19 Nisan 2007 Perşembe

Losemi tedavisinde buyuk adim !

Kanadali arastirmacilar, losemi tedavisinde cnemli bir yontem buldu.




Kanada’nin Montreal Universitesinden arastirmacilar, bazi kan kanseri turlerinin kan hucresi nakliyle tedavisinde donoru ret riskinin onceden anlasilmasini saglayacak bir yontem buldular.

Arastirmayi yuruten ekibin baskani Prof. Claude Perreault, buluslarinin kan naklinde basarinin artmasini saglayacagini belirterek, hasta icin tehlikeli olmayan donorleri tespit etme olasiliginin, kok hucre nakil sayisinin artmasini saglayabilecegini kaydetti.

Kemik iligindeki kok hucrelerinin nakli losemi veya lenfoma gibi kan kanserine yakalanan hastalarin tedavisi icin su anda en iyi yontem olarak kullanilirken, hastanin donorun verdigi hucrelere tepki gostermesi ve komplikasyon riski bulunuyor.

Hastaneden yapilan aciklamada, bu riskin nakledilen hucrelerde bulunan limfosit T’nin hasta tarafindan reddedilmesinden kaynaklandigi ve bazi ciddi vakalarda hastanin olumune kadar yol acabilecegi belirtildi.

Amerikan Public Library of Science Medicine dergisinde de yayinlanan bulusun, donorun hucrelerinin, nakilden sonra hasta tarafindan reddedilip reddedilmeyeceginin kesin bir sekilde anlasilmasina olanak saglamasindan oturu onemine isaret edildi.

Prof. Perreault, 50 hasta ve donorleri uzerinde yaptiklari arastirmada 19 bin genin faaliyet seviyesini incelediklerini ve bu genlerden 17’sinin tehlikeli donorleri tehlikesiz olanlardan ayirt etme imkani sagladigini tespit ettiklerini belirterek, tehlikeli donorleri tespit edecek bir testin yakinda gelistirilecegini kaydetti.

Kanadali doktor, ekibinin, bu testin bobrek nakli gibi diger organ nakillerinde de uyarici bir etkisi olup olmadigini da inceleyeceklerini ifade etti.

Bu bulusta, matematikcilerin de on binlerce genin matematik modellerini cikararak onemli rol oynadiklari belirtildi.

-ORGAN BAGISI-

ORGAN NAKLI NEDIR ?
Gorev yapmayacak kadar hasta ve hatta bedene zararli hale gelen bir organin, bir yenisi ve saglami ile degistirilebilmesi islemine” Organ Nakli” veya Organ Transplantasyonu “denilir.


ORGAN NAKLININ SU ANKI DURUMU NEDIR ?
Gunumuzde goz, bobrek, karaciger, kalp, pankreas, kemik iligi, kalp- akciger, kemik ve ince barsak en cok nakledilen organlardir. Bu nakillerde organlar hemen hemen daima olulerden yada 1. derecedeki akrabalardan saglanmaktadir. Ornegin kalp hastaligindan olmus bir kisinin saglam kornea ve bobrekleri alinip, gormeyen insanlara yada bobrek hastalarina nakledilmektedir.

KRONIK BOBREK YETMEZLIGI HASTALIGI (UREMI) NEDIR ?
Vucudumuzda cok onemli gorevler yapan bobreklerimiz tas, seker hastaligi, nefrit, yuksek tansiyon, mikroplar, yaralanmalar veya kullandigimiz ilaclar nedeniyle hastalanabilir. Bu hastaliklarin bazilari tedavi edilirken, tedavi ile duzelmez gittikce ilerleyerek kisiyi olume goturur. Tedavi edilmeyen ilerlemis bu tur bobrek hastaliklarina uremi (kanda ure miktarinin yukselmesi) son donem bobrek yetersizligi veya kronik bobrek yetersizligi gibi adlar verilmektedir.

KRONIK BOBREK HASTASININ NE GIBI SIKAYETLERI OLUR?
Bu hastalarda bulanti, kusma, istahsizlik, halsizlik, gucsuzluk, burun kanamasi, kasinti, nefes darligi, oksuruk, vucudunda sislik, uykusuzluk, kramp, huzursuzluk gibi sikayetler vardir. Bazilari birden nefes darligi veya koma hali ile hastaneye kaldirilir.

TURKIYE’DE KRONIK BOBREK HASTASI COK MUDUR ?
Turkiye’de her yil 3.000 kisinin kronik bobrek yetmezligine girdigi tahmin edilmektedir. Saglik Bakanligi’ndan alinan rakamlara gore 2001 Subat ayi itibariyle 19.609 diyaliz hastasi mevcut olup, bunlarin 18.063′une hemodiyaliz, 1546 ’sina Periton diyalizi uygulanmaktadir. Bu hastalarin ne yazik ki cogu genc olup, genellikle 20-40 yaslari arasindadir.

KRONIK BOBREK HASTALIGININ TEDAVISI VAR MIDIR ?
Her iki bobregi de calismayan bu hastalar icin, hasta bobrekler yerine suni bobrekler yapildi. Suni bobrek ” yada diger adiyla HEMODIYALIZ ” bir suzgectir. Idrari kana karismis bu hastalar haftada uc gun hastaneye giderler, kanlari damardan bir boru ile hastaya alinip bu suzgecten gecirildikten sonra yine bu boru ile hastaya verilir. Bu tedavi ile hastalar ayakta kalmaktadir. Ancak suni bobrek bizim bobregimizin yaptigi her seyi yapamaz. Bu yuzden de hastalar tamamiyla iyilesemezler. Bir diger tedavi bicim,i ise Periton Diyalizdir. Bu tedavi biciminde ise hastalar karin bosluguna takilacak bir kateter yardimiyla tedavilerini surdururler. Bu tedaviler pahali oldugundan genellikle sadece devlet yardimi gorenler tedavi olabilirler. Bu nedenle suni bobrek yerine gececek careler aranmis ve “bobrek nakli” ortaya cikmistir.

BOBREK NAKLI NEDIR ?
Bobrek nakli; kronik bobrek hastasina, ulkemizde genellikle oldugu gibi saglikli bir insandan veya oluden alinan bobregin vucuda takilmasi islemidir. Boylece hasta yeniden sosyal yasamina kavusmaktadir. Hemodiyaliz makinesi ile bagimli bir yasam surdurmek zorunda iken kontrollu ama diyalize bagli olmayan bir yasama gecebilmektedir.

BOBREK NAKLI ICIN ORGANLAR NASIL SAGLANIYOR ?
Cok sayida bobrek hastasina aile fertlerinden bobrek bulma guclugu yuzunden, trafik kazalarinda hayatini kaybedenlerde oldugu gibi olulerden bobrek alip hastalara takma careleri aranmis ve bunda basarili olunmustur. Yeni olmus kisilerden alinarak yapilan bobrek takma islemine kadavradan bobrek nakli denmektedir. Yasamini henuz kaybetmis kisiden alinan iki bobrek uygun doku grubunda bobrek bekleyen iki kisiye takilmakta, bir insanin olusu iki kisiye hayat vermektedir. Bu guzel olaya ragmen yinede bobrek hastalari icin yeterli olu bobregi bulunmamaktadir. Bunun nedeni yeni olmus kisinin basinda bulunan yakinlarini olulerinden bobrek alinmasina riza gostermeyisleridir.

ORGAN BAGISINA IHTIYAC VAR MIDIR ?
EVET. Bir cok hasta bagislanmis bir organ icin beklerken olmektedir. Bagislanmis bir organ, basarili bir nakilden sonra, gercek bir yasam armaganidir. ” SIZ, BIR YASAM ARMAGAN ETMEKTESINIZ”

TURKIYE’DE BOBREK NAKLI NE ZAMAN BASLADI ?
Turkiye’de ilk basarili bobrek nakli 1975 yilinda Hacettepe Hastanesinde Dr. Mehmet HABERAL ve ekibi tarafindan yapilmistir. Canlidan canliya yapilan bu ilk nakilden sonra 1979 yilinda “ORGAN VE DOKU ALINMASI, SAKLANMASI VE NAKLI HAKKINDA” 2238 sayili kanun cikarilmis ve bu yasa 1982 yilinda yeniden duzenlenerek oluden organ alinmasini yasal tedbirlerle ortaya koymustur.

ORGAN BAGISININ VE TRANSPLANTASYONUNUN
DINI INANCLAR YONUNDEN ACIKLAMASI NEDIR ?

Diyanet Isleri Baskanligi Din Isleri Yuksek Kurulu, organ bagisini insanin insana yapabilecegi en buyuk yardim olarak tanimlanmistir. 6.3.1980 tarih 396 sayili karari ile organ naklinin caiz oldugunu bildirmistir. Kur’an-i Kerim’de de (Maide Suresi, Ayet 32) ” KIM BIR KIMSEYE HAYAT VERIRSE, ONUN SANKI BUTUN INSANLARA HAYAT VERMISCESINE SEVAP KAZANACAGI ” beyan olunmustur.

ORGAN BAGISININ, ORGAN NAKLINDE
EKONOMIK ONEMI NEDIR ?

Organ nakli hemodiyaliz tedavisinden cok daha ucuz oldugu halde ulkemizde organ bagisi yaygin olmadigi takdirde, bu maliyet ile yapilabilecek nice saglik hizmeti ertelenebilir veya geri kalabilir. O halde organ nakli ve organ bagisi ulkemiz icin hem saglik yonunden, hem de ekonomik yonden onemli bir katkidir.

NASIL ORGAN BAGISLAYABILIRSINIZ ?
Tum ulkeler oluden bobrek temini sorununu, saglikli kisileri beklenmedik olumleri halinde butun organlarini bagisladigina dair bir belge doldurmalari suretiyle cozumlemislerdir. Bagis belgesi tasiyan bir kisi oldugunde artik ailesinden izin almaya gerek kalmamakta, bobrekleri alinarak hastalara takilmaktadir. Organ bagisinda bulunmak icin ” TIBBEN YASAMIM SONA ERDIKTEN SONRA DOKU VE ORGANLARIMIN DIGER HASTALARIN TEDAVISI ICIN KULLANILMASINA IZIN VERIYORUM.” diyen bir belgeyi iki tanik onunde imzalayip kimlik karti gibi tasimaniz yeterlidir.

ORGAN BAGISI ICIN YAS SINIRI VAR MIDIR ?
Gunumuzde yeni dogmustan 60 yasa kadar olan olulerden organ alinabildigi gibi, 18 veya ustunde bir yasta olup akli dengesi yerinde olan herkes ORGAN BAGIS KARTINI imzalayabilir, boylece organ basinda bulunabilir.

HERHANGI BIR YERE KAYDOLMAK GEREKIR MI ?
Hayir. Sadece organ bagis kartini sahitlerle doldurup imzalamaniz ve surekli uzerinizde tasimaniz yeterlidir.

SONRADAN FIKRINIZI DEGISTIREBILIR MISINIZ ?
Evet. Bagis kartinizi yirtip atmaniz yeterlidir. Bu konuda ozgursunuz.

ORGAN BAGISI ICIN PARA ODENMESI SOZKONUSU MUDUR ?
Hayir. Kisilerin bir bedel karsiligi organlarini vermeleri 2238 sayili yasaya gore yasaktir.

INSANLARA YASAMA SANSI TANIYAN ORGAN BAGISINA NASIL YARDIMCI OLABILIRSINIZ ?
Cevrenizdekilere Organ Bagisi Kampanyasini tanitin ve Bagis kartlarini verin. Organ Bagisinin oneminin anlatilmasina ve yayginlastirilmasina yardimci olun. Organ Bagisi hakkinda daha ayrintili bilgi edinmek icin ” TURKIYE BOBREK NAKLI VE DIYALIZ HASTALARINA HIZMET VAKFI ” ile irtibat kurunuz

Idrarinizi tutmayin !

Uzmanlar idrar tutmanin ilerde bobrek sorununa yol acabilecegini soyledi.



Ondokuz Mayis Universitesi (OMU) Tip Fakultesi Ogretim Uyesi Yrd. Doc. Dr. Kenan Bek, "Ozellikle daha cok kiz cocuklarinda gorulen idrari tutma, bekletme, sikistirma ve kasma ileride bobrek sorunlarina yol acabilir" dedi.

OMU Sehir Poliklinigi'nin Hasta Egitim Seminerleri'ne konusmaci olarak katilan Yrd. Doc. Kenan Bek, "Cocuklarda Bobrek ve Idrar Yolu Hastaliklari" konulu sunum yapti. Idrar uretemeyen bobregin diger fonksiyonlarini da yerine getirememesi sonucunun ya diyaliz makinesi ya da bobrek nakli oldugunu belirten Kenan Bek, bu asamaya gelen bir insanda toksin, sivi, tuz gibi minerallerin olume kadar goturebilir bulgulara rastlanabilecegini soyledi.

"Cocuklarda gorulen her turlu hastalik veya bobregi ilgilendiren her sikayette bobregin hasar gorme riski var" diyen Bek, "Korumak ve kotulesmesini engellemek. Neden enfeksiyon gecirdigini arastirmak ve onlemini almak gerekli. Bobrek hastaliklarinda olusan hasarlardan donus yoktur. Bunun icin iyi bir tespit ve tedavi uygulanmasi gerekmektedir. Idrar yollarinda enfeksiyon varsa mutlaka tedavi edilmelidir. Enfeksiyon teshisi idrar ve kultur tahliliye yapiyoruz. Enfeksiyon sikayet varsa standart 10 gun, idrarda kacak varsa enfeksiyon tedavi edersin tekrar etmemesi icin dusuk tozda koruyucu antibiyotikler verilir. Bu tedavi sureci yillar alabilir. Biz buna gece tedavisi diyoruz. Gunde bir adet koruyucu antibiyotik tedavisi. Ama hasta eczaneye gider kalfa veya eczaci uzerine vazife olmayan bir sekilde bu kadar uzun kullanilir mi? Bobrege zararli der halbuki enfeksiyon icindir. Bunun icin doktor ilgili doktorun tedavi sekli uygulanmalidir. Koruyu tedavi keser arada enfeksiyon gecirirse bobregin bir bolumunu daha kaybeder" diye konustu.

Hastaliklarin bircogunun genetik oldugunun dile getirildigini, bobrek hastalarinin ve cocuklarinin gerekli kontrollerini yaptirmasi gerektigini ifade eden Bek, "Herkesin bobregini korumasi gerekli. Luzumsuz ilac kullanmayacak, tuzu kisitlayacak, antibiyotik kullanimin da bobrege daha az etkisi olan ilaclari tercih edecek ve bol sivi alacak. Bobrege idrar tutmanin da buyuk sakincalari vardir. Kucuk yaslarda bu durum sik gorulur. Ozellikle kiz cocuklarinda gorulen idrari tutma, bekletme, sikistirma, tuvalete gitmeye direnme, cesitli vucut hareketleriyle idrari geri itmeye calisma ve kasma ileride bobrek sorunlarina yol acabilir. Tibbi olarak biz buna kotu iseme aliskanligi diyoruz. Kasma oldugu icin idrarin geri kacmasi bobrek hasari riski vardir. Bu durum cesitli ilac veya cerrahi mudahalelerle onlenebilir" seklinde konustu.

OMU Sehir Poliklinigi Hasta Egitim Seminerleri Koordinatoru Dr. Demet Karadenizli, egitim seminerlerinin devam edecegini, halkin hastaliklar konusunda bilgilendirilmesi icin poliklinik olarak her turlu calismayi yaptiklarini, vatandaslarin ilgisinin ise yogun oldugunu kaydetti.

Uzum suyu kalbe yararli !

Fransiz bilim adamlari, uzum suyunun kalp hastaliklarinda koruyucu etkiye sahip olabilecegini acikladi..



Fransiz bilim adamlari, uzum suyunun kirmizi sarap kadar kalp hastaliklarinda koruyucu etkiye sahip olabilecegini acikladi.

Cardiovascular Research (Kardiyovaskuler Arastirmalar) dergisinde yayimlanan calismaya onculuk eden Doktor Valeriea Schini-Kerth, uzum suyunun kalp hastaliklarina karsi kirmizi sarapla ayni etkiyi gosterebildigini, bu bulgunun onemli oldugunu belirtti.

Calisma cercevesinde, Strasbourg Louis Pasteur Universitesi arastirmacilarinin, iri taneli siyah uzumun (concord) suyunu deneye tabi tuttuklari ifade edildi.

Kirmizi sarabin ve bazi uzum cesitleri suyunun kardiyovaskuler hastaliklarla ilgili bir proteinin uretimini durdurabilen yuksek duzeyde polifenol icerdigi kaydedildi.

Schini-Kerth, her uzum suyunun ayni etkiye sahip olmadigini hatirlatarak, polifenol icerenlerin koruyucu olabilecegini vurguladi.

kaygiyla nasil bas edebiliriz.?

Bir Hint masalina gore, kedi korkusundan devamli endise eden ve uzuntu icinde yasayan bir fare vardir. Sihirbazin teki ona acir ve fareyi bir kediye donusturur. Fare kedi olur olmaz, bu sefer de kopekten korkmaya baslar. Sihirbaz onu bu sefer de bir kaplana donusturur. Fakat bu kez de avcidan korkmaya baslar.

Sihirbaz bakar ki, onun korkusunu yenmeye imkan yok, su ibretli nasihatte bulunur.

‘Sen cesaretsiz, korkak birisin, tekrar fareye don. Sende sadece farenin yuregi var. Bu sebeple ben sana yardim edemem…’”

Gercekte saglikliligin korunmasi ve asama yapilmasi icin belirli duzeyde, asiri olmayan, kaygiya ihtiyac vardir.

Kaygi temelde kisiye rahatsizlik veren olayin kendisinden degil olayin kisi icin tasidigi anlamdan kaynaklanmaktadir. Bir cok ogrenci sinavlarla birlikte kisiliginin ve varliginin degerlendirildigini dusunur.

Kaygi, beyinde ogrenmek icin gerekli olan protein zincirlerinin kurulmasini engeller. Daha acik bir ifadeyle kaygi zihinsel faaliyeti azaltan en onemli faktorlerdendir.

Insanin kaygidan kurtulabilmesi icin oncelikle vucudunu gevsetmeyi ogrenmesi gerekir. Vucudu gevsetmenin uc yolu vardir:

A) Dogru nefes alma
B) Fizik egzersizi
C) Dusunce bicimini duzenleme

A) Dogru nefes almak: Dogru nefes vucudu rahatlatir, gevsenmeyi saglar. Vucutta daha fazla oksijen yakilmasindan dolayi, ogrenme sirasinda beyinde meydana gelen protein baglarinin kurulmasini saglar. Oksijenin vucudun en uc noktasina gitmesini ve stresin ortadan kalkmasini ya da azalmasini saglar.

Dogru nefes alma nasil olmali: Dogru nefes almada akcigerin tamami oksijen ile dolar. Sag elinizin avuc icini midenize, sol elinizi gogsunuze koyun. Nefes aldiginizda sag eliniz hareket ediyorsa dogru nefes aliyorsunuz demektir.

Gunde 40-50 defa dogru nefes alma egzersizi yapmak kaygiyi dusurur.

B) Duzenli fizik egzersizi:

Fizik egzersizinin yararlari:
- Kas gevsemesi
- Zihinsel gevseme
- Yapilan iste etkinligin artmasi
- Enerjide artis
- Endiselerde azalma
- Daha iyi saglik
- Duygusal rahatlik
- Kendine guven artisi

Gunde 10-20 dakika duzenli egzersiz yapmanin sinavlara hazirlanan gence saglayacagi yararlardan birincisi kaygiyi azaltmasi, ikincisi ogrenmede etkinligin artmasi.

Gerginligin damarlarda daralmaya neden oldugu icin hucrelere giden kan miktarinda azalma olur. Sinav stresini yasayan gencin durumu budur. Bu da hucrelerin yetersiz beslenmesi demektir. Bu durumda vucutta salgilanan bazi maddeler ogrenmeyi zorlastirir ve hucrelerin kapasitelerini tam manasiyla kullanamamasina neden olur.

Fizik egzersizi ogrenmeyi kolaylastirir. Fiziksel egzersizden sonraki rahatlama sirasinda salgilanan seratonin adindaki madde ogrenmek icin gerekli olan zihinsel ortamin dogmasina neden olur.

Bir fizik egzersizi programi tamamlandigi zaman yorgunluk hissedilmemeli. Ziplayarak yapilan yorucu hareketlerden kacinilmasi. Saga sola egilme. One egilerek eli yere degdirme, dizleri bukerek yere egilip hareketler yapin.

C) Dusunce bicimini duzenlemek:

Kaygiyi azaltmak icin pratik oneriler:

Sinav icin olumlu dusunun. Sinavdan once zihninizde gecmisteki basarisizliklarinizi degil basarilarinizi dusunun. Kendinize guvenin.

“Mahvolurum” “hapi yutarim” gibi dusuncelerin problemi cozmeye yarari olmadigini unutmayin.

Sinav bilgilerin olculmesidir kisiliginizin degil.
Yapamayacagim, basaramayacagim seklindeki dusuncelerden kurtulun. Bu dusunceler sinavi
bastan kaybetmenize neden olur.

Daha onceki basarisizliklar sebeplerini arastirin. Onlari telafi edilmesine calisin. Baska bir deyisle, ayni sebeplerin yeni bir basarisizliga yol acmasina izin vermeyin.

Oncelikle sinavlar sizin dersteki basarinizi denetler, sizin yasamdaki basarinizi degil. Iyi insan ya da iyi evlat olmak, iyi arkadas olmak, sinavda basarili olmanizla iliskili degildir. Hedeflerinizi ve stratejilerinizi belirleyip odanizda gorebileceginiz bir yere asmak motivasyonunuzu artirir.

1. Sinavi basarmayi yasaminizdaki tek hedef olmaktan cikarip oncelikleriniz arasina koymak gerekir. Kisinin her olay karsisinda birden cok secenegi ve plani olmasi hayal kirikliklarinin ve bunalimin onune gecer.

2. Nefes almanizi sinav oncesinde normal hale getirin.

3. Sinav sabahi zengin ve iyi bir kahvalti yapin ve giderayak derslere, kafaniza takilan bir sey bile olsa bakmayin.

4. Capanizi atin. Bizde aliskanlik yapan capalar tekrarla olusur. Uc dort gun yemekten once bir bardak su icmeyi deneyin. Uc gun sonra yemekten once akliniza su icme otomatik olarak gelecektir. Bunun disinda bisiklet ve araba kullanmak, disimizi fircalamak, sigara icmek, her ogunde ekmek yemek, neskafe icmek veya cayi nelirli araliklarla icmek gibi. Insanlar hazza yonelmek, ya da acidan kacmak icin bagimlilik gelistirir. Gercek bagimlilik bize hizmet etmeyen ama hizmet ettigini sandigimiz bir capadir. Rahatlamak icin icki icmek, buyudugunu ispatlamak ya da rahatlamak icin sigara icmek gibi. Her bagimliligin altinda olumlu bir niyet yatar. Kimse kanser olmak icin sigara icmez. Alkolik olmak icin de icki. Capalar duyu organlariyla gerceklestirdigimiz, ogrenme bicimlerine gore degisir.

Simdi bir capa uygulamasi yapacagiz. Bu calismaya on gun once baslayin ve capa olustugunda her sinav oncesi uygulayin:

Kendinizi cok sakin ve rahat hissettiginiz bir aninizi dusunun. Bu bir deniz kenarinda guneslenirken olabilir, evde kimsenin olmadiginda muzik dinlediginiz bir an, bir doga yuruyusunde, sevdiginiz bir arkadasinizin ilginizi ceken bir olayi anlattigi bir aniniz olabilir. Bu sizin aniniz olmali. Baskasinin anisi ya da uydurdugunuz bir sey degil. Cunku beyniniz yasadiklarinizi kaset halinde kaydeder ve korur, yasamadiginiz bir seyi ise animsayamaz. Vucudunuzun bir noktasini capalamak icin belirleyin; ayni parmaklarinizla her seferinde ayni kulak memenizi tutmak ve sikmak, ya da basparmaginizla, ayni elin diger bir parmaginin tirnagina bastirmak olabilir. Unutmamaniz gereken sey her seferinde ayni yere ayni bicimde bastirmaniz olacaktir.

a- Oturdugunuz koltukta rahat bir pozisyon alin, gozunuzu tavanda bir noktaya sabitleyin. Bir sure o noktaya bakin.

b- Gozunuzu kapatin. Aninizi bir film gibi renkli parlak olarak yasamaya baslayin. Bir izleyici gibi degilsiniz, icindesiniz. Diyelim ki bir deniz kenarindaki aninizi dusunuyorsunuz.
Yattiginiz yeri gorun. Havlunun ustune mi kumlara mi yatiyorsunuz. Denizden cikmissaniz ustunuzdeki su damlaciklarini, mayonuzu gorun, cevrenize bakin, etrafinizdaki insanlari gorun, sesleri duyun, dnizin sesini etrafinizdaki insanlarin sesini. Simdi kumlara uzanmanizi gozunuze gunes gozlugunuzu takisinizi, gunesin teninizdeki sicakligini, gevsemenizi rahatliginizi gorun, duyun, hissedin. Gozunuzu kapattiginizda uzaklasan sesleri duyun, dalga seslerine kulak verin. Ne kadar sakin, rahat ve gevsemis oldugunuzu dusunun. Sakinliginiz yaninda icinizdeki enerjiyi hissedin. Mutlu, rahat, gevsek ve enerjiksiniz. Kendinizi olayin icinde hissettiginiz, duygularinizin en yuksek oldugu anda capanizi atin. Parmaginiza bastirin. Bir muddet bu yogun duygular icinde kalin. Parmaginizi cekin, gozunuzu acin. Carpim tablosundan bir sey sorun kendinize 7 kere 8 kac eder? gibi.

Bu calismayi farkli anlarinizda uygulayin. Anilar, sakin, enerjik bir durumunuzla ilgili olmali. Capa ayni parmakla yapilmali. Ayrica gun icinde kendinizi rahat, gevsek ama dikkatinizin yogun oldugu anlarda mesela ‘bir dostunuzu dikkatle dinlerken, ilginizi ceken bir konusma sirasinda veya sakin oldugunuzu, cok yogun hissettiginiz anlarda’ olabilir. Bu anlarda ayni parmaginiza dokunun ve ve onu guclendirin.

5. Sakin oldugunuz anlarda vucudunuzda olanlara dikkat edin, kendinizle konusmaniza rahatliginiza dikkat edin. O anda neler gorup, neler hissettiginiz, nasil olumlu duygular icinde kaldiginiza dikkat edin. Olumsuz dusuncelerinizi olumluya cevirin. Bunu kendinize, gerekirse bir ic sesle, gerekirse yuksek sesle ya da bir goruntuyle hatirlatin. Sinavin sonundaki basari ve mutlulugu dusunun basarisizligi degil. Her seyi yarariniza kullanmak sizin elinizde unutmayin. Siz guclusunuz, potansiyeliniz muhtesem. Bunu kullanmayi secebilirsiniz. Yasam secimlerden ibarettir. Neyin eksik oldugunu, nasil tamamlayacaginizi biliyordunuz, yaptiniz. Simdi bilinc altinizdan bilinci bu bilgileri cagirmak kaldi, onu da kendi stratejinize uygun calismalari yaparak sagladiniz. Heyecan yine var ama bu bilme duygusundan kaynaklanan tatli bir heyecan, size degerinizi gosterecek bir heyecan. Boyle kodladiginiz her dusunce, size olumlu donecektir. Olumlu dusunceleriniz hemen bedene yansitir. Isteyin ve yapin.

Bilgi eksiginiz yoksa basarmamak icin neden de yoktur.

Buyumek ve meslek edinmek icin, kaygi duydugunuz zamani, geri getiremeyeceksiniz. Calisirken, yasadiklarimizin da keyfini cikarin, mutlu anlarinizi cogaltin. Bir daha cocuk da genc de olamayacaksiniz.

Ilerlemenizin onundeki en buyuk engel kendinize guvensizliginizdir. Richard Wilkins

Yeteri kadar nedeniniz varsa herseyi yapabilirsiniz. Jim Rohn

Yapilirken heyecan duyulmayan isler basarilamaz. Emerson

Buyuk insanlarin idealleri, siradan insanlarinsa hevesleri vardir. Washington Irving

Sen neye hazirsan, o da senin icin hazirdir. Marc Victor Hansen

Hayatta en buyuk eglence baskasinin yapamazsin dedigini yapmaktir. Walter Bagehot

Imkansizlik yalniz sersemlerin sozlugunde bulunan bir kelimedir. Napoleon

6. Konfucyus’ten…

“Kanserde Cin Mucizesi”ne dikkat

Isvec Karolinska Enstitusu Hucre ve Gen Tedavileri Merkezi Koordinatoru Prof. Dr. Sirac Dilber, “Kanserde Cin Mucizesi” olarak tanitilan ilacla tedavi icin Turkiye ve Avrupa'dan cok sayida hastanin Cin'e gittigini belirterek, hastalari uyardi.

Dilber, p53 genini temel alan ilacin Avrupa ve Amerikan ilac kurumlarinca piyasada satilmasina halen izin verilmedigini bildirdi.

Sirac Dilber, “kanserde Cin mucizesi” olarak lanse edilen ilacin, vucudun gardiyan geni olarak bilinen p53'u temel aldigini ve saglikli hucrelerde bulunan p53 genine basit bir virus eklenerek, bunun kanser hucrelerine enjeksiyonla verildigini kaydetti. Bu yontemin Cin'de kesfedilmedigini ve yillardir bilindigini ifade eden Dilber, bu yontemle uretilen ilacin, dunyanin bircok yerinde laboratuvar sartlarinda rahatlikla hazirlanabildigine isaret etti.

Mucize gibi gosterilen ilacin hemen hemen aynisinin 1994 yilindan bu yana ABD'de bir sirket tarafindan cesitli arastirmalara tabi tutuldugunu ve bas-boyun kanserinde kullanilmasiyla ilgili klinik calismalar baslatildigini dile getiren Dilber, soyle devam etti:

“Bu sirketin Faz 3 klinik calismasi devam etmektedir. Bu klinik calismanin sonuclari tam ortaya cikmadigi ve bas-boyun kanserinde bir etkisinin olup olmadigi sonuclanmadigi icin Avrupa Ilac Kurumu (EMEA) ve Amerika Ilac Kurumu (FDA) tarafindan piyasada satilmasina halen izin verilmemistir.”

CIN ILAC KURUMUNUN IZNI

Amerika ve Avrupa'daki etik ve ilac kontrollerinin cok siki olmasi nedeniyle bircok sirketin Uzak Dogu ulkelerine yoneldigine soyleyen Dilber, 2003 yilinda bir arastirmacinin ortagi oldugu firmanin Cin Ilac Kurumundan (SFDA) ilacin sadece bas-boyun tumorlerinde kullanilmasi kaydiyla klinikte kullanilma iznini aldigini kaydetti. Dilber, SFDA'nin da 2004 yilinda bu ilacin bas-boyun tumorlerinde kullanilmasi kaydiyla piyasada satilmasina karar verdigini bildirdi.
SFDA'nin kararinin bilim cevrelerinde saskinlik yarattigini soyleyen Dilber, bu durumun ticari kaygilar basta olmak uzere ilac hakkinda bircok kusku uyandirdigini kaydetti. SFDA'nin kararindan sonra firmanin ilaci “ilk gen tedavi ilaci” olarak piyasaya sundugunu belirten Dilber, bundan sonra islerin daha da cigrindan ciktigini, Avrupa ve Amerika'dan bir cok kurum ve dernek, sirketten bilimsel verilerin aciklanmasinin istendigini bildirdi. Sirketin uluslararasi hicbir dergide tedaviyle ilgili basarisini yayinlayamadigini soyleyen Dilber, ilacla ilgili kuskularin bu nedenle daha da arttigini savundu.

Dilber, 2005 yilinda bazi istatiksel sonuclara yer verildigini, Cinli arastirmacinin yazdigi bir makalede de birbirini tutmayan bilgiler oldugunun ve bazi bilgilerin saptirildiginin tespit edilerek, bir dergide yayinlandigini bildirdi.

CIN'DE TEDAVI ICIN UYARI

Cinli hastalarin tedavilerinin hukumet tarafindan karsilanmasi talebinin ”ilacin etkisi belli olmadigi icin” reddedildigini vurgulayan Dilber, Turkiye ve Avrupa'da bazi sirket ve kisilerin bu isi suistimal ederek Cin'deki cesitli saglik kuruluslariyla anlasip isteyen her kanserli hastayi tedavi amacli Cin'e goturdugunu kaydetti.

Cin'de sadece bas-boyun tumorleri icin lisansi olan ilacin bir hasta icin toplam fiyatinin 3 bin 360 dolar oldugunu vurgulayan Dilber, buna karsin Cin'e giden hastalara tedavi maliyetinin yaklasik 50 bin - 60 bin dolar olarak belirtildigini savunarak hastalari uyardi.

Dilber, henuz arastirmalari tamamlanmayan ilacla tedavinin, dogacak cocuklarda buyume bozukluklarina neden olabilecegini sozlerine ekledi.

Seker hastalarina kertenkele ile umut

ABD’nin Arizona bolgesinde yasayan ve Gila adi verilen zehirli bir kertenkele cinsi, seker hastalarinin umudu oldu.

Lilly adli ilac sirketinden yapilan aciklamada, seker hastalarina faydali olacagi icin bu kertenkelenin zehrinden ilac imal edildigi bildirildi.

Berlin’de 13 Subatta tanitimi yapilacak yeni ilacin icinde, soz konusu kertenkelenin zehrinde mevcut olan ve “Exendin-4” adi verilen proteinin bulundugu, bunun da vucuttaki seker seviyesini dusurdugu ve asiri yemek yeme hissini ortadan kaldirdigi belirtildi.

Seker hastalarinin en buyuk sorununun, vucudun seker seviyesini kontrol edememesi ve doyma hissi kaybedildigi icin asiri yemek yeme oldugunu ifade eden uzmanlar, yeni ilac sayesinde hem seker seviyesinin dusecegini, hem de surekli aclik hissinin giderilecegini kaydettiler.