'Renkli' beslenin, sağlıklı kalın
Mor brokoli kanserle mücadele eder, kırmızı üzüm kalbe iyi gelir... Yediğiniz gıdaların renkleri sağlığınıza nasıl etki ediyor? Bu soruya, ünlü İngiliz gazetesi Daily Mail yanıt veriyor. Yapılan son araştırmalar, besinlerin sağlığımıza faydalarının renklerine göre çeşitlilik gösterdiğini ortaya koyuyor
Brokoli
Sağlıklı renk: MOR
Vücutta, alyuvarların ve K vitamininin oluşumunda çok önemli bir yere sahip olan folat'ı bol miktarda içeren brokoli, kanın pıhtılaşmasında ve kemik sağlığında önemli bir rol oynuyor. Aynı zamanda, gözleri kataraktan koruyan bir kimyasal madde de içeriyor. Brokoli, içeriği ile göğüs ve rahim kanserine karşı da koruyucu bir besin. Ona mor rengi veren pigmentler, antioksidan özelliğe sahip. Brokolide bulunan bu antioksidanlar, kanserin yanında kalp damar hastalıkları ve Alzheimer'e karşı da mücadele ediyor.
Greyfurt
Sağlıklı renk: PEMBE
Pembe bir greyfurt sarı greyfurta oranla 40 kat daha fazla karoten içeriyor. Greyfurt prostat kanseri ve kalp damar hastalıkları riskini azaltıyor. Ayrıca, akciğer, mesane, rahim ve cilt kanserine karşı da koruyucu etkiye sahip. Her renk greyfurt, bolca C vitamini içeriyor.
Portakal
Sağlıklı renk: TURUNCU-KIRMIZI
C VİTAMİNİ açısından oldukça zengin bir meyveolan portakal, çeşitli kanser türlerine karşı faydalı.Özellikle kırmızı portakallar, sarı portakallara oranladört kat daha fazla karoten içeriyor. Bu da vücudunhastalıklara karşı dayanıklılığını artırıyor, erkeklerde sperm sayısını kadınlarda da doğurganlığı olumluyönde etkiliyor.
Lahana
Sağlıklı renk: KIRMIZI
Kırmızı lahana ona bu rengi veren karotenoidler içeriyor. Kırmızı lahana tüketildiğinde, içerdiği besin değerlerini A vitaminine dönüştürüyor ve bu da görme, büyüme ve gelişmeye olumlu etki ediyor. Kırmızı lahana ayrıca sağlıklı cilde, saçlara ve bağışıklık sistemine sahip olmamızı sağlıyor. Beyaz ve yeşil lahana da önemli ölçüde antioksidan özelliğe sahip. Bu lahanalar kalp sağlığını güçlendiriyor ve kanser riskini azaltıyor.
Üzüm
Özellikle kırmızı şarapta kullanılan üzüm koroner kalp hastalarına iyi geliyor. Kırmızı üzüm kalp damar hastalıkları riskini azaltıyor ve kolesterolü düşürüyor.
Elma
Elma çeşitlerinin hepsiyüksek miktardaantioksidan içeriyor.Elma, göğüs kanseri vekalp hastalıklarına karşıiyi geliyor. Özelliklekırmızı elma cilt içinçok faydalı. Hergün düzenliolarak elmatüketenlerüzerindeyapılan biraraştırmada, bukişilerin astım vebronşit gibi solunumyolu hastalıklarına karşıçok daha dirençli olduğuortaya çıktı.
Soğan
Beyaz ve kırmızı soğan daiçerikleri açısından egzama,sinüzit ve astımhastalıklarına karşı faydasağlıyor. Ayrıca, kanserekarşı da mücadele ediyor.
Karpuz
Sulu ve lezzetli bir meyve olan karpuz, önemli bir antioksidan. Özellikle rahim kanserinden korunmada faydalı.
19 Mayıs 2007 Cumartesi
Bu sorulardan en az 4'üne evet diyorsanız, guatr riskiniz olabilir
Bu sorulardan en az 4'üne evet diyorsanız, guatr riskiniz olabilir
1.Kalp atımlarınızın çok yüksek veya çok düşük olduğunu saptadınız mı? (60 altı veya 100 üstü)
2.Boynunuzda sıkışma ve gerilme hissi var mı?
3.Terleme ve saç dökülmesini sıklıkla yaşıyor musunuz?
4.Son zamanlarda aniden aşırı kilo aldınız mı ya da verdiniz mi?
5.Cildinizde dökülme, kuruma veya mat bir görünüm var mı?
6.Ani sinir atakları veya gün içinde uyuklama yaşıyor musunuz?
7.Bacaklarınızda şişlik oluyor mu?
8.Soğuğa veya sıcağa karşı tahammülsüzlüğünüz son zamanlarda arttı mı?
9.Kabızlık, ishal veya karında ağrı atakları yaşıyor musunuz?
10. Unutkanlık yaşıyor musunuz? Ya da kendinizi depresyona meyilli hissediyor musunuz?
1.Kalp atımlarınızın çok yüksek veya çok düşük olduğunu saptadınız mı? (60 altı veya 100 üstü)
2.Boynunuzda sıkışma ve gerilme hissi var mı?
3.Terleme ve saç dökülmesini sıklıkla yaşıyor musunuz?
4.Son zamanlarda aniden aşırı kilo aldınız mı ya da verdiniz mi?
5.Cildinizde dökülme, kuruma veya mat bir görünüm var mı?
6.Ani sinir atakları veya gün içinde uyuklama yaşıyor musunuz?
7.Bacaklarınızda şişlik oluyor mu?
8.Soğuğa veya sıcağa karşı tahammülsüzlüğünüz son zamanlarda arttı mı?
9.Kabızlık, ishal veya karında ağrı atakları yaşıyor musunuz?
10. Unutkanlık yaşıyor musunuz? Ya da kendinizi depresyona meyilli hissediyor musunuz?
Hangi Meyve Nelere Iyi ??
Incir: Bağırsakları çalıştırır, enerji verir. Cinsel güce yardımcıdır.
Elma: Böbeklerin temizlenmesine, sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder.
Kayısı: Kan yapıcıdır. Güzel bir cilt ve saça olumlu etkisi vardır. Kanserin önlenmesinde yardım eden iyi bir karotenoid kaynağıdır.
Muz: Kalbe ve kas sistemine yararlıdır. Yorgunluğa ve ishale birebirdir.
Vişne: Mineral ve vitamin deposudur. Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir.
Greyfurt: Sindirimi uyarır. Diş etlerinin kanamasını azaltır, soğuk algınlığına iyi gelir. Lifleriyle yenirse, kolesterolü düşürür.
Portakal: Soğuk algınlığı, grip, incinme, kalp hastalığı ve felçten korunmaya yardım eder.
Mandalina: Enfeksiyonlarla savaşmayı kolaylaştırır.
Üzüm: Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler. Karaciğeri temizler.
Siyah üzüm kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir.
Kavun: Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak ve cilt kanserine karşı Amerikan Kanser Topluluğu'nca tavsiye edilmiştir.
Karpuz: Kabuğundaki çinko iktidarsızlığa iyi gelir. Böbreği temizler.
Kiraz: Kolesterolü düşürür, özellikle sapları idrar söktürücüdür.
Armut: Kalp - damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır.
Çilek: Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir.
Sivribiber: Şişkinliği azaltmada faydalıdır. Saçlara, tırnaklara ve cilde çok iyi gelir.
Brokoli: Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır.
Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir, erkeğin cinsel gücünü artırır.
Havuç: Enerji verir. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder.
Salatalık: Kasları gençleştirir. Deri hücrelerine elastikiyet verir.
Sarmısak: Tansiyonu düşürür, kan pıhtılaşmasını azaltır. Bazı mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır.
Ispanak: Karaciğeri, lenf bezlerini ve kan dolaşımını uyarır.
Elma Genetik Hastalık Riskini Azaltıyor
Vücudumuz, sıcaklığın ve nem oranının yüksek olduğu havalarda, yüksek oranda sıvı kaybediyor. Her 1000 kalori için 1â"1.5 litre veya günlük 2000 kalorilik diyette yaklaşık 8-12 bardak sıvı alınması gerekiyor. İklim, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite düzeyi, diyet ve bazı fiziksel farklılıklar sıvı gereksinimi oranını etkiliyor. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevinç Yücecan, meyve sularının sağlığın korunması ve devamlılığı üzerine olumlu etkide bulunan fitokimyasallar bakımından da zengin olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Yücesan, bazı meyve suları ve yararları hakkında şu bilgileri verdi.
Elma suyu genetik hastalıkları önlüyor
Elma tüketiminin bazı kanser türleri, kardiyovasküler hastalıklar, astım ve diyabet gibi kronik hastalık riskini azaltıyor. Kanser hücre çoğalmasını, üremesini engelliyor, lipit oksidasyonunu azaltıyor ve kolesterolü düşürüyor. Ayrıca elma ve elma suyunun antihipertensif (yüksek tansiyonu engelleyen) etki gösterdiği ileri sürülüyor. Bir bardak elma suyu 98 kkal içeriyor.
Portakal suyu
Bir bardak portakal suyunun 132 kkal içerdiğini ifade eden Prof. Dr. Yücesaniyor ve günlük C vitamini gereksiniminin %30'unu karşılıyor. Portakal suyu ayrıca potasyum, folik asit için iyi kaynaktır. Portakal suyu tüketiminin insanlarda vitamin C konsantrasyonu ve antioksidan göstergeler üzerine etkisi üzerinde yapılan bir çalışmada 250 mg vitamin C içeren 2 bardak portakal suyunun (500 mL/g) plazmadaki vitamin C konsantrasyonlarını artırdığı ve ürik asit konsantrasyonlarını düşürdüğü belirlendi.
Üzüm suyu
Özellikle mor üzüm ve mor üzüm suyunda bulunan polifenollerin kalp hastalıklarından koruyucu etkisi olduğu bildiriliyor. Ayrıca yüksek polifenolik bileşen içeren üzüm suyunun hipertansiyonlu bireylerde kan basıncını düşürmede etkili olduğu vurgulanıyor
Elma: Böbeklerin temizlenmesine, sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder.
Kayısı: Kan yapıcıdır. Güzel bir cilt ve saça olumlu etkisi vardır. Kanserin önlenmesinde yardım eden iyi bir karotenoid kaynağıdır.
Muz: Kalbe ve kas sistemine yararlıdır. Yorgunluğa ve ishale birebirdir.
Vişne: Mineral ve vitamin deposudur. Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir.
Greyfurt: Sindirimi uyarır. Diş etlerinin kanamasını azaltır, soğuk algınlığına iyi gelir. Lifleriyle yenirse, kolesterolü düşürür.
Portakal: Soğuk algınlığı, grip, incinme, kalp hastalığı ve felçten korunmaya yardım eder.
Mandalina: Enfeksiyonlarla savaşmayı kolaylaştırır.
Üzüm: Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler. Karaciğeri temizler.
Siyah üzüm kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir.
Kavun: Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak ve cilt kanserine karşı Amerikan Kanser Topluluğu'nca tavsiye edilmiştir.
Karpuz: Kabuğundaki çinko iktidarsızlığa iyi gelir. Böbreği temizler.
Kiraz: Kolesterolü düşürür, özellikle sapları idrar söktürücüdür.
Armut: Kalp - damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır.
Çilek: Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir.
Sivribiber: Şişkinliği azaltmada faydalıdır. Saçlara, tırnaklara ve cilde çok iyi gelir.
Brokoli: Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır.
Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir, erkeğin cinsel gücünü artırır.
Havuç: Enerji verir. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder.
Salatalık: Kasları gençleştirir. Deri hücrelerine elastikiyet verir.
Sarmısak: Tansiyonu düşürür, kan pıhtılaşmasını azaltır. Bazı mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır.
Ispanak: Karaciğeri, lenf bezlerini ve kan dolaşımını uyarır.
Elma Genetik Hastalık Riskini Azaltıyor
Vücudumuz, sıcaklığın ve nem oranının yüksek olduğu havalarda, yüksek oranda sıvı kaybediyor. Her 1000 kalori için 1â"1.5 litre veya günlük 2000 kalorilik diyette yaklaşık 8-12 bardak sıvı alınması gerekiyor. İklim, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite düzeyi, diyet ve bazı fiziksel farklılıklar sıvı gereksinimi oranını etkiliyor. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevinç Yücecan, meyve sularının sağlığın korunması ve devamlılığı üzerine olumlu etkide bulunan fitokimyasallar bakımından da zengin olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Yücesan, bazı meyve suları ve yararları hakkında şu bilgileri verdi.
Elma suyu genetik hastalıkları önlüyor
Elma tüketiminin bazı kanser türleri, kardiyovasküler hastalıklar, astım ve diyabet gibi kronik hastalık riskini azaltıyor. Kanser hücre çoğalmasını, üremesini engelliyor, lipit oksidasyonunu azaltıyor ve kolesterolü düşürüyor. Ayrıca elma ve elma suyunun antihipertensif (yüksek tansiyonu engelleyen) etki gösterdiği ileri sürülüyor. Bir bardak elma suyu 98 kkal içeriyor.
Portakal suyu
Bir bardak portakal suyunun 132 kkal içerdiğini ifade eden Prof. Dr. Yücesaniyor ve günlük C vitamini gereksiniminin %30'unu karşılıyor. Portakal suyu ayrıca potasyum, folik asit için iyi kaynaktır. Portakal suyu tüketiminin insanlarda vitamin C konsantrasyonu ve antioksidan göstergeler üzerine etkisi üzerinde yapılan bir çalışmada 250 mg vitamin C içeren 2 bardak portakal suyunun (500 mL/g) plazmadaki vitamin C konsantrasyonlarını artırdığı ve ürik asit konsantrasyonlarını düşürdüğü belirlendi.
Üzüm suyu
Özellikle mor üzüm ve mor üzüm suyunda bulunan polifenollerin kalp hastalıklarından koruyucu etkisi olduğu bildiriliyor. Ayrıca yüksek polifenolik bileşen içeren üzüm suyunun hipertansiyonlu bireylerde kan basıncını düşürmede etkili olduğu vurgulanıyor
Kulak, burun, boğaza yabancı cisim kaçtığında
Kulak, burun, boğaza yabancı cisim kaçtığında
Yabancı cisimler, özellikle çocukların kulak, burun , boğaz ve yemek borusu veya solunum yollarına kaçabilirler . Bu yabancı cisimler çoğu kez çocukların oyuncak parçaları, çevrede buldukları boncuk, toka, bozuk para, dikiş yada toplu iğne gibi cisimleri ağız yada burunlarına sokmaları ile ciddi olabilecek acil sorunlara yol açabilirler. Dr. Erhun Şerbetçi kulak, burun ve boğaza yabancı cisim kaçtığında yapılması gerektiğini Mynet okurları için yazdı.
Erişkinlerde bu türden sorunlara çoğu kez kazara yada şakalaşırken yada zihinsel gerilik veya nörolojik hastalıkların varlığında rastlanılır. Herhangi bir maddenin özellikle burun boğaz yollarına kaçması halinde bir an önce çıkarılması gerekir.
Kulakta Yabancı Cisimler:
Yabancı cisimler genellikle kulak kanalında bulunurlar. Kulak kanalına çocuğun itebileceği herhangi bir cisim sokulmuş olabilir. En sık rastladığımız maddeler :
-yiyecek maddeleri, meyve çekirdekleri, kuru yemişler
-böcekler
-oyuncaklar ve parçaları
-düğme ve boncuklar
-mum boya parçaları
-küçük piller
Çocukların kendi veya arkadaşlarının kulaklarına sokabilecekleri yabancı cisimler dış kulak yolunda basit zedelenmeler yapabileceği gibi kulak zarında delinme, orta kulak hasarı gibi büyük zararlara da yol açabilir.
Çocukların kulaklarına bir şeyler sokma sebepleri, sıkıntı, merak veya arkadaşlarını taklit olabilir. Bazen çocuk oyun esnasında arkadaşının kulağına bir şey sokabilir. Böcekler kulak kanalına kaçabilir ve hasar verebilirler. Ayrıca kronik dış kulak yolu hastalığı olan çocukların kulaklarına bir şeyler sokma eğilimleri vardır.
Kulakta yabancı cismin belirtileri nelerdir ?
Bazen kulaktaki yabancı cisimler herhangi bir belirti vermeyebilir. Bazı nesneler , örneğin yiyecek maddeleri veya böcekler ağrı, kızarıklık veya akıntıya yol açabilir. İşitme azlığı, cismin kulak kanalını ne kadar tıkadığına bağlıdır.
Kulaktaki yabancı cisimlerin tedavisi:
Kulaktaki yabancı cismin tamamen kulaktan çıkarılması tedavinin esasını oluşturur. Özellikle yuvarlak cisimleri tutarak çıkarmak zordur. Tutmaya çalışıldığında daha derine kaçabileceğinden KBB Uzmanı tarafından çıkarılması önerilir.
Kulak kanalındaki cismi çıkarmak için aşağıdaki yöntemler, doktor tarafından uygulanabilir:
-Kulağa sokulan çeşitli aletlerle cismin arkasına geçilerek dışarı çekmeye çalışılır.
-Aspiratör ile vakumla çekilebilir
-Mikroskop eşliğinde çeşitli tutacaklarla çıkarılabilir
Yabancı cisim çıkarıldıktan sonra her iki kulak tekrar değerlendirilir. Çünkü bazen çocuklar her iki kulağa da bir şeyler sokmuş olabilirler. Kulak kanalı zedelenmişse antibiyotikli damlalar kullanılabilir.
Burunda yabancı cisimler:
Çocuğun burnuna sokabildiği yabancı cisimler genellikle yumuşaktırlar. Bunların arasında kağıt mendil, toprak, oyuncak parçaları, silgi sayılabilir. Bazen çocuk bir şeyleri koklamaya çalıştığında da burnuna kaçabilir. Genellikle çocuklar sıkıldıklarında, meraklandıklarında veya başka çocukları taklit ettikleri zaman burunlarına maddeleri sokarlar.
Burunda yabancı maddenin belirtileri nelerdir ?
Burunda yabancı cismin en sık belirtisi burun akıntısıdır. Genellikle objenin olduğu taraftan, kötü kokulu, iltihaplı veya kanlı akıntı görülebilir.
Burunda yabancı cisimleri tedavisi:
Tedavide doktor tarafından yabancı cismin burundan çıkarılması esastır. Bazen çocukların burnundan cismi çıkarabilmek için çocuğun sakinleştirilmesi gerekebilir. Bu durumda, hastane koşullarınd,a problemin boyutuna göre, çocukla anlaşarak uygulama yapılır. KBB uzmanı aşağıdaki yöntemlerle çocuğun burnundan cismi çıkaracaktır:
-Metal uçlu aspiratörler ile vakumlayarak çekmek
-Cismin arkasına ulaşan aletlerle çekerek çıkarmak
-Endoskopik görüntüleme eşliğinde tutarak çekmek
Eğer cisim çok derindeyse ileri itip, ağza düşürerek çıkarılabilir. Fakat bu yöntem, cisim çocuğun soluk borusuna kaçma riski taşıdığından, deneyimli ellerce uygulanmalıdır. Cisim çıkarıldıktan sonra duruma göre burun damlaları veya antibiyotik reçete edilebilir.
Solunum yolunda yabancı cisim:
Solunum yollarında yabancı cisim hızlı tedavi gerektiren acil bir durumdur. Yabancı cisim aşağıya doğru daralan solunum yollarında sıkışarak akciğerlerin herhangi bir bölümünü tıkayabilir. Solunum yollarında yabancı cisim, 5 yaş altı çocuklarda ev kazalarına bağlı ölüm nedenlerinin 9%'unu oluşturmaktadır.
Diğer bölgelerin yabancı cisim problemleri gibi, çocuklar sıkıldıklarında veya meraklandıklarında ağızlarına bir şeyler sokmaya eğilimlidirler . Böyle bir durumda yabancı cisim yemek borusu yada nefes borusuna kaçabilir. Nefes borusuna kaçması halinde durum daha acil ve önemlidir. Ayrıca yemekler dişleri tamamlanmamış çocuklarda, yemeğin düzgün çiğnenememesi nedeniyle, tıkanma sebebi olabilir. Ayrıca çocukların ağız ve dil hareketlerinin koordinasyonunun tam gelişmemiş olması da problemlere yol açabilir.
7 ay ile 4 yaş arası çocukların aşağıda sayılanlar gibi küçük cisimlerle boğulma riskleri vardır:
-tohumlar
-oyuncak parçaları
-üzüm tanesi
-bozuk para
-çakıl taşı
-fındık
-düğme
-Toplu iğne , dikiş iğnesi
Çocuklara bu nedenle yakından göz kulak olunmalıdır.
Solunum yollarında yabancı cismin belirtileri nelerdir ?
Yabancı cismi soluk borusuna kaçması acil tedavi gerektirir. Her çocuğun belirtileri farklı olabilmekle birlikte, çocuğun yabancı cisim nedeniyle tıkandığının en sık belirtileri şunlardır:
-nefesinin kesilmesi, tıkanması, morarma , öğürme
-öksürük
-nefes alıp verirken ıslığa benzer bir ses olması (ötme sesi)
Bazı durumlarda başlangıçtaki, yukarıda sayılan belirtiler hafiflese de yabancı cisim halen solunum yollarını tıkıyor olabilir. Bu durumda tıkanmanın diğer belirtileri de bilinmelidir:
-hırıltılı solunum
-kötüleşen öksürük
-çocuğun konuşamaması
-boğaz veya göğüste ağrı olması
-ses kısıklığı
-dudaklarda morarma
-nefes alamama
-çocuğun bilincini kaybetmesi
Solunum yollarındaki yabancı cisimlerin tedavisi:
Sorunun ciddiyeti ve tedavisi hava yolundaki tıkanıklığın derecesine bağlıdır. Eğer çocuğun tıkanması tam ise, çocuk nefes alamayacak, konuşamayacak ve dudakları moraracaktır. Bu durum acil müdahale gerektirdiğinden hemen acil servise başvurulmalıdır. Bazen yabancı cismin çıkarılabilmesi için ameliyat gerekebilir. Diğer hafif bulguların görüldüğü konuşabilen ve nefes alabilen çocuklar, zaman kaybetmeden hastaneye götürülmelidirler.
Yemek borusu yabancı cisimlerinin belirtileri ve tedavisi :
Yemek borusuna takılan yabancı cisimler çoğu kez daha az gürültülü bir klinik tabloya yol açarlar. Çocuklar ellerine geçen pek çok şeyi ağızlarına gördüklerinden çevrelerinde bu tür yutulabilecek cisimler bırakmamak çok önemli bir korunma sağlar . Eğer yutulan yabancı cisim yemek borusu çapından daha büyük ise yemek borusunda takılı kalır . Hastada yutkunma güçlüğü boğaz ağrısı, nefes darlığı gibi şiddetleri değişebilen belirtiler ortaya çıkabilir.
Yemek borusu yabancı cisimleri de mutlaka hastaneye başvurmayı gerektirir . Bu cisimler cinslerine , büyüklüklerine ve takıldıklara yere bağlı olarak basit yada ameliyathaneyi gerektiren önlemlerle çıkartılırlar.
Yabancı cisimler, özellikle çocukların kulak, burun , boğaz ve yemek borusu veya solunum yollarına kaçabilirler . Bu yabancı cisimler çoğu kez çocukların oyuncak parçaları, çevrede buldukları boncuk, toka, bozuk para, dikiş yada toplu iğne gibi cisimleri ağız yada burunlarına sokmaları ile ciddi olabilecek acil sorunlara yol açabilirler. Dr. Erhun Şerbetçi kulak, burun ve boğaza yabancı cisim kaçtığında yapılması gerektiğini Mynet okurları için yazdı.
Erişkinlerde bu türden sorunlara çoğu kez kazara yada şakalaşırken yada zihinsel gerilik veya nörolojik hastalıkların varlığında rastlanılır. Herhangi bir maddenin özellikle burun boğaz yollarına kaçması halinde bir an önce çıkarılması gerekir.
Kulakta Yabancı Cisimler:
Yabancı cisimler genellikle kulak kanalında bulunurlar. Kulak kanalına çocuğun itebileceği herhangi bir cisim sokulmuş olabilir. En sık rastladığımız maddeler :
-yiyecek maddeleri, meyve çekirdekleri, kuru yemişler
-böcekler
-oyuncaklar ve parçaları
-düğme ve boncuklar
-mum boya parçaları
-küçük piller
Çocukların kendi veya arkadaşlarının kulaklarına sokabilecekleri yabancı cisimler dış kulak yolunda basit zedelenmeler yapabileceği gibi kulak zarında delinme, orta kulak hasarı gibi büyük zararlara da yol açabilir.
Çocukların kulaklarına bir şeyler sokma sebepleri, sıkıntı, merak veya arkadaşlarını taklit olabilir. Bazen çocuk oyun esnasında arkadaşının kulağına bir şey sokabilir. Böcekler kulak kanalına kaçabilir ve hasar verebilirler. Ayrıca kronik dış kulak yolu hastalığı olan çocukların kulaklarına bir şeyler sokma eğilimleri vardır.
Kulakta yabancı cismin belirtileri nelerdir ?
Bazen kulaktaki yabancı cisimler herhangi bir belirti vermeyebilir. Bazı nesneler , örneğin yiyecek maddeleri veya böcekler ağrı, kızarıklık veya akıntıya yol açabilir. İşitme azlığı, cismin kulak kanalını ne kadar tıkadığına bağlıdır.
Kulaktaki yabancı cisimlerin tedavisi:
Kulaktaki yabancı cismin tamamen kulaktan çıkarılması tedavinin esasını oluşturur. Özellikle yuvarlak cisimleri tutarak çıkarmak zordur. Tutmaya çalışıldığında daha derine kaçabileceğinden KBB Uzmanı tarafından çıkarılması önerilir.
Kulak kanalındaki cismi çıkarmak için aşağıdaki yöntemler, doktor tarafından uygulanabilir:
-Kulağa sokulan çeşitli aletlerle cismin arkasına geçilerek dışarı çekmeye çalışılır.
-Aspiratör ile vakumla çekilebilir
-Mikroskop eşliğinde çeşitli tutacaklarla çıkarılabilir
Yabancı cisim çıkarıldıktan sonra her iki kulak tekrar değerlendirilir. Çünkü bazen çocuklar her iki kulağa da bir şeyler sokmuş olabilirler. Kulak kanalı zedelenmişse antibiyotikli damlalar kullanılabilir.
Burunda yabancı cisimler:
Çocuğun burnuna sokabildiği yabancı cisimler genellikle yumuşaktırlar. Bunların arasında kağıt mendil, toprak, oyuncak parçaları, silgi sayılabilir. Bazen çocuk bir şeyleri koklamaya çalıştığında da burnuna kaçabilir. Genellikle çocuklar sıkıldıklarında, meraklandıklarında veya başka çocukları taklit ettikleri zaman burunlarına maddeleri sokarlar.
Burunda yabancı maddenin belirtileri nelerdir ?
Burunda yabancı cismin en sık belirtisi burun akıntısıdır. Genellikle objenin olduğu taraftan, kötü kokulu, iltihaplı veya kanlı akıntı görülebilir.
Burunda yabancı cisimleri tedavisi:
Tedavide doktor tarafından yabancı cismin burundan çıkarılması esastır. Bazen çocukların burnundan cismi çıkarabilmek için çocuğun sakinleştirilmesi gerekebilir. Bu durumda, hastane koşullarınd,a problemin boyutuna göre, çocukla anlaşarak uygulama yapılır. KBB uzmanı aşağıdaki yöntemlerle çocuğun burnundan cismi çıkaracaktır:
-Metal uçlu aspiratörler ile vakumlayarak çekmek
-Cismin arkasına ulaşan aletlerle çekerek çıkarmak
-Endoskopik görüntüleme eşliğinde tutarak çekmek
Eğer cisim çok derindeyse ileri itip, ağza düşürerek çıkarılabilir. Fakat bu yöntem, cisim çocuğun soluk borusuna kaçma riski taşıdığından, deneyimli ellerce uygulanmalıdır. Cisim çıkarıldıktan sonra duruma göre burun damlaları veya antibiyotik reçete edilebilir.
Solunum yolunda yabancı cisim:
Solunum yollarında yabancı cisim hızlı tedavi gerektiren acil bir durumdur. Yabancı cisim aşağıya doğru daralan solunum yollarında sıkışarak akciğerlerin herhangi bir bölümünü tıkayabilir. Solunum yollarında yabancı cisim, 5 yaş altı çocuklarda ev kazalarına bağlı ölüm nedenlerinin 9%'unu oluşturmaktadır.
Diğer bölgelerin yabancı cisim problemleri gibi, çocuklar sıkıldıklarında veya meraklandıklarında ağızlarına bir şeyler sokmaya eğilimlidirler . Böyle bir durumda yabancı cisim yemek borusu yada nefes borusuna kaçabilir. Nefes borusuna kaçması halinde durum daha acil ve önemlidir. Ayrıca yemekler dişleri tamamlanmamış çocuklarda, yemeğin düzgün çiğnenememesi nedeniyle, tıkanma sebebi olabilir. Ayrıca çocukların ağız ve dil hareketlerinin koordinasyonunun tam gelişmemiş olması da problemlere yol açabilir.
7 ay ile 4 yaş arası çocukların aşağıda sayılanlar gibi küçük cisimlerle boğulma riskleri vardır:
-tohumlar
-oyuncak parçaları
-üzüm tanesi
-bozuk para
-çakıl taşı
-fındık
-düğme
-Toplu iğne , dikiş iğnesi
Çocuklara bu nedenle yakından göz kulak olunmalıdır.
Solunum yollarında yabancı cismin belirtileri nelerdir ?
Yabancı cismi soluk borusuna kaçması acil tedavi gerektirir. Her çocuğun belirtileri farklı olabilmekle birlikte, çocuğun yabancı cisim nedeniyle tıkandığının en sık belirtileri şunlardır:
-nefesinin kesilmesi, tıkanması, morarma , öğürme
-öksürük
-nefes alıp verirken ıslığa benzer bir ses olması (ötme sesi)
Bazı durumlarda başlangıçtaki, yukarıda sayılan belirtiler hafiflese de yabancı cisim halen solunum yollarını tıkıyor olabilir. Bu durumda tıkanmanın diğer belirtileri de bilinmelidir:
-hırıltılı solunum
-kötüleşen öksürük
-çocuğun konuşamaması
-boğaz veya göğüste ağrı olması
-ses kısıklığı
-dudaklarda morarma
-nefes alamama
-çocuğun bilincini kaybetmesi
Solunum yollarındaki yabancı cisimlerin tedavisi:
Sorunun ciddiyeti ve tedavisi hava yolundaki tıkanıklığın derecesine bağlıdır. Eğer çocuğun tıkanması tam ise, çocuk nefes alamayacak, konuşamayacak ve dudakları moraracaktır. Bu durum acil müdahale gerektirdiğinden hemen acil servise başvurulmalıdır. Bazen yabancı cismin çıkarılabilmesi için ameliyat gerekebilir. Diğer hafif bulguların görüldüğü konuşabilen ve nefes alabilen çocuklar, zaman kaybetmeden hastaneye götürülmelidirler.
Yemek borusu yabancı cisimlerinin belirtileri ve tedavisi :
Yemek borusuna takılan yabancı cisimler çoğu kez daha az gürültülü bir klinik tabloya yol açarlar. Çocuklar ellerine geçen pek çok şeyi ağızlarına gördüklerinden çevrelerinde bu tür yutulabilecek cisimler bırakmamak çok önemli bir korunma sağlar . Eğer yutulan yabancı cisim yemek borusu çapından daha büyük ise yemek borusunda takılı kalır . Hastada yutkunma güçlüğü boğaz ağrısı, nefes darlığı gibi şiddetleri değişebilen belirtiler ortaya çıkabilir.
Yemek borusu yabancı cisimleri de mutlaka hastaneye başvurmayı gerektirir . Bu cisimler cinslerine , büyüklüklerine ve takıldıklara yere bağlı olarak basit yada ameliyathaneyi gerektiren önlemlerle çıkartılırlar.
Sağlık Bakanlığı'dan beslenme uyarısı
Sağlık Bakanlığı'dan beslenme uyarısı
ANKARA (İHA) - Sağlık Bakanlığı, havaların iyice ısındığı şu günlerde vatandaşları beslenme ve ölümlere yol açan kalp-damar hastalıkları konusunda uyardı.
Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Türkiye'de gerçekleşen tüm ölümlerin ilk sırasında kalp-damar hastalıklarının yer aldığı vurgulanarak, vatandaşların özellikle yaz aylarında daha fazla dikkatli olmaları gerektiği bildirildi. Erken ölümlere yol açan ve kişilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kronik hastalıklardan korunmanın, alınacak 'koruyucu önlemler' ile mümkün olduğu belirtilen açıklamada dünyada her yıl yaklaşık 17 milyon kişinin hayatını kaybetmesine yol açan kalp damar hastalıklarının, ülkemizde de en önemli halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürdüğüne dikkat çekildi.
Açıklamada, Türkiye'de yaklaşık 2 milyon koroner kalp hastası bulunduğu ve bu hastaların yılda 130 bininin hayatını kaybettiği ifade edilerek, "Özellikle sıcak yaz aylarında hayvansal kaynaklı gıdaların yoğun olarak tüketimi, yemeklerin aşırı yağlı pişirilmesi, meyve-sebze tüketiminin yeterli düzeyde olmaması ve fiziksel aktivitelerin yetersizliği, yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık ve diabet, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artıran faktörlerin başında yer alıyor" denildi.
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türkiye'de koroner kalp hastalıklarından ölüm oranının, tüm ölümler içinde yüzde 43 oranıyla ilk sırada yer aldığı vurgulanarak, bu ölümlerin önemli bir bölümünün 41-58 yaş grubunda gerçekleştiği bildirildi. Kalp-damar hastalıklarının yol açtığı ölümlerin önemli bir bölümünün, sigaraya bağlı nedenlerden gerçekleştiğine dikkat çekilen açıklamada, sigara dumanının içerdiği karbon monoksitin kan dolaşımına girerek pıhtılaşmaya yol açtığı ve atardamarların iç duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olduğu kaydedildi.
Sigaranın birçok hastalığa olduğu gibi, kalp-damar hastalıklarına da zemin hazırladığı ve ölümlere yol açtığı ifade edilen açıklamada, koroner kalp hastalıklarından ve bu hastalıkların yol açtığı ölümlerden korunmak için atılacak ilk adımın sigara ve dumanından uzak durmak olduğu belirtildi. Sigaranın sıcakların etkisiyle bunalan insan vücuduna iki kat olumsuz etki yaptığı vurgulanan açıklamada, şu uyarılara yer verildi:
"Kalp-damar hastalıklarının oluşumunu önlemek için özellikle yaz aylarında sigaradan hem aktif hem pasif içici olarak uzak durun. Beslenmede doymuş yağ oranını azaltarak, tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri içeren yağların oranını artırın. Besinler yoluyla alınan kolesterole dikkat edin ve posa içeren yiyeceklerle meyve-sebze tüketimini artırın. Şeker ve tuzu alt düzeyde tüketin. Vücut ağırlığınızı kontrol altında tutarak, doğru besinlerle beslenmeye özen gösterin. Stresi azaltın. Alkol ve oksijensiz ortamlardan uzak durun. Spor yapın veya haftada 3-4 kez yarım saat yürüyüş yapın."
ANKARA (İHA) - Sağlık Bakanlığı, havaların iyice ısındığı şu günlerde vatandaşları beslenme ve ölümlere yol açan kalp-damar hastalıkları konusunda uyardı.
Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Türkiye'de gerçekleşen tüm ölümlerin ilk sırasında kalp-damar hastalıklarının yer aldığı vurgulanarak, vatandaşların özellikle yaz aylarında daha fazla dikkatli olmaları gerektiği bildirildi. Erken ölümlere yol açan ve kişilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kronik hastalıklardan korunmanın, alınacak 'koruyucu önlemler' ile mümkün olduğu belirtilen açıklamada dünyada her yıl yaklaşık 17 milyon kişinin hayatını kaybetmesine yol açan kalp damar hastalıklarının, ülkemizde de en önemli halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürdüğüne dikkat çekildi.
Açıklamada, Türkiye'de yaklaşık 2 milyon koroner kalp hastası bulunduğu ve bu hastaların yılda 130 bininin hayatını kaybettiği ifade edilerek, "Özellikle sıcak yaz aylarında hayvansal kaynaklı gıdaların yoğun olarak tüketimi, yemeklerin aşırı yağlı pişirilmesi, meyve-sebze tüketiminin yeterli düzeyde olmaması ve fiziksel aktivitelerin yetersizliği, yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık ve diabet, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artıran faktörlerin başında yer alıyor" denildi.
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türkiye'de koroner kalp hastalıklarından ölüm oranının, tüm ölümler içinde yüzde 43 oranıyla ilk sırada yer aldığı vurgulanarak, bu ölümlerin önemli bir bölümünün 41-58 yaş grubunda gerçekleştiği bildirildi. Kalp-damar hastalıklarının yol açtığı ölümlerin önemli bir bölümünün, sigaraya bağlı nedenlerden gerçekleştiğine dikkat çekilen açıklamada, sigara dumanının içerdiği karbon monoksitin kan dolaşımına girerek pıhtılaşmaya yol açtığı ve atardamarların iç duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olduğu kaydedildi.
Sigaranın birçok hastalığa olduğu gibi, kalp-damar hastalıklarına da zemin hazırladığı ve ölümlere yol açtığı ifade edilen açıklamada, koroner kalp hastalıklarından ve bu hastalıkların yol açtığı ölümlerden korunmak için atılacak ilk adımın sigara ve dumanından uzak durmak olduğu belirtildi. Sigaranın sıcakların etkisiyle bunalan insan vücuduna iki kat olumsuz etki yaptığı vurgulanan açıklamada, şu uyarılara yer verildi:
"Kalp-damar hastalıklarının oluşumunu önlemek için özellikle yaz aylarında sigaradan hem aktif hem pasif içici olarak uzak durun. Beslenmede doymuş yağ oranını azaltarak, tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri içeren yağların oranını artırın. Besinler yoluyla alınan kolesterole dikkat edin ve posa içeren yiyeceklerle meyve-sebze tüketimini artırın. Şeker ve tuzu alt düzeyde tüketin. Vücut ağırlığınızı kontrol altında tutarak, doğru besinlerle beslenmeye özen gösterin. Stresi azaltın. Alkol ve oksijensiz ortamlardan uzak durun. Spor yapın veya haftada 3-4 kez yarım saat yürüyüş yapın."
Asosyallik sigaradan kaynaklanıyor
Hamilelik döneminde sigara içen kadınların çocuklarında, asosyal davranışların gelişme riski artıyor.
Britanya'daki Psikiyatri Enstitüsü'nün 1896 ikiz arasında yaptığı araştırmaya göre, anne tarafından gelen içicilik ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (ADHD) arasında 'küçük ama anlamlı' bir bağ olduğu ortaya çıktı. ADHD, asosyaliteye geçişte kolaylık sağlıyor.
Uzmanlar, sigaranın ADHD hastalığını yüzde 6 oranında etkilediğini belirtti.
Britanya'daki Psikiyatri Enstitüsü'nün 1896 ikiz arasında yaptığı araştırmaya göre, anne tarafından gelen içicilik ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (ADHD) arasında 'küçük ama anlamlı' bir bağ olduğu ortaya çıktı. ADHD, asosyaliteye geçişte kolaylık sağlıyor.
Uzmanlar, sigaranın ADHD hastalığını yüzde 6 oranında etkilediğini belirtti.
Kadınlar bağışıklık sistemi hastası
ÜLKEMİZDEKİ 2.5 milyon kişide, astım, şeker, guatr, romatizma, sinir kas sistemi hastalığı myasthenia gravis, kronik hepatit, multipl skleroz (MS), deri, eklem, kan, böbrek gibi vücudun farklı bölgelerini etkileyen kronik hastalık Lupus, Behçet gibi birçok rahatsızlığın genel adı olan otoimmün hastalık bulunuyor.
Bu hastaların bir kısmı birden fazla hastalığı aynı anda taşırken, bu kişilerin yüzde 75'ini kadınlar oluşturuyor. Uzmanlara göre ise bu durum, kadınların kozmetik ve temizlik ürünü gibi maddelerle daha çok temas etmesi nedeniyle kaynaklanıyor. Bağışıklık sistemi çalışma düzeninde, dengeyi bir yerden bozduğunuz zaman onu toparlama mümkün olmuyor.
Uzmanlar, özellikle kadınların, halsizlik veya yorgunluk gibi şikayetleri olduğu zaman mutlaka hekime gitmelerini isterken, ailesinde bu hastalıkları taşıyanların daha dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.
Bu hastaların bir kısmı birden fazla hastalığı aynı anda taşırken, bu kişilerin yüzde 75'ini kadınlar oluşturuyor. Uzmanlara göre ise bu durum, kadınların kozmetik ve temizlik ürünü gibi maddelerle daha çok temas etmesi nedeniyle kaynaklanıyor. Bağışıklık sistemi çalışma düzeninde, dengeyi bir yerden bozduğunuz zaman onu toparlama mümkün olmuyor.
Uzmanlar, özellikle kadınların, halsizlik veya yorgunluk gibi şikayetleri olduğu zaman mutlaka hekime gitmelerini isterken, ailesinde bu hastalıkları taşıyanların daha dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)