18 Mayıs 2007 Cuma

Üzüm kalp dostu meyve

Sıcak havada bol bol üzüm tüketin. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İzzet Tandoğan, sıcağa bağlı aşırı sıvı kaybının, kanın pıhtılaşma meylini artırdığını, kalp yetmezliği olanlarda sıvı ve elektrolit, özellikle potasyum kaybının kalpte ritim bozukluklarına neden olabildiğini hatırlattı. Bu riskleri azaltmak için sigara, stres, alkol ve oksijensiz ortamlardan uzak durmak gerektiğini vurgulayan Tandoğan, sebze ve meyve, özellikle üzüm tüketilmesini önerdi.

Tandoğan, "Üzüm şeker hastalığı olanlar dışında herkese, özellikle kalp hastalarına önerilebilecek bir meyve. Bilinen 20 antioksidanı içeren üzüm, potasyum, magnezyum, kalsiyum, silisyum, iyot, çinko, kükürt ve manganez mineralleri açısından zengin. Üzüm suyunun antioksidan etkinlikleriyle kötü kolesterolle kalp damarlarının tıkanma meylini azalttığı saptanmıştır" diye konuştu.

Çocuklarda göz hastalıkları

Çocuklarda göz hastalıkları

Göz, insanın en önemli ve hassas organlarından biridir. Dünya üzerinde olup bitenlerin yüzde 80'i bu önemli organ tarafından algılanır.
Göz problemlerinin çocukluk yaşlarından itibaren erken tanısı büyük önem taşıyor. Bundan dolayı göz sağlığı küçük yaşlardan itibaren ihmale gelmeyen bir konu. Göz tembelliği, şaşılık, miyop, hipermetrop ve astigmat çocuklarda sıklıkla rastlanılan sorunlar.

Gözkapağı düşüklüğü

Üst göz kapağının anormal derecede düşük olmasıdır. Doğumsal Ptosis rahatsızlığı üst kapağı kaldıran kastaki gelişim bozukluğu sonucu ortaya çıkar. Tek veya iki taraflı olabilir. Çift taraflı ağır vakalarda çocuk daha iyi görebilmek için çeneyi yukarı kaldırabilir. Kapak düşüklüğü ile beraber gözlük takmayı gerektirebilecek astigmat vb. kırılma kusurları olabilir. Göz tembelliği gelişebileceğinden gecikmeden göz doktoru tarafından muayene ve gerekli görülen zamanda operasyonla düzeltilmesi gereklidir.

Göz tembelliği

Göz tembelliği, bir gözün diğerinden az görmesidir. Göz tembelliği ancak küçük yaşlarda tespit edilirse tedavi edilebileceğinden, ebeveynlerin bu konuda son derece hassasiyet göstererek, erken yaşlarda çocukların göz muayenesi olmalarını sağlamaları gerekir. Gözde oluşum mekanizması, kullanılmayan sinirin atıl duruma geçmesi şeklindedir. Göz tembelliğine sebep olan durumların bir an önce ortadan kaldırılması ve görme sinirinin uyarılmaya başlanması gerekir.

Göz tembelliğinin sık görülme nedenleri şunlardır:

1. Şaşılık: İki göz ayrı ayrı yönlere bakıyorsa beyne iki ayrı görüntü gider ve çift görme meydana gelir. Çocuklarda bir şekilde bu durum engellenerek beyin, gözlerden birinden gelen görüntüyü baskılar ve tek gözle görme sağlanır. Bu arada görüntüsü baskılanan gözde tembellik gelişmeye başlar.
2. Kırılma kusurları: Mevcut olan yüksek kırılma kusuru nedeni ile bir göz diğerinden çok bulanık görüyorsa, bu göz tembel hale gelir. Görünüşte göze çarpan herhangi bir problem olmadığı için tespit edilmesi zordur.
3. Diğer göz hastalıkları: Bu grupta görme eksenini kapatan hastalıklar sayılabilir. Bunlar, kornea, iris, lens ve vitreus gibi gözün kırıcı ortamlarının kesiflik veya anormal pozisyonda olmaları ile ilgili hastalıklardır. Göz tembelliğinin tedavisi ilk 6 yaş içinde yapılmalıdır, 10 yaşından sonraki tedaviler yararlı değildir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa alınacak sonuç da o denli başarılı olacaktır.

Şaşılık

İki gözün görme eksenlerinin parelelliğinin bozulmasıdır. Şaşılık, doğuştan olabileceği gibi, doğum sırasında baş ve boyunda oluşan hasarlar, ateşli hastalıklar ya da gözlük takmayı gerektiren kırılma kusurlarından da kaynaklanabilir. Şaşılık, sürekli veya bazen görülebildiği gibi kayan gözün konumuna göre, yatay ve dikey olabilir. İçe, dışa, yukarıya ve oblik yönlerde görülebilen kayma gizli veya belirgin şekilde gözlenebilir.
Şaşılığı sadece estetik bir kusur olarak görmek yanlıştır. Tedavisi yanı sıra nedenleri de araştırılmalıdır. Göz tümörü, beyin kanaması gibi ciddi ihtimalleri göz ardı etmemek gerekir. Şaşı çocuklar yaşı küçük veya düzelir demeden bir an önce göz doktoruna gösterilmelidir. Çünkü şaşılık tedavisinde amaç estetik düzeltmeden ziyade iki gözle fonksiyonel görmeyi sağlamaktır. Bunun yolu, göz doktorunun yakın takibinde erkenden tedaviye başlamaktır. Aksi takdirde gelişebilecek göz tembelliği çocuğun ileride meslek sahibi olmasını, hatta sürücü ehliyeti almasını engelleyecektir.

Çocukluk kataraktları

Çocuklarda erişkinlere nazaran daha az görülür. Yetişkin bir insan görmesindeki azlığı fark ederek göz doktoruna gider. Bebekler ve çocuklarda aynı durum söz konusu değildir. Bazen ebeveyn çocuğunun gözbebeğinde beyaz bir leke fark eder. Bazen nistagmus denilen düzensiz göz hareketleri ortaya çıkar. Çocuğun anneyi gördüğünde ilgisiz kalması ve ışığı fark etmemesi görmenin çok az olduğunun belirtisidir. Süt çocuğunda yoğun bir katarakt varsa 1-2 ay içinde düzensiz göz hareketleri oluşur. Ebeveynin bu konuda dikkatli davranıp çocuğunun iyi görmediğini fark ederek doktora başvurması gerekir. Katarakt görme derecesini yüzde 20 ile yüzde 40 seviyesine düşürünceye kadar ebeveyn tarafından hissedilmeyebilir. Bazen de gelişme geriliği nedeni ile başka bir doktor tarafından teşhis konulmak istendiğinde ortaya çıkabilir.

Gözyaşı yolları tıkanıklığı

Gözyaşı yollarının alt ucu doğumda açılmamış olsa bile, ilk birkaç hafta içinde kendiliğinden açılacağı için klinik bir sorun oluşturmaz. Ancak bu açılma gerçekleşmezse gözyaşı akması şeklinde bir durum ortaya çıkar. Bu durum devamlı veya aralıklıdır. Gözün iç alt kısmındaki gözyaşı kesesine hafifçe baskı yapılırsa gözyaşı yollarından iltihabi materyal gelebilir. Gözde sulanmaya yol açan doğumsal göz tansiyonu yüksekliği ile karıştırılmamalıdır.
Tedavisinde gözyaşı yollarına masaj ve antibiyotikli damlalar kullanılır. yüzde 95 başarı elde edilir. Çocuk 12-18 aylık olduktan sonra hâlâ şikâyet varsa, genel anestezi altında gözyaşı yolları özel bir sonda yardımıyla açılmaya çalışılır. Yine de başarı elde edilmezse özel tüpler yerleştirilir ya da balon uygulaması yapılabilir. Bunlara rağmen cevap yoksa en son tedavi şekli 3-4 yaşlarında yapılacak bir cerrahi girişimdir.

Kırılma kusurları

Çocuk yaş grubunda çok sıklıkta karşılaşılır. Çocuk bulanık görmeden, okumada zorluktan bahsedebilir. Bazen ebeveyn çocuğun televizyonu yakından izlediğini fark eder. Bazen de çocuğun okuldaki başarısı düşüktür. Göz yorgunluğu çabuk ortaya çıkabilir. Okurken ya da yazarken harfler tersine kullanılabilir. Çocukluk çağında gözün kırılma kusuru hızlı değişime uğrayabileceğinden sık kontrol gerekebilir. Örneğin; katarakt ameliyatı geçiren, mercek takılmamış çocuğun her ay muayenesi uygundur. Çocukluk çağı muayenelerinde göz kaslarının geçici olarak gevşetildiği sıkloplejik muayene (damlalı muayene) şarttır. Kırılmaya dayanıklı materyalden yapılmış, hafif gözlük camları tercih edilir.
Çok ufak numaralı miyoplar sadece tahtaya bakarken, sinema ve TV izlerken gözlüklerini takabilirler. Bebeklik çağında miyopi nadirdir. Genellikle okul çağında ortaya çıkar. Tek belirti uzağı görememe olabileceği gibi sıklıkla hiçbir belirti vermeyebilir. Okul taramalarında tesadüfen anlaşılabilir. Miyopi, çocuğun büyümesi duruncaya kadar (18-22 yaş) tedricen artar.

Retinoblastom

Çocukluk çağının en yaygın kötü huylu tümörüdür. Çok nadir görülür. 20 bin canlı doğumdan birinde ortaya çıkar. Her iki cinste rastlanabilir. Vakaların çoğunluğu üç yaşından önce belirgin hale geçer. Tümör irsî/kalıtsal olabilir veya olmayabilir. Vakaların yüzde 60'ı irsî değildir. Hastalık çeşitli belirtiler ile ortaya çıkar. En sık görülen belirti gözbebeğinin beyaz görünümlü oluşudur (lökokori). Daha az sıklıkla şaşılık şeklinde karşımıza çıkabilir. Bu nedenle şaşılık şikâyeti olan çocukların vakit geçirmeden göz hastalıkları uzmanına muayene ettirilmesi gerekmektedir. İhmal edilmiş vakalarda göz etrafı dokularında şişme, gözün öne fırlaması şeklinde de belirtiler izlenebilir. Hastaların yetkin merkezlerde tedavisi gereklidir.

Doğumsal glokom (göz tansiyonu)

10 bin doğumdan birinde görülür. Hastaların % 65'ini erkek çocuklar oluşturur. Bu hastaların ailelerinde aynı hastalık olabilir veya olmayabilir. Vakaların % 75'inde iki göz birden tutulur.
Korneal buğulanma (saydam tabakada bulanıklık) ilk fark edilen bulgudur. Beraberinde gözyaşı artışı, ışığa hassasiyet ve göz kapaklarında spazm bulunabilir. Göz tansiyonunun yükselmesi sonucu göz küresi büyür. Tek taraflı olduğunda daha çabuk fark edilir. İki taraflı olduğunda ve başlangıç dönemlerinde zor fark edilir. Erken tanı çok önemlidir. Hastalığın tedavisi cerrahidir. gvUzun süreli takipleri gereklidir.


Gözlük bir kusur mu?

Toplumumuzda gözlük takmak bir kusur gibi algılanır. Çocuklara bunun ayıp bir şey olmadığı bilincini verebilirsek gözlerini daha rahat kullanarak hayatta daha başarılı olurlar. Tembel diye nitelediğimiz çocuğumuz belki de gözlerindeki bozukluktan ötürü ders çalışma konsantrasyonu azalıyor, 15 dakikada sıkılıyor, başarısız duruma düşüyor olabilir. Ebeveynler okul öncesinde veya okula başladığı zaman çocuğun gözünde bir anormal görünüm dikkatlerini çekmese de göz doktoruna çocuklarını getirmeleri gerekir.

Çocuklarda göz muayenesi ne zaman yapılmalı?

Doğumundan 6 ay sonra her bebek göz kontrolünden geçirilmelidir. Bununla beraber çocukların görme yeteneği her yaşta kontrol edilmeli. Fakat kontrol her yaşta yapılamıyorsa, tüm çocukların 4 yaşına gelmeden önce herhangi bir sorun olmasa da mutlaka bir göz doktoru tarafından muayene edilmiş olması gerekir.

Hormonlu yiyecekleri nasıl anlarız?

Hormonlu yiyecekleri nasıl anlarız?

Uzmanlarca, "Manavda ve pazarda bolca satılan ve tüketilen meyve sebzelerin fazla hormon taşıyıp taşımadığını öğrenmek için iyi bir gözlemci olmak ve şekillerine bakmak gerekiyor" deniliyor. Çeşitli kaynaklardan derlenen bilgilere göre, üretimde büyümeyi artırıcı hormonların gerek hayvansal ürünlerde, gerekse bahçe ürünlerinde kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor. Başlangıçta sadece seralarda 10 derece sıcaklık altındaki ürünlerde döllenmeyi sağlamak için kullanılan ilaçların, hızlı büyümeyi sağlayıcı etkisi çiftçiler tarafından keşfedilince, kullanımı özellikle bahçe bitkilerinde her devrede artış gösterdi. Meyvelerin döllenmesini sağlamak için çok düşük dozlarda kullanılan hormonal içerikli ilaçlar insan sağlığını fazla etkilemezken, büyümeyi hızlandırarak verimi ve kazancı artırmak için bilinçsizce kullanılan ilaçlar, insan sağlığı açısından önemli bir risk oluşturuyor. Manavda ve pazarda bolca satılan ve tüketilen meyve sebzelerin fazla hormon taşıyıp taşımadığını öğrenmek için iyi bir gözlemci olmak ve şekillerine bakmak gerekiyor.

Nelere dikkat etmeli?

Sağlıklı meyve ve sebze tüketmek için alışveriş yaparken ürünlerde şu özelliklere dikkat etmek gerekiyor: "Domates: Domates kesildiğinde içi fazlaca boşsa, meyvenin ucunda sivri memeler ve anormal bir şekle sahipse hormonlu olduğundan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca hormonlu domateslerde dik kesildiğinde ortasında beyaz ve sert bir tabaka görülür. Salatalık: Şekilsiz, bir ucu kalın, bir ucu ince veya yan yana yapışık meyvelere dikkat edin. İçleri adeta sünger gibi, çekirdek evi de kof bir yapıya sahiptir. Yenildiği zaman tat vermez. Biber: Aşırı büyük ve etli bir görünüme sahiptir. Çekirdek evi boş, etli kısımda domatesteki gibi beyaz ve sert bir doku hakimdir. Patlıcan: Şekli bozuktur. Kenarında meme gibi şişlikler görülür. Yan yana yapışıktır. Etli kısmı sünger gibi kof olur. Patates: Şekilsiz ve yumruları birbirine yapışıktır. Patateste aşırı gübre ve hormon kullanılırsa içinde kararmalar görülür. Çilek: Aşırı büyük, çift yapışık ve içleri boştur. Karpuz: Hormonlu karpuzların çekirdek evleri boştur. Yendiği zaman aşırı nişasta kokusu verir."

Kayisinin Faydalari

- Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır
- Karaciğerin tahrip olan kısmının tamirini yapar
- Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar
- Kan yapımını artırarak, kansızlığa engel olur
- Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar
- Böbreklerde taş teşekkülünü azaltır
- Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırmaktadır
- Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir
- Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar
- Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar Klinik ölümündeki reanimasyon çalışmalarında kalbin cevap vermesinde etkili olur
- Kayısının potasyumca zengin, sodyumca fakir ve A vitaminin öz maddesi karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.

KAYISININ ÇEKİRDEĞİ DE İLAÇ

Yerli kayısı çeşitlerinin çekirdeklerinin içi tatlı olurken, yabancı ve zerdali formundaki kayısıların çekirdeklerinin içi ise çoğunlukla acı oluyor. Kayısı çekirdeklerinin tatlı olanları çerez olarak tüketilmekte iken, acı olanlar kozmetik ve ilaç sanayinde hammadde olarak kullanılıyor. Ayrıca kayısı çekirdeğinin tohum ve kabuğundan badem yağı, yemeklik yağ, aroma esansı gibi maddeler elde ediliyor.

Kayısı çekirdeği kabuk ve içten meydana geliyor. Meyve ağırlığının yüzde 12'sini oluşturan çekirdek içi bileşiminde Glikozit, Amigdalin, Nişasta, Yağ ve benzeri maddeler bulunuyor. Çekirdek içi (tohum) alındıktan sonra, geriye kalan kabuk yakacak olarak kullanılıyor. Her derde deva olan kayısının acı çekirdeğinin ilaç özelliği var. Avrupa'nın bazı ülkelerinde özellikle İngiltere'de doktorlar şeker hastalarının reçetelerine acı kayısı çekirdeğini bir ilaç gibi yazıyorlar.


scardsdale kankam için

Şişmanlık, vücutta insüline karşı direnci artırıyor

Samsun Gazi Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. İnci Etikan, kilolu diyabet (şeker) hastalarında tedavide kullanılan insülinin etkisinin azaldığını belirterek, vücutta insüline karşı direnci artıran en önemli nedenin şişmanlık olduğunu söyledi.

Gazi Devlet Hastanesi tarafından her hafta düzenli olarak konferans salonunda verilen diyabet eğitiminde diyabet tedavisi, yapılması gerekenler ve önlemlerle ilgili hastalara bilgi veren Dr. İnci Etikan, polikliniğe başvurarak tedavi olmak isteyen hastaların büyük çoğunluğunu eğitime aldıklarını kaydetti. Eğitim alan hastaların planlı ve düzgün tedavi sürecinin ardından büyük ölçüde iyileştiklerini belirten, Dr. Etikan, "Diyabet damar tıkayan bir hastalıktır. Sinir hücrelerinin liflerini de bozmaktadır. Kroner kalp ve beyin damarlarını etkilemekte, göz, böbrek hastalıklarına neden olmaktadır. Hastaların yüzde 90'ı tip 2 diyabet dediğimiz statüdedir. Bu diyabette insülin direnci oluşmakta, kanda bulunan şeker hücrelerin içine girememektedir. İnsülin direncini artıran en nemli neden ise şişmanlıktır. Zayıflamak tedavinin bir parçası olacaktır. Ayrıca, sigara, hipertansiyon, hiperroidi gibi pek çok neden de söz konusudur" dedi. Diyabette erken tanının önemine değinen Dr. Etikan, "Diyabet açlık kan şekeri, yemekten sonra 2 saat sonraki tokluk kan şekeri, 3 ayda bir yapılması gereken ortalama son 3 ayın kan şekeri göstergesi olan HBA1C testi, idrarda mikroalbuminüri aranması, zararlı kolesterol (LDL), faydalı kolesterol (HDL) tansiyon takipleriyle olmalıdır. Diyabetli hasta hiç şikayeti olmasa bile senede bir göz dibi muayenesi yaptırmalıdır. Ailesinde diyabet olanlar, hipertansiyon hastaları, hiperlemi ve obezite hastaları mutlaka her yıl gizli şeker testi yaptırmalıdır. Açlık kan şekeri yükselmeye başladıktan sonra konulan tanıların pek çoğunda maalesef kalp damarları tıkalı tespit edilmektedir. Şeker hastaları lifli besin tüketmeli, midelerinin hemen boşalmaması için yemek yerken su içmemelidir. Suyu yemekten sonra veya önce içmelidirler" Dr. Etikan, düzenli bir tedavi sürecinin ardından diyabet tedavisinde başarının elde edilmemesinin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.

Dar alanda ve yüksek tempoda spor yapmayın

Genelde halı saha müsabakalarının dar olması nedeniyle, gereğinden fazla enerji harcamanın kalp krizi riskini arttırdığı ve gerekli sağlık kontrolünden geçilmediği takdirde ölümlerle sonuçlandığı bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Yılmaz ve Mehmet Öztaşkın Kalp Hastanesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Namık Kemal Karayol, yaptığı açıklamada, dar alanda ve yüksek tempoda spor yapmanın, kalbi zorladığını ve bu nedenle kalp krizi riskinin artığını bildirdi. Doç. Dr. Karayol, "Halı saha müsabakalarında spor yapmaya çalışanların, genelde spor konusunda fazla bilgisi olmuyor. Müsabakaya başlamadan önce, antrenman yapmaları gerektiğini bilmiyorlar. Isınmadan birden bire yüksek tempoda enerji harcamaları, kalbi çok ciddi derecede yoruyor ve kalp krizi riskini arttırıyor. Bu nedenle, kesinlikle halı saha gibi dar alanda maç yapmadan önce ısınmaları gerekir" dedi.
Sigara ve alkol alışkanlıkları olan insanların, bu gibi durumlar öncesi uzun süre ısınmaları gerektiğine dikkat çeken Erciyes Üniversitesi Yılmaz ve Mehmet Öztaşkın Kalp Hastanesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Namık Kemal Karayol, "Spor yapılırken bazı insanların göğsü ağrır. Bu gibi durumlarda onlar, hiç umursamadan eğlencelerine devam ederler. Artık kalp krizi riski, 20 yaşlara kadar düştü. Fazla enerji sarf edilmesi ile birlikte gelen göğüs ağrıları mutlaka dikkate alınmalıdır" diye konuştu.

Öte yandan, kalp hastalığı olan kişilerin halı saha gibi dar alanlarda maç yapmalarından uzak durmaları gerektiğini belirten Karayol, bunun yerine yürüyüş gibi sporların yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Spor yaparken giyilen hava geçirmeyen yağmurluk tarzı giysiler zararlı

On Dokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, spor yaparken giyilen hava geçirmeyen yağmurluk tarzı giysilerin, zararlı olduğunu söyledi.

Samsun'un alt kademe belediyelerinden İlkadım Belediyesi Spor Kulübü tarafından düzenlenen etkinlikte, İlkadım Stadyumu'nda spor yapan bayanlara beslenme ve sağlık dersi veren Elmacıoğlu, spor yaparken dikkat edilmesi gereken hususlar, beslenmenin doğru biçimde gerçekleştirilmesi, yetersiz ve yanlış beslenmenin ortaya çıkardığı sorunları anlattı.
Toplumda en çok rastlanan hastalıkların diyabet, obezite, kalp yetmezliği, çocuklarda şişmanlık sorunları olduğunu belirten Elmacıoğlu, "Dengeli beslenmek işin püf noktası. Mesela halk arasında günde iki litre su içilmesi zorunlu gibi bir anlayış var. Oysa karpuz yediyseniz o gün daha az su içersiniz. Çünkü vücut su ihtiyacını buna göre ayarlıyor. Bunun yanında bazen çok zararlı meşrubatlar içiyoruz. Bu nedenle dengeyi korumayı bilmek lazım. Özelikle yaz sporu yaparken giyilen hava geçirmeyen yağmurluk tarzı giysiler çok zararlı. Vücudun havayla birebir temas etmesi gerekiyor. Bu nedenle ince giysiler tercih edilmelidir. Günde en az 25 dakika direk güneş altında kalınmalıdır. Vücut direk güneş enerjisini almalıdır" dedi.

Sabah sporunun aç karına, güneş enerjisiyle birlikte başlanması gerektiğini vurgulayan Elmacıoğlu, "Yürüyüş yapan sağlık bulur. Yürüyüş her derde devadır. Tansiyonu düşürür. İyi huylu kolesterolü çıkarır. Şeker hastalığının ortaya çıkmasını engeller. Kadınlar yaşlanmaktan korunmuş olur. İskelet yapısı bozulmaz" diye konuştu.

Elmacıoğlu, bilinçli bir yaşam tarzının, sağlıklı yaşamı peşinden getireceğini de sözlerine ekledi.