28 Nisan 2007 Cumartesi

Hatasiz annelik olmaz!

Cocuklara diledikleri gibi davranma ozgurlugunu verseniz, onlarla asla basa cikamazsiniz. Siki bir disiplin uygulamaya kalksaniz bu kez de cocuklarin tepkisi cok buyuk olur. Peki disiplin konusunda bir orta yol bulunamaz mi? Emin olun, hatalarin ne oldugunu bilirseniz, hatasiz annelige bir adim daha yaklasmis olursunuz.



1- Cocugu cok fazla ovmek ya da onu ovguden yoksun birakmak

Cocugunuz kirli giyeceklerini ortada birakmayip, kirli sepetine koymustur. Aman efendim, bu ne buyuk bir basari! Cocugunuz dunyanin en iyi cocugu. Boyle bir evlada sahip oldugunuz icin dunyanin en mutlu annesisiniz.

Cocuklarin yaptiklari siradan islerin, harikalar yaratmakla es anlam tasimasi, cok yanlistir. Cocuk, bundan sonra ne yapsa annesinden ovgu almak isteyecektir. Ovgu bagimlisi olmasi, onu ilerde sikintiya sokacaktir.

Buna karsilik cocugun gercekten onemli bir isi basarmasina, annenin pek de itibar etmemesi., kucuk yurekte derin bir yara acabilir. Ne yapsa, annesinin gozune giremeyecegini dusunerek umutsuzluga kapilir.

2- Cocuklara ‘kucuk yetiskin’ muamelesi yapmak

Son yillarda, cocuklarin karsisina gecip onlarla ciddi ciddi tartismalara girismek moda oldu. Bazi pedagoglara gore, cocugu yetiskin muamelesi yapmak onun kisiligini gelistirmesine yardimci oluyor. Ama bazi pedagoglar da bu tezin tam tersini savunuyorlar.

Ornegin cocugun ‘Terminator’ filmini izlemesine karsi cikiyorsunuz. Onunla bu konuda hararetli bir tartismaya girmenizin bir anlami olmaz. Cocuga, kendi fikrinizi kabul ettiremezsiniz. Ama, cocugunuza herhangi bir neden aciklamadan bu filmi izlemesine izin vermeyeceginizi soyleyebilirsiniz.

Asiri derecede demokratik davranmak, cocuklari simartmaktan baska bir ise yaramayabilir.

3- Belli bir disiplin programina sadik kalmak

Cocuklariniza nasil bir disiplin uygulayacaginiza karar vermeden once, cocugun yasini degil, kisiliginin ozelliklerini dikkate almalisiniz. Ayrica cocuklara her zaman ayni ceza uygulanirsa, zamanla buna bagisiklik kazanirlar ve cezanin bir anlami kalmaz. Cocuga verilecek ceza, yasina ve kisiligine uygun olmali.

Su hatayi yapan cocuga (yasi ne olursa olsun) su ceza verilmeli formulunu lutfen aklinizdan cikarin. Hata yapan cocugun yola getirilmesi icin her zaman degisik yontemlere ihtiyac vardir.


4- Ceza vermekten kacinmak

Aslinda disiplinin amaci, cocugu cezalandirmak degil ona bir seyler ogretmektir. Fakat cocugun hatali davranislarinin bir cezasi olmazsa, yaptiklarinin hata oldugunu anlayamaz. Bu nedenle, cocuk hatalarinin bedelini ceza ile odemeli.

Ama ceza denilince cocugun canini acitmak, ondan intikam almak ister gibi davranmak elbette yanlistir. Diyelim ki cocugunuzu sofraya cagirdiniz ve kucuk afacan oyunu birakip sofraya gelmedi. Bu durumda ona tekrar tekrar seslenmek ya da tehdit etmek yerine susup beklemek en dogru hareket olur.

Cocugunuz karni acikip sofraya geldigi zaman da yemegini soguk soguk yemek zorunda kalmali. Cezalandirma yonteminizde cocugun sucuna uygun ceza secmeye ozen gosterin.

5- Psikolog rolu oynamak

Kucuk kiziniz, erkek kardesinin oyuncaklarini tekmeleyip, bagira cagira kardesinden nefret ettigini soyluyor. Siz kiziniza bir psikolog edasiyla sorular soruyorsunuz: ‘Hayatim, ne oldu? Kardesin sana bir kotuluk mu yapti? Neler hissettigini bana anlat’ seklinde konusmaya kalkisirsaniz, hicbir yere varamazsiniz.

Cocuklar, annelerini karsilarinda oldugundan farkli biri olarak gormekten hic hoslanmazlar. Annenin bu yaklasimi, cocugun ofkesini daha da artirir. Anne, cocugunun karsisinda kararli bir tutum icinde olmalilar. Annenin ustunlugunu fark eden cocuk caresiz kalip tutumunu degistirecektir.

Kedi-Kopeklerin cocuk sagligina katkilari

Alerji gibi bazi ozel durumlari saymazsak, evde kedi kopek beslemenin, ozellikle de cocuk sagligina zarardan cok yarar getirdigini gosteren calismalarin sayisi giderek artiyor. Yeni bazi bulgular da Bati Avustralya Universitesi arastirmacilarindan. Calismalari, halk arasinda “mide usutmesi” olarak gecen ve bulanti, kusma, ishal, ates gibi belirtilerle kendini gosteren “gastroenterit” hastaliginin, evinde kedi kopek beslenen cocuklarda cok daha dusuk siklikla ortaya
ciktigini gostermis bulunuyor.
4-6 yas arasindaki 1000’e yakin cocugun izlendigi calismaya gore, hayvanlarla birlikte yasayan cocuklarda gastroenterit ortaya cikma olasiligi % 30-40 kadar dusuyor. Arastirmacilardan Jane Heyworth, sonuclarinin, kedi kopekleri “mikrop yuvasi” olarak gorup onlardan uzak durma egiliminde olanlarin goruslerine karsilik su yorumu yapiyor: “Tam tersine, hayvanlara dokunmak ya da kedi kopekler tarafindan yalanmak, cocuklarda bir tur asi etkisi yaparak bagisiklik sistemlerinin gelisimine katkida bulunuyor.”
Hayvan beslenen evlerde sadece cocuklar degil, buyuklerin de daha az saglik sorunu yasadiklari, sozgelimi kalp hastaliklari ya da depresyon oranlarinin anlamli bir fark yaratacak olcude dustugunu gosteren arastirmalarin sayisi da giderek artmakta.

"Bebegim Neden Kusuyor"

"Cocuklarda kis ishaline dikkat!!"


Gaziantep Universitesi (GAZU) Tip Fakultesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Ana Bilim Dali Ogretim Uyesi Prof. Dr. Metin Kilinc, kis mevsiminin rotavirus hastaliginin sik goruldugu bir donem oldugunu soyledi.


Kilinc, rotavirus hastaliginin daha cok kusma, karin agrisi, yuksek ates ve ishalle kendini belli ettigini belirtti.

Bebeklik doneminde en sik ve ciddi ishal nedenlerinden birisi olan rotavirusun yol actigi hastaliginin, tedavi icin hastaneye yatmayi gerektirecek kadar ilerleyebilecegini ifade eden Kilinc, soyle konustu:

-Hastalik viruslu su ya da gidanin alinmasiyla bulasir. Iyi yikanmayan eller, bebek bakimi ve alt degistirme sonrasinda ellerin iyi yikanmamasi hastaligin bulasmasina neden olabilir.

Kis mevsimi rotavirus hastaliginin sik goruldugu bir donemdir. Kusma ve ishale yol acan hastaliktan korunmak icin yazin oldugu kadar kisin da hijyen kurallarina dikkat edilmeli.-

Kilinc, bagisiklik sisteminde sorun olmayan cocuklarda hastaligi cok daha kolay atlatabilecegini belirtti. Hastaligin tedavisinde ozellikle kusma ve ishal yoluyla kaybedilen sivi ve tuzun yeniden alinmasinin buyuk onem tasidigini ifade eden Kilinc, soyle devam etti:

-Eger bu sekilde bebegin ya da cocugun sivi kaybetmesinin onune gecilemiyorsa ya da hastaligin belirtileri devam ediyorsa, hastayi hastaneye yatirarak kaybedilen sivinin damar yoluyla verilmesi saglanir.

Ozellikle cocuklari etkileyen bu hastaligin cocuklarin toplu olarak bulundugu yerlerde yayilma riski cok fazladir. Bu nedenle cocuklarin bulunduklari her ortamda hijyen kurallarina uymasini saglamak buyuk onem tasiyor.

Kilinc, ebeveynlerin yaz ishalini oldugu kadar kis ishalini de onemsemesi ve ishali uzun bir sure gecmeyen cocugu mutlaka doktora goturmesi gerektigini kaydetti.
.stit{background:FFFFFF; margin:1px; padding:1 0 1 10; border:1 solid #003366}.tit{background:CCCCCC; margin:1px; padding:1 0 1 10}

Yalniz yatmaya alistirin....



Uzmanlar, cocuklarin dogumdan itibaren yalniz yatmaya alistirilmasi ve bu aliskanliktan cesitli bahanelerle vazgecilmemesi gerektigini belirtiyorlar.

Psikiyatri Uzmani Sabri Yurdakul, anaokullarinda genis capta yapilan arastirma sonucunda, cocuklarin yaridan fazlasinin surekli anne-babalari ile birlikte yattiklarinin anlasildigini belirterek, bu oranin ara sira yatanlarda sayilirsa yuzde 90'lara ulastigina dikkat cekti.
Ailelerin cesitli nedenlerle cocuklarini yanlarinda yatirdigini, bu durumdan sikayetci olmalarina karsin cesitli nedenlerle bu davranisi devam ettirdiklerini vurgulayan Yurdakul, soyle devam etti:
"Anne-babalar, (kisin usumesinler, ustleri acilmasin) diye, diger zamanlarda ise (gece yalniz yatinca korkuyor, bizimle yatmak istiyor) diye cocuklarini yanlarinda yatirmakta, ama bu davranis sonraki zamanlarda da devam etmektedir. Cocuklarin anne babalari ile yatma istekleri bir yere kadar anlasilabilir bir istektir, ama bunun devamlilik arz etmesi onlarin psikolojik gelisimleri yonunden sakincalidir."
Bagimli olmasin
Bu durumun getirdigi baslica sakincanin, cocuklarin anne-babaya bagimli hale gelmeleri ve yalniz yatmayi buyuklerinin kendisini sevmemeleri olarak algilamaya baslamasi oldugunu anlatan Yurdakul, sozlerini soyle surdurdu:
"Halbuki cocuklarin dogumdan sonra odalarinin ayrilmasi ve aile ile birlikte yatmamasi gerekmektedir. (Aman cocugum yanimda yatsin zaten onu fazla goremiyorum) ya da (bizimle yatmasinin nasil bir sakincasi olabilir?) diye dusunen ailelerin cocuklari, ilkokul cagina geldigi halde aileleri ile birlikte yatma aliskanligini surdurmektedir. Sonuc olarak cocuklar, dogumdan itibaren yalniz yatmaya alistirilmali ve bu aliskanliktan cesitli bahanelerle vazgecilmemelidir."
Aliskanliktan vazgecirmek icin
Bu aliskanligin terkedilebilmesi icin oncelikle cocuklarin belli saatte yataklarina yatirilmasini ve uyuyana kadar yanlarinda oturulmasini oneren Yurdakul, "Uykuya dalana kadar ona masal anlatmak, masal kitabi okumak ya da masal kaseti dinletmek, uyuduktan sonra odasindan cikmak onlarin yalniz yatma aliskanligini kazanmalarina yardimci olacaktir" diye konustu.
Anne babalarin cesitli taktikler izleyerek, cocuklarinin bu aliskanligi kazanmasini engelleyebileceklerine dikkat ceken Yurdakul, su onerilerde bulundu:
"Gece uyandiklarinda korkmamalari icin hafif bir isik odada acik birakilmalidir. Cocugun gece kalkip geldigi zaman, usenmeden yataklarina geri goturulmesi gerekir. (Gece korkuyorum) diye geldiklerinde (ne var korkacak, hadi yatagina) demek, ya da (hadi gel yanimizda yat) demek yanlis bir davranis olacaktir. Bu nedenle cocuklarin yalniz yatmaya alistirilmalari, ama bu aliskanligin surdurulmesi hem cocuklar hem de buyukler yonunden gerekli bir davranistir."

Ayip seyler soruyorsa

Cocugunuz cinsel konularla ilgili soru sormaya mi basladi? Telasa kapilmayin. Uzmanlar, "Her cocuga yasina uygun sekilde cevap vermek gerekiyor" diyor.

Cocuk cinsel konularla ilgili soru sormaya basladiginda pek cok aile ne cevap verecegini bilemez. Neyi ne kadar anlatmasi gerektigini de. Bebeklerin duyarak degil gorerek ogrendigini belirten Bahcesehir Koleji Rehberlik Uzmani Birsen Ozkan, "Bu nedenle ana-babalar, cocuklari daha bebekken, onlari farkinda olmadan tavirlariyla egitmeye basliyorlar" dedi. Iste Ozkan'in tavsiyeleri...

Ilk bebeklikte farkli cinste kardesleri birlikte yikayarak dogal yoldan gozlem yapmalari saglanir. Cocugun 'Ben nereden dogdum?' sorusu dogru olarak yanitlanmali.

Daha sonra, annesinin karnina nasil girdigini merak eden cocuga babanin rolu gercekci ve en sade bicimiyle anlatilmali.

Okul oncesi donemde verilmesi gereken onemli bir bilgi de bedeninin ona ait oldugu ve yabancilarin dokunmasina izin vermemesi gerektigidir.

Ilkokul caginda cinsellikle ilgili merak uykuya yatar. Ancak 4. ve 5. siniflara gelinince, kizlar erkeklerden ortalama iki yil daha erken olmak uzere hizli buyume dedigimiz on ergenlik cagina girerler. Bu degisim basladiginda kiz cocuklarina bedenlerinde ne tur degisikliklerin olacagi anlatilmali.

Erkek cocuklara bedenlerinde olacak degisiklikler, bosalma gibi konular anlatilmalidir.

Kiz cocuklari ergenlige erken giriyor!

Hizla artiyor...

Yuzde 1 civarinda olmasi gerekirken, bazi arastirmalara gore yuzde 14’e cikti. Cocugunda meme buyumesi, killanma gibi belirtileri goren ebeveynler telasla doktora kosuyor. Her yuz vakadan 90’inin nedeni belirsiz.

Uzmanlari asil korkutan ise daha seyrek rastlanan erkek cocuklarin erken ergenligi. Cunku testis, beyin tumorleri, hormonal bozukluklar gibi ciddi hastaliklarin belirtisi olabiliyor. Prof. Dr. Oya Ercan "Kiziniz 8, oglunuz 9 yasindan once ergenlige girdiyse doktora basvurmanizda yarar var" diyor.

Vucudu genc kiz gorunumunu aldiginda Didem henuz 10 yasini doldurmamisti. Boyu 161 cm, ayakkabi numarasi 36’ydi. Memeleri 8 yasindan itibaren buyumeye baslamisti. Ilkogretim ikinci sinif ogrencisiydi. Cok utaniyordu. Ailesi hormonal hastaliktan suphelenip doktora basvurdu. Hormon testleri, kemik yasi olcumleri, ultrason taramalari yapildi. Erken ergenligin nedeni arandi, somut belirtiye rastlanamadi.

Ailesi "bebekleri"nin genc kizliga adim atmasini kabullenemiyordu. Endiseleri boyunun kisa kalmasiydi. Neyse ki boyu uzadi. 10. yas gununu geride biraktiktan 8 ay sonra ilk adetini gordu. Daha oyun cagindan cikmadan, kanamalarla, hijyenik pedlerle ugrasmak zordu. Bir sure sonra ailesi Didem’in goruntusune alisti. Beklentileri degisti, genc kiz gibi davranmasini istiyorlardi artik. Oysa kizlarinin kafasi karisikti. Yasitlarindan farkli gorunmek huzursuz ediyordu. Ayrica bebekleriyle oynamaya doyamamisti.

Son yillarda Didem gibi ergenlige erken adim atan cocuklarin sayisi hizla artiyor. Kizlarin memeleri 8 yasindan once gelismeye basliyor, pubik bolgelerinde killanma goruluyor, boylari hizla uzuyor. Aile ne oldugunu bile anlamadan adet goruyor cocuk. Erkekler ise 9 yasindan bile once testis buyumesi, genital bolgede gelisme gibi belirtiler yasiyor.

Cerrahpasa Tip Fakultesi Pediatrik Endokrinoloji ve Adelosan Bilim Dallari Baskani Prof. Dr. Oya Ercan, kizlarda erken ergenlige gecisteki artisi 10 yil once fark etmeye basladigini anlatiyor. "Getirilen cocuklarin cogu sosyo ekonomik duzeyi yuksek ailelerden. Ayni gelisme yoksul ailelerde de yasaniyor ve durumu kabullenip doktora basvurmuyor olabilirler."

ANNELER KISA BOYDAN ENDISELI BABALAR KABULLENMEKTE ZORLANIYOR

Kizlarini doktora getiren anne ve babalarin olaya yaklasiminda sasirtici bir farklilik var. Ornegin bir anne, 7 yasinda ergenlige adim atan kizinin 9 yasinda adet gorecegini ogrendiginde, babaya oranla daha mantikli tepki veriyor. Erken ergenligin basinda boyu hizla uzamaya baslayinca kizini manken yapma hayalleri kuran annelere bile gercekleri kabul ettirmekte zorlanmiyor doktorlar. Adet gorup uzama durdugunda panige kapilan anneleri "Boyu benim kadar olsun yeter" fikrine alistiriyorlar. Babalara gercegi kabul ettirmek ise cok zor. Kizlarinin cocuklugu yasamamasina takiliyorlar. Erken ergenligi "bebekleri"ne yakistirmiyor, kabullenmekte zorlaniyorlar.

Erken ergenlik sonucu olusan boy kaybini engellemek mumkun. Cocugun kemik yasi yavas ilerliyorsa sorun kendiliginden cozulebiliyor. Tersi durumda gonadotropin hormonu salgisini artiracak ilaclar veriliyor cocuga. Ergenlik duruyor. Boy istenilen duzeye geldiginde, ilac kesilip, surec yeniden baslatiliyor. Ercan, "Bu tedavinin etkili olmasi icin adetten once baslanmasi gerekir, adet basladiysa yapacak bir sey yok" diyor. Tedaviyle cocuk 3-5 santimetre kazaniyor. Yurtdisinda bazi uzmanlar bu durumdaki cocuklarin hem ergenligini durduruyor hem de buyume hormonu veriyor.

Ergenligin erken baslamasinda cok sayida faktor etkili. Son arastirmalar, cocuklarda artan obezite egilimiyle baglantili oldugunu gosteriyor. 2-8 yas arasinda vucut kutle endeksi (boy kilo orani) arttikca ergenlik erkene kayiyor. Her bir puan artis, ergenlik zamanini yaklasik 1.5 ay erkene cekiyor. Ergenlik cagindaki uzamayi 0.51 santimetre azaltiyor. Aslinda obez cocuklar "boylarindan yiyor."

6 YASINDAKI CINSEL TACIZCI

Acibadem Hastanesi Pediatrik Endokrinoloji Uzmani, Buyume ve Ergenlik Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Atilla Buyukgebiz’e gore erken ergenligin hicbir avantaji yok. Tam tersine, boy kisaliginin yani sira bircok dezavantaji mevcut: Erken cinsel gelisme, psikolojik sorunlar, erken adet, erdokrin veya beyni ilgilendiren baska hastaliklar. Buyukdeniz ozellikle psikolojik sorunlarin altini ciziyor: "Erken adet goren cocuk arkadas cevresinden uzaklasip, yasitlarindan kopabiliyor. Cok nadir de olsa erkek cocuklarda erken ergenligi cinsel saldirganlik izliyor. Ornegin 6 yasindaki bir cocuk hastamiz kadinlara sarkintilik ediyordu. Ailesi otobuse bindirmekten cekiniyordu. Cocukta iyi huylu tumor saptandi."

UC AYRI TIPI VAR

Erken ergenligin uc ayri tipi var: Erken ergenlik, erkence ergenlik ve hizlanmis ergenlik. 6 yasindan once basladiginda erken ergenlik kategorisine giriyor. Hastalik kabul ediliyor, tedavisi yapiliyor. Hizlandirilmis ergenlik ise kizlarda 8-10, erkeklerde 9-11 yasinda goruluyor. Son yillarda gorulmeye baslanan erkence ergenlik kategorisi ise doktorlarin h�l� tartistigi konulardan biri. Prof. Dr. Oya Ercan’a gore ozen gosterilmesi gereken nazik bir durum: "Erkence ergenlige girenlere mudahale etmek mi gerekir, yoksa testleri yapip izlemeye mi alinmali? Iste tip simdi bu konuda karar vermeye calisiyor. Ben cocugu iyice tetkik ettikten sonra, boyu cok kisaysa, hesaplar kisa kalacagini gosteriyorsa, ailesi onay verirse mudahale etmeyi, sureci durdurmayi tercih ederim. Oysa, hizlandirilmis ergenlik durumunda mudahale ederken cok dusunurum."

EKRAN ISIGI ERGENLIGI TETIKLIYOR

Italya’da Floransa Universitesi’ndeki arastirmacilari, TV basinda uzun zaman geciren cocuklarda melatonin oranin dusuk oldugunu saptadi. Nedeni ekrandan yayilan isik. Yetersiz melatonin, uyku ritmini bozuyor, ergenlik caginin baslangicini duzenleyen sistemi degistiriyor. Cocuklar hizli buyuyor. Arastirmaya katilan 6-12 yas arasindaki 74 ogrencinin tumunde ayni tablo saptandi: Bir hafta hic TV seyretmeyince melatonin orani yuzde 30 artti. 1950-1990 arasinda Italyan kiz cocuklarda ergenlik doneminin baslangici 10 yas, erkeklerde 11 yas civarindayken, son 10 yilda en az bir yil erkene cekildi. Arastirmayi yuruten akademisyenlere gore baslica neden, ekran isigi.

UZAKDOGULULAR BATILILARA SIYAHLAR BEYAZLARA ORANLA ERGENLIGE DAHA ONCE GIRIYOR

Zengin ulkedeki cocuklar yoksul ulkedeki cocuklardan, kentte yasayanlar kirda yasayanlardan daha erken ergenlige girer. Yoksul ulkelerin beslenme yetersizligi yasayan cocuklarinda ergenlik gecikir. Cunku, ergenlige giris vucuttaki yag oraninin belli bir seviyeye cikmasiyla baslar. Cocuklar genellikle 30 kilograma ulastiklarinda surec baslar. Zayif ve kisa boylular, sisman ve uzun boylu cocuklara gore, ergenlik cagina daha gec girer. Cunku zayif cocugun hormon salgisi yetersizdir. Vucudunda yag dokusu az olan atletler, balerinler, cok agir spor yapanlarda ergenlige giris gecikir, kizlarda adet gecikmeleri gozlenebilir. Ergenlik yasinin dusmesinde, iyi beslenme kadar cevresel faktorlerin de etkisi var. Yani yedigimiz yemekte, yasadigimiz ortamda, kullandigimiz esyada bulunan hormon sistemini bozucu maddeler ergenlige gecisi hizlandiriyor. Yuksek rakimli ya da soguk ulkelerde yasayan cocuklar, deniz seviyesinde ve sicak ulkelerde yasayanlara gore ergenlige daha gec girer. Siyah irkta ergenlik, beyaz irka gore erken baslar. Uzakdogulu cocuklar ergenlige, Batililara oranla erken girer.

JAPON KIZLAR 4 YIL ONCE GIRIYOR

Ekonomik refahin artmasi, cocuk beslenmesinin degismesi, proteinli gida tuketiminin yukselmesi dunyada ergenlik yasini dusurdu. Bu konudaki en carpici ornek Japon genc kizlar. Japonya’da 1955’te kizlar 16 yasinda ergenlige giriyordu. 1995’te ergenlik yasi 12’ye dustu. 1955 ve 1995 yillari karsilastirildiginda Japon kizlarin agirligi 11 kg artmis, boylari 12 cm uzamis.