| Gecen hafta gazetelerde yer alan bir habere gore sarkici Esra Balamir, bir bucuk aydir opusme ile bulasan bir hastalik ile bogusuyor ve siddetli bogaz ve kulak agrilari cekiyormus. Balamir, gunlerce yemek yiyemedigini ve yuksek ates nobetleri gecirdigini, hasta oldugundan bu yana kimseyle opusmedigini soylemis. OPUCUK HASTALIGI Son gunlerin populer hastaligi, ne kanser, ne tuberkuloz, ne hepatit, ne selulit� Bu, Esra Balamir�i de yataklara dusuren opucuk hastaligi. Opucuk hastaligi, tip literaturunde enfeksiyoz mononukleoz ismiyle bilinir ve etkeni de Epstein-Barr virusudur. Belki siz bu hastaligin adini ilk defa duyuyor olabilirsiniz, ama bu cok sik rastlanan ve dunyanin tum ulkelerinde insanlarin %90-95�inin gecirdikleri bir enfeksiyondur. Hastalik insandan insana opusme ile bulastigi icin halk arasinda daha cok Opucuk Hastaligi adi ile taninir. BELIRTILER YASA GORE DEGISIYOR Opucuk hastaligi, agiz ve bogaz salginlarinda bulunan viruslerin opusme ile gecmesinden baska, kan ve bazi kan urunlerinin nakli ile de bulasabilmektedir. Hastaligin kulucka suresi eriskinlerde 30-50, cocuklarda ise 10-14 gun kadardir. Buna gore Esra Balamir, eger kendisine kan verilmemis ise, hastalanmasina neden olan virusu en az bir ay once opustugu kisiden almis olmalidir. Opucuk hastaligi, ozellikle cocuk ve genclerde ortaya cikar. Hastaligin agirligi ve belirtilerin siddeti hastanin yasina baglidir. Hasta ne kadar kucuk ise, hastaligin belirti vermeden sessiz gecirilme ihtimali o kadar fazladir, yas ilerledikce daha agir belirtiler gorulmeye baslar. Hastaligi cok agir gecirmesinden ve bir bucuk aydan beri de h�l� duzelememis olmasindan, bize kizmasin ama Esra Hanim�in cok da genc olmadigini soyleyebiliriz. ATES, BOGAZ AGRISI VE LENF BEZLERINDE BUYUME Opucuk hastaliginin en onemli belirtileri yuksek ates, bogaz agrisi ve lenf bezlerindeki buyumedir. Ates, genellikle 38-39 derece arasinda, 2 hafta kadar devam eder. En cok boyundaki lenf bezlerinde buyume olur. Bunlar, mercimek-leblebi iriliginde, uzerine basmakla agriyan bezelerdir. Hastalarin bogazlari kizarmis, odemli ve agrilidir, yemek yemede gucluk cekebilirler. Bazi hastalarda Esra Hanim� da da oldugu gibi kulak agrisi, bazilarinda ise menenjittekine benzeyen ense agrilari olabilmektedir. Bircok hastada karaciger ve ozellikle de dalak buyumesi vardir. Govde ile kol ve bacaklarin ust kisimlarinda cesitli dokuntu ve kabariklar, yuz ve dudaklarda odem gorulebilir. TANI NASIL KONUR Tipik belirtileri ve muayene bulgulari olan hastalarda tani kolaydir. Kanda lokositler artmistir ve bunlarin cogu da bir cesit ozel lenfositlerdir. Kesin tani icin kanda viruse karsi olusmus olan antikorlarin olculmesi gerekir. TEDAVI Hastaligin ozel bir ilaci yoktur ve hastalarin cogu 2-3 haftada kendiliginden iyilesirler. Sikayetlerin yogun oldugu donemlerde yatak istirahati gerekir. Hastalara belirtileri gidermeye yonelik ilaclar, mesela ates dusurucu, agri kesiciler verilebilir. Ozel durumlarda kortizon tedavisi de yapilabilir. Bazi kisilerde cok uzun sure devam eden kronik yorgunluk sendromu gelisebilir. Olumcul komplikasyonlar da gorulebilir, ancak bunlar son derecede nadirdir. Hastaligi gecirenlerde omur boyu devam eden bir bagisiklik olusur. |
4 Nisan 2007 Çarşamba
Opucuk hastaligi!!!!!!!!!!!!
Parmaklarinizda comaklasma var mi???
| El ve ayak parmaklarinin, uclarindaki yumusak dokunun sisip yuvarlaklasmasi comak parmak adiyla bilinir. Ilk kez Hipokrat tarafindan ampiyemli hastalarda tanimlanmis oldugundan "Hipokrat Parmagi" ismi de verilir. Comak parmak tam olustugunda cok kolay taninir. Erken evrelerde taninabilmesi icin dikkatli bir fizik muayene gerekir. Once tirnak yatagi ile kokunde bir odem baslar. Daha sonra tirnak saat cami gorunumunu alir, uzunluguna ve yatay olarak genisler. Tirnak etrafindaki yumusak doku giderek artar ve sonunda parmak yuvarlaklasip comak seklini alir. Comaklasma, genel olarak isaret parmagindan baslar. Cogu zaman iki tarafli ve simetriktir, ancak tum parmaklarda ayni derecede olmayabilir. Bazi kisilerde ayak parmaklarinda daha belirgindir. Ozel durumlarda tek tarafli ve hatta tek bir parmakta bile olusabilir. Bazen de sadece ayak parmaklarinda saptanir. Comaklasma genellikle cok yavas (aylar, yillar...) gelisir ve agrisizdir. Hasta parmaklarindaki sekil degisikliginin farkinda degildir. Brons kanserinde gorulen comaklasma ise cok hizli gelisir, agrilidir ve hasta parmaklarindaki olayin farkindadir. Comaklasmanin derecesi esas hastaligin aktivitesiyle ilgilidir. Dogustan morarmalari olan kalp hastasi cocuklardaki comaklasma, kalp ameliyatindan sonra duzelir. Brons kanseri ile birlikte olan comaklasma da tumorun cikarilmasiyla geriler veya tamamen kaybolabilir. Apse ve ampiyem tedavi edildikce comaklasma da azalir. Erken donemde tirnak yatagindaki bag dokusunun normalde 2 mm olan kalinligi 3-4 mm veya daha fazla artar. Bu, hem kan hacmindeki artistan ve hem de dokulardaki odemden dolayidir. Iltihapla ilgili degisiklikler cok azdir. Bir sure sonra, odem ve iltihap hucreleri yerlerini bag dokusu liflerinden olusan kalin aglara birakir. COMAK PARMAGIN OLUSUMU Tum comak parmaklarda ortak olan nokta parmak uclarindaki damarlarin genislemesi ve temiz ve kirli kan damarlari arasinda baglantilar olusumudur. Bunun sonucu, kilcal damarlarda basinc artar ve dokulara sivi sizmasi kolaylasir. Comak parmak olusumu cesitli teorilerle aciklanmaktadir. Buna gore, bazilari damarlardaki genislemenin sinirlerle ilgili oldugu gorusundedirler. Cunku, bazi hastalarda vagus ismi verilen sinirin kesilmesiyle comaklasma gerilemektedir. Bazi hastalarda ise kandaki "buyume hormonu" duzeylerinin yuksekligi ile comaklasma arasinda iliski dikkat cekmistir. TANI Tam gelismis comak parmagin taninmasi cok kolaydir. Comaklasmanin henuz cok belirgin olmadigi durumlarda asagidaki bulgular aranmalidir: -Tirnak kokundeki odemin saptanmasi: Bu odem, hastanin tirnak kokune parmak ucu ile bastirilarak bir dalgalanma hissi saptanmasiyla veya tirnak kokune bastirildiginda bir sisligin ele gelmesiyle ortaya konabilir. -Karsi karsiya getirilen isaret parmaklari arasindaki eskenar dortgen seklindeki araligin kaybolmasi da comaklasmanin erken belirtilerindendir. -Tirnak ust duzeyi ile yumusak doku arasindaki normalde 180' den kucuk olan acinin 180 den daha buyuk olmasidir. COMAKLASMA GORULEN HASTALIKLAR Comak parmaga neden olabilecek hastaliklarin baslicalari sunlardir. Akciger kanseri, akciger apsesi, ampiyem, akciger fibrozisi, kronik tuberkuloz, dogustan morarmali kalp hastaliklari, kalp ic zari iltihabi, siroz, iltihapli bagirsak hastaliklaridir. Comaklasma, nadir olarak her hangi bir hastaliga bagli olmadan, ailesel olarak da gorulebilir. Comak parmak kronik bronsit ve astim icin olagan bir bulgu degildir. Boyle bir hastada comaklasma saptanirsa, brons kanseri veya akciger apsesinden kusku duymak gerekir. |
Her unutkanlik Bunama midir?????
| Demans (bunama), cok defa ileri yaslarda ortaya cikan, yavas ilerleyici bir hafiza-zeka kusuru, kendine ve cevreye ilgisizlik, duyularda azalma, dusunme ve ortama uymada aksakliklardan olusan klinik tablodur. Demans cogunlukla yavas gelisir ve yavas ilerler. Sinsi klinik, hastaligin cevresi tarafindan fark edilmesini geciktirir. En onemli belirtisi yakin gecmisle ilgili hafiza aksamasidir. Buna karsin yillar oncesinin olaylarini en ufak ayrintilarina kadar anlatabilirler bu da hastanin yakinlarini yaniltir. Zamanla kisisel esyalarin yerini bulamama, odasinin ve banyosunun yerini sasirma cevredekilerini taniyamama, ustune gidildiginde masal uydurma dikkati ceker. Hafiza kadar zekada da bozukluklar gorulur. Onemli ile onemsizi ayiramazlar, olaylardaki ortak noktayi bulup degerlendirme, yeni durumlara alisma ve uyma, imkansiz hale gelir. Anlama zorlasir, dusuncelerin ifadesi basitlesir. Hafiza ve zekadaki bu aksamalar hastaligin baslangic doneminde, kisinin kendine ve yakinlarina karsi bazi aleyhte girisimlerde bulunmasina sebep olabilir. Demans noropsikiyatrik hastaliklar icinde adli tip yonu en fazla olandir. Cok kisa ve basit olarak demans cesitlerine bir goz atarsak: 1) Sinir sistemini olusturan hucrelerdeki hasardan kaynaklanan demanslar. Ornek: Alzheimer hastaligi 2) Beyindeki dolasim eksikliginden kaynaklanan demanslar. Ornek: Beyin kanamsindan sonra olusan demaslar, damar tikanmasina bagli gelisen demanslar. 3) Beynin ve omirlik kanali icinde dolasan sividaki fazlaliga ve dolasimdaki bozukluga bagli olarak gelisen demans. Ornek: Hidrosefali. 4)Tumorlere bagli olarak gelisen demanslar 5) Vitamin eksikligine bagli olarak gelisen demanslar. Ornek: B12 vitamini eksikligi, Tiamin eksikligi vs. 6) Toksik ve ����bolik nedenlere bagli olarakgelisen demanslar. Demans teshisinin klinik olarak konuldugu hastalarin yaklasik % 45�inde belirli bir sebep saptanmamaktadir.Bunlarda yardimci laboratuar yontemleriyle sadece beyinde kuculme gosterilir. Tedavi edilebilir bir sebebe bagli olan demans hastalarinin disinda kalan grup % 75 gibi oldukca yuksek orandadir.Bu grubunda buyuk cogunlugu Alzheimer hastaligi olusturur. Alzheimer hastaligi En sik rastlanilan demans cesididir. En cok goruldugu donem 50-60 yas arasidir. Hastaligin baslangicini belirlemek guctur. Sinsi baslar ve yavas yavas ilerler. Hafiza kaybi yeni ogretilen ����ryaller icin daha belirlidir. Tabloya genellikle bir depresyon hali hakimdir. Semptomlar giderek ilerler. Yardimci laboratuar yontemiyle herhangi bir bulguya rastlanmaz. Belirtilere idrar kacirma, kisisel temizlige dikkatsizlik gibi belirtiler eklenir. Hastalik ilerler. Beynin damar hastaliklarinda gorulen demans genellikle Hipertansiyon ve damar tikanmalarina bagli olarak gelisir. Bu grubun icinde degerlendirilen multi-infarkt demansta erken devrede iki tarafli norolojik belirtiler ortaya cikar. Tomografide bilhassa temporal bolgede yerlesmis degisik buyuklukte cok sayida infarktlar dikkati ceker. Diger demanslara deginip fazla ayrintiya girmeyecegim. Demansin bircok belirtisi ve bulgusu vardir. Dolayisiyla semptomlarin ve hastaligin tedavisi uzman bir hekim tarafindan titizlikle yapilmasi gerekmektedir. Bu tedavide demansta gorulen, depresyon, uyku bozuklugu, dolasim bozuklugu, hezeyan, hayal gorme vs gibi semptomlar teker teker tedavi edilmelidir. Son yillarda demans ozellikle Alzheimer hastaliginin sebep oldugu hasar hemen hemen anlasilmis ve bu konu ile ilgili yogun calismalar yapilmaktadir. Buna yonelik bir cok ilac piyasaya cikmis olup olumlu sonuclar alinmaktadir. Demans tedavisinde en onemli ozelliklerden bir tanesi de ailenin hastanin durumu ile ilgili bilgilendirilmesidir. Kisaca demans tedavisinde hastaliga neden olan etkenlerin yaninda aciga cikan semptomlarinda ayri ayri tedavisi yapilmali ve titizlikle takip edilmelidir. |
Bas donmesinin nedenleri!!!!!!!!!
| Tip dilinde vertigo olarak adlandirilan bas donmesinden cok kisa olarak bahsetmek istiyorum. Cok sik gorulen bu sikayetin altinda basit bir hastalik olabildigi gibi, hayati onem tasiyan hastaliklarda bulunabilir. Hastalar bas donmesi,bazen belli pozisyonda bas donmesi fenalik hissi, itiliyormus gibi olma, cevredeki cisimlerin yer degistirmesi, kusma, mide bulantisi gibi ifadelerde doktora basvururlar. Bas donmesi basit olarak denge ve isitme merkezini etkileyen rahatsizliklarda ve beynin belli bolgelerini etkileyen rahatsizliklarda gorulur.Bunlarin bircok sebebi vardir. Bu sebepleri bulmak ve bas donmesinin esas nedenini saptamak tedavide cok onemlidir. Bas donmesine neden olan sebeplerin bir kacini siralarsak : 1)Beynin iskemik damar hastaligi: Bu hastalikta beynin beslenmesi yetersizdir. Bunun sebebi de genellikle beyni besleyen damarlardaki tikanmalardir. 2)Vestibuler-norinit: Genellikle soguk alginligi veya sinuzit yada solunum yollari enfeksiyonundan sonra ortaya cikan kulaktaki denge ve isitme sisteminden kaynaklanan bas donmesidir. 3) Psikojenik vertigo: Depresyon histeri asiri sinir ve stres gibi durumlarda ortaya cikan bas donmesidir. 4) Meniere hastaligi: Bas donmesinin cok sik gorulen sebeplerindendir. Bas donmesi kulak cinlamasi ve ilerleyici sagirlik tablonun 3 temel belirtisidir. Orta yas erkeklerde daha sik gorulur. 5) Kafa ici basincinin arttigi durumlar: Tumorler beynin omirlik sivisindaki artma gibi sebepler sonucu hasta hekime bas donmesi sikayeti ile basvurabilirler. 6) Bunlar disinda kafa travmalari: ����bolik bozulmalar gibi bircok sebep bas donmesine sebep olabilir. Bas donmesi hastalarin yasam kalitesini etkileyen gunluk yasam aktivitesini dusuren bir rahatsizliktir sebebi ister basit bir hastalik, isterse onemli bir hastalik olsun mutlaka uzman bir hekim tarafindan tedavi edilmelidir. Yoksa daha farkli sonuclar dogurur. Ornegin: ozellikle orta yaslarda baslayan bas donmesinde akla beynin damar rahatsizligi gelmelidir. Bu onemsenmezse sonucta beyni besleyen damarin tikanmasina bagli felc olusabilir. Bu durum hayati onem tasidigi gibi hastanin sonraki yasamini olumsuz yonde etkiler. Kisaca her hastalikta oldugu gibi bas donmesinin de erken teshis ve tedavisi onemlidir. |
Depresyon mu basagrisi mi???
| Agri ve depresyon cok sik gorulen evrensel bir yakinmadir. Insanoglunun aci ve izdirap cektiginin ifadesidir. Ikisinde de ruhsal ,bedensel ve sosyal surecler ic icedir. Kisaca depresyon sinir sisteminin nezlesidir diyebiliriz fakat ruh hastaligi kesinlikle degildir. Nasil insanlarin diger organlarinda zaman zaman rahatsizliklar meydana gelebilmesi herkes tarafindan normal karsilaniyorsa insan anatomisinde var olan sinir sisteminin rahatsizligi da herkes tarafindan normal karsilanmalidir. Bir ornek verecek olursak soguk bir havada ince kiyafetle disariya cikan bir kisinin hasta olma riski nasil yuksekse sikintiya maruz kalan stresli islerde calisan, asiri uzulen ve asiri sevinen insanlarin da depresyona girme olasiligi digerlerine gore daha fazladir. Cunku bu durumdaki insanlarin sinir sisteminin biokimyasi degisir ve diger hastaliklar gibi muhakkak tedavi olmalari sarttir. Cevremizde hicbir seyden zevk almayan,hareketleri yavaslamis, huzunlu ve uzuntulu, olaylara karsi asiri tepki veren, asiri uyuyan ya da uykusuzluk ceken insanlar coktur. Bu tarz kisilerin iclerinde ilgi azalmasi ve yasamlarindan hosnutsuzluk vardir. Ilgisi azalan kisi kendisini sosyal ortamdan cekerek izole olur. Hasta artik normalde kolaylikla yaptigi isleri zorlukla yapmaya baslar. Gece uyuyamadigi icin gunduz uykuya olan egilimi artacak istah azalmasi, kilo kaybi dikkat ve hafiza azalmasi da baslayacaktir. Depresyonda olan cogu kiside carpinti, mide agrisi gibi organik rahatsizliklarda goruldugu icin depresyondakilerin hemen hemen hepsi ilk doktor olarak Dahiliyecileri, Kardiyologlari tercih ederler. Ilgili hekimlere ise en son giderler oysa gunumuzde insanlar dogru teshis ve tedavi ile tum bu sorulardan kurtulabilmektedir. Dolayisiyla yasam kaliteleri yukselmektedir. Tanrinin kusursuz eseri olan insan beyninde huzun merkezi ile agri merkezi komsuluk halindedir. Basi agriyan bir insan huzunlu durur. Bas agrisi nedeni ile muracaat eden hastalarin buyuk bir cogunlugunu gerilim tipi bas agrisi olusturmaktadir. Gerilim tipi bas agrisi olan kisilerde tibbi incelemelerde herhangi bir somut delile rastlanmayabilir. Tum tetkikleri normaldir fakat ilaclara cevap vermeyen surekli bir bas agrilari vardir. Agri gerilim, stres ve uzuntuyle artar. Bas ve ense kaslarinda hassasiyet ve gerginlik vardir. Kisiler baslarinin sikistigindan sikca sikayet ederler. Uygun yapilacak depresyon tedavisi yaygin olarak gorulen bas agrisinin tamamen yok olmasini saglar. Bu hastalik aslinda organik bir rahatsizliktir ve hastaligin tedavisi sadece alaninda uzman kisilerin sundugu tedavi yontemlerinden gecer. Kisiler bu tur rahatsizliklarin belirtilerini kendilerinde gordukleri anda uzmanlara danismali ve sonuc alma konusunda sabirli olmalidir. Bu tur rahatsizliklarda insanin gosterdigi caba aslinda kendi kalitesidir. |
Kil donmesi .............
| Halk arasinda kil donmesi olarak adlandirilan plonidal sinus genellikle kuyruk sokumunda gorulen bir veya birkac adet deriye acilmis delik, enflamasyon, sislik veya apse seklinde kendini gosteren bir hastaliktir. Son yillarda gorulme sikligi artan bu rahatsizlik kisilerin yasam kalitesini bozmasi, tedaviye ragmen nuks etme ihtimali olmasi nedeni ile hastalarin korkulu ruyasi haline gelmektedir. Plonidal sinus kuyruk sokumu bolgesi disinda kasik bolgesinde, koltuk altlarinda ve gobekte de gorulebilir. En sik olarak 16 � 40 yaslar arasinda gorulur. Erkeklerde gorulme sikligi belirgin olarak daha fazladir. Genellikle genc yaslarda goruldugu icin okul cagindaki ogrencilerin hem yasam kalitesini bozar hem de calismayi ve okul devamliligini da etkileyecegi icin okul basarisini kotu yonde etkiler. Hastaligin nedeni iki kalca arasinda kalan intergluteal sulkus denilen oluk seklindeki bolgeye sirt ve bastan dokulen killarin, bu oluklu bolgede surtunme sonucu olugun en dibindeki terbezi deliklerinden sanki bir vida gibi donerek deri alti bolgeye girmesi, bu bolgede agac koku gibi labirentler olusturmasidir. Bu deliklerden iceriye giren bakteriler burada iltahap baslatir, cerahatli veya kanli, pis kokulu akintilar olusturur. Eger ustteki delik tikanir ise iltahap disari akamaz ve apse olusur. Plonidal sinuste klinik bulgular nelerdir? Kuyruk sokumundaki kil donmesi genellikle enfeksiyon oluncaya kadar kendisini pek belli etmez. Bu hastalarda tipik bir oyku kuyruk sokumunda agrili sislik, oturamama, yuruyememe gibi yakinmalarla doktora giden bir genc eriskinde, burada apse saptanmasi ve bu apsenin acilarak drene edilmesi ile baslar. Apsenin drene edilmesi acil durumun tedavisidir. Eger hasta ameliyat olmaz ise bu bolgede zaman zaman akinti olmasi disinda yakinmasi olmadan bir sure yasantisini surdurebilir. Ancak bir kac hafta veya ay sonra yine ayni tablo tekrarlar. Her apse tekrarinda ise agac koku seklindeki sinusler daha ileriye gider ve olay daha buyumus olur. Muayenede bu bolgede acikligi igne ucundan kibrit copu capina kadar degisebilir bir veya bir kac delik saptanir, bu deliklerden acik renk akinti, iltahap, zaman zaman kil geldigi gorulebilir. Yine bu bolgede kizariklik, sislik, agri sik gorulen yakinmalardir. Plonidal sinus nasil tedavi edilir? Plonidal apsenin tedavisi: Kil donmesi apsesi acil tedavi gerektiren bir durumdur. Cunku hasta agrilidir, oturmakta ve yurumekte gucluk cekmektedir. Apse tedavisi genellikle eger apse cok buyuk degil ise lokal anestezi ile yapilir. Apse, anestezi uygulandiktan sonra yapilan bir insizyonla bosaltilir, ici temizlenip yikanir, antibiotikli pomadlarla kapatilir. Sik tekrarlanan pansumanlarla enfeksiyon gecirilir. Bu esnada apse civarindaki killarin da tras edilmesi gereklidir. Plonidal sinus tedavisi ise acil durum tedavisinden sonra sinus traktuslarina yeni cilt altinda yer alan agac koku seklinde yerlesmis kil yuvalarina yonelik olarak yapilir. Bu amacla fenol enjeksiyonu, sinus traktusunun kesilip acik birakilmasi, kismi cikarma, total cikarma ve primer kapama veya acik birakma (marsupializasyon), degisik flep cevirme denilen doku kaydirma yontemleri uygulanmaktadir. Vucudun diger bolgelerinde gorulen kil donmeleri kuyruk sokumu kadar olmasa da hastalari rahatsiz eder. Ozellikle kadinlarda kasik ve perine bolgesinde gorulen ufak apseler seklinde kendini gosteren ve bir turlu iyilesmeyen odaklar meydana gelebilir. Bu odaklarin cok buyumeden tedavi edilmesi ilerideki daha buyuk sorun ve ameliyatlari onleyebilecektir. Gobek bolgesinde olusan kil donmeleri kendini genellikle akinti ve pis koku ile belli eder. Bu bolgedeki iltahabin ve sinuslerin de cok ilerlemeden tedavi edilmesi gerekmektedir. Kil donmesi en iyi yapilmis bir operasyondan sonra bile tekrarlama ihtimali olan bir hastaliktir. O nedenle hastalarin ameliyat oncesi iyi degerlendirilmesi, uygun ameliyatin secilerek, titizlikle yapilmasi kadar, ameliyat sonrasi hastanin doktorunun onerilerine uymasi da onemlidir. Ameliyat sonrasi erken devrede yaranin iyi korunup bakilmasi, uzun donemde ise o bolgenin hijyenine dikkat edilmesi gereklidir. Ameliyat sonrasi donemde en az iki yil sure ile o bolgedeki killar tras edilmeli veya tuy dokucu ilaclarla temizlenmelidir. |
Kol ve bacaklardaki sismeleri dikkate alin!!!!!
Meme kanseri veya karin bolgesi kanserleri sonrasi ya da dogustan lenf sistemindeki yetersizlik nedeniyle ortaya cikan kol ve bacaklardaki sismeler, "kompleks fiziksel terapi" ile tedavi edilebiliyor.
Lenfodem adi verilen bu problemin hic de azimsanmayacak boyutta rastlandigina dikkat ceken Dr. Vildan Cerci, "Meme kanseri olan hastalarin yuzde 10-20'sinde de bu problem ortaya cikiyor. Daha cok kanser tedavisi sonrasi ya da travma sonrasi gorulen lenf odem, tedavi edilmediginde hayati felc ediyor" dedi.
Eger kanser tedavisi sonrasi degilse, lenfodem tanisinin zor konduguna da dikkat ceken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Direktoru Dr. Vildan Cerci, "Lenfodem; lenf kanallarinin veya lenf dugumlerinin zarar gormesi veya yetersizligi nedeniyle lenfatik sivinin hucreler arasi dokuda birikmesidir. Kollarda, bacaklarda, arasira da govde de sismelere neden olur. Dokular arasinda biriken bu sivi proteinden zengindir ve tedavisiz kalan vakalarda sismeye bagli doku oksijenlenmesi azalir ve enfeksiyon gelisme riski artar" diye konustu.
Dr. Cerci, konuyla ilgili su bilgileri verdi: "Tum lenfodem problemi yasayan hastalarin yarisi meme kanseri nedeniyle ameliyat olmus veya radyoterapi gormus hastalardir. Her yil 200.000 yeni meme kanseri vakasi eklenmektedir. Tedavi goren meme kanseri hastalarinin %10-20'sinde lenfodem gelismektedir. Lenfodem operasyondan sonraki 1-10 yil icinde ortaya cikabilir. Lenfodemli hastalar giderek artan kol veya bacak sismesi nedeniyle onceleri agirlik hissi, agri yanma, hareket kaybindan sikayetci olurlar. Daha sonra doku dolasiminin bozulmasina bagli daha ciddi problemler ortaya cikar."
Giysi, bilezik, saat, yuzuk, ayakkabi, corap gibi esyalarin dar gelmesi ya da iz birakmasi halinde, deride gerginlik, kol ve bacaklarda dolgunluk hissi gibi belirtiler ortaya ciktiginda mutlaka uzman bir doktora basvurulmasi gerekliligini hatirlatan Dr. Cerci, tedavi ile ilgili sunlari soyledi: "Bacaklarda meydana gelen sismeler degisik hastaliklardan kaynaklanabilir. Yapilan tetkikler sonucunda sadece lenfodem tanisi konan hastalar genellikle tedavisiz kalmaktadirlar. Hastalara bu problemin tedavisi olmadigi soylenerek, umutsuzluga neden olunmaktadir. Aslinda tum dunyada uygulanan "Kompleks Fiziksel Terapi" yontemi ile bu hastalarda oldukca hizli ve basarili sonuclar alinmaktadir. Bu tedavi:
-Ozel lenf drenaj masaji uygulanarak yapilir. Mutlaka bu konuda egitimli terapistler tarafinda yapilmalidir. Bu masaj yaklasik 1 saat surer ve haftada 5 kez tekrarlanir.
-Lenfodem icin ozel uretilmis, ayri ozellikte 3 kat bandajlama yapilir.
-Lenfodem icin ozel dizayn edilmis egzersizler, hasta ile birlikte uygulanir.
-Hasta egitimi verilir.
-Tedavi 2 - 4 hafta veya daha uzun surebilir. Iyi bir tedavi ile odem 7-10 gunde kontrol altina alinir.
-Hasta, sisen kolu veya bacagi normal olculere indikten sonra kol icin veya bacak icin uygun lenfodem ozel giysisi giymeye devam etmelidir. Egzersizleri uygulamali ve cilt bakimina cok dikkat etmelidir.
Lenfodemli bir hasta nelere dikkat etmelidir?
-Lenfodemli kol veya bacak, cok temiz tutulmalidir. Ic camasirlari ve kompresyon giyisileri uretici firmanin talimatlarina gore yikanmalidir.
-Herhangi bir travmadan kacinilmalidir. Gunes yanigi, tirnak veya nasir kesme, darbelerden muhakkak kacinin.
-Sicak havalarda problemli kol ya da bacaginizi serin tutun, sicak suyla yikanmayin.
-Agir yukler tasimayin
-Enfeksiyonlara, mantar gibi cilt hastaliklarina karsi dikkatli olun.
-Cildin esnekligini ve nemini koruyun.
-Sikmayan giyisiler giyin. Sikan takilar takmayin.
-Dengeli bir diyet uygulayin.
-Asiri stress altindaysaniz, gevseme tekniklerini ogrenin.
-Odeminiz varsa; cok dikkatli olmak zorundasiniz. Kompresyon giyisileri gece dahil tum gun giymelisiniz. Sisliklerinizi en az ayda bir kez olcturmelisiniz. Yardima veya yeni bir giysiye ihtiyaciniz olabilir.
-Terapistiniz tarafindan verilen ve ogretilen egzersizleri ihmal etmeyin.
Lenfodem adi verilen bu problemin hic de azimsanmayacak boyutta rastlandigina dikkat ceken Dr. Vildan Cerci, "Meme kanseri olan hastalarin yuzde 10-20'sinde de bu problem ortaya cikiyor. Daha cok kanser tedavisi sonrasi ya da travma sonrasi gorulen lenf odem, tedavi edilmediginde hayati felc ediyor" dedi.
Eger kanser tedavisi sonrasi degilse, lenfodem tanisinin zor konduguna da dikkat ceken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Direktoru Dr. Vildan Cerci, "Lenfodem; lenf kanallarinin veya lenf dugumlerinin zarar gormesi veya yetersizligi nedeniyle lenfatik sivinin hucreler arasi dokuda birikmesidir. Kollarda, bacaklarda, arasira da govde de sismelere neden olur. Dokular arasinda biriken bu sivi proteinden zengindir ve tedavisiz kalan vakalarda sismeye bagli doku oksijenlenmesi azalir ve enfeksiyon gelisme riski artar" diye konustu.
Dr. Cerci, konuyla ilgili su bilgileri verdi: "Tum lenfodem problemi yasayan hastalarin yarisi meme kanseri nedeniyle ameliyat olmus veya radyoterapi gormus hastalardir. Her yil 200.000 yeni meme kanseri vakasi eklenmektedir. Tedavi goren meme kanseri hastalarinin %10-20'sinde lenfodem gelismektedir. Lenfodem operasyondan sonraki 1-10 yil icinde ortaya cikabilir. Lenfodemli hastalar giderek artan kol veya bacak sismesi nedeniyle onceleri agirlik hissi, agri yanma, hareket kaybindan sikayetci olurlar. Daha sonra doku dolasiminin bozulmasina bagli daha ciddi problemler ortaya cikar."
Giysi, bilezik, saat, yuzuk, ayakkabi, corap gibi esyalarin dar gelmesi ya da iz birakmasi halinde, deride gerginlik, kol ve bacaklarda dolgunluk hissi gibi belirtiler ortaya ciktiginda mutlaka uzman bir doktora basvurulmasi gerekliligini hatirlatan Dr. Cerci, tedavi ile ilgili sunlari soyledi: "Bacaklarda meydana gelen sismeler degisik hastaliklardan kaynaklanabilir. Yapilan tetkikler sonucunda sadece lenfodem tanisi konan hastalar genellikle tedavisiz kalmaktadirlar. Hastalara bu problemin tedavisi olmadigi soylenerek, umutsuzluga neden olunmaktadir. Aslinda tum dunyada uygulanan "Kompleks Fiziksel Terapi" yontemi ile bu hastalarda oldukca hizli ve basarili sonuclar alinmaktadir. Bu tedavi:
-Ozel lenf drenaj masaji uygulanarak yapilir. Mutlaka bu konuda egitimli terapistler tarafinda yapilmalidir. Bu masaj yaklasik 1 saat surer ve haftada 5 kez tekrarlanir.
-Lenfodem icin ozel uretilmis, ayri ozellikte 3 kat bandajlama yapilir.
-Lenfodem icin ozel dizayn edilmis egzersizler, hasta ile birlikte uygulanir.
-Hasta egitimi verilir.
-Tedavi 2 - 4 hafta veya daha uzun surebilir. Iyi bir tedavi ile odem 7-10 gunde kontrol altina alinir.
-Hasta, sisen kolu veya bacagi normal olculere indikten sonra kol icin veya bacak icin uygun lenfodem ozel giysisi giymeye devam etmelidir. Egzersizleri uygulamali ve cilt bakimina cok dikkat etmelidir.
Lenfodemli bir hasta nelere dikkat etmelidir?
-Lenfodemli kol veya bacak, cok temiz tutulmalidir. Ic camasirlari ve kompresyon giyisileri uretici firmanin talimatlarina gore yikanmalidir.
-Herhangi bir travmadan kacinilmalidir. Gunes yanigi, tirnak veya nasir kesme, darbelerden muhakkak kacinin.
-Sicak havalarda problemli kol ya da bacaginizi serin tutun, sicak suyla yikanmayin.
-Agir yukler tasimayin
-Enfeksiyonlara, mantar gibi cilt hastaliklarina karsi dikkatli olun.
-Cildin esnekligini ve nemini koruyun.
-Sikmayan giyisiler giyin. Sikan takilar takmayin.
-Dengeli bir diyet uygulayin.
-Asiri stress altindaysaniz, gevseme tekniklerini ogrenin.
-Odeminiz varsa; cok dikkatli olmak zorundasiniz. Kompresyon giyisileri gece dahil tum gun giymelisiniz. Sisliklerinizi en az ayda bir kez olcturmelisiniz. Yardima veya yeni bir giysiye ihtiyaciniz olabilir.
-Terapistiniz tarafindan verilen ve ogretilen egzersizleri ihmal etmeyin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)