9 Ocak 2008 Çarşamba

Portekiz’de kaybolan kýzýn hikayesi film olacak

LONDRA - Portekiz polisi, olayın resmi zanlıları arasında yer alan anne ve baba Kate ve Gerry McCann’in temsilcilerinin ünlü film şirketi IMG ile görüşmeler başlattığını ve IMG’den hikayenin film yapılması hakkı karşılığında 2 milyon sterlin talep ettiğini bildirdi.Mayıs 2007’den beri halktan gelen yardımlarla kızları Maddie’nin aranması için yaptıkları masrafları karşılayan McCann çiftinin elindeki 1,2 milyon sterlinlik fonun tükenmek üzere olduğu belirtildi. Daha önce bu fondan evlerinin borcunu ödedikleri gibi suçlamalara hedef olan McCann’lerin film anlaşması yapmaları halinde daha yoğun eleştirilere hedef olacakları ifade edildi.


Çiftin sözcüsü Clarence Mitchell ise McCann’lerin geçen aydan bu yana aracılar vasıtasıyla IMG ile görüşmeler yaptığını doğruladı ve ailenin, ancak olaya ciddi ve hassas yaklaşıldığına ikna olursa teklifi kabul edeceğini söyledi. McCann çifti ise kendi internet sayfalarında kızlarının kaybolması ile ilgili bir belgesele sıcak bakabileceğini, ancak bir gişe filmi için görüşmeler yaptıklarının doğru olmadığını açıkladı.

Chavez’den Naomi’ye: Kaslarýma dokunsana!

CARACAS - Chavez, GQ dergisi adına kendisiyle röportaj yapan Naomi Campbell’in, geçen yıl üstü çıplak fotoğrafları yayınlanan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in izinden gidip gitmeyeceği sorusuna karşılık, kendisine güvendiğini belirten bu yanıtı verdi.İngiliz manken Campbell’in, perşembe günü yayınlanacak röportajında “isyancı melek” olarak tanımladığı 53 yaşındaki Chavez, ABD’nin “çökmek üzere olan bir imparatorluk olduğunu” söyledi.

Latin Amerika’yı birleştirme umuduyla bir sosyalist devrime öncülük ettiğini belirten Chavez, “güçlülere karşı zayıfları savunan” Hz. İsa’nın da “tarihteki en büyük devrimci olduğunu” söyledi.

Campbell’in, Küba Lideri Fidel Castro’yla da görüşmek istediğini belirtmesi üzerine Chavez, Castro’nun giyim tarzının onu dünyanın en şık lideri yaptığını kaydetti. Chavez, “Castro’nun kusursuz bir üniforması, cilalı botları olduğunu” belirterek, Küba liderinin sakalını da “zarif” bulduğunu söyledi.

Chavez, geçen yıl da aktör Sean Penn ve film yönetmeni Oliver Stone’la görüşme yapmıştı.

Kayak merkezlerinde kar bereketi

ANKARA - Geçen yıl beklenen düzeyde kar yağmaması nedeniyle sıkıntı yaşanan kayak merkezlerinde bu yıl kar sevinci yaşanıyor.Davraz ve Saklıkent kayak merkezlerinde de son yağışların ardından kar kalınlığında yükselme oldu. Kar kalınlığı, Davraz’da 27 santimetreye, Saklıkent’te ise 25 santimetreye ulaştı.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, hava durumu tahminlerinin turizm faaliyetlerini geliştirme anlamında da önemli olduğunu vurguladılar.

Meteorolojik verilerin, günlük hayatın her noktasında kullanılmaya başladığını ifade eden yetkililer, kar kalınlıklarının ulaştığı seviye itibariyle kış tatiline çıkmanın tam zamanı olduğunu belirttiler.

Diğer illerdeki kar kalınlıkları hakkında da bilgi veren yetkililer, özellikle doğu illerinin önemli miktarlarda kar yağışı aldığını anımsattılar.

Son yağışların ardından kar kalınlığı, Bitlis’te 34, Tunceli’de 32, Ağrı’da 30, Muş ve Kars’ta 21, Bingöl’de 18, Ardahan’da 18, Erzurum’da 13, Hakkari’de 12 ve Sivas’ta 10 santimetreye kadar yükseldi.

Ankara’da ise 4 santimetre düzeyinde bulunan kar kalınlığı son yağışların ardından 8 santimetreye ulaştı.

Çin, maðazalarda bedava poþeti yasaklýyor

PEKİN - Hükümet yetkilileri, dün akşam yayınladıkları genelgeyle, çevre kirliliğiyle mücadele için haziranda bedava poşeti yasaklamayı kararlaştırdı.Genelgeyle göre, ülke sathında çok yaygın olarak kullanılan dayanıksız ince poşetler de yasaklanıyor. Poşetin et kalınlığı, 0,025 mm’den az olmayacak.

Hükümetin internet sitesinde yayınlanan genelgede, Çin’de her sene önemli miktarda plastik torba kullanıldığı, bunun da çevre kirliliğine yol açtığı ve enerji kaynaklarının savurganca tüketilmesi anlamına geldiğine işaret edildi.

Genelgede, Çin’de ne kadar poşet üretilip dağıtıldığı belirtilmedi. Çin’de en küçük alış verişte bile müşterilere bedava poşet veriliyor.

Kýþ mevsiminde ev kazalarý artýyor

ANKARA - Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Plastik ve Estetik Cerrahi Klinik Şefi Prof. Dr. Uğur Koçer, Plastik Cerrahi Kliniği’ne gelen çocuk hastaların yüzde 70’inden fazlasının ev kazalarına bağlı yaralanmalar nedeniyle tedavi altına alındığını söyledi.Çocukları kazalardan korumak için önlemlerin alınması ve ev ortamının güvenli hale getirilmesi gerektiğini belirten Koçer, ev kazalarının özellikle 0-7 yaş döneminde çeşitli yaralanmalara, sakatlanmalara ve ölümlere neden olabildiğine dikkat çekti.

Ev kazalarında, en sık yanıkların, darbelere bağlı yaralanmaların, kapı arasına parmakların sıkışmasının ve televizyon gibi ağır eşyaların çocukların üzerine düşmesi sonucu ciddi sağlık problemleri ile karşılaştıklarını anlatan Koçer, “Çoğu zaman parmak, kol, bilek, ayak gibi uzuv kayıpları olabiliyor” dedi.

Koçer, özellikle kış mevsiminde bu tür yaralanmaların fazla olduğunu ifade ederek, “Kışın, çocukların evde kalma sürelerinin uzamasına, normal ve elektrikli soba gibi ısıtıcıların yoğun olarak kullanımına bağlı olarak artıyor” diye konuştu.

Kış mevsiminde özellikle soba, tüp ve sıcak su yanıkları ile karşılaştıklarını belirten Koçer, bu tür durumlarda yanan bölgeye soğuk suyun dışında hiçbir temasın olmaması gerektiğini söyledi. Koçer, halk arasında sıkça yapılan, yanan bölgeye diş macunu, salça, sigara tütünü sürmek gibi uygulamaların yanlış olduğunu belirterek, “Bunlar, sadece o yarayı enfekte ediyor, iltihaplanmasını sağlıyor. Yaralı bölgeye sargı bezi de konulmamalı, hastanın üstündeki kıyafetler soyulmamalı ki bizim için önemli olan dokulara zarar gelmesin” dedi.

“UZVUN KOPTUĞU YERE HAFİF BASKI UYGULANMALI”
Koçer, uzuv kayıplarında ailelerin paniğe kapılmaması ve vakit kaybetmeden en yakın hastaneye ulaşmaları gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Kopan uzuv yıpranmadan sağlıklı bir şekilde hastaneye getirilmeli. Kopan uzuv, özellikle ilk 6 saat içinde hasta ile birlikte hastaneye getirilmeli. Kopan uzuv, temiz ve nemli bir beze sarıldıktan sonra boş bir poşete konulmalı. Ayrı bir poşete de 1’e 3 oranında tuzlu su karışımı yapılarak ve içine buz taneleri konularak, kopan uzvun konduğu poşet, hazırlanan buzlu poşetin içine konularak hastaneye getirilmeli. Kopan parçadaki dokuların donarak ölmesine neden olduğu ve tekrar yerine dikilmesini imkansız hale getirdiği için asla doğrudan buz içine konulmamalı.”

Koçer, kanamayı durdurmak için uzvun koptuğu yere hafif baskı uygulanması gerektiğini söyledi.

Kapı sıkışmasına bağlı olarak özellikle 0-7 yaş arasındaki çocuklarda el parmaklarının kopabildiğini anlatan Koçer, şu an serviste yatan 2 çocuk hastadan birinin kapı sıkışmasına bağlı 2 parmağın tamamen koptuğunu, diğer çocuğun ise üstüne televizyon düşmesi sonucu elinin ve parmaklarının parçalandığını kaydetti.

AİLELERE ÖNERİLER
Prof. Dr. Uğur Koçer, çocukların, yanıklar açısından, özellikle en hareketli oldukları ve söylenenleri tam kavrayamadıkları 1-7 yaş arasındaki dönemlerde risk altında olduklarını söyledi.

Sıcak su yanıklarının çok sık görüldüğünü ifade eden Koçer, “Sıcak su çocuğun erişemeyeceği yerde bulunmalı, içi sıcak su dolu yağ, yemek dolu mutfak eşyaları ocağın arka tarafında ve dengeli durmalı” uyarısında bulundu.

Koçer, piriz kapaklarının mutlaka kapaklı ve kolay açılabilir olmaması gerektiğini belirterek, çocukların parmaklarını ya da kalem ve benzeri araçları prizlere sokması sonucu ciddi yaralanmaların olabildiğini kaydetti.

Televizyon, müzik seti gibi ağır ev eşyalarının düşmemesi için mutlaka dengeli durması, çocuğun oynayabileceği yükseklikte olmaması, çocukların odada tek başına bırakılmaması, gün içerisinde daha çok bebek odasında vakit geçirilmesi gerektiğini ifade eden Koçer, “Evde çocuk olduğu asla unutulmamalı ve evde ona zarar verebilecek şeylerin kontrolü her gün yapılmalı. Kontroller, çocuğun boy hizasına kadar eğilerek, onun bakış açısı yakalanarak yapılmalı. Çünkü, böyle yapıldığında ev onun gözünden görüleceği için, tehlikeli olan eşyalar daha çabuk dikkatinizi çeker” diye konuştu.

Nikotin baðýmlýlýðý ile intihar riski baðlantýlý

PARİS - Alman araştırmacıların yaptığı bu çalışmanın, Almanya’nın Münih kentinde 14-24 yaş arasındaki 3021 genç arasında 1995’de başlatılan ve 3 buçuk yıl süren psikolojik bir araştırmadan elde edilen verileri temel aldığı ve Journal of Affective Disorders adlı dergide yayımlandığı belirtildi.Bu psikolojik araştırmaya katılan gençlerden yaklaşık dörtte birinin hiç sigara içmediği, yüzde 40’ının ara sıra içtiği, yüzde 17’sinin “tiryaki olmayan” düzenli içiciler olduğu ve yüzde 19’unun ise tiryakilerden oluştuğu kaydedildi.

Tütün ürünlerini hiç kullanmayanlar arasında yaklaşık yüzde 15’lik bir kesimin ihtiharla ilgili düşünceler kurduğu, bu düşüncelerin kendini öldürme planı yapmak veya iki hafta veya daha fazla bir süre boyunca ölmek isteği şeklinde olduğu belirtildi.

Bu çeşit düşüncelere sahip olanların sayısının, ara sıra içenlerle, tiryaki olmayanlarda yüzde 20’ye, tiryaki olanlarda ise yüzde 30’a yükseldiği ortaya çıktı.

Tütün ürünlerini hiç kullanmayanlar arasında sadece yüzde 0.6’lık bir kesim intihar etme girişiminde bulunduğunu söylerken, tiryaki olmayan içicilerde bu oranın yüzde 1.6, tiryaki olanlarda ise yüzde 6.4 olduğu belirtildi.

Alman araştırmacılar, söz konusu araştırma süresi içinde hiçbir intihar vakasının kaydedilmediğini, araştırmanın intihar fikri ve intihara teşebbüse dayandığını ifade ettiler.

Araştırmada, nikotin bağımlılığına karşı düzenlenen kampanyalarda, düzenli içicilerle arada bir içenlerde intihar düşüncesinin var olduğunun da vurgulanması gerektiği kaydedildi.

Ön savunma için DTP’ye 1 ay ek süre

ANKARA - Anayasa Mahkemesi heyeti, Demokratik Toplum Partisi’ne (DTP) ön savunma için 1 ay ek süre tanınmasına karar verdi. DTP’nin, ön savunma yapmak için iddianamenin tebliğinin ardından yasal bir aylık süresi yarın doluyordu. Verilen 1 aylık ek süre dikkate alındığında DTP’nin ön savunmasını en geç 10 Şubat’a kadar yapması gerekiyor.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, DTP’nin “devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine eylemlerin odağı” haline geldiği gerekçesiyle “temelli kapatılması” istemiyle dava açmıştı.

DAVA SÜRECİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, bir siyasi partinin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesine açılan davalarda, “ceza davası” prosedürü izleniyor.

Buna göre, ön savunmanın ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşünü sunacak. Bu görüş, DTP’ye gönderilecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama, DTP yetkilileri de sözlü savunma yapacaklar. Bütün bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse davalı DTP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun, Anayasa Mahkemesi’nin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek. Üyeler, belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar.

DTP hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.

Anayasa’ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesinin 11 asıl üyesinin en az 7’sinin oyu gerekecek.