28 Mayıs 2007 Pazartesi

İşte kanser soluyan illerin haritası

İşte kanser soluyan iller

Akciğer zarı kanserine neden olan asbest ve erionitin bulunduğu alanların haritası çıkarıldı. Türkiye'de hastalığın görülme oranı dünya ortalamasından bin kat fazla.

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, Türkiye'de asbest ve erionite bağlı akciğer zarı kanserinin (Mezotelyoma) görülme oranının dünya ortalamasının bin kat üzerinde olduğunu söyledi.

Tuncer, asbest ve erionit maddelerinin kristal olduğunu ve volkanik alanlarda bulunduğunu belirterek, "Anadolu çok volkanik bir alan. Türkiye'de, erozyon nedeniyle bu maddelerin yer üstüne çıktığı ve insanlarla temasa geçtiği bazı yerler var" dedi.


Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi, asbest ve erionitle ilgili vakaların haritasını yayınladı. Erionit maddesi ile ilgili sağlık sorunları sadece Nevşehir'de görünürken asbestle ilgili vakalar Tunceli, Malatya, Adıyaman, Elazığ, Eskişehir illerinde yoğunluk kazanıyor.

Asbest ve erionitle akciğer kanseri arasında yakın bir ilişki bulunduğunu ifade eden Tuncer, tespit edilen riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların iki tip tehlikeyle karşı karşıya bulunduğunu kaydederek, "Birincisi çok ciddi, yani köy veya kasabada asbest toprağın içinde bulunuyor. Yolları, kullanılan taşları, her şeyi asbestli. İkincisinde ise köyün kurulduğu yer asbestli değil, köylülerimiz badana ve sıva için bir kaynaktan bu asbestli beyaz toprağı alıyorlar. Eğer köy tümüyle asbestin içindeyse bu köyü taşımaktan başka çare yok. Taşımayla kullanılan tehlike söz konusuysa o kaynağı kapatıyoruz ve köyü rehabilite ediyoruz" diye konuştu.

Murat Tuncer, asbest ve erionit bulunan bazı bölgelerin SİT alanı olduğunu belirterek, buraların SİT alanı olmaktan çıkarılıp hemen kapatılması gerektiğini kaydetti.

Etkisini 20 yılda gösteriyor

Asbest ve erionitin etkisini göstermesinin uzun yıllar aldığına işaret eden Tuncer, "Bu, ortalama 20 yıldır. Mesela bir çocuk 5 yaşında bu maddelerle temasa geçmişse 30-35 yaşında etkilerini hissediyor. Ama, bu o bölgede yaşayan herkeste görüleceği anlamına gelmiyor. Bazı vücutlar daha dirençli bazıları ise daha hassas. Bütün bunları inceliyoruz. Genetik yapı bu konuda önemli bir etken" dedi.

Konuyla ilgili olarak yurtdışından değişik üniversitelerle birlikte çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Tuncer, akciğer zarı kanserinin genetik ve moleküler yapısı ile asbest ve erionitin, moleküler ve jeolojik yapısı üzerinde araştırmalar yaptıklarını söyledi.

Türkiye'nin yüzölçümünün yüzde 80'ini oluşturan merkezlerden gelen mezotelyoma vakalarının bulunduğunu ifade eden Tuncer, şunları söyledi:

"Ancak, bu durum bölgelerin tamamında mezotelyoma görülüyor anlamına gelmez. Yüzölçümü olarak asbest erozyonuna maruz kalan alan sadece yüzde 15'tir. Türkiye'de asbest ve erionite bağlı akciğer zarı kanserinin görülme oranı dünya ortalamalarının bin kat üzerindedir. Ülkemizde şu ana kadar görülen 150 vaka var. Biz bunları özel kayıt sistemiyle inceliyoruz. Ama bu kanser türü Türkiye'de görülen diğer kanser türlerine göre çok az bir orana sahiptir."

Sigara ve alkol ruh sağlığına da zararlı

Sigara ve alkol kullanımının, yol açtığı bedensel zarar ve ölümlerin yanı sıra, kişilerin ruh sağlığına da büyük zarar verdiği bildirildi.

10-14 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Haftası dolayısıyla Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, insanda ruh ve bedenin beraber çalışan iki oluşum olduğuna işaret edilerek, herhangi birinde meydana gelen bir hastalığın diğerinde de ''denge bozulması''na ve hastalıklara yol açtığı belirtildi.

Bedensel bir hastalığın, kişide ruhsal olarak üzüntü, keder, sıkıntı gibi olumsuz duygulara neden olduğu ve ruhsal sorunların da birçok hastalığa zemin hazırladığı kaydedilerek, psikiyatride bu duruma ''uyum bozukluğu'' adı verildiği ve oldukça yaygın görüldüğü kaydedildi.

Sigara ve alkol kullanımının ruh sağlığına olumsuz etki yaptığına dikkat çekilerek, ''Sigara ve alkol kullanımı yol açtığı bedensel zarar ve ölümlerin yanı sıra, kişilerin ruh sağlığına da büyük zarar veriyor. Bağımlılık yapma özelliği olan sigara ve alkol, kişi ve toplumlarda her açıdan kayıplara yol açıyor'' denildi.

Aşırı kilo yaşlılıkta Alzheimer'a yol açıyor

Bir araştırmanın sonuçlarına göre, orta yaşlılık döneminde alınan aşırı kilolar, ileri yaşlarda alzheimer ya da benzeri hastalık riskini artırıyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre, orta yaşlarda obez olanlar, 20 yıl sonra, orta yaşında normal kiloda olanlara göre yaklaşık 2.5 kat daha fazla zihinsel sorun yaşama riski ile karşı karşıya kalıyor.

Araştırmayı yapan İsveçli bilimadamları, orta yaşlardaki 1500 kişinin boy ve kilo orantısına bakmak suretiyle ileri yaşlarında alzheimer ve zihinsel sorun yaşama risklerini ölçmeye çalıştı.

Ortalama 21 yıllık takip sonrasında katılımcıların 61'inin zihinsel sorun, 48'inin ise alzheimer hastalığıyla karşı karşıya kaldıklarını gözlemleyen araştırmacılar, yaşlılıkta zihinsel sorun ve alzheimer hastalığının orta yaşlarında obez olanlarda daha yaygın olduğunu fark etti.

Araştırmacılar, orta yaşlardaki yüksek kan basıncı ve kolesterol seviyesinin de ileri yaşlarda zihinsel sorun yaşama riskini artırdığını kaydetti.

kalp krizi esnasında yapılması gerekenler

yalniz BaŞinizayken Kalp Krİzİ GeÇİrİrsenİz Nasil Hayatta Kalirsiniz?
Pek Çok İnsan Kalp Krİzİ GeÇİrdİĞİ Sirada Tek BaŞina Oluyor; Etrafta Yardim Edecek Kİmse Bulunmuyor. Kalp AtiŞlari DÜzensİzleŞen Ve Kendİsİnİ BayilacakmiŞ Gİbİ Hİsseden Bİrİnİn
Bİlİncİnİ Yİtİrmeden Önce
Yalnizca 10 Sanİye Kadar Zamani Vardir
bu Durumda Ne Yapmaniz Gerekİr?
PanİĞe Kapilmadan Üst Üste Kuvvetlİce ÖksÜrmeye BaŞlayin.

ÖksÜrmeden Önce Her Seferİnde Derİn Bİr Nefes Alin; ÖksÜrÜklerİnİz GÜÇlÜ Olsun, Derİnden Gelsİn Ve Uzun SÜrsÜn, Tipki GÖĞsÜnÜzde BİrİkmİŞ Balgami Atmaya ÇaliŞir Gİbİ ÖksÜrÜn.

Her İkİ Sanİyede Bİr Derİn Nefes Alip ÖksÜrÜn Ve Bunu Ya Yardim Gelene Dek Ya Da Kalp AtiŞlariniz Tekrar Normale DÖnene Dek SÜreklİ Yapin

Neden :
Derİn Nefes Almak CİĞerlerİ Oksİjenle Doldurur.
ÖksÜrmek Kalbe Tazyİk Yapar Ve Kan DolaŞimini Rahatlatir.
Kalbe Uygulanan Bu Tazyİk, Kalbİn Normal Rİtmİne DÖnmesİnİ KolaylaŞtirir.
BÜtÜn Bunlar Sİze, Bİlİncİnİzİ Kaybetmeden Önce Hastaneye YetİŞecek Zamani Tanir.

Kanatlı kabus hakkında merak edilen her şey

Kanatlı kabus hakkında merak edilen her şey

Hastalığın nedeni nedir? Nasıl yayılıyor? İnsana nasıl bulaşıyor? Belirtileri neler? İnsandan insana geçer mi? Tedavisi var mı? Kimler risk altında? Tavuk yemeye devam edebilir miyiz?

Balıkesir'in Manyas ilçesinde ortaya çıkan kuş gribi vakaları nedeniyle alarma geçen hükümet, adeta sıkıyönetim uyguluyor. Sağlık ve Tarım bakanlıkları önlemler ve karantina konusunda birlikte hareket ederken, Maliye Bakanlığı da üretici zararını karşılayacak. Bakanlıkların alacağı karantina ve imha kararları tavizsiz uygulanacak.

Türkiye, Avrupa Birliği'ne tarımda uyum kapsamında yaptığı hazırlıklar sayesinde kuş gribine 'gafil avlanmadı'. AB'nin isteği üzerine kuş gribinin herhangi bir şekilde bulaşma riskine karşı önceden hazırlanan acil eylem planı devreye sokuldu. Tarım Bakanlığı tavuk vebası da denen hastalığı tespit eder etmez, AB ile OIE'ye (Uluslararası Hayvan Hastalıkları Ofisi) bilgi verdi. Adım adım acil eylem planı:

1- Hastalık, Kızıksa ile Salur köyleri arasında, çeltik tarlalarında otlatılan hindilerde çıktı. Bitişiği askeri bölge ve atış alanı olan bölgede yoğun yerleşim olmadığı saptandı.

2 - İlçe Tarım Müdürlüğü'ne 5 Ekim Çarşamba günü kuş gribine yönelik ihbar geldi, aynı gün resmi veteriner hekimler hastalık yerinde inceleme yaptı, canlı ve ölü materyal aldı. Materyaller ulusal referans laboratuvarı olan Bornova Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü'ne ulaştırıldı.

3 - Perşembe (6 Ekim) sabahı, resmi veteriner ekipleri hastalık mahalline giderek kalan hayvanların tümünü imha etti, bulaşmayı önlemek için derin çukurlara gömdü. Bulaşmaya sebebiyet verecek tüm materyal imha edildi, yoğun dezenfeksiyon yapıldı, bölgeye geçici kordon konuldu.

4 - Cuma (7 Ekim) akşamı hastalığın tavuk vebası ve 'H5' tipi olduğu belirlendi. Durum, saat 19.50'de Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü'ne bildirildi. Aynı gün 'Tavuk Vebası Acil Eylem Planı' devreye konuldu. Mihrak çevresinde 3 km. yarıçapındaki alan koruma bölgesi ve bunu çevreleyen 7 kilometre yarıçapındaki alan gözetim bölgesi olmak üzere 10 kilometre yarıçapındaki alanda, kordon ve karantina tedbirleri alındı.

5 - Cuma günü (7 Ekim) saat 20.30'da acil eylem planı çerçevesinde Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü'nde 'Ulusal Hastalık Kontrol Merkezi' ve Balıkesir'de 'Yerel Hastalık Kontrol Merkezi' uzmanlarından oluşan Ulusal Uzman Grubu çalışmaya başladı.

6 - Cumartesi (8 Ekim) hastalığın hayvanlardan insanlara geçme riski nedeniyle Sağlık Bakanlığı'nın merkez ve il teşkilatları ile Avrupa Komisyonu ve OIE gibi uluslararası kuruluşlar konuyla ilgili bilgilendirildi.

7 - Aynı gün 3 km. yarıçaplı bölgede 2 bin 500 hindi ile beldedeki köy tavukları, bedelleri ödenmek üzere imhaya başlandı. 10 Ekim'de imha işlemi bitirildi.

8 - Koruma bölgesi çevresinde, 7 kilometre yarıçapındaki gözetim bölgesindeki tesislerde yaklaşık 550 bin kanatlının yaşadığı belirlendi ve bu hayvanlar kontrol altına alındı.

9 - Dün itibarıyla başka hasta ihbarı ve insan kaynaklı hastalık duyumu olmadığı açıklandı.

10 - İlk etapta Manyas için dezenfektan, koruyucu giysi vb. alımı için talimat verildi.
Acil eylem planında hastalık görülen bölgede hayvanlardan numuneleri kimin toplayacağı, laboratuvara hangi şoförün götüreceği gibi ayrıntılar bile vardı.

Maliye'den özel fon
Maliye Bakanlığı ise ayırdığı özel fonla bölgedeki çiftçilerin zararını karşılama sözü verdi. Görüldüğü ülkelerde milyonlarca kümes hayvanın itlafına yol açan kuş gribine karşı Bandırma Kuş Cenneti'nde 5-9 Eylül'de tatbikat yapılıp acil eylem planının aksayan yönleri belirlenmişti. Tatbikata 50 veteriner katıldı.

Dayanıklı bir virüs: H5N1

Hastalığın nedeni nedir?
Kuş gribinin 15 türü var. İnsanları da hasta eden türü 'H5N1'. A, B,C gibi tür ve altürleri bulunuyor.

Nasıl yayılıyor?
Kuş gribi virüsleri, kuşlarda ve seyrek de olsa domuzlarda bulunuyor. Virüs alan kuşların tükrük, burun salgıları ve dışkılarıyla hızla yayılıyor. Virüs soğuğa da dayanıklı.

İnsana nasıl bulaşıyor?
Hasta hayvanlarla temas etmek, salgı ve dışkılarının vücuda girmesiyle bulaşabiliyor.

Belirtileri neler?
Virüsün 2-17 gün kuluçka dönemi var. Bu dönemde normal griple aynı olan nezle, baş, eklem, boğaz ağrısı görülüyor. Kuş gribinde farklı olarak, ishal de eşlik ediyor.

İnsandan insana geçer mi?
Henüz insandan insana geçme özelliği kazanmadı. Bu özelliği kazanması için virüsün mutasyona uğraması gerekiyor.

Tedavisi var mı?
Aşı geliştirme çalışmaları sürüyor. Hayvanlarla temas edenlere, hastalık ihtimaline karşı koruyucu amaçlı ilaç veriliyor. Bu 7-10 günlük bir tedavi süresi.

Kimler risk altında?
Zaten grip olanların kuş gribiyle teması, riski artırıyor. Risk grubundaki hayvan bakıcılarına grip aşısı öneriliyor.

Daha önce AB sınırlarında kuş gribine rastlandı mı?
İlk kez 1999-2000'de İtalya'da hastalığa rastlandı. Hollanda'da ise hastalıkla 2003'te karşılaşıldı. Aynı yıl Belçika ve Almanya'da da bazı örneklere rastlandı. Hollanda'da 30 milyon kanatlı hayvan öldürüldü. Hastalığın maliyeti bu ülkede 150 milyon euro.

Bugüne kadar kaç kişi etkilendi?
Kamboçya, Vietnam, Tayland ve Endonezya'da 60'ı aşkın kişi.

Bu vakalar büyük bir salgının habercisi mi?
Uzmanları en çok korkutan, H5N1 genlerinin insanlarda görülen grip virüsünün genleriyle birleşip mutasyon geçirerek insandan insana yayılmaya başlaması. Herhangi bir kişinin hem grip hem de kuş gribine yakalanması böyle bir felaketin yolunu açabilir.

Tavuk yemeye devam edebilir miyim?
Evet. Kuş gribi gıda değil, solunum ve hasta hayvanın dışkı veya salgılarına temasla bulaşıyor. Virüsün yüksek ısıya dayanıklı olmadığı belirtiliyor.

Virüs değil itlaf vurdu!
Manyas'ın Kızıksa beldesinde cumartesi gecesi başlayan itlaf dün bitti. 2 bin 687 hindi, 151 tavuk ve 68 ördek, Tarım Bakanlığı'na ait kamyonetin deposuna konulup gazla öldürüldü. Ama hayvanlar, özel kıyafetli görevlilere, 'önlem almayan' vatandaşlarca verildi.

Kanatlı hayvan itlafı, geçimini bu hayvanlardan sağlayan halkı perişan etti. Tavukları alınarak öldürülen kalp hastası Gülbahar Sarı da, fenalaşıp hastaneye kaldırıldı. Balıkesir Valivekili Halil Yavuz Kaya, Kızıksa'da bazı insanların itlaf edilmemesi için kanatlı hayvanları kesip yemek istediği veya buzdolabında sakladığı duyumu aldıklarını belirterek halkı uyardı.

Kızıksa'da dezenfekte çalışmaları yapıldı. Karantina süresinin 21 gün olduğunu belirten Manyas Kaymakamlığı, ilçeye ve Kızıksa'ya girip-çıkan araçları ilaçlı sularla dezenfekte ettiklerini açıkladı.

Notlar... Notlar... Notlar...

'Kaynatın, ölür': Basın toplantısı düzenleyen Ankara Ü. Veteriner Fakültesi öğretim üyeleri, "Kanatlı hayvanları 72 derecede en az 2 dakika pişirmeden yemeyin. Hayvanınızın solunum sisteminde bozukluk ve arkasından ölüm olursa, veterinere başvurun" dedi.

Tavukçular alarmda: Günde ortalama 2 bin 350'ye yakın canlı hayvanın kesildiği Bandırma'daki tavuk çiftliklerinde ve kesimhanelerde önlemler artırıldı. Şeker Piliç Genel Müdürü Betül Demirel, "Hayvanlardan sürekli kan alıp, tahlil yapıyoruz. Eğitim çalışmaları da artırıldı" dedi. Şeker Piliç ve Yem Sanayi Ticaret A.Ş. borsaya da bir açıklama göndererek, çiftliklerde hastalık beklenmediğini belirtti. Banvit Genel Müdürü Ömer Görener de, Banvit çiftliklerinde maksimum biyogüvenlik bulunduğunu, hiçbir Banvit çiftliğinde kuş gribi vakası olmadığını bildirdi. Pınar Entegre Et ve Un Sanayi A.Ş. de kümeslerinde kuş gribine rastlanmadığını açıkladı.

Göller taranıyor: Bursa Tarım İl Müdürü Hüseyin Yıldızer, Karacabey Boğazı ile İznik ve Uluabat gölleri civarında göçmen kuşların uğradığı bölgeleri taradıklarını, olumsuz bir durum olmadığını açıkladı.

Bu da kedi paniği: Konya'nın Derebucak ilçesi Çamlık beldesinde 10 sokak kedisinin aynı günde ölmesi, kuş gribi paniğine yol açtı. Kedilerin, arılara karşı bağlanan zehirli balıkları yiyerek öldüğü anlaşıldı.

Sivrisinekler bizi neden ısırır; ısırdıktan sonra neden kaşıntı ve şişliğe sebep olur

Sivrisinekler, yumurtalarını olgunlaştırmak dolayısıyla üremek için kana ihtiyaç duyan böceklerdir. Erkek bireyler yumurta bırakmazlar, bu da demek oluyor ki bizleri ısıranlar yalnızca dişi bireylerdir. Dişiler yumurta üretirler ve kan emebilecekleri bir canlı ararlar. Dişi sivrisinekler, yığınla yumurta üretirler ve ürettikleri her yığın için kana ihtiyaçları vardır. Çok az insan sivrisineklerin ana enerji kaynağı olarak şekere ihtiyaç duyduklarını fark eder. Hem erkek hem de dişi bireyler bitki nektarı, meyve suyu ve bitiklerden elde edebilecekleri diğer sıvılarla beslenirler. Elde ettikleri şekeri yakarak uçmak için enerji sağlarlar. Yeterli yakıtı sağlamak için her gün düzenli olarak beslenirler. Kan ise yumurta üretimi için saklanır ve genellikle besin olarak kullanılmaz.
Dişi sivrisinek derimizi ağız uzantılarıyla deldiği zaman, kanı emmeye başlamadan önce, açtığı yaraya az miktarda tükürük enjekte eder. Tükürük, hem deriden ve dokulardan geçişi kolaylaştırıp damara daha rahat ulaşmayı sağlar, hem de emilim sırasında sivrisineğin ince yemek kanalından geçen kanın pıhtılaşmasını önler. Sivrisinek ısırdıktan sonra derimizde oluşan şişlik ve kızarıklar vücudun yaraya gösterdiği bir tepki olmayıp tükürük yüzünden oluşan alerjik reaksiyonlardır. Genellikle kaşıntı ve şişlik birkaç saat içinde kaybolur. Fakat bazı insanlar sivrisinek ısırıklarına karşı daha duyarlıdır ve bu rahatsız edici kaşıntıya günlerce katlanmak zorunda kalırlar. Şişlikleri kaşımak, tırnak arasında bulunabilecek bakteriler yüzünden bölgede enfeksiyon oluşmasına sebep olabilir. Bu yüzden şişlikler elden geldiğince kaşınmamalıdır. Kaşıntıyı azaltmak için antihistaminik kremler kullanılabilir.
Alıntı: Tübitak

Hayatinizi Kurtaracak 16 İpucu

.Tırnaklar :
Tırnaklarınıza dikkatle bakın. Eğer hafif mavilik yada; morluk görürseniz bu bir kalp hastalığıyla karşı karşıya olduğunuz anlamına gelebilir. Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu gösterebilir.

2. Nefeslerinizi sayın :
Eğer dakikada 15 kez ve daha altında nefes alıp veriyorsanız sağlıklı ciğerlere sahipsiniz demek... Eğer 25 kez nefes alıp veriyorsanız o zaman sağlığınıza dikkat etmelisiniz.

3. Gözler :
Aynada gözlerinizden birine bakın. İris'in etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek anlamına geliyor. Bu aynı şekilde yaklaşan kalp sorunlarının da en büyük habercisi.

4. Avuç içinize bakın :
Avuç içlerinize dikkatle bakın. Eğer kırmızı ve lekelilerse karaciğerinizde sorun var demek.

5. Hafıza kontrolü :
Bir tepsinin üstüne rasgele 10 eşya koyun. Tepsiye sadece 10 saniye bakın. Kaç tanesini hatırlayabildiniz? İyi bir hafızanızın olması Alzheimer'le karşılaşma riskinizin daha az olacağı anlamına geliyor.

6. Kas kontrolü :
Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz olsun. Bir bacağınızı havaya kaldırın. Bir kişinin ayağınıza bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere düşüyorsa,kaslarınız da bir zayıflık olduğu anlamına geliyor.

7. Görünüş :
Gözünüzün hemen altında elmacık kemiğiniz üzerine bir cetvel yerleştirin. Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı yerleştirin kartı en rahat okuduğunuz uzaklığı ölçün.
Ne kadar yakına gelirse gelsin kartı rahat okuyabiliyorsanız göz sağlığınızın iyi olduğu anlamına geliyor.

8. Tiroit misiniz? :
Kollarınızı yere paralel olarak tam karşınızda birşeye uzanıyormuş gibi uzatın. Ellerinize dikkat edin. Eğer elleriniz bu pozisyonda titriyorsa o zaman tiroit olma riskiniz çok.

9. Düz yürümek :
Yere bir metre uzunluğunda bir çizgi çizin. Üzerinde rahat rahat yürüyebiliyorsanız, vücudunuzun koordinasyonu iyi işliyor demektir.

10. Doğum kilonuz :
Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun. 3 kilonun altında doğmuşsanız kalp sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

11. Beliniz kalın mı? :
Vücut şekliniz elmaya benziyorsa, yani yağlarınız belinizin çevresinde toplanıyorsa, kalp sorunu yaşama riskiniz daha fazla.

12. Tuvalet sıklığı :
Her 3 saatte bir tuvalete birden çok gitme ihtiyacı mı hissediyorsunuz? Diyabetin en erken alarmlarından biri sık sık tuvalete gitmektir.

13. Nabız kontrolü :
Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yaşayacaksınız demektir. Yani nabzınız 70'in altındaysa sağlıklısınız anlamına geliyor.

14.Dişlerinizi fırçalayın :
Eğer dişleriniz kanıyorsa, kalbiniz tehlikede demektir.

15. Parmak uzunluğu :
İşaret ve yüzük parmakları aynı uzunlukta olan kişilerin kalp krizi geçirme riski daha fazla.


16. Ayak bilekleri :
Baş parmağınızla ayak bileğinizin arka kısmına bastırın. Eğer bastırdığınız noktada çok fazla çukurluk oluşuyorsa, o zaman kalp, akciğer, böbrek sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.