23 Mayıs 2007 Çarşamba

Gribe Karşı Hazırlıklı Olun

Gribe Karşı Hazırlıklı Olun

Grip mevsimi yaklaşıyor. Bazı durumlarda "öldürücü" bile olabilen gripten korunmanın tek yolunun aşılanma olduğuna dikkat çeken uzmanlar, aşının yararlı olması için salgın başlamadan önce yapılması gerektiğini, uygun başlangıç zamanının ise Eylül â€" Ekim ayları olduğunu belirtiyor.

Grip virüslerinin neden olduğu akut bir solunum sistemi hastalığı olan grip, alt ve üst solunum yollarını tutarak, genellikle ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Bu hastalıkla, geçmişte çeşitli yollarla savaşılmasına rağmen gribin henüz tam anlamıyla tedavi edilmediği bilinen bir gerçek. Halen gripten korunma yollarının başında ve en etkili yöntem olarak aşılanma geliyor.

İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Selim Badur, aşının yararlı olması için salgın başlamadan önce yapılması gerektiğini, uygun başlangıç zamanının ise Eylül-Ekim ayları olduğunu belirtiyor. Prof.Dr.Badur ayrıca aşıyla kişilerin yıl boyunca korunmuş olacağını ancak gribe neden olan virüsler her yıl değiştiği için her yıl yeniden aşı yaptırmak gerektiğini açıkladı.

Toplumdaki her yaştan bireyin aşılanabileceğini, ancak risk grubundaki kişilerin, sağlık çalışanlarınının, risk grubu bakıcılarının ve aile yakınlarının aşılanmaları gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Badur buna karşın yumurta alerjisi olanlara grip aşısı yapılamayacağı konusunda uyardı.

Aşılama gribe bağlı ölümlerde azalmayı sağlamanın yanısıra işe ve okula devam sürelerindeki kayıpları ve ilaç harcamalarını belirgin şekilde azaltıyor. Son yıllarda grip aşısı yaptıranların sayısında hızlı bir artış gözleniyor. 1989 yılında dünyada grip aşısı yaptıranların oranının yüzde 33'den 1997'de 65.5'e yükselmesi dikkat çekiyor.

Grip Nedir?

Grip, Influenza denilen virüsün, solunum yoluyla insan vücuduna girerek özellikle sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başında salgınlara neden olduğu bir infeksiyon hastalığıdır. Grip enfeksiyonu toplumun yüzde 1'ini etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. Toplumun yüzde 10'undan fazlasını etkilemesi ise bir grip salgını anlamına geliyor. Grip, tüm dünyada, işe devamsızlığın yüzde 10'undan sorumlu enfeksiyondur.

Grip, daha önceden de bilinmesine rağmen aslında 1918 yılında yol açtığı büyük salgınla gündeme oturmuş bir hastalıktır. İspanyol gribi nedeniyle 1918 yılında yaklaşık 20 milyon kişi öldü. Daha sonra da daha ufak çapta salgınlar görüldü. Örneğin, 1957 yılında Asya gribi diye bilinen, 1968 yılında Hong Kong gribi diye bilinen grip salgınları oldukça büyük sayıda insan topluluklarını etkiledi.
1957-1985 yılları arasında ortaya çıkan 16 salgının her birinde ABD'de 10 bin-40 bin arasında ölüm vakası kaydedilmiştir.

Nasıl bulaşır?

Grip de nezle gibi, hasta kişilerin bulunduğu ortamlarda, hapşırma ve öksürme yoluyla ve virüs bulaşmış ellerle temas (örn.tokalaşma) sonrasında kolaylıkla bulaşır.

Enfekte olanlar enfeksiyon başlamadan 2 gün öncesinden başla***** semptomlar başladıktan 7 gün sonrasında kadar virüs yayarlar. Bu süre içinde duyarlı kişiler için enfekte olma riski yüksektir. Dünya nüfusunun tahmini olarak yüzde 10'u ila yüzde 20'si her yıl gribe yakalanmaktadır.
Risk Grupları

Küçük çocuklar ve 65 yaşından büyük olan kişiler en önemli risk grubunu oluşturmaktadır.

Bunların dışında uzmanlar özellikle;

* Şeker hastaları
* Astım ve kronik akciğer hastalığı olanlar
* Transplantasyonlu organ nakli yapılmış hastalar
* Böbrek hastaları
* Bakımevlerinde ve huzurevlerinde kalanlar
* Bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi gören kişiler
* Anne adayları (gebeliğin 3. ayından sonra)
* 6 aylık veya daha büyük bebeklere de grip aşısı yaptırılması gerektiğini kaydediyorlar.

Yapılan analizler sonucunda Türkiye'de bu gruptaki hasta sayısının 10 milyon olduğu belirlenmiştir.

Grip Hastalığının Belirtileri

* Ateş
* Titreme
* Baş, sırt, kol ve bacaklarda ağrı
* Boğaz ağrısı ve kuru öksürük
* Halsizlik
* İştah kaybı
* Kas ve eklem ağrısı
* Bulantı
* Gözlerde yanma
* Burun aktıntısı
* Grip, solunum hastalığı veya diğer kronik rahatsızlığı olanlarda çok ciddi durumlara yol açabilir.

Grip Başka Hastalıklara da Neden Olur

Bütün üst solunum yollarında infeksiyonlara neden olan virüsler gibi, influenza, yani grip etkeni olan virüsler, sadece gribal infeksiyon tablosuyla sınırlı kalmaz;
* Farenjit
* Larenjit
* Sinüzit
* Orta kulak iltihabı da yapabilir.
* Sağlıklı insanlarda grip, 1 hafta içerisinde kendiliğinden iyileşir. Ancak bazı kişilerde, örneğin kronik hasatalık nedeniyle vücut direnci zayıf durumda olanlarda, kalp-akciğer hastalığı olanlarda, yaşlılarda, şeker hastalarında, pnömoni (zatürre), meningoensefalit (beyin iltihabı), miyokardit (kalp kası iltihabı) gibi ciddi ve ağır seyredip ölümle sonuçlanabilecek hastalıklar görülebilir.

Gribin Ekonomik ve Sosyal Sonuçları

Üretkenliğin kaybedilmesi ile ortaya çıkan işgücü kaybı
Küçük çocukların anne ve babalarından çocuklara geçebilecek enfeksiyon riski
Çalışanların işlerine gidememelerinden kaynaklanan ekonomik maliyetler
Yalnız yaşayan çocuklu kadınların hem işlerinden kalmaları, hem de çocuklarının karşı karşıya kaldıkları riskler

Gripten Korunma Yolları

Gripten korunmanın en başta gelen yöntemi grip aşılarıdır. Grip aşısı, özellikle hastalığa yakalanma ve sonrasında oluşabilecek hastalıklar yönünden risk taşıyan Yüksek Risk Grubu'ndaki kişilere faydalıdır.

GlaxoSmithKline tarafından üretilen grip aşısı Fluarix'in bileşimi ve suşları güncel grip mevsimi için Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmektedir. Fluarix, Dünya Sağlık Örgütü'nün biyolojik maddeler ve grip aşıları ile ilgili gereklerine ve Avrupa Farmakopesi'nin grip aşıları ile ilgili gereklerine uygundur. Erişkinlerin ve bir yaşın üzerindeki çocukların gribe karşı korunmasında etkili olan Fluarix, uygulamaya hazır 0.5 ml'lik tek doz steril cam enjektör içinde kullanıma sunulmaktadır.

Her yıl Eylül sonu - Ekim aylarında tek doz şeklinde yapılmalıdır. Aşı ile koruyuculuk sağlıklı kişilerde %80'lere varmaktadır; yaş ilerledikçe koruyuculuk %50 - 60'lara inmekle birlikte hastalığın hafif geçirilmesi sağlanmaktadır.

Aşı uygulaması, erişkinlerde omuz kası içine veya cilt altına, 2 yaşın altındaki çocuklarda uyluğun ön-yan kısmına bir sağlık görevlisi tarafından yapılmalıdır. Her sene aşı içeriği değiştiğinden kişi o sene üretilen aşı ile aşılanmalıdır. Bu şekilde yapılan aşı, 1 yıl kadar gripten koruma sağlar. Aşı, embriyonlu yumurta kesesinden elde edilmektedir; bu nedenle yumurta allerjisi olanlar kullanmamalıdır.

Mavi forum

Fazla kilo ruh terazisini bozuyor

Fazla kilo ruh terazisini bozuyor

Alınan kilolar insan sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Psikiyatrist Dr. Ercüment Doğan, diyet yaparken kişinin aynı zamanda ruhsal anlamda da destek görmesi gerektiğinin altını önemle çiziyor.

Modern yaşam tarzından kaynaklanan sorunların başında fazla kilolar geliyor. Yapılan araştırmalar her beş kişiden birinin aşırı kilolu olduğunu gözler önüne seriyor. Psikiyatrist Dr. Ercüment Doğan, kilonun bir çok kültürde olduğu gibi bizim kültürümüzde de özellikle kadınlar için önemli bir sorun olduğunu dile getiriyor. Bu sorun kendini, toplumda zayıf olmaya verilen önem ile birlikte daha da fazla gösteriyor. Ancak kilo ile mücadele ederken diyet ve egzersizin yanında kişinin ruhsal anlamda da destek görmesi gerektiğini söyleyen Dr. Doğan, "Aksi takdirde etkili sonuç elde etmek çok zor. Örneğin, sadece diyet yapan birisinin zayıflaması mümkün olabilir; ancak bu kişinin fiziksel açıdan zarar görmüş ve kendinden memnun olmayan bir insan olarak hayatını devam ettirmesi ihtimali oldukça yüksek" diyor.

Fazla kilo asosyal yapıyor

Fazla kiloların sadece beden sağlığı açısında değil ruhsal açıdan da kişide bir takım sorunlara sebep olduğunu dile getiren Dr. Doğan aşırı şişmanların yaşadığı ruhsal sorunları şöyle özetliyor: "Bu kişilerin hayattan zevk alma, sosyal ilişkiler ve öz saygı ile ilgili sorunlar yaşadıkları gözlemleniyor. Psikolojik destekli zayıflama programı uygularken bizim hedefimiz, kendisini ağırlıklı olarak kilosuna odaklanmak suretiyle değerlendiren kişinin bu durumu ile başetmesini sağlamak ve kendisi ile ilgili olumlu bir algıya sahip olmasında ve sosyal ilişkilerini doyurucu bir şekilde yaşamasında kişiye yardımcı olmak. Aşırı kilolu kişiler bu noktada kendi başlarına çözüm üretmekte güçlük çekebiliyorlar, dolayısıyla profesyonel bir yaklaşıma ihtiyaç duyuluyor. Böylece kişi özgüvenini yeniden kazanıyor "

Yeme alışkanlığınızı değiştirin

Kilo problemi olan insanlara Dr. Doğan şunları söylüyor: "Burada odak noktasının kilo vermekten ziyade sağlıklı beslenme olması lazım. Sağlıklı bir diyet yapıldığında vücut verebileceği kiloyu zaten veriyor. Aşırı besin kısıtlaması şeklinde olan diyetler istenmeyen sonuçlar doğuruyor. Kişi her ne kadar istediği düşük kiloya ulaşabilse de bu bazı fiziksel ve psikolojik bedellerin ödenmesiyle oluyor. Toplumda, diyetin çoğunlukla aç kalmak olarak algılandığını görüyoruz. Bu son derece zarar verici bir algılama şekli. Bu bakış açısına sahip kişiler kilo vereyim derken ciddi sağlık sorunu yaşıyor."

Üzgünken atıştırma çık gez

Yeme davranışının arttığı duygusal ve fiziksel durumların tespit edilmesi ve bunlara müdahale edilmesi mümkün. Örneğin, kişi üzüldüğünde aşırı yediğini fark etmişse bu duygu haline girdiğinde dışarı dolaşmaya çıkabilir ya da bir arkadaşı ile konuşma yolunu seçebilir. Televizyon seyrederken yemek yeme isteğinin geldiğini ve aşırı yediğini fark eden birisi, televizyonda hoşlandığı program başlamadan önce yemesi gerektiği kadar yiyeceği tüketebilir. Çikolataya dayanamayan bir kişi ise eve çikolata sokmayabilir.

Diyetle birlikte spor da yapın

Egzersiz yapmadan bir kilo verme arayışına girmek oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Egzersizin olumlu etkilerinden faydalanmak amacı ile en azından her gün 20-30 dakikalık hızlı tempolu yürüyüşler yapmak, kilo problemi yaşayan kişilerce uygulanabilecek pratik bir yol

Mavi forum

Deliksiz Bir Uyku İçin Yapmanız Gerekenler

Deliksiz Bir Uyku İçin Yapmanız Gerekenler

Günde 8 saat uyumanıza rağmen, sabah kalktığınızda kendinizi yorgun hissediyorsanız veya uykusuzluk şikayetiniz varsa, size 7 maddelik bir formül öneriyoruz.

1. Yatağınızı değiştirin: Yatakların da zaman içinde yıpranan ev eşyalarından olduğunu unutmayın ve iki üç yılda bir yatağınızı değiştirin. Çünkü iyi bir uykunun birinci şartı iyi bir yataktır.

2.Vitamin dopingi yapın: Gerilim ve stres yüzünden gecelerinizi yatakta değil, ayakta geçiriyorsanız, sizde vitamin eksikliği var demektir. Bu eksikliği gidermek için bol yeşil sebze, esmer pirinç, buğday ve baklagillerden yiyebilirsiniz.

3. Gece yemek yemeyin: Gece geç saatlerde yenilen yemek uykusuzluğa neden olur. Bu yüzden akşam en geç saat sekizde yemeğinizi yemiş olmalısınız. Önceleri bu düzen size zor gelebilir ancak zamanla alışırsınız.

4. Yatmadan önce kısa yürüyüşler yapın: Akşamları yatmadan önce yapacağınız kısa yürüyüşler sizi uykuya hazırlar. Yatak odanızı havalandırmanız da daha derin ve rahat uyumanızı sağlar.

5. Bitki çaylarını ve banyosunu deneyin: Akşam yemeklerinden sonra bir bardak papatya veya nane çayı içerseniz ya da bitki özleriyle hazırlanmış bir banyo küvetinde yarım saat kalırsanız, günün bütün yorgunluğunu üzerinizden atarsınız. Yatağınızın altına koyacağınız bir parça lavanta da rahat ve deliksiz bir uyku uyumanıza yardımcı olacaktır.

6. Duygusal sorununuzu çözüme kavuşturun: Uykusuzluğunuzun nedeni duygusal sorununuzdan ötürü girdiğiniz depresyon olabilir. Eğer, böyle olduğunu düşünüyorsanız bir psikologla görüşün. Duygusal dünyanızı iç huzura kavuşturduğunuz takdirde deliksiz bir uyku çekebilirsiniz.

7. Uyku haplarından uzak durun: Uykusuzluğa çözümü uyku ilaçlarında arıyorsanız, hata yapıyorsunuz. Bu ilaçlar bağımlılık yaptığından bir süre sonra ilaç almadan uyumakta zorlanabilirsiniz. Dolayısıyla uyku ilacı almadan sorununuzu çözümlemenin yollarını aramalısınız.

Mavi forum

Alerji diş gıcırdatıyor

Alerji diş gıcırdatıyor

7'den 70'e her yaştan insanda ortaya çıkabilen diş gıcırdatmalarının alerjisi olan çocuklarda 3 kat daha fazla görüldüğünü biliyor muydunuz?

"Diş gıcırdatmaları her zaman masum değildir" diyen Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, rahatsızlığa yol açan etkenler ve tedavilerini anlattı:

SEBEPLERİ

Diş gıcırdatma (bruksizm) uyku sırasında ortaya çıkan hastalıklar içinde uykuda konuşma ve horlamadan sonra üçüncü sırada geliyor. Toplumda her yüz kişiden 10-20'sinde görülen rahatsızlık daha çok agresif, sinirli, saldırgan ve hiperaktif kişilerde ortaya çıkıyor. Anne veya babalarında diş gıcırdatma olan çocuklarda da bu alışkanlığa sıklıkla rastlanıyor. Sebepleri kesin bilinmemekle birlikte bazı kişilerde çene yapısındaki bozukluklar, alt ve üst dişlerinin birbiriyle uyumlu olmaması, ağır beyin travmaları, yüzü ilgilendiren sinirsel hastalıklar diş gıcırdatmasına yol açabiliyor. Bruksizm'den şikâyet edenlerin çoğu gece horlayan kişilerdir ve 'uykuda solunum durması sendromu' na adaydırlar. Kahve, kola gibi kafeinli içecekler, alkol ve sigara içilmesi de bruksizmin risk fktörleri arasında yer alıyor.

ÇOCUKLARDA ALERJİK

Özellikle 5-6 yaşlarındaki alerji hastası çocuklarda görülen diş gıcırdatmalarının örstaki borusunun mukozasında oluşan ödemin, orta kulakta negatif basınç yapmasına bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülüyor. Rahatsızlığa, saman nezlesi, sinüzit, burun kemiği eğriliği, burun polipleri olanlarda da sıklıkla rastlanıyor. Bunlar genellikle geceleri ağzı açık yatan, horlayan ve salyaları akan çocuklardır.

MASUM DEĞİL

Diş gıcırdatma, şiddetli olmadığı zaman dişlere herhangi bir zarar vermez, ama aşırı olduğunda dişlerde yıpranma, hassasiyet ve ağrılara sebep olabilir. Diş minelerinde hasar ve hatta ileri durumlarda diş boylarında kısalma meydana gelir. Dolguların düşmesine ya da zarar görmesine yol açabilir. Bazı kişilerde, çene kaslarında gerginlik, yorgunluk, baş ağrısı yapabilir. Ayrıca gıcırtı sesi o ortamda bulunan kişileri rahatsız eder, uykusunu bozar

Mavi forum

Hipokrat Yemini




HİPOKRAT ANDI

Hekim Apollon Aesculapions, hygia panacea ve bütün Tanrı ve Tanrıçalar adına.
And içerim, onları tanık ve şahit tutarım ki, bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim.
Bu san'atta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım. Paraya ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim. Öğrenmek istedikleri takdirde onun çocuklarına bu san'atı bir ücret veya senet almaksızın öğreteceğim.
Reçetelerin örneklerini, ağızdan bilgileri şifahi malumatı ve başka dersleri evlatlarıma, hocamın çocuklarına ve hekim andı içenlere öğreteceğim. Bunlardan başka bir kimseye öğretmeyeceğim.
Gücüm yettiği kadar tedavimi hiç bir vakit kötülük için değil yardım için kullanacağım.
Benden ağı (zehir) isteyene onu vermeyeceğim gibi, böyle bir hareket tarzını bile tavsiye etmeyeceğim.
Bunun gibi bir gebe kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim. Fakat hayatımı, san'atımı tertemiz bir şekilde kullanacağım.
Bıçağımı mesanesinde taş olan muzdariplerde bile kullanmayacağım. Bunun için yerimi ehline terk edeceğim.
Hangi eve girersem gireyim, hastaya yardım için gireceğim. Kasıtlı olan bütün kötülüklerden kaçınacağım.
İster hür ister köle olsun, erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan sakınacağım. Gerek san'atımın icrası sırasında, gerek san'atımın dışında insanlarla ilişkideyken etrafımda olup bitenleri, görüp işittiklerimi bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım.
Bu andımı tuttuğum sürece, hayatım ve san'atımın icraası bana mutluluk versin, tüm insanlar tarafından her zaman saygı göreyim, eğer yeminimden dönersem bunun zıddı bana az gelsin.

Vegrorum arcana visa, audita intellecta nemo eliminet




HEKİMLİK ANDI NEDİR?

Ülkemizde tıp fakültesini bitirirken mezun olan doktorlara ettirilen yemin ise Hipokrat andının biraz değiştirilmiş ve günümüze uyarlanmış şeklidir.



HEKİMLİK ANDI

Hekimlik mesleği üyeleri arasına katıldığım şu anda,
hayatımı insanlık yoluna adayacağımı açıkça bildiriyor
ve söz veriyorum.
Hocalarıma saygı ve gönül borcumu her zaman koruyacağıma,
sanatımı vicdanımın buyrukları doğrultusunda dikkat ve özenle yerine getireceğime, hasta ve toplumun sağlığını baş görev sayacağıma, benden hizmet bekleyen kimselerin sırlarına saygılı olacağıma ve onları saklayacağıma,
hekimlik mesleğinin onurunu ve temiz töresini sürdüreceğime,
meslektaşlarımı kardeş bileceğime, din, milliyet, ırk, siyasi eğilim ya da toplumsal sınıf ayrımlarının görevimle hastam arasına girmesine izin vermeyeceğime,
insan hayatına kesinlikle saygı göstereceğime, baskı altında kalsam bile tıp bilgilerimi insanlık değer ve yasalarına karşı kullanmayacağıma,
açıkça, özgürce ve namusum üzerine and içerim.


Mavi forum

İyot Eksikliği ve İyotlu Tuz

İyot insan vücudunda çok az miktarda bulunan fakat normal büyüme ve gelişme için gerekli bir elementtir. İyot eksikliği önlenebilir zeka geriliğinin en önde gelen nedenlerinden biridir. ve kişiyi anne karnından başla***** yaşamı boyunca olumsuz olarak etkileyen bir hastalıklar bütünüdür.

İYOT NEDEN ÖNEMLİ

Başta beyin olmak üzere tüm organların düzenli çalışmasında
Büyüme ve gelişmenin tam olması için
Vücut ısı ve enerjisinin devamı için gerekli olan troid hormonlarından T3 ve T4 ün yapımında gereklidir.
İyot vücuda besinler,su ve deniz ürünlerinin tüketimi yoluyla alınır.Ancak besinlerimizde ve içme suyumuzda iyot eksikliği varsa o zaman vücutta da iyot eksikliği ortaya çıkacaktır.Ayrıca iyotu yetersiz toprakta yetişen tüm bitkiler de yetersiz miktarda iyot içermektedir.Bunun yanısıra Lahana,Karnıbahar,Brüksel Lahanası,Şalgam,Turp v b besinler guatrojen denen antitroid bileşikleri içererek tiroid bezinde iyot taşınmasını engellemektedirler.

İYOT YETERSİZLİĞİ HASTALIKLARI:

YETİŞKİNLERDE: Guatr,Troid bezinin çalışmaması,zihnin yetersiz çalışması ve güçsüzlük belirtileri görülmektedir.

ANNE KARNINDA VE BEBEKLİKTEüşüklere,ölü doğumlara,doğumsal anomalilere,bebek ölümlerinde artışa,zeka geriliğine,sağırlığa,şaşılığa,cüceliğe neden olabilmektedir.

ÇOCUKLUK ve GENÇLİK DÖNEMLERİNDE;Guatr,hipotroidizm,büyüme geriliği,zihnin yeterli çalışmaması ve öğrenme güçlüğü ,dolayısıyla da okul başarısının düşmesine yol açmaktadır.

İyottan yetersiz beslenen çocuklar akranlarına göre 13,5 puan zeka kaybına uğramaktadırlar

Pek çok ülkede sıklıkla alınan önlemler tuzun iyotlanması,ekmeğe iyot katılması,iyot tabletleri sunumu ve içme suyunun iyotlanması şeklindedir.

Ülkemizde iyotlu tuz kullanımı % 63,9 dur.

Bir toplumda iyot eksikliğinin en ciddi sorunu cücelik,en sık rastlanan hastalığı da Guatr dır

İyotlu tuz kullanımı sırasında da iyotun gün ışığında,fazla nemde,yüksek ısıda azaldığı unutulmamalıdır.Bu nedenle iyotlu tuz yemek piştikten sonra yemeğe ilave edilmelidir.


Mavi forum

Her unutkanlık bunama mıdır?


Demans (bunama), çok defa ileri yaşlarda ortaya çıkan, yavaş ilerleyici bir hafıza-zeka kusuru, kendine ve çevreye ilgisizlik, duyularda azalma, düşünme ve ortama uymada aksaklıklardan oluşan klinik tablodur. Nörolog Doç. Dr. Serdar Dağ unutkanlık ile bunama arasındaki farkı Mynet okurları için yazdı.

Demans çoğunlukla yavaş gelişir ve yavaş ilerler. Sinsi klinik, hastalığın çevresi tarafından fark edilmesini geciktirir. En önemli belirtisi yakın geçmişle ilgili hafıza aksamasıdır. Buna karşın yıllar öncesinin olaylarını en ufak ayrıntılarına kadar anlatabilirler bu da hastanın yakınlarını yanıltır. Zamanla kişisel eşyaların yerini bulamama, odasının ve banyosunun yerini şaşırma çevredekilerini tanıyamama, üstüne gidildiğinde masal uydurma dikkati çeker.

Hafıza kadar zekada da bozukluklar görülür. Önemli ile önemsizi ayıramazlar, olaylardaki ortak noktayı bulup değerlendirme, yeni durumlara alışma ve uyma, imkansız hale gelir. Anlama zorlaşır, düşüncelerin ifadesi basitleşir.

Hafıza ve zekadaki bu aksamalar hastalığın başlangıç döneminde, kişinin kendine ve yakınlarına karşı bazı aleyhte girişimlerde bulunmasına sebep olabilir. Demans nöropsikiyatrik hastalıklar içinde adli tıp yönü en fazla olandır.

Çok kısa ve basit olarak demans çeşitlerine bir göz atarsak:

1) Sinir sistemini oluşturan hücrelerdeki hasardan kaynaklanan demanslar. Örnek: Alzheimer hastalığı

2) Beyindeki dolaşım eksikliğinden kaynaklanan demanslar. Örnek: Beyin kanamsından sonra oluşan demaslar, damar tıkanmasına bağlı gelişen demanslar.

3) Beynin ve omirlik kanalı içinde dolaşan sıvıdaki fazlalığa ve dolaşımdaki bozukluğa bağlı olarak gelişen demans. Örnek: Hidrosefali.

4)Tümorlere bağlı olarak gelişen demanslar

5) Vitamin eksikliğine bağlı olarak gelişen demanslar. Örnek: B12 vitamini eksikliği, Tiamin eksikliği vs.

6) Toksik ve metabolik nedenlere bağlı olarakgelişen demanslar.


Demans teşhisinin klinik olarak konulduğu hastaların yaklaşık % 45'inde belirli bir sebep saptanmamaktadır.Bunlarda yardımcı laboratuar yöntemleriyle sadece beyinde küçülme gösterilir.

Tedavi edilebilir bir sebebe bağlı olan demans hastalarının dışında kalan grup % 75 gibi oldukça yüksek orandadır.Bu grubunda büyük çoğunluğu Alzheimer hastalığı oluşturur.

Alzheimer hastalığı
En sık rastlanılan demans çeşididir. En çok görüldüğü dönem 50-60 yaş arasıdır. Hastalığın başlangıcını belirlemek güçtür. Sinsi başlar ve yavaş yavaş ilerler. Hafıza kaybı yeni öğretilen metaryaller için daha belirlidir. Tabloya genellikle bir depresyon hali hakimdir. Semptomlar giderek ilerler. Yardımcı laboratuar yöntemiyle herhangi bir bulguya rastlanmaz. Belirtilere idrar kaçırma, kişisel temizliğe dikkatsizlik gibi belirtiler eklenir. Hastalık ilerler.

Beynin damar hastalıklarında görülen demans genellikle Hipertansiyon ve damar tıkanmalarına bağlı olarak gelişir. Bu grubun içinde değerlendirilen multi-infarkt demansta erken devrede iki taraflı nörolojik belirtiler ortaya çıkar. Tomografide bilhassa temporal bölgede yerleşmiş değişik büyüklükte çok sayıda infarktlar dikkati çeker.


Diğer demanslara değinip fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Demansın birçok belirtisi ve bulgusu vardır. Dolayısıyla semptomların ve hastalığın tedavisi uzman bir hekim tarafından titizlikle yapılması gerekmektedir. Bu tedavide demansta görülen, depresyon, uyku bozukluğu, dolaşım bozukluğu, hezeyan, hayal görme vs gibi semptomlar teker teker tedavi edilmelidir.


Son yıllarda demans özellikle Alzheimer hastalığının sebep olduğu hasar hemen hemen anlaşılmış ve bu konu ile ilgili yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Buna yönelik bir çok ilaç piyasaya çıkmış olup olumlu sonuçlar alınmaktadır.


Demans tedavisinde en önemli özelliklerden bir tanesi de ailenin hastanın durumu ile ilgili bilgilendirilmesidir. Kısaca demans tedavisinde hastalığa neden olan etkenlerin yanında açığa çıkan semptomlarında ayrı ayrı tedavisi yapılmalı ve titizlikle takip edilmelidir.


Mavi forum