19 Nisan 2007 Perşembe

Nezleyle basa cikma yollari

Nezleyle basa cikamamamiza ragmen, onu onleyen veya hafifleten onlemler alinabilecegini ortaya koyan uzmanlar, nezlenin en cok yasandigi bu mevsimde, 10 maddelik bir onlem recetesi hazirladi. Uzmanlar, bu onlem receteNezleyle basa cikma yollarisini soyle siraliyor:

-Ayaklari sicak suda bekletmek: Her gece dayanabilecegimiz sicakliktaki suda ayaklarimizi 15 dakika bekletelim.

-Cig yesil sogan yemek: Yesil sogani ince ince dogradiktan sonra diger sebzelerle birlikte salata yaparak yiyelim.

-Tuzlu suyla agzi calkalamak: Her gun sabah ve aksam olmak uzere gunde iki defa ogunlerden sonra tuzlu suyla agzi calkalamak, agzin icindeki mikroplari temizler.

-Soguk suyla yuzu yikamak: Yuzumuzu soguk suyla yikarken, burun deliklerini de birkac defa yikayalim.

-Burnun iki yanina masaj yapmak: Orta parmaklarimizla burun deliklerinin iki yanina 10 kez bastiralim. Bu, hem nezleyi onlemeye hem de burnun tikanmasini engellemeye yardimci olur.

-Kola ve zencefil haslamasi: 20-30 gram taze zencefili ince ince dogradiktan sonra, kolayla birlikte kaynayincaya kadar haslayalim.

-Zencefilli sicak kola, gribi onlemede cok etkili olur.

-Buhar cekmek: Nezle ilk basladigi zaman bardaga kaynar su dokelim ve bardaktan cikan buhara karsi, su soguyana kadar derin nefes alip verelim. Bu islem gunde birkac defa yapildiginda burun tikanikligina iyi gelir.

-Fon makinesini sakaklara tutmak: Nezle olacaginizi hissettiginizde, fon makinesini sakaklariniza 3-5 dakika tutmak ve bunu gunde birkac kez tekrarlamak, sizi rahatlatir ve iyilesme surecini hizlandirir.

-Dovulmus sarimsak ve bal: Ayni miktarda dovulmus sarimsak ve bali karistirdiktan sonra ilik su esliginde her defasinda bir kasik icelim. Gunde 4-6 kez alinan dovulmus sarimsak ve bal gribe karsi cok etkilidir.

-Susam yagiyla yumurta: 50 gram isinmis susam yagina bir yumurta kirilir ve uzerine kaynar su dokulur ve bu karisim sicakken icilir. Sabah ve aksam gunde iki kez olmak uzere 2-3 gun devam ettirilen bu islem, nezle sonrasi oksurugun giderilmesine yardimci olur.

Doktordan ucretsiz organ nakli

Unlu Goz Doktoru Huseyin Mirkelam, organ nakillerini ucretsiz yapiyor. Dr. Mirkelam, "Insanligin ortak sorunu olan doku ve organ bagisinin yayginlastirilmasi ve halkimizin bilinclendirilmesi gerekir" dedi.

Organ bagis oraninin ulkemizde cok dusuk oldugunu soyleyen Dr. Huseyin Mirkelam, doku ve organ bagisi konusunda dunya genelindeki siralamalarda cok geri kalindigini ifade etti. Ozel Mirkelam Goz Lazer Merkezi'nin bashekimligini yapan Dr. Mirkelam, "Ulkemizde ve dunyada milyonlarca insan degisik organlar beklemekte. Olen bir insanin vucudundan alinacak kalp, karaciger, bobrekler ve kornea bu insanlar icin umut kaynagi. Ulkemizde maalesef halkimizin organ bagisi nerdeyse yok denecek kadar az. Butun insanligi yakindan ilgilendiren bu konuda halkimizin bilinclendirilmesi ve organ bagis kampanyalarinin desteklenmesi gerekir" dedi.

Organ ve doku bagisini desteklemek icin kendi organlarini bagisladigini ifade eden belirten Mirkelam, "Siz hekim olarak ornek olmak zorundasiniz. Bir insana organlarini bagisla diyorsaniz once kendinizin organlarinizi bagislamaniz gerekir. Bu anlamda ben organlarimiz bagisliyorum. Diger taraftan Ozel Mirkelam Goz Lazer Merkezi olarak yaptigimiz doku ve organ nakillerinden hicbir ucret almiyoruz. Onemli olan doku ve organ bekleyen hastalarin sagliklarina kavusmasi. Doku veya organ bekleyen bir hastaya uygun organ ve doku bulundugu zaman merkezimizde ucretsiz olarak nakiller gerceklestiriliyor. Konunun gundemde tutulmasi ve halkimizin bilinclendirilmesi icin gerek hekim olarak gerek merkez olarak uzerimize dusenleri yapacagiz" seklinde konustu.

Zehirlenmelerde ilkyardim

Zehirlenme degisik sekillerde gerceklesebilir;

Agiz yolu ile zehirlenmeler
-Gida zehirlenmeleri
-Ilaclarla olan zehirlenmeler
-Kimyasal madde ile zehirlenmeler
-Alkol zehirlenmesi

Solunum yolu ile zehirlenmeler
-Karbonmonoksit zehirlenmeleri
-Diger zehirli gazlarla olan zehirlenmeler

Deri yolu ile zehirlenmeler
-Zehirli gazlarin neden oldugu zehirlenmeler
-Bocek oldurucu ilaclarla olan zehirlenmeler
-Diger kimyasal maddelerle olan zehirlenmeler

Zehirlenmenin belirtileri

-Agizda yanma, ozel tat, yutkunma zorlugu, bulanti, kusma, karin agrisi, karin krampi, ishal, halsizlik, bas agrisi, bas donmesi ve terleme,

-Bilincte degisik derecelerde bozukluk,
Solunum ve dolasimda degisik derecelerde bozukluk, hatta durma,

-Onemli durumlarda idrar miktari azligi hatta hic idrara cikamama,
-Gormede bozukluk, nabizda zayiflama, gozbebeklerinde kuculme, kan basincinda dusme ve havaleler olabilir.

Hastanin bilinci yerinde ise;
-Mumkun oldugu kadar cabuk tibbi yardim istenmelidir. 112 aranarak ambulans istenir. Zehirlenmenin nedeni biliniyorsa, haber verirken belirtilir. Ayrica Zehirlenmelerde Basvurulacak Danisma Merkezi de aranabilir.
-Tibbi yardim ulasana kadar hasta yalniz birakilmamalidir
-Kusturarak mide icindekilerin bosaltilmasi saglanmalidir

Hastanin bilinci kaybolmus ise;
-Hasta yan yatirilir
-Bas ve boynu arkaya cevrilir, soluk yolu acilir
-Alt cene ve dil one cekilir
-Gerekirse agizdan agza yapay solunum yapilir
-Kalp durmus ise kalp masaji uygulanir
-Hasta hastaneye goturulur

Zehirli mantar, tutun ve zehirli bitkiler ile gerceklesen zehirlenmelerde ilkyardim

-Hastaya bol su icirilir
-Zehirlenen kisi agzina parmak sokularak kusturulmaya calisilir. Hastanin bogazinin yaralanmasina onlem olarak once uzun tirnak kesilmelidir
-Kusarak cikarilanlar sayilir. Birlikte hastaneye goturulur, boylece zehrin cinsi saptanabilir
-Zehirli gida alindiktan sonra 3-4 saat gecmis ise mushil verilerek disari atilmasi saglanir
-Iki uc yemek kasigi tibbi komur bir bardak su icinde karistirilarak hastaya icirilir. Tibbi komur zehirleri bunyesinde tutacaktir
-Hastanin soka girmesi onlenir
-Hastaneye goturulur

Dikkat!!! Genel kural olarak zehirlenen kisi kusturulmamalidir! Bu kurali bozan tek istisna zehirlenen kisinin bilincinin yerinde olmasi ve kisa bir sure once ilac iciminin gerceklesmis olmasidir

Kadin kariyer, erkek guzellik meraklisi

Bek�r kadinlar, evlenecekleri erkegin oncelikle is sahibi olup olmadigina bakarken, bek�r erkekler, evlenecegi kadinda guzellik ariyor.
Turkiye Istatistik Kurumu (TUIK) verilerine gore, kadinlarin da erkeklerin de yuzde 90'i karsi tarafin kendisine �sik olmasinin onemli oldugunu dusunuyor. Erkegin ilk kez evlenecek olmasi kadinlarin yuzde 79'u tarafindan onemli gorulurken, erkekler bu konuda daha muhafazak�r. Erkeklerin yuzde 86'si ilk es olmak istiyor. Erkeklerin guzellik meraki da kadinlarinkinden daha fazla. Erkeklerin yuzde 59'u eslerinin guzel olmasini isterken, kadinlarin yuzde 44'u yakisikliliga bakiyor.
Baslik parasi uygulamasi da h�l� devam ediyor. Turkiye genelinde baslik parasi verme orani yuzde 17'ye kadar cikiyor. Oran kirsal kesimde yuzde 24'ken, kentlerde yuzde 13. Ulke genelinde akraba evliligi yapanlarin orani yuzde 21. Akraba evliligi orani Guneydogu'da yuzde 40, Bati Marmara'da yuzde 5'in altinda.
Evlenenlerin yuzde 86'si dugun yapiyor, toren yapmayanlarin orani yuzde 2. Erkeklerin yuzde 25'i, kadinlarin yuzde 32'si gorucu usulu ve ailesinin karariyla evleniyor. Evliliklerin yuzde 86'sinda hem resmi hem de dini nik�h yapilirken, yalniz resmi nik�hi olanlarin orani yuzde 10'un altinda.

Vitamin hakkinda bilmedikleriniz!

Vitaminler, vucudun ����bolik gereksinimleri icin vazgecilmez olan ve vucutta yeterince ya da hic elde edilemedigi icin disaridan alinmasi gereken kucuk organik molekullerdir. Klasik olarak vitaminler, yagda ve suda eriyenler biciminde iki gruba ayrilir. Yagda eriyen vitaminler yaglarda, pismemis sebzelerde, tahillarda, tereyaginda, balik karacigeri ve balik yaginda, kaymak ve sut gibi yagli besinlerde bulunur.
Yagda eriyen vitaminler A, D, E ve K vitaminleridir.
Suda eriyen vitaminler B grubu vitaminler ile C vitaminidir.

A vitamini (retinol veya akseroftol)

Yalnizca hayvanlarda bulunan ve yagda eriyen doymamis bir alkoldur.Sutte, yumurta sarisinda, ton ve morina baliklarinin karaciger yaginda (balikyagi) bulunur.Havuc ve havuc benzeri sari-turuncu renkli sebzelerde A vitamininin on maddeleri vardir.
A vitamini eksikliginde gozde ve deride keratoz, kseroftalmi (goz aki ve korneanin parlakligini kaybederek kurumasi), foliker hiperkeratoz ( deri hastaligi) ve gece korlugu gorulur.

D vitamini

Daha etkili oldugundan tedavide daha cok kullanilan D2 vitamini (ergokalsiferol) ve D3 vitamini (kolekalsiferol) olmak uzere iki tipi vardir.Molekul yapisi steroidlerle aynidir.D2’ nin kaynagi deridir; derideki 7- dehidrokolestrol, mor otesi isinlarin etkisiyle vitamin D2’ ye donusur. D3 vitamininin kaynagi besinlerdir; daha cok et, sut ve yumurta sarisinda bulunur.
Normal olarak gunes isigi alan insan vucudunda D vitamini yeterince uretilir. Ama yenidoganlarda, buyume cagindaki cocuklarda, gebelik ve sut emzirme donemlerindeki kadinlarda besinlerle disardan daha fazla miktarda alinmasi gerekir.
D vitamini eksikliginde cocuklarda rasitizm, yetiskinlerde osteomalazi (kemik yumusamasi) gelisir.

E vitamini (alfa-tokoferol)

Basta tahil olmak uzere ispanak, kabak, lahana, marul gibi yesil sebzelerde bol miktarda bulunur. Insanda karacigerin yani sira yagli dokularda, bobrekte, kalpte, kaslarda ve bobrekustu bezi kabugunda depolanir. Fazla olan bolumu idrar ve diskiyla atilir. Antioksidan ozellik gosterir.
E vitamini eksikligi son derece ender gorulur ve kansizlik biciminde ortaya cikar.

K vitamini

Sebzelerin yesil bolumunde, ispanakta, kabakta, marulda, yesil domateste, cam ignesinde, yesil biberde bol bulunur. K vitamini insan bagirsagindaki bir grup bakteri tarafindanda uretilir. K vitamininin tamamina yakini kullanilir, yanlizca kucuk bir bolumu karacigerde depolanir.
K vitamini eksikligi son derece nadirdir ve kafada, sindirim sisteminde, idrar yollarinda, akcigerlerde ve deride kanamalara yol acar. K vitamini yanlizca kanamali hastalarda eksikligini gidermek icin kullanilir.

B vitamini

Suda eriyebilen, molekul yapilarinda bir azot atomu bulunan, bazi enzim sistemlerinin etkinligini arttirici koenzimler olarak islev goren 15’ e yakin degisik maddeden olusan bir vitamin gurubudur.

B1 vitamini (tiyamin)
Bugday basagi, kepek, bira mayasi, sebzeler gibi bir cok besinde bol miktarda bulunur. Memelilerin karaciger, bobrek, kalp, beyin ve bagirsaklarinda az miktarda bulunur. Sebzelerin pisirilmesi, sutun kaynatilmasi ve sterilize edilmesi (mikroptan arindirilmasi) cok miktarda tiyamin kaybina yol acar. Tiyamin ince bagirsaklardan etkin tasinma mekanizmasiyla emilir. Vucutta depolanmaz ve kullanilmayan bolumu yemekten uc saat sonra bobrekler yoluyla tamamen disari atilir.
B1 vitamini yetersizligine bagli olarak gelisen hastalik tablosunda depresyon, huzursuzluk, bellek zayifligi ve dikkat azalmasi, hipotoni (kas gevsekligi) ve anoreksi (istahsizlik) yer alir.

B2 vitamini (riboflavin)
Hayvansal besinlerde, bira mayasi, bugday basagi, yesil sebzeler, havuc, enginar, findik, yerfistigi ve mercimek gibi bitkisel besinlerde bol miktarda bulunur.
B2 vitamini eksikliginde protein olusmasi azalir ve deride yaralar, sinirsel bozukluklar ve goz bozukluklari biciminde ortaya cikar.

B3 vitamini (nikotinamid veya PP vitamini)
Hayvansal besinlerin yanisira kabuklu bugday, limon, kabak, soya, domates, patates, bira mayasi, hurma, incir, portakal gibi bitkisel besinlerde bol miktarda bulunur.
B3 vitamini eksikliginde deriyi, sinir sistemini ve sindirim sistemini tutan pellegra adli hastalik ortaya cikar.

B5 vitamini (pantotenik asit)
Dogada cok yaygindir.Yumurta, karaciger, kalp, sut, bal, bira mayasi, kabak, tahillar, sebzeler, havuc, portakal, mantar ve taze meyvelerde bolca bulunur.
B5 vitamini eksikligi cok enderdir. Bu durumda hipoglisemi (kan sekeri dusuklugu), anemi (kansizlik), lokopeni (kanda alyuvarlarin az olmasi), dermatit (deri iltihabi), mide-bagirsak rahatsizliklari, kas kramplari, hareketlerde uyumsuzluk, asteni, uyku bozukluklari ve istahsizlik ortaya cikar.

B6 vitamini (piridoksin)
Hayvansal ve bitkisel besinlerde dusuk dozda bulunur.
B6 vitamini eksikligi son derece enderdir.Bu durumda deri, sindirim sistemi rahatsizliklari ortaya cikar.

B8 vitamini (biyotin ya da H vitamini)
Karacigerde, yumurta sarisinda, bira mayasinda, pirinc kabugunda ve yesilliklerde bulunur.
Eksikligi yanlizca uzun sure cig yumurta beyazi tuketiminde ya da bagirsak florasini ortadan kaldiran sulfamitlerin ve antibiyotiklerin cok fazla alinmasindan sonra gorulur.Bu durumda dermatit (deri iltihabi), istahsizlik, zayiflama, depresyon ve kas agrilari ortaya cikar.

B9 vitamini (folik asit)
Bitkilerin yesil bolumlerinde, kabakta, lahanada, ispanakta, yesil sebzelerde, patateste, havucta, bira mayasinda, sutte, yumurtada, peynirde ve karacigerde bol miktarda bulunur.
Gelismis ulkelerde eksiklik sendromuna hic rastlanmaz.Bu tablo yanlizca emilim bozukluklarina bagli olarak ortaya cikabilir. Folik asit eksikliginde megaloblastik anemi denen bir kansizlik bicimi gelisir. Emilim bozuklugunda ise kansizliga, glossit (diz iltihabi), stomatit (agizici iltihabi) ve ishal eslik eder.

B12 vitamini (kobalamin)
Karacigerde, sutte, yumurta akinda, peynirde, balikta, ette ve karideste bol miktarda,bitkilerde ise son derece az miktarda bulunur.
B12 vitamini eksiklgi, folik asit eksikliginde oldugu gibi, alyuvar yapisinda bicim bozukluguna yol acarak persinyoz ya da megaloblastik anemi denen kansizliga neden olur.Ayrica sindirim sistemi duzeyinde ve epitel dokunun beslenmesinde bazi etkileri gorulur. Kansizligin yani sira hafif sarilik, istahsizlik, ishal, parestezi (karincalanma) ve uyusma gibi duyumsama bozukluklari, ataksi, isitme siniri iltihabi ve zihinsel bozukluklar ortaya cikabilir.

C vitamini (askorbik asit)

Insanlar tumunu disardan almak zorundadir.Turuncgillerde bol miktarda, ayrica taze sebzelerde, maydonozda, kabakta, soganda ve domatesde bulunur.
C vitamini eksikliginde skorbut denen ve kil diplerinde kanamali dokuntuler, diseti kanamalariyla belirlenen hastalik ortaya cikar.

P vitamini

Dogada bol bulunur.Bir cok P vitamini faktoru kanamali skorbut tedavisinde C vitaminiyle sinerjik (arttirici) etki gosterir.Ayrica hepsi direncin artmasinda ve kilcal damar gecirgenliginin azalmasinda onemli rol oynar.

Kalp cerrahisinde devrim !

Bir hastanin kalp kapakcigi koltuk altindan kucuk bir delik acilarak yenisiyle degistirilecek.




Ingiltere'de bu hafta kalp cerrahisinde ilk kez uygulanacak bir teknik ile yapilacak ameliyatta, bir hastanin kalp kapakcigi koltuk altindan kucuk bir delik acilarak yenisiyle degistirilecek. Ingiliz The Observer gazetesinin haberine gore, "anahtar deligi operasyonu" adi verilen bu teknik geleneksel acik kalp ameliyatina gore bircok avantaj sagliyor. Leicester'deki Glenfield Hastanesi kardiyoloji uzmanlarinin yapacagi ameliyatin yaklasik 10 dakika surecegi ve hastanin gunlerce hastanede kalmak yerine sadece iki gunde taburcu edilecegi kaydedildi. Operasyonun, normal acik kalp ameliyatindan daha az masrafli olacagi da belirtildi.

Dr. Jan Kovac, bu teknigin, kardiyoloji alaninda son 30 yilda yapilmis en buyuk bulus oldugunu soyluyor.

Operasyon sirasinda koltukaltindan bir delik acildiktan sonra yeni kapakcik bir sonda yardimiyla kalbe takiliyor.

Stresin olumsuz etkileri

Sinir sistemi: Vucut, bir anda butun enerji kaynaklarini bu dis tehditle mucadele etmeye yonlendirir. �Savas ya da kac� tepkisi olarak adlandirilan bu durumda sempatik sinir sistemi, bobrekustu bezlerine �Adrenalin ve kortizol salgila� talimati verir. Bu hormonlar kalp atislarini hizlandirirken, tansiyon ve kandaki seker orani da yukseltir. Tehdit gecince ise vucut dengesi tekrar saglanir.

Kas ve iskelet sistemi: Kaslar gerilip katilasir. Bu durumun uzun surmesi bas agrisina zemin hazirlayabilecegi gibi kas ve iskelet sisteminde cesitli rahatsizliklara yol acabilir.

Solunum sistemi: Stresli durumlarda daha sik araliklarla ve daha zor nefes alinir. Bu da kimi insanlarda panik ataklari tetikleyebilir.

Kalp-damar sistemi: Trafik sikistiginda yasanan turden gecici (akut) stres, kalp atislarini hizlandirir ve kalp kaslarinin buzulmesine yol acar. Daha buyuk kaslara kan tasiyan damarlardaki kan seyrelir ve vucudun bu bolgelerine daha fazla kan pompalanmasina neden olur. Sik tekrarlanan akut stres, kalp damarlarinda iltihaplanmalara ve dolayisiyla kalp krizlerine neden olabilir.

Endokrin (ic salgi) sistemi: Beynin gonderdigi sinyaller dogrultusunda bobrekustu bezleri �kortizol� ve �epenifrin� salgilar. Her ikisi de �stres hormonu� olarak tanimlanmaktadir. Bu iki hormon salgilandiginda, karaciger de glikoz salgisini artirir. Aslinda bu, vucudun savunma yontemidir ve stresli durumlarda �savas ya da kac� stratejisini uygulamak icin gereken enerjiyi saglar.

Sindirim sistemi: Her zamankinden daha az ya da daha cok yenir. Daha fazla yemeniz, alkol ya da sigara tuketimini artirmaniz durumunda reflu ya da kalp yanmasi gibi hastaliklar ortaya cikabilir. Stres ayrica, yemekteki besleyici maddelerin normal emilim seklini ya da besinin vucuttaki dolasim hizini degistirerek sindirim sisteminizi de vurabilir. Bunun sonucunda kabizlik ya da ishal ortaya cikar.

Ureme sistemi: Kronik stres, sperm ve testosteron duzeyini azaltabilir, iktidarsizlik yaratabilir. Kadinlarda adet duzeni bozulur, kimi zaman tamamen kesilir ya da sancili adetler baslar. Stres cinsel istegi de azaltabilir.