5 Nisan 2007 Perşembe

Sigarayi birak sagligina kavus

ISPARTA (IHA) - Turkiye Yesilay Cemiyeti Isparta Sube Baskani Hasan Ozgulec, ulkemizde sigara kullanma yasinin her gecen gun asagilara cekildigini, dunyada her gun 5 bin cocugun sigaraya basladigini ifade etti.

Baskan Ozgulec, ulkemizde sigara icme yasinin ise 9'a indigini vurguladi. Tespit edilen bu yas ortalamasinin urkutucu oldugunu kaydeden Hasan Ozgulec, ailelere seslendi. Ozgulec, ebeveynlerin cocuklarinin her sorunu ile ilgilenmesi gereginin ve sorunlarin cozumunde sefkat unsuruna dikkat edilmesinin onemine degindi.

Bunun yani sira sigara kullanimiyla ilgili baska gercekleri anlatan Turkiye Yesilay Cemiyeti Isparta Sube Baskani Hasan Ozgulec, "Gunde bir paket sigara icilen evde, cocuklar da 5'er adet sigara icmis kadar zehirleniyorlar.

Sigara icen annelerin cocuklarinin, solunumda, oksijen azligi nedeniyle geri zekali olma olasiliklari cok yuksek. Ulkemizde sigaranin neden oldugu hastaliklar sebebiyle 160 bin kisi olmektedir.

Dunyada her 13 saniyede bir kisi, sigaranin yol actigi hastaliklardan oluyor. Akciger kanserinin yuzde 90'i, girtlak kanserinin yuzde 99'u, orta yasta kalp hastaligindan olumlerin yuzde 80'i sigaradan meydana geliyor. Gunde bir paket sigara icen insanin vucudunda 20 yilda 7 kilogram is ve katran birikimi oluyor" dedi.

Sigara icenlere de seslenen Turkiye Yesilay Cemiyeti Isparta Sube Baskani Hasan Ozgulec, "Sigarayi birak sagligina kavus" diye konustu.

Griple nezleyi birbirine karistirmayin

Tokat Tabip Odasi Baskani Dr. Mete Bayburtlu, gribin nezleyle karistirilmamasi gerektigini ifade ederek, "Grip her yas grubunda tehlikeli olabilir" dedi.

Gunes isinlarinin azalmasi ve kapali mekan kullaniminin artmasiyla birlikte grip ve nezle gibi solunum yoluyla bulasan hastaliklarin arttigini ifade eden Tokat Tabip Odasi Baskani Dr. Mete Bayburtlu, gribin nezleyle karistirilmamasi gerektigini soyledi.

Bayburtlu, gribin her yas grubunda tehlikeli olabilecegini kaydederek, "Ozellikle kucuk cocuklar, yaslilar, kalp, akciger, bobrek ve seker ve benzeri hastaligi olan kisililer icin grip hayati tehlike olusturmaktadir. Grip ve nezle, bulasma sekilleri ve belirtileri yonunden benzerlik gosterir. Ancak gripte ates, bas agrisi ve kas agrilari daha on plandadir. Nezlede viruslerin meydana getirdigi bulasici bir hastaliktir. Fakat bu hastalikta belirtiler daha hafiftir. Grip ise 38 dereceyi asan ani atesle baslar. Bogaz ve bas agrisi, burun akintisi, burun tikanikligi, oksuruk, halsizlik, bitkinlik ve kas agrilariyla ortaya cikar" dedi.

Dr. Bayburtlu, kis aylarinda vucut direncinin dusmesi nedeniyle hastaliga yakalanma riskinin arttigini belirterek, "Vucut direnci dusuk insanlar bulundugu ortamdan etkilenebilip hastaliga yakalanma riski cok fazla. Bu nedenle vucut durencini artirmak icin beslenmemize dikkat etmeliyiz. Bu hastalikta antibiyotik kullanmanin hicbir faydasi yoktur. Gripten korunmanin en etkili yolu asi yaptirmaktan geciyor. Aralik ayi sonuna kadar grip asisi yaptirilabilir" diye konustu.

Dikkat! Soguk hava oldurucu olabilir


Karadeniz Teknik Universitesi (KTU) Tip Fakultesi Gogus Hastaliklari ve Tuberkuloz Anabilim Dali Baskani Prof. Dr. Tevfik Ozlu, soguk havanin kronik bobrek, diyabet, kalp hastalari ile by-pass ameliyati gecirenler icin oldurucu olabilecegini soyledi.

Ozlu, kis mevsiminde soguk havaya bagli olarak nezle, grip, faranjit, zaturree gibi hastaliklarin gorulme sikliginin arttigini, KOAH ve astim hastalarinin ise daha fazla sorun yasadigini belirtti.

Enerji ihtiyacinin karsilanmamasi halinde vucut direncinin dustugune, enfeksiyonlara yatkin hale geldigine dikkati ceken Ozlu, soyle devam etti: 'Soguk havalarda bronsit, astim gibi saglik sorunlari daha sik gorulur. Soguk havalar, akcigerin akut veya kronik tum hastaliklari tetikler. Kronik bobrek, diyabet, kalp hastalari, by-pass gecirenler soguktan cok daha fazla etkilenir. Soguk havalar, bu tur kronik hastaliklari bulunanlar icin oldurucu bile olabilir. Kisin yogunluk kazanan hava kirliligi soguk havayla birlesince sorun daha da buyur.'

Kolon kanserine care:D vitamini

ABD'de Kaliforniya Universitesi'nde yapilan arastirma kolon kanseri riskini yariya indirmek icin ne kadar D vitamini alinmasi gerektigini ortaya cikardi. Kaliforniya Universitesi bunyesindeki Moores Kanser Arastirma Merkezi yetkilileri bu hastaligin riskini azaltmak icin her gun 25 mikrogram D vitamini alinmasi gerektigini acikladi. Profesor Edward Gorham, D vitamininin kolon kanserini onlemede etkili oldugunun daha once de bilindigini, fakat ideal miktar uzerine tartismalar oldugunu belirterek, calismanin bu tartismalara son noktayi koydugunu kaydetti.

GUNES ISIGI ONEMLI
"Journal of Steroid Biochemistry and Molecular Biology" adli dergide yayimlanan arastirma, 18 farkli arastirmaya dayanarak gerceklestirildi. Yagda eriyen vitaminlerden olan D vitamini, ince bagirsaklarda kalsiyum ve fosforun emilimini duzenliyor. Bu sayede kemik buyumesi, sertlesmesi ve tamiri uzerinde etkili olurken, bebek ve cocuklarda kemik ve dislerin normal buyume ve gelismesini sagliyor. Ayni zamanda rasitizmi de onluyor. Insan derisinde gunes isigi ile temas sonucu ortaya cikan D vitamini en fazla balik yaginda ve yumurta sarisinda bulunuyor. Yuksek miktarda alinmasi ise zehirlenmelere neden olabiliyor.

Veremden kurtulmak mumkun........

Verem savas dispanserlerinde SSK'li hastalarin da kayit altina alinmasiyla, Istanbul'da 4 bin 500 olan verem hastasi sayisinin gercekte, 7 bin 500 oldugu ortaya cikti. Turkiye'de veremli hasta sayisi ise tam olarak bilinmiyor. Cunku, duzenli kayit yapilmiyor ancak yaklasik 15 milyon kisinin verem mikrobu tasiyicisi oldugu tahmin ediliyor.

Hekimlere gore, bu hastaliktan kurtulmanin tek yolu ise alti ay suren tedaviye sadik kalmak.

Bu hastaliga yakalananlarin iyi bakilmasi ve tedavilerine dikkat etmeleri durumunda tamamen iyilesmeleri de mumkun.

Hekimlere gore, Turkiye'deki veremli hasta sayisinin azaltilmasi mumkun, bunun icin hastalari, direkt gozlem altinda tedavi etmek gerekiyor.

Hastalar, bu tedavi yontemi ile bir gunde aldiklari 13 adet ilacin her birini imza vererek iciyor.

Ancak, hastalarin tedavi olup olmadiklarini kontrol altina alan bu sistem, yeterince uygulanamayor.

Ozellikle Istanbul gibi nufusu kalabalik sehirlerde verem savas dispanserleri gozlem altinda tedaviyi henuz uygulayamiyor.

Karin SISlIGInI OnlemenIn Yollari ...



Kanser OnleyIcI DIye!!!!

Misir, bugday ve kabuklu pirinc gibi nisasta acisindan zengin, islemden gecmemis tahillar; patates gibi kokler; fasulye ve mercimek gibi baklagiller.

� Meyve ve sebze agirlikli olarak, gunde en az 5 ogun yemek. Bir ogunde sunlardan olabilir: 1 buyuk muz, orta boy bir elma, 3 erik, 2 mandalina, 2 kivi, yarim taze biber, iki sap brokoli, 3 corba kasigi dolusu rendelenmis havuc.

� Yenilen yiyeceklerin olabildigince taze yenmesi gerekir. Kuflu yiyecekler aflatoksin uretir. Bu da kanser riski tasiyan bir maddedir.

� Doymus yag orani dusuk tutulmali. Ozellikle kirmizi et ve kumes hayvani etlerinde doymus yag bulunmamali.

� Kirmizi et gunde 80 grami asmamali. Balik ve beyaz et zararsizdir, ancak burada da ortalama gunluk erkek/kadin kalori miktari olan 2000/2400 asilmamalidir.

� Tuz miktari azaltilmalidir. Gunde 6 grami asmamalidir.

� Cok az veya hic alkol. Sarabin kalbe iyi geldigi dogrultusundaki bulgulara karsin, alkol meme kanseri riskini artirir. Maksimum gunde 1 veya 2 birim (kadeh).

� Et ve baligin yuksek sicakliklarda pisirilmemesi gerekir. Baska bir deyisle barbekude pisirilmemelidir.

Butun bunlarin yani sira:

Vucut/kitle endeksini (Body-mass Index- BMI) 20 ile 25 arasinda tutun.

Egzersiz yapin. (Masa basi isi yapiyorsaniz gunde hizli bir tempo ile bir saat yuruyun)


Kanser: Gidalarin gucu

Mide ve bagirsak gibi bazi kanser turleri islenmis gidalarin, beyaz un, rafine tahil urunleri ve seker olarak masamiza gelmesiyle buyuk artis gosterdi.

Alkolun meme kanseri vakalarinin artisinda cok onemli bir rol oynadigi goruluyor. Ve bu risk alkol tuketimi arttikca buyuyor.

Menopoz sonrasi donemdeki kadinlarda, obezite meme kanseri riskini yuzde 50 oraninda artiriyor.

Mide ve yutak kanseri, tahil, nisastali besinler ve kok gidalarin yuksek miktarlarda, ancak proteinlerin dusuk oranlarda tuketildigi ulkelerde sik gorulmuyor. Mide kanseri, Japonya, Cin, Hawaii ve Portekiz gibi tuzlanmis gida geleneginin yaygin oldugu ulkelerde daha sik goruluyor.

Kuzey Avrupa ulkelerine gore daha fazla meyve ve sebze tuketilen guney Avrupa ulkelerinde agiz, bogaz, yutak, akciger ve mide kanseri kuzeye gore daha az goruluyor.

Antioksidanlar (pek cok meyve ve sebzede bulunur) serbest radikallerin uretimini azaltir. Boylece hucrelerdeki erken harabiyeti onledigi icin bu hucrelerdeki kanserlesme riskini azaltir.

Bazi arastirmalara gore yuksek yag iceren beslenme sekli kolon, rektum, meme, prostat ve akciger kanseri riskini yukseltiyor.