24 Mayıs 2007 Perşembe

Araç tutmasına karşı ne yapabilir?

Araç tutmasına karşı ne yapabilir?

Araç tutması bazı kişilere yolculukları zehir eder. Peki araç tutmasına karşılık yapılabilecekler neler? İşte size öneriler.

1. Her zaman vücudunuzun hareketinin iç kulağınız ve gözleriniz tarafından aynı şekilde algılanabileceği bir yerde oturun. Örnek olarak arabanın ön tarafında oturup uzak manzaralara bakabilirsiniz veya geminin güvertesine çıkıp ufku izleyebilirsiniz ya da uçakta cam kenarında oturup dışarıyı seyredebilirsiniz. Uçak yolculuklarında hareketin en az olduğu kanat üstüne denk gelen koltukları tercih edin.

2. Eğer araba sizi tutuyorsa kitap okumayın ya da zıt yöndeki koltuklara oturmayın.

3. Araç tutması olan bir başka yolcuyla konuşmayın veya onu izlemeyin.

4. Yolculuktan hemen önce ya da yolculuk sırasında keskin kokulardan, baharatlı veya yağlı yiyeceklerden uzak durun. Araştırmalar halk arasında yaygın olarak kullanılan formüllerin etkinliğini bilimsel olarak kanıtlayamamıştır.

5. Doktorunuz tarafından tavsiye edilen ilaçlardan birini yolculuğunuzdan önce alın.

Bu ilaçlardan bazıları reçetesiz olarak da satın alınabilir. Sakinleştirici veya sinir sistemi deprasanları için doktorunuzun reçetesi gerekir. Bazıları hap veya fitil şeklindedir, bazıları ise (scopolamine) kulak arkasına yapıştırılabilen bantlar şeklindedir.

Şunu hatırlayın: Baş dönmesi ve araç tutması olaylarının büyük çoğunluğu hafiftir ve kişi bunu kendi kendine tedavi edebilir. Ancak, ağır veya giderek daha da ağırlaşan vakalar kulak, burun, boğaz, denge ve sinir sistemi konusunda uzman bir doktor tarafından takip edilmelidir.

Kalıtsal (Genetik) Hastalıkları biliyor musunuz?

Kalıtsal (Genetik) Hastalıkları biliyor musunuz?

Genetik hastalıklar, aile bireylerinin birbirlerini genlerle aktardıkları hastalıklardır. Gen bilimindeki gelişmeler sayesinde genetik hastalıkları daha rahat tespit edilmekte ve gerektiğinde genlerden bu hastalıklar ayıklanmaktadır.

Tek Gen Hastalıkları

Tek bir gende meydana gelen bozukluk sonucu (mutasyon) ortaya çikan tedavisi hemen hemen imkansız kalıtsal hastalıklar grubudur. Günümüzde toplumda sık görülen Akdeniz Anemisi, hemofili gibi kan hastalıklarının; Kistik Fibrozis, fenilketonüri gibi metabolik hastalıkların; Duchenne Müsküler Distrofi gibi kas hastalıklarının; Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF), doğumsal işitme kaybı gibi spesifik hastalıkların taşiyıcı taramaları ve doğumöncesi tanıları yapılabilmektedir..

Kromozomal Hastalıklar

Kromozomlardaki sayısal (Down Sendromu, Trizomi 18 ve Trizomi 13 ) ve yapısal (delesyonlar ya da duplikasyonlar) değişiklikler sonucu ortaya çikan genetik hastalıklardır. Genellikle sporadik olarak görülürler. Pek küçük bir bölümü ailevi özellik gösterir. Herhangi bir yapısal kromozom anomalisini dengeli olarak taşiyan kişinin çocuklarinda kromozomal düzensizliğe bağlı ağır sendromlar görülebilir. Bu ailelere genetik danışma verilmesi, uygun genetik analizlerin yapılması sağlıklı çocuk sahibi olabilmelerini sağlar.

Multifaktöryel Hastalıklar

Bir çok küçük etkili genin çevreyle etkileşmeleri sonucu yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çikan hastalıklardır. Bu gruptaki hastalıklar toplumda yaygın.olarak görülür. Bu hastalıklar arasında yarık damak ve dudak gibi doğuştan olan ya da diabet ve şizofreni gibi sonradan ortaya çikan hastalıklar yer alır.

Edinsel Somatik Genetik Hastalıklar

Somatik hücrelerde yaşamın ileri dönemlerinde gerçekleşen mutasyonlar sonucu ortaya çikan ve kalıtsal olmayan hastalıklar yer alırlar. Bu hastalıkların en yaygın olanı kalıtsal olmayan kanserlerdir.

Hastalar doktorlardan neden korkar?

Hastalar doktorlardan neden korkar?

Bu konuda bilimsel bir araştırma yapıldı mı bilmem ama, denize mayoyla gireninden donla girenine, okuma-yazma bilmeyeninden Oxford mezununa, insanların birçoğunda bir doktor korkusu vardır. Kimi başından geçen bir hastalık nedeniyle, kimi canı yanacağı için, kimi bir doktor veya tıbbi bir işlemden zarar gördüğü için, kimi parası olmadığından, kimi çocukken korkutulduğu için... doktordan korkar. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta doktor korkusunu Mynet okurları için yazdı.

DOKTOR KORKUSU

Sayıları az da olsa gerçekten doktorun kendisinden korkan hem çocuk hem erişkin hastalar vardır. Çocuklara hak vermemek ne mümkün, çünkü o aşılar, o iğneler, o zehir gibi şuruplar... hep o beyaz gömlekli-gözlüklü adam yüzündendir. O küçük bebeklerin bile ilk defa götürüldükleri bir doktor muayenehanesinde daha doktoru görmeden, hemen kapıdan girerken dahi durumu anlayıp yaygarayı bastıklarını anne babaların çoğu iyi bilir.

Çocukların korkusuna eyvallah, ama ya o koskoca, sakallı, kıllı, bıyıklı, tabancalı adamların iğneyi görünce bayılmalarına ne demeli acaba?

HASTALIK KORKUSU

Bazı kişilerin korkusu esasında doktordan değil, hastalıktandır. "Ama ya doktor bende ciddi bir hastalık bulursa" endişesi bu kişileri doktora gitmekten alıkoyar. Bunlar, şikayetleri dayanılmaz duruma gelinceye kadar da doktora gitmezler. Hatta bunlar doktor muayenehanelerinin önünden, yakınından bile geçmek istemezler, görünmez bir gücün onları içeriye çekmesinden veya bir an yanılıp da muayenehaneye girmekten bile ürkerler.

İNCELEME KORKUSU

Kimi de, doktordan ve hastalıktan değil, doktorun isteyeceği incelemelerden, bunların kendilerine zarar vermesinden, canlarının yanmasından ve bazıları da bunların fiyatlarından korkar.

Gerçekten de son yıllarda doktorların hastalarından tomografi, emar, anjiyografi, sintigrafi... gibi tanı yöntemlerini daha çok istedikleri bir gerçektir. Bağ-Kur, Emekli sandığı ve eski SSK' lılar, bu incelemeleri yaptırmak için birtakım bürokratik işlemleri tamamlamak zorundadırlar ki, bu bile bazıları için başlı başına korkutucu bir uğraş olabilir. Kayıt işlemleri, uzman doktor istek yazısı, vezneye para yatırma, başhekim onayı, inceleme için gerekli ilaç, enjektör, sonda... gibi maddelerin temini, kim bilir kaç tane imza, damga, kuyruklar ve nihayet de randevu sırası alma işlemi...

Diyelim ki, bu aşamaları başarıyla geçtiniz, randevu gününüzde tomografi çektirmeye gittiniz. Tomografi, 'emar' gibi incelemeler için belirli bir süre, tek başınıza kapalı bir mekanda kalmanız icap edecektir. Kapalı alan korkusu olanlar, bu röntgenleri standart laboratuarlarda katiyen çektiremezler. Bu hastaların, bu incelemeleri açık ortamda yapan bir laboratuar bulmak için işlemlere sil baştan tekrar başlamaları gerekir.

Herhangi bir sosyal güvenceleri olmayan hastalar ise, bu incelemelerin fiyatlarından korkarlar ki, bu da gerçekten haklı bir korkudur. Sakın, benden duyduğunuzu söylemeyin, ama sizden istenen fiyatları asla hemen kabul etmeyin, yapabildiğiniz kadar pazarlık yapmaktan kaçınmayın.

SAĞLAM GİTTİK, HASTA OLDUK

Bazen, çok önemsiz bir şikayetleri için 'laf olsun' diye doktora giden hastaların başına olmadık aksilikler gelip gerçekten hasta veya 'hazakatzede' de olabilirler. Bunun en iyi bilinen örneği de ünlü hiciv şairimiz Neyzen Tevfik' in başına gelenlerdir.

Bir hazakatzedeyim, midemi tıp tepti benim
Kırk katır tepse yıkılmazdı bu muhkem bedenim

Kapladı her yanımı sancı, elem, ağrı, bere
Bir mezar oldu vücut, sanki etibba haşere

Hastane sanarak çok yere girdim çıktım
İbret aldım oralardan da canımdan bıktım.

Gençler için açıklayalım. Hazakatzede, Osmanlıca' da hekim hatasının kurbanı olan kimse için alay yollu söylenen bir kelimedir, 'doktor kurbanı' anlamını taşır. Etibba doktorlar, muhkem ise sağlam anlamındadır.

Temel Reis bizi kandırmış!

Temel Reis bizi kandırmış!

Besinler hakkında her bildiğinizi doğru kabul etmeyin. Örnek mi? Ispanak. Yıllarca, Temel Reis bize bu besinin demir açısından zengin olduğunu söyledi. Ama iş öyle göründüğü gibi değil. İşte beslenmenin altın kuralı...


Besinler hakkında her bildiğinizi doğru kabul etmeyin. Örnek mi? Ispanak. Yıllarca, Temel Reis bize bu besinin demir açısından zengin olduğunu söyledi... Zengin sayılır ama içindeki bir madde demirin emilmesini zorlaştırıyor... Ayrıca kayısıdaki demir oranı ıspanaktan katbekat fazla...

Beslenmenin altın kuralları

Besinler hakkındaki hatalı bilgiler, yeni araştırmalar ışığında gözden geçiriliyor.

Besinler hakkında yanlış bilgilerin yaygın olduğuna dikkat çeken İngiliz Daily Mail gazetesi, başta dünyaca ünlü çizgi karakter Temel Reis'in elinden düşürmediği ıspanak olmak üzere pek çok gıda hakkında hatalı bilgiler edinildiğini belirtti. Efsane denizci Temel Reis'in Kaba Sakal'ı alt etmek için mideye indirdiği ıspanak sayesinde 1930'larda ABD'deki ıspanak tüketimi yüzde 33 oranında artmıştı.

Kayısı Daha İyi

Ancak ıspanaktaki oksalat, demirin emilmesini zorlaştırıyor. Buna karşın kayısı ıspanaktan çok daha fazla demir içeriyor. Sağlıklı ve uzun bir yaşam için besinlerin faydaları hakkında uzun bir liste yayımlayan gazete doğru beslenmek için unutulmaması gereken altın bilgileri sıraladı.

SARS'ın esas kaynağı yarasa

SARS’ın esas kaynağı yarasa

Çin’den dünyaya yayılan SARS hastalığının kaynağının yarasalar olabileceği ileri sürüldü. Çinli bilim adamları Hong Kong’daki yarasalarda SARS virüsüne benzer bir virüs buldu. Çin’de 2002’de ortaya çıkan ve havayolu şirketleriyle dünyaya yayılan hastalığın insanlara misk kedisinden geçtiği düşünülüyordu. Ancak uzmanlar, bu virüsü yarasaların kedilere bulaştırdığını öne sürdü.

Saç yolma rahatsızlığı

Saç yolma rahatsızlığı

Göze çarpar derecede saç kaybıyla sonlanacak şekilde kişinin kendi saçlarını tekrar tekrar yolmasına trikotillomani denir. Bu terim 1889'da Fransız bir dermatoloji doktoru tarafından "karşı konulamayan saç yolma dürtüsü"nü belirtmek için kullanılmıştır


Eğer kişi saç yolma dürtüsünü ertelemeye yada durdurmaya çalışırsa gittikçe artan oranda gerginlik hisseder. Saçlarını yolduğunda ise bir haz, rahatlama ve doyum duygusu yaşar. Herhangi bir cilt hastalığına bağlı olmayan bu durum, ilerledikçe kişinin yaşamını olumsuz etkileleyen bir hal alır.

100 kişiden 4’ü bu durumda

Başlangıçta çok nadir görüldüğü düşünülen "saç yolma"nın, aslında yaklaşık her yüz kişiden dördünde olduğu fark edilmiştir.
Bazen erken yaşlarda başlar, kadın ve erkeklerde aynı oranda görülür ve iyileşme oranı daha fazladır. Bazen de geç yaşlarda başlar, kadınlarda daha sıktır ve süreğen bir durum halini alabilir. Dürtü, kontrol bozukluğu olarak adlandırılamakla beraber, bir çeşit takıntı olduğu ve obsesif kompülsif bozuklukla benzerlikler gösterdiği bilinmektedir. Bazen kıl yolma sadece saçla kalmaz. Buna başta kirpikler olmak üzere kaşlar da eklenebilir.

İç dünya bedene yansır

Psikolojik problemlerin insanlara ve hayatlarına etkisi farklı şekillerde olmaktadır. Kimisi kişinin iç dünyasını büyük ölçüde etkilerken, kimisi ise diğer insanlarla ilişkilerinde iş veya ders başarısında etkili olmaktadır. Bazı psikolojik problemler ise kişinin bedeninde etkilerini göstermektedir.

Yara yolma, tırnak yeme, parmak emme

Bu davranış bir zaman sonra alışkanlık şekline gelmekte, kişi problemden rahatsızlık duydukça kısırdöngü içine girmekte ve problem gittikçe daha da artmaktadır.

Ciltte çıkan yaraları yolma; bir nevi tırnak yeme, parmak emme ve saç yolma problemlerine benzemektedir. Bununla beraber yara yolma yüzde olduğu takdirde kişinin çevreden gizlemesi mümkün olmayan bir problem olduğundan kaygıyı artırmaktadır.

Kişilik özellikleri, çevre kadar etkilidir

Hastalığın ortaya çıkmasında ve devamında çevresel şartlar ve kişilik özellikleri birlikte etkili olmaktadır. Kişinin güven duygusu, mükemmeliyetçi olup olmaması, streslerle başa çıkma becerileri de etkili olabilmektedir. Depresyon, kişiler arası duyarlılığın fazla olması, takıntılar, saplantılı davranış ve kaygı bozukluğu gibi altta yatan nedenler, beden kimyasının bozulmasına sebebiyet vererek bu tür problemlere yol açabilmektedir.

Mükemmeliyetçi aileler dikkat!

Stresli durumlarda saç, kaş ve kirpik yolmalar artmaktadır. Ailelerin birinci çocuklarında daha sık görülmesi, kıskançlığın hastalığın başlamasında etkili olduğunu düşündürmektedir.

Yine ailesel bazı özelliklerden söz edilebilir. Aşırı mükemmeliyetçi, eleştirici ebeveynlerden birine karşın, edilgen, duygularını belli etmeyen diğer ebeveyn bu hastaların ailelerinde ki sık rastlanan bulgulardandır. Bunun yanı sıra diğer ruhsal bozukluklar da birlikte görülebilir. Depresyonu göz ardı etmemek gerekir. Sıkıntı, stres oluşturacak her türlü durum saçlarınızı yolmanıza neden olabilir.

Tedavi için neler yapılabilir?

Kişinin çevresindekiler tarafından anlaşılması, sorumluluklarının paylaşılması bu tür rahatsızlıkların ortaya çıkmasını önlemekte yada iyileşmesini kolaylaştırmaktadır.

Birkaç günlük tatil, yakın akraba ya da arkadaş ziyaretleri, spor, sağlıklı beslenme, kişinin gevşeyip rahatlamasıyla problemin hafiflemesini sağlar. Kişinin sevdiği meşguliyetlerle uğraşması, iç enerjisini uygun şekilde kanalize etmesi de yararlı olmaktadır.

Bu tür problemlerin tedavisi çok yönlü bir yaklaşım gerektirmektedir. Tedavide ilaç tedavisi yararlı olmakla beraber psikoterapiler esastır. Psikoterapiler kişinin konuşup rahatlaması kadar benlik düzenlemesinde ve alışkanlığını bırakması için profesyonel destek görmesini amaçlamaktadır.

Azmin elinden ne kurtulur?

Yara yolma davranışı içsel nedenlerle yanlış bir davranışın öğrenilmesi demektir. Bu davranışın tam tersini yani yara yolmamayı öğrenmek sabır gerektirir ve zaman alır. Fakat azimle öğrenilemeyecek hiçbir şey yoktur. Azim ve kararlılıkla bu yanlış davranışın bırakılması da profesyonel yardımla mümkündür. Yakınların bu davranışı bırakması için kişiyi zorlaması ve kınaması problemin daha çok artmasına neden olabilir.

Kendi haline bırakılmamalı

Hastanın antidepresanlarla tedaviyi veya psikoterapileri kabul etmemesi de problemin gittikçe artmasına sebep olmakta ve tedaviyi zorlaştırmaktadır. Elbette her şey kişinin beyninde bitmekte ve kişi pozitif enerjisini kullandığı takdirde hiçbir destek almadan da bir davranış bozukluğunu bırakabilmektedir. Bu, enfeksiyon gibi bir hastalığın bazen kendiliğinden geçmesine benzer. Fakat kendiliğinden geçmesi beklenerek tıbbi tedavi geciktirilirse hastalık hasar bırakabilmektedir. Bu sebeple başa çıkılamayan bir davranış için çevrenin zorlamaması ve kişinin kendisini suçlamaması iyileşme için ilk adımdır.
Ailenin sıcak, sevecen ve anlayışlı yaklaşımı ise; hastanın tedaviyi kabul etmesini kolaylaştırır ve tedavi esnasında iyileşmeyi hızlandırır. Tedavi esnasında cilt hastalıkları uzmanının tavsiyelerini almak, ilerlemiş vakalarda ise yara izlerinin tamamen geçmesi için estetik uzmanına danışmak da gerekebilir. Kişi kendisi yeterli derecede istekli olduğu ve kendisini bırakmadığı takdirde tedavinin süresi kısa olur.

Dünya 'kuş gribi' tehdidinde

Dünya Sağlık Örgütü’nden “kuş gribi” alarmı... Örgüt, “kuş gribi virüsü küresel bir salgına neden olursa 1 ila 7 milyon insan ölebilir” uyarısında bulundu.


Bundan 2 yıl önce Çin’de başlayan ve daha sonra çok sayıda ülkeye yayılan SARS salgınının ardından dünya şimdi de “kuş gribi” tehlikesiyle karşı karşıya...

Virüsün henüz insandan insana bulaşmadığı tahmin ediliyor. Ancak mutasyon geçirerek insanlar arasında da salgına yol açabileceği belirtiliyor.


“1 İLA 7 MİLYON İNSAN ÖLEBİLİR”
Sri Lanka’da düzenlenen bir zirvede konuşan Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, “artık kuş gribi virüsü bir salgına neden olur mu diye değil, bu salgın ne zaman başlar diye sormamız lazım” diyor:
“Elimizdeki veriler küresel anlamda nüfusun yüzde 25’ine virüsün bulaşabileceğine ve belki de 1 ila 7 milyon insanın ölebileceğine işaret ediyor”


GÖÇMEN KUŞLARIN VİRÜSÜ YAYMASINDAN KAYGI DUYULUYOR
Dünya Sağlık Örgütü, kış yaklaşırken göçmen kuşların virüsü dünyaya yayma riskinden endişe ediyor. Dünyada olası bir kuş gribi salgınına hazır tek ülkeninse Tayland olduğu bildirildi.

Kuş gribi salgını son iki yılda yüzbinlerce kümes hayvanın itlaf edilmesine ve 63 kişinin ölümüne neden oldu.