10 Ocak 2008 Perşembe

Bush, Ramallah’ta Abbas’la görüþecek

RAMALLAH - Bush-Abbas görüşmesinde ana gündem maddelerinin; Yahudi yerleşim birimleri ve Filistinli militanların faaliyetleri olması bekleniyor.Bush’un ziyaretine yönelik tepkiler ise sürüyor. Gazze’deki protesto gösterilerine binlerce Filistinli katılırken, aşırı sağcı Yahudiler de, yeni yerleşim birimlerine karşı çıktığı gerekçesiyle Bush’u eleştirdi.

Bush, dün Ortadoğu turunun ilk durağında Kudüs’te İsrail Başbakanı Ehud Olmert’le görüşmüştü. ABD Başkanı, Ortadoğu’da bir barış anlaşmasının önündeki zorlukların farkında olduğunu, hayal kurmadığını söylemişti. Ancak George Bush, İsrail ve Filistinlilerin bir yıl içinde bir anlaşmaya varmaları yolunda umutlu olduğunu belirtmişti.

‘Dur’ ihtarýna uymayan sürücü polisi vurdu

ANKARA - Polis, olayın terör bağlantısı olup olmadığını araştırıyor.Kazan’da polis ekiplerinin şüphelendiği otomobil, “dur” ihtarına uymayarak kaçtı.

Kızılcahamam istikametine giden aracı takip eden ekipler, Kızılcahamam Emniyet Müdürlüğünden yardım istedi.

Bunun üzerine yolda barikat kuran polis ekipleri araca “dur” ihtarında bulundu.

Bu sırada araçtan açılan ateşle polis memurlarından Gökhan Elbistan ile İbrahim Şafak yaralandı. Olaydan sonra ambulansla Ankara’ya sevk edilen yaralı polis memurlarından Gökhan Elbistan, yolda şehit oldu. Ağır yaralı İbrahim Şafak ise İbn-i Sina Hastanesinde tedaviye alındı.

Çatışmada yaralı yakalanan sürücü Süleyman Y’nin yanında 13 yaşındaki oğlu A.M.Y. ile kimlikleri açıklanmayan eşi ve kızının da bulunduğu belirtildi.

Kızılcahamam Devlet Hastanesine kaldırılan yaralı sürücünün Ankara’ya sevk edildiği kaydedildi.

Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlatırken, araçta bir adet uzun namlulu silah ile bir tabanca ele geçirildiği bildirildi.

Bu arada olayın duyulması ile birlikte Kızılcahamam Devlet Hastanesi önünde toplanan çok sayıda kişi, zanlıların “terörist” oldukları iddiası ile protesto gösterisinde bulundu.

Bombacý PKK’yý yalanladý: Emir Kandil’den

DİYARBAKIR - Diyarbakır’daki bombalı saldırının faili olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan E.P, ilk ifadesinde PKK'nın “Biz planlamadık, yerel grupların işi, özür dileriz” açıklamasının aksine, “Örgüt emriyle yaptım” dedi.Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgulaması devam eden E.P., yaklaşık 4 ay önce Irak’ın kuzeyindeki Kandil Dağı’ndaki terör örgütü kampından “Huzurevleri semtindeki Polis Merkezi’ni bombalama talimatı” alarak Diyarbakır’a geldiğini anlattı.

E.P, bu karakola 5 Aralık’ta düzenlenen bombalı saldırının ardından Irak’taki PKK kamplarına geri dönülmemesi yönünde talimat verildiğini, bu nedenle Diyarbakır kent merkezinde saklanmaya devam ettiğini söyledi.

3 Ocak’taki bombalı saldırıyı ise “Hacı” ve “Rızgar” kod adlı 2 teröristle Diyarbakır’ın Lice ilçesinde planladıklarını belirten E.P, planı Kandil’e ilettiğini ve yapılması emri aldığını, daha sonra bombanın da hazır şekilde teslim edildiğini, kendisinin sadece satın aldıkları araca yerleştirerek patlattığını anlattı.

Saldırıda yaklaşık 40 kilogram patlayıcı kullandığını söyleyen E.P., olay yerine yaklaşık 50 metre uzaklıktaki Şemse Allak Parkı’ndaki otomobile yerleştirdiği bombayı, askeri personeli taşıyan servis aracının buradan geçişi sırasında, uzaktan kumandayla patlattığını söyledi.

Diyarbakır’ın Yenişehir semtinde 3 Ocak 2008’de askeri servis aracının geçişi sırasında meydana gelen patlamada 6 kişi ölmüş, 67 kişi yaralanmış; PKK’dan daha sonra yapılan açıklamada “Emri biz vermedik, yerel grupların işi, özür dileriz” açıklaması yapılmıştı.
Gözaltı sayısı 9’a yükseldi

Baðýþlar bugün Genelkurmay’da daðýtýlacak

ANKARA - Hakkari’deki çatışmanın ardından Habertürk televizyonunca gazi ve şehit yakınlarına yardım amacıyla başlatılan bağış kampanyasında 86 milyon YTL toplanmış; ancak önceden gerekli izinler alınmadığı, nerede ve nasıl dağıtılacağı belirlenmediği için tartışma yaşanmıştı.Habertürk sonunda toplanan parayı, daha önce bağışların Mehmetcik Vakfı’na verilmesini öneren Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a sunma kararı verdi.

Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Melih Meriç ve Milli Takımlar Milli Sorumlusu Fatih Terim, 86 milyon YTL’yi bugün Orgeneral Büyükanıt’a sunacak.

Büyükanıt da, parayı Sosyal Güvenlik Kurumu ve Mehmetçik Vakfı’na verecek. SGK ve Vakıf arasında imzalanan protokole göre, Emekli Sandığı’nın hazırladığı listeler esas alınarak, şehit ve gazi yakınlarına dağıtılacak.

NTV’ye en iyi haber kanalý ödülü

İSTANBUL - Bini aşkın Kabataş Erkek Lisesi öğrencisinin oylarıyla belirlenen yılın en iyileri anketinde ‘En iyi haber kanalı’ seçilen NTV adına ödülü Sağlık Editörü Sibel Güneş aldı.Ekodiyalog Programı da ‘En iyi ekonomi programı’ dalında ödüle layık görüldü.

Ödülü programı sunan ekipten Asaf Savaş Akat ve Mahfi Eğilmez aldı. ’2007’nin en iyi gazetesi’ ödülü Cumhuriyet’e, ‘en iyi köşe yazarı’ ödülü Bekir Coşkun’a, ‘en iyi araştırmacı gazeteci’ ödülü Uğur Dündar’a, ‘en iyi haber spikeri’ ödülü Ali Kırca’ya verildi.

Bu yılın onur ödülleri ise Ampute Milli Takımı, Zülfü Livaneli, Hikmet Çetin, Şener Şen, Gazanfer Özcan ve Selim İleri’nin oldu.

Hukukçu ve yazarlar 301’den umutsuz

İSTANBUL - NTVMSNBC, kaldırılması beklenirken, değiştirilmesi gündeme gelen, nihayet bu hafta değişikliğin TBMM’ye sevkedilmesi beklenirken ertelenen 301’inci maddenin, basına yansıdığı kadarıyla değişirse, neyin değişeceğini, değişimden umutlu olup olmadıklarını, konunun uzmanı hukukçularla, bu maddeden yargılananların da aralarında bulunduğu gazeteci ve yazarlara sordu.
BAYRAKTAR: ÇATIŞMA ÇIKAR
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Köksal Bayraktar, 301. maddede adı geçen suçların basın özgürlüğü, bilim hakkı ve siyasi faaliyetlerde bulunma özgürlüğü gibi ana özgürlük çeşitleriyle bağlantılı olduğunu ve mevcut maddenin son fıkrasında yalnızca eleştiri hakkından söz edildiğini hatırlattı.

Bayraktar, maddede ne tür değişiklik yapılırsa yapılsın diğer özgürlüklerle mutlaka çatışma yaşanacağını ve yeni kuşkular yaratacağını savundu ve şöyle dedi: “Problemler dava sayısında bir azalma sağlamayacaktır. Soruşturmanın Adalet Bakanı’nın iznine bağlanmasıyla Bakan savcılar üzerinde bir vesayet kurabilir. Yapılan değişikliklerle madde yap-boz tahtasını andırıyor. Bundan sonra ne olacak? Adalet Bakanı izin verecek, savcılar ise asla dava açmamazlık edemeyecek. Yargıçlar da elimiz kolumuz bağlı diyebilecek.”

SANCAR: NASIL YAZILIRSA YAZILSIN SORUN ÇÖZÜLMEZ
Doçentlik tezi 159 ve 301. madde üzerine olan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Doç. Dr. Türkan Yalçın Sancar’a göre düzenlemedeki tek olumlu taraf “Türk Milleti” ifadesinin teklife girmiş olması. 301. madde nasıl kaleme alınırsa alınsın sorunun çözülemeyeceğini savunan Sancar, soruşturma izninin Adalet Bakanı’na bırakılmasının eskiye dönüşü simgelediğini ifade etti.

Sancar, Adalet Bakanı’nın baskılardan çekinerek kamuoyu önündeki tanınmış kişiler için soruşturma izni vermeyebileceğine, ancak sıradan yurttaşlar için izin verebileceğine dikkat çekti. Sancar, yeni düzenlemeyle topun Adalet Bakanı’na atıldığını ve temel olarak madde isimlerinin değişmesiyle uygulamanın değişmeyeceğini kaydetti.

PERİHAN MAĞDEN: BELAYA DAVETİYE ÇIKARILIYOR
301 ve 159. maddeler nedeniyle hakkında çok sayıda dava açılan Radikal yazarı Perihan Mağden, AK Parti’nin muhalefetle kötü bir uzlaşma içerisinde olduğunu ve bu uzlaşmanın demokrasiye zarar verdiğini savunarak şunları söyledi:

“Bu maddenin topyekun kaldırılması gerekiyor, üzerinde pazarlık yapılacak bir madde değil. Pazarlık yapıla yapıla bir sürü çirkin şey oldu, mahkeme baskını oldu. AKP’nin bu maddeyi bu kadar uzatması hakiki demokrasiye geçme arzularının zayıflığının kanıtını oluşturuyor. Hakimler ve savcılar, yazarları kusurlu çocuklar olarak görüyorlar. 301. maddeyi yumuşatmak, Adalet Bakanı’nın iznine bağlamak belaya davetiye çıkarmak anlamına geliyor. Gerçek iyi niyet gösterisi 301. maddenin tamamen lağvedilmesiyle olabilirdi. Hem çok uzattılar, hem de bir türlü içleri gitmiyor.”

ÇALIŞLAR: SİYASİ İRADENİN NİYETİNE BIRAKILAMAZ
Cumhuriyet gazetesi yazarı Oral Çalışlar, 301. maddeyi “çaresizliğin ifadesi” olarak tanımlayarak değişiklik teklifiyle ilgili şunları söyledi:

“301. maddenin düşünce özgürlüğünü hedef aldığını, aydınları, düşünen insanları yargı önüne çıkarmayı ve mahkum etmeyi hedeflediği yaşadığımız pratikten anlaşıldı. Hrant Dink’ten Murat Belge’ye, Hasan Cemal’den İsmet Berkan’a çok sayıda insan bu maddeden yargılandı ve ırkçı çevrelerin saldırısına uğradı. Bu maddenin toptan kaldırılması gerekir. Bu madde kaldırılırsa ‘Türklüğe hakaret’ serbest kalacaktır, gibi bir demagoji yapılıyor. Ceza kanununda yalnız Türklüğe değil herhangi bir tüzel veya özel kişiliğe hakareti cezalandıran çok çeşitli maddeler var. 301’in varlığının hiçbir gerekçesi yoktur, yalnızca düşünceyi hedef almaktadır. Soruşturma izninin Adalet Bakanı’na bırakılması hususu var. Siyaset o dönemde bir davanın açılmasını uygun görmüyorsa dava açılmayacak. Ama ne kadar siyasi iradeye güvenebiliriz, neden siyasi iradenin subjektif niyetine bırakılsın sorun?

TÜRK’ÜN SÖZLERİ BİLE 301’E SOKULDU
“Maalesef Türkiye’de yargı sistemi yıllardır oluşturulan otoriter anlayış nedeniyle özgürlükçü bir tutum almıyor. Tam tersine en olmadık ve en anlamsız konularda davalar açarak işi iyice çıkmaz hale getiriyor. Son olarak Ahmet Türk hakkında açılan soruşturma bunun tipik bir örneğini oluşturuyor. Ahmet Türk, meşru bir partinin TBMM’deki grubunun lideri olarak Genelkurmay Başkanlığı tarafından düzenlenen brifinge çağrılmamalarını bir bölücülük olarak nitelemişti, bu bile 301. madde kapsamına sokuldu yargı tarafından.”

CİNMEN: SİYASİ TARTIŞMA BAŞLAR
Susurluk kazasından sonra “Sürekli Aydınlık İçin 1 Dakika Karanlık Eylemi”nin mimarı avukat Ergin Cinmen, TBMM’ye gelecek teklifin uygulamada hiçbir değişikliğe neden olmayacağını savundu. Cinmen, 301’den dava açılmasının Adalet Bakanlığı’nın iznine tabi olmasının siyasi bir tartışma başlatacağını ve daha önceki 159. madde uygulamalarında Adalet Bakanı’nın hemen hemen tüm olaylarda soruşturma izni verdiğini vurguladı.

Cinmen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Hrant Dink davasında Türklük’ten “Türk milletini anlıyoruz” tespitinde bulunduğunu dile getirerek “Türklüğü” yerine “Türk Milleti” ifadesinin getirilmesinin yeni bir sonuç doğurmayacağını belirtti.

KOCASAKAL: 301 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ENGELLEMİYOR
Doç. Dr. Ümit Kocasakal ise, 301. maddenin mevcut haliyle ifade özgürlüğünü engellemediğini, yapılacak değişikliğin pratikte farklılık getirmeyeceğini ifade etti. Kocasakal, mevcut uygulamada tek sıkıntının çok fazla dava açılması olduğunu ancak bu sorunun, siyasi kimliği bulunan Adalet Bakanlığı’nın yargıya müdahale etmesiyle çözülemeyeceğini savundu.

‘Düşünce suçu’ ve 301’in seyri


Değişen maddelerde ne yazıyordu?


2001’den bu yana ‘Düşünce suçu’ bilançosu

Sürücü polise ateþ açtý: 1 þehit, 1 yaralý

ANKARA - Polis, olayın terör bağlantısı olup olmadığını araştırıyor.Kazan’da polis ekiplerinin şüphelendiği otomobil, “dur” ihtarına uymayarak kaçtı.

Kızılcahamam istikametine giden aracı takip eden ekipler, Kızılcahamam Emniyet Müdürlüğünden yardım istedi.

Bunun üzerine yolda barikat kuran polis ekipleri araca “dur” ihtarında bulundu.

Bu sırada araçtan açılan ateşle polis memurlarından Gökhan Elbistan ile İbrahim Şafak yaralandı. Olaydan sonra ambulansla Ankara’ya sevk edilen yaralı polis memurlarından Gökhan Elbistan, yolda şehit oldu. Ağır yaralı İbrahim Şafak ise İbn-i Sina Hastanesinde tedaviye alındı.

Çatışmada yaralı yakalanan sürücü Süleyman Y’nin yanında 13 yaşındaki oğlu A.M.Y. ile kimlikleri açıklanmayan eşi ve kızının da bulunduğu belirtildi.

Kızılcahamam Devlet Hastanesine kaldırılan yaralı sürücünün Ankara’ya sevk edildiği kaydedildi.

Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlatırken, araçta bir adet uzun namlulu silah ile bir tabanca ele geçirildiği bildirildi.

Bu arada olayın duyulması ile birlikte Kızılcahamam Devlet Hastanesi önünde toplanan çok sayıda kişi, zanlıların “terörist” oldukları iddiası ile protesto gösterisinde bulundu.