Saglık Takvimi
--------------------------------------------------------------------------------
VEREM HAFTASI
1-7 OCAK
KÖRLER HAFTASI/BEYAZ BASTON
7-14 OCAK
CÜZZAM HAFTASI
25-31 OCAK
SİGARAYI BIRAKMA GÜNÜ
7- ŞUBAT
SİGARAYI BOYKOT GÜNÜ
9- ŞUBAT
YEŞİLAY HAFTASI
1-7 MART
TIP BAYRAMI
14-MART
KANSER HAFTASI
1-7 MART
DÜNYA SAĞLIK GÜNÜ
07-NİSAN
SAĞLIK HAFTASI
7-14 NİSAN
KALP HAFTASI
12-18 NİSAN
DÜNYA HEMOFİLİ GÜNÜ
17-NİSAN
EBELER HAFTASI
21-28 NİSAN
SAKATLAR HAFTASI
5-10 MAYIS(5 sakatlar günü)
HEMŞİRELİK HAFTASI
12-18 MAYIS
ECZACILIK GÜNÜ
14-MAYIS
DÜNYA TÜTÜNSÜZ GÜNÜ
31-MAYIS
LÖSEMİ HAFTSI
30 MAYIS-5HAZİRAN
DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ
5- HAZİRAN
DİYETİSYENLER GÜNÜ
6-HAZİRAN
DÜNYA NÜFUS GÜNÜ
11-TEMMUZ
HALK SAĞLIĞI HAFTASI
3-9 EYLÜL
DÜNYA EMZİRME GÜNÜ
1-7 EKİM
DÜNYA RUH SAĞLIĞI HAFTASI
10-EKİM
DÜNYA GIDA GÜNÜ
16-EKİM
HASTA HAKLARI GÜNÜ
26-EKİM
KIZILAYHAFTASI
28EKİM-3KASIM
DİÜNYA DİYABETİK GÜNÜ
13-KASIM
DİŞ HEKİMLERİ HAFTASI
22-27 KASIM
DÜNYA AİDS GÜNÜ
01-ARALIK
DÜNYA ASTIMLILAR GÜNÜ
11-ARALIK
Mavi forum
21 Mayıs 2007 Pazartesi
Ayvadan baklaya sağlıklı besinler
ADAÇAYI
Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Kan dolaşımını hızlandırır. Kanamaları keser. Göğsü yumuşatır. Öksürüğü keser. Astım hastaları için yararlıdır.Böbrekleri çalıştırır.
AHUDUDU
Taze ve olgun döneminde ahududu yemek çok şifalıdır.Vücuttaki toksinleri dışarı atar, kanı temizler, kuvvet ve canlılık verir. Ayrıca, çiçeği bulup kaynatabilirseniz, bu su, hem göz hem bademcik iltihaplarında tedavi edici rol oynar.
ANASON
Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser.
ASMA
Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.
AYRIKOTU
İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.
AYVA
Şeker ve tanen gibi maddeler ihtiva eder. Vitamini boldur, ishal kesmek için en iyi ilaçtır. Bilhassa çocuk ishallerinde kullanılır. Hastaya günde 30 gr'dan 10 gr'a kadar ayva şurubu verilebilir. Çekirdekleri bazı ekzamalarda çok iyi sonuç verir.
BADEMYAĞI
Küçük çocukların kabızlığnda 1 çay kaşığı verilirse iyi gelir. 1 ölçü bademyağı 9 ölçü acı kuyu suyuna karıştırıldığında yanıklara karşı birebirdir. Derinin su toplamasını önler.
BAKLA
Çiçeği ilaç olarak kullanılır. İdrar söktürücüdür. Vücuttaki zehirleri atar. Böbreklerinde taş olanlar bu ilaçtan çok fayda görür.
BAL
Besinlerin en güzelidir. Kuvvet, canlılık verir, nekahat döneminde hastanın ayağa kalkmasına yardım eder.Kansızlığa,zayıflığa iyi gelir. Çocuklarda bağırsakları yumuşatır, kabızlığa iyi gelir.
BROKOLİ
Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler.
BUZ
Türlü sebeplerden doğan bulantı ve kusmalarda, akciğer ya da mideden kan gelme halinde hastaya ufak buz parçaları yutturmak faydalıdır. Apandisitli hastaların karnına, beynine kan hücum etmiş kimselerin başına buz parçası koymak iyi gelir. Büyük baş ağrılarında da buz torbası ağrı keser. Önemli not: Buz kesesini daima ve muhakkak ki iki yün parçası arasında tutarak uygulayın.
ÇAY
Bilinen özelliklerin üstüne, iyi bir idrar söktürücüdür. Hazımsızlıkları da düzeltir.
ÇÖREKOTU
İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa baş ağrısını keser.
DEFNE
Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar. Sinir ağrılarını dindirir.
DEREOTU
Yemeklerimizin, salatalarımızın bu süsü, aynı zamanda iştah açar, kuvvet, çeviklik verir, bağırsak gazlarını giderir. Hazmı kolaylaştırır, hiç bir zararı yoktur.
DEVEDİKENİ
Ateş düşürür. Terletir ve vücuda rahatlık verir.
DOMATES
Vitamin deposudur. özellikle A vitamini bakımından çok zengindir. Fakat içinde oksalat denen bir madde olduğundan böbreklerinde taş ve kum olanların fazla yemeleri iyi değildir.
DUT
Beyaz dutun yaprakları idrar söktürücüdür. 7 gr. kadar yaprak 250 gr. suda haşlanıp içilirse hemen etkisi görülür. Karadut daha çok doktorlukta kullanılır. Karadut şurubu ağızda, diş etlerinde meydana gelen iltihapları iyileştirir. Bir parça hatmi çiçeğini haşlayıp içine dut şurubu konularak gargara yapılırsa bademcik iltihapları geçebilir .Küçük çocukların ağız ve diş iltihaplarında en çok kullanılan ev ilacı dut şurubudur. Yutulsa bile hiç bir zararlı etkisi yoktur.
EBEGÜMECİ
Göğsü yumuşatır. Öksürük keser. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder.
ELMA ÇAYI
Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. İdrar söktürür. Vücuttaki zararlı meddalerin atılmasına yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesini sağlar. Hazmı kolaylaştırır. Kanı temizler. Kolesterolü düşürür. Kabızlığı giderir. Şeker hastalarına faydalıdır. Öksürüğü keser. Ateşi düşürür. Ucukları giderir.
ELMA SİRKESİ
Kilo vermede yardımcı olur. Cilt sağlığında önemli rolü vardır. Hazım ve dolaşım sistemlerine faydası vardır. Vucudu temizler.
ENGİNAR
Karaciğer ve böbrek yetersizliğinde, bunların sancılarında, sarılık ve gut hastalıklarında, aşırı şişmanlıkta, kurdeşende, romatizmada ve egzamada oldukça faydalıdır. Kan dolaşımını düzeltir. Kolestrolün neden olduğu damar sertleşmelerinde, kalp sancıları, enfarktüs, beyin kanamaları gibi rahatsızlıkların önleyicisidir.
FESLEĞEN
Öksürüğü keser. Baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder. Fesleğen kokusu, sivrisinek ve tahtakurusu gibi haşaratları kaçırır.
FINDIK
Fındık yapraklarının 25 gramı 1 lt. suda haşlanıp içildiğinde kanı temizler.
GELİNCİK
Nefes darlığı, astım ve bronşitte rahatlık verir. Kan tükürme ve kusmayı önler. Yanıkları iyileştirir.
GÜL YAPRAĞI
Özellikle kırmızı gülün yaprakları kullanılır. 20 gr. gül 1 lt. suda haşlanarak bir fincan içildiğinde ishali keser. Aynı su ise yapılan gargara bademciklerde, göz banyosu da gözlerdeki iltihaplara iyi gelir.
HAVUÇ
Mutfaklarımıza kadar girmiş olan bu bitki diüretik ve stimülan etkileri ile bilinir. Ayrıca zengin bir Vitamin E ve Karoten kaynağıdır. Havuç çekirdekleri karminatif ve stimülandır. Flatulens,dizanteri ve kronik öksürükte çok faydalıdır.
IHLAMUR
Sinirleri kuvvetlendirir. Uyku verir. Kansızlığı giderir. Böbrek ve mesaneyi temizler. Grip ve soğuk algınlığı şikayetlerini giderir. Göğüs ve bronşları yumuşatır. Kabızlığı ve barsak spazmını giderir. Saç dökülmesini önler. Dıştan lokal veya tam banyo halinde alınırsa cildi yumuşatır.
ISIRGAN OTU
Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.
ISPANAK
Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze.
KABAK
Pek çok çeşidi içinden ilaç olarak kullanılan helvacı kabağıdır. Bildiğimiz kabak çekirdekleri helvacı kabağındandır. Tenya denilen bağırsak kurtlarını dökmede tuzsuz kabak çekirdeği harika bir ilaçtır. Hem çok etkin, hem de tümüyle zararsızdır. Çocuklara 40 gr. büyüklere 100gr. kabak çekirdeği verildiğinde, tenya denen sinir bozucu parazitten kolayca kurtulmaları sağlanır.
KARABİBER
Karabiber, az miktarda yemekle birlikte alındığında hem iştah açar, hem hazmı tanzim eder. Ev ilacı olarak, karabiber ıhlamura karıştırılıp içilirse mide sancılarını kesmekle bire birdir. Yalnız tahriş edici olduğundan az miktarda kullanılması şarttır.
KARANFİL
Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar.
PAPATYA ÇAYI
Spazm çözücü, gaz gidericidir. İltihapları iyileştirir. Ülsere karşı koruyucu etkisi vardır. Ağrılı adet şikayetlerini giderir. Bağırsakları çalıştırır. Romatizma ağrılarını hafifletir. Gargara suyu halinde kullanıldığında ağız ve boğaz yaralarını giderir.Papatya suyu ile sabah akşam göz banyosu yapıldığında, çapaklar engellenir. Saça sürülüp güneşe çıkıldığında saçın rengini açar.
PIRASA
İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.
SOĞAN VE SARMISAK
Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor. Önemli miktarda germanyum ihtiva eder. Bu element antibiyotik etkilidir, vücudun bağışıklık sistemini destekler, fiziksel dayanıklılığı arttırır. Ayrıca sarımsak kan basıncını düzenler ve kolesterolü düşürür.
SOYA
Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve bu da kadın bünyesi için son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır.
TARÇIN
Ruhi sıkıntıları giderir. Sürmenajda faydalıdır. Kalbi kuvvetlendirir. İştah açar, hazmı kolaylaştırır.
TERE
İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. İdrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler.
TURP
İştah açar. Uyarıcı, idrar söktürücü, solunum sistemindeki birikintileri atmaya yardımcı olur.
YULAF
Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır. Besin değeri yüksek bir diyet ürünüdür. Dengeli bir diyet için kullanılmasında fayda vardır.
ZENCEFİL
İştah açar. Kusmayı önler. Bağırsak bozukluklarını giderir.
ZEYTİNYAĞI
Kolestrolü düşürür. Cilt aierjilerine iyi gelir. Kanser riskini azaltır. Kalp damar tıkanıklıklarının giderilmesinde yardımcı olur.
Mavi forum
Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Kan dolaşımını hızlandırır. Kanamaları keser. Göğsü yumuşatır. Öksürüğü keser. Astım hastaları için yararlıdır.Böbrekleri çalıştırır.
AHUDUDU
Taze ve olgun döneminde ahududu yemek çok şifalıdır.Vücuttaki toksinleri dışarı atar, kanı temizler, kuvvet ve canlılık verir. Ayrıca, çiçeği bulup kaynatabilirseniz, bu su, hem göz hem bademcik iltihaplarında tedavi edici rol oynar.
ANASON
Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser.
ASMA
Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.
AYRIKOTU
İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.
AYVA
Şeker ve tanen gibi maddeler ihtiva eder. Vitamini boldur, ishal kesmek için en iyi ilaçtır. Bilhassa çocuk ishallerinde kullanılır. Hastaya günde 30 gr'dan 10 gr'a kadar ayva şurubu verilebilir. Çekirdekleri bazı ekzamalarda çok iyi sonuç verir.
BADEMYAĞI
Küçük çocukların kabızlığnda 1 çay kaşığı verilirse iyi gelir. 1 ölçü bademyağı 9 ölçü acı kuyu suyuna karıştırıldığında yanıklara karşı birebirdir. Derinin su toplamasını önler.
BAKLA
Çiçeği ilaç olarak kullanılır. İdrar söktürücüdür. Vücuttaki zehirleri atar. Böbreklerinde taş olanlar bu ilaçtan çok fayda görür.
BAL
Besinlerin en güzelidir. Kuvvet, canlılık verir, nekahat döneminde hastanın ayağa kalkmasına yardım eder.Kansızlığa,zayıflığa iyi gelir. Çocuklarda bağırsakları yumuşatır, kabızlığa iyi gelir.
BROKOLİ
Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler.
BUZ
Türlü sebeplerden doğan bulantı ve kusmalarda, akciğer ya da mideden kan gelme halinde hastaya ufak buz parçaları yutturmak faydalıdır. Apandisitli hastaların karnına, beynine kan hücum etmiş kimselerin başına buz parçası koymak iyi gelir. Büyük baş ağrılarında da buz torbası ağrı keser. Önemli not: Buz kesesini daima ve muhakkak ki iki yün parçası arasında tutarak uygulayın.
ÇAY
Bilinen özelliklerin üstüne, iyi bir idrar söktürücüdür. Hazımsızlıkları da düzeltir.
ÇÖREKOTU
İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa baş ağrısını keser.
DEFNE
Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar. Sinir ağrılarını dindirir.
DEREOTU
Yemeklerimizin, salatalarımızın bu süsü, aynı zamanda iştah açar, kuvvet, çeviklik verir, bağırsak gazlarını giderir. Hazmı kolaylaştırır, hiç bir zararı yoktur.
DEVEDİKENİ
Ateş düşürür. Terletir ve vücuda rahatlık verir.
DOMATES
Vitamin deposudur. özellikle A vitamini bakımından çok zengindir. Fakat içinde oksalat denen bir madde olduğundan böbreklerinde taş ve kum olanların fazla yemeleri iyi değildir.
DUT
Beyaz dutun yaprakları idrar söktürücüdür. 7 gr. kadar yaprak 250 gr. suda haşlanıp içilirse hemen etkisi görülür. Karadut daha çok doktorlukta kullanılır. Karadut şurubu ağızda, diş etlerinde meydana gelen iltihapları iyileştirir. Bir parça hatmi çiçeğini haşlayıp içine dut şurubu konularak gargara yapılırsa bademcik iltihapları geçebilir .Küçük çocukların ağız ve diş iltihaplarında en çok kullanılan ev ilacı dut şurubudur. Yutulsa bile hiç bir zararlı etkisi yoktur.
EBEGÜMECİ
Göğsü yumuşatır. Öksürük keser. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder.
ELMA ÇAYI
Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. İdrar söktürür. Vücuttaki zararlı meddalerin atılmasına yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesini sağlar. Hazmı kolaylaştırır. Kanı temizler. Kolesterolü düşürür. Kabızlığı giderir. Şeker hastalarına faydalıdır. Öksürüğü keser. Ateşi düşürür. Ucukları giderir.
ELMA SİRKESİ
Kilo vermede yardımcı olur. Cilt sağlığında önemli rolü vardır. Hazım ve dolaşım sistemlerine faydası vardır. Vucudu temizler.
ENGİNAR
Karaciğer ve böbrek yetersizliğinde, bunların sancılarında, sarılık ve gut hastalıklarında, aşırı şişmanlıkta, kurdeşende, romatizmada ve egzamada oldukça faydalıdır. Kan dolaşımını düzeltir. Kolestrolün neden olduğu damar sertleşmelerinde, kalp sancıları, enfarktüs, beyin kanamaları gibi rahatsızlıkların önleyicisidir.
FESLEĞEN
Öksürüğü keser. Baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder. Fesleğen kokusu, sivrisinek ve tahtakurusu gibi haşaratları kaçırır.
FINDIK
Fındık yapraklarının 25 gramı 1 lt. suda haşlanıp içildiğinde kanı temizler.
GELİNCİK
Nefes darlığı, astım ve bronşitte rahatlık verir. Kan tükürme ve kusmayı önler. Yanıkları iyileştirir.
GÜL YAPRAĞI
Özellikle kırmızı gülün yaprakları kullanılır. 20 gr. gül 1 lt. suda haşlanarak bir fincan içildiğinde ishali keser. Aynı su ise yapılan gargara bademciklerde, göz banyosu da gözlerdeki iltihaplara iyi gelir.
HAVUÇ
Mutfaklarımıza kadar girmiş olan bu bitki diüretik ve stimülan etkileri ile bilinir. Ayrıca zengin bir Vitamin E ve Karoten kaynağıdır. Havuç çekirdekleri karminatif ve stimülandır. Flatulens,dizanteri ve kronik öksürükte çok faydalıdır.
IHLAMUR
Sinirleri kuvvetlendirir. Uyku verir. Kansızlığı giderir. Böbrek ve mesaneyi temizler. Grip ve soğuk algınlığı şikayetlerini giderir. Göğüs ve bronşları yumuşatır. Kabızlığı ve barsak spazmını giderir. Saç dökülmesini önler. Dıştan lokal veya tam banyo halinde alınırsa cildi yumuşatır.
ISIRGAN OTU
Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.
ISPANAK
Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze.
KABAK
Pek çok çeşidi içinden ilaç olarak kullanılan helvacı kabağıdır. Bildiğimiz kabak çekirdekleri helvacı kabağındandır. Tenya denilen bağırsak kurtlarını dökmede tuzsuz kabak çekirdeği harika bir ilaçtır. Hem çok etkin, hem de tümüyle zararsızdır. Çocuklara 40 gr. büyüklere 100gr. kabak çekirdeği verildiğinde, tenya denen sinir bozucu parazitten kolayca kurtulmaları sağlanır.
KARABİBER
Karabiber, az miktarda yemekle birlikte alındığında hem iştah açar, hem hazmı tanzim eder. Ev ilacı olarak, karabiber ıhlamura karıştırılıp içilirse mide sancılarını kesmekle bire birdir. Yalnız tahriş edici olduğundan az miktarda kullanılması şarttır.
KARANFİL
Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar.
PAPATYA ÇAYI
Spazm çözücü, gaz gidericidir. İltihapları iyileştirir. Ülsere karşı koruyucu etkisi vardır. Ağrılı adet şikayetlerini giderir. Bağırsakları çalıştırır. Romatizma ağrılarını hafifletir. Gargara suyu halinde kullanıldığında ağız ve boğaz yaralarını giderir.Papatya suyu ile sabah akşam göz banyosu yapıldığında, çapaklar engellenir. Saça sürülüp güneşe çıkıldığında saçın rengini açar.
PIRASA
İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.
SOĞAN VE SARMISAK
Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor. Önemli miktarda germanyum ihtiva eder. Bu element antibiyotik etkilidir, vücudun bağışıklık sistemini destekler, fiziksel dayanıklılığı arttırır. Ayrıca sarımsak kan basıncını düzenler ve kolesterolü düşürür.
SOYA
Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve bu da kadın bünyesi için son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır.
TARÇIN
Ruhi sıkıntıları giderir. Sürmenajda faydalıdır. Kalbi kuvvetlendirir. İştah açar, hazmı kolaylaştırır.
TERE
İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. İdrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler.
TURP
İştah açar. Uyarıcı, idrar söktürücü, solunum sistemindeki birikintileri atmaya yardımcı olur.
YULAF
Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır. Besin değeri yüksek bir diyet ürünüdür. Dengeli bir diyet için kullanılmasında fayda vardır.
ZENCEFİL
İştah açar. Kusmayı önler. Bağırsak bozukluklarını giderir.
ZEYTİNYAĞI
Kolestrolü düşürür. Cilt aierjilerine iyi gelir. Kanser riskini azaltır. Kalp damar tıkanıklıklarının giderilmesinde yardımcı olur.
Mavi forum
AIDS, Orta =?ISO-8859-1?Q?Asya=92da t=FDrman=FD=FEta?=
AIDS, Orta Asya'da tırmanışta
Bilim adamlarına göre hastalık Orta Asya ve Doğu Avrupa'da çok arttı.
- Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen 3. AIDS Konferansı'nda hastalıkla ilgili çarpıcı bulgular açıklanıyor. Bilim adamlarına göre Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinde AIDS vakalarında patlama yaşanıyor.
Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde devam eden Uluslararası AIDS Konferansı'na katılan bilim adamları Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinde AIDS vakalarında patlama yaşandığı uyarısında bulundular. AIDS'teki bu artışın en önemli nedeni olarak ise Afganistan kaynaklı uyuşturucu miktarındaki artış gösteriliyor.
Konferansta dile getirilen bir başka önemli bulgu da hastalığın, nispeten daha az sayıda HIV vakasının bulunduğu bölgelere doğru yayılmaya devam etmesi. Tacikistan, Özbekistan, İran, Belarus, Ukrayna ve Moldova'dan yeni AIDS salgını görülecek ülkeler olarak dile getiriliyor.
Amerika Birleşik Devletleri John Hopkins Üniveristesinden Profesör Chris Beyrer'e göre salgın bölge üzerindeki eroin trafiğini takip ediyor. Beyrer, "Herşeyden önce, haşhaş ekiminde ve Afganistan'dan yapılan eroin ticaretinde büyük bir artış söz konusu. Dolayısıyla, kamyonunda çok miktarda eroin taşıyan bir şoför, Afganistan'dan yola çıkıyor, Orta Asya'da ilerliyor, eski Sovyetler Birliği üzerinden Doğu Avrupa'ya kadar geliyor" diyor.
Beyrer, eroin kullanan kişilerin daha çok genç erkekler olduğuna ve bu grubun da cinsel olarak aktif bir dönemde bulunduklarına işaret ederek, HIV virüsünün nüfusun daha büyük bir kesimine sadece birkaç yıl içinde yayılabileceğini belirtiyor.
Bölgede, steril iğne kullanımını ya da uyuşturucuyla mücadeleyi teşvik eden programlar yok denebilecek kadar sınırlı sayıda. Uyuşturucu bağımlılarının sadece yüzde 10'u bu programlardan faydalanabiliyor. Bilim adamları, bu programlara kolaylıkla ulaşılabilmesi gerektiğini savunuyor.
Ancak uyuşturucuyla mücadele için öngörülen yöntemler bu ülkelerin bazılarında yasa dışı kabul ediliyor ve hükümetler bu konudaki tutumlarını değiştirmedikleri sürece, bölgede yeni bir HIV salgını kaçınılmaz görünüyor.
Mavi forum
Bilim adamlarına göre hastalık Orta Asya ve Doğu Avrupa'da çok arttı.
- Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen 3. AIDS Konferansı'nda hastalıkla ilgili çarpıcı bulgular açıklanıyor. Bilim adamlarına göre Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinde AIDS vakalarında patlama yaşanıyor.
Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde devam eden Uluslararası AIDS Konferansı'na katılan bilim adamları Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkelerinde AIDS vakalarında patlama yaşandığı uyarısında bulundular. AIDS'teki bu artışın en önemli nedeni olarak ise Afganistan kaynaklı uyuşturucu miktarındaki artış gösteriliyor.
Konferansta dile getirilen bir başka önemli bulgu da hastalığın, nispeten daha az sayıda HIV vakasının bulunduğu bölgelere doğru yayılmaya devam etmesi. Tacikistan, Özbekistan, İran, Belarus, Ukrayna ve Moldova'dan yeni AIDS salgını görülecek ülkeler olarak dile getiriliyor.
Amerika Birleşik Devletleri John Hopkins Üniveristesinden Profesör Chris Beyrer'e göre salgın bölge üzerindeki eroin trafiğini takip ediyor. Beyrer, "Herşeyden önce, haşhaş ekiminde ve Afganistan'dan yapılan eroin ticaretinde büyük bir artış söz konusu. Dolayısıyla, kamyonunda çok miktarda eroin taşıyan bir şoför, Afganistan'dan yola çıkıyor, Orta Asya'da ilerliyor, eski Sovyetler Birliği üzerinden Doğu Avrupa'ya kadar geliyor" diyor.
Beyrer, eroin kullanan kişilerin daha çok genç erkekler olduğuna ve bu grubun da cinsel olarak aktif bir dönemde bulunduklarına işaret ederek, HIV virüsünün nüfusun daha büyük bir kesimine sadece birkaç yıl içinde yayılabileceğini belirtiyor.
Bölgede, steril iğne kullanımını ya da uyuşturucuyla mücadeleyi teşvik eden programlar yok denebilecek kadar sınırlı sayıda. Uyuşturucu bağımlılarının sadece yüzde 10'u bu programlardan faydalanabiliyor. Bilim adamları, bu programlara kolaylıkla ulaşılabilmesi gerektiğini savunuyor.
Ancak uyuşturucuyla mücadele için öngörülen yöntemler bu ülkelerin bazılarında yasa dışı kabul ediliyor ve hükümetler bu konudaki tutumlarını değiştirmedikleri sürece, bölgede yeni bir HIV salgını kaçınılmaz görünüyor.
Mavi forum
Þiþmanlýk kanser riskini artýrýyor
Şişmanlık kanser riskini artırıyor
Kanser vakalarının yüzde 35'inin beslenmeye bağlı olduğunu bildiren Sağlık Bakanlığı, şişman kişilerde kanser riskinin iki kat daha fazla olduğunu vurguladı.
Güncelleme: 10:03 ET 10 Ağustos 2005 ÇarşambaANKARA - Sağlık Bakanlığı, kanser konusunda uyardı: Şişmanlarda, kanser riski iki kat daha fazla. Kanser vakalarının yüzde 35'i beslenmeye bağlı. Sigara içmeyen akciğer kanserli hastaların yüzde 33'ü, sigara içen bir kişiyle birlikte yaşıyor. Hayvansal yağ tüketimini azaltın, bol lifli beslenin. Radyolojik tetkikleri doktor tavsiyesi alarak yaptırın. Bebek ve çocukları televizyon, bilgisayar gibi radyasyon yayan cihazlardan uzak tutun...
Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı'nca yapılan açıklamada, kanser konusunda vatandaşlara uyarılar yapıldı.
Açıklamada, dünyada en önemli halk sağlığı sorunu olarak kabul edilen kanser hastalığının, Türkiye'deki ölümlerde kalp-damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer aldığı belirtilerek, Türkiye'de özellikle yoğun sigara tüketiminin yol açtığı kanser vakalarının önemli bir sağlık sorunu olduğu vurgulandı.
Sigara içmeyen akciğer kanserli hastaların yüzde 33'ünün, sigara içen bir kişiyle birlikte yaşadığına dikkat çekilen açıklamada, bu kişilerde görülen akciğer kanserlerinin nedeninin çocukluk çağı veya erişkin dönemdeki pasif içicilik olduğu kaydedildi.
ŞİŞMANLAR İKİ KAT RİSK ALTINDA
Açıklamada, kanser olgularının önemli bir bölümünün ise çevresel etkenlere bağlı olduğu, bunlar arasında beslenmenin önemli yer tuttuğubelirtildi. Kadınlar ve erkeklerde görülen kanser vakalarının yüzde 35'inin beslenmeye bağlı olduğu bildirilen açıklamada, şişman kişilerde, kanser riskinin iki kat daha fazla olduğu vurgulandı. Açıklamada, vatandaşlara beslenme konusunda şu uyarılarda bulunuldu:
Hayvansal yağ tüketimini azaltın, az yağlı, bol lifli beslenin, kepek, yulaf gibi lif açısından zengin besinleri tercih edin, bol miktarda sebze-meyve tüketin, kırmızı et yerine tavuk, balık veya kurubaklagilleri tercih edin.
Yağsız beslenmeye özen gösterin, yemekleri kızartmak yerine haşlayın veya buharda pişirin, kimyasal koruyuculu hazır yiyecekler yerine doğal besinleri tercih edin.
Düzenli olarak süt veya süt ürünlerini tüketin, mangal gibi ateşte pişirme yönteminin tercih etmeyin.
MUSLUK SUYUNU AKITARAK KULLANIN
Açıklamada, cilt kanserinin en önemli etkeni sayılan ultraviyole ışınları konusunda da uyarılar yapılarak, özellikle yaz aylarında, güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında, güneşışınlarından korunmanın önemli olduğu ifade edildi.
Kanserle mücadelede, "güvenli su kullanımı, hava kirliliği ve radyasyondan korunma"nın da önemli olduğu belirtilen açıklamada, "Pişirme, içme ve bebek maması hazırlamak için sıcak su musluğunu kullanmayın. Musluk 6 saat ve üzeri kullanılmamışsa, suyu akıtarak kullanın. Satın alınan suların içinde yer alan maddelere ve özellikle damacana sularının izin belgelerine dikkat edin" uyarıları yapıldı.
ÇOCUKLARI TV VE BİLGİSAYARDAN UZAK TUTUN
Açıklamada, çoğu kanser yapan 188 tehlikeli hava kirleticisi bulunduğu, kapalı ortamda, sigara dumanı, soba ve benzeri ısıtıcılar, boya malzemeleri, bina yapı malzemeleri, halı, parke gibi döşemeler, temizlik malzemelerinin, hava kirleticileri içinde yer aldığı bildirildi. Açıklamada, şöyle denildi:
Böcek öldürücülerden kaçınılmalı, bu mümkün değilse kullanılan ortama belli bir süre girilmemelidir.
Radyasyon, cilt, akciğer, kan, kemik, karaciğer, meme, rahim ağzı,tiroid ve kemik iliği gibi birçok kanser türüne yol açar. Bu nedenle radyolojik tetkikleri ancak doktor tavsiyesi alarak yaptırın, bebek veçocukları televizyon, bilgisayar gibi radyasyon yayan cihazlardan uzaktutun.
Halkın kanser hastalığının nedenleri ve belirtileri ile hastalıktan korunma ve erken tanı konularında bilgilendirilmesinin, hastalıkla mücadelede çok önemli rol oynadığı vurgulanan açıklamada; kanserde erken teşhis ve tedavinin hayat kurtardığına dikkat çekildi.
Mavi forum
Kanser vakalarının yüzde 35'inin beslenmeye bağlı olduğunu bildiren Sağlık Bakanlığı, şişman kişilerde kanser riskinin iki kat daha fazla olduğunu vurguladı.
Güncelleme: 10:03 ET 10 Ağustos 2005 ÇarşambaANKARA - Sağlık Bakanlığı, kanser konusunda uyardı: Şişmanlarda, kanser riski iki kat daha fazla. Kanser vakalarının yüzde 35'i beslenmeye bağlı. Sigara içmeyen akciğer kanserli hastaların yüzde 33'ü, sigara içen bir kişiyle birlikte yaşıyor. Hayvansal yağ tüketimini azaltın, bol lifli beslenin. Radyolojik tetkikleri doktor tavsiyesi alarak yaptırın. Bebek ve çocukları televizyon, bilgisayar gibi radyasyon yayan cihazlardan uzak tutun...
Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı'nca yapılan açıklamada, kanser konusunda vatandaşlara uyarılar yapıldı.
Açıklamada, dünyada en önemli halk sağlığı sorunu olarak kabul edilen kanser hastalığının, Türkiye'deki ölümlerde kalp-damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer aldığı belirtilerek, Türkiye'de özellikle yoğun sigara tüketiminin yol açtığı kanser vakalarının önemli bir sağlık sorunu olduğu vurgulandı.
Sigara içmeyen akciğer kanserli hastaların yüzde 33'ünün, sigara içen bir kişiyle birlikte yaşadığına dikkat çekilen açıklamada, bu kişilerde görülen akciğer kanserlerinin nedeninin çocukluk çağı veya erişkin dönemdeki pasif içicilik olduğu kaydedildi.
ŞİŞMANLAR İKİ KAT RİSK ALTINDA
Açıklamada, kanser olgularının önemli bir bölümünün ise çevresel etkenlere bağlı olduğu, bunlar arasında beslenmenin önemli yer tuttuğubelirtildi. Kadınlar ve erkeklerde görülen kanser vakalarının yüzde 35'inin beslenmeye bağlı olduğu bildirilen açıklamada, şişman kişilerde, kanser riskinin iki kat daha fazla olduğu vurgulandı. Açıklamada, vatandaşlara beslenme konusunda şu uyarılarda bulunuldu:
Hayvansal yağ tüketimini azaltın, az yağlı, bol lifli beslenin, kepek, yulaf gibi lif açısından zengin besinleri tercih edin, bol miktarda sebze-meyve tüketin, kırmızı et yerine tavuk, balık veya kurubaklagilleri tercih edin.
Yağsız beslenmeye özen gösterin, yemekleri kızartmak yerine haşlayın veya buharda pişirin, kimyasal koruyuculu hazır yiyecekler yerine doğal besinleri tercih edin.
Düzenli olarak süt veya süt ürünlerini tüketin, mangal gibi ateşte pişirme yönteminin tercih etmeyin.
MUSLUK SUYUNU AKITARAK KULLANIN
Açıklamada, cilt kanserinin en önemli etkeni sayılan ultraviyole ışınları konusunda da uyarılar yapılarak, özellikle yaz aylarında, güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında, güneşışınlarından korunmanın önemli olduğu ifade edildi.
Kanserle mücadelede, "güvenli su kullanımı, hava kirliliği ve radyasyondan korunma"nın da önemli olduğu belirtilen açıklamada, "Pişirme, içme ve bebek maması hazırlamak için sıcak su musluğunu kullanmayın. Musluk 6 saat ve üzeri kullanılmamışsa, suyu akıtarak kullanın. Satın alınan suların içinde yer alan maddelere ve özellikle damacana sularının izin belgelerine dikkat edin" uyarıları yapıldı.
ÇOCUKLARI TV VE BİLGİSAYARDAN UZAK TUTUN
Açıklamada, çoğu kanser yapan 188 tehlikeli hava kirleticisi bulunduğu, kapalı ortamda, sigara dumanı, soba ve benzeri ısıtıcılar, boya malzemeleri, bina yapı malzemeleri, halı, parke gibi döşemeler, temizlik malzemelerinin, hava kirleticileri içinde yer aldığı bildirildi. Açıklamada, şöyle denildi:
Böcek öldürücülerden kaçınılmalı, bu mümkün değilse kullanılan ortama belli bir süre girilmemelidir.
Radyasyon, cilt, akciğer, kan, kemik, karaciğer, meme, rahim ağzı,tiroid ve kemik iliği gibi birçok kanser türüne yol açar. Bu nedenle radyolojik tetkikleri ancak doktor tavsiyesi alarak yaptırın, bebek veçocukları televizyon, bilgisayar gibi radyasyon yayan cihazlardan uzaktutun.
Halkın kanser hastalığının nedenleri ve belirtileri ile hastalıktan korunma ve erken tanı konularında bilgilendirilmesinin, hastalıkla mücadelede çok önemli rol oynadığı vurgulanan açıklamada; kanserde erken teşhis ve tedavinin hayat kurtardığına dikkat çekildi.
Mavi forum
=?ISO-8859-1?Q?K=FDzlara k=FDzarm=FD=FE?= patates uyarýsý
Kızlara kızarmış patates uyarısı
Kızarmış patatesi çok yiyen küçük kız çocuklarında göğüs kanseri riskinin arttığı ileri sürüldü.
- Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde yapılan araştırmada, 3 ile 5 yaşları arasındaki kız çocuklarının haftada yediği her bir porsiyonluk kızarmış patatesin, gelecekte göğüs kanserine yakalanma riskini yüzde 27 oranında artırdığı savunuldu.
Araştırmaya önderlik eden Harvard Tıp Fakültesi'nden Dr. Karin Michels, "Küçük yaşlarda yenilen yiyeceklerin, kadınların daha ileri yaşlarda geçirdikleri hastalıklar üzerine rol oynayabildiği yönünde giderek daha fazla bulgu elde ediliyor" dedi.
Araştırmacıların, International Journal of Cancer adlı dergide yayımladığı makaleye göre söz konusu araştırma, göğüs kanseri hastası 582 kadın ve bu hastalığa yakalanmayan bin 569 kadın üzerinde yapıldı. Bu kadınların beslenme biçimleri incelendi ve annelerine de küçük yaşlardaki beslenme alışkanlıkları soruldu. Sonuçta, annelerinin ifadesine göre küçüklükte çok patates kızartması yiyen kadınların göğüs kanserine yakalanması riskinin arttığı bulgusu ortaya çıktı.
Ancak; Dr. Michels, bu araştırmanın sonuçlarının yine de kuşkuya açık olduğunu, çünkü bulguların annelerin çocuklarının beslenme biçimini nasıl hatırladığına bağlı olduğunu ve bunun tam doğruluk derecesinin bilinmediğini belirtti. Michels, araştırmaya göre bazılarınca "sağlıksız" olarak kabul edilen sosisli sandviç ve dondurma gibi yiyeceklerle göğüs kanseri arasında ise bir bağlantı görülmediğini söyledi.
ABD'de göğüs kanserinden her yıl 40 bin kadının yaşamını yitirdiğikaydediliyor.
Mavi forum
Kızarmış patatesi çok yiyen küçük kız çocuklarında göğüs kanseri riskinin arttığı ileri sürüldü.
- Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde yapılan araştırmada, 3 ile 5 yaşları arasındaki kız çocuklarının haftada yediği her bir porsiyonluk kızarmış patatesin, gelecekte göğüs kanserine yakalanma riskini yüzde 27 oranında artırdığı savunuldu.
Araştırmaya önderlik eden Harvard Tıp Fakültesi'nden Dr. Karin Michels, "Küçük yaşlarda yenilen yiyeceklerin, kadınların daha ileri yaşlarda geçirdikleri hastalıklar üzerine rol oynayabildiği yönünde giderek daha fazla bulgu elde ediliyor" dedi.
Araştırmacıların, International Journal of Cancer adlı dergide yayımladığı makaleye göre söz konusu araştırma, göğüs kanseri hastası 582 kadın ve bu hastalığa yakalanmayan bin 569 kadın üzerinde yapıldı. Bu kadınların beslenme biçimleri incelendi ve annelerine de küçük yaşlardaki beslenme alışkanlıkları soruldu. Sonuçta, annelerinin ifadesine göre küçüklükte çok patates kızartması yiyen kadınların göğüs kanserine yakalanması riskinin arttığı bulgusu ortaya çıktı.
Ancak; Dr. Michels, bu araştırmanın sonuçlarının yine de kuşkuya açık olduğunu, çünkü bulguların annelerin çocuklarının beslenme biçimini nasıl hatırladığına bağlı olduğunu ve bunun tam doğruluk derecesinin bilinmediğini belirtti. Michels, araştırmaya göre bazılarınca "sağlıksız" olarak kabul edilen sosisli sandviç ve dondurma gibi yiyeceklerle göğüs kanseri arasında ise bir bağlantı görülmediğini söyledi.
ABD'de göğüs kanserinden her yıl 40 bin kadının yaşamını yitirdiğikaydediliyor.
Mavi forum
Þiþmanlama, diyabetten korunun
Şişmanlama, diyabetten korun
Türkiye'de 5 milyon kişide görülen diyabetin büyük hızla yayılmasında, bol yağlı ve şekerli hazır gıda tüketiminin artması, fiziksel aktivitenin azalması rol oynuyor.
Adı "şeker" olarak bilinse de diyabet, tüm dünyada en yaygın görülen hastalıklar arasında bulunuyor, ilk 4 ölüm nedeni arasında sayılıyor. Yol açtığı sorunlar, hem yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor hem de önemli bir ekonomik yük getiriyor. Sonucu ölümcül olabilen başka yan hastalıklara davetiye çıkarıyor. Tüm bu nedenlerle diyabet, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından birinci derecede mücadele edilmesi gereken hastalık olarak kabul ediliyor.
Sinsi hastalık
Türk Diyabet Cemiyeti ve Obezite Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık, diyabetin nasıl ortaya çıktığı, kimlerin risk altında olduğu, hastalığın neden arttığı konusunda sorularımızı yanıtladı...
Diyabet nasıl bir hastalık?
İnsülin azlığı, etkisizliği veya yokluğuyla ortaya çıkan, kan şekerinin yükselmesi, idrarda şeker çıkmasıyla karakterize, kronik, sinsi, bazen ani başlayan geç kalınırsa dönüşümsüz, yaşam boyu süren ve yaşam kalitesini bozan, sosyoekonomik yönden maliyeti yüksek ve sürekli eğitim gerektiren bir hastalık.
Belirtileri neler? Nasıl ortaya çıkıyor?
Ani kilo kaybı, anormal ağız kuruluğu ve su içme, sık idrara çıkma, halsizlik ve aşırı yorgunluk, sürekli açlık hissi, görme keskinliğinde azalma, bulanık görme, tekrarlayan enfeksiyonlar belirtilerdir. Tip2 diyabet çok sinsi gider.
Stres tetikliyor
Tip1 ve Tip2'nin farkları neler?
Tip1 diyabetin yüzde 20'sini oluşturur, 0 - 30 yaş arasında başlar. Çocuk yaşından başlayan, araya giren bir faktörle ani ortaya çıkan ateşli hastalık, stres, okul sınavları, travma, beslenme bozukluğuyla kendini gösterir. Çocuk zayıflar, iştahsız, devamlı su içme ve idrara çıkma, gece yatağını ıslatmayla ailesinin dikkatini çeker ve doktora götürülür. Kanlarında insülin ya azdır veya hiç yoktur. Tip2 ise 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Bu tipte çevre faktörleri stres, ağır enfeksiyonlar, travmalar, şişmanlık tetikleyici rol oynar. İyi beslenmelerine rağmen halsizlik, yorgunluk, kol ve bacak ağrıları, uyuşma - karıncalaşma, gece gelen kramplar, vücudun çeşitli bölgelerinde kaşıntılar, diş eti hastalıkları ve dişlerin erken dökülmesi, göz bozuklukları öncü belirtileridir.
Görülme sıklığı hızla artan bir hastalık... Bu artışın nedeni nedir?
Öngörülenin çok üzerinde artıyor. Veriler dünyada 225 milyon, ülkemizde de 5 milyon şeker hastasının var olduğunu gösteriyor. 2025 yılında bu sayı dünyada 300, ülkemizde 8 milyona ulaşacak. Artışta etken faktörler; toplumların beslenme alışkanlıklarının değişmesi, hazır gıdaya yönelme, yağlı ve şekerli besinlerin tüketiminin artması. Buna karşın hareket, fizik aktivitenin azalması ve şişmanlığın artması ve bunların neden olduğu insülin direncidir.
Fazla gebelik riski artırıyor
Kimler risk altında?
Ailesinde diyabet hastası olanlar, şişmanlar, gebelikleri sorunlu geçen, iri çocuk doğuran, ölü doğum ya da sık düşük yapmış kadınlar. Dengesiz beslenme, enfeksiyon, stres, ameliyat, fazla gebelik, bilinçsiz ilaç kullanımı da riski artırıyor.
Şekerli gıdaları çokça tüketenlerin riski fazla mı?
Diyabete yatkın kişide aşırı karbonhidrat tüketimi pankreastaki insülin yedeğini harcatır.
Şeker hastaları için özel tatlı
Tulumba Bisküvisi (5 kişilik)
Malzemeler
120 gram un, 70 gram diyet şeker, 60 gram margarin, 3 adet yumurta akı veya sarısı, 1 ölçek kabartma tozu, 2 kaşık vanilya, limon kabuğu rendesi, 1/2 sıvı sakarin
Hazırlanışı
Margarin, şeker ve yumurtayla karıştırılır. Un ve kabartma tozu eklenip karıştırılır. Ardından vanilya, limon kabuğu ve sakarin eklenir. Hamur ikiye bölünür. 'S' ya da yüzük şekline getirilir. Yağlı tepsiye dizilip 200 derecede 15 - 20 dakika pişirilir.
NOT: 10 gram protein, 12 gram yağ, 220 kalori içerir.
Şişmanlama, diyabetten korun
Sınav, çocukta şekeri tetikliyor
En tatsız şeker DİYABET
Mavi forum
Türkiye'de 5 milyon kişide görülen diyabetin büyük hızla yayılmasında, bol yağlı ve şekerli hazır gıda tüketiminin artması, fiziksel aktivitenin azalması rol oynuyor.
Adı "şeker" olarak bilinse de diyabet, tüm dünyada en yaygın görülen hastalıklar arasında bulunuyor, ilk 4 ölüm nedeni arasında sayılıyor. Yol açtığı sorunlar, hem yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor hem de önemli bir ekonomik yük getiriyor. Sonucu ölümcül olabilen başka yan hastalıklara davetiye çıkarıyor. Tüm bu nedenlerle diyabet, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından birinci derecede mücadele edilmesi gereken hastalık olarak kabul ediliyor.
Sinsi hastalık
Türk Diyabet Cemiyeti ve Obezite Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık, diyabetin nasıl ortaya çıktığı, kimlerin risk altında olduğu, hastalığın neden arttığı konusunda sorularımızı yanıtladı...
Diyabet nasıl bir hastalık?
İnsülin azlığı, etkisizliği veya yokluğuyla ortaya çıkan, kan şekerinin yükselmesi, idrarda şeker çıkmasıyla karakterize, kronik, sinsi, bazen ani başlayan geç kalınırsa dönüşümsüz, yaşam boyu süren ve yaşam kalitesini bozan, sosyoekonomik yönden maliyeti yüksek ve sürekli eğitim gerektiren bir hastalık.
Belirtileri neler? Nasıl ortaya çıkıyor?
Ani kilo kaybı, anormal ağız kuruluğu ve su içme, sık idrara çıkma, halsizlik ve aşırı yorgunluk, sürekli açlık hissi, görme keskinliğinde azalma, bulanık görme, tekrarlayan enfeksiyonlar belirtilerdir. Tip2 diyabet çok sinsi gider.
Stres tetikliyor
Tip1 ve Tip2'nin farkları neler?
Tip1 diyabetin yüzde 20'sini oluşturur, 0 - 30 yaş arasında başlar. Çocuk yaşından başlayan, araya giren bir faktörle ani ortaya çıkan ateşli hastalık, stres, okul sınavları, travma, beslenme bozukluğuyla kendini gösterir. Çocuk zayıflar, iştahsız, devamlı su içme ve idrara çıkma, gece yatağını ıslatmayla ailesinin dikkatini çeker ve doktora götürülür. Kanlarında insülin ya azdır veya hiç yoktur. Tip2 ise 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Bu tipte çevre faktörleri stres, ağır enfeksiyonlar, travmalar, şişmanlık tetikleyici rol oynar. İyi beslenmelerine rağmen halsizlik, yorgunluk, kol ve bacak ağrıları, uyuşma - karıncalaşma, gece gelen kramplar, vücudun çeşitli bölgelerinde kaşıntılar, diş eti hastalıkları ve dişlerin erken dökülmesi, göz bozuklukları öncü belirtileridir.
Görülme sıklığı hızla artan bir hastalık... Bu artışın nedeni nedir?
Öngörülenin çok üzerinde artıyor. Veriler dünyada 225 milyon, ülkemizde de 5 milyon şeker hastasının var olduğunu gösteriyor. 2025 yılında bu sayı dünyada 300, ülkemizde 8 milyona ulaşacak. Artışta etken faktörler; toplumların beslenme alışkanlıklarının değişmesi, hazır gıdaya yönelme, yağlı ve şekerli besinlerin tüketiminin artması. Buna karşın hareket, fizik aktivitenin azalması ve şişmanlığın artması ve bunların neden olduğu insülin direncidir.
Fazla gebelik riski artırıyor
Kimler risk altında?
Ailesinde diyabet hastası olanlar, şişmanlar, gebelikleri sorunlu geçen, iri çocuk doğuran, ölü doğum ya da sık düşük yapmış kadınlar. Dengesiz beslenme, enfeksiyon, stres, ameliyat, fazla gebelik, bilinçsiz ilaç kullanımı da riski artırıyor.
Şekerli gıdaları çokça tüketenlerin riski fazla mı?
Diyabete yatkın kişide aşırı karbonhidrat tüketimi pankreastaki insülin yedeğini harcatır.
Şeker hastaları için özel tatlı
Tulumba Bisküvisi (5 kişilik)
Malzemeler
120 gram un, 70 gram diyet şeker, 60 gram margarin, 3 adet yumurta akı veya sarısı, 1 ölçek kabartma tozu, 2 kaşık vanilya, limon kabuğu rendesi, 1/2 sıvı sakarin
Hazırlanışı
Margarin, şeker ve yumurtayla karıştırılır. Un ve kabartma tozu eklenip karıştırılır. Ardından vanilya, limon kabuğu ve sakarin eklenir. Hamur ikiye bölünür. 'S' ya da yüzük şekline getirilir. Yağlı tepsiye dizilip 200 derecede 15 - 20 dakika pişirilir.
NOT: 10 gram protein, 12 gram yağ, 220 kalori içerir.
Şişmanlama, diyabetten korun
Sınav, çocukta şekeri tetikliyor
En tatsız şeker DİYABET
Mavi forum
Kansere =?ISO-8859-1?Q?kar=FE=FD zeytinya=F0=FD?=
Kansere karşı zeytinyağı
Zeytinyağlı yemekler kanser ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etki yapıyor.
Chicago'daki Feinberg Üniversitesi'nden Dr. Javier Menendez başkanlığındaki heyet, zeytinyağındaki oleik asidin Her-2/Neu ya da ERB B-2 adlarıyla bilinen kanser geninin seviyesini önemli oranda düşürdüğünü saptadı.
Laboratuvar şartlarında yapılan deneylerde, meme kanserinde Her-2/Neu seviyesi, oleik asit sayesinde yüzde 20 azaltıldı.
Kanserli hücreler üzerinde yapılan deneyler, Her-2/Neu genini etkisiz kılan oleik asidin tedavinin etkisini de artırarak hastaların ömrünü uzattığını gösterdi.
Araştırma sonuçları, Amerikan Onkoloji Yıllığı'nın son sayısında yayınlandı.
Dr. Menendez, "Araştırma sonuçları, özellikle zeytinyağlı yemeklerin kanser ve kalp-damar hastalıklarıyla yaşlanmaya karşı koruyucu etki sağladığını doğruluyor" dedi.
Zeytinyağının "faziletleri", Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından geçen Kasım ayında resmen kabul edilmişti
Mavi forum
Zeytinyağlı yemekler kanser ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu etki yapıyor.
Chicago'daki Feinberg Üniversitesi'nden Dr. Javier Menendez başkanlığındaki heyet, zeytinyağındaki oleik asidin Her-2/Neu ya da ERB B-2 adlarıyla bilinen kanser geninin seviyesini önemli oranda düşürdüğünü saptadı.
Laboratuvar şartlarında yapılan deneylerde, meme kanserinde Her-2/Neu seviyesi, oleik asit sayesinde yüzde 20 azaltıldı.
Kanserli hücreler üzerinde yapılan deneyler, Her-2/Neu genini etkisiz kılan oleik asidin tedavinin etkisini de artırarak hastaların ömrünü uzattığını gösterdi.
Araştırma sonuçları, Amerikan Onkoloji Yıllığı'nın son sayısında yayınlandı.
Dr. Menendez, "Araştırma sonuçları, özellikle zeytinyağlı yemeklerin kanser ve kalp-damar hastalıklarıyla yaşlanmaya karşı koruyucu etki sağladığını doğruluyor" dedi.
Zeytinyağının "faziletleri", Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından geçen Kasım ayında resmen kabul edilmişti
Mavi forum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)