Kısa adı KOAH olan ve akciğerlerde tahribata yol açan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı ile ilgili duyarlılığın artırılmasına yönelik etkinlikler düzenlenecek.
Dünya KOAH Günü'nün bu yılki temasının "Nefesiniz daralıyorsa çaresiz değilsiniz" olduğu bildirildi.
Türk Toraks Derneği Başkanı ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kocabaş'dan alınan bilgiye göre, bu tema, nefes darlığı ile KOAH'ın diğer belirtilerinin yaşlanmanın doğal bir parçası olmadığını ve KOAH'lı kişilere yardımcı olacak tedavilerin bulunduğunu vurgulamak için seçildi.
Bu sloganla, hastalara ve KOAH belirtileri bulunanlara, doktorlarına başvurma ve yardım alma konusunda güç vermek amaçlanmış.
Yarın (16.11.2005) tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de 34 ilde KOAH Günü etkinlikleri düzenlenecek.
Türk Toraks Derneği, Sağlık Bakanlığı ve Türk Tabibleri Birliği tarafından İstanbul'da, yarın The Marmara Oteli'nde bir de basın toplantısı düzenlenecek.
Dünya KOAH Günü dolayısıyla hekimlere, yetkililere, ulusal kurum ve kuruluşlara KOAH'a dikkat çekmek için işbirliği çağrısında bulunulacak. Toplumun ve sağlık çalışanlarının, hastalığın semptomlarını fark etmesi sağlandığında, bu semptomların bulunduğu kişilerin uygun bir tedavi alması sağlanacak ve akciğerlerin daha fazla hasar görmesi engellenebilecek.
Bu çabaların KOAH'tan ölümleri önemli ölçüde azaltacağı, hastalık nedeniyle hastaneye yatış sayısını azalacağı ve gelişmekte olan yeni KOAH vakalarının oranını düşüreceği belirtildi.
Bu hedeflere ulaşmak için toplumun KOAH semptomlarının farkında olmasını sağlama, tanı için gereçler geliştirme, özellikle sağlık çalışanlarının spirometrelere erişimini sağlama, erişilebilir ve ucuz ilaçlar yapma, sağlık yetkililerini, hekimleri, hastaları ve ailelerini etkili bir KOAH tedavisi konusunda bilgilendirme, eğitme ve kişilerin hastalıkta rol oynayan çevresel risk faktörlerine maruz kalma düzeyini azaltma çabalarına destek amaç edinilmiş.
Mavi forum
9 Haziran 2007 Cumartesi
Mucizenin Adı Meditasyon
Mucizenin Adı Meditasyon
ABD'de yapılan iki araştırma, "meditasyonun, beyin yaşlanmasını yavaşlattığını ve konsantrasyonu arttırdığını" ortaya koydu.
Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'ndan Doktor Sara Lazar tarafından yapılan ve yıllık Amerikan Nöroloji Konferansı'nda sunulan araştırma, Tibetli rahiplerin yanı sıra batılılar tarafından da yaygın olarak yapılan meditasyonun, tıbbi yararlarını gözler önüne serdi.
Araştırmada, her gün 20 ila 60 dakika meditasyon yapan 20 kişi ile hiç meditasyon yapmayan 15 kişinin beyinlerini, manyetik rezonans (MR) ile karşılaştırdığını anlatan Amerikalı doktor, beyinde dikkati ve duyguları yöneten bölgelerin, meditasyon yapanlarda, yapmayanlara oranla daha kalın olduğunu söyledi.
Sara Lazar, bu bölgelerden biri olan ve yaşlılıkta incelen korteksin, meditasyon yapan yaşlı kişilerde bile, yapmayanlara nazaran daha kalın olduğunun belirlendiğini vurguladı. Lazar, "Araştırmamızın sonuçları; meditasyon, yoga ve diğer zihinsel egzersizlerin, yetişkinlerde bilişsel yetileri, duyguları ve kendini iyi hissetmeyi sağlayan korteksin bazı bölgelerini çalıştırabildiğini ortaya koydu." dedi.
Kentucky Üniversitesi'nden Bruce O'Hara tarafından yapılan araştırma ise meditasyonun, "iyi bir uyku gibi konsantrasyonu arttırdığını" ortaya koydu.
Meditasyon yapanların, ruhlarının canlılığını sürekli olarak muhafaza edebildiği, kötü duygu ve düşüncelerden uzaklaşmayı becerebildikleri biliniyor.
Uzakdoğu öğretisi olan meditasyonun çeşitli yöntemleri bulunuyor. Tüm dünyada gün geçtikçe popüler olan meditasyon, yoga ve reiki gibi teknikler, Türkiye'de de gittikçe daha çok ilgi görüyor.
Mavi forum
ABD'de yapılan iki araştırma, "meditasyonun, beyin yaşlanmasını yavaşlattığını ve konsantrasyonu arttırdığını" ortaya koydu.
Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'ndan Doktor Sara Lazar tarafından yapılan ve yıllık Amerikan Nöroloji Konferansı'nda sunulan araştırma, Tibetli rahiplerin yanı sıra batılılar tarafından da yaygın olarak yapılan meditasyonun, tıbbi yararlarını gözler önüne serdi.
Araştırmada, her gün 20 ila 60 dakika meditasyon yapan 20 kişi ile hiç meditasyon yapmayan 15 kişinin beyinlerini, manyetik rezonans (MR) ile karşılaştırdığını anlatan Amerikalı doktor, beyinde dikkati ve duyguları yöneten bölgelerin, meditasyon yapanlarda, yapmayanlara oranla daha kalın olduğunu söyledi.
Sara Lazar, bu bölgelerden biri olan ve yaşlılıkta incelen korteksin, meditasyon yapan yaşlı kişilerde bile, yapmayanlara nazaran daha kalın olduğunun belirlendiğini vurguladı. Lazar, "Araştırmamızın sonuçları; meditasyon, yoga ve diğer zihinsel egzersizlerin, yetişkinlerde bilişsel yetileri, duyguları ve kendini iyi hissetmeyi sağlayan korteksin bazı bölgelerini çalıştırabildiğini ortaya koydu." dedi.
Kentucky Üniversitesi'nden Bruce O'Hara tarafından yapılan araştırma ise meditasyonun, "iyi bir uyku gibi konsantrasyonu arttırdığını" ortaya koydu.
Meditasyon yapanların, ruhlarının canlılığını sürekli olarak muhafaza edebildiği, kötü duygu ve düşüncelerden uzaklaşmayı becerebildikleri biliniyor.
Uzakdoğu öğretisi olan meditasyonun çeşitli yöntemleri bulunuyor. Tüm dünyada gün geçtikçe popüler olan meditasyon, yoga ve reiki gibi teknikler, Türkiye'de de gittikçe daha çok ilgi görüyor.
Mavi forum
Kalbinizin nasıl çalıştığını izleyin+repp
Kalbinizin nasıl çalıştığını izleyin
http://www.specialdefects.com/v2/?heart
repimi isterumm
Mavi forum
http://www.specialdefects.com/v2/?heart
repimi isterumm
Mavi forum
8 Haziran 2007 Cuma
Ceviz!.. Bir Sağlik Deposu...
CEVİZ!.. BİR SAĞLIK DEPOSU...
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İsa Cavidoğlu, cevizin sert kabuğu içinde el değmeden paketlenmiş bir gıda gibi iyi derecede yağ ve protein ile bazı önemli vitaminleri içerdiğini belirtiyor .
Ceviz yağının yüzde 70'inin doymamış yağ asitlerinden oluşmasının yanı sıra yüksek oranda E vitamini içermesinin bu meyvenin önemini daha da artırdığını kaydeden Cavidoğlu, ceviz yağının kan faktörlerini olumlu yönde etkilediğini, kolesterol birikimini ve damar sertliğinin önlediği bilgisinin de araştırmalar sonucu ortaya çıktığını ifade ediyor. .
Bununla birlikte Yağlı meyve ve tohumlar arasında en yüksek E vitamini aktivitesine sahip olmasından dolayı ceviz yağının oksidasyona karşı dayanıklı olduğu , "Ceviz tüketiminin hazım bozukluğu ve diş kanamasına önleyici etkide bulunduğu , incir ve sedef çiçeği ile karışımının zehirlenmelere, bal ile karışımının ise basura karşı etkili olduğu belirtiliyor"...
Mavi forum
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İsa Cavidoğlu, cevizin sert kabuğu içinde el değmeden paketlenmiş bir gıda gibi iyi derecede yağ ve protein ile bazı önemli vitaminleri içerdiğini belirtiyor .
Ceviz yağının yüzde 70'inin doymamış yağ asitlerinden oluşmasının yanı sıra yüksek oranda E vitamini içermesinin bu meyvenin önemini daha da artırdığını kaydeden Cavidoğlu, ceviz yağının kan faktörlerini olumlu yönde etkilediğini, kolesterol birikimini ve damar sertliğinin önlediği bilgisinin de araştırmalar sonucu ortaya çıktığını ifade ediyor. .
Bununla birlikte Yağlı meyve ve tohumlar arasında en yüksek E vitamini aktivitesine sahip olmasından dolayı ceviz yağının oksidasyona karşı dayanıklı olduğu , "Ceviz tüketiminin hazım bozukluğu ve diş kanamasına önleyici etkide bulunduğu , incir ve sedef çiçeği ile karışımının zehirlenmelere, bal ile karışımının ise basura karşı etkili olduğu belirtiliyor"...
Mavi forum
14 süper gıda
ABD'de beslenme uzmanı Steven Pratt ve yazar Kathy Matthews'in piyasaya çıkardıkları "Süper Gıdalar" kitabı yok satıyor. Pratt ile Matthews okurlarına sağlıklı ve zinde yaşamak için 14 gıdayı sofralarından ayırmamalarını öneriyor.
Bu gıdalar ise şöyle:
Böğürtlen,
bezelye,
brokoli,
yulaf,
yoğurt,
kabak,
som balığı,
portakal,
hindi göğsü,
soya,
ıspanak,
çay,
domates,
ceviz.
Bu 14 adet güç paketi, mekanizmanın işlemesi için çok önemli öğeler barındırıyor, gün boyu enerji veriyor, yaşlanmanın etkilerini yavaşlatıyor, şişmanlatmıyor ve hastalıklardan da koruyor. Her bir yiyeceğin ayrı bir bölümde ele alındığı kitap, insanların bilinçsizce uyguladığı rejimlerin aslında farkına varmadan onlara ne kadar zarar verdiğini anlatıyor. 14 süper yiyeceğin ne şekilde ve ne miktarda kullanılması gerektiğinin bilimsel kanıtlara dayanarak anlatıldığı kitapta bunlarla hazırlanabilecek özel tarifler de bulunuyor.
Mavi forum
Bu gıdalar ise şöyle:
Böğürtlen,
bezelye,
brokoli,
yulaf,
yoğurt,
kabak,
som balığı,
portakal,
hindi göğsü,
soya,
ıspanak,
çay,
domates,
ceviz.
Bu 14 adet güç paketi, mekanizmanın işlemesi için çok önemli öğeler barındırıyor, gün boyu enerji veriyor, yaşlanmanın etkilerini yavaşlatıyor, şişmanlatmıyor ve hastalıklardan da koruyor. Her bir yiyeceğin ayrı bir bölümde ele alındığı kitap, insanların bilinçsizce uyguladığı rejimlerin aslında farkına varmadan onlara ne kadar zarar verdiğini anlatıyor. 14 süper yiyeceğin ne şekilde ve ne miktarda kullanılması gerektiğinin bilimsel kanıtlara dayanarak anlatıldığı kitapta bunlarla hazırlanabilecek özel tarifler de bulunuyor.
Mavi forum
Grip virüsü bir odada 3 gün bekleyebilir
Grip virüsü; son derece dayanıklı olduğu için kolayca bulaşıyor. Virüs günlerce havada asılı kalabiliyor. Örneğin, gripli birinin üç gün önce öksürdüğü bir odaya girdiğinizde siz de bu virüsü kapabilirsiniz
Grip insanlarda ölüm nedeni olabilir mi?
Grip her yıl binlerce ölüm vakasına yol açar. Her yıl 20 bin kişi grip ve sonrasında ortaya çıkan akciğer enfeksiyonları nedeniyle yaşamını kaybediyor. Bunların yüzde 90'ı; 65 yaş üzerindeki kişilerden oluşuyor. Grip virüsü Amerika'da ölüm nedenleri arasında 6'ncı sırada yer alıyor.
Grip en çok hangi yaşlarda görülür?
Bu hastalık her yaşta görülür. Ancak en çok ailede birkaç çocuk olduğu takdirde 2-4 yaşlarında, tek çocuklu ailelerde ise çocuk ilkokula başladığı yıllarda, yani 5-6 yaşlarında kaydedilir. Hastalığın görülme oranı 7 yaşından sonra hızlı bir düşüş gösterir. Daha sonraki yıllarda özellikle 40 yaş dolaylarında yine bir artış kaydedilir.
İLAÇLAR VİRÜSÜ ÖLDÜREMİYOR
Grip virüsünün tedavisi neye dayanır?
Tedavi vücuttaki rahatsızlıkları düzelten ilaçların kullanılması esasına dayanır. Ancak bu ilaçlar virüsü öldürmez. Virüsle mücadele edecek bir tedavi henüz yok. Bu durumda doktor genel olarak ateşi düşürücü, solunum kolaylaştırıcı ilaçlar verir.
Grip sürekli şekil değiştiriyor, her türü mutlaka bulaşıcı mıdır?
Evet, bu hastalık hava yoluyla yayılır. Hastanın virüsü çevreye yayması için bir defa aksırması yeterlidir. Böylece yakında bulunan bir kimse mikrobu hemen kapar. Bu hastalık, gelişme döneminde veya kuluçka devrinin ilk günlerinde özellikle bulaşıcıdır.
Aynı virüs nasıl bu kadar kolay tüm dünyaya yayılıyor?
Grip virüsü yayılmaz, insanlar seyahat ettikleri için gribi yayarlar. Grip aynı zamanda bir seyahat hastalığıdır. Son derece dayanıklı bir virüs olduğu için kolaylıkla bulaşıyor. Grip virüsleri, havada 3 gün süreyle kalabilirler. Örneğin bir odada gripli birisinin öksürmesi, aynı odaya 3 gün sonra giren birisini enfekte edebiliyor.
C vitamini insanı gripten korur mu?
C vitamini herkesin tahmin edilenin tersine gribi önlemez. Sistemi güçlendirir, hastalıklara karşı vücut direncini hafifçe artırabilir ama gribi kapmamızı ve hasta olmamızı kesinlikle engellemez. Hatta aşırı derecede C vitamini özellikle çocuklar ve yaşlılarda ishale neden olabilir. Bu da hastalığın ağırlaşmasına, iyileşmenin gecikmesine yol açabilir.
Mavi forum
Grip insanlarda ölüm nedeni olabilir mi?
Grip her yıl binlerce ölüm vakasına yol açar. Her yıl 20 bin kişi grip ve sonrasında ortaya çıkan akciğer enfeksiyonları nedeniyle yaşamını kaybediyor. Bunların yüzde 90'ı; 65 yaş üzerindeki kişilerden oluşuyor. Grip virüsü Amerika'da ölüm nedenleri arasında 6'ncı sırada yer alıyor.
Grip en çok hangi yaşlarda görülür?
Bu hastalık her yaşta görülür. Ancak en çok ailede birkaç çocuk olduğu takdirde 2-4 yaşlarında, tek çocuklu ailelerde ise çocuk ilkokula başladığı yıllarda, yani 5-6 yaşlarında kaydedilir. Hastalığın görülme oranı 7 yaşından sonra hızlı bir düşüş gösterir. Daha sonraki yıllarda özellikle 40 yaş dolaylarında yine bir artış kaydedilir.
İLAÇLAR VİRÜSÜ ÖLDÜREMİYOR
Grip virüsünün tedavisi neye dayanır?
Tedavi vücuttaki rahatsızlıkları düzelten ilaçların kullanılması esasına dayanır. Ancak bu ilaçlar virüsü öldürmez. Virüsle mücadele edecek bir tedavi henüz yok. Bu durumda doktor genel olarak ateşi düşürücü, solunum kolaylaştırıcı ilaçlar verir.
Grip sürekli şekil değiştiriyor, her türü mutlaka bulaşıcı mıdır?
Evet, bu hastalık hava yoluyla yayılır. Hastanın virüsü çevreye yayması için bir defa aksırması yeterlidir. Böylece yakında bulunan bir kimse mikrobu hemen kapar. Bu hastalık, gelişme döneminde veya kuluçka devrinin ilk günlerinde özellikle bulaşıcıdır.
Aynı virüs nasıl bu kadar kolay tüm dünyaya yayılıyor?
Grip virüsü yayılmaz, insanlar seyahat ettikleri için gribi yayarlar. Grip aynı zamanda bir seyahat hastalığıdır. Son derece dayanıklı bir virüs olduğu için kolaylıkla bulaşıyor. Grip virüsleri, havada 3 gün süreyle kalabilirler. Örneğin bir odada gripli birisinin öksürmesi, aynı odaya 3 gün sonra giren birisini enfekte edebiliyor.
C vitamini insanı gripten korur mu?
C vitamini herkesin tahmin edilenin tersine gribi önlemez. Sistemi güçlendirir, hastalıklara karşı vücut direncini hafifçe artırabilir ama gribi kapmamızı ve hasta olmamızı kesinlikle engellemez. Hatta aşırı derecede C vitamini özellikle çocuklar ve yaşlılarda ishale neden olabilir. Bu da hastalığın ağırlaşmasına, iyileşmenin gecikmesine yol açabilir.
Mavi forum
kaplıcalar hakkında bilgiler
ŞİFALI SULAR (KAPLICA ve İÇMELER)
FAYDALI OLDUKLARI HASTALIKLAR
KAPLICALARDAN FAYDALANMA ŞEKLİ
Kaplıca Mevsimi: Bölgenin iklim şartları dikkate alınarak tespit edilir. Genelde memleketimizde yerleşmiş kaplıca ve içmelerin mevsimi 15 Mayıs - 15 Eylül arasıdır.
Kaplıcalarda Tedavi Süresi (Kür): Gerekli faydayı sağlamak için 3 haftalık bir tedavi ve en az 21 banyo tavsiye edilir.
Banyo Zamanı ve Süreler: Banyoya girmeden önce; küçük ve büyük abdest yapmak, banyoda hareketsiz durmak gerekir.
Banyodan çıktıktan sonra da; kurulanılmaz, havlu veya bornoza sarılınır, ılık odada 1 saat kadar yatılır. Bu süre içinde, vucûd terler. Sonra giyinilir ve 1 saat kadar daha aynı odada kalınır.
Birinci Banyo; kahvaltıdan önce aç karnına veya kahvaltıdan 1 saat sonra,
İkinci Banyo; akşam yemeğinden 2 saat önce alınması halinde azami derece fayda sağlanır.
Banyoda kalma süresi: İlk gün 10 dakika; sonrakilerde ise, hastanın bünyesine ve hastalığa göre, 12-20 dakika arasındadır.
İçme Kürü: Kronik hastalıklarda tavsiye edilir. Süresi 3-6 hafta olmalıdır. Birinci gün; aç karnına bir defada 6 su bardağı (1.5 litre); ondan sonraki günler; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce ikişer su bardağı içilir.
HASTALIKLAR
* Böbrek ve idrar yolları hastalıkları: Kronik ve ödemsiz böbrek iltihabları, mesane iltihabı, idrar taşlarıyla ilgili hastalıklarda; karbonatlı, hidrokarbonatlı sulardan faydalanılır. Bu suların prostata iyi geldiği tespit edilmiştir.
* Deri Hastalıkları: Bütün deri hastalıklarında; tuzlu, kükürtlü ve çamurlu sulardan faydalanılır.
* Hormonel hastalıklar: Bu hastalıklara, radio-aktiviteli sular iyi gelir.
* Göz Hastalıkları: Kükürtlü ve iyodlu sulardan faydalanılır.
* Kadın hastalıkları: Bu konuda doktor tavsiyesi olmadan kaplıca tedavisi uygulanması doğru olmaz. Ateşli kadın hastalıklarında ve hamile kadınlarda kaplıca tedavisi son derece dikkatli ve mutlaka hekim gözetiminde yapılmasında fayda vardır. Bunların dışında Aybaşı bozuklukları, kronik rahim hastalıklarında; kükürtlü, çamurlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır.
* Kalb ve kandolaşımı hastalıkları: İleri derecede kalb, kan dolaşımı ve damar sertliğide kaplıca tedavisi uygulanmaz. Diğerleri için tuzlu, iyodlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır.
* Mide ve bağırsak hastalıkları: Ağır mide nezlesi, mide tümörü, sifilitik gastrit ve pilor daralmalarında kaplıcalardan faydalanılmaz. Kronik gastrit, kronik bağırsak nezlesi, bağırsak gazları, hazımsızlık ve kronik kabızlıklarda ise; hidrokarbonatlı, sülfatlı sulardan faydalanılır.
* Romatizmal hastalıklar: Akut ve ateşli romatizmada, kaplıca tedavisi uygulanmaz. Kronik romatizmada ise; tuzlu, karbonatlı, sülfatlı, kükürtlü, radio-aktiviteli ve çamurlu sulardan faydalanılır.
* Safra kesesi ve Karaciğer hastalıkları: Safra kesesi, karaciğer, pankreas hastalıklarında; karbonatlı, hidrokarbonatlı ve sülfatlı sulardan faydalanılır. İleri safhadaki Siroz'da kullanılmaz.
* Sinir sistemi hastalıkları: Siyatik, lumbago, nevralji, nevrasteni, psikasteni ve nevroz gibi sinir hastalıklarında; tuzlu, çamurlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır.
* Solunum yolu hastalıkları: Astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarında; tuzlu, iyodlu ve kükürtlü sulardan faydalanılır. İleri derecedeki verem, damar sertliği ve kalb hastalıklarında kullanılmaz.
* Şeker hastalığı: Sodyum bikarbonatlı sulardan faydalanılır
Mavi forum
FAYDALI OLDUKLARI HASTALIKLAR
KAPLICALARDAN FAYDALANMA ŞEKLİ
Kaplıca Mevsimi: Bölgenin iklim şartları dikkate alınarak tespit edilir. Genelde memleketimizde yerleşmiş kaplıca ve içmelerin mevsimi 15 Mayıs - 15 Eylül arasıdır.
Kaplıcalarda Tedavi Süresi (Kür): Gerekli faydayı sağlamak için 3 haftalık bir tedavi ve en az 21 banyo tavsiye edilir.
Banyo Zamanı ve Süreler: Banyoya girmeden önce; küçük ve büyük abdest yapmak, banyoda hareketsiz durmak gerekir.
Banyodan çıktıktan sonra da; kurulanılmaz, havlu veya bornoza sarılınır, ılık odada 1 saat kadar yatılır. Bu süre içinde, vucûd terler. Sonra giyinilir ve 1 saat kadar daha aynı odada kalınır.
Birinci Banyo; kahvaltıdan önce aç karnına veya kahvaltıdan 1 saat sonra,
İkinci Banyo; akşam yemeğinden 2 saat önce alınması halinde azami derece fayda sağlanır.
Banyoda kalma süresi: İlk gün 10 dakika; sonrakilerde ise, hastanın bünyesine ve hastalığa göre, 12-20 dakika arasındadır.
İçme Kürü: Kronik hastalıklarda tavsiye edilir. Süresi 3-6 hafta olmalıdır. Birinci gün; aç karnına bir defada 6 su bardağı (1.5 litre); ondan sonraki günler; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce ikişer su bardağı içilir.
HASTALIKLAR
* Böbrek ve idrar yolları hastalıkları: Kronik ve ödemsiz böbrek iltihabları, mesane iltihabı, idrar taşlarıyla ilgili hastalıklarda; karbonatlı, hidrokarbonatlı sulardan faydalanılır. Bu suların prostata iyi geldiği tespit edilmiştir.
* Deri Hastalıkları: Bütün deri hastalıklarında; tuzlu, kükürtlü ve çamurlu sulardan faydalanılır.
* Hormonel hastalıklar: Bu hastalıklara, radio-aktiviteli sular iyi gelir.
* Göz Hastalıkları: Kükürtlü ve iyodlu sulardan faydalanılır.
* Kadın hastalıkları: Bu konuda doktor tavsiyesi olmadan kaplıca tedavisi uygulanması doğru olmaz. Ateşli kadın hastalıklarında ve hamile kadınlarda kaplıca tedavisi son derece dikkatli ve mutlaka hekim gözetiminde yapılmasında fayda vardır. Bunların dışında Aybaşı bozuklukları, kronik rahim hastalıklarında; kükürtlü, çamurlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır.
* Kalb ve kandolaşımı hastalıkları: İleri derecede kalb, kan dolaşımı ve damar sertliğide kaplıca tedavisi uygulanmaz. Diğerleri için tuzlu, iyodlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır.
* Mide ve bağırsak hastalıkları: Ağır mide nezlesi, mide tümörü, sifilitik gastrit ve pilor daralmalarında kaplıcalardan faydalanılmaz. Kronik gastrit, kronik bağırsak nezlesi, bağırsak gazları, hazımsızlık ve kronik kabızlıklarda ise; hidrokarbonatlı, sülfatlı sulardan faydalanılır.
* Romatizmal hastalıklar: Akut ve ateşli romatizmada, kaplıca tedavisi uygulanmaz. Kronik romatizmada ise; tuzlu, karbonatlı, sülfatlı, kükürtlü, radio-aktiviteli ve çamurlu sulardan faydalanılır.
* Safra kesesi ve Karaciğer hastalıkları: Safra kesesi, karaciğer, pankreas hastalıklarında; karbonatlı, hidrokarbonatlı ve sülfatlı sulardan faydalanılır. İleri safhadaki Siroz'da kullanılmaz.
* Sinir sistemi hastalıkları: Siyatik, lumbago, nevralji, nevrasteni, psikasteni ve nevroz gibi sinir hastalıklarında; tuzlu, çamurlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır.
* Solunum yolu hastalıkları: Astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarında; tuzlu, iyodlu ve kükürtlü sulardan faydalanılır. İleri derecedeki verem, damar sertliği ve kalb hastalıklarında kullanılmaz.
* Şeker hastalığı: Sodyum bikarbonatlı sulardan faydalanılır
Mavi forum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)