30 Temmuz 2009 Perşembe

MTV'de son 5 gün

mtvde-son-5-gn.jpg

Motorlu taşıtlar vergisinin (MTV) ikinci taksidini ödemede son ( nihayet, hitam, payan ) 5 güne girildi.

Kanun gereği Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemeleri vergi tahsilatına yetkili ( salahiyettar, salahiyetli, mezun ) bankalar ile vergi ( algı, mevhibe ) dairelerine yapılabiliyor.

Ödemeler Gelir İdaresi Başkanlığının internet ( genel ağ ) sayfasına girilerek kredi kartıyla da gerçekleştirilebiliyor.

AA

Dubai'den ekonomiye 20 milyar dolarlık destek

dubaiden-ekonomiye-20-milyar-dolarlk-destek.jpg

Dubai Finans Departmanı Genel Müdürü Abdurrahman El Salih'e göre fon, emirliğin kalkınmasında stratejik öneme sahip projeler yürüten hükümet ve hükümet bağlantılı birimlere ticari bazda kredi verecek.
Arabianbusinesss.com'a konuşan yetkili, prensip ( ilke ) olarak kime, nasıl ve ne zaman ( çağ, hin, dönem ) yardım ettiklerini açıklamadıklarını fakat Dubai hükümetine ait emlak devi Nakheel gibi şirketlerle yakından çalıştıklarını belirtti.
El Salih, belirlenen çerçevede tüm şirketlerin destek verilmeden önce incelendiklerini söyledi.

Yetkili ayrıca bunun geçmişte aşırı borçlanan şirketler için bir 'kurtarma operasyonu' olmadığını vurguladı.
Hükümetin bu şirketleri sadece operasyonlarına devam ( parça, kesilmeme, sürme ) edebilmesi ve yakın zamandaki yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için desteklediği belirtildi.
Bu yılın başında açıklanan ve küresel krizin ekonomi üzerindeki etkisini hafifletmeyi amaçlayan 20 milyar ( bilyon ) dolarlık bononun 10 milyar ( bilyon ) dolarlık kısmını BAE merkez ( tarz, özek, biçim ) bankası satın almıştı.
Dubai hükümetinin halen kalan 10 milyar ( bilyon ) dolarlık kısmına alıcı bulmak için çaba sarf ettiği öğrenildi.

CİHAN

3G kurumların iş yapma biçimlerini değiştirecek

3g-kurumlarn-i-yapma-biimlerini-deitirecek.jpg

Uzun süredir kamuoyunun ve telekomünikasyon sektörü gündeminin ilk sıralarında yer alan ve 30 Temmuz Perşembe günü başlayacak 3G teknolojisi, GSM hatları üzerinden pek çok farklı uygulama kullanılmasına olanak verirken, kurumsal bazda da önemli yenilikler getiriyor.

3G teknolojisiyle, şirketlerin iş yapış biçimlerinde değişiklikler yaşanacak. Daha geniş bant genişliği gerektiren uygulamaların mobil cihazlarla kullanılabilmesiyle, kurumların saha ekiplerinin daha ''etkin'' iletişim sürecine sahip olması ve firmaların iş süreçlerinin hızlanması, etkinliklerinin artması bekleniyor.

ZyXEL Türkiye Genel Müdürü Vefa Tarhan, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, 3G'nin, özellikle kurumsal çözümlerde zaman ve maliyet açısından önemli fayda sağladığına işaret ederek, 3G ile kablolu bağlantının olmadığı yerlerde yüksek hızlı internet iletişiminin olanaklı hale geleceğini, bunun, hareket halindeki taşıt veya şehir dışı inşaat sahalarında internet ve veri iletişimini kolaylaştıracağını belirtti.

Tarhan, özellikle uzak noktalardan görüntü taşımanın, bu bilgileri depolamanın, paylaşmanın mümkün olacağını ve sürekli online görüntülü iletişim sağlanacağını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

''Örneğin, sunulan eğitim videoları mobil cihazlarla izlenebilecek, yüksek bant genişliği gerektiren uygulamalar mobil ( taşınabilir, hareketli ) olarak kullanılabilir hale gelecek. Ambulanstan hastanın ön analizleri, görüntüleri, tomografileri hasta, hastaneye ulaşmadan gönderilebilecek ve hastane gerekli ön hazırlığı yapmış olabilecek. Bir anlamda 3G ile kurumsal alanda iş yapma biçimlerinin çerçevesi yeniden çizilecek. 3G teknolojisi pratik kullanım avantajı nedeniyle iş hayatında hem zaman hem de maliyet kazanımları sağlayacağı için birçok kurum tarafından tercih edilecektir.''

3G'yle birlikte, ofisten yapılabilen işlerin evden, seyahat ederken, tatildeyken de yapılabilir hale geleceğini anlatan Tarhan, bu teknolojinin, ''home office'' kavramı ve mobil ofislerin yaygınlaşmasına öncülük edeceğini söyledi.

Vefa Tarhan, 3G'nin, ADSL'de olduğu gibi BT pazarına hareket getireceğini hatırlatarak, şöyle devam ( parça, bitmeme, sürme ) etti:

''ADSL nasıl interneti anlamlı kıldı ve bu sayede PC ve çevre birimleri satışlarını çok büyük ölçüde artırdıysa, 3G de oluşturacağı mobilite ile video, ses ve kablodan bağımsız kapsama alanıyla bilişim pazarını genişletecektir. Bunu yalnızca bireysel gelişmiş cep telefonları anlamında düşünmemek gerekir. Kurumlar, 3G destekleyen çözümleri hızlı bir şekilde ve yoğun olarak bünyelerine adapte edecek. Sektörlerdeki rekabet bunu zorunlu kılacak. Diğer yandan, mobil geniş bant uygulamaları üzerinden yazılım geliştiren firmaların sayısı artacak, bu da yeni bir istihdam sahası oluşturacak.'

''PERAKENDE ÖZELİNDE ÖNEMLİ FAYDA SAĞLAYACAK'' 

Inveon Yönetici Ortağı Yomi Kastro da, 3G teknolojisinin altyapısal anlamda getirdiği 2 değişikliği, ''yüksek hızda ve büyük miktarda kablosuz veri transferine olanak sağlanması'' ve ''standart GSM teknolojisine göre daha detaylı lokasyon belirleyebilme kabiliyeti'' olarak sıraladı.

Kastro, bu değişikliklerle birlikte sunulabilecek servisler arasında en fazla gündeme gelenlerin, mobil video konferans, görüntülü konuşma, mobil video izleme, lokasyon bazlı pazarlama servisleri olduğunu kaydetti.

Özellikle lokasyon bazlı pazarlama servislerinin, perakende sektörü özelinde önemli fayda sağlayacağı görüşünü dile getiren Kastro, ''Bulunduğunuz noktanın daha isabetli algılanmasıyla, o sokağa ya da o AVM'ye özgü, doğrudan promosyon aktiviteleri yakın zamanda tanık olacağımız sonuçlardan biri olacaktır'' dedi.

Kastro, mobil iş uygulamalarında Pocket PC veya Smartphone (akıllı telefon) cihazları üzerinde çalışan satış takibi ve yönetimi uygulamalarının artığını, şirketlerin kurumsal yazılım sistemlerinin uzantısı olarak, bu sistemlerle etkileşimli çalışabilecek, yöneticileri odağına alan mobil iş uygulamalarının yaygınlaştığını anlattı.

Artık birçok web tabanlı uygulamanın, mobil uzantısı olduğuna işaret eden Kastro, geniş saha ekibi olan ilaç ve hızlı tüketim ürünleri sektörleri ile operasyonel gereklilik sebebiyle lojistik sektörü için mobil çözümlerin rekabet ( yarış, yarışma, rakiplik ) avantajı sağladığını, ofis dışında geçirilen ''iş zamanı''nın artmasıyla, her sektörde mobil teknolojilerin üstünlük sağlayacağını belirtti.

Kastro, ''Bu anlamda 3G, kurumların iş yapma biçimlerinde önemli değişiklik ve yeniliklere yol açacak. Özellikle web tabanlı olarak başarı gösteren kurumsal servislerin tamamının çok hızlı bir şekilde mobil platforma taşınacağını öngörüyoruz. Ardından mobile özgü olarak, lokasyon belirleme, sürekli online olma, mekan bağımsızlığı avantajlarını çok iyi kullanan kurumsal mobil servislerin olgunlaşması kaçınılmaz. Bunlara bağlı olarak mobil reklamcılığın da ( dahi, bile ) yeni sistem düzeniyle yükselişe geçeceğini söyleyebiliriz'' diye konuştu.

3G ile gelen hızlı internetin, mobil iş uygulamaları kullanımında yalnızca birkaç ay içinde yüzde 100'ün üzerinde artışa yol açacağına dikkati çeken Kastro, şöyle devam etti:

''Eskiden mobil internet bağlantısı yavaşlığı ve problemleri sebebiyle, mobil iş uygulamaları genellikle 'disconnected', bir diğer ifadeyle 'bağlantısız' olarak çalışırdı. Günün sonunda verilerini senkronize ederdi. Ama önce EDGE altyapısı ve kapsama alanının genişlemesi, şimdi de 3G'nin gelmesiyle birlikte mobil uygulamaların 'always-connected', yani 'her zaman bağlı' yönündeki mimarilerle geliştirildiğini söyleyebiliriz. Hatta çeşitli mobil uygulamaların cihaz üzerinde çalışan bir yazılım yerine, internetle erişilen bir web uygulamasına dönüştüğünü söylemek de mümkün. Bu da birçok işlemi eskisine göre çok daha gerçek zamanlı yapmaya izin veriyor.''

''İŞ HAYATI, MOBİL UYGULAMALARLA HIZ KAZANIYOR'' 

Bircom Üst Yöneticisi (CEO) Burçin Bircanoğlu ise 3G teknolojisiyle birlikte GSM şebekelerinden daha yoğun ve katma değerli olarak yararlanılabileceğini vurgularken, 3G'nin kurumlara alternatif erişim çözümleri sunacağını söyledi.

Günümüzde yedekleme amaçlı kullanılmakta olan GPRS/EDGE erişim çözümlerinin yerine, 3G ile karasal erişim hızlarına alternatif olabilecek, karasal erişimin yerini alabilecek hızlarda erişim olanakları sunulduğunu kaydeden Bircanoğlu, ''İletişimde belirli kalite eşiğinin altı kabul görmüyor. İnsanlar konuşurken kesintilere, parazitlere tahammül edemiyor, veri iletişiminde sorun yaşamak istemiyor. 3G bu anlamda önemli değişiklikleri beraberinde getiriyor'' diye konuştu.

Bircanoğlu, 3G sayesinde yüksek bant genişliği gerektiren mobil uygulamaların cep telefonu ve mobil cihazlardan kullanabileceğini vurgulayarak, mobil ofis uygulamasıyla uzaktan çalışma olanağının arttığını, bunun da, iş dünyasının yeniden şekillenmesine yol açarken, mobil cihaz ve servislerin ofislere bağımlılığı azalttığını anlattı.

Mobil uygulamalar sayesinde iş hayatının hız kazandığını belirten Bircanoğlu, ''Bu hız şirketlere yüksek dinamizm katıyor. İşleri gerçekleştirmede en değerli kaynağın yani zamanın değerini ön plana çıkarıyor. Mobil cihazlar sayesinde fuar, yurt dışı seyahati gibi mecburen ofisten uzakta geçirilen zamanlarda ofis imkanlarına hız ve bant genişliği sınırlaması olmaksızın erişebiliyor olmak çok büyük bir kolaylık sağlıyor'' dedi.

AA

Yurtiçi Kargo'dan eğitime destek

yurtii-kargodan-eitime-destek.jpg

1998 yılında sınırlı olanaklarla eğitim görmeye çalışan köy çocuklarına yardım eli oluşturmak amacıyla kurulan İlköğretim Okullarına Yardım Vakfı- İLKYAR’ı yıllardır aralıksız destekleyen Yurtiçi Kargo, İLKYAR’ın “YİBO” projesi çerçevesinde 5000 çift spor ayakkabıyı Anadolu’ya taşıdı.

Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü’nün onayıyla İLKYAR tarafından seçilmiş yatılı ilköğretim okullarına destek ( koltuk, dayanak, takviye ) kapsamında Finspor tarafından temin edilen 5.000 çift spor ayakkabı, Yurtiçi Kargo tarafından Iğdır Aralık Gödekli Köyüne, Hasanhan Köyüne, Iğdır Aralık, Karakoyunlu, Tuzluca, Yaycı, Gaziler Yatılı okullarında okuyan öğrencilere, Kars Kağızman, Erzurum Horasan, Pasinler; Erzincan Tercan; Sivas İmralı’daki yatılı çocuklara dağıtıldı.

2008 yılında da Çanakkale Yenice; Balıkesir Bigadiç ve Sındırgı, Bursa Keles, Kastamonu ve Çorum’daki Yatılı Okullardaki çocuklara 7 bin çift spor ayakkabısı, yine İlkyar aracılığıyla Yurtiçi Kargo tarafından dağıtılmıştı.

Baklavacılar ramazanı bekliyor

baklavaclar-ramazan-bekliyor.jpg

Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği (BAKTAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım, ramazan ayında baklava satışlarının artabileceğini ancak, geçmiş ramazanlara denk bir satış olmayacağını kaydetti.

''İnsanların morali yerinde olursa bizim işimiz daha iyi oluyor ama ( fakat, lakin, amma ) ileriyi rahat göremedikleri zaman tüketimi kısıyor. Bu kısmanın en başında da baklava geliyor'' diyen Yıldırım, ramazanın piyasaya nefes aldıracağını ancak, geçen ramazanlara göre eşdeğer bir satış olmayacağını düşündüğünü anlattı.

Mehmet Yıldırım, ''Sebebine gelince, ekonomik krizin psikolojik etkileri hala ( bibi ) tüketicinin üzerinden kalkmadı. Bir de havalar sıcak onun da tabii ki etkisi olacak. Bugün alternatifler de çok fazla. Meyvenin bolluğu, havanın sıcak olması baklava tüketimini etkileyecektir ama ne olursa olsun bu bizim kültürümüz... Baklava hala tatlılar içinde önceliğini koruyor'' dedi.

2008 sonunda Türkiye'de günlük 500 ton baklava tüketilirken, krizde bunun en az ( dar, eksik, yufkalık ) yüzde 30 oranında düştüğünü ve günlük 350 tona gerilediğini belirten Yıldırım, ''Ramazanda şu andaki duruma göre satışlarda 4 misli artış bekliyoruz. Bu 4 misli artış da günlük bin 400 tona denk geliyor. Geçmiş ramazanlarda ise bu artış normaldeki tüketimin 5-6 katı oluyordu'' dedi.

Mehmet Yıldırım, baklava ihracatının da gerilediğini, 2008 yılında 2 milyon 163 bin dolarlık baklava ihracatı gerçekleştirilirken, 2009'un ilk yarısında ulaşılan rakamın 734 bin dolar seviyelerinde olduğunu bildirdi.

''AB HAYALİ GERÇEK OLURSA BİZİM SEKTÖRÜMÜZDE PATLAMA YAŞANIR'' 

İhracat yapılan ülkelerin başında Yunanistan, Amerika ve Rusya'nın geldiğini söyleyen Yıldırım, ihracatla ilgili yaşadıkları soruna ilişkin olarak ( namına ) da şunları kaydetti.

''Baklava, taze tüketilmesi gereken ( müstelzim ) bir ürün. Ürün sevkıyatında bazı sıkıntılar olduğu için ihracatta arzu ettiğimiz rakamlara çıkamıyoruz. Ürünler bazen yerine ulaşana kadar bir haftayı buluyor ve baklavanın özelliğini kaybetmesine sebebiyet veriyor. AB hayali gerçek olursa bizim sektörümüzde patlama yaşanır. Bizde genelde gece üretim yapılır. Ürün çıkar çıkmaz yola koyulur ve Romanya'ya, Yunanistan'a, Bulgaristan'a aynı gün içerisinde dağıtılabilir. Bizim baklavamız ciddi manada pazar bulur. Ülkemizde yapılan baklavanın lezzetinin dünyada eşi benzeri yok. Baklava dünyanın her yerinde beğeniliyor. Araplar kilo kilo alıp götürüyorlar.''

''KRİZ VARSA ÇARE DE VAR'' 

Son bir senede baklava fiyatlarında artış söz konusu olmadığını ifade ( anlatım, tabir, söylem ) eden Yıldırım, ''İşçiliğin artmasından dolayı ramazanda zam yapmayı düşünen arkadaşlar vardı. Şu anda onları da durdurduk. 'Kriz Varsa Çare de Var' kampanyasının destekçisiyiz. Kampanyayı desteklemek adına 'indirime gitmiyoruz bari zam yapmayalım' dedik. Zam kalktı'' şeklinde konuştu.

AA

 

'Şahan ile Beren birlikte olamaz'

ahan-ile-beren-birlikte-olamaz.jpg

OYUNCU sevgilisi Beren Saat’ten, Aşk-ı Memnu adlı dizinin sezon finalinde Kıvanç Tatlıtuğ ile öpüştüğü gerekçesiyle ayrıldığı söylenen Bülent İnal, önceki gün eski sevgilisi hakkında konuştu.

GAZETE HABERTÜRK-SEÇKİN ŞENVARDAR

Oyuncu İnal, geçtiğimiz günlerde bir ( benzer, ancak, yalnız ) alışveriş merkezinde komedyen Şahan Gökbakar ile görüntülenen eski ( emektar, kadim, sabık ) aşkı Beren Saat’e sahip ( mevla, malik, iye ) çıktı. Saat ile Gökbakar’ın aşk yaşadığı haberlerine inanmadığını söyleyen Bülent İnal, “Bu haberlere gülüp geçtim. Onların aşk yaşayacağını düşünmüyorum” dedi. İnal, “Kulaklarımı dedikodulara kapadım. Bir aydır buralarda yoktum. Tuğba Büyüküstün’le görüşmüyorum. Aramızda bir ( benzer, yek, bir kez ) şey yok” diye konuştu.

 


Almanya out Rusya ve Libya in!

almanya-out-rusya-ve-libya-in.jpgTürkiye İş Kurumu (İŞKUR) verilerine göre, yılın ilk yarısında kurum aracılığıyla yurt ( mekân, memleket, emlak ) dışına gönderilen işçi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48,8 azalarak, 18 bin 99'a indi.

AA muhabirinin İŞKUR'un istatistiklerden derlediği bilgiye göre, 1961 yılında Almanya ile başlayan gurbetçilerin yolculuğu, zaman içinde Doğu Avrupa, Türk cumhuriyetleri ve Arap ülkelerine yöneldi.

2000 yılında 13 bin 645 olan yurt dışına gönderilen işçi sayısı, bu yıldan sonra sürekli arttı ve 2006 yılında 81 bin 379'a ulaştı. 2007'de 75 bin 268'e düşen gurbete giden işçi sayısı, 2008'de yüzde 23,4 azalarak 57 bin 652'ye geriledi.

Kurum aracılığıyla yurt dışına gönderilen işçi sayısındaki düşüş, bu yıl da ( dahi, bile ) devam etti. Yılın ilk yarısında yabancı ülkelere giden işçi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48,8 azalarak, 18 bin 99'a indi.

Türkiye, bu dönemde en fazla ( şu denli, zait, okkalı ) işçiyi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60,5'lik düşüş yaşanmasına rağmen Rusya'ya gönderdi. Yılın altı ayında 4 bin 94 işçinin gönderildiği Rusya'yı, 4 bin 18 işçiyle Libya izledi. Suudi Arabistan, Türkmenistan ve Irak, binden fazla kişiyi işçi olarak gönderdiğimiz ülkeler oldu.

Kurumun 29 ülkeye gönderdiği işçi sayısı azaldı, 15 ülkeye gönderdiği işçi sayısı ise arttı.

Kurum kayıtlarına göre, Türk işçilerinin yılın ilk 6 ayında gönderildikleri ilk 10 ülke ve önceki yıla göre değişim oranı şöyle:

ÜlkeİşçiDeğişimsayısı(Yüzde)
Rusya4.094-60,
5Libya4.01822,3
Suudi Arabistan1.581-59,2
Irak1.421-51
Türkmenistan1.13298,2
Katar569-68,2
Almanya559-23,2
Kazakistan533-84,5
Cezayir53215,9
Umman452169

AA