31 Mayıs 2007 Perşembe

Diyabet akciğerleri de vuruyor


Toplumda yaygın olarak görülen kronik hastalıklardan olan diyabetin, akciğerlerde gerek yapısal, gerekse fonksiyonel bozukluklara neden olduğu, ayrıca şeker hastalarında zatürree ve tüberküloz gibi akciğer hastalıklarına yatkınlık görülebildiği bildirildi.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı'nda görevli Dr. Beril Bahadır Erdoğan, kan şekeri düzeyinde artış ile seyreden kronik bir hastalık olan diyabetin, insülin salınımının olmaması, azlığı ve etkisinin azalması sonucu ortaya çıktığını söyledi.

Kan şekeri yüksekliği ve insülin yokluğunun, şeker hastalarında çeşitli organ bozukluklarına neden olduğunu ifade eden Erdoğan, şeker hastalığının, diğer organlara olduğu gibi akciğer üzerine de olumsuz etkilerinin bulunduğunu kaydetti. Erdoğan, şeker hastalığının akciğerlerde enfeksiyonlara yatkınlık, akciğer fonksiyon bozuklukları, akciğer zarında sıvı birikimi, uyku apne hastalığı gibi rahatsızlıklara neden olduğunu bildirdi.


Mavi forum

kalp hast. tedavisi

Çoğumuzun yakınlarında kalp hastalıkları vardır bu tedavi yöntemi FDA onaylı amerika ve ülkemizde uygulanan bir tedavi yöntemi www.medkar.net adresinden ayrıntılara bakabilirsiniz.Sorularınız olursa cevaplamaktan memnuniyet duyarım.

Mavi forum

Hayat veren bitkiler


Tabiat bir eczane gibi... Tahıllarda, sebze veya meyvelerde bulunan çeşitli maddeler ve vitaminler, depresyondan tansiyona birçok hastalığa iyi geliyor

Romatizmal ağrılara enginar

Tabiat bir eczane gibi... Tahıllarda, sebze veya meyvelerde bulunan çeşitli maddeler ve vitaminler, depresyondan tansiyona birçok hastalığa iyi geliyor.

Acı pul biberinin cilde yararlı, teni güzelleştiren maddeler içerdiğini, ilaçta aspirin neyse, yiyecekler içinde elmanın da aynı özelliği taşıdığının belirten uzmanların, 'Doğal Savaş Programı'nda bitkilerin özellikleri şöyle anlatılıyor:

Romatizma hastalıklarına iyi gelen bitkiler
* Enginar: Vücuttaki zehri atma etkisi sayesinde başta romatizma olmak üzere gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir. Folik asit ve potasyum kemikleri güçlendirir.

* Domates: C vitamini deposudur. Kemiklere kuvvet verir.

* Tahıl: İçerdiği doğal kimyasallar, romatizmanın yol açtığı eklem yanmaları ve romatizmal ağrıları hafifletir.

* Kekik: Timol adı verilen bir tür doğal yağ, vücuttaki diğer yağların parçalanmalarına yardımcı olur. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman, romatizma ağrılarını büyük bir oranda azaltır.

* Zencefil: Kan damarlarını genişletip dolaşımı artırarak romatizma ağrılarını ve yanmaları yok eder.

* Kuşkonmaz: Folik asit, C ve E vitaminleri içerir. Yenilen besinlerin vücuttaki zehirli kalıntılarını atmayı sağlar. Bu özelliği ile romatizmal hastalıklara faydalıdır. Karaciğer ve böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır, destekler. Bu sebeple doktorlar, sistit hastalarının mutlaka kuşkonmaz yemeleri gerektiğini söylüyor.

* Pancar: Böbrekleri çalıştırır. Önemli bir potasyum kaynağıdır. Kemiklere büyük faydası vardır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını da destekler.

* Kavun: Orta boy bir kavunun yarısı, günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. A vitamini ve betakaroten içerir. Bunlar antioksidan, yani vücudu temizleyici etkiye sahiptir. Dolayısıyla romatizmaya iyi gelir. Ayrıca böbrekleri rahatlatır. Yüksek miktarda su ve düşük miktarda kalori içerir.

* Hurma: Türüne göre değişse de hurmaların birçoğu yüksek oranda demir içerir. Kemikler için faydalıdır. Besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdır. Doğal müshil etkisine sahiptir. Kurutulmuş olanlarına göre daha yüksek oranda su ve daha düşük kalori içerir. 1


İdrar yolları, alerji, basur ve karın ağrısına iyi gelenler


* Nane: İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mentol, midenin normal fonksiyonunu görmesini sağlar. Vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı, baş ağrısı, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da birebirdir. Ancak nane çayı aç karnına değil, tok karnına içilmelidir.

* Kepekli ekmek: B 3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir. Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.

* Elma: İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür, sindirim sistemini düzenler, idrar yollarındaki sorunları giderir.

* Hindistan cevizi: İçerdiği myristin adlı madde kusmayı engeller, basur tedavisinde birebirdir. Ancak fazlası basur için tehlikelidir.

* Papatya çayı: Bağırsak yollarında toplanan gazı çıkartır, sindirim sistemini düzenler, mide ağrısını keser.


Mavi forum

Çağın hastalığı 'Onlinekolizm'

Çağın hastalığı ‘Onlinekolizm’

Günlük hayatımıza hızla giren internet, artık bağımlılık yaratmaya başladı. ABD’li psikiyatri uzmanlarına göre internet bağımlılığının yıkıcı etkisi, uyuşturucu ve alkol bağımlılığıyla eş düzeyde. New York’ta ‘Internet/Bilgisayar Bağımlılık Hizmetleri’ adlı bir klinik işleten Psikiyatr Hilarie Cash, çağımızın yeni hastalığını şöyle tanımladı: Hastalarımızın bazılarını ‘onlinekolik’ olarak tanımlıyoruz. Bazı hastalarımıza ise internet bağımlılığı teşhisi koyuyoruz. İnternet bağımlılarının büyük bir kısmı, aynı zamanda depresyon ve ankisiyete sorunları yaşıyor. Gerçekten kaçma arzusu, kolay erişilebilir olması ve anonim kalarak sorumluluktan kaçma gibi özelliklerinden dolayı, internet, sağlıklı insanlarda da bağımlılık yaratıyor.

Haber sitelerini takip etmek, gelen mailleri okumak, yatırım hesaplarını kontrol etmek ve sanal sohbetle başlayan bağımlılık daha sonra internet üzerinden bilgisayar oyunu oynamaya, sanal kumar ve pornografi bağımlılığına da dönüşebiliyor. İnternet üzerinden en çok bağımlılık yapan oyunların başında ise Doom3 ve EverQuest geliyor. İnternet bağımlılığı bir müddet sonra kişinin hayatını olumsuz etkilemeye başlıyor. İnsanların evliliklerinde sorunlar oluşuyor. İşlerini kaybedenler oluyor. Hatta, depresyona girip toplumsal hayattan kendini tecrit edenlere rastlıyoruz. Ama, insanlar tüm yaşadıklarına rağmen, internete girmekten hâlâ kendini alamıyor.

ABD’DE 20 MİLYON İNTERNET BAĞIMLISI VAR

Amerika’da 189 milyon internet kullanıcısı bulunuyor. Bunun yüzde 10’u ise internet bağımlısı.


ABD’li gençlerin yarısı her gün internete giriyor. Bu oran beş yıl öncesine kadar yüzde 42’ydi.


Amerika’da internet bağımlığının neden olduğu işgücü kaybı yıllık 200 milyon dolar.

Bağımlılığı tedavi edebilmek için merkezlerde 12 adımdan oluşan bir program uygulanıyor.

‘Onlinekolik’ tanIma TESTİ

8 sorudan 5’ine ‘evet’ diyorsanız bir uzmana görünün!

1) İnterneti düşünmeden duramadığınız zamanlar oluyor mu?

2) Net’te geçirdiğiniz zaman hakkında yalan söyler misiniz?

3) Hobilerinizi bıraktınız mı?

4) İnsanlarla iletişim kurmakta bazen zorlanıyor musunuz?

5) Sırtınız sürekli ağrıyor mu?

6) İnternet’le tanıştığından beri kilo alıyor musunuz?

7) Net’te 3 saat aralıksız zaman geçirdiğiniz oluyor mu?

8) Bağlanamadığınız zamanlarda huzursuz oluyor musunuz?

Mavi forum

Yazı okurken gözlerinizi kısmayın

Yazı okurken gözlerinizi kısmayın

Araştırmacılar, bir metni okurken gözlerini kısan kişilerin daha az göz kırptığını, bunun da gözlerde kuruluk ve rahatsızlığa neden olduğu saptadı.

Ohio Devlet Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, bilgisayar ekranına ya da kağıt üzerindeki metne bakarken gözlerini kısanlar, diğerlerine göre daha az göz kırpıyor. Araştırmayı yöneten Profesör James Sheedy, göz kırpma sayısının azalmasının gözlerde kurumaya ve ağrıya neden olduğunu söyledi.

İnsanların bilgisayara ya da kitaplara bakarken, daha net görebilmek için gözlerini kısma eğiliminde olduklarını belirten Sheedy, gözlerini az miktarda kısanlarda bile, dakikada ortalama 15 olan göz kırpma sayısının, 7,5'e düştüğünü kaydetti. Sheedy, kırpma hareketinin gözleri sulandırdığını ve koruduğunu belirtti.

ALINTI

Mavi forum

Beyninizi Zinde Tutmanız İçin Öneriler

Beyninizi Zinde Tutmanız İçin Öneriler

40’lı ve 50’li yaşlardan sonra hafızamız zayıflamaya başlıyor. "Niçin isimleri hatırlayamıyorum, anahtarlarımı nereye koydum?" gibi soruları sormaya başlıyoruz. Yıllar ilerledikçe bu sorular sıkıntı ve üzüntü sınırını aşıp "Alzheimer hastalığı gibi ciddi bazı rahatsızlıkların başlangıcı olabilir mi?" endişesine götürüyor bizleri. Günümüzde ilerlemiş görüntüleme teknikleri, hayvan araştırmaları ve fizyolojik çalışmalarla, bilim adamları sadece hastalıkları değil aynı zamanda beynimizin nasyl çalıştığı ve yaşlandığını araştırıyorlar. Ayrıca beynimizi nasıl sağlıklı ve zinde tutabileceğimiz konusunda da önerilerde bulunuyorlar.

Neler kaybediyoruz?

Yaşımız ilerledikçe meydana gelen hafıza kayıpları, sisteminin dolmaya başlaması tarzında izah ediliyordu. Bugün aynı zamanda hafıza kapasitemizin ancak bir bölümünü kullandığımızı, eğitimle bu kapasiteyi arttırabileceğimizi, kayıpları yine eğitimle ve tekrar ile azaltabileceğimizi ve yavaşlatabileceğimizi biliyoruz. Buna rağmen yaşlanmayla sinir sistemimiz, önceki yıllara nazaran biraz daha yavaş ve biraz daha dalgalı çalışmaya başlıyor. Ancak isimleri hatırlayamama, beyninizin zengin, sağlıklı bir iletişim ağına sahip olduğunun da bir göstergesi olabilir. Çünkü bu bağlantılar birbirleriyle yarışmaya girmekte ve bazıları baskılanabilmektedir. Her halükarda yaş ilerledikçe beynimizin fiziksel olarak yıprandığı da bir gerçek. Ayrıyca yaşlandıkça beynimiz daha yavaş çalışıyor, sinir hücreleri (nöronlar) zayıflıyor ve ölüyor. Bilim adamları, hayata ihtiyacımızdan daha fazla nöronla başladığmızı, beynimizde hücrelerin, birbirlerini takviye edebilecek şekilde sıralar oluşturduğunu ve savaşta askerlerini kaybeden fakat çarpışma için yeni gruplar oluşturabilen bir ordu gibi davrandığını söylüyorlar. Bu durum ise "beyin rezervi" olarak adlandırılıyor. Uzmanlar, beyinde saklı tutulan mevcut hafızamızın yaşlandıkça önemli miktarlarda kaybolmadığını, bunun yerine yeni bilgileri depolayan beyin yapılarının yaş ilerledikçe zayıfladığını bildiriyorlar. Örneğin bilgilerin saklanması için asetil kolin adlı maddeyi üreten bazal ön beyin normal yaşlanma süreci içinde hücrelerinin yarısını kaybedebilmektedir.

Beynimizle ilgili bilimsel gerçekler

Beynimizin 1 cm3’de, bir trilyon bağlantılı, 100 milyar nöron bulunmakta ve bu nöronlar arasında her bir saniyede 10 milyon x milyar kere uyarı gerçekleşmektedir. Tüm bunlar 1300 gramdan daha hafif, sınırsız kompleks bir kimyasal fabrikayı oluşturmaktadır. Bu fabrika içerisinde hücreler arası bağlantılar ve etkileşimler ve bu etkileşimi sağlayan kimyasal maddeler hafıza sistemimizin temelini teşkil etmektedir.

Yaşlandıkça neler kazanırız?

Yaşlanma hepten kötüye gidiş anlamına gelmiyor. Nice yaşlı kişiler gençleri alt edebilecek yeteneklere sahipler. Yaşlı beyinler daha geniş bir kelime haznesine, yazılı metinleri daha iyi anlama ve olayları daha geniş açıdan yorumlayabilme özelliğine sahipler. Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriatri Nörolojisi Doçenti Claudia H.Kawas, "80 yaşındaki bir gruba belirli bir günde bir numaraya telefon açmalarını söyleyin. Bunlar bu işi gençlere göre çok daha iyi becereceklerdir. Çünkü yapılacak işlerin listesini tutmak gibi daha etkin stratejiler geliştirmişlerdir kendilerine göre" diyor. Kawas yaşlanmayı "uyum kaybı" olarak tanımlıyor ve ilave ediyor: "Görevlerinizi başarabilecek yeni yaklaşımlara uyum sağlayabildiğiniz ölçüde, başarılı bir yaşlısınız."

Normal ve Alzheimer’li beyin

Yapılan bir çalışmada her üç kişiden ikisi yaşlanmayla birlikte meydana gelen doğal hafyza kaybının farkına varamamaktadır. Ve yine bir çoğumuz seyrettiğimiz filmdeki oyuncuların isimlerini hatırlayamama veya bazen arabayı parkettiğimiz yeri unutma gibi belirtilerle başlayan ve sinsice ilerleyerek entellektüel yeteneklerin kaybı şeklinde karşımıza çıkan Alzheimer hastalığının farkına varmayız. Uzmanlar bu iki durum arasındaki ince çizgiyi şu şekilde belirtiyorlar: Anahtarları byraktığınız yeri unutmanız önemli değildir. Fakat onları bulduğunuzda oraya koyduğunuzu hatırlamıyorsanız bir problem var demektir. Veya annenizin pişirdiği pastayı size ikram etmeyi unutması önemli değildir. Fakat pasta yaptığını unutması durumunda alarm zili çalıyor demektir.

Beyni zinde tutma yolları

Daha az yiyin. Beynimiz, tüm vücut dokuları gibi kalori yakıyor. Hücrelerimiz daha az kalori yakarak DNA veya mitokondrimizi (hücre içinde enerji üreten küçük mutfaklar) hasara uğratan serbest oksijen radikalleri olarak adlandırılan zararlı maddeleri daha az üretecektir.

Zararlı maddelerden uzak durun. Aşırı alkol ve ilaç bağımlılığı beyin hücreleri için zararlı olmaktadır.

Kendinizi geliştirin. Yeni yetenekler kazanmak ve hafızanızı canlı tutmak için zihinsel egzersizler yapmak (bulmaca çözme, şiir gibi belirli metinleri hatırlama, vb.) beyin hücreleri arasındaki bağlantıları artırmaktadır.

Kendinize daha fazla güvenin. Kendinizi başarılı olacak şekilde planlayın. Kendi hayatynızı kontrol altında tuttuğunuza inanıyorsanız beyin kimyanız da düzelecektir.

Antioksidanlı maddeler alın. E ve C vitaminleri, toksik serbest radikalleri parçalayarak sinir hücrelerinin hasarını önleyebilmektedir.

ALINTI

Mavi forum

Kadın Sağlığı

ADENOMIOSIS


Adenomiosisde rahim iç yüzeyinin dokusu olan endometriyal doku, rahimin kastı duvarlarının içinde (duvar dokusunun içinde) büyümeye başlar. Bu oluşuma daha çok doğum yapma çağının sonuna doğru ve çocukların doğumundan sonra rastlanır. Adenomiosis birçok kadın-da hiç semptom göstermez.

Belirtiler

- Adet kanaması süresince devam eden ve yaş ilerledikçe artan, kramp şeklinde sancı;

- Uzayan ve fazla miktarda adet kanaması.

Genellikle alt karın muayenesi sırasında doktor, rahmin büyüdüğünü ve yumuşadığını fark eder. Doktorun bulguları ve yukarıda belirtilen belirtiler bir araya gelince, zararsız olmasına karşın Çok sancı verebilen adenomiosisin varlığı belirlenir.

Tedavi

Eğer menopoz yakınsa, doktor ağrı kesiciden başka bir şey vermeyebilir; çünkü bu sorun genellikle menopozdan sonra kaybolur. Ağrılar çok şiddetliyse ve menopoz da çok uzak görünüyorsa, doktor rahimin alınmasını tavsiye edebilir.

Mavi forum