve hekimlerin bu konuda bilinçli olması gerekmektedir. erken dönemde akrep serumu verilmesi hayat kurtarıcı olmaktadır ; ancak akrep serumu verilen hastalarda da kardiyovasküler (kalp ve damar sistemi) risk azalsa da devam ettiğinden hastalar sokma sonrası en az 48 saat müşade altında tutulmalıdır. Bundan sonra da 1 haftaya kadar komplikasyon riskinin devam edeceği konusunda hasta ve ailesi uyarılarak sık kontrollere çağrılmalıdır.Nitekim böyle vakalar görülmektedir.

Akreplerin etki şekli nasıldır?
Akrebin türü, yaşı, büyüklüğü, ısırma sayısı, aktardığı zehir miktarı, hastanın yaşı, sağlık durumu, soktuğu vücut organı  gibi faktörlere bağlıdır.

Akrepler insanları neden sokar?
Akreplerin avı insan değildir.Onlar hamam böceği,çekirge,ufak kertenkele vs. beslenirler.Avlarının peşinde koşarken yanlışlıkla sokarlar.Eğer üstüne uyurken basmışsanız kendini tehlike altında hissedip sokabilir.

İstanbul’da zehirli akrep var mı?
İstanbul akrepleri az zehirli gruptaki ’Euscorpius italicus ‘tur .Bunlar  alerjik insanlarda ‘anaflaktik şoka’ neden olabilir. İstanbul’da heran çok zehirli akrep görülebilir. Eşya, sebze, meyvelerin içinde bir bölgeden bir bölgeye taşınabilir.
   
Türkiye ve dünyadaki  akrep zehirlenmesi vakası ve ölüm oranı hakkında bilgi alabilir miyiz.?
Sadece Batman’da 2009 yılında son üç ayda 250 akrep sokma vakası yaşanmıştır.Mardin’de 2007 yılı Haziran ayında 194,Temmuz ayında 379 olmak üzere son iki ay içinde toplam 573 kişi  akrep sokması sonucu hastaneye başvurmuştur.Başka sayısal bilgi bulunamamıştır.2007 yılında ölümü basına yansıyan 10  çocuk ölüm vakası vardır.19 Temmuz,2009 ‘da Diyarbakır Çınar ilçesi Yaprakbaşı köyünde yaşayan İrem Aktop  kalın kuyruklu akrep sokması sonucu vefat etmiştir.Yine aynı köyden 7 yaşındaki Esra Çelebi 9 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra yürüyemez halde taburcu edilmiştir;ancak belirtiler ( âraz ) akrep soktuğu yönündedir .Köye gidip incelemelerde bulundum.  Akrep konusunda çalıştığını internetten bulduğum Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekim yardımcısı Dr.Mehmet Boşnak ’a rica ettim.Memnuniyetle kabul etti.Esra’nın  yürüyememe nedeni araştırılıyor. Aileyede gerekli maddi desteği vereceğime söz verdim.Yaprakbaşı köyünde son 15 yılda 4 kişi akrep sokmasından ölmüştür.

Amerika’da zehirli akrep olmasına rağmen  11 yılda 4 ölüm olmuştur..Amerika Zehir Danışma Hattına gelen bildirimlerde 2006 yılında toplam 16,232 kişi akrep tarafından sokulmuştur.Her yıl ortalama sokma sayısı 13.000 ‘dir.En fazla ölüm her yıl 1000 kişinin öldüğü Meksika’dadır.Yabancı kaynaklar akrep ölümlerini az gelişmiş ülke sorunu olarak değerlendirmektedir. Bu ülkemizde yıllardan beri bilinen bir sorundur.

Ülkemizde 2007-2009 yılları arasında ölümü basına yansıyan, ulaşabildiğim  11 kişidir.Rakam mutlaka bu sayının çok üzerindedir.


ÖNERİLER

"Bu öneriler kendi deneyimlerim dışında  ölen çocukların köylerine bizzat giderek hazırlanmıştır.Son iki yılda 13 ölüm vakası incelenmiştir.Cumhuriyet kurulduğundan beri süregelen bu aksaklıkların bir çırpıda düzelmesi zaten beklenemez.Bu konuda Sağlık bakanlığı ,Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Sn.Dr.Seracettin Çom’un kişisel çabası inkar edilemez..Tüm akdemisyen ve uzmanları tek tek arayarak ,bizzat görüşerek en iyi hizmeti vermeye çalışmaktadır.Herşeyi devletten beklemek yerine herkes üzerine düşeni yapmalıdır.Öneriler saklanmamalı,paylaşılmalıdır.Sponsor firmalar çıkmalıdır.Devlet ile bu konuda işbirliği yapılmalıdır.

19 Temmuz,2009 yılında akrep sokması sonucu Diyarbakır’ın Çınar ilçesi Yaprakbaşı köyünde ölen İrem Aktop’un babası akrebe tedbir alamayışları için şunu söyledi: "İmkanımız o kadar elverişli değil.’ Ferhan Aktop (21 Temmuz,2009)"

* Akrep sokması sonucu eğer akrep kaçtıysa o sırada akrebi yakalama ve aramaya çalışmak için vakit geçirilmemelidir.Çok zehirli bu akreplerlere acil müdahale gereklidir.Süratle en yakın hastaneye gitmelidir.Saniyeler önemlidir.Akrebin türü de tedavi aşamasında  önemli olduğu için evde kalanlar yakalamalıdır.Evde herzaman kalın eldiven ,uzun cımbız ve boş kavanoz bulundurulmalıdır.
 
* Köylerde her ailenin aracı yoktur.Bu durumla karşılaşma riskine karşı uygulanacak  muhtar kanalıyla acil eylem planı oluşturulmalıdır.

* Kırsal kesim vatandaşı  hayvan sokmalarına karşı eğitilmelidir.Akrep türleri gösterilmelidir.Bu konuda eğitmenler köy köy gezmelidir.Okul öğretmenlerinden destek alınabilir.Yaşadığı bölgedeki tehlike ve riskleri bilmek durumundadırlar.

* Sokan akrebi yakalamaya çalışırken tekrar sokma vakası gerçekleşebilir.Çok dikkatli hareket edilmelidir.Akrepler kuyruklarını çok değişik hareket ettirebildiği unutulmamalıdır.

* Biyolojik  savaş uygulanabilir.Bir milyondan fazla öldürülen tavuklar kuş gribi açısından faydalı olmuştur;ancak iyi bir akrep yiyici oldukları unutulmamalıdır.
Tavuk dışında ördek ve baykuşta akrep yemektedir.

* Halkın sosyo-ekonomik durumu önemli faktördür. Çok ilkel şartlarda yaşamaktadırlar.Çoğunlukla yerde uyumaktadırlar. Çatı kalitesi düşük odun malzeme ve saman ile de  çatı kapatılmaktadır. İşte bu noktalar akreplerin saklanma ortamıdır. Elektrik dolabı ve bozuk prizler içinde de saklanmaktadır. Gece aktif olan akrepler saklandığı yerden çıkarak avını ararken yanlışlıkla insanı sokmaktadır. Evlerinin hemen etrafında biriktirilen malzemeler (odun  yığınları, tezek yığınları vs.) saklanma açısından risk oluşturuyor.Evler yapılırken   bu standartlar uygun ise izin verilmelidir.

* Kırsal  evlerde yaşayan insanları hayvan sokmalarından korumak amacıyla ‘örnek köy,örnek ev’  projesi  acilen uygulanmalıdır.Sponsor yardımı alınmalıdır.Basın desteği istenmeliir. Sokma uyurken,kıyafet ve ayakkabı giyerken ev içinde veya ev çevresinde olmaktadır.Yada tarlada örneğin  karpuz hasad ederken elinizi sokabilir;çünki altında saklanmış olabilir.Gündüzde sokma olayları görülebilir.

* Yapılan projede herşeyi devletten beklemekte doğru değildir.Gönüllü insanlar oluşturmakta önemlidir.Devletten destek beklenebilir.

* ‘Hayvan Sokmalarından Korunma Vakfı’ kurulabilir.Burada amaç  mağdur ailelere ve riskli alandaki insanlara  yardım,eğitim götürmektir.Sağlık Bakanlığı ve Tarım bakanlığında böyle bir yapılanmada olmalıdır.

* Konut içinde gereksiz, fazla eşya olmamalıdır.
     
* Eve yakın taş yığınları, tezekler olmamalıdır. Altında hayvan saklanabilir.Bu 
malzemeler ile uğraşırken kalın eldiven giyilmesi önemlidir.

* Pencerelerde sineklik olmalıdır. Sinekliğin altından hiçbir şey geçmeyecek şekilde olmalıdır. Aksi takdirde fırçalı modellerde, altından her tür böcek konut içine girebilir.

* Alınan eşyalar dört ayaklı , yüksek modeller olmalıdır.Kırsal kesim insanında durum farklıdır. Onlar direkt halıya oturmaktadır.

* Uyurken yere eşya bırakılmamalıdır.

* Kapalı ayakkabı ve kıyafet, eldiven giyerken çırparak giymelidir. İçerisinde saklanmış olabilir. Ayakkabı ve eldiven, kıyafet içi el içine sokularak kontrol edilmemelidir. Bu sırada yeniden sokulabilirsiniz.

* Konut içinde kapı kenarları ve süpürgeliklerdeki boşluklar kapatılmalıdır.

* Konuta yakın yerlerde odun yığınları, çalı, çırpı ,tezek yığınları, taş yığınları olmamalıdır. Bulundurulmamalıdır.

* Yazın akrep sokma vakaları olsada kışın da olabileceği unutulmamalıdır.

* Böcek sokma olayında 24 saat açık ‘Zehir danışma Hatları’  gerekirde doktor ve hasta yakınları tarafından aranmalıdır.

* Böcek sokma olayında risk oluşturmadan, böcek kapalı kavanozda %85’lik saf  alkol  veya kolonya içinde hastaneye getirilmelidir.

* Tatile gittiğiniz tatil köyünde veya otelde, pencerede standarda uygun sineklik
yoksa, kapı altı açıksa risk altında olduğunuzu unutmayınız. Orman içinde şezlonga uzanırken dikkatli   olunuz.

* Şehir  merkezinde konutlarda yaşayan insanlarda  akrep riski taşımaktadır.Mimar ve inşaat mühendisleri görsellik kadar zararlı kontrolüne yönelik konut yapmalıdır. Bu konuda üniversitelerde eğitim almalılardır. Yapılan işler ticari kaygı ile yapılmamalıdır.

* Konutun aşırı yeşillendirilmesi, duvarlara uzanan yeşillikler risk oluşturmaktadır.

* Terliksiz gezen çocuklar risk oluşturuyor. Ne yazıkki çok sayıda çocuk bu halde gezmektedir.

* Duvar taş gözenekleri de risk oluşturmaktadır. Saklanma ortamıdır.

* Böcek bilgi ve resimleri olan CD hazırlatılıp tüm sağlık kuruluşlarına gönderilmelidir. Sağlık personelinin kullanımına açılmalıdır. (Şifreli web olabilir).


* Sağlık personeline bu konuda eğitim verilmelidir. Akrep serumu kullanımı ve riskleri konusunda  eğitim almalıdırlar. Hasta tam donanımlı hastaneye mağdur çok ağırlaşınca gönderilen vakalar vardır. Burada tek sorumlunun akrep olmadığının gözden kaçmayacağı denetim sistemi olmalıdır.

* İhmal olduğunu düşünen hasta yakını hakkını aracayak ekonomik güce sahip değildir. Eğer şikayetçi olursak hastaneye işimiz düşünce bizimle uğraşırlar diye düşünmektedirler. Nitekim seçenekleri yoktur. Bazı sağlık personeli de bizi şikayet mi ettiniz diye hesap sormaktadır. Vatandaşın nasıl hakkını arayacağı netleşmelidir. Personel denetleneceğini bilmelidir.

* ‘Hayvan sokma olayları’ bu konuda görevlendirilen bir ekip tarafından yerinde detaylı incelenmelidir. Aksi takdirde önlemler  konusunda bir adım atılamaz.
Bu ekip olayın olduğu  köyde eğitimi organize etmelidir. Bu ailelere başınız sağolsun demeye  giden bir ekip yalnız olmadıklarını hissetirecektir.

* ‘Serum Üretim Merkezi’ süratle iyileştirilmelidir. GMP şartlarına göre üretilmeyen, ruhsatsız serumlar kullanılmamalıdır. Bu konuda 2003 yılında çıkan GMP yönetmeliğe uyulmalıdır.

* Tüm akrep sokma vakaları kayıt altına alınmalıdır. Hangi tür soktuğu araştırılıp, kayıt altına alınmamaktadır. Bu tip kayıt yoktur. Vakalar incelenmelidir. En çok hangi hata yapılıyor, hangi tür öldürmüş bu bilgiler aydınlığa çıkartılmalıdır.

* ‘Zehir Danışma Hatları’ dünya teknolojisini takip edecek düzeye getirilmelidir. ‘Amerikan Association of Poison Control Centers(AAPCC) düzeyine getirilmelidir.
    
* Tüm hastanelerdeki jeneratörlerin kalitesi denetlenmelidir.

* Serumlar +4 C ‘de buzdolabında saklanabilir; ancak taşınmaları soğuk hava zinciri ile olmalıdır.

* Tüm akrep sokmasından ölümler bildirimi zorunlu grupta olmalıdır.Aksi takdirde kayıt tutulamaz. Öldüren tür tespiti mutlaka araştırılmalı, kayıt edilmelidir.

* Period (yıl),Cases (Olay sayısı) ,Deaths (Ölüm Sayısı) , Mortality Rate (Ölüm oranı) ve Species (Türler) kayıt altına alınmalıdır. Bu rakamlar sağlık bakanlığı web sayfasından duyurulmalıdır. Aksi takdirde daha fazla tedirginlik yaratır. Bilinçlenme açısından da önemlidir.

* Hastane ve sağlık ocağında serum  bulundurulması zorunlu olmalıdır. Bazı vakalarda hastanede serum olmadığı gözlenmiştir. Sağlık birimi stokları merkezden denetlenmelidir.

* Böcek sokma olayından sonra öfkeye dönen aile zararlıyı öldürüp atmaktadır. Söylendiği üzere tür tespiti tedavide önemlidir. Her türün etki şekli farklı olabilmektedir.

* ’ Halkı paniğe sürüklemek istemiyoruz’ düşüncesi bırakılmalıdır. Gerçek rakamlar bilinirse herkes daha dikkatli olacaktır. Eğitim her vakada tespiti detaylı yapılmış yanlışlıkları giderme amacıyla düzenli verilmelidir.

‘Halk ,biz paniğe sürükleniyoruz,açıklamayın’ yaklaşımında zaten değil.Açıklama yapınca ne yazıkki suçlanıyorsunuz.Bazı akademisyenlerin sırf gündeme gelmek için bilimi kirletip yanlış bilgi vermesi çok sakıncalıdır.

* Bu konuda deneyim kazanmış doktorlar deneyimlerini makaleleştirmektedirler, bazen de vakit bulamamaktadırlar. Bu bilgilerin toplanacağı merkez oluşturulmalıdır. Akrep sokması konusunun işlendiği konferans düzenlenmelidir.

* Hayvan barınaklarında var olan zararlılarda akrepleri eve çeker. Hayvan barınakları ve depo evden uzak olmalıdır.

* Köy yollarının toprak olması hızlı hastaneye gitmesine engel teşkil etmektedir.

* Evde halılar parça parça olmamalıdır. Halının altına da saklanabilir. Halılar duvardan duvara, kenarları sıfır korumalı monte edilmelidir.

* Evin etrafında duvarda oluşan (taş ve kerpiç ev) çatlak , yarıklar kapatılmalıdır. Taş duvar gözenekleri de riskdir.

* Bahçedeki kuru yapraklar düzenli  toplanmalıdır.

* Akrep sokmaları ile ilgili bilimsel konferanslar düzenlenip,bilgi alışverişine zemin hazırlanmalıdır.

* Olanakları olmuyan kırsal kesim evlerinin içleri ve ahırları  halk sağlığı ilacı ile ilaçlanmalıdır. Bunu devlet üstlenebilir.

* Ev etrafındaki taş yığınları , kuru yapraklar  uzaklaştırılmalıdır. 

* Ev içinde saklandığı düşünülen çatı vs. çok iyi izole edilmelidir; yada tamamiyle değiştirilmelidir.

* Ev etrafında malzeme yığını olmamalıdır.

* Büyük şehirdeki her okulun kırsaldaki bir okul ile kardeş okul olması da önemlidir.

* Riskli alanda yaşayanlar uyumadan önce evlerini kontrol etmelidirler.

* Hayvan otlatmaya giden insanlarda yanlarında cep telefonu taşımalıdır.
Ağaca astığı kıyafetini  kontrol ettiği gibi dönüşte de çantasını kontrol etmelidir.

* Hayvan sokmalarına karşı buzdolabında buz bulundurulmalıdır.

Begüm ÇELİKKOL / HABERTURK.COM

Erotik ses kayıtları açık arttırmada

erotik-ses-kaytlar-ak-arttrmada.jpg

Madonna'nın eski bir erkek ( koca, er, kişi ) arkadaşına yazdığı aşk mektuplarıyla telesekreterine bıraktığı erotik ses kayıtlarının New York'ta açık artırmaya sunulduğu bildirildi.

Müzayedeyi düzenleyen firma tarafından yapılan açıklamada, Madonna'nın, 1990'lı yıllardaki eski erkek arkadaşı Jim Albright'a faksla gönderdiği mektuplarla, yine aynı kişinin telesekreterine bıraktığı müstehcen mesajların satışa sunulduğunu, ses ( ün, curcunalı, çav ) kayıtlarının 40 bin dolara alıcı bulmasının beklendiği belirtildi.

Müzayedede, Jimi Hendrix'in bir ( sadece, vahit, yek ) plak şirketiyle ilk ( evvel, ön ) kez yaptığı sözleşmeyle ünlü boksör Muhammed Ali'nin giydiği bornoz dahil 500 kadar ürünün satışa sunulduğu kaydedeldi.


TMSF bankalarda başlık parası arıyor

tmsf-bankalarda-balk-paras-aryor.jpg

Halis Toprak’ın Kuşadası’ndaki malikânesinde, 17 yaşındaki yeni ( cedit, tanınmayan, bakir ) eşi Nazlıcan Tağızade’ye verdiği takıları araştıran Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), bu evde takı bulamayınca, vermiş olabileceğini dikkate alarak, bankalarda ‘başlık parası’ hesabı aramaya başladı. Milliyet gazetesinin haberine göre, Halis Toprak’ın 7 kızının, ‘Nazlıcan parayla satılmıştır’ iddialarını da dikkate alan TMSF, Tağızadelere yapılmış muhtemel ödemenin izini sürme kararı aldı. Akrabalarının, öncelikle babası İsmet Tağızade ve annesi Şehrinaz Tağızade’nin hesaplarındaki para hareketleri kontrol edilecek.

MALİKANEYİ BOŞALTMASI İÇİN 15 GÜN SÜRE VERİLDİ
TMSF, geçtiğimiz hafta sonu 2 şirketine el koyduğu 22 şirketine de haciz uyguladığı Halis Toprak’a yazı göndererek, kendisinden 54 yaş küçük lise ( ortaöğretim ) öğrencisi eşi Nazlıcan Tağızade’yle evlendiği, balayını geçirdiği Kuşadası’ndaki malikâneyi 15 gün içinde boşaltmasını istedi. 22 Temmuz 2009 günü alınan tahliye talebi Toprak grubuna ulaştırıldı. Halis Toprak’a malikâneyi boşatması için 15 gün süre verdi. Bina tahliye edilmemesi halinde 10 Ağustos günü cebri olarak boşaltacak.
TMSF’den Halis Toprak’a gönderilen tahliye yazısında, TMFS Fon Kurulu kararıyla Kuşadası’ndaki malikânenin sahiplerinden Toprak Seniteri ve Turizm İşletmeleri AŞ’nin yönetim ve denetimine el konulduğu, diğer ortak şirket Toprak Kâğıt Sanayii AŞ’nin de haczedildiği belirtildi.
Yazıda şöyle denildi:
“6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca haczedilen, Aydın İli, Kuşadası İlçesi, Hacıfeyzullah Mahallesi Çukurçeşme Mevkiinde 734 ada 5 parsel no.lu taşınmaz ile 951 ada 112 parsel no.lu (7 adet dubleks mesken ( konut, aşiyan ) bağımsız bölüm) taşınmazlardan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında oluşturulan Kuşadası Ticari ve İktisadi Bütünlüğü 27/05/2009 tarihinde 15.250.000.- TL ihale bedeli ile amme ( kamu ) alacağına mahsuben Fon adına satın alınmış ve gayrimenkuller tapu sicil kayıtlarındaki tüm takyidatlar (haciz, ihtiyati haciz, tedbir, ipotek, rehin vs) kaldırılarak, Kurumumuz adına tescil edilmiştir.”

Seyrantepe'ye sürpriz inşaatçı

seyrantepeye-srpriz-inaat.jpg

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından düzenlenen Seyrantepe Spor Kompleksi ihalesi için 6 şirket şartname alırken, tek firmadan teklif geldi. TOKİ’nin Bilkent’te bulunan merkezinde dün 3’üncü kez düzenlenen ihale için 6 firmanın ihale evrakı almıştı. Söz konusu firmalardan, Aşçıoğlu A.Ş. Aşçıoğlu Limited, Viatrans A.Ş. Ofton A.Ş. Meydanbey Limited, Omak Limited şirketi ortak girişimi, teklif vermedi, sadece teşekkür mektubu sundu.

TEKLİF STADIN YÜZDE 75’İ İÇİN VERİLMİŞ OLDU

TOKİ İhale ve Kabul Daire Başkanı Muhsin Soylu’nun yaptığı açıklamaya göre, ihale için tek teklif Siyah Kalem Mühendislik ve İnşaat San. ve Tic. Limited Şirketi’nden geldi. Giresunlu, 54 yaşındaki işadamı Cengiz Özdemir’e ait şirket, Eren Talu stadın yaklaşık yüzde 25’ini tamamladığı için kalan yüzde 75’lik kısmı için teklif vermiş oldu.  Sürpriz bir isim olarak ortaya çıkan Siyah Kalem Mühendislik ve İnşaat San. ve Tic. Limited Şirketi, arsa bedeli olarak 64 milyon 788 bin 936 lira idare payı toplam gelir ödemeyi, toplam satış gelirinin 543 milyon 600 bin lirayı aşması durumunda ise yüzde 2 oranında arsa bedeli karşılığı idare payı vermeyi taahhüt etti. Seyrantepe Spor Kompleksi ihalesi çin
27 Ağustos 2007 tarihinde de ihaleye çıkılmıştı. Eren Talu Mimarlık Turizm
Taşımacılık A.Ş. ile Alke İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ortak girişimi, 777 milyon  77 bin 777 lira ( teklik, liralık ) gelir payı üzerinden idareye 234 milyon 567 bin 890 lira
gelir payı önermişti. Yapılan pazarlıklar sonucunda satış gelirinde artış olması halinde gelir artışından idareye ek olarak yüzde 7 pay verilmesi de kabul edilmişti.

İHALE GECİKMEDEN YAPILDI

Ancak TOKİ, Eren Talu’nun sözleşme gereklerini yerine getirmemesi nedeniyle 2 Temmuz 2009’da sözleşmenin feshedildiğini açıklamıştı ve yeniden ihaleye çıkacağını bildirmişti. TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, zarar edilmesi durumunda Talu’nun teminatının yanacağını ve yaptığı işlere de para ( vakıf, kredi, nakit ) verilmeyeceğini söylemişti. Şimdi merak edilen TOKİ’nin iki ihale arasında oluşan farkta faturayı kime çıkaracağı! 

TOKİ İHALELERİ İLE BÜYÜMÜŞ

İhalede tek teklifi veren sermayesi 2.2 milyon TL olan Siyah Kalem, büyük
müteahhitlik firmaları arasında pek tanınan bir şirket değil. Şirketin kendi internet sitesinde bugüne kadar yaptığı işlerin şirketin toplam büyüklüğünün 156 milyon dolar civarında olduğu görülüyor. Daha çok TOKİ ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı orta ölçekli işlerle bilinen şirketin adı TOBB İnşaat Mühendisleri Odası’nın ‘TOKİ Değerlendirme Raporu’nda, “Kim bu TOKİ zenginleri?” başlığı altında geçiyor. Raporda, şirketin birlikte iş yaptıkları insanların İslami sosyetenin tanınmış simalarından olduğu ve Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı döneminde de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden iş aldığı belirtiliyor.

Başbakan takip ediyor

Aslantepe olarak ( namına ) da bilinen Seyrantepe Spor Kompleksi’yle ilgili TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, geçtiğimiz haftalarda Adnan Polat ile
basının karşısına çıkmış ve “Arkasında Başbakan var Seyrentepe’ye
engel çıkmaz” demişti.

YENİDEN İPTAL OLUR MU?

Eren Talu’nun uğurlu rakamının 7 olmasından dolayı 777 milyon 777 bin 777 lira gelir payı üzerinden idareye 234.5 milyon lira önerdiği ihaleden sonra Siyah Kalem’in verdiği teklifin oldukça düşük olduğuna işaret eden konuya yakın çevreler, “İptalin de gündem dahilinde olabileceğini” ifade ediyor. Bundan sonraki süreçte TOKİ ya teklifi kabul edecek ya da daha ( henüz, elan ) önce
Erdoğan Bayraktar’ın dediği gibi projeyi “kendi tamamlayacak”. 170
milyon dolara mal olacağı ifade edilen stadyum için Eren Talu toplam 86
milyon dolar harcadığını açıklamıştı. Talu, stada karşı alacağı Mecidiyeköy’deki araziden 1 milyar TL’ye yakın gelir bekliyordu.

Talu 288 milyon, yeni talip 75 milyon TL verdi

ESKİ TEKLİF

TOKİ’ye 234.5 milyon YTL ödemeyi ve yerindeki projenin toplam gelirinin 777.7 milyon YTL olmasını teklif ederek ihaleyi kazanan Eren Talu-Alke, idareye toplam gelirden de yüzde 0 pay öngörmüşken, onay aşamasında TOKİ yönetiminin bastırmasıyla bu oran yüzde 7 olarak belirlendi. Yani Talu 54.3 milyon TL’lik bir ekleme ile 288 milyon TL önermişti.

YENİ TEKLİF

Siyah Kalem Mühendislik arsa bedeli olarak 64.7 milyon lira öneren şirket,
toplam satış gelirinin 543 milyon 600 bin lirayı aşması durumunda ise yüzde 2 oranında arsa bedeli karşılığı idare payı vermeyi taahhüt etti. Yani 10.8 milyon TL daha vermiş oldu. Şirketin, stadın yüzde 75’i için vermeyi taahhüt ettiği para bu pay ile 75.5 milyon TL’de kalıyor.

Aşçıoğlu: Galatasaray’ın tarihine geçecektim

Ali Sami Yen Stadı’nın hemen yanında bulunan likör fabrikasının sahibi, stat için bugüne kadar iddialı açıklamalar yapan Yaşar Aşçıoğlu, ihaleden neden çekildiğini şöyle anlattı: “Likör fabrikasının ihalesine İsviçreli ortağımla girdik.Ortaklarımız ile helikopterle arazinin üzerinde keşif  uçuşu dahi yaptık. Ancak İsviçreli ortağımın finansman konusunda fizibilite ( yapılabilirlik ) çalışması yapması için yeterli ( kifayetli, ehliyetli, yerinde ) süresi yoktu. İhaleye yalnız başıma girmem de etik olmazdı. Çünkü
hayalimizde likör fabrikasıyla Ali Sami Yen Stadı’nı birleştireceğimiz,
Türkiye’nin görmediği bir proje vardı. Olmadı, çok üzgünüm. İhaleyi alsaydık,
iki gün sonra inşaattan makine sesi gelirdi. Beşiktaş’ın tarihine adımı  kazdırdım, Galatasaray’ın tarihine de yazdıracaktım. Eğer teklif kabul
edilmezse ihaleye tekrar gireriz!”

GAZETE HABERTÜRK

First Lady direksiyon başında

first-lady-direksiyon-banda.jpgCumhurbaşkanı Abdullah Gül, tatil için geldiği memleketi Kayseri'de, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'nin bağevine konuk oldu. Gül, bağevine giderken kendisine kiraz ve kayısı ikram eden vatandaşlarla sohbet etti, çocuklarla anı fotoğrafı çektirdi.

Gül, ilk olarak Hisarcık Kızıltepe bölgesinde bulunan Refik Köprü'ye ait ( ilişkin, ilgilendiren, ilişik ) at binme eğitim tesislerini ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den bir süre sonra eşi Hayrünnisa Gül de ( dahi, bile ) kendi kullandığı otomobille aynı tesise geldi.

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN


Basın mensuplarının içeri alınmadığı ziyaretin ardından Abdullah Gül, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'nin bağevine konuk ( misafir, mihman ) oldu.

Gül, bağevine giderken, Hisarcık'ta vatandaşların kendisine ikram ( sunma, ağırlama ) ettiği kiraz ve kayısıdan yedi, çocuklarla anı fotoğrafı çektirdi. Gül'e çiçek sunan çocuklar, “Türkiye sizinle gurur duyuyor” diyerek Gül'ü alkışladı.

Vatandaşlarla bir süre sohbet ( hasbihâl, söyleşi, dostça ) eden Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'nin bağevine geçti.

Cumhurbaşkanı Gül, son olarak Erciyes Binicilik ve Eğitim Tesisi’ne gitti. Gül, çiftlikte dinlenirken, bu sırada 38 LR 900 plakalı bir ciple eşi Hayrünnisa Gül, at çitliğine geldi. Direksiyondan gazetecilere görüntü ve fotoğraf aldırmadan inen ( nazil ) Hayrünnisa Gül, kayınbiraderi Macit Gül’ün eşi Reyhan ile birlikte çiftliğe geçti.

AA

Ünlü topmodel trafik kurbanı

nl-topmodel-trafik-kurban.jpg“Geleceğin süpermodeli” olarak ( namına ) gösterilen Jessica Foxley, trafik ( yoğunluk, gidiş geliş, seyrüsefer ) kazasında hayatı kaybetti

Colne şehrinde bir ( müşterek, sadece, yek ) aile ( ev, karı, familya ) düğününden arabayla dönen üçlünün aracı yola önceden dökülen benzin ( süt, benzen ) yüzünden kaymaya başladı. Direksiyondaki Foxley’in erkek arkadaşı Thomas Petty, aracın hakimiyetini yitirdi. Üç genç de yaşamını kaybederken, polis ( kollukçu, kolluk, aynasız ) dökülen benzinden sorumlu tutulan 2 çiftçiyi tutukladı.