Cocuk yasta ortaya cikan korkulari dusundugumuz zaman, genellikle hepimizin kafasinda baska seyler olusur. Ilk aklimiza gelenler arasinda okul korkusu, karanlik korkusu, yalniz kalma korkusu, anneden ayrilma korkusu, yabanci korkusu bulunur. Bu listeyi tabii ki daha da uzatmak mumkundur.
Oncelikle belirtmek gerekir ki, korku normal gelisimin bir parcasidir ve kisinin kendini tehlikelerden sakinmasini saglar. Korku, bebeklikten ergenlik donemine kadar, sikca rastlanan bir durumdur, oyle ki arastirmalar, cocuklarin yuzde 90’inda gelisimlerinin bir doneminde herhangi bir seyden korktuklarini gostermektedir. Bu nedenle cocuklardan kayitsiz, sartsiz korkusuz olmalarini beklemek cok gercekci olmaz.
Fobiler: Oncelikle korku ve fobileri ayirmakta yarar vardir. Bir korkunun fobi olarak adlandirilabilmesi icin su olcutlere uymasi gerekir:
� Cocugun yasadigi korkunun, durumun verileriyle orantisiz sekilde buyuk olmasi, ornegin parkta bir kez bir cocugun salincaktan dustugunu gordugu icin hic salincaga binememek gibi.
� Cocugun aciklamalarla ikna olmamasi
� Cocugun isteminin disinda asiri derecede korkmasi
� Korkulan durumdan bilincli olarak sakinmasi
Fobi uzunca bir sure devam eder ve herhangi bir yas donemine ozgu degildir. Fobilerin bazilarinda, bu duruma neden olan bir olay saptanabilirken, bir cogunda boyle bir olayi saptamak mumkun degildir.
Korkular: Bazi korkular, belli yas donemleri icin normal sayilir. Ornegin, bebeklik doneminde yuksek sesten ve fiziksel destegin aniden yitirilmesinden korkulmasi dogaldir. Bebegin yaklasik 8. ayda gelistirdigi ve bir – bir bucuk yil kadar surebilen yabanci korkusu da normal kabul edilir. Cocugun bes yas civarinda gelistirdigi; ornegin, cadi, canavar gibi birtakim hayali figurlerden korkmasi da ruhsal gelisimi icin beklenebilir bir durumdur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bazi korkularin belli yas donemlerinde ortaya cikabilecekleri, ancak bu korkularin bir sure sonra ortadan kaybolmalarinin da gerekli oldugudur. Ornegin, 6 yasindaki bir cocuk hala yabancilardan korkuyorsa, bu ustunde durulmasi gereken bir durumdur.
Korku tepkisi nasil gelisir?
Bebegin anneye baglanmasinin en onemli nedenlerinden birisi, annenin bebekteki korkuyu azaltma kapasitesidir. Bebeklik ve erken cocukluk doneminde, yeni bir durumla karsi karsiya kalindigi zaman, cocugun gosterecegi tepkide annenin tepkisi cok belirleyicidir. Cocuk, ornegin ilk kez bisiklete binmeyi ogrenecekken annenin yuzundeki ifadeyi ve davranislarini inceler. Eger anne, cocuga destek veriyorsa ve onun gittikce kendine guven kazanmasini ve bagimsiz olmasini sagliyorsa, cocuk bisiklete binmeyi zevkli bir durum olarak algilayacak ve butun dikkatini bu etkinlige yoneltecektir. Ote yandan, anne ya da cocukla ilgilenen diger bir kisi, cocuk bu ogrenme surecini yasarken surekli endiseli bir yuz ifadesiyle onu izler ve uyarilarda bulunursa veya onu azarlarsa, cocuk dikkatini vermesi gereken etkinlikten ziyade, hayatinda kendisi icin cok onemli olan kisiyle ilgilenecek ve o durumla baglantili olarak ortaya cikan endisesi giderek yukselecektir. Bu da cocugun o durumdan kacinmasina ve bir daha karsilasmak istememesine neden olacaktir. Bu kacinma davranisina biz “korku” diyoruz.
Korku bir kacinma davranisi olarak ortaya cikabilecegi gibi, bir sartlanma olarak da ortaya cikabilir. Bebeklik doneminde yuksek sesten korkmanin normal oldugundan bahsetmistik. Bu donemde, bebek tam banyosunu yaparken, disarda cok buyuk bir gurultu meydana geldigini varsayalim. Bu talihsiz durum, bebegin bir su veya banyo fobisi gelistirmesine neden olabilir.
Kacinma ve sartlanmanin yanisira, korkuya neden olan bir diger faktor de endiselerdir. Endisenin yarattigi korkuya en cok karanlikta ve uykuya dalarken yalniz kalindiginda rastlanir. Cocuk, yaklasik 3 yasindan itibaren toplumun kurallariyla annesi ve babasi araciligiyla daha cok tanismaya baslar. Artik istedigini yapmada eskisi kadar ozgur degildir. Bunun sonucunda, cocuk kendini bu sikintili duruma sokan anne ve babasina karsi bir ofke duymaya baslar, ancak bu duygusunu onlara yansitmaya cekinir. Yine de boyle bir duyguya sahip oldugu icin sucluluk hisseder. Ona rahatsizlik veren bu durumla basedebilmek icin, anne ve babasini ya da genel olarak toplumu ve kurallari temsil eden birtakim korkutucu figurler bularak, korku ve sucluluk duygularini onlara yansitir; bunlar bir cadi, hayalet ya da ejderha olabilir. Uykuya dalmadan once cocuk bilincle bilincdisi arasindadir. Icinde biriktirdigi ofkelerin farkina varir, bunlari bastiracak gucu kendinde bulmakta zorlanir. O zaman da, aslinda bu duygularin yasanmasina neden olan, ama ayni zamanda da ona destek olan ve guven veren annesini ya da babasini yaninda ister. Onlar yaninda oldugu zaman onlarin varligindan ve sevgisinden emin olur ve uykuya dalabilir. Karanlikta, cocugun kendini yine kontrolunu kaybetmis olarak hissettigi bir andir ve endise vericidir. Bu endiseyle basetmek icin de yine bir dis destege ihtiyac duyabilir.
Korkunun bir diger kaynagi da, cocugun baskalarini korktuklari durumlar icinde izlemesidir, yani korkuyu gorerek ogrenmesidir. Ornegin, cocuk annesini ucagin icinde bembeyaz olmus bir yuzle gorur ve annenin panik icinde oldugunu anlarsa, o da ucaktan korkmaya baslayabilir.
Ayrilma korkusunda, korkunun nedeni genillikle cocuk degil, annedir. Anne, cocugun kendisinden ayrilip, ornegin okula baslamasini istemez ve bunu cok dolayli ve ince mesajlarla cocuga aktarir. Anne, cocuga o okula basladiginda kendisinin butun gun onu bekleyecegini, bunu yaparken onu cok ozleyecegini, birlikte ne kadar guzel zaman gecirdiklerini anlatmaya basladiginda ve bunu uzunca bir zaman surdurdugunde, cocuk okula baslamayi adeta annesine ihanet etmekle esanlamli tutmaya baslar ve okula gitmek istemeyebilir. Bu da okul fobisi veya ayrilma endisesi olarak tanimlanabilir.
Sonuc olarak cocukluk doneminde cok cesitli nedenlerden kaynaklanabilen, cok cesitli tiplerde korkular olabilecegini gorduk. Cocukta korkuyla basederken, korkunun bir yas doneminin ozelligi mi oldugu, korkuya neden olan belli bir olayin olup olmadigi iyice arastirilmalidir. Anne ve babalar, cocukla kurduklari iliskiyi gozden gecirmeliler, cocukla birlikte bu konuyu ele almalilardir. Butun bunlara ragmen cocugun korkusunda bir azalma olmuyorsa, bu konuyla ilgili profesyonel bir yardim aramakta yarar vardir.
29 Nisan 2007 Pazar
Cocugunuzu Azarlamayin!
Cocuklar dogustan yapisi itibariyla donanim olarak bizlere uyum saglamak ve bizleri ornek alarak hayata hazirlanmak uzere programlanmislardir. Bizden gorduklerini taklit eder ve ogrenirler. Hic dusunduk mu acaba hayatimizin bircok noktasinda olabilecegi gibi disiplin konusunda anne ve babamiza benzedigimizi? Bircok insan disiplin konusunda anne ve babasindan ogrendigi dili kullanmak zorunda kalir. Halbuki disiplin konusunda konustugumuz farkli bir dil daha vardir. Insanlarin bir olay ya da durum karsisinda takindiklari ve karsisindakileri baski altina almaya yonelik disiplin davranislarina disiplin dili deniliyor. Disiplinin de bir dili oldugunu bilirseniz dogru dilleri konusmayi da ogrenebilirsiniz.
Cevrede gozlenen yanlislari siz yapmayin
Cevremize soyle bir baktigimizda cocuklarin hatali bir davranista bulunduklarinda anne babalarin cocuklarina nasil davrandiklarini gozlemlersiniz. Genel olarak onu doven anne veya bir baba canlanir kafamizda. Kerim Bey ve Sibel Hanim ikisi erkek biri de kiz olmak uzere uc cocuk sahibi bir cifttir. 18 yasinda olan kucuk oglu bircok davranis bozuklugu icinde ve anne bundan cok rahatsiz oldugu icin bu durumu benimle paylastilar. Geriye donup baktigimizda Sibel Hanim’in disiplin dilinin “fiziksel siddet” oldugu anlasiliyordu. Kerim Bey’in dili ise “yok sayma” idi. Butun cocuklarini doverek terbiye eden ve ikinci cocuk haric digerlerinde basarili (!) oldugunu soyleyen Sibel Hanim olanlara anlam veremiyordu. Oglu Burak neden boyle olmustu da digerleri degil? Evet oglu Burak’in neden boyle oldugunu degil de diger cocuklarin nasil oldu da ruhsal sagliklarini koruduklarini sormak gerekiyordu aslinda. Diger cocuklar da dayak yiyerek buyumuslerdi; ama yalnizca biri isyan ediyordu. Digerleri isyan etmedigi icin sanki problem yokmus gibi algilaniyordu anne tarafindan. Diger iki cocuga baktigimizda cekingen, kendine guvenmeyen ve toplum icinde kendini rahat ifade edemeyen iki cocuk duruyordu karsimizda. Biri bas kaldirmis, ikisi sindirilmisti. Zaten genele bakildiginda “fiziksel siddet”i kullanan ailelerin cocuklari ya sindirilirler, cok pasif olurlar ya da bas kaldirip isyan ederler. Anne baba ile yapilan gorusmeler sonucu ailenin bu konularda biraz bilinclendigi ve daha olgun davranislar ile cocuklari ile daha guzel iliskiler gelistirebildikleri gozlendi.
Neden siddete basvuruluyor?
Fiziksel siddet genellikle orta ve alt gelir grubu ailelerde daha fazla kullanilan bir disiplin yontemi. Tabii cevremizde maddi durumu cok iyi olup da cocuklarina fiziksel siddet uygulayan aileler de yok degil. Ailenin fiziksel siddete basvurmasinin temel sebeplerini su basliklar altinda toplayabiliriz.
Baska yontem bilmeme
Insanlarin buyuk cogunlugu evlenip de cocuk sahibi olmadan once cocuk egitimi hakkinda dogru durust hicbir bilgiye sahip degildirler. Ne zaman cocuk olur da problemler ortaya cikmaya baslar hemen kendi anne babalarinin uyguladiklari yontemlere siginirlar. Kendileri yasadiklarindan cok sikayetci olsalar da o yasadiklarini unutmuscasina ayni davranislari birer ebeveyn olarak cocuklarina karsi sergilemeye devam ederler.
Kizginlik en kolay yol
Aileler nedense fiziksel siddet uygulamayi kestirme bir yol olarak tercih ederler. Fiziksel siddetin cocugun psikolojik gelisimindeki yaptigi tahribati bir tarafa biraksak bile yine de kolay ve etkili bir cozum degildir. Cunku fiziksel siddet ile cocugu bir an icin baski altina alir ve istediginizi yaptirabilirsiniz; ancak bu yontemle uzun vadeli bir cozum elde edemezsiniz. Uzun vadede o cocuk basinizi daha cok agritacaktir. Yani fiziksel siddet kullanarak olayi yalnizca otelemis olursunuz.
Ofkenizi kontrol edin
Cocuklarimizi egitirken karsilastigimiz sorunlar karsisinda ofkelenmemizin belli sebepleri vardir. Bunlarin cogu sanilanin aksine cocuktan degil biz ebeveynlerden kaynaklanir. Cocuklar bizi sinirlendirmiyor, biz kendi kendimize sinirleniyoruzdur. Dusunce bicimlerimiz bunun en temel sebebidir. 2 yaslarindaki bir cocuk daha once misafir odasina girmemesi soylenmesine ragmen oraya girmis ve sehpanin ustundeki guzelim vazoyu yere dusurup kirilmasina sebep olmustur. ‘Bu durumda da mi anne ofkelenmemeli?’ diye sorabilirsiniz. Hemen olayin oncesine donelim. Butun gelisim uzmanlari ‘Cocugun yurumeye baslamasi ile birlikte arastirma ve kesfetme duygusu zirveye cikar.’ diyorlar. Ve anne tam da cocugunuz boyle bir donemi yasarken kalkip yasakli bolgeler ilan edip cocugun merakini bir kat daha artiriyor. Cocugun vazoyu kirmasi icin butun sartlari farkinda olmasa da hazirlayan (merak duygusunu tahrik ederek) ve ondan sonra da kirmamasini bekleyen annenin bu beklentisi ne kadar dogrudur acaba? Sinirlenmeye gerek kalmayacak onlemler bastan alinirsa ev icinde daha saglikli iliskiler gelistirilebilir. En azindan cocuk eve degil de biraz da ev cocuga uydurulursa ofkelenme sebeplerimiz azalmis olur.
Goz temasi kurun
Goz temasi ile anlatabiliyorken, cocuga bagirmak onun disiplin konusundaki anlama esigini yukseltir ve belli bir zaman sonra daha azindan anlamamaya baslar. Onu da yeterli gormeyip cocuga fiziksel siddet uyguladigimizda artik dayaktan asagisini anlamaz hale gelir. Ve surekli dovuldugunde ise Anadolu tabiri ile “dayak delisi” olur ve artik bu cocuk hicbir seyden anlamaz duruma gelir. Onemli olan cocugun disiplin anlamindaki anlama esigini olabildigince asagida tutabilmektir. Bunu da halihazirda uyguladigimiz yontemin bir alt basamagina sonra bir altina cocugu hazirlayarak basarabiliriz. Bagirmaktan asagisini anlamayan cocuga once ses tonumuzu dusurur ve zamanla beden dilimizi ve gozle temastan anlayacak hale getirebiliriz.
Cevrede gozlenen yanlislari siz yapmayin
Cevremize soyle bir baktigimizda cocuklarin hatali bir davranista bulunduklarinda anne babalarin cocuklarina nasil davrandiklarini gozlemlersiniz. Genel olarak onu doven anne veya bir baba canlanir kafamizda. Kerim Bey ve Sibel Hanim ikisi erkek biri de kiz olmak uzere uc cocuk sahibi bir cifttir. 18 yasinda olan kucuk oglu bircok davranis bozuklugu icinde ve anne bundan cok rahatsiz oldugu icin bu durumu benimle paylastilar. Geriye donup baktigimizda Sibel Hanim’in disiplin dilinin “fiziksel siddet” oldugu anlasiliyordu. Kerim Bey’in dili ise “yok sayma” idi. Butun cocuklarini doverek terbiye eden ve ikinci cocuk haric digerlerinde basarili (!) oldugunu soyleyen Sibel Hanim olanlara anlam veremiyordu. Oglu Burak neden boyle olmustu da digerleri degil? Evet oglu Burak’in neden boyle oldugunu degil de diger cocuklarin nasil oldu da ruhsal sagliklarini koruduklarini sormak gerekiyordu aslinda. Diger cocuklar da dayak yiyerek buyumuslerdi; ama yalnizca biri isyan ediyordu. Digerleri isyan etmedigi icin sanki problem yokmus gibi algilaniyordu anne tarafindan. Diger iki cocuga baktigimizda cekingen, kendine guvenmeyen ve toplum icinde kendini rahat ifade edemeyen iki cocuk duruyordu karsimizda. Biri bas kaldirmis, ikisi sindirilmisti. Zaten genele bakildiginda “fiziksel siddet”i kullanan ailelerin cocuklari ya sindirilirler, cok pasif olurlar ya da bas kaldirip isyan ederler. Anne baba ile yapilan gorusmeler sonucu ailenin bu konularda biraz bilinclendigi ve daha olgun davranislar ile cocuklari ile daha guzel iliskiler gelistirebildikleri gozlendi.
Neden siddete basvuruluyor?
Fiziksel siddet genellikle orta ve alt gelir grubu ailelerde daha fazla kullanilan bir disiplin yontemi. Tabii cevremizde maddi durumu cok iyi olup da cocuklarina fiziksel siddet uygulayan aileler de yok degil. Ailenin fiziksel siddete basvurmasinin temel sebeplerini su basliklar altinda toplayabiliriz.
Baska yontem bilmeme
Insanlarin buyuk cogunlugu evlenip de cocuk sahibi olmadan once cocuk egitimi hakkinda dogru durust hicbir bilgiye sahip degildirler. Ne zaman cocuk olur da problemler ortaya cikmaya baslar hemen kendi anne babalarinin uyguladiklari yontemlere siginirlar. Kendileri yasadiklarindan cok sikayetci olsalar da o yasadiklarini unutmuscasina ayni davranislari birer ebeveyn olarak cocuklarina karsi sergilemeye devam ederler.
Kizginlik en kolay yol
Aileler nedense fiziksel siddet uygulamayi kestirme bir yol olarak tercih ederler. Fiziksel siddetin cocugun psikolojik gelisimindeki yaptigi tahribati bir tarafa biraksak bile yine de kolay ve etkili bir cozum degildir. Cunku fiziksel siddet ile cocugu bir an icin baski altina alir ve istediginizi yaptirabilirsiniz; ancak bu yontemle uzun vadeli bir cozum elde edemezsiniz. Uzun vadede o cocuk basinizi daha cok agritacaktir. Yani fiziksel siddet kullanarak olayi yalnizca otelemis olursunuz.
Ofkenizi kontrol edin
Cocuklarimizi egitirken karsilastigimiz sorunlar karsisinda ofkelenmemizin belli sebepleri vardir. Bunlarin cogu sanilanin aksine cocuktan degil biz ebeveynlerden kaynaklanir. Cocuklar bizi sinirlendirmiyor, biz kendi kendimize sinirleniyoruzdur. Dusunce bicimlerimiz bunun en temel sebebidir. 2 yaslarindaki bir cocuk daha once misafir odasina girmemesi soylenmesine ragmen oraya girmis ve sehpanin ustundeki guzelim vazoyu yere dusurup kirilmasina sebep olmustur. ‘Bu durumda da mi anne ofkelenmemeli?’ diye sorabilirsiniz. Hemen olayin oncesine donelim. Butun gelisim uzmanlari ‘Cocugun yurumeye baslamasi ile birlikte arastirma ve kesfetme duygusu zirveye cikar.’ diyorlar. Ve anne tam da cocugunuz boyle bir donemi yasarken kalkip yasakli bolgeler ilan edip cocugun merakini bir kat daha artiriyor. Cocugun vazoyu kirmasi icin butun sartlari farkinda olmasa da hazirlayan (merak duygusunu tahrik ederek) ve ondan sonra da kirmamasini bekleyen annenin bu beklentisi ne kadar dogrudur acaba? Sinirlenmeye gerek kalmayacak onlemler bastan alinirsa ev icinde daha saglikli iliskiler gelistirilebilir. En azindan cocuk eve degil de biraz da ev cocuga uydurulursa ofkelenme sebeplerimiz azalmis olur.
Goz temasi kurun
Goz temasi ile anlatabiliyorken, cocuga bagirmak onun disiplin konusundaki anlama esigini yukseltir ve belli bir zaman sonra daha azindan anlamamaya baslar. Onu da yeterli gormeyip cocuga fiziksel siddet uyguladigimizda artik dayaktan asagisini anlamaz hale gelir. Ve surekli dovuldugunde ise Anadolu tabiri ile “dayak delisi” olur ve artik bu cocuk hicbir seyden anlamaz duruma gelir. Onemli olan cocugun disiplin anlamindaki anlama esigini olabildigince asagida tutabilmektir. Bunu da halihazirda uyguladigimiz yontemin bir alt basamagina sonra bir altina cocugu hazirlayarak basarabiliriz. Bagirmaktan asagisini anlamayan cocuga once ses tonumuzu dusurur ve zamanla beden dilimizi ve gozle temastan anlayacak hale getirebiliriz.
Ergenlik doneminde cocugunuzun arkadaslarini elestirmeyin!!!
Cocuk icin donum noktalarindan biridir ergenlik. Bu donemde cocuklarda fizyolojik degisimlerinin yani sira ruhsal, sosyal degisimlerin de var oldugu gorulur. Ebeveynler bile bu surecte cocuklarini anlayamazken, cocuklarin sinirli hayat deneyimleri ile iclerinde bulunan bu hali tanimlamalari oldukca guctur. Birtakim davranislarinda bu sebeple kasit aranmamalidir. Bu donemin en bariz ozelliklerinden biri ergen cocuk icin arkadasin onemli bir role sahip olmasidir. Ergenlik donemine kadar cocuk icin aile ve ogretmen oncelikli siradadir. Ergenlikte ise oncelikli sirayi arkadas alir. Ergenlik oncesinde de arkadas onemlidir ancak ergenlik ile birlikte arkadasin degeri birdenbire artar. Cocuk arkadaslarinin kendisini daha fazla anlayabildigini, onlar tarafindan kendisine onem verildigini dusunur. Arkadaslarinin yaninda ailesiyle oldugundan daha rahattir. Cunku onlarin yaninda bir otorite soz konusu degildir. Ergen, arkadaslariyla daha sosyal ve ozgur oldugunu dusunur. Arkadas sevgisi yine bu donemin bir baska ozelligi olan sevdiklerini tam anlamiyla benimseme ve sahiplenme ozelligi ile birlesince ergenin arkadaslari ile tam bir butunluk halinde oldugu soylenebilir. Bu sebeple arkadaslarinin yasadiklari sorunlari kendi sorunu gibi, mutluluklarini ise kendi mutlulugu gibi kabul eder. Dolayisiyla arkadasina yoneltilmis bir elestiri ergen icin tahammul edilmez olur. Cunku yukarida da belirttigim gibi ergenlik doneminde arkadas cogu zaman ailenin onunde bir deger ifade edebilir. Ayrica arkadaslari ile tam bir ozdesim icinde oldugu icin arkadaslarina atfedilen hatalar ergene kendi eksikligiymis gibi gorunebilir. Butun bu sebeplerden dolayi ergen cocuk arkadaslarina yoneltilen elestirileri kabul etmez. Hatta cogu zaman ebeveynini haksiz bulur ve arkadaslarini ebeveynine tercih eder. Sonucta ebeveyn; cocugunu korumak icin yaptigi girisimlerinin neticesinde daha kotu sonuclarla karsilasabilir. Bu yuzden cocuklarinizin cevrelerinin kotu olduguna inaniyorsaniz, onlara alternatif cevre ve olanaklar sunabilirsiniz. Veya hos sohbet ortamlarinda birtakim kaygilarinizdan ve bakis acilarinizdan bahsedebilirsiniz. Unutmayin bunlari yaparken cocuklarinizin arkadaslarina ve diger degerlerine elestiri gondermemelisiniz.
Kiz, erkek cocuk beklentisi saplanti haline gelirse ne olur?
Her bireyin gelecege dair birtakim hayallerinin olmasi cok normaldir. Evlilik oncesi es ile ilgili kurulan hayallerin yerini evlilik sonrasi cocuk ile ilgili sekillendirilen hayaller alir. Bunlarin var olmasinin bir sakincasi yoktur tabii ki. Ancak bazi bireylerin hayallerine saplanti derecesinde takildiklarini goruruz. Soyle ki, surekli kiz cocuk hayali olan bir anne adayi, erkek cocuk ihtimalini hic dusunmuyor ve dahasi bu dusunce kendisini rahatsiz ediyorsa duygularini bir suzgecten gecirmek zorundadir. Kendisi icin degilse bile bunu cocugu icin yapmalidir. Neden? Aslinda bu neden sorusunun farkli yonleri ile izahi yapilabilir.
Bundan iki yil evvel cocugu ile duygusal bagi sifir olan, cocuguna muhabbet beslemekte zorlanan, bu sebeple ciddi iletisim sorunlari yasayan bir anne ile karsilastim. Anne bana; “Cocugum sozumu hic dinlemiyor” diye gelmisti. Yaptigim testler ve gorusmeler sonucu duygusal bagin kurulamadigi ve bunun nedeninin hamilelik donemine kadar uzandigi goruldu. Cikan sonuc cocukta degil annede problem olduguydu. Bu sebeple tedavinin anne ile devam etmesi karari alindi. Karnindaki bebegin cinsiyetini benimsememis anne birtakim gerilimler yasar. Annenin yasadigi gergin, inisli cikisli duygu durumlari ise annenin fizyolojik yapisini dolayisiyla da cocugun sinir sistemini etkiler. Bu gerginlik sadece cocugun sinir sistemini degil, ayni zamanda dogum surecini de etkiler. Annenin cocugunu benimsemesi ve onu heyecanla beklemesi ile dogumun sikintisiz olmasi birbirine baglidir. Yani dogumu etkileyen unsurlardan birinin annenin cocuga yonelttigi duygular oldugu soylenebilir. Bu acidan degerlendirildiginde; hep kiz cocugu isteyen bir anne karnindakinin erkek oldugunu dusunecek olursa ve bu cocugu kabullenememisse, bu durum dogumu negatif etkileyecektir. Hem kendiniz, hem cocugunuz icin ve hem de gelecekte aile icinde duygusal bir problem yasamamaniz icin cinsiyet beklentileriniz saplanti niteliginde olmasin.
Kiz, erkek cocuk beklentisi saplanti haline gelirse ne olur?
Her bireyin gelecege dair birtakim hayallerinin olmasi cok normaldir. Evlilik oncesi es ile ilgili kurulan hayallerin yerini evlilik sonrasi cocuk ile ilgili sekillendirilen hayaller alir. Bunlarin var olmasinin bir sakincasi yoktur tabii ki. Ancak bazi bireylerin hayallerine saplanti derecesinde takildiklarini goruruz. Soyle ki, surekli kiz cocuk hayali olan bir anne adayi, erkek cocuk ihtimalini hic dusunmuyor ve dahasi bu dusunce kendisini rahatsiz ediyorsa duygularini bir suzgecten gecirmek zorundadir. Kendisi icin degilse bile bunu cocugu icin yapmalidir. Neden? Aslinda bu neden sorusunun farkli yonleri ile izahi yapilabilir.
Bundan iki yil evvel cocugu ile duygusal bagi sifir olan, cocuguna muhabbet beslemekte zorlanan, bu sebeple ciddi iletisim sorunlari yasayan bir anne ile karsilastim. Anne bana; “Cocugum sozumu hic dinlemiyor” diye gelmisti. Yaptigim testler ve gorusmeler sonucu duygusal bagin kurulamadigi ve bunun nedeninin hamilelik donemine kadar uzandigi goruldu. Cikan sonuc cocukta degil annede problem olduguydu. Bu sebeple tedavinin anne ile devam etmesi karari alindi. Karnindaki bebegin cinsiyetini benimsememis anne birtakim gerilimler yasar. Annenin yasadigi gergin, inisli cikisli duygu durumlari ise annenin fizyolojik yapisini dolayisiyla da cocugun sinir sistemini etkiler. Bu gerginlik sadece cocugun sinir sistemini degil, ayni zamanda dogum surecini de etkiler. Annenin cocugunu benimsemesi ve onu heyecanla beklemesi ile dogumun sikintisiz olmasi birbirine baglidir. Yani dogumu etkileyen unsurlardan birinin annenin cocuga yonelttigi duygular oldugu soylenebilir. Bu acidan degerlendirildiginde; hep kiz cocugu isteyen bir anne karnindakinin erkek oldugunu dusunecek olursa ve bu cocugu kabullenememisse, bu durum dogumu negatif etkileyecektir. Hem kendiniz, hem cocugunuz icin ve hem de gelecekte aile icinde duygusal bir problem yasamamaniz icin cinsiyet beklentileriniz saplanti niteliginde olmasin.
Capkinliga Bilimsel yaklasim (:
capkinliga bilimsel yaklasim
Kadin dergisi muhabiri: Merhaba Kadir bey, ben Mehtap. Avukatim. Size sorum su:
erkekler
capkinliktan neden vazgecmiyor?
Kadir Copdemir : Simdi Mehtap Hanim, hadiseye su acidan bakalim,
diyelim ki
biz capkinliktan vazgectik, her birimiz birer tane kadina adapte olduk,
ne
olacak o vakit? Ne suslenmenize gerek kalacak, ne sik giyinmenize, ne
hamarat olmaniza? Cunku bizi kendinize baglamak icin bi cabaya gerek
kalmayacak. Kozmetik sanayi cokecek, tekstil ve moda sektoru bitecek,
otomobil satislari duracak, issizlik artacak, global kriz cikacak..
Gordugunuz gibi hadisenin acilimlari global krize kadar variyor. Boyle
de
bilimsel cozumleme yapan bir insanim. Ama isterseniz konuyu bas basa bi
yemek yerken de konusabiliriz. O zaman detay da veririm hadise
hakkinda?
Kadin dergisi muhabiri: Merhaba Kadir bey, ben Mehtap. Avukatim. Size sorum su:
erkekler
capkinliktan neden vazgecmiyor?
Kadir Copdemir : Simdi Mehtap Hanim, hadiseye su acidan bakalim,
diyelim ki
biz capkinliktan vazgectik, her birimiz birer tane kadina adapte olduk,
ne
olacak o vakit? Ne suslenmenize gerek kalacak, ne sik giyinmenize, ne
hamarat olmaniza? Cunku bizi kendinize baglamak icin bi cabaya gerek
kalmayacak. Kozmetik sanayi cokecek, tekstil ve moda sektoru bitecek,
otomobil satislari duracak, issizlik artacak, global kriz cikacak..
Gordugunuz gibi hadisenin acilimlari global krize kadar variyor. Boyle
de
bilimsel cozumleme yapan bir insanim. Ama isterseniz konuyu bas basa bi
yemek yerken de konusabiliriz. O zaman detay da veririm hadise
hakkinda?
Cocugun Okul Basarisinda 7 Anahtar
Basariyi artiran yontemler
* Anne, baba ve cocuk uclemi, okul ortamiyla birlikte yurutulmeli. Bu duzenege cocugun ogretmeninin de katilmasi ve sicak iliskiler icerisinde olunmasi yonundeki girisimler basariyi artiracaktir.
* Cocuklarinizin sorularina cevap verin. Bitmek bilmeyen sorularla sizleri belki usandirirlar, ama bundan cekinmeyin, bu durum soru uretme konumundaki cocuklariniza uygun cevaplari bulmasinda yardimci olur.
* Cocuklarinizi basarili hale getirmek icin onlara surekli olumsuzluklardan arinmis mesajlar iletmelisiniz. Bunu ortaya koyarken de gercekci oldugunuzu surekli gosterin. ‘Senin aklin ermez, bu isi kesinlikle yapamazsin’, ‘Nerede sen de o akil ve fikir’, ‘Bu gidisle okuldan da kovulursun’ gibi telkinler yerine, cocugunuza ‘Cocugum sen bunu basarabilirsin, sen bu isi yaparsin’ gibi mesajlari ulastirin.
* Okul aile birligi toplantilarini kacirmamaya ozen gosterin.
* Cocuklariniza, ‘Yaramazlik yapiyorsun, seni ogretmenine soyler, bir guzel dovdurturum’ gibi sozler soylemekten kesinlikle sakinin. Boyle bir yaklasim cocugun hem sizden ve hem de ogretmenden kopmasinda onemli bir rol oynayacaktir.
* Cocugunuzun, sizin onun basarili olacagina olan inancinizi bilmesi gerekir. Eger, onun basarili olamayacagini dusunurseniz, cocugunuzda bu fikre kolaylikla kapilabilir ve basarisizlik ortaya cikar.
* Cocuklarinizin kapasitesinin uzerinde bir hedefi kendiniz icin belirlemeyin, bu cocukta kaygi ve endiseye neden olabilir. Bu da basariyi olumsuz yonde etkiler. Yanlarinda kavga edilmeyen huzurlu bir ailenin cocugunun tum dikkatini ogrenme noktasina oturtacagi gozlerden kacmamali. Aile sorunlari ile kafasi karisik hale gelen bir cocukta basarinin koreldigini aklinizdan cikartmayin.
* Anne, baba ve cocuk uclemi, okul ortamiyla birlikte yurutulmeli. Bu duzenege cocugun ogretmeninin de katilmasi ve sicak iliskiler icerisinde olunmasi yonundeki girisimler basariyi artiracaktir.
* Cocuklarinizin sorularina cevap verin. Bitmek bilmeyen sorularla sizleri belki usandirirlar, ama bundan cekinmeyin, bu durum soru uretme konumundaki cocuklariniza uygun cevaplari bulmasinda yardimci olur.
* Cocuklarinizi basarili hale getirmek icin onlara surekli olumsuzluklardan arinmis mesajlar iletmelisiniz. Bunu ortaya koyarken de gercekci oldugunuzu surekli gosterin. ‘Senin aklin ermez, bu isi kesinlikle yapamazsin’, ‘Nerede sen de o akil ve fikir’, ‘Bu gidisle okuldan da kovulursun’ gibi telkinler yerine, cocugunuza ‘Cocugum sen bunu basarabilirsin, sen bu isi yaparsin’ gibi mesajlari ulastirin.
* Okul aile birligi toplantilarini kacirmamaya ozen gosterin.
* Cocuklariniza, ‘Yaramazlik yapiyorsun, seni ogretmenine soyler, bir guzel dovdurturum’ gibi sozler soylemekten kesinlikle sakinin. Boyle bir yaklasim cocugun hem sizden ve hem de ogretmenden kopmasinda onemli bir rol oynayacaktir.
* Cocugunuzun, sizin onun basarili olacagina olan inancinizi bilmesi gerekir. Eger, onun basarili olamayacagini dusunurseniz, cocugunuzda bu fikre kolaylikla kapilabilir ve basarisizlik ortaya cikar.
* Cocuklarinizin kapasitesinin uzerinde bir hedefi kendiniz icin belirlemeyin, bu cocukta kaygi ve endiseye neden olabilir. Bu da basariyi olumsuz yonde etkiler. Yanlarinda kavga edilmeyen huzurlu bir ailenin cocugunun tum dikkatini ogrenme noktasina oturtacagi gozlerden kacmamali. Aile sorunlari ile kafasi karisik hale gelen bir cocukta basarinin koreldigini aklinizdan cikartmayin.
CEKINGEN COCUKLAR
Bu cocuklar yasitlari ile iliski kurmada zorlanirlar, arkadaslari ile birlikte olmaktansa yalniz kalmayi tercih ederler, yasitlarindan cekinirler, bazi hallerde kendilerinden kucuklerle bir araya gelirler. Birisi onlara cok yaklasirsa ondan uzaklasmak suretiyle tepkide bulunurlar. Annelerinin yanindan ayrilmazlar hatta babalariyla ya da buyukanneleriyle yalniz kalmaktan kacinirlar. Annelerinden ayrildiklarinda ilk tepkileri aglama olur. Kendilerini sozlu olarak ifade etmekten cekinirler, kendilerine soru soruldugunda bazen cevaplandirmaktan kacinirlar, baslarini one egerler, nadir hallerde de goz veya bas hareketi ile cevaplandirmakla yetinirler. Cogunlukla guvensiz ve huzursuz cocuklardir. Arastirma bulgularina gore bazilarinda saldirganlik duygulari gorulebilir. Cekingen cocuklar okul ortami veya arkadas grubu icinde olduklarinda oyuna katilmak isteseler de kendilerinde bu cesareti bulamazlar. Mutlaka birisi onlari elinden tutup oyuna sokmalidir, oyuna girdikten sonra da mutlu olduklari dikkati ceker. Cekingen cocuklar ayni zamanda onlardan ne bekledigini veya yeni bir durumu nasil ele alacaklarini bilmediklerinde, ozellikle yeni bir is karsisinda kaldiklarinda normalin ustunde bir huzursuzluk gosterirler. Ornegin doktorlarin cocuklari muayene etmeye gelecegi soylediginde cekingen cocuklar aglamaya baslarlar, okuldan kacmaya calisirlar. Cekingen cocuklarin cogunun sinifta sevdikleri bir yer vardir. Bu yer genellikle faaliyetlerden, kalabaliktan uzak ve rahatca oturabilecekleri bir minder ustu veya duz bir yerdir. Burada olup biten seylerin coguna karsi ilgisiz ve bir cogundan habersizdirler. Onlarin cok az seye karsi ilgi gosterdikleri ve kendilerini rahatlatmak icin sik sik parmak emdikleri, ileri geri sallandiklari, masturbasyon yaptiklari veya kendi saclarini ve kulaklarini cektikleri gorulur. Aile baskisi veya ailenin cocugu cok koruyucu Cekingenligin Nedenleri : Cocugun kendisi bir seyler yapmak ister ve bunu Cevrenin etkileri olmasi. basaramazsa cekingen olur ya da bir ise baslamadan once basarisizlik korkusu Cocuklarin soylediklerine aldiris edilmemesi, hissederse cekingen olur. Cocuktan yasi ve kapasitesi disinda davranislar fikrinin surekli elestirilmesi Cocugun cabasina karsi tepkisiz kalmak, onu hicbir sekilde beklemek yureklendirmemek cekingenligin nedenlerindendir. CEKINGEN COCUGUN SOSYALLESTIRILMESI Oncelikle annelerinden kopmalarina yardim etmek,sonra bir arkadasla birlikte olmalarina firsat vermek, daha sonrada bir arkadas grubu ya da faaliyet grubuna girmelerini saglamak gerekir. Basarili ve mutlu olacaklari bir alanin kesfedilmesi onlari huzurlu kilar. CEKINGEN COCUGUN UYUM SORUNUN Ogretmen, cocugun kabugundan giderilmesinde Ogretmene Ve Okula Dusen Gorevler: Cocugu ilk cikmakta gucluk cekecegini kabullenmeli ve sabirli olmalidir. gunden faaliyete katilmamasi icin zorlamamalidir, hoslandigi faaliyetleri bir Zaman zaman bir kosede yalniz sure karsidan izlemesine izin verilmelidir. Oncelikle ogretmen kendisi cocukla diyalog oynamasina izin verilmelidir. Cocugun kurmali sonra tek arkadasla diyalog kurmasi saglanmalidir. Cekingenlikten kurtulabilecegi su, cekingenliginin sebebi arastirilmalidir. Yaratici kum, kil, camur, boya gibi malzemeleri kullanmaya tesvik edilmelidir. Dramatik oyunda rahatlamasi saglanmalidir. Faaliyetlere yonlendirilmelidir. Cocuk en ufak bir basarisinda Cocuga basari ve desarj alanlari bulunmalidir. Duzenlenmis faaliyetler esnasinda ogretmen tarafindan yureklendirilmeli. cekingen cocuk icin ne yapilabilir? Cocuktaki cekingenligin cok degisik sebepleri vardir ve problemin kaynagi, cocukla nasil bir calisma yapilacagini etkiler. Cekingen cocuklarin cogu sizin onunla ufak ilgilenmenizle acilip konusmaya baslarlar. Sinifinizda nasil bir davranis istedigini bilen ama isbirligi yapmak istemeyen cekingen bir cocuk bulunabilir. Bu cocuk yeni faaliyetlere baslamaktan korkan ve bundan dolayi sizden fazladan tesvik isteyen bir cekingen cocuk bulunabilir. Boyle bir cocugun herhangi ufak bir gayretinden dolayi aferin diyerek veya oksayarak takdir ediniz. Isinde ufakta olsa bazi Halka basarilar elde ettikten sonra isbirligi yapmak ona daha kolay gelir. Seklinde calisma esnasinda cekingen cocuk icin ne yapilabilir? Halka seklinde calismaya katilmasi icin cocuga baski yapmak iyi degildir. Bu cocuklara karsi yavas ve onlardan az is isteme seklindeki bir yaklasim genellikle daha cok etkilidir. Cocuga yapilanlari seyretmesi konusulanlari dinlemesi icin izin verilmelidir. Cocugun ilk iletisim tesebbusune dikkat edilmelidir. Cocugun istegine veya sorusuna hemen cevap verilmeli ama bu onu susturacak sekilde bir cevap olmamalidir. Cocugun kendine karsi guveni arttikca grup calismasina daha Ogretim esnasinda cekingen cocuk icin ne yapilabilir? istekli olacaktir. Bireysel dikkat gosterilir ve bireysel talimat verilirse cekingen cocuk verilen isi en iyi sekilde yapabilir. Bununla beraber cekingen cocuk baskalarinin kendisine yaklasmaktan huzursuzluk duydugu icin ona yaklasmak zor olabilir. Bunu icin siz cocugun isine karismayan onu sakinlestiren biri olarak gorulmelisiniz. Cocugun dili gelismemis olabileceginden, yavas ve acik konusmaya, istenilen sekilde hareket etmeye calismalisiniz. Cocuk sizinle goz goze gelmekten cekinebilir ve sorulariniza cevap vermeyi reddedebilir. Eger cocuk sorulariniza cevap vermeyi reddetmeye devam ederse cocugun sevebilecegi baska bir faaliyet bulmaya calismalisiniz. Eger cocuga sevebilecegi baska bir faaliyet bulamazsaniz cocugun oturup digerlerini seyretmesine izin verilmeli ya da istedigi zaman oynayabilecekleri oyuncaklari ve kullanabilecegi malzemeleri yanina koymalisiniz. Devamli ilgi veya kontrol cocugu daha cok cekingen yapabilir. Disarida oyun esnasinda cekingen cocuk icin ne yapilabilir? Disarida oynanan oyunlar cocuklarin: Sosyal becerilerinin, akranlari arasinda etkilesimin, anlama becerilerinin gelismesine yardimci olur. Cekingen cocuk oyun yerinde ozel bir dikkati gerektirir. Bu durumda cocugu birkac basit faaliyet icine sokmayi denemelisiniz. Bu cabaniz uzunca bir sure alabilir. Cocukta birkac beceri elde ettikten sonra faaliyetleri diger becerileri de icine alarak genislete bilirsiniz. En iyi tutum isbirligi yapmasi icin cocuga baski yapmamaktir. Sadece faaliyeti seyretmesi ve anlamasi icin zaman ayirmalidir. Cocuk konuya karsi ilgi gostermeye basladigi zaman bireysel talimat verilerek cocukla ilgilenmeye baslanmalidir. Bu ilgilenme yerini yavas yavas cocugun diger cocuklarla yapacagi etkilesime birakilmalidir. Cekingen cocugun diger cocuklarla yapacagi etkilesimin sozle olacagi beklenmemelidir. Ancak siz ona talimat vermeli, duzenli konusmalar yapilmalisiniz. (Rolunu begendin mi, tekrar oynamak Serbest oyun esnasinda cekingen cocuk icin ne yapilabilir: ister misin? ) Serbest oyun cocuklarin; sosyal becerilerinin, bagimsiz calisma faaliyetlerinin, hayal kurma becerilerinin, kas becerilerinin gelismesine yardimci olur. Serbest oyun faaliyetleri: Su, kum masasi, bloklar ve resimli kartlarla yapilabilir. Serbest oyun cekingen cocuk icin cok degerli bir faaliyettir. Bu faaliyette cocugun diger cocuklarin oyunlarini seyretmesi onlarla etkilesimde bulunmasi serbesttir. Cocugu gozlemek cocugun ilgilerini ogrenmeye yardim eder. Ogrenince cocuga zevk alabilecegini dusundugunuz birkac oyun ogretebilirsiniz. Akranlari ile acele iliski kurmasi icin cocuk sikistirilmalidir. Cocuk arkadaslarinin yaninda onlarla acikca gorulen bir iliski kurmadan benzer faaliyetlerde bulunursa, cocugun onlarla gercek bir etkilesim icin ilk adimi attigini Beslenme esnasinda cekingen cocuk icin ne yapilabilir: Yemek bilmelisiniz. cocuklarin, yiyecekler hakkinda genel bilgilerin, konusma ve dil becerilerinin, isbirligi ve paylasma becerilerinin gelismesine yardim eder. Cekingen cocuk bazi hallerde bir grupla yemek yemede rahat olamaya bilir. Yemek yemeyi reddedebilir. Arkadaslarinin yemegi kendilerine uzatmasi isteklerini duymazdan gelebilirler. Boyle cocuga belirli zamanlarda yemek verebilirsiniz ama asla yemek yemesi icin Muzik ve resim zorlamamalisiniz. Sessizce seyretmesine izin vermelisiniz. calismasinda cekingen cocuk icin ne yapilabilir: Muzik, cocuklara dinlenme becerileri , ritim duygusunu, talimatlari izleme kabiliyetlerini gelistirme firsati verir. Resim faaliyetleri cocuklara gorerek ogrenme, ince kaslarini gelistirme firsatini verir. Bazi kucuk cocuklarin resim ve muzik faaliyetlerine pek yatkinliklari yoktur. Fakat onlari cekici bulurlar. Bu faaliyetleri bir sure izledikten sonra huzursuz bir cocuk kendi istegiyle faaliyete katilabilir. Bu durumda cocugun faaliyete katilmasi icin sikilmadan kibarca tesvik Hikaye saatinde cekingen cocuk icin ne edebilirsiniz, baskidan sakinilmalidir. yapilabilir: Cekingen bir cocugun dille arasi pek iyi olmadigindan okumanin acik olmasi ve kelimelerin net olarak soylenmesi gerekir. Konu hakkinda sorulacak sorularda bu cocuk en sona birakilmalidir. Ayrica sorular evet veya hayir diyecek sekilde sorulmalidir. Cocuk sorulara cevap verirse hikayeyi dinlerken dikkat etmis oldugu anlasilir. Eger cocugun dilinde bir bozukluk varsa hikayeyi Dinlenme zamaninda cekingen cocuk icin ne resimlerle anlatmasi istenmelidir. yapilabilir: Dinlenme zamaninda cocuklar sakinlesir. Dinlenme zamani cocugun en cok sevdigi faaliyettir. Cunku dinlenme zamani sessiz ve etkilesim olmayan bir zamanindir. Dinlenme zamaninda cekingen cocugun en buyuk problemi surenin bitecegi yeni bir faaliyetin baslayacagi korkusudur. Diger cocuklar uyandirilmadan cekingen cocuk uyandirilmalidir, pasif etkilesimi olmayan islere baslatilmalidir. (Battaniyeleri katlama, resim albumune bakma vb.) Cocuk, Cekingen rahatladikca gunun geriye kalan kismi daha cekici gibi gorulur. Kendini•Kisi inkar eder. Duygularina karsi durust degildir. Istedigi amaclara ulasamaz. Baskalarinin kendi adina secim yapmasina izin verir. Ofke duyar, Guvenden Kisi Duygularini tanir. Durustce duygularini ifade eder. kaygilidir. Saldirgan Istedigi amaca ulasir. Kendi adina secim yapar. Kendine guvenlidir. Kisi Baskalarini kirarak hice sayarak kendini gelistirmeye calisir. Duygularini tanimaz. Istedigi amaclara baskalarini kirarak ulasir. Baskalari adina secim yapar. Kendini hakli ve ustun gorur. CEKINGEN COCUGUN GOSTERDIGI TIPIK Karalama Becerileri: Cekingen cocuklarin cogu yasi geldiginde gerekli OZELLIKLER becerileri kazanirlar ve el mahareti gerektiren isleri yapmayi ogrenirler. Bu cocuklarin cekingenlikleri, bilgi ve becerilerini uygulamaya koymalarini zorlastirmaktadir. Cekingen cocuklarinin cogunun kelimelerle ve yaparak ifade edebildiklerinden daha cogunu bildiklerini ve daha cok sey yapabileceklerini kabul etmek hatali degildir. Cekingen cocuklarin cogu, birinci derecede baskalarinin calismalarini guvenli bir mesafeden seyrederek ogrenirler. Onlar genellikle grup faaliyetlerine katilmazlar. Yeni faaliyetlere gecmeleri ve malzeme kullanmalari sinirlidir. Malzeme kullanmadaki cekingenlikleri kabiliyetsizliklerinden ziyade, korkudan ve kendilerine guvensizliklerinden ileri gelmektedir. Mesela, okul oncesi cekingen cocuklarin cogu, bir tek pastel kalem alsalar ve onunla kagidin kosesini zoraki gorulur. Bir isaret yapsalar bile degisik renkleri tanirlar, bilirler. Cogu kez onlar normal el becerilerine sahiptirler. Ancak, ogretmen ipin sonuna bir dugum atarak dizdiginiz boncuklar cikmasin deyince kadar ayni boncugu tekrar tekrar ipe gecirirler ve boncukta duser. Bu cocuklar sevgiyle desteklenirse, kendilerine guven gelip yeni islerde ustalasabilirler. Her hangi bir isi yapmayi inatla reddettiklerinde, sizden bu durumu iyilikle karsilamanizi umarlar. Ve bu onlari sevindirir. Boyle karsilandiklari takdirde Sizin vereceginiz destekle bir cok faaliyetleri tekrara yapmayi denerler. Mesela, diger cocuklarin yaninda onlarin ise tesvik etmeniz, cesaretlendirmeniz diger cocuklarla beraber civileri tahtadaki deliklere takma faaliyetine katilmalarini saglayabilir. Ama bu cocuklar, parmaklari ile resim boyayan diger cocuklari gunlerce seyretmis olmalarina ragmen parmaklari ile resim yapmayi reddederler. Gruba katilmalari istenince baslarini saklayabilirler veya hic bir sey soylemeden geri donuverirler. Eger boyle bir cocuga boyama masasina otur derseniz, itiraz etmeden oturabilir. Ancak ellerini sikica masanin altina sokar ve cikarmaz. Boyle bir cocuk belki yapilanlari sessizce seyrederek Hareket Becerileri: Testlerin, cekingen cocuklarin kaba ve ogrenebilirler. Ince hareket gelisimlerinin yaslarina gore uygun oldugunu gostermesine ragmen bu cocuklarin cogu mumkun oldugunca az ve yavas hareket ederler. Bir kisim cekingen cocuklar ise uzun bir sure hareketsiz otururlar. Veya vucutlarinin bazi kisimlarini hareket ettirirken kalan kisimlarini hareketsiz,kimildatmadan tutarlar. Ornegin, oyuncaklarla oynamak icin ellerini kullanabilir ama ayni yerde kimildamadan otururlar. Vucutlarini kullandiklari zaman, hareketleri yalpalama seklinde,zayif ve oldukca sinirlidir. Koordinasyonlari zayif gibi gorunur. Bir cok cekingen cocuk bukulup bir sandalyeye veya yere kalcasi ustune, sanki kemikleri lastikmis gibi yigili verir. Bu cocuklar ayni zaman da kendilerini rahatlatmak icin vucutlarini kullanirlar. Parmak emme, saclarini kivirma ve sallama gibi davranislar sergilerler. Bu cocuklara kendi kendilerine guven duygusu kazandirdikca, cekingenliklerinin ustesinden gelmelerine yardim Konusma Ve dil edilmis olur ve vucut hareketleri de bir hayli normallesir. Becerileri Bir cok cekingen cocuk dili anlar ve oldukca da iyi konusur. Ancak bu cocuklar okul oncesinde hic konusmaz veya cok seyrek konusurlar. Onlar hazlarini yuzlerinde ufak bir gulumseme ile, uzuntulerini de hickirarak veya hafif sesle aglayarak belli ederler. Konusmalari isitilmesi zor fisiltilar gibi bir sesle olur. Sinifta isteklerini cok yavas bir sesle ifade ettiklerinden onlarin bu iletisim girisimleri kaybolur gider. Isteklerine herhangi bir cevap alamadiklari zaman isi tamamen birakiverirler. Konusma ve konusturulma cekingen cocuklari cok rahatsiz eder gorunmektedir. Bir istege karsi cogu kez yuzunu baska yone cevirerek veya taslasmis bir yuzle, yerinde sessizce oturarak reaksiyonda bulunurlar. Diger cocuklar sizin cekingen cocukla konuya girisiminizi veya gayretinizi gorurlerse bu cocukla iletisim kurma girisimlerini devam ettirirler. Aksi takdirde onlarda konusmayi keserler. Bu cocuklar sinirli ve cekingen davranislariyla, yalnizlik, korku izole edilme duygularini anlatirlar. Ama onlarin digerlerini dikkatle gozlemeleri ve cekinerek taklit etmeleri diger cocuklar gibi olma, onlara benzeme his ve arzularinin kuvvetli bir isaretidir. Bazen onlar yalvaran bakislari ile veya size sarilarak, gruba katilma ve Benlik Kavrami Ve Sosyal Beceriler: Guvenceye olan ihtiyaclarini bildirirler. Cekingen cocuklarin cogu kendileri hakkinda olumsuz dusunceye sahiptirler ve onlarin kabiliyetleri bir cok isi basariya ulastiracak gucte degildir. Mesela, Anita boncuklari ipe duzerek pek cok taki yapmis olmasina ragmen daima “ben cok aptalim. Bu boncuklarin hepsini ipe duzebilecegimi zannetmiyorum.”diyerek ise baslar. Cekingen cocuklar kendileri hakkinda olumsuz duygular icinde olduklarindan, gruptan uzaklasip kendi kisisel kabuklarina cekilmekten baska bir sey yapamamaktadirlar. Onlar yanlis bir is, hareket yapmaktansa hic bir sey yapmamayi tercih etmekte veya hicbir iddia ve kesinlik tanimayan faaliyetlerde bulunmaktadirlar. Onlar herhangi iyi bir sey yapmada, kendi kendilerine guvenmediklerinden, bir faaliyette bulunmaktan ya cekinirler ya da digerlerini buyuk bir dikkatle taklit ederler. Onlarin rahatsizliklari cevrelerindeki diger cocuklardan gelmektedir. Cevredeki cocuklara tepkide bulunmalari, onlarla iliski kurmamalari bu durumun acik bir delilidir. Mesela, diger cocuklar onlara oyun oynamayi teklif ettikleri de kacabilirler,sorulari cevaplamayi reddedebilirler veya etraflarinda olup bitenleri gormezlikten gelirler. Ama onlari tesvike, ovguye buyuk ihtiyaclari vardir. Tesvik onlarin calisma azmini kuvvetlendirir, tesebbuslerini devam ettirir veya en azindan isi yapar gibi gorunmelerini saglar. Problemle ilgilenmede ve ugrasmada oldukca beceriksiz olduklarindan problemli islerden cekinirler. Onlar oyuncaklarla bir cabaya girmeden onlari hareketsiz taslasmis heykel gibi sessizce seyrederler. Cekingen cocuklar digerlerinin varligindan kolay kolay huzur duymazlar. Onlar ancak birbirlerini sallayarak, birbirleriyle alay ederek, surtunerek rahatlarlar. Bu cocuklarin bazilari baskalarina karsi gosteremedikleri kizginliklarini kendilerine, kendi esyalarina cevirirler. Bu duygularini da kendilerini yerlere atarak, kagit ve defterlerini yirtarak,oyuncaklarini parcalayarak veya kendilerini bazi seylerden mahrum ederek ifade ederler. Istenilen bir isi dogru zamanda ve dogru bir sekilde yapamadiklari duygusu icinde olan cekingen cocuklar, diger cocuklarla iliski kurmaz ve oyun oynamazlar. Bu duygu icinde olan cocuk, kendi etrafinda kendini koruyan pasiviteye dayanan bir kabuk olusturur. Bununla beraber urkek ve duygulu olan cekingen cocuklar etraflarinda olup bitenden haberdardirlar. Cekingen cocuklarin cogu, diger cocuklarin ve yetiskinlerin cok dikkatli izleyicisidirler. Onlar goz ucuyla olup bitenleri gozlerler. Ama kendilerine bakildigini anlar anlamaz cabucak gozlerini cevirirler. Oyunlarinda, diger cocuklarda gordukleri hareketleri taklit ederek kullanirlar. Bazen sert kuvvetli hareketlerle itiraz ederek, bagirma cagirma haric, tum faaliyetleri taklit ederler. Cekingen cocuklar cogu kez ,diger cocuklarla iyi iliskiler kurmak, iyi gecinmek icin hicbir caba sarf etmezler. Bazen digerleri tarafindan oyuna cagrildiklarinda, onlara karsi arkalarini donerler. Bazen de diger cocuklarin varligini oldukca farkinda gibi gorunurler ve oyuna alinmak istedikleri zaman onlari rahatsiz ederler. Bazen de onlara fisiltiyla kotu sozler soyleyip kosup uzaklasirlar. Bu davranislar icinde olan cocuklarin diger cocuklarla arkadaslik kurmasi ve gelistirmesi cok zordur. Cekingen cocuklarin cogu, izole edildiklerini ve grup disi birakildiklarini sezerler ve bundan cok korkarlar. Bu cocuklar ayni zamanda onemli kisilerden ayri tutulmalarindan dehset duyarlar. Bu durum ozellikle anaokuluna giden cocuklar icin cok gecerlidir. Bu durumda olan bir cocuk, ana-babasina sarilip ayrilmaya bilir, oturup hickirarak aglayabilir. Boyle bir cocugun anaokuluna intikabi uzun zaman alabilir. Boyle cocuklarin size ve diger cocuklara acilip yaklasmalari icin onlara ara sira gulumseyerek, faaliyetlerine ilgi gostermek veya isinde zorluk cektigini gorunce “sana yardim edeyim” diyerek ilgilenmek gibi alacaginiz kucuk tedbirlerle normallesmeleri haftalar, hatta aylar alabilir.
Cocuklar hangi yasta ve neden bilincli yalan soyler?
Gecen yuzyilin sonlarina dek psikologlar, 6 yas altindaki cocuklari, hayalle gercegi ayiramamalari ve baska acidan bakma yetenegine henuz sahip olmamalari nedeniyle, kesinlikle bilincli yalanin disinda tutuyorlardi. Ama goruldu ki bu yanlis bir tanimlama.
Bazi psikologlar, cocugun yalanini, yetiskinlere karsi bir savunma mekanizmasi olarak goruyorlar. Peki bu ne kadar dogru?
Bazi psikologlar, cocugun yalanini, yetiskinlere karsi bir savunma mekanizmasi olarak goruyorlar. Peki bu ne kadar dogru?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)